Son Dakika
|
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Fransa'da kruvaziyer gemisinde 'norovirüs' şüphesi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye
Tarım işçilerini taşıyan minibüs tıra çarptı: 12 yaralı
Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırısında ölü sayısı 8’e yükseldi
Bursa’da balkondan düşen kadın ağır yaralandı
CENTCOM: "İran’a yönelik ablukada 70 geminin rotası değiştirildi"
SAĞLIK
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
14 Mayıs 2026 Perşembe - 23:35:35
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 21:47
Antalya’da sağlık turizmi zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım
Antalya’da düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi’nde 100’ün üzerinde ülkeden gelen büyükelçi, diplomatik temsilci, yatırımcı, akademisyen ve sektör temsilcileri sağlık turizmi alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Antalya’da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye’nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya’nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100’ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü’den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı. 27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı. Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:05
Gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı Adana’ya getirildi
Adana merkezli 21 ilde yürütülen yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve kara para aklama suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan Rasim Ozan Kütahyalı Adana’ya getirildi. Sağlık kontrolden geçen Kütahyalı, "İyiyim baba, bir yanlış anlaşılma var, öğreneceğiz" dedi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında emniyet birimleri Adana merkezli 21 ilde yasa dışı bahis, kara para aklama, rüşvet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından oluşan şebekeye yönelik operasyon yaptı. Aralarında Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu toplam 200 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Yapılan operasyonda Rasim Ozan Kütahyalı’nın da aralarında olduğu 128 şüpheli gözaltına alındı. Rasim Ozan Kütahyalı karayolu ile Adana’ya getirildi. Adana Adli Tıp Biriminde sağlık kontrolünden geçen Kütahyalı basın mensuplarının sorularına, "İyiyim baba, bende öyle bir hareketlilik yok. Bir yanlış anlaşılma var. Öğreneceğiz, yanlış anlaşılma var" cevaplarını verdi. Sağlık kontrollerinin ardından Kütahyalı ve yanında getirilen 2 kişi sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. (SCİ-
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:40
Batman’da bir ilk: 71 yaşındaki hastaya biyolojik aort kapak ameliyatı yapıldı
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında kentte ilk kez biyolojik aort kapak replasmanı ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı operasyonla 71 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, 71 yaşındaki Besna Gökhan’ın aort kapağı biyolojik kapakla değiştirildi. İleri yaş grubundaki hastalar için önemli avantajlar sağlayan yöntem sayesinde hastanın ömür boyu yoğun kan sulandırıcı ilaç kullanma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hastanın 4 gün yoğun bakımda takip edildiği, daha sonra servise alındığı öğrenildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceği belirtildi. Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet İbrahim Balkaya, biyolojik kapağın Batman’da ilk kez uygulandığını belirterek, "Hastamızın yaşı nedeniyle biyolojik kapak takma kararı aldık. Ameliyatımız yaklaşık 4-5 saat sürdü. Yoğun bakım sürecinde hastamızı 4 gün takip ettik. Herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu an tüm değerleri gayet iyi. Hastamızda nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti kalmadı. Her şey yolunda giderse yarın taburcu edeceğiz" dedi. Hasta yakını Şükrü Gökhan ise doktorlara teşekkür ederek, "Annem ameliyattan önce nefes darlığı çekiyordu, hareket edemiyordu ve çok halsizdi. Doktorlarımız başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu an durumu çok iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
12 Mayıs 2026 Salı- 14:14
İç Hastalıkları Uzmanı Yeler: "Günlük tuz tüketimini 5 gramla sınırlandırın"
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
3
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:59
Prof. Dr. Çelik: "Obezite artık kozmetik bir sorun değil kronik bir hastalıktır"
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:08
Çavdarhisar’da ithal damızlık sığırların sağlık kontrolleri yapıldı
5
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
18 Haziran 2025 Çarşamba - 10:22
Aydın Devlet Hastanesi’nde kalite odaklı değerlendirme toplantısı yapıldı
Aydın Devlet Hastanesi’nde, sağlık hizmetlerinin kalitesini daha da artırmak amacıyla geniş katılımlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Başhekim Prof. Dr. Gülnur Taşçı Bozbaş’ın başkanlığında yapılan toplantıya hastane yöneticileri ile birlikte branş sorumlusu hekimler katıldı. Toplantıda Aydın Devlet Hastanesi’nin ’standartların üzerinde sağlık hizmeti sunan örnek bir kurum’ olma vizyonu doğrultusunda; sağlık hizmetlerinin etkinliği, hasta ve çalışan memnuniyeti, süreçlerin iyileştirilmesi ve kalite standartlarının yükseltilmesine yönelik hedefler ele alındı. Bu kapsamda, tüm birimlerde sürdürülebilir gelişim ve sürekli iyileştirme anlayışıyla izlenecek stratejiler üzerinde duruldu.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 10:01
