POLİTİKA
14 Mart 2026 Cumartesi - 12:04 Balıkesirli süt üreticilerine bayram öncesi ödeme müjdesi AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, Balıkesir tarım ve hayvancılığına büyük değer katan dev destek ödemesinin müjdesini paylaştı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce yürütülen çalışmalar sonucunda, toplamda 253 milyon TL. tutarındaki destekleme ödemesi üreticilerin hesaplarına yatıyor. Şehrin ekonomisine ciddi bir girdi sağlayacak olan ödeme tablosu şöyle: Temel Üretim Desteği: 152 milyon TL. ve Çiğ Süt Desteği: 101 milyon TL. olmak üzere 253 milyon TL". Üreticilerin mağduriyet yaşamaması adına ödemelerin belirli bir düzen çerçevesinde yapılacağını hatırlatan Aydemir, "TCKN son hanesi "2" olan ve VKN son hanesi "1, 3, 5, 7, 9" olan üreticilerimiz, ödemelerini hesaplarında görebilecekler" dedi. "Üreten Balıkesir, güçlenen Türkiye" AK Parti’nin her zaman üreticinin en büyük destekçisi olduğunu vurgulayan Başkan Aydemir, hükümetin tarım ve hayvancılık politikalarına dair şu önemli ifadeleri kullandı: "AK Parti olarak, toprağını işleyen çiftçimizi ve alın teriyle üretim yapan süt üreticimizi Türkiye Yüzyılı’nın en stratejik gücü olarak görüyoruz. Bizim siyasetimizin merkezinde üretim ve üreticiye hak ettiği değeri vermek vardır. Dün olduğu gibi bugün de devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek, mazotundan gübresine, süt desteğinden temel üretimine kadar her alanda çiftçimizin yükünü hafifletmeye kararlıyız. Balıkesir’imizin bereketli toprakları, hükümetimizin sağladığı bu güçlü desteklerle daha da canlanacak; soframıza gelen her damla süt ve her başak tanesi AK Parti’nin üreticiye verdiği sarsılmaz önemin bir nişanesi olacaktır." Başkan Mehmet Aydemir, bu önemli destekler için emek harcayan isimlere özel bir teşekkür mesajı yayımladı: "Balıkesir’imizin ihtiyaçlarına her zaman hassasiyetle yaklaşan, sürecin başından sonuna kadar desteğini esirgemeyen başta AK Parti Genel Başkan Yardımcımız ve Balıkesir Milletvekilimiz Belgin Uygur hanımefendiye; kıymetli milletvekillerimiz İsmail Ok, Mustafa Canbey ve Ali Taylan Öztaylan’a şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, sahada bu süreci titizlikle takip eden ve koordinasyonu sağlayan İl Tarım ve Orman Müdürümüz Hüseyin Düzgün ve ekibine teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde Balıkesir üreticisi için çalışmaya devam edeceğiz. Hayırlı ve bereketli olsun."
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:44 Enes Ertuğrul Kalın: "Kayseri’de her zaman birinciliğe namzet bir partiyiz" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, MHP’nin Kayseri’de her zaman birinciliğe namzet bir parti olduğun söyleyerek, "Sarız ve Pınarbaşı geçici süreliğine MHP’li belediye olmanın dışında kaldılar" dedi. MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, parti çalışmaları, ‘terörsüz Türkiye’, emekli maaşlarındaki son durum ve savunma sanayi konularında gündeme dair açıklamalarda bulundu. 24 Ekim 2025 tarihinde başlayan ve ev ziyaretleri yapılarak, vatandaşların sorunlarının dinlendiği ‘Hayırlı günler komşum, derdin derdimizdir’ programı hakkında açıklamalarda bulunan Enes Ertuğrul Kalın, "Hayırlı günler komşum, derdin derdimizdir’ sohbetleri genel merkezimiz tarafından başlatıldı. 24 Ekim tarihinde tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak başlatılan bir program. Bu program çerçevesinde il ve ilçe teşkilatlarımız, belirli bir koordinasyon çerçevesinde ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ziyaretlerimizde, mahalle, siyasi görüş ayırt etmiyoruz. Bu zamana kadar da ‘bana gelmeyin’ diyen kimseyle karşılaşmadık. Biz vatandaşımızın nabzını tutuyoruz. Bize 6 bin 900’ün üzerinde talep gelmiş, 6 bin 300 talep de olumlu olarak sonuçlanmış. Bu zaman kadar 4 binden fazla ev ziyareti gerçekleştirdik. Bazı kesimler, ‘o kadar evi nereden buluyorlar ve sayıları şişiriyorlar’ diyorlar. Bunların hepsi kayıt altında. Yaptığımız ziyaretlerin haftalık 50 ya da 60 tanesi vatandaşımızdan bize gelen talep. Vatandaşlarımız bu çalışmayı gördükçe bize ulaşıyorlar. ‘Bize gelin’ ya da ‘komşuma da gidin’ diyorlar. Öyle taleplerde çok fazla oluyor" dedi. "Anayasanın ilk 4 maddesi münazara edilmez" ‘Terörsüz Türkiye’ projesine yapılan bazı olumsuz yorumlara açıklık getiren Kalın, Anayasanın ilk 4 maddesinin münazara edilemeyeceğini ifade ederek, "Liderimiz gayet şeffaf, gayet açık ve gayet berrak bir şekilde düşüncelerini dile getiriyor. 40 yıllık bir belanın ortadan kalkması için elini değil, vücudunu taşın altına koyuyor. Ancak diğer taraftan sözüm ona milliyetçi bir siyasi partinin genel başkanı çıkıyor, ‘Türk adını kaldıracaklar.’ diyor. Bu nerede konuşuldu? ‘Ana dilde eğitim için hazırlık yapılıyor’ diyor. Bu nerede yapılıyor? Türkiye Büyük Millet Meclisi internet sitesinde Milli Birlik Komisyonu’nun tüm çalışmaları ve oluşturduğu meclis genel kuruluna sunulacak olan rapor yayınlandı. Gizli kapaklı yapılan hiçbir şey yok. Sadece iki oturum gizli yapıldı. Birisi Milli İstihbarat Teşkilatı başkanının katıldığı oturum, diğeri de İçişleri Bakanlığı’nın katıldığı oturum. Sadece bu ikisinin tutanakları yayınlanmadı. O oturumlara da zaten muhalefet partisinin milletvekilleri de katıldı. Yine gizli saklı bir şey yok. Bizim milletvekillerimizin imzasının da olduğu raporda görüşlerimiz yazıyor. Biz ‘Anayasanın ilk dört maddesi münazara edilemez’ diyoruz. Anayasadaki ki vatandaşlık tanımı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili Türkçedir. Eğitim dili de Türkçedir. Bunlarda taviz yok" ifadelerini kullandı. "Gerçeği anlatmak için sahadayız" Kendilerine ‘terörsüz Türkiye’ projesiyle ilgili çok fazla iftira atıldığını dile getiren Kalın, "Biz ev veya şehit ailelerine yaptığımız ziyaretlerde gerçeği anlatmaya gidiyoruz. Yani ortada çok fazla kara propaganda var. Haliyle bunu da net bir şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar vatandaşımızın kafasında bir soru işareti kalmayana kadar izah etmeye çalışıyoruz. Bizim Kayseri’de DEM Partiyle herhangi bir temasımız olmadı. Bu genel merkezler düzeyinde yürütülen bir siyaset. Bize Genel Merkezi’mizden bir talimat gelmediği için bizimde böyle bir girişimimiz olmadı" şeklinde konuştu. "Temennimiz emekli maaşının artırılması yönünde" Emekli maaşlarıyla ilgili bir gelişmenin olup, olmadığıyla ilgili gelen soruya Kalın, "Emekli maaşlarıyla ilgili şu an için bir gelişme yok. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey, emekli maaşı noktasında temennisini dile getiriyor. Görmüş olduğu bir durumu, tespiti zuhura çıkarıyor. En düşük emekli maaşı 20 bin TL. Genel başkanımızda, insanların geçim sıkıntısı çekebileceğini işaret ediyor. Artırılmasını talep ediyor. Bu siyaseten sorumluluğu gereği yapmış olduğu bir açıklama. Ama şunu da genel başkanımızın ifadesiyle söylemek gerekirse, biz bir koalisyon ortağı da değiliz. Bir hükümet ortağı da değiliz. Şu an emekli maaşı olsun, asgari ücret olsun, memur zamları olsun, ekonominin tamamına dair tüm yetki ve sorumluluk Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetindedir. Haliyle orada bir çalışma var mıdır? Emekli maaşında böyle bir artışa gidilecek midir? Buna benim yorum yapmam çok doğru olmaz. Genel başkanımızın yapmış olduğu açıklamalar zaten hükümet tarafından dikkate alınıyor. Bizim de temennimiz emekli maaşının artırılması yönünde. Çünkü hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz. Hepimiz yani aynı milletin fertleriz. Haliyle 20 bin TL ile nasıl geçinilip, nasıl geçinilmeyeceğini hepimiz biliyoruz" diye konuştu. "Selahattin Metin Başkanın örnek alınmasını isteriz" Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin’in ilçede örnek alınacak işler yaptığını aktaran Kalın, "Selahattin Metin Başkanın çalışkanlığını garipseyemeyiz. