GÜNDEM - 27 Şubat 2026 Cuma 22:03

Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi"

A
A
A
Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi"

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi.


Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi.


"Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi"


Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi.


"Esnaf bu durumu değerlendirir"


Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek, barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filizi Köşk’te sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Olağanüstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. "Bu raporun gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular. Ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkanlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. "Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir" İmralı’dan örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Suriye’deki gelişmelere değinen Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi. Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır. Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar." "Bugün 27 Şubat’ta yapılan ikinci İmralı açıklamasıyla birlikte sürecin bundan sonra daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümit ediyorum" diyen Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.