SAĞLIK
24 Nisan 2026 Cuma - 18:05 Türkiye ile Maldivler arasında sağlık alanında iş birliği USTKON ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, sağlık turizmi ve sağlık yatırımları alanındaki uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Prof. Dr. Aysun Bay, Maldivler Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef ile bir araya geldi. Görüşmede başta onkoloji hastanesi projesi olmak üzere sağlık hizmetleri, sağlık eğitimi, medikal sektör ve sağlık turizmi alanlarındaki iş birliği imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmeler kapsamında, Maldivler’de hayata geçirilmesi planlanan sağlık yatırımları için karşılıklı mutabakatın sağlanmasının ardından proje modeli, finansal yapı ve uygulama süreçlerinin netleştirilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu. Maldivler Hükümeti’nin projeye sağlayacağı destekler ile Türkiye’nin sağlık alanındaki güçlü altyapısının bir araya getirilerek, iki ülke arasında sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Tarafların, önümüzdeki süreçte teknik ve idari çalışmaların hızlandırılması, karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve somut projelerin hayata geçirilmesi konusunda da mutabık kaldığı öğrenildi. Türkiye ile Maldivler arasında kurulacak stratejik iş birliğinin, sağlık turizmi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası ölçekte önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 16:25 Sağlık Bakanlığı’ndan İran’a ikinci etap insani yardım amaçlı tıbbi malzeme gönderildi Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından İran’a 6 tır insani yardım amaçlı tıbbi malzeme ve ilaç gönderilmiştir. Van İl Sağlık Müdürlüğü’nde hazırlanan 107 palet yardım malzemesi Ağrı Doğu Bayazıt Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru yola çıktı. İran’a gönderilmek üzere 107 palet ilaç ve tıbbi sarf malzemesi hazırlandı 104 palet 361 kalemden oluşan yaklaşık 1,8 milyon tıbbi sarf malzemesi, 2 palet 78 kalemden oluşan yaklaşık 10 bin ilaç, 1 palet 22 kalemden oluşan 385 soğuk zincir ilaç, İran’a gönderilmek üzere Van İl Sağlık Müdürlüğü’nün deposuna nakledildi. Acil müdahale ve cerrahi işlemler için tıbbi sarf malzemeleri tırlara yüklendi İran’a gönderilen yardım kolilerinde enjektörler, cerrahi maskeler, steril eldivenler, oksijen maskeleri ve koruyucu ekipmanlar başta olmak üzere çok sayıda tıbbi sarf malzemesi yer alıyor. Bu malzemeler, acil müdahale ve cerrahi işlemler başta olmak üzere sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi açısından önem taşıyor. Yardım tırlarında temel ilaçlar ve onkoloji ilaçları da bulunuyor İran’a gönderilen tırlarda tıbbi malzemelerin haricinde, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve endokrin ilaçları gibi temel ilaçlar yer alırken; soğuk zincir ilaçlar arasında onkoloji ilaçları da bulunuyor. Sağlık Bakanlığı İran’a ilk etapta 3 tır ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemesi göndermişti Sağlık Bakanlığı İran’a aynı ay içerisinde ikinci kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderdi. İlk etapta 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a gönderilmiş; röntgen, ultrason, ventilatör ve hasta başı monitör gibi kritik ekipmanlar bölgeye ulaştırıldı.