"Saraybosna’da Medicana Hastanesi hizmete başladı"
Medicana Sağlık Grubu, Türkiye ve yurt dışındaki yatırımlarına devam ederek 19’uncu hastanesini Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da hizmete açtı. Grup, İngiltere’deki yatırımının ardından sağlık hizmetlerini uluslararası alanda genişletiyor. Medicana Sağlık Grubu, sağlık hizmetlerini Bosna-Hersek’e taşıyarak Balkanlar’da yeni bir adım attı. Medicana Saraybosna Hastanesi’nin açılışı, 13 Haziran Cuma günü düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Toplantıya Medicana Grup Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Berk Bozkurt, Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Reha Özkaya, Medicana Saraybosna Hastanesi Genel Müdürü Prof. Dr. Sedat Ziyade, Prof. Dr. Zuvdija Kandi, Op. Dr. Adis Kandi, medya temsilcileri ve davetliler katıldı. "Türk sağlık sistemini ve Medicana’nın sektördeki büyük tecrübelerini Bosna Hersek’e taşıdık" Medicana Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi: "Medicana, sağlık alanında Türkiye’de ve uluslararası düzeyde hizmet sunan köklü ve güçlü bir sağlık grubudur. Bugün, yıllara dayanan sağlık deneyimimizi ülke sınırlarının ötesine taşımanın gururunu yaşıyoruz. Medicana Winchester, İngiltere’de açılan ilk Türk hastanesi olarak sağlık tarihinde önemli bir yer edindi ve genel hastane yapısıyla faaliyetlerine devam ediyor. Bunun yanı sıra, farklı ülkelerde faaliyette olan sağlık ofislerimizle de uluslararası hizmet ağımızı genişletiyoruz. Diğer büyük yurt dışı yatırımımızı ise Bosna Hersek’te gerçekleştirdik. Medicana Saraybosna Hastanesi, yalnızca grubumuz için değil; bölge halkı, sağlık sektörü ve Türkiye ile Bosna-Hersek ilişkileri açısından da son derece stratejik ve anlamlı bir adımdır. Amacımız; hasta odaklı yaklaşımımız, ileri tıp teknolojilerimiz ve multidisipliner hizmet anlayışımızla Bosna Hersek’te modern ve erişilebilir sağlık hizmetlerine yeni bir soluk getirmektir." "Türkiye ve Bosna-Hersek arasında sağlık köprüleri kuruyoruz" Sağlık hizmetlerinin, Medicana’nın her zaman en değerli yatırımlarından biri olduğunu ifade eden Dr. Hüseyin Bozkurt, "Bugün de Türkiye ile Bosna- Hersek arasında bir köprü kurarak; Balkanlara Medicana’nın geleneğini sunmak için burada bulunuyoruz. Biz, yalnızca Türkiye’deki değil, global ölçekte de sağlık sektörüne katkı sağlamaktan büyük bir onur duyuyoruz. Medicana Saraybosna Hastanesi, Bosna Hersek’te bir zincir hastane olarak hizmet veren ilk sağlık kuruluş olma özelliğini taşıyor. Güçlü akademik kadromuz ve son teknoloji tıbbi altyapımızla, sadece bugünün değil, bölgenin sağlık alanındaki geleceğini şekillendirmeyi hedefliyoruz. Biz, Medicana geleneğini, Türkiye’de sağlık alanında ulaştığımız başarılarımızı ve tecrübemizi, ülke sınırlarımızın ötesine taşımayı bir görev biliyoruz" şeklinde konuştu. 500 bin uluslararası hastayı ağırlıyor Yılda 5 milyondan fazla hastaya hizmet veren ve 500 bin uluslararası hastayı ağırladığını açıklayan Medicana, yaklaşık 15 bin çalışanıyla bölgeye sağlık hizmeti sunacak. Medicana Saraybosna Hastanesi, grup bünyesindeki bin 200’den fazla hekim ve uzman sağlık profesyonelinin bilgi birikimi ve akademik çalışmalarıyla desteklenerek, Bosna-Hersek’te sağlık hizmetlerine katkı sağlayacak. Tıbbın birçok branşında hizmet veriliyor Medicana Saraybosna Hastanesi; Beyin Cerrahisi, Göz Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Dermatoloji, Ağız ve Diş Sağlığı, Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi, Kardiyovasküler Cerrahi, Genel Cerrahi, Çocuk Cerrahisi, Üroloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Pediatri, Dahiliye, Gastroenteroloji ve Hepatoloji, Endokrinoloji, Nefroloji, Kardiyoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Ortopedi ve Travmatoloji, Nöroloji başta olmak üzere ve yeni açılacak bölümlerle birçok farklı branşta hizmet verecek. Yapılan açıklamalara göre hastane; her türlü cerrahi müdahaleye uygun ameliyathaneleri, genel, koroner ve yenidoğan yoğun bakım üniteleri, hasta ve hasta yakınları düşünülerek tasarlanan Onkoloji servisiyle başkent Saraybosna’nın en işlek bölgesinde kesintisiz sağlık hizmetini sürdürecek. Girişimsel Radyoloji ve Onkoloji bölümleri Bosna-Hersek halkının hizmetinde olacak Çok yakında Girişimsel Radyoloji ve Onkoloji bölümleri Bosna-Hersek halkının hizmetinde olacak. Teşhis ve tedavide kararların bir konsey tarafından alındığı merkezde, kapsamlı kanser tedavisi çok yakın zamanda hastaların hizmetine sunulacak. PET-CT ve günümüzün modern kanser tedavisinde kullanılan LINAC cihazları ile hastane, Bosna- Hersek ve çevresinde onkoloji hastalarına da hizmet verecek.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:57
Düzce Üniversitesi minik kalplerin yanında
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, uzman kadrosu ve özellikli branşları ile minik kalplerin tanı, tedavi ve koruyucu sağlık hizmetlerinde yanında olmayı sürdürüyor. Doğumdan ergenlik dönemine kadar olan süreçte sağlıklı çocukların takibini gerçekleştiren ve hastalık durumlarında teşhis ile tedavi hizmetleri sunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Batı Karadeniz Bölgesi’nde en çok tercih edilen merkezlerden biri haline geldi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı ile ilgili yapılan açıklamada "2 Profesör, 3 doçent, 8 doktor öğretim üyesi ve 15 araştırma görevlisinin görev yaptığı anabilim dalı, özellikli yan dalları sayesinde birçok hastanın çevre illere gitmesine gerek kalmadan hastanemizde tedavi olmasına imkan sağlamaktadır. Üst ihtisas sahibi uzmanların uyum ve iş birliği içerisinde çalıştığı anabilim dalında, multidisipliner yaklaşım gerektiren hastalıkların takibi ve tedavisi titizlikle yürütülmektedir. Çocuk Endokrinoloji, Nöroloji, Nefroloji, Kardiyoloji, Romatoloji, Acil, Gastroenteroloji, Hematoloji ve Onkoloji gibi özellikli yan dalları bünyesinde bulunduran anabilim dalımız; çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerini yakından izlemeyi ve sağlıklı bir şekilde büyümelerini sağlamayı amaçlamaktadır" denildi. Çocuk gastroenterolojisi uzmanı göreve başladı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde, Çocuk Gastroenterolojisi uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Belkıs İpekçi’nin hasta kabulüne başladığı bildirilen açıklamada şunlar aktarıldı. "Dr. Öğr. Üyesi İpekçi, yenidoğanlardan ergenlik dönemine kadar olan çocuklarda görülen sindirim sistemi, karaciğer, pankreas ve safra yolları hastalıklarının tanı, tedavi ve takibini gerçekleştirecektir. Çocuklara özel olarak tasarlanmış poliklinik, pediatri yataklı servis, çocuk acil, yenidoğan yoğun bakım ve çocuk acil alanlarında tanı ve tedavi hizmetleri sunan hastanemiz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümüne yılda 60 binden fazla hasta başvurmaktadır. Bölgedeki tek Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği olarak hizmet veren birim, ayaktan hasta bakımının yanı sıra kemoterapi uygulamaları ve yatarak tedavi hizmetleri de sunmaktadır. Hastalarda doğru tanıya ulaşmak ve en iyi şekilde tedavilerini sağlamak amacıyla Çocuk Kardiyoloji Bölümü bünyesinde Çocuk Ekokardiyografi (EKO) ve Çocuk Nöroloji Bölümü bünyesinde Çocuk Elektroensefalografi (EEG) birimleri kurulmuştur. Bu birimlerde çocuk hastaların tetkikleri, erişkin hastalardan ayrı alanlarda gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de sertifikalı iki merkezden biri olma niteliğine sahip olan Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı bünyesindeki Diyabet Merkezi; poliklinik hizmetlerinin yanı sıra danışmanlık, eğitim ve motivasyon çalışmalarıyla diyabetli çocuklar ve ailelerine destek sağlamaktadır. İnsülin pompası ve glukoz sensörü takımında en yüksek uygulama sayısına sahip merkezlerden biri olan Diyabet Merkezimiz; kamp ve kültür gezileri, ev-okul ziyaretleri, halk konferansları, gençlik buluşmaları, online toplantılar gibi etkinliklerle diyabetli çocukların eğitim ve sağlıklarını iyileştirmek adına çalışmalarını sürdürmektedir."
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:37
"İnmemiş testis kansere ve kısırlığa yol açıyor"
"Yeni doğmuş erkek bebeklerde sıkça görülen inmemiş testis, ailelerin çoğu zaman fark etmediği ancak gelecekte ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen kritik bir durumdur" diyen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu; tedavideki gecikmenin çocuğun doğurganlığını olumsuz etkileyebileceğini ve kanser riskini artırabileceğinin altını çizdi. Yeni doğmuş erkek bebeklerde sıkça görülen inmemiş testis, farkında bile olmayabileceğiniz ancak ileride ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek kritik bir durumdur. "Erkek çocuklarda en sık karşılaşılan ürolojik problemlerden biri olan bu durum, anne karnındaki gelişim sürecinde testislerin olması gereken yere, yani torbalara (skrotum) inmemesiyle ortaya çıkar" diyen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu, inmemiş testisin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. "Tedavideki gecikme, çocuğunuzun ilerideki doğurganlığını olumsuz etkileyebileceği gibi, ne yazık ki kanser riskini de artırabilir" uyarısında bulundu. "Tedavi için en uygun dönem 6-18 ay" İnmemiş testis vakalarında ilk 6 ay içinde testisin kendiliğinden torbaya inebileceğini, ancak 1 yaşını geçen bebeklerde mutlaka tedaviye başlanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Danacıoğlu, "En geç 18’’inci aya kadar bekliyoruz. Bu süreç içinde tedavi edilirse hem ileride sperm üretimi hem de testis kanseri riski açısından çok daha olumlu sonuçlar alıyoruz. İnmemiş testis tedavisinde günümüzde ilk tercih edilen yöntem cerrahi oluyor. Orşiopeksi adı verilen bu ameliyatta, kasık bölgesinden küçük bir kesiyle testis bulunarak skrotuma indiriliyor ve sabitleniyor. Önceki yıllarda uygulanan hormon tedavileri ise artık bilimsel veriler ışığında önerilmiyor" dedi. Geç kalınırsa testis alınabiliyor Tedavide gecikilmesinin ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Danacıoğlu, "Özellikle iki taraflı inmemiş testis vakalarında kısırlık riski yüzde 40’a kadar çıkabiliyor. Ayrıca bu hastalarda testis kanseri riski 4 ila 10 kat daha fazla. Ergenlik sonrasında gelen vakalarda testisi torbaya indirmek yerine almak zorunda kalabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Tanıda ilk adım fizik muayene Tanı sürecinde ilk olarak fizik muayenenin uygulandığını belirten Doç. Dr. Danacıoğlu, testisin elle hissedilmemesi durumunda ultrasonografi ve gerekirse MR görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını ifade etti. Testisin bulunamaması durumunda ise tanısal laparoskopi ile cerrahi keşif yapıldığını belirtti. Ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Danacıoğlu, "Eğer ebeveynler çocuklarında testislerden birinin torbada olmadığını fark ederse, zaman kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurmaları büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:36
Organları 5 hastaya umut oldu
Manisa Şehir Hastanesinde beyin ölümü gerçekleşen Esma Çakıroğlu’nun (64) organları, kızları tarafından bağışlanarak en az 5 hastaya umut oldu. Beyin ölümü gerçekleşen Çakıroğlu’nun karaciğer, böbrekler ve korneası, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere yola çıkarıldı. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşayan ve beyin kanaması sebebiyle Manisa Şehir Hastanesine sevk edilen Esma Çakıroğlu, geçirdiği ameliyat sonrası yoğun bakımda 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Beyin ölümü gerçekleşen Çakıroğlu’nun organları, kızları Gizem Başateş ve Sibel Akkar tarafından bağışlandı. "Organ bağışı hayat kurtarır" Manisa Şehir Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Dr. Önder Yıldırım, beyin ölümü gerçekleşen hastanın ailesinin duyarlılığına dikkat çekerek, "Hastamızın bugün yoğun bakımda 6. günüydü ve beyin ölümü gerçekleşti. Aile hastanın birçok organını bağışladı. Ailenin bu duyarlılığı bizim için örnek alınacak kadar çok kıymetli" dedi. Kızlarından anlamlı açıklama Esma Çakıroğlu’nun kızı Gizem Başateş, organ bağışının önemine vurgu yaparak, "Sonuçta biz bir kayıp yaşıyoruz, bizim için çok üzücüydü o kararı almak. Ama bu konu hakkında çok düşünmemize gerek yoktu. Annemi yaşatamadık. En azından bir parçasının başka bir bedende umut olmasını, onun için bir ışık olmasını umarak böyle bir karar verdik. Umarım başka bir bedende bir parçasını yaşatırız, senelerce başkasına umut olur, ışık oluruz. Bu parçasının toprak altında yok olmasından da başkasının bedeninde taşıyarak ona umut olmasını, yaşamının daha fazla uzun sürmesini sağlamalarını isterim. Çok üstünde düşünülecek bir konu değil bana sorarlarsa, kesinlikle ben sağlıklı olan organlarının toprağın altında yok olmasını tercih etmem. Başkalarına can olmasını umut ediyorum. Umarım o aileler de bize ulaşır, onları görmek isteriz. Annemizin parçalarının kimlerde can bulduğunu, kimlerin bedeninde olduğunu bilmek isteriz. Bence hiç düşünmelerine gerek yok, organ bağışı hayat kurtarır diyoruz her zaman. Dostlar sağ olsun" ifadelerini kullandı. Beyin ölümü gerçekleşen Esma Çakıroğlu’nun organları, Manisa Şehir Hastanesine gelen 5 kişilik uzman ekip tarafından alınarak nakledilecek hastalara ulaştırılmak üzere ambulanslarla yola çıkarıldı.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:30
Organları 5 hastaya umut oldu
Manisa Şehir Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen Esma Çakıroğlu’nun (64) organları, kızları tarafından bağışlanarak en az 5 hastaya umut oldu. Karaciğer, böbrekler ve kornea, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere yola çıkarıldı. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşayan ve beyin kanaması sebebiyle Manisa Şehir Hastanesine sevk edilen Esma Çakıroğlu, beyin ameliyatı sonrası yoğun bakımda 6 gün süren tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Beyin ölümü gerçekleşen Çakıroğlu’nun organları, kızları Gizem Başateş ve Sibel Akkar’ın duyarlı kararıyla bağışlandı. "Organ bağışı hayat kurtarır" Manisa Şehir Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Dr. Önder Yıldırım, beyin ölümü gerçekleşen hastanın ailesinin duyarlılığına dikkat çekerek, "Hastamızın bugün yoğun bakımda 6. günüydü ve beyin ölümü gerçekleşti. Aile hastanın birçok organını bağışladı. Ailenin bu duyarlılığı bizim için örnek alınacak kadar çok kıymetli" dedi. Kızlarından anlamlı açıklama Esma Çakıroğlu’nun kızı Gizem Başateş, organ bağışının önemine vurgu yaparak, "Sonuçta biz bir kayıp yaşıyoruz, bizim için çok üzücüydü o kararı almak. Ama bu konu hakkında çok düşünmemize gerek yoktu. Annemi yaşatamadık. En azından bir parçasının başka bir bedende umut olmasını, onun için bir ışık olmasını umarak böyle bir karar verdik. Umarım başka bir bedende bir parçasını yaşatırız, senelerce başkasına umut olur, ışık oluruz. Bu parçasının toprak altında yok olmasından da başkasının bedeninde taşıyarak ona umut olmasını, yaşamının daha fazla uzun sürmesini sağlamalarını isterim. Çok üstünde düşünülecek bir konu değil bana sorarlarsa, kesinlikle ben sağlıklı olan organlarının toprağın altında yok olmasını tercih etmem. Başkalarına can olmasını umut ediyorum. Umarım o aileler de bize ulaşır, onları görmek isteriz. Annemizin parçalarının kimlerde can bulduğunu, kimlerin bedeninde olduğunu bilmek isteriz. Bence hiç düşünmelerine gerek yok, organ bağışı hayat kurtarır diyoruz her zaman. Dostlar sağ olsun" ifadelerini kullandı. Beyin ölümü gerçekleşen Esma Çakıroğlu’nun organları, Manisa Şehir Hastanesine gelen 5 kişilik uzman ekip tarafından başarıyla alındı. Organlar, nakledilecek hastalara ulaştırılmak üzere ambulanslarla yola çıkarıldı.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:23
Ağrısız bir yaşam için cerrahi olmayan çözüm: "Radyofrekans"
Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Mustafa Kılıç; trigeminal nevralji gibi kronik ve nöropatik ağrıların fiziksel sağlığı, psikolojik dayanıklılığı ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek, hastaların yaşam kalitesini artıran cerrahi dışı etkili tedavi yöntemleri sunduklarını ifade etti. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nden Doç. Dr. Mustafa Kılıç, radyofrekans tedavisini şu şekilde tanımladı: "Bu yöntem, sinir dokularına yüksek frekanslı radyo dalgaları iletmek suretiyle hedef sinire kontrollü ısı uygulanarak, ağrı iletiminin kesilmesini sağlar. Bu sayede, ağrıya neden olan sinirin ağrı sinyali taşıma kapasitesi ya azaltılır ya da geçici olarak durdurulur. İşlem, genellikle lokal anestezi altında, özel bir iğne yardımıyla gerçekleştirilmekte olup herhangi bir cerrahi kesi ya da genel anestezi gerektirmemektedir." "Ameliyata uygun olmayan hastalarda yüksek başarı oranları sunuyor" Radyofrekans tedavisi, yalnızca trigeminal nevralji değil; bel ve boyun fıtığına bağlı sinir sıkışmaları, siyatik ağrısı, zona sonrası gelişen sinir ağrıları (postherpetik nevralji), kronik eklem ağrıları, faset sendromu ve çeşitli nöropatik ağrılarda etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Doç. Dr. Mustafa Kılıç, bu yöntemin özellikle ilaç tedavilerinden fayda göremeyen ya da genel sağlık durumu nedeniyle ameliyata uygun olmayan hastalarda yüksek başarı oranları sunduğunu vurguladı. "Cerrahiye alternatif: Güvenli, hızlı ve etkili" Doç. Dr. Kılıç, radyofrekans tedavisinin cerrahiye göre çok daha az risk taşıdığını, işlem sonrası komplikasyonların minimal düzeyde olduğunu ve hastaların aynı gün evlerine dönebildiğini belirtti. "Tedavinin hastanede yatış gerektirmemesi, işlem süresinin kısa olması ve hastaların günlük yaşamlarına hızla dönebilmesi, bu yöntemin öne çıkan avantajları arasında yer alıyor. Ayrıca, uzun süreli ağrı kesici kullanımının yol açtığı yan etkilerin önüne geçilmesi açısından da hastalar için oldukça faydalı bir seçenektir" dedi. Kişiye özel değerlendirme ve uygulama Her hastanın ağrı düzeyi, öyküsü ve genel sağlık durumu farklılık gösterdiği için yönetimindeki ekip tarafından tüm hastaların bireysel olarak değerlendirdiklerini ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturduklarını belirten Doç. Dr. Kılıç, "Bu plan doğrultusunda, radyofrekans uygulaması hedef sinirlere yönlendirilerek ağrının kaynağına doğrudan müdahale edilmektedir. Tedavide başarının anahtarı doğru hasta seçimi, doğru hedefleme ve teknolojik altyapıdır" dedi. Bu süreci titizlikle yönettiklerini ifade etti. "Radyofrekans tedavisi gören hastaların büyük çoğunluğunda, işlem sonrası ilk birkaç gün içinde ağrının belirgin biçimde azaldığı, hatta tamamen ortadan kalktığı gözlemlenmektedir" diyen Doç. Dr. Kılıç, tedavi sonrası dönemle ilgili olarak da hastalara özel bir takip süreci uyguladıklarını, gerekli durumlarda destekleyici fizik tedavi veya ilaç planlaması ile sürecin başarı oranının daha da artırıldığını belirtti. Ağrısız bir yaşam mümkün Doç. Dr. Kılıç, "Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve zamanla psikolojik sorunlara da yol açabilen kronik ağrılarla mücadelede radyofrekans tedavisi, umut verici bir çözüm sunmaktadır. Cerrahiye gerek kalmadan yüksek başarı oranıyla uyguladığımız radyofrekans tedavisi ile hastalarımızı yeniden kaliteli bir yaşama kavuşturmayı amaçlıyoruz" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:22
Umuda ’rehber’ oldu
Güzellik ürünleri firmasında satış temsilciliği yapan Neslihan Ergin, pandemi döneminde önce kansere yakalandı, sonra da işinden oldu. Zor günler geçiren 1 çocuk annesi kadın, tedavi gördüğü hastanede hem şifa buldu hem yeniden iş sahibi oldu. Bir çocuk annesi Neslihan Ergin (43) Şubat 2020’de bir folklor çalışmasının ardından memesinde bir sertlik hissedip soluğu doktorda aldı. Yapılan tetkikler sonucunda meme kanseri tanısı alan Neslihan Ergin, İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde Nisan 2020’de ameliyat oldu. Meme ucunda da tümör olduğu için sağ memesi alınıp protez takıldı. Pandemi korkusunun yaşandığı, sokağa çıkma yasaklarının sürdüğü günlerde Neslihan Ergin, Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Merkezi’nde Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Gürümlü’nün takibine girdi ve kemoterapi seansları almaya başladı. Ardından akıllı ilaç ve hormon tedavileri gören, bu süreci atlattıktan sonra tekrar halk oyunları oynamaya başlayan Neslihan Ergin, pandemi nedeniyle işi sekteye uğrayınca tedavi gördüğü hastaneye iş başvurusunda bulundu. Üniversite mezunu Neslihan Ergin geçtiğimiz aralık ayında tedavi gördüğü hastanede iş başı yaptı. Danışmada başlayan görevini kendi isteğiyle onkoloji bölümünde sürdüren Neslihan Ergin, kanser geçirmiş tecrübeli bir hasta olarak hastalara bu yolculukta neler yaşayacakları konusunda rehberlik etmeye başladı. "Benim başıma hiç gelmez diye düşünmüştüm" 5 yıl önce memesinde hissettiği bir kitle sebebiyle genel cerrahiye başvurup ardından ultrason çektirdiğini söyleyen Neslihan Ergin, "Sonrasında meme MR’ı ve mamografi şeklinde kontrollerim devam etti. En sonunda biyopsi yapıldı ve sonucunda kanser olduğumu öğrendim. Ardından doktorum ameliyatımı yaptı. Sonrasında kemoterapi sürecimiz başladı. İlk hissettiğimde ’bu benim başıma gelmez’ diye düşünmüştüm. Çünkü çok hayat dolu, neşeli ve eğlenceli bir insanım. Ardından onkoloji süreci başladı. Kemoterapilerimi aldım, bitirdim, kontrollerime devam ettim. Bu yıl yeniden bir nüks yaşadım. Burada en önemli şey, kontrolleri hiç elden bırakmamak. Başınıza geldiğinde hissettiğiniz ilk şey, ’acaba ben ne yapacağım? Nasıl bir şey olacak’ düşüncesi oluyor. Çünkü kemoterapi ne demek, bilmiyordum. En çok zorlayan şey, bilinmezlik. Çünkü ne yaşayacağınızı bilmiyorsunuz. Kemoterapi size ne hissettirecek, nasıl bir süreç olacak, bunu bilmiyorsunuz. Kontrol aşaması çok önemli. Çünkü bir nüks ya da farklı bir durum olduğunda bu kontroller bize inanılmaz yol gösteriyor. Bu yüzden asla atlamamak gerekiyor. Ve herhangi bir kitle hissettiğimizde, vücudumuzda herhangi bir değişiklik fark ettiğimizde hiç vakit kaybetmeden hemen doktora, bir genel cerraha ya da ilgili bölüme başvuralım. Çünkü erken teşhis hayat kurtarıyor. Benimki de erken teşhisti. Belki gitmeseydim çok daha farklı boyutlarda olacaktı. İyi ki gitmişim, iyi ki erkenden tanı konmuş ve tedavilerim bitmiş" dedi. "Onkoloji tedavisi bir ekip işi" Onkoloji tedavisinin tek başına yürütülebilecek bir süreç olmadığını, bunun bir ekip işi olduğunu; hem tıbbi anlamda hem de evde aile desteğinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Neslihan Ergin, "Bu dönemlerde ailenin desteği çok kıymetli. Kızım olduğu için, en çok düşündüğüm şey ona bu durumu nasıl anlatacağım oldu. Hemen bir pedagogdan yardım aldık. Pedagogla birlikte nasıl yaklaşmamız gerektiğini, nasıl anlatmamız gerektiğini konuştuk. Onun desteği bize çok iyi geldi" şeklinde konuştu. "Hayatın içinden kopmamamız gerekiyor" Her zaman bir dernekte ya da sağlık alanında gönüllü çalışmak istediğini belirten Neslihan Ergin, "2020 yılında ilk tanı konduğunda bu hastanenin hastasıydım. Sonrasında hep destek alarak ilerledim. Zaten yardım etmeyi çok seven bir insanım. Onkoloji hastalarının beni görmesi onlara iyi gelir diye düşündüm. Aralık ayından beri buradayım. İyi ki buradayım. Seviyorum çalıştığım bölümü. Onkoloji demek kötü bir şey değil. Tedavi olmak güzel bir şey. İnsan kendini yalnız hissetmemeli. Ben şu an danışma masasındayım. Geçtiğimiz hafta çarşamba günü radyoterapi sürecimi tamamladım. Işınlanıp yukarıdan aşağı iniyordum, sonra tekrar burada çalışmaya devam ediyordum. Çünkü çalışmak bana iyi geliyor. Ayrıca hastalar beni gördüklerinde, enerjileri yükseliyor. Neden mi? Çünkü toplumda şöyle bir algı var: 2Kanser hastası artık hayatına devam edemez.’ Hayır, öyle değil. Hayat devam ediyor. Hayatın içinden kopmamamız gerekiyor. Onların beni burada, ayakta görmeleri, yaşadıklarını benim de yaşadığımı bilmeleri, birlikte paylaşmamız onlara çok iyi geliyor" diye konuştu. Aynı hastanede kemoterapi tedavisi gören ve hastaneye ziyareti esnasında Neslihan Ergin ile tanıştıklarını söyleyen Aybike Tonguç ise, "Süreçte en kötü kısım, ne yaşayacağınızı bilmemek. O bilinmezlikte, bunu yaşayan birisinden duymak çok daha anlamlıydı. Bir doktordan, hemşireden ya da okuduğunuz kaynaklardan değil de gerçekten bu süreci yaşamış birinden dinlemek, benim için daha kıymetliydi. Bu noktada, bu yolu daha önce yürümüş biriyle beraber ilerlemek insana iyi geliyor. Tedavimi burada alırken sağ olsun, her kemoterapi aldığım gün mutlaka yanıma gelir, nasıl olduğumu sorar. Sadece bana değil, anneme ve kızıma da aynı şekilde destek olur" ifadelerini kullandı. "Hastanın moral ve motivasyonu önemli" Neslihan Ergin’in kendilerine ileri evre meme kanseri ile başvurduğunu; ancak tedaviden sonra çok iyi bir yanıt elde ettiklerini dile getiren Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürbüz Gürümlü, "Şu an için herhangi bir hastalık durumu bulunmuyor. Tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından hastanemizde çalışmaya başladı. Daha önce hastamızken, şimdi çalışanımız oldu. Üstelik özellikle onkoloji bölümünü tercih etti. Yaklaşık 6 aydır bizimle birlikte çalışmaya devam ediyor. Onun burada bulunmasının, onkoloji hastalarıyla kurduğumuz iletişim açısından oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Hastaların moral ve motivasyonlarının artmasına, sürece alışmalarına ciddi katkılar sağladı. Kanser teşhisi; psikolojik, duygusal, ruhsal ve bedensel anlamda birçok travmayı aynı anda yaşatan bir durum. Bu süreçte hastaların tedaviyi sürdürürken moral ve motivasyonlarının yüksek olması, tedaviye uyumu artıran ve tedavi başarısını ciddi oranda iyileştiren önemli bir faktördür" ifadelerine yer verdi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 09:16
"Pikniğe çıkarken kene riskine karşı açık renkli kıyafetler giyin"
Yazın havaların ısınmasıyla ortaya çıkan kenelere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, "Orman veya yeşil alanlara çıkarken uzun kollu ve uzun paçalı giysiler giyilmesi, çorapların pantolon üzerine çekilmesi ısırıklara maruz kalabilecek deri alanını sınırlandırmak açısından önemli tedbirlerdir. Açık renkli giysilerin tercih edilmesi, yapışan kene veya böceklerin fark edilmesini kolaylaştırabilir" dedi. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, yaz aylarında görülen kene ısırıkları hakkında açıklamalarda bulundu. "Havaların ısınmasıyla etki gösterirler" Türkiye’de tespit edilen 800 üzerinde kene türünün ülkemizin her bölgesinde bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Fışgın, "Ancak hastalık taşıma olasılığı olan kene türleri daha az olup her kene hastalık bulaştırmamaktadır. Özellikle de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsünü taşıyanlar keneler İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeyi, Karadeniz Bölgesi’nin güneyi ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeyinde görülmektedir. Havaların ısınmasıyla aktif hale gelen keneler, kan emerek yaşamlarını devam ettirmektedirler. Genelde bu virüsü taşıyan keneler nisan ve ekim ayları arasında aktiftirler" diye konuştu. "Bazı kene türleri hastalıklara neden olabilir" Kene ısırıkları sonucu oluşabilecek hastalıklardan bahseden Prof. Dr. Fışgın, "Keneler bir canlıya tutunarak kan emen ve canlılıklarını bu şekilde sürdüren parazitlerdir. Bazı kene türleri insanlara çeşitli mikroorganizmaları bulaştırabilir ve insanlarda hastalık oluşturabilir. Bunlar arasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme Hastalığı, Riketsiya Hastalığı (Ülkemizde görülen Akdeniz Benekli Ateşi) ve Tularemi sayılabilir" şeklinde konuştu. "KKKA görülebilir" Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fışgın, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi; Asya, Afrika ve Avrupa’da görülen ‘Viral Kanamalı Ateş’ grubunda yer alan viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık 2002 yılından beri ülkemizde görülmektedir. Virüs bulaştıktan sonra genellikle hastalık oluşturmaz. Hastalığın ortaya çıktığı kişilerin bir kısmında ise kontrol altına alınması güç olan kanamalar sonucu hasta kaybedilebilir. Bulaş virüsü taşıyan kenelerin tutunması veya kenelerin ezilmesi sırasında, kanında virüs bulunan hayvanların kan veya dokuları ile direkt temas ile enfekte hastanın kan veya dokularına korunmasız temas ile laboratuvardan direkt temas ile ve anneden bebeğe gebelik sırasında bulaşabilir" dedi. "Kene ısırığı sonrası görülen belirtiler" KKKA’da görülen belirtilere dikkat çeken Prof. Dr. Fışgın, "Kene ısırdıktan sonra ortalama 3-7 gün sonra kişide ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı-kusma, ishal ve baş dönmesi gibi spesifik olmayan şikayetler ortaya çıkabilir. Ayrıca hastalarda gözde kızarıklık, vücutta döküntü saptanabilir. Hastaların bir kısmında kanama ortaya çıkabilir. En sık kanama burun kanaması, mide ve bağırsak kanaması şeklindedir. Bazı durumlarda kadınlarda uzamış adet kanaması da saptanabilmektedir. Riskli bölgede yaşayan ya da o bölgeye seyahat eden kişilerde kene tutunması sonrasında yukarıda bahsedilen şikayetler görülürse mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. "Kene vücuttan hemen dikkatlice çıkarılmalı" Kenenin vücuda yapışması durumunda yapılması gerekenlere değinen Prof. Dr. Fışgın, şu bilgileri paylaştı: "Vücutta kene görüldüğü zaman hemen çıkarılmalıdır. Çünkü vücutta ne kadar uzun süre kalırsa hastalık riski o kadar artmaktadır. Kene bir cımbız veya pens yardımıyla kenenin deriye yapıştığı yerden tutulup, sağa sola oynatılarak çivi çıkarır gibi çıkarılmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonra kenenin tutunduğu yere tentürdiyot gibi antiseptik maddeler sürülebilir. Vücuttan uzaklaştırılan keneler çamaşır suyu içine atılarak öldürülmelidir. Kene çıkarılırken dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, kenenin mutlaka tamamının çıkarılmasıdır. Kene kan emerken başı deriye gömülü şekilde kan emmektedir. Kan emen kene şişer. Çıkarırken parçalanıp başı içerde kalabilir. Tamamının çıkarılması önemlidir. Çıkarıldıktan sonra da kenenin parmak arasında ezilerek parçalanması/patlatılması da doğru değildir. Bu durumda da kene taşıdığı mikroorganizmayı bulaştırabilir. Ayrıca, vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli, vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basılmamalı veya kolonya dökülmemelidir. Şayet kişi keneyi belirttiğimiz koşullar altında çıkaramıyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır." "Kene vücuttan çıkarıldıktan itibaren 14 gün ateş takibi yapılmalı" Kene çıkarıldıktan sonra hangi belirtilerin takip edilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Fışgın, "Özellikle KKKA olan bölgede kene tutunması söz konusuysa o kişinin 14 gün boyunca öncelikle ateş takibi yapması gerekmektedir. Bunun dışında halsizlik, baş ağrısı, bulantı-kusma, ishal, burun kanaması, adet kanamasının uzaması gibi durumlarda doktora başvurmalıdır. Ateş en önemli bulgudur" dedi. Kenelerden korunmak için öneriler Prof. Dr. Fışgın, kenelerden korunmak için şu önerilerde bulundu: "Orman veya yeşil alanlara çıkarken uzun kollu ve uzun paçalı giysiler giyilmesi, çorapların pantolon üzerine çekilmesi ısırıklara maruz kalabilecek deri alanını sınırlandırmak açısından önemli tedbirlerdir. Açık renkli giysilerin tercih edilmesi yapışan kene veya böceklerin fark edilmesini kolaylaştırabilir. Kene ve diğer çeşitli sinek-böcek ısırıklarına karşı en yüksek etkinlik gösteren aktif bileşenler arasında DEET (N,N-dietil-3-metilbenzamid) ilk sırada yer alır. Genel olarak yüzde 10-35 DEET içeren ürünler etkili bir korunma için yeterlidir. Sitronella, okaliptüs yağı gibi çeşitli bitkisel karışımlar veya sinek kovucu bilekliklerin etkinliğinin düşük olduğu bilinmektedir. Açık alandan döndükten sonra ilk 2 saatte duş alınması, giysilerin yüksek ısılı kurutucuda 1 saat süre ile temizlenmesi ek önlemler arasında yer alır. Ayrıca kenelerin sıkça kan emmek için seçtikleri derinin ince yerleri de (kulak arkası, diz ekleminin arkası gibi) tüm vücut ile beraber kontrol edilmelidir." "İlaç tedavisi uygulanabilir" KKKA hastalığının erken döneminde antiviral ilaçların kullanıldığını işaret eden Prof. Dr. Fışgın, " Hastalığın seyrini etkileyen en önemli durum hastaya uygulanacak destek tedavisidir. Bu kapsamda kanamanın takibi ve gerekli durumlarda kan ve trombosit takviyesi gibi ileri destek tedavileri hastalığın prognozunu etkileyen önemli tedavilerdir" diye konuştu.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 08:55
Hastanın böbreğinden 23 santimlik kist çıkarıldı
Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki Vezir Erçetin’in sol böbreğinden tam 23 santimetre büyüklüğünde dev bir kist çıkarıldı. Karın ağrısı ve karın bölgesinde şişlik şikâyetiyle hastaneye başvuran hastaya yapılan tetkiklerde, sol böbreğinde büyük bir kist tespit edildi. Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesinde yapılan kontroller ve tetkiklerden sonra hastayı olumsuz etkileyen ve çevre organlara baskı yapan kistin, acilen alınmasına karar verildi. 56 yaşındaki hastanın karın şişliği şikayeti üzerine polikliniklerine başvurduğunu ifade eden Üroloji Uzmanı Operatör Dr. Ercan Bayrak, "Yapılan görüntülemelerde böbreğinde 23 santimetre büyüklüğünde bir kitlesel lezyon olduğunu tespit ettik. Normalde böbrek kitleleri şikayet vermeyen kitleler olmasına rağmen bu tarz büyük kitlelerde karın ağrısı ve karın şişliği gibi problemleri ortaya çıkartabilir. Yapılan görüntülemede tomografide sol böbrekten kaynaklı 23 santimetre kalın böbrekle ilişkisi olan bir kisti tespit ettik. Ameliyat hazırlıklarımızı yaptık. Başarılı geçen bir cerrahi sonrasında kistin tamamını çıkarıp patolojiye gönderdik. Sol böbreği de koruyabildik. Böbreğin idrar üretim yerini de kistten tamamen ayırarak tekrardan normal bir yapıya büründürdük. Hastamız şu anda gayet iyi durumda servis takiplerimiz devam ediyor. Bu ve benzeri karın ağrısı karın şişlik şikayeti olan hastaların rutin takiplerini yaptırmalarını en yakın üroloji uzmanına başvurmaları ve görüntülemelerde teşhis alabilmeleri mümkün olabilmektedir" dedi. 23 santimetrelik kistin, hastanın böbrek dokusunu neredeyse tamamı kapladığını ifade eden Bayrak, "Bu boyutta bir kiste nadir rastlıyoruz. Erken teşhis edilmemiş olsaydı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirdi" ifadelerini kullandı. Başarılı bir operasyonla sağlığına kavuşan 56 yaşındaki Vezir Erçetin ise sol tarafındaki şişkinlik nedeniyle hastaneye başvurduğunu belirterek, "Ben de taşın sancısı olduğunu zannettim. Hastanede film falan çektiler 23 santimetrelik bir kist olduğunu söylediler. Allah herkesten razı olsun. Beni ameliyat ettiler ve o şişkinliği aldılar. Benim durumumun şu anda gayet iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
17 Haziran 2025 Salı - 20:38
Bakan Memişoğlu: "Sağlıkta illegaliteyle mücadele için dijital teftiş sistemlerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıkta illegaliteyle mücadele için dijital teftiş sistemlerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızca yürütülen rutin genel denetimlere ek olarak büyük bir dijital denetim seferberliğini başlattık" dedi. Bakan Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Sağlıkta illegaliteyle mücadele için dijital teftiş sistemlerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızca yürütülen rutin genel denetimlere ek olarak büyük bir dijital denetim seferberliğini başlattık. Bu doğrultuda, Teftiş Kurulumuz denetime ilişkin yeni yöntem ve teknikler geliştiriyor; etkinliği ve verimliliği artıran dijital teftiş sistemlerini hizmete sunuyor. Yeni dönemde yüzde 90’ın üzerinde başarı oranına sahip Yeni Nesil Teftiş Sistemi olan ’Risk Esaslı Denetim Sistemi’ni (REDES) hayata geçirdik" ifadelerini kullandı. REDES sisteminde neler yapıldığından bahseden Bakan Memişoğlu, "REDES, sağlık hizmeti sunumunda karşılaşılabilecek, insan sağlığı ve mali açıdan risk oluşturabilecek durumları veri analiz yöntemiyle tespit ederek söz konusu risklerin önlenmesine yardımcı oluyor. REDES bünyesinde 81 ilde 210 REDES temsilcisi bulunuyor. Merkez ve saha yöneticilerine tanımlanan yönetici ekranları aracılığıyla riskli bölgeler tespit ediliyor. Yeni denetim modeli ile denetim faaliyetlerinde dijital imkânlar daha etkin biçimde kullanılıyor; olası risklerin önüne geçilmesi sağlanıyor ve teftiş süreci hızlandırılıyor. 5 Aralık 2024 tarihinde çıkarılan Yönerge kapsamında REDES’in eğitim faaliyetlerine 81 ilimizde devam ediyoruz. Bugüne kadar 39 farklı ilde toplam 440 sağlık yöneticisine eğitim verildi. REDES’te izlenen yöntemlerin tanıtımı yapılarak hem bu alanda farkındalık oluşturuldu hem de olası risklere karşı caydırıcılık artırıldı" dedi.
17 Haziran 2025 Salı - 19:18
Ambulans helikopter Malatya’da 2 hasta için havalandı
Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi ile beyin kanaması geçiren 2 hasta, ambulans helikopterle hastaneye kaldırıldı. Darende ilçesinde kalp krizi geçiren A.F.Y. (83) ile beyin kanaması geçiren S.A. (65) Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki ilk müdahalelerinin ardından 2 hastanın kent merkezine sevk kararı verildi. Bunun üzerine Darende ilçe stadına inen ambulans helikoptere alınan 2 hasta, Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kaldırıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder