GENEL - 16 Haziran 2023 Cuma 09:11

UTÇEM projesi için protokol: 27 tür 65 çeşit 20 bin meyve ağacı bilimsel çalışmalarla büyüyecek

A
A
A
UTÇEM projesi için protokol: 27 tür 65 çeşit 20 bin meyve ağacı bilimsel çalışmalarla büyüyecek

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Isparta Meyvecilik Araştırma Enstitüsü arasında UTÇEM’de 500 dekar alanda dikimi yapılan 27 tür 65 çeşit 20 bin meyve ağacının bakım, gelişme, hastalık ve zararları ile tarım 4.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Isparta Meyvecilik Araştırma Enstitüsü arasında UTÇEM’de 500 dekar alanda dikimi yapılan 27 tür 65 çeşit 20 bin meyve ağacının bakım, gelişme, hastalık ve zararları ile tarım 4.0 uygulamalı yetiştiriciliği için protokol imzalandı. Başkan Yüce, “Bilimin sunduğu tüm imkanlarla tarımda model şehir olmaya, vizyon oluşturmaya devam edeceğiz. Hayırlı olsun” dedi.


Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile Isparta Meyvecilik Araştırma Enstitüsü arasında tarımsal çalışmalarda yeni bir protokol imzalandı. AKOM’da Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’nin ev sahipliği yaptığı programda Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Şerif Özongun, İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Pamukova Kaymakamı Kenan Aktaş, Büyükşehir bürokratları ve basın mensupları yer aldı.


Isparta Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ile imzalanan protokol töreninde konuşan Başkan Ekrem Yüce, tarımın önemine vurgu yaparak, “Tarım, insanoğlunun yerleşik hayata geçmesinden günümüze kadar en önemli geçim kaynağıdır. Gelişmekte olan ülkelerde tarım; ekonominin en önemli sektörü konumundadır. Günümüzde tarımın önemi ekonominin yanı sıra sağlık açısından da çok kıymetlidir. Natürel ve kaliteli gıdaya, sertifikalı ürünlere olan talep arttı. Sağlığımızı korumak ve evlatlarımızı güvenle yetiştirmek için zirai ilaç kalıntısı olmayan güvenilir ve sağlıklı gıdalar ile genetiğiyle oynanmamış ürünleri tüketmemiz gerekiyor. Hemşerilerimizin uygun fiyatla güvenilir sağlıklı gıdaya ulaşabilmeleri bizim için çok önemli. Büyükşehir Belediyesi olarak işte bu yüzden tarımsal projelerimize azami ölçüde önem gösteriyoruz” dedi.


Sakarya’nın tarımsal üretim için tüm şartlara uygun olduğunu belirten Başkan Ekrem Yüce, “Ayrıca tarımsal makine ve araçları kullanımının yoğun; tarla, bahçe bitkileri ve meyvecilik ürünleri açısından zengin ve çeşitlilik arz eden bir bölgeyiz. Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim ve hayvancılık konusunda mevcut sistemi geliştirmek, yeni yöntemlerin yaygınlaşmasını sağlamak ve en önemlisi de hem şehrimiz hem de ülkemiz için yeni bir tarım modeli oluşturmak adına birçok proje gerçekleştiriyoruz. Bu projelerimizden birisi Uygulamalı Tarım ve Çiftçi Eğitim Merkezi. Erenler Alancuma mahallesinde 30 yıldır vahşi depolama alanı olarak kullanılan insan sağlığına, çevreye ve Sakarya nehrine ciddi anlamda tehdit oluşturan 500 dekar büyüklüğündeki alanı ıslah ettik. MEB ile yapmış olduğumuz protokolle merkezimize bir tarım lisesi de kazandırıyoruz. 16 derslikli Tarım Lisesi sayesinde geleceğin tarım sektörüne yön verecek bir nesil yetiştirmeyi planlıyoruz. Dev projemiz UTÇEM’in içerisinde akademik kurumlarımızla iş birliği içinde gençlerimize tarımı öğreteceğiz” diye konuştu.


İmzalanan protokolün tarımda yeni bir vizyon oluşturacağını ifade eden Yüce, “500 dekar alandan oluşan 36 parseldeki; 27 tür 65 çeşit toplamda 20 bin adet meyve fidanlarının; budama, gübreleme, zararlı ve hastalıklarla mücadele, bakım ve her türlü teknik eğitim ile danışmanlık işlemleri için iş birliğini amaçlıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün (MAREM) bizlere ‘Meyve Çeşitlerinde Genel Yetiştiricilik’ konularında teorik ve uygulamalı olarak eğitimler vermesi ile bilinçleniyor, tarımsal kalkınmaya destek oluyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak geleneksel tarım, endüstriyel üretim modelleri ve dünyanın en gelişmiş tekniklerini uygulayarak tarımda fark oluşturuyoruz. Hazırladığımız bu kıymetli projede başta Isparta Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (MAREM) olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Projenin şehrimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.


Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Şerif Özongun, “Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı bir araştırma enstitüsü olarak burada olmaktan mutluluk duyuyorum. MAREM, ılıman iklim türlerinde ve tıbbi aromatik bitkiler konusunda çalışan bir kurumdur. UTÇEM’de de çok güzel işler çıkarılmış. 500 dekarlık atıl bir alanda yapılan çalışmalardan dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce’ye teşekkür ederim. Tarım 4.0 uygulamalarının yürütüleceği bu merkezde güzel işler çıkarılmış ve bu noktada bizde elimizden gelen katkıyı vereceğiz. Bu eğitim yuvasını hep birlikte inşallah ileriye taşıyacağız" ifadelerini kullandı.


İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Büyükşehir Belediyesi’nin her alanda olduğu gibi eğitime de ciddi katkılar sunduğunu ifade ederek, Başkan Ekrem Yüce’ye teşekkür etti ve protokolün hayırlı olmasını diledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.