Diyabet yaralarına çözüm olacak bor destekli proje
03 Ekim 2025 Cuma - 09:06 Diyabet yaralarına çözüm olacak bor destekli proje Bor destekli proje, diyabet hastalarının yaralarının daha hızlı iyileşmesine umut olacak. Dr. Öğr. Üyesi Elif Aydın’ın yürüttüğü proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Toplam 3 milyon TL bütçeye sahip proje, diyabet hastalarında sık görülen ve iyileşmesi güç yaraların tedavisinde yeni bir umut olarak değerlendiriliyor. Proje kapsamında geliştirilecek özel nanofiber yara örtülerinin, enfeksiyon riskini azaltarak yaraların daha hızlı iyileşmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Aydın, proje fikrinin diyabetik yaraların iyileşmesinde yaşanan zorluklardan doğduğunu belirterek, "Yaralar hem geç kapanıyor hem de sık sık enfeksiyon gelişiyor. Antibiyotiklere karşı direnç artınca tedavi daha da zorlaşıyor. Biz de hem enfeksiyon etkenlerini engelleyebilen hem de dokunun hızlı iyileşmesini destekleyen yeni bir yara örtüsü geliştirmeyi amaçladık" dedi. Projede borun doku yenilenmesini destekleyici özellikleri, gümüş nanopartiküllerinin ise bakterilere karşı etkisi birleştirildi. Ayrıca limon kabuğu gibi atık malzemelerden nanopartikül üretimiyle çevre dostu bir yöntem geliştirilmesi hedefleniyor. Bor/PVA nanofiber yara örtülerinin, antibakteriyel ve biyouyumlu özellikleriyle dokunun iyileşmesini hızlandırması, inflamasyonu azaltması ve cilt mikrobiyotasını koruması bekleniyor. "Antibiyotik ihtiyacını azaltarak direnç sorununa da katkı sağlıyor" Dr. Aydın, ürünün özellikle diyabet hastaları için büyük fayda sağlayacağını vurgulayarak, "Geliştirdiğimiz yara örtüsü enfeksiyon riskini azaltıyor, yaranın daha hızlı kapanmasını sağlıyor ve cildin doğal dengesini bozmadan etki gösteriyor. Böylece tedavi süreci kısalıyor ve hastaların yaşam kalitesi artıyor. Antibiyotik ihtiyacını azaltarak direnç sorununa da katkı sağlıyor" dedi. "Yara örtülerimiz tamamen yerli kaynaklardan üretilecek" Türkiye’nin bor zenginliğine de dikkat çeken Dr. Aydın, "Borun sadece sanayide değil, sağlıkta da stratejik ve yüksek katma değerli bir kaynak olarak kullanılabileceğini gösteriyoruz. Yara örtülerimiz tamamen yerli kaynaklardan üretilecek ve dışa bağımlılığı azaltacak" şeklinde konuştu. Projenin sonunda geliştirilecek ürünün klinik kullanıma uygun hale getirilmesi ve ticarileştirilebilir formda sunulması hedefleniyor. Nanofiber yara örtülerinin biyouyumluluk, toksisite ve etkinlik testleri hem laboratuvar hem de hayvan deneyleriyle kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Böylece sağlık sektöründe uygulanabilir ve hasta kullanımına uygun bir ürün geliştirilmiş olacak.
Prof. Dr. Aysun Bay:  "Çağımızın gençleri üç büyük tehdit altında; elektronik sigara, şeker ve stres"
02 Ekim 2025 Perşembe - 23:14 Prof. Dr. Aysun Bay: "Çağımızın gençleri üç büyük tehdit altında; elektronik sigara, şeker ve stres" Sağlık Turizmi Konfederasyonu ve Sağlıklı Yaşam & Proaktif Yaşam Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, elektronik sigara kullanımı, yüksek şeker tüketimi ve kronik stresin gençlerin sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı. Elektronik sigaraların masum ya da zararsız olduğuna dair oluşan yanlış algının bilimsel olarak çürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Bay, elektronik sigaraların içerdiği nikotin ve kimyasalların bağımlılık oluşturduğunu, kalp-damar ve akciğer sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün nikotini tek başına bir karsinojen (kanser tetikleyici) olarak tanımlamasa da, özellikle gelişim çağındaki bireylerde beyin gelişimini olumsuz etkilediğini aktaran Bay, Türkiye’de elektronik sigaranın yasak olmasına rağmen ortaokul ve lise çağındaki çocukların bu ürünlere kolayca ulaşabildiğini kaydetti. Prof. Dr. Bay, gençleri tehdit eden bir diğer önemli unsurun şekerli içecek ve atıştırmalıklarda bulunan yüksek şeker oranı olduğunu dile getirdi. Türk Şeker’in verilerine göre Türkiye’nin dünya genelinde en fazla şeker tüketen 12’nci ülke konumunda olduğunu belirten Bay, şeker tüketiminin özellikle gençler arasında her geçen gün arttığına dikkat çekti. Oxford Üniversitesi’nden Vasanti Malik’in araştırmasını örnek veren Bay, günde 1-2 adet şekerli içecek tüketmenin bile erken ölüm riskini yüzde 14 oranında artırdığını vurguladı. Stresin de artık tek başına güçlü bir karsinojen olarak değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Aysun Bay, kronik stresin bağışıklık sistemini zayıflattığını, hücresel düzeyde hasara yol açtığını ve kanser başta olmak üzere birçok hastalığın gelişiminde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Günümüz gençliğinin yoğun stres altında yaşadığını ve bu stresle baş etmek için şekerli ürünler ya da elektronik sigara gibi sağlıksız yöntemlere başvurduğunu belirten Bay, bu kısır döngünün gençleri daha büyük sağlık sorunlarına sürüklediğini kaydetti. Bu tehditlerin, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuna da ters düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Bay, yeni ve daha kapsayıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sorunların çözümünün ise yalnızca yasaklarla değil, eğitim, bilinçlendirme ve önleyici sağlık hizmetleriyle mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bay, elektronik sigaralara yönelik denetimlerin artırılması, gençlere yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılması, şekerli ürünlerle ilgili farkındalık kampanyaları düzenlenmesi ve okullarda stres yönetimi ile sağlıklı yaşam eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca koruyucu hekimlik uygulamalarının toplum genelinde güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yarınları korumanın bugünden başladığını kaydeden Prof. Dr. Aysun Bay, "Sağlık yalnızca tedaviyle değil, önleyici ve bilinçlendirici adımlarla korunur. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu üç büyük tehditten korumak için her türlü bilimsel, sosyal ve hukuki desteği vermeye hazırız" diye konuştu.
Kilis’te aileler sağlıklı yaşam için el ele yürüdü
02 Ekim 2025 Perşembe - 21:32 Kilis’te aileler sağlıklı yaşam için el ele yürüdü Kilis’te Dünya Yürüyüş Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte vatandaşlar, aileleriyle birlikte sloganlar eşliğinde sağlıklı yaşam için yürüdü. Fıstıklı Park önünden başlayarak Mehmet Abdi Bulut Parkı önünde son bulan yürüyüşe Kilis Vali Yardımcısı Okan Dağlı, İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Emre Çalğan ile vatandaşlar katıldı. Yürüyüş sırasında şiirler okunarak sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekildi. Etkinlikte konuşan İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, her yıl 3 Ekim’de kutlanan Dünya Yürüyüş Günü’nün, bireyleri harekete geçmeye ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeye davet ettiğini söyledi. Söylemez, "Bu yılki yürüyüşümüzü, 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesi vesilesiyle ‘Aileler ile El Ele Yürüyüş’ temasıyla organize ettik. Çünkü güçlü toplumların temeli, sağlıklı ve sağlam aile yapısından geçmektedir" dedi. Hareketsiz yaşam tarzının birçok kronik hastalığa yol açtığını belirten Söylemez, "Yapılan araştırmalar, 15 yaş üstü her 10 kişiden 4’ünün yetersiz düzeyde fiziksel aktivite yaptığını gösteriyor. Yürüyüş ise her yaş grubuna uygun, kolay ve etkili bir egzersizdir. Günlük hareketliliğe ek olarak haftada en az 5 gün, günde 30 dakika orta şiddette yürüyüş öneriyoruz" diye konuştu.
