SAĞLIK
08 Nisan 2026 Çarşamba - 16:32 İran’daki savaş mağdurları için Van’dan 3 yardım tırı gönderildi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla hazırlanan ilaç, tıbbi sarf malzemesi ve tıbbi cihaz taşıyan 3 yardım tırı, Van’dan İran’a gitmek üzere yola çıktı. Bölgede devam eden savaş nedeniyle yaşanan insani drama sessiz kalmayan Türkiye, sınır komşusu İran’daki tıbbi ihtiyaçların karşılanması amacıyla yardım seferberliği başlattı. Son iki gündür Türkiye’nin çeşitli illerindeki hastane ve sağlık tesislerinden gönderilen tıbbi malzemeler Van’da toplandı. Gerekli kontrolleri ve yükleme işlemleri tamamlanan 3 tır, bugün öğleden sonra Van’dan uğurlandı. Tırların, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’daki ihtiyaç sahibi bölgelere ulaştırılması hedefleniyor. "Hummalı bir çalışma yürütüldü" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, tırların yola çıkışı öncesinde tüm sağlık personelinin gece boyunca seferber olduğunu belirtti. Yardım malzemelerinin eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde teslim edilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını ifade eden İl Müdürü Tosun, "Maalesef hepinizin de bildiği gibi bir aydır bölgemizde bir savaş devam etmekte. Dün gece itibarıyla kısmi bir ateşkes başlamış durumda. Dün geceden itibaren gerek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gerek ülkemizin dışişleri bürokratları ve Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’nun talimatlarıyla ilimizden 3 tane ilaç, tıbbi sarf ve tıbbi cihaz yardım tırı toplandı. Bunlar da bugün itibarıyla İran sınırından, İran’daki ihtiyacı olan tıbbi bölgelere götürülmek üzere yola çıkacak" dedi. Çeşitli sağlık tesislerinden Van’da toplanan cihazların tamamen kontrollerinin yapıldığını dile getiren Tosun, "Dün gece saatlerinde gelen talimatla da bugün tırların karşı tarafa geçirilmesi bizlere iletildi. İl Sağlık Müdürlüğümüzün çalışanları, hastanelerimizin çalışanları ve yöneticilerimiz hummalı bir çalışmayla bu 3 tırı, tüm imkanlarımızı seferber ederek hazırladı. Bakanımızın talimatıyla inşallah bugün Van’dan yola çıkarak Doğubayazıt’taki sınır kapısından İran’daki kardeşlerimize yardım amaçlı teslim edilmek üzere gidecek. Bizim temennimiz bu savaşın tamamen sona ermesidir. Bu savaşın tamamen sona ermesi için de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir öncülük ettiğini biliyoruz. Bu yardımlar büyük ihtimalle devam edecek. Biz de Van İl Sağlık Müdürlüğü olarak bakanımızın öncülüğünde bunları eksiksiz bir şekilde karşıdaki hem meslektaşlarımıza hem de ihtiyacı olan İranlı kardeşlerimize ulaştırmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız" diye konuştu.
Op. Dr. Öcük: "Burun estetiğinde amaç sadece güzellik değil, sağlıklı nefes alabilmektir"
31 Ekim 2025 Cuma - 11:49 Op. Dr. Öcük: "Burun estetiğinde amaç sadece güzellik değil, sağlıklı nefes alabilmektir" Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Öcük, "Burun estetiğinde amaç sadece güzellik değil, sağlıklı nefes alabilmektir" dedi. Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özcan Öcük, burun estetiğinin (rinoplasti) hem dünyada hem de Türkiye’de en sık yapılan estetik operasyonların başında geldiğini belirterek, bu ameliyatlarda estetik kadar fonksiyonelliğin de büyük önem taşıdığını vurguladı. "En önemli unsurlardan biri sağlıklı bir şekilde nefes alabilmesidir" Burun estetiğinin sadece dış güzellik olmadığını söyleyen Dr. Öcük, "Günümüzde burun estetiği, dünyada ve Türkiye’de en sık yapılan ameliyatların başında gelmektedir. Burun estetiğinde dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri, burunun sadece estetik açıdan güzel görünmesi değil, aynı zamanda fonksiyonel olarak sağlıklı bir şekilde nefes alabilmesidir. Doğru planlanmış bir burun estetiği, hem kişinin görünümünü güzelleştirir hem de rahat nefes almasını sağlayarak yaşam kalitesini ve uyku düzenini olumlu yönde etkiler. Rinoplasti yani burun estetiği planlanırken iki temel noktaya özellikle dikkat etmek gerekir: Burunun doğal ve yüzle uyumlu bir görünüme sahip olması ile birlikte hastanın nefes alma fonksiyonunun da korunması. Bazı hastalar, daha önce geçirdikleri operasyonlardan sonra istedikleri sonucu elde edemeyebilirler. Bu durumda yapılan ikinci ameliyatlara "revizyon rinoplasti" denir. Revizyon ameliyatları, ilk operasyonlara göre daha zordur ancak doğru planlama ve dikkatli bir cerrahi yaklaşımla son derece başarılı sonuçlar alınabilir. Önemli olan, önceki ameliyatın detaylarını doğru analiz edip yeni operasyonu buna göre titizlikle planlamaktır" dedi. "Burundan sağlıklı nefes almak yaşam kalitesi açısından çok önemlidir" Dr. Öcük, "Burundan sağlıklı nefes almak yaşam kalitesi açısından çok önemlidir. Rahat nefes almak; kaliteli bir uyku, daha enerjik bir yaşam ve konforlu bir egzersiz süreci sağlar. Bu nedenle burun estetiği planlaması mutlaka birebir muayene edilerek, hastanın ihtiyaçları doğrultusunda yapılmalıdır. Sosyal medyada görülen örneklere göre karar vermek yerine, en doğru yaklaşım muayene sonrası kişiye özel bir planlama yapmaktır. Tüm hastalarımızı muayeneye bekliyoruz; birlikte en doğru ve sağlıklı planlamayı yapabiliriz" diye konuştu.
Nusaybin’de diş sağlığında yeni dönem: Protez laboratuvarı hizmete girdi
31 Ekim 2025 Cuma - 11:33 Nusaybin’de diş sağlığında yeni dönem: Protez laboratuvarı hizmete girdi Mardin’in Nusaybin ilçesinde ağız ve diş sağlığı alanında önemli bir adım atıldı. Vatandaşlara erişilebilir, nitelikli ve çağdaş sağlık hizmeti sunmak amacıyla planlanan merkezde, acil, engelli, çocuk, mahkum ve genel poliklinikler yer alıyor. Merkezde dolgu, kanal tedavisi, gömülü diş çekimi ve diş taşı temizliği gibi birçok işlem diş hekimleri tarafından titizlikle gerçekleştiriliyor. Hizmete giren diş protez laboratuvarı sayesinde Nusaybinliler artık protez işlemleri için çevre illere gitmeden hizmeti yerinde alabilecek. Bu gelişme, vatandaşlara hem zaman hem de ulaşım kolaylığı sağlayacak. Nusaybin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Cevat Akyün, laboratuvarın açılışıyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: ’’Nusaybin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak bugün önemli bir hizmeti daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Diş protez laboratuvarımız resmi olarak hizmete açılmıştır. Bu birimin açılmasıyla birlikte vatandaşlarımız protez hizmetlerine artık daha hızlı, kaliteli ve yerinde ulaşacaktır. İlçemize değer katacak bu hizmetin hayırlı olmasını diliyorum. İlçemize ve merkezimize sağladıkları destek için Sağlık Bakanlığımıza, Mardin Valiliğimize ve İl Sağlık Müdürlüğümüze teşekkür ederim. Hep birlikte daha sağlıklı bir Nusaybin için çalışmaya devam edeceğiz."
Mobil kanser tarama aracı köylere kadar ulaştı: Tarama sayısında yüzde 148’lik artış yaşandı
31 Ekim 2025 Cuma - 11:05 Mobil kanser tarama aracı köylere kadar ulaştı: Tarama sayısında yüzde 148’lik artış yaşandı Sivas Valiliği himayesinde, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlayan mobil mamografi aracıyla birlikte kadınlarda sıklıkla görülen meme kanseri taramalarında rekor artış yaşandı. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artışın yaşandığı kentte 9 bin 450 kişiye kanser taraması yapıldı. Sivas Valiliği, kadınlarda sıklıkla görülen meme kanserinde erken teşhis amacıyla kente mobil mamografi cihazı kazandırdı. Şifa Projesi çerçevesinde kazandırılan araç ile kent merkezinin yanı sıra ilçeler ve köylerde yaşayan kadınlara meme kanseri taraması yapıldı. 2023 yılında 3 bin 280 olan tarama sayısı, 2024 Kasım ayında hizmet vermeye başlayan Mobil Kanser Tarama Aracı ile birlikte 7 bin 404’e ulaştı. 2025 yılında 9 bin 450 tarama sayısına ulaşılan kentte, 384 kişinin meme kanseri taraması pozitif sonuçlandı. Tarama sonucu pozitif çıkan kadınlar, Numune Hastanesi Tarama Sonrası Teşhis Merkezi’ne yönlendirmeleri yapıldı. Kanser teşhisi konulan 28 hasta, mobil tarama aracı sayesinde erken tedaviye başladı. Mobil tarama aracı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde Sivas Devlet Hastanesi önüne konuşlanarak tarama yapmaya başladı. Aracı ziyaret eden Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, görevli sağlık personeli ve vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. "Amacımız, meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak" Mobil tarama aracıyla ilgili açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz Şimşek, "Bildiğiniz üzere ekim ayı, Meme Farkındalık Ayı. Bu amaç doğrultusunda ilimizde birçok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Amacımız, meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak. Kadınlarımızı bu konuda bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve özellikle de erken tanı konusunda onları uyarmak. Dünya Sağlık Örgütü verilerinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin kansere yakalandığını görüyoruz. İlk sırada akciğer kanseri yer alıyor, ikinci sırada ise meme kanseri yer alıyor. Biz de bu gerçek ışığında ilimizde Şifa Projesi’ni başlattık. Öncelikle hayırseverimizin desteğiyle aracı temin ettik. İçine son teknoloji ile donatılmış mamografi cihazını yerleştirdik. Bunun akabinde taramalara başladık" dedi. "Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu" Sivas’ın coğrafyasının oldukça geniş olduğuna dikkat çeken Vali Şimşek, "Bin 234 köyümüz var. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımız, merkezde yaşayan vatandaşlarımız kadar şanslı değil. Bizim amacımız, kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın ayağına bu tarama hizmetini götürmekti, onları da bu koruyucu sağlık hizmetine kavuşturmaktı. Çok şükür ki çok olumlu sonuçlar aldık. Bu projeye bir yıl önce başlamıştık. Geldiğimiz noktada tarama sayılarımızda ciddi bir artış görüyoruz. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu. Kadınlarımız erken teşhis sayesinde kanser hastalığı ilerlemeden tedavisine başlamış oluyor. Bu projeye destek veren sağlık yöneticilerimize, milletvekillerimize, fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Aracın içerisinde incelemelerde bulunan Vali Yılmaz Şimşek, sağlık çalışanları ve vatandaşlarla birlikte havaya 58 pembe balon bıraktı.
Mobil kanser tarama aracı köylere kadar ulaştı, tarama sayısında yüzde 148’lik artış yaşandı
- Sivas Valiliği himayesinde kente kazandırılan Mobil Kanser Tarama Aracı sayesinde 9 bin 450 kadına meme kanseri taraması yapıldı
31 Ekim 2025 Cuma - 11:03 Mobil kanser tarama aracı köylere kadar ulaştı, tarama sayısında yüzde 148’lik artış yaşandı - Sivas Valiliği himayesinde kente kazandırılan Mobil Kanser Tarama Aracı sayesinde 9 bin 450 kadına meme kanseri taraması yapıldı Sivas Valiliği himayesinde, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlayan mobil mamografi aracı ile birlikte kadınlarda sıklıkla görülen meme kanseri taramalarında rekor artış yaşandı. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artışın yaşandığı kentte 9 bin 450 kişiye kanser taraması yapıldı. Sivas Valiliği, kadınlarda sıklıkla görülen meme kanserinde erken teşhis amacıyla kente mobil mamografi cihazı kazandırdı. Şifa Projesi çerçevesinde kazandırılan araç ile kent merkezinin yanı sıra ilçeler ve köylerde yaşayan kadınlara meme kanseri taraması yapıldı. 2023 yılında 3 bin 280 olan tarama sayısı, 2024 Kasım ayında hizmet vermeye başlayan Mobil Kanser Tarama Aracı ile birlikte 7 bin 404’e ulaştı. 2025 yılında 9 bin 450 tarama sayısına ulaşılan kentte 384 kişinin meme kanseri taraması pozitif sonuçlandı. Tarama sonucu pozitif çıkan kadınlar, Numune Hastanesi Tarama Sonrası Teşhis Merkezine yönlendirmeleri yapıldı. Kanser teşhisi konulan 28 hasta, mobil tarama aracı sayesinde erken tedaviye başladı. Mobil tarama aracı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde Sivas Devlet Hastanesi önüne konuşlanarak tarama yapmaya başladı. Aracı ziyaret eden Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, görevli sağlık personeli ve vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. "Amacımız; meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak" Mobil tarama aracı ile ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz Şimşek, "Bildiğiniz üzere ekim ayı, Meme Farkındalık Ayı. Bu amaç doğrultusunda ilimizde birçok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Amacımız; meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak. Kadınlarımız bu konuda bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve özellikle de erken tanı konusunda onları uyarmak. Dünya Sağlık Örgütü verilerinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin kansere yakalandığını görüyoruz. İlk sırada akciğer kanseri yer alıyor, ikinci sırada ise meme kanseri yer alıyor. Biz de bu gerçek ışığında ilimizde Şifa Projesini başlattık. Öncelikle hayırseverimizin desteği ile aracı temin ettik. İçine son teknoloji ile donatılmış mamografi cihazını yerleştirdik. Bunun akabinde taramalara başladık" dedi. "Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu" Sivas’ın coğrafyasının oldukça geniş olduğuna dikkat çeken Vali Şimşek, "Bin 234 köyümüz var. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımız, merkezde yaşayan vatandaşlarımız kadar şanslı değil. Bizim amacımız; kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın ayağına bu tarama hizmetini götürmekti, onları da bu koruyucu sağlık hizmetine kavuşturmaktı. Çok şükür ki çok olumlu sonuçlar aldık. Bu projeye bir yıl önce başlamıştık. Geldiğimiz noktada tarama sayılarımızda ciddi bir artış görüyoruz. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu. Kadınlarımız erken teşhis sayesinde kanser hastalığı ilerlemeden tedavisine başlamış oluyor. Bu projeye destek veren sağlık yöneticilerimize, milletvekillerimize, fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Aracın içerisinde incelemelerde bulunan Vali Yılmaz Şimşek, sağlık çalışanları ve vatandaşlar ile birlikte havaya 58 pembe balon bıraktı. (RM-
Antibiyotik direnci tehlikesine dikkat
31 Ekim 2025 Cuma - 10:23 Antibiyotik direnci tehlikesine dikkat Antibiyotiklerin, bakterilerin neden olduğu hastalıkları iyileştiren çok önemli ilaçlar olduğunu ancak her hastalığın antibiyotikle düzelmediğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Örneğin, nezle, grip, öksürük gibi pek çok hastalık virüslerle oluşur ve bu hastalıklarda antibiyotik işe yaramaz. Yani antibiyotikler sadece doğru zamanda ve doğru hastalıkta kullanıldığında faydalıdır" dedi. Toplumda antibiyotik direnci tehlikesinin giderek arttığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, dikkat edilmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Antibiyotik direncinin tanımını yapan Liv Hospital Samsun’dan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Antibiyotikleri gereksiz kullandığımızda bakteriler bu ilaçlara alışabiliyor ve artık etkilenmemeye başlıyor. Buna ‘antibiyotik direnci’ denir. Böyle durumlarda basit bir hastalık bile daha uzun sürebilir ve tedavisi zorlaşabilir. Yani antibiyotikleri gereksiz kullanmak, sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de etkiler" diye konuştu. "Gereksiz antibiyotik yerine vücudunuza destek olun" Çocukların en çok karşılaştığı hastalıkların çoğu virüs kaynaklı olduğunu ve vücudumuzun savunma sisteminin zamanla bu mikroplarla savaşmayı öğrendiğinin altını çizen Uzm. Dr. Çebi, "Bol su içmek, iyi beslenmek, uyku düzenine dikkat etmek ve doktorun önerdiği doğru tedaviyi uygulamak çoğu zaman iyileşmek için yeterlidir. Gereksiz antibiyotik almak yerine vücudumuza destek olmak en doğru yoldur" ifadelerini kullandı. "Anne babalar doktor önerisi olmadan çocuklarına antibiyotik vermemeli" Anne babaların doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanmaması çok önemli olduğunu işaret eden Uzm. Dr. Çebi, "Her ateş, her öksürük antibiyotik gerektirmez. Hep birlikte bilinçli davranarak çocuklarımızın sağlığını koruyabilir, gelecekte güçlü ve etkili tedavi seçeneklerine sahip olmaya devam edebiliriz" şeklinde konuştu.
Medical Point, sağlıkta Türkiye’nin ’Altın Markası’
31 Ekim 2025 Cuma - 10:18 Medical Point, sağlıkta Türkiye’nin ’Altın Markası’ İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, Ekonomiye Fayda Endeksi (EFE) sonuçlarına göre, özel hastane sektöründe Türkiye’nin "Altın Markası" unvanını kazandı. Türkiye İtibar Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliğiyle bu yıl yedincisi düzenlenen Ekonomiye Fayda Endeksi (EFE) sonuçları açıklandı. Türkiye genelinde 26 bölge ve 72 ilde gerçekleştirilen araştırma kapsamında, kamuoyu nezdinde kurumların yönetim performansı, ürün ve hizmet kalitesi ile topluma sağladıkları sosyal fayda ölçümlendi. Yaklaşık 14 bin kişiyle Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemiyle yapılan araştırma sonucunda markalar, elde ettikleri puanlara göre Elmas, Platin ve Altın olmak üzere üç farklı ligde derecelendirildi. Türkiye’nin önde gelen markalarının yer aldığı listede İEÜ Medical Point, sağlık hizmetlerinde kalite, güven ve topluma katkı sağlayan çalışmalarıyla Altın Lig’de yer aldı. Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda İEÜ Medical Point Hastanesi, özel hastane sektöründe Türkiye’nin "Altın Markası" unvanına layık görüldü. İEÜ Medical Point Hastanesinden yapılan açıklamada, "Türkiye genelinde yapılan bu prestijli araştırmada ‘Altın Marka’ olarak yer almak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu başarı; hasta memnuniyetini, etik değerleri ve topluma fayda sağlamayı esas alan tüm ekibimizin özverili çalışmalarının bir yansımasıdır. Sağlıkta kalite ve güven anlayışımızla insanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz." denildi.
Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat
31 Ekim 2025 Cuma - 09:55 Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyarıyor. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" diye konuştu.
Prof. Dr. Figen Ayhan: "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birinde lenfödem gelişme riski vardır"
31 Ekim 2025 Cuma - 09:30 Prof. Dr. Figen Ayhan: "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birinde lenfödem gelişme riski vardır" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Figen Ayhan, "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birinde lenfödem gelişme riski vardır. Fazla kilolu, koltuk altından lenf cerrahisi geçiren ve/veya ışın tedavisi alan, aynı taraf kol veya memeden enfeksiyon geçiren ve bazı kemoterapileri alan hastalar yüksek risk grubundadır" dedi. Meme kanseri kadınlarda yaygın bir kanser türü olmaya devam ediyor. Meme kanseri cerrahisi geçiren, kemoterapi ve ışın tedavisi alan her 5 kadından 1’inde yıllar sonra bile sıklıkla kolda ve elde görülen ani şişliklerin ise lenfödem belirtisi olabileceği belirtildi. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan, lenfödem erken teşhis edilmezse fonksiyon kaybına kadar gidebileceğini belirterek, hastalara bedenlerini izleme çağrısında bulundu. Prof. Dr. Ayhan ayrıca, erken teşhisin lenfödemiden korunmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı. "Erken tanı ve tedavi almayan lenfödem kronik bir hastalığa dönüşür" Erken tanının her hastalıkta olduğu gibi lenfödemde de önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Ayhan, "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birisinde lenfödem gelişme riski vardır. Fazla kilolu, koltuk altından lenf cerrahisi geçiren ve/veya ışın tedavisi alan, aynı taraf kol veya memeden enfeksiyon geçiren ve bazı kemoterapileri alan hastalar yüksek risk grubundadır ve yakın takip edilmelidir. Beden dikkatle izlenmeli, erkenden teşhis edilmelidir. Lenfödemden korunma ve erken tanı ile tedavisi mümkündür. Erken tanı ve tedavi almayan lenfödem kronik bir hastalığa dönüşür, önemli fonksiyon kayıpları meydana gelebilir. Bu hastalar da tam teşekküllü hastanelerin uzman lenfödem kliniklerinde yaşam boyu sağlıklı diyet, cilt bakımı, manuel lenfatik drenaj masajı, bandaj, gündüz veya gece giysileri ile egzersiz programı almalıdır" dedi. "Meme ameliyatı sonrası egzersizlere başlanmalıdır" Prof. Dr. F. Figen Ayhan, meme kanseri hastalarına özel lenfödem tedavisine ilişkin şöyle konuştu: "Tedavide ödem düzeyini mümkün olabildiğince azaltmak veya gidermek, enfeksiyon riskini azaltmak, lenfödemli bölgelerin fonksiyonel kapasitesini en üst düzeye çıkarmak ve kozmetik görünümü olabildiğince düzeltmek amaçlanır. Meme ameliyatı sonrası erken dönemde omuzun tam eklem açıklığını kazanmaya yönelik egzersizlere başlanmalıdır. Ameliyat ve ışın tedavisi sonrası erken dönemde ödemi artırabilecekleri için dirençli egzersizlerden kaçınılmalıdır. Daha sonraki dönemde kompleks dekonjestif tedavinin bir parçası olarak çok katlı bandajlama veya basınç giysisi kullanılarak eklem hareket açıklığı egzersizleri, germe egzersizleri, kademeli olarak direncin artırıldığı güçlendirme egzersizleri ve kardiyo egzersizleri olarak da bilinen kondisyon artırmaya yönelik aerobik egzersizler ile devam edilmelidir. Hem lenf hem de toplardamar (venöz) dolaşımdaki akımı bozarak lenfödemi arttırmaları nedeniyle eklem hareketi yapılmadan kas kasılmaları ile güçlendirmenin sağlandığı izometrik egzersizlerden kaçınılmalıdır. Meme kanseri ile ilişkili lenfödem risk grubunda olan kadınlar yılda bir kez lenfödem uzmanına başvurmalı ve kolunda şişlik hisseden her meme kanseri tanılı kadın da aynı uzmandan lenfödem tedavisini almalıdır."