SAĞLIK
Manisa Büyükşehir Belediyesinden engellilere ücretsiz nakil desteği 21 Nisan 2026 Salı - 10:49:48 Manisa Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla engelli nakil aracı hizmetini hayata geçirdi. Yeni uygulamayla birlikte vatandaşlar, randevu sistemi üzerinden ücretsiz olarak bu hizmetten yararlanabilecek. Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında başlatılan hizmetle, daha önce ilçe belediyeleri tarafından sunulan engelli nakil aracı hizmetinin kapsamı genişletildi. İki yeni aracın satın alma ve tadilat süreçlerinin tamamlanmasının ardından hizmet aktif olarak vatandaşların kullanımına sunuldu. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, hizmete giren yeni araçlarla ilgili yaptığı açıklamada, vatandaşların her zaman yanında olduklarını belirtti. Hizmetten faydalanan vatandaşlar da uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gazi uzman çavuş Yıldırım Yaşar Çiltaş, hastane süreçlerinde yaşadıkları zorluklara dikkat çekerek, sunulan hizmetten memnun olduklarını ifade etti. Gazi Çiltaş’ın engelli oğlu Batuhan Çiltaş ise desteklerinden dolayı Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkür etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Volkan Sert ise uygulamanın engelli bireylerin günlük hayatını kolaylaştırmayı hedeflediğini ifade ederek, "Daha önce ilçe belediyeleri tarafından sunulan bu hizmeti artık büyükşehir belediyesi olarak devreye aldık. İki aracımızla hizmet vermeye başladık. Vatandaşlarımız, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin resmi web sitesi üzerinden randevu oluşturarak bu hizmetten yararlanabilecek. Başkanımız Besim Dutlulu öncülüğünde engellilere yönelik hizmetlerimize hız kesmeden devam edeceğiz" diye konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 10:20 Organ bekleyen İzmirli genç kız için nefes kesen nakil Karaciğer nakli beklerken moral bulmak amacıyla memleketine babaannesini ziyarete giden İzmirli lise öğrencisi, uygun organın bulunması üzerine 12 saatlik kritik sürede ambulans uçakla hastaneye yetiştirildi. Zamana karşı verilen yarışın ardından hızla ameliyata alınan genç kız, başarılı geçen operasyonla sağlığına kavuştu. İki yıl önce karaciğerinde 10 santimetrelik kitle saptanan ve Abernethy sendromuna bağlı yetmezlik ile kanser mücadelesi veren Karsu Oktay (16), 1,5 yıl boyunca umutla beklediği organ bağışı gelmeyince, 2009 yılında kaybettiği biyolojik babasının memleketi Kars’a gitti. Moral bulmak amacıyla babaannesi ve kuzenlerini ziyaret eden genç kıza hayat verecek müjdeli haber, 8 Nisan gece saatlerinde annesi Şafak Tayfun’a ulaştı. Haber üzerine zamana karşı bir yarış başladı ancak hava muhalefeti nedeniyle Kars’tan uçuş yapılamadı. Bunun üzerine akrabaları tarafından hızla Erzurum’a götürülen genç kız için anne Şafak Tayfun ile 5 yıl önce evlenen Garip Tayfun devreye girdi. Genç kıza babalık yapan üvey baba Garip Tayfun’un yoğun girişimleriyle ayarlanan ambulans uçak, sabah 05.00’te Erzurum’dan havalanarak İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indi. Hazır bekletilen kara ambulansıyla Acıbadem İzmir Kent Hastanesi’ne ulaştırılan genç kız, Prof. Dr. Murat Kılıç başkanlığında; Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan cerrahi ekip tarafından 9 Nisan’da ameliyata alındı. Başarıyla tamamlanan ameliyatın ardından sağlık değerleri normale dönen genç kız, taburcu edilmeye hazırlanıyor. Umudunu kaybettiği anda müjdeli haberi aldı Grip ve nezle şikayetiyle başvurduğu hastanede karaciğer fonksiyonlarının çok yüksek çıkmasının ardından nakil sürecinin başladığını belirten Karsu Oktay, "İki kez biyopsi olduktan sonra ameliyat kararı alındı ve 2024 yılında nakil sırasına girdim. İki yıllık bekleme sürecinde zaman zaman umutsuzluğa kapıldım ve hiçbir yere gidememek canımı çok sıkıyordu. Ramazan Bayramı’nı geçirmek için Kars’taki dedem ve babaannemin yanına gitmiştim. Oradayken annemden uygun organın bulunduğuna dair bir telefon alınca sevinçten elim ayağım titredi. ’Yetişebilecek miyim?’ korkusu yaşadım ama başardım" ifadelerini kullandı. "Ameliyata girerken hiç korkmadım" Haberi alır almaz Kars’tan Erzurum Havalimanı’na geçtiğini ve babasının ayarladığı özel uçakla kente geldiğini vurgulayan Oktay, "Havalimanından ambulansla alınarak direkt acile giriş yaptım ve ameliyat hazırlıkları başladı. Doktorum Murat Hoca olduğu için kendimi emin ellerde hissettim ve ameliyata girerken hiç korkmadım. Bir gece yoğun bakımda kaldıktan sonra servise çıkarıldım ve şu an gayet iyi hissediyorum. Bu süreçte doktorlarıma ve beni hastaneye yetiştiren babama teşekkür ediyorum. Cemil Midilli Meslek Lisesi Yenilenebilir Enerji bölümünde okuyorum; okulumu bitirip yenilenebilir enerji mühendisi olmayı ve bütün hedeflerimi gerçekleştirmeyi amaçlıyorum" dedi. "Beklerken telefonlarımı hiç kapatmadım" Kızının zorlu organ nakli sürecini ve mutlu sonu anlatan anne Şafak Tayfun, tedavi sürecinin ardından organ bağışı kaydı oluşturduklarını söyleyerek, "Organ bulunduğuna dair haber alınca çok heyecanlandım, ne yapacağımı bilemedim. Kars’ta uçak bulamadık ancak eşimin çalıştığı yerden çok yardım ettiler ve hemen bir uçak ayarlandı. Karsu’yu Erzurum’dan alıp buraya getirdiler. Çok şükür yetişti. Organ bağışını yapan insanlara çok teşekkür ediyorum, Allah razı olsun. Benim kızıma can ve gerçekten umut oldular. O iki yıllık uzun bekleme sürecinde hiç umudumu kaybetmedim. Beklerken telefonlarımı hiç kapatmadım, yanımdan ayırmadım. Hep dua ettim ve inandım. Kızımı böyle sağlıklı gördüğüm için gerçekten çok mutluyum" şeklinde konuştu. "Duyarlı insanların bağışıyla hayata tutundu" Zorlu bekleme sürecinin ardından yapılan organ bağışıyla kızlarının yaşama bağlandığını kaydeden üvey baba Garip Tayfun, "Kızımıza teşhis konduktan sonra zorlu bir süreç başladı ancak hiç pes etmedik. Karaciğerlerimiz uymadığı için kadavra sırasına girdik ve duyarlı insanların organ bağışı sayesinde kızımız hayata tutundu. Bu süreçte psikolojik olarak bunaldığı için babaannesini görmek istemişti, biz de onu memleketimiz Kars’a göndermiştik. Organ nakli haberi tam da bu döneme denk geldi. Ambulans uçakla kızımızı yaklaşık 4-5 saat içerisinde, sabaha karşı hastaneye getirdik. İki yıldır beklediğimiz bu bağış kızımıza yeni bir can oldu; organ bağışının ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu herkesin bilmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. "Hem yetmezlikten hem de kanserden kurtardık" Hastanın Abernethy sendromuna bağlı karaciğer yetmezliği ve kanseri ile mücadele ettiğini belirten Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Murat Kılıç, "16 yaşındaki hastamız yaklaşık iki yıl önce bize başvurdu. Karaciğere gitmesi gereken damarın organa ulaşmaması sonucu beslenmenin bozulduğu bir hastalığı bulunuyordu. Bu kronik durumun üzerine iki ayrı odakta karaciğer kanseri gelişti. Bekleme süresinde kanser gelişimini durdurmak amacıyla hastamıza damar içi kemoterapi uyguladık. Gece saat 02.00 sıralarında 17 yaşındaki bir vericiden çok uygun bir organ çıktı. Hastamız tatil amacıyla Kars’taydı ancak uçak ambulans sayesinde sabah 08.00’de hastanemizde olması sağlandı. Organların çıkarıldıktan sonra buzda bekleme süresinde ideal sınır olan 12 saati aşmadan, 8-9 saat içinde nakli başarıyla gerçekleştirdik. Kanser etrafa yayılmadan hastamızı hem karaciğer yetmezliğinden hem de kanserden kurtarmış olduk. Değerleri gayet iyi durumda ve bir iki gün içerisinde kendisini taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi.
21 Nisan 2026 Salı - 09:55 Bingöl’de vatandaşlar sağlıklı hayat merkezi ile yaşam kalitesini arttırıyor Bingöl’de Sağlıklı Hayat Merkezi’nde ücretsiz olarak sunulan fizyoterapi hizmetleri sayesinde vatandaşlar yaşam kalitelerini artırıyor. Bingöl’de faaliyet gösteren Sağlıklı Hayat Merkezi’nde verilen ücretsiz fizyoterapi hizmetleri, özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları yaşayan vatandaşlara umut oluyor. Uzmanlar eşliğinde sürdürülen uygulamalarla birçok kişi günlük yaşamda yaşadığı ağrılardan kurtulurken, hareket kabiliyetini de yeniden kazanıyor. Merkezde hizmet alan Matematik Öğretmeni Hacer Gökbörü, tedavi sürecinden memnun olduğunu belirterek, "Günlük hayatta zorlandığım hareketlerim vardı. Fizyoterapistim sayesinde yapamadığım birçok hareketi yapabildiğimi fark ettim. Her gelmemde bana bir şeyler kattı. Özellikle meslek hastalığım olan boyun ağrılarım vardı, buna çok iyi geldi. Denge problemim olduğunu fark ettik ve bunun üzerine çalışmalar yaptık. Gittikçe ağrılarımın azaldığını hissediyorum" dedi. Fizyoterapist Hülya Kaya ise merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, "Amacımız günlük yaşamda sık karşılaşılan bel, boyun ve sırt ağrıları, duruş bozuklukları ve hareket kısıtlılıkları gibi sorunlarda vatandaşlarımıza destek olmak. Kişiye özel değerlendirme ve egzersiz programlarıyla yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Daha sağlıklı bir yaşam için herkesi merkezimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzman Doktor Rümeysa Albayrak da merkezin hizmetlerine ilişkin, "Merkezimizde sağlıklı bireylerin yaşam kalitesini artırmak, hastalık oluşmadan önlem almak ve toplumun sağlık okuryazarlığını geliştirmek amacıyla hizmet veriyoruz. Başvurular geçen yılın aynı dönemine göre üç buçuk kat arttı. Hizmetlerimiz tamamen ücretsizdir. Beslenme, fiziksel aktivite, psikososyal destek, sigara bırakma ve çocuk gelişimi gibi birçok alanda hizmet sunuyoruz. Randevular MHRS, aile hekimleri veya doğrudan merkezimiz aracılığıyla alınabiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, erken müdahale ve düzenli egzersizin birçok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynadığını vurgularken, vatandaşların bu tür ücretsiz sağlık hizmetlerinden faydalanmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı
07 Ekim 2025 Salı - 19:07 Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı Gaziantep’te 4 yıldır mücadele ettiği kanseri yenen 24 yaşındaki Didem Yunusoğlu için tedavi gördüğü hastanede gökyüzüne balonlar bırakıldı. Şanlıurfa’dan gelerek Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde yaklaşık bir yıldır tedavi gören Didem Yunusoğlu (24), İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç tarafından yürütülen uzun ve zorlu tedavi sürecinin ardından kanseri yenmeyi başardı. Bu büyük başarının ardından Yunusoğlu için hastane yönetimi tarafından moral etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında kendisine hediye takdim edildi. Program, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Motorcular Federasyonu Birliği üyelerinin Gaziantep’e gelerek gerçekleştirdiği özel motor gösterisiyle renklendi. Etkinliğin sonunda ise hastane personeli, motorcular, aileler, vatandaşlar tarafından hastane önünde, teraslarda ve çatıdan gökyüzüne balon bırakılarak Didem’in kanseri yenme zaferini hep birlikte kutladı. "28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu yaşıyorum" 28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu ve huzurunu yaşadığını belirten Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayrullah Kubba, "2008 yılının mart ayında hastanemizi açtığım dönemde annemin kanserle mücadelesine bizzat şahit oluyordum. Onun tedavisi için büyük şehirlerde yaşadığım zorlukları içimde derin bir iz bıraktı. O günlerde tek bir hayalim vardı. Gaziantep’te insanların sevdiklerinden uzaklaşmadan kaliteli bir onkoloji merkezine ulaşabilmesi için elimden geleni yapmaktı. Bugün onkoloji merkezini açtıktan sonra yıllar geçti. Bugün o hayalimi gerçekleştirmenin, bugün o hayalimi gerçeğe dönüştürmenin ve 28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu ve huzurunu yaşıyorum" dedi. "Artık kemoterapi endişesi kendini umut yoluna bıraktı" Kemoterapi alması gereken hastaların, alması gerektiğini, doktorlarına güvenmesi gerektiğini vurgulayan İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof Dr. Alper Sevinç, "Onkoloji merkezi oluşturduk ve bu onkoloji merkezinde çok değerli arkadaşlarımla birlikte çalışmaktayım. Hastanemizde kanserle ilgili her şeyin tanı konulduğu tedavi edildiği bir süreç yaşamaktayız. Ve bu süreçte de yollarımız bir şekilde Didem’le karşılaştık. Kendisi meme kanseri tedavisi görüyordu. Tedavinin kısmını başka bir merkezde almıştı. İkinci kısmı için biraz da endişeli bir şekilde yaklaşık dört ay önce karşılaştık. Bu bir takım takım işi. Yani sadece hastaları hastalar olarak görmüyoruz. Hastanemizdeki bütün doktor arkadaşlar olarak hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hastanemizde ayrıca klinik araştırmalar yönetmekteyim. Kanser hastalarına umut olacak belki beş ya da on yıl sonra eczanede satılır hale gelecek birçok ilacı şu anda Gaziantep Medikal Point Hastanesi klinik araştırmalar merkezinde hastalarımızın tedavisine sunmaktayız. Bütün bu bilgiler ışığında konuşmamın son bölümünü de özellikle hasta ve hasta yakınlarına ayırmak istiyorum. Onkoloji bölümü olarak hastalarla ilk karşılaştığımızda bir kemoterapi endişesi meydana geliyor. Bugün Didem belki de bu kemoterapi endişesinin en zirve gününde. Artık kemoterapi endişesi kendini umut yoluna bıraktı. Bugün kendisine umut balonları uçuracağız. Özellikle kemoterapi alması gereken hastaların alması gerektiği doktorlarına güvenmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. Hastanemizde bunun dışında hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler dediğimiz tedaviler yapılmakta. Kanser tedavisiyle ilgili her şey bu merkezde. Didem’le bu şekilde yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Tek isteğim kanseri yenince balon uçurmaktı. Bu kadar desteğin olacağını bilmiyordum" Yaşadığı hastalık sürecinin sancılı geçtiğini anlatan Didem Yunusoğlu, kendisine destek olmak amacıyla etkinliğe katılanlara çok teşekkür etti. Yunusoğlu, "Süreç çok sancılıydı. Çok acılar çektim. İlk tedavim burada başlamadı. Başka hastanelerde başladı. Hastalığın sırtımın L3 kısmına attığını gördüm. Burada Alper hoca ile tanıştım ve süreci çok sabırlı ve güzel yönetti. Benim çok korkum vardı ağlıyordum. Sonrasında hiçbir şüphem kalmadı. 4 yıldır kanserle mücadele ediyorum. 4 aydır ise burada tedavi alıyorum. Kemoterapiye başlamamı hocam söyledi ve burada son kemoterapimi aldım. Şu andaki test sonuçlarından sonra sosyal medya üzerinden tekrar paylaşım yapacağım. İnşallah bitmiştir diye umuyorum. Düzenlenen etkinlikte çok heyecanlandım, konuşamadım. Arkadaşlar benim için o kadar şey yapmışlardı. Kalabalığı görünce aklımdaki çoğu şey uçup gitti. Tek isteğim kanseri yenince balon uçurmaktı. Bu kadar desteğin olacağını bilmiyordum. Çok mutluyum bir çok insana umut olacağımı düşünüyorum. İnşallah bir çok kişinin de sesi olmuşumdur ve inşallah onlar da seslerini benim gibi duyurabilirler. Herkese teşekkür ederim. Diğer yandan tedavisi devam edenlere mesajım ise, her şey kafada bitiyor. Önce tedavi sonra moral, motivasyonun bununla birlikte hastanede çok önemli" diye konuştu.
Başhekim Dr. Söylemez’in ismi Malazgirt Devlet Hastanesi’nde yaşatılacak
07 Ekim 2025 Salı - 17:27 Başhekim Dr. Söylemez’in ismi Malazgirt Devlet Hastanesi’nde yaşatılacak MUŞ (İHA) – Muş’un Malazgirt Devlet Hastanesi’nde, ilçede görev yaptığı dönemde büyük emek veren ve bu yıl kanser nedeniyle hayatını kaybeden Başhekim Dr. Esma Söylemez unutulmadı. Hastanede, merhum başhekim tarafından yapımına büyük katkı sağlanan konferans salonuna "Dr. Esma Söylemez Toplantı ve Konferans Salonu" ismi verildi. Duygu dolu anlara sahne olan törenin açılış kurdelesi, Kaymakam Göksu Bayram, Dr. Erol Emre Ömür ve Hacı Emir Söylemez tarafından birlikte kesildi. "Esma hocamızın emekleri asla unutulmayacak" Hastane Başhekimi Op. Dr. Mehmet Tıraş, törende yaptığı konuşmada merhum Esma Söylemez’e duyduğu saygıyı dile getirerek, "Esma hocam ile görev yaptığımız dönemde büyük bir uyum içindeydik. Hastanemize çok emeği geçti. Zamansız vefatı bizleri derinden etkiledi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi. Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür de yaptığı konuşmada, "Esma hocamızı rahmetle anıyoruz. Görev yaptığı sürede hem mesai arkadaşlarına hem de hastalarına karşı büyük bir özveriyle çalıştı. Sevenlerine, ailesine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı diliyorum" dedi. "Adı hep yaşayacak" Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram ise konuşmasında duygusal anlar yaşadı. Kaymakam Bayram, "Esma hocamızın vefatı beni ve eşimi ziyadesiyle üzdü. Kendisi bu hastanenin yapım aşamasında gece gündüz çalıştı, büyük fedakarlıklar gösterdi. Bu salonun onun adını taşıması çok anlamlı. İsmi hep yaşayacak. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi. Adı hastanede yaşatılsın diye büyük emekler sarf eden Hastane Müdürü Sırrı Şahin ise, Esma hocamıza Allah’tan rahmet diliyor, sevenlerine başsağlığı diliyorum. "Dr. Esma Söylemez Toplantı ve Konferans Salonu" hastanemize hayırlı olsun dedi. Hastane personeli ve davetliler, konuşmaların ardından Esma Söylemez için dualar etti. Törenin sonunda katılımcılar, konferans salonunu gezerek merhum başhekimin anısına yapılan düzenlemeleri inceledi. Törene, Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram, Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Hastane Müdürü Sırrı Şahin, merhum başhekim Esma Söylemez’in babası Hacı Emir Söylemez, Hastane Başhekimi Op. Dr. Mehmet Tıraş, AK Parti İlçe Başkanı Cengiz Altın, MHP İlçe Başkanı Burhan Yıldırım ve hastanede görev yapan mesai arkadaşları katıldı.
Meme kanserinde erken teşhiste radyolojinin gücü
07 Ekim 2025 Salı - 15:02 Meme kanserinde erken teşhiste radyolojinin gücü Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri. Erken teşhis edildiğinde ise tedavi başarısı çok yüksek. Çam Sakura Şehir Hastanesi Radyoloji uzmanı Dr. Mehmet Ali Nazlı, radyolojik görüntüleme yöntemlerinin özellikle mamografi ve şüpheli durumlarda ltrasonografik incelemenin muayeneye eklenmesinin kadınların hayatını kurtaran en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Dr. Nazlı, "Özellikle 40 yaşın üzerindeki kadınların hiç şikayetiniz yoksa dahi yılda bir kez Mamografi çektirmesi önerilmektedir. Risk faktörleri bulunan kadınlarda (ailede meme kanseri öyküsü, genetik yatkınlık gibi) kontroller daha erken yaşlarda başlamalıdır. Özellikle geçmiş meme kanser öyküsü olanlar takiplerini daha düzenli olarak yaptırmalıdır. Mamografi ve ultrason gibi radyolojik görüntüleme yöntemleri henüz elle fark edilemeyecek kadar küçük tümörleri tespit edebilir. MR ise daha daha ziyade kanser hastalarında veya aile öyküsü fazla olanlarda, genetik test yaptırmış ve sorunlu durumlarda kullanılan güvenilir bir yardımcıdır" dedi. Radyolojik incelemeler sayesinde hastalıkların çok erken evrede yakalandığını ve cerrahi ya da ilaç tedavisinde başarı oranının büyük ölçüde arttığını belirten Dr. Nazlı, "Toplumda sık rastlanan yanlış bir inanış, ’hiç şikâyetim yoksa kontrole gerek yok’ düşüncesidir. Oysa ki birçok kanser sessiz ilerler. Radyolojik özellikle Mamografik taramalar, hastalık belirti vermeden önce bile tanı koyabilir. Memede daha tam tümör olmadan mikrokalsifikasyon denilen kanser öncüsü olacak kireçlenmeleri gösterir. Halkımıza düzenli kontrollerini yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi.
Patnoslular’a yeni sağlık ocağı
07 Ekim 2025 Salı - 14:42 Patnoslular’a yeni sağlık ocağı Ağrı’nın Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan Zahide Şahin Sağlık Ocağı, Patnos’ta hem sağlık altyapısını güçlendirecek hem de bölge halkına modern hizmet imkânı sunacak. Patnos ilçesinde inşa edilen Zahide Şahin Sağlık Ocağı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törende konuşan Vali Mustafa Koç, sağlık merkezinin ilçeye önemli bir katkı sağlayacağını belirterek, "Açılışını yaptığımız sağlık merkezinin ciddi bir ekonomik değeri vardır. Burada 4 aile hekiminin görev yapacak olması, ilçemizde sağlık hizmetlerinin daha güçlü, erişilebilir ve etkin bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır. Bu anlamlı katkılarından dolayı emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci ise yeni sağlık ocağının, bölge halkının temel sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşması açısından önemli bir yatırım olduğunu vurguladı. Kilerci, Patnos halkının yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen kurdele kesimiyle Zahide Şahin Sağlık Ocağı hizmete açıldı. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Açılışa, Ağrı Valisi Mustafa Koç, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, İl Emniyet Müdürü, AK Parti Ağrı İl Başkanı, Patnos Belediye Başkanı, Patnos Devlet Hastanesi Müdürü ile AK Parti Kadın ve Gençlik Kolları başkanları katıldı.
"Türkiye’de Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Çalıştayı" NEÜ ev sahipliğinde yapıldı
07 Ekim 2025 Salı - 13:28 "Türkiye’de Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Çalıştayı" NEÜ ev sahipliğinde yapıldı Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi ile Ağız ve Çene-Yüz Cerrahisi Birliği Derneği iş birliğinde "Türkiye’de Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Çalıştayı" gerçekleştirildi. Çalıştayda; ağız, diş ve çene cerrahisinin ülkemizdeki güncel durumu değerlendirilerek, branşın karşı karşıya olduğu sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Çalıştayın açılış töreni NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, katılımcılara teşekkür ederek, "Fakültemizde gerçekleştirdiğimiz bu önemli çalıştay, Konya’nın köklü bilim geleneğine değerli bir katkı sağlayacaktır. Çene cerrahisi, diş hekimliği mesleğimizin en dinamik ve gelişime açık alanlarından biridir. Bugün burada sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda deneyim paylaşımı ve ortak projelerin doğması için önemli bir fırsat yakalamış bulunuyoruz. Diliyorum ki bu buluşma, mesleğimizin ilerlemesine ve ülkemizde çene cerrahisinin daha da güçlenmesine vesile olur" dedi. Ağız ve Çene-Yüz Cerrahisi Birliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Figen Çizmeci Şenel ise, çalıştayın mesleki dayanışma açısından önemine vurgu yaparak, "Alanımızın geleceği açısından büyük önem taşıyan bu tür toplantılar, ortak sorunlara çözüm üretmemizi ve bilimsel gelişmeleri paylaşmamızı sağlıyor. Çalıştaya katkı sunan tüm meslektaşlarıma ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alparslan Esen ise şunları söyledi: "Bu çalıştayla hedefimiz; branşımızın güncel durumunu bütün yönleriyle değerlendirmek, karşılaşılan sorunlara ortak çözümler üretmek ve geleceğe yönelik stratejik bir yol haritası belirlemektir. Uzmanlık eğitiminden, serbest çalışan meslektaşlarımızın şartlarına; idari düzenlemelerden bilimsel araştırma kapasitesinin artırılmasına kadar pek çok konuyu birlikte ele alıyoruz. Bu birlikteliğin, ülkemizde ağız, diş ve çene cerrahisinin gelişimine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." Açılış konuşmalarının ardından çalıştayda oturumlara geçildi. Program boyunca yapılan oturumlarda katılımcılar; uzmanlık eğitimi, serbest çalışan diş hekimlerinin şartları, akademik yetkinliklerin artırılması, insan gücü planlaması ve ulusal araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi gibi pek çok başlıkta görüş alışverişinde bulunarak, branşın gelişimi ve sürdürülebilirliği için atılabilecek adımları tartıştı.
Baba 13 yaşındaki oğluna hayat verdi
07 Ekim 2025 Salı - 13:08 Baba 13 yaşındaki oğluna hayat verdi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde böbrek yetmezliği hastası 13 yaşındaki Ubeydullah Fehmi Toğay, babasının verdiği böbrek sayesinde hayata tutundu. Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde yürütülen organ nakil çalışmalarına bir yenisi Bursa’da eklendi. Böbrek yetmezliği ve ciddi gelişim geriliği bulunan Fehmi, yaklaşık 5 aydır diyalize bağlı yaşamını sürdürüyordu. Oğlunun yaşaması için nakilden başka çare olmadığını gören 43 yaşındaki Hüseyin Toğay, oğluna böbreğini bağışlamak için Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan detaylı incelemeler sonrasında, böbrek naklinin uygun olduğuna karar verildi. Organ Nakli Sorumlu Cerrahı Prof. Dr. Murat Demirbaş başkanlığındaki ekip tarafından yapılan başarılı ameliyat sonucunda babadan alınan böbrek, oğluna nakledildi. Operasyonu gerçekleştiren Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Sorumlu Cerrahı Prof. Dr. Murat Demirbaş yaptığı açıklamada; Fehmi’de ciddi gelişim geriliği olduğunu belirtti. Ayrıca idrar böbreklere geri kaçtığı için böbreklerin işlev göremez hale geldiğini ve bir süredir diyaliz tedavisi almak zorunda kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Demirbaş, "Başarılı bir ameliyat ile babasının böbreği, minik Fehmi’ye nakledildi. Bundan sonraki süreçte büyümesi de hızlanacak. Yaşıtlarıyla birlikte normal şekilde hayatına devam edecek. Burada babadan aldığımız böbreği, verici için çok konforlu bir yöntem olan ‘Retroperitoneoskopik’ yani kapalı yöntem ile böbreği sırttan çıkartarak son derece modern bir teknikle aldık. Babası, taburcu oldu. Bu vesile ile organ bağışının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Fehmi bundan sonra normal hayatını yaşayacak ama normal hayatını yaşayamayan kronik böbrek yetmezliği olan çok sayıda çocuk var, bu çocukların hayata tutunabilmesi için organ bağışına ihtiyaçları var. Lütfen bu konuda daha duyarlı olalım. Organ nakli hayat kurtarır" şeklinde konuştu. "Herkese teşekkür ediyorum" Fehmi’nin rahatsızlığının doğum öncesi dönemden başladığını belirten Baba Hüseyin Toğay ise, "Yaklaşık 4-5 ay öncesi doktorlar, böbreklerin artık bitme noktasına geldiğini dolayısıyla organ naklinin ya da diyalizin şart olduğunu söyledi. Diyalize aldılar. Biz de nakil için gerekli işlemleri yaptık. 22 Eylül günü operasyona alındık. Ben taburcu oldum. Oğlumun sağlığı gayet iyi, yakında o da taburcu olacak, hiçbir sıkıntımız yok. Emeği geçen tüm hocalarıma teşekkür ederim" dedi. "Mühendis olmak istiyorum" Babasının verdiği böbrekle sağlığına kavuşan minik Fehmi ise, hastanede kaldığı süre boyunca karton bardaklardan tasarladığı oyuncaklarıyla oynayarak, taburcu olacağı günü beklemeye başladı. Kendini çok iyi hissettiğini ifade eden Fehmi, "Artık ağrılarım yok. İnşallah bu süreci de atlatırız. Sağ salim inşallah hep birlikte mutlu mesut bir hayat yaşarız. Mühendis olmak istiyorum. Çünkü icat yapmayı seviyorum" diye konuştu.