Sağlık Bakanı Memişoğlu "Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi"nde gençlerle buluştu
02 Ekim 2025 Perşembe - 18:30 Sağlık Bakanı Memişoğlu "Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi"nde gençlerle buluştu Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen Sağlıkta Z-İnovasyon Zirvesi’nde gençlerle bir araya geldi. Bakan Memişoğlu, zirve kapsamında gerçekleştirilen "Zirve Arenası" oturumunda, üniversitelerin sağlıkla ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerden oluşan Sağlık Genç Meclisi’ne hitap etti. Bakan Memişoğlu, "Sizlerin avantajı bilgiye kolay ulaşabilmeniz. Ancak bu durumun bir dezavantajı da var. Çünkü doğru bilgiye de yanlış bilgiye de aynı hızla ulaşabiliyorsunuz. Eğer analitik düşünme ve tecrübe ile süzgeçten geçirmezseniz yanlış bilgilere kolayca kapılabilirsiniz. Bu yüzden geçmişi okumak, kitaplardan beslenmek, medyada gördüklerinizi analiz etmek çok önemli. Tüm bunlardan kendi düşünce ve hareket tarzınızı oluşturmalısınız" dedi. Mutluluğun ideal sahibi olmak olduğunu hatırlatan Bakan Memişoğlu, "Size sadece Sağlık Bakanı olarak değil, bir ağabeyiniz olarak sesleniyorum. Taraftar olmayın, bilgili ve analizci olun. Maddi değerlerin ön planda olduğu bir dünyada maneviyatı kaybetmeyin. Mutluluk; para, makam veya güce sahip olmak değil, ideal sahibi olmaktır. İdealizm, başkasına iyilik yapmak ve bir fikrin peşinden gitmektir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkması hep bu idealizmin ürünüdür. Siz de ideallerinizi kaybetmeyin" diye konuştu. Türkiye’nin sağlık alanında çok şanslı bir ülke olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Türkiye, sağlık alanında çok şanslı bir ülke. Öğrencisinden hekime, hemşiresine kadar tüm sağlık çalışanlarımız zeki ve çalışkan, güçlü bir kadroya sahibiz. Bu, bizim en büyük beşerî sermayemiz. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak sağlık hizmetine odaklandık. Bundan sonra üretim ve bilgi geliştirmede de güçlü bir altyapı kurmamız gerekiyor. Bu amaçla ‘Fikirden Ürüne - Üreten Sağlık Modelini’ başlattık" şeklinde konuştu. Sağlıklı bir toplum için sigaradan ve kötü alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğine dikkati çeken Bakan Memişoğlu, "Sağlıklı bir toplum için sigaradan, kötü alışkanlıklardan ve sağlıksız beslenmeden uzak durmalıyız. Bunun bilincini hep birlikte oluşturmalıyız. Siz gençlerden en büyük beklentimiz, çevrenizde bu farkındalığı yaymanız. Sağlıklı toplum için bedenimize iyi bakmalı ve sağlıklı kalmalıyız. Bu bizim temel politikalarımızdan biridir" dedi.
Erken teşhis hayat kurtarıyor: ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ başladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:56 Erken teşhis hayat kurtarıyor: ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ başladı ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ hakkında konuşan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, meme kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurguladı. Doç. Dr. Bildirici, yaptığı açıklamada, "Meme kanserinde erken teşhis, tedavide başarı şansını önemli ölçüde artırır. Kadınlarımızın kendi kendine muayene alışkanlığı kazanmaları, risk faktörlerini bilmeleri ve herhangi bir belirti fark ettiklerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları son derece önemlidir. Bu farkındalık ayı, kadınlarımızın kendi sağlıklarını takip etmeleri, bilinçlenmeleri ve toplumsal farkındalık oluşturmaları için büyük bir fırsattır" ifadelerini kullandı. KETEM tırları ve sağlıklı hayat merkezleri İlçelerde hizmet veren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) tırları, kadınlara ücretsiz tarama hizmetlerini ilçelere kadar ulaştırıyor. Mobil tırlar sayesinde, ulaşım güçlüğü yaşayan kadınlar kendi ilçelerinde taramadan geçebiliyor. Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki KETEM’ler de kadınlara rehberlik sağlıyor. Bu hizmetler, kadınların erken teşhis imkanlarına erişimini kolaylaştırıyor ve toplumda farkındalık oluşturuyor. Kadın sağlığını geliştirmeye yönelik kadın sağlığı eğitim projesi Eskişehir’de kadın sağlığının geliştirilmesi amacıyla planlanan ’Kadın Sağlığı Eğitim Projesi’, Vali Hüseyin Aksoy’un eşi Hülya Aksoy koordinatörlüğünde yürütülüyor. Proje çerçevesinde, okullarda ve çeşitli eğitim kurumlarında öğrenciler ve aileler kadın sağlığı konusunda bilgilendiriliyor. Eğitimler sırasında meme kanseri belirtileri, kendi kendine muayene teknikleri ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi detaylı olarak aktarılıyor. Bu proje ile sadece kadınların değil, genç nesillerde ve toplumun her kesiminde farkındalık oluşturulması hedefleniyor. Kadınlara, "Sağlığınızı ertelemeyin" çağrısı Doç. Dr. Bildirici, farkındalık ayı boyunca tüm kadınları taramalara katılmaya ve sağlık kontrollerini aksatmamaya davet ederek, "Erken teşhis hayat kurtarır. Meme sağlığını korumak, hem bireysel yaşam kalitemiz hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. İlçelere ulaşan KETEM tırlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki KETEM’lerimiz ve yürütülen eğitim projeleriyle kadınlarımızın yanındayız. Her kadının kendi sağlığını takip etmesi, erken teşhisi hayat kurtaracak en güçlü adımdır" dedi. Toplumda farkındalığı artırmak çalışmalar sürüyor İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen farkındalık çalışmaları, tarama programları ve eğitimler yıl boyunca devam ediyor. Tüm kadınların erken teşhis imkanlarına erişimini sağlamak, kendi sağlıklarını takip etmelerini teşvik etmek ve toplum genelinde meme kanseri konusunda bilinçlenmeyi artırmak hedefleniyor. Bu kapsamlı çalışmalar, farkındalık ayının önemini bir kez daha ortaya koyuyor ve kadın sağlığının korunması için atılan somut adımları gözler önüne seriyor.
Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:09 Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar yeniden kalabalık sınıflara, servis araçlarına ve toplu etkinliklere döndü. Medicana Sağlık Grubu Acil Servis Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, bu durumun özellikle sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğunu; hastalık sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Mevsim geçişlerinde kış aylarına nazaran daha fazla hastalığın ortaya çıktığını söyleyen Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, çocuklarda en sık görülen hastalıkların nezle, grip, farenjit, bronşit, bademcik iltihabı ve kulak enfeksiyonları olduğunu söyledi. Basit önlemlerle büyük fayda sağlanabilir Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, özellikle çocukların bağışıklık sisteminin yetişkinlere göre daha hassas olduğuna dikkat çekerek, hastalıklardan korunmak için el hijyeninin, düzenli beslenmenin, yeterli uykunun ve ortamların sık sık havalandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı ve şunları söyledi: "Ayrıca çanta, suluk ve oyuncak gibi sık kullanılan eşyaların temizliğinin ihmal edilmemeli. Bu dönemde mevsimsel grip aşısı gibi koruyucu aşıların da çocuk sağlığında önemli rol oynar." Düşmeyen ateşe dikkat Hastalıklara rağmen panik yapılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, hafif şikayetlerde evde dinlenmenin ve bol sıvı alımının genellikle yeterli olduğunu söyleyerek, "38 dereceyi geçmeyen ateş, hafif öksürük ve burun akıntısı gibi durumlarda çocuğun evde dinlenmesi uygun olabilir. Ancak bazı belirtiler ciddiye alınmalıdır. Yüksek ve düşmeyen ateş, şiddetli boğaz ağrısı, kulak akıntısı, hırıltılı nefes, hızlı soluma, tekrarlayan kusma, ishal, morarma ve bilinç bulanıklığı gibi bulguların vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekir" dedi. Bilinçsiz antibiyotik kullanılmamalı Uzm. Dr. Nur Çetinkaya Bodur, ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin antibiyotiği bilinçsiz şekilde kullanmak olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Bu ilaçlar yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir. Virüs kaynaklı nezle ve grip gibi hastalıklar antibiyotikle tedavi edilmez. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı hem çocukların bağışıklık sistemini zayıflatır hem de ileride antibiyotik direncine yol açar’’ şeklinde konuştu.
Kepez Devlet Hastanesi’nde Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açıldı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:06 Kepez Devlet Hastanesi’nde Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği açıldı Anne ve bebek sağlığını korumak amacıyla Kepez Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan "Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği" hizmete açıldı. İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan törende yaptığı konuşmada, hamilelik sürecinde düzenli ve doğru ağız-diş bakımının hem anne hem de bebek sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Gebelikte meydana gelen hormonal değişikliklerin diş ve diş eti hastalıklarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Özkan, "Anne adaylarımızı düzenli kontrol yaptırmaya davet ediyoruz" dedi. Yeni uygulama kapsamında, Kepez Devlet Hastanesi’ne başvuran her gebe; kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından muayene edildikten sonra ebe eşliğinde Diş Kliniği bünyesinde oluşturulan Gebe Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’ne yönlendirilerek diş hekimi kontrolünden geçirilecek. Ayrıca, hastane bünyesindeki Gebe Okulu müfredatına "Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimleri" eklendi. Her hafta düzenli olarak verilen bu eğitimlerle anne adaylarının ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Kepez Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ramazan Gürkan, uygulamanın önemine değinerek, "Bu sayede anne adaylarımızın gebelik sürecini daha bilinçli, güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirmelerini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.