TEKNOLOJİ - 27 Ekim 2025 Pazartesi 16:46

Sakarya Üniversitesinde yapay zekanın etik boyutları tartışıldı

A
A
A
Sakarya Üniversitesinde yapay zekanın etik boyutları tartışıldı

Sakarya Üniversitesinde düzenlenen 14. InTraders Uluslararası Disiplinlerarası Çalışmalar Konferansında, farklı ülkelerden akademisyenler yapay zekanın etik, hukuki ve toplumsal etkilerini tartıştı. Katılımcılar, yapay zekanın gelişiminin insani değerlerin yerini alamayacağına dikkat çekti.


Sakarya Üniversitesinde 14. InTraders International Conference on Multidisciplinary Studies, bu yıl "Yapay Zekanın Etik Boyutları" temasıyla düzenlendi. Türkiye, Romanya, Hindistan, Kuzey Makedonya ve Irak’tan akademisyenlerin katıldığı konferansın ilk oturumu gerçekleşti. Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Fatma Fidan, konferansın yıllar içinde yalnızca akademik bir platform olmanın ötesine geçerek bilgi paylaşımı ve kültürel etkileşim açısından önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Prof. Dr. Fidan, yapay zekanın etik sorumluluklar bağlamında değerlendirilmesinin, akademik üretim kadar toplumsal gelişim için de büyük önem taşıdığını vurguladı.


Konferans ortaklarından Dr. Liza Alili Sulejmani ve Dr. Mihaela Pop, dijitalleşme, hukuk ve fikri mülkiyet alanındaki dönüşümleri değerlendirdi. Dijital çağın sınır ötesi hukuk sorunlarını beraberinde getirdiğini belirten konuşmacılar, etik ilkelerin bu süreçte yol gösterici olması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Rashmi Gujrati konuşmasında dijital dönüşüm ve yapay zekanın eğitim üzerindeki etkilerine değindi. Pandemiyle hız kazanan dijitalleşmenin kalıcı bir değişim oluşturduğunu söyleyen Gujrati, yapay zekanın insanı ortadan kaldırmayacağını, çünkü ortaya çıkarıcısının insan olduğunu ifade etti.


Dr. Ruxandra Paraschiv ise EEG teknolojisini kullanarak dikkat ve duygu analizine dayalı çalışmalarını paylaştı. Paraschiv, teknolojinin eğitim ve terapi alanlarında etik bir şekilde kullanıldığında insan davranışlarını anlamaya katkı sunduğunu belirtti. Sosyolog Oya Özer konuşmasında yapay zekanın toplumsal ilişkilere etkisini sosyolojik bir perspektifle ele aldı. Teknolojinin iletişimi kolaylaştırdığı kadar yüzeyselleştirdiğini ifade eden Özer, empati ve samimiyetin dijital çağda korunması gerektiğini vurguladı. Konferansta ayrıca yönetim ve liderlik konularına değinen Sharaf Goldberg, organizasyonların başarısında planlama, ekip çalışması ve liderliğin önemine dikkat çekti. Katılımcılar, yapay zekanın etik, hukuki, psikolojik ve sosyal etkileri gibi farklı disiplinler çerçevesinde tartışarak, yeni akademik iş birliklerinin temelini attıklarını ifade etti. Bu konuşmalarla ilk oturum sona erdi.



Sakarya Üniversitesinde yapay zekanın etik boyutları tartışıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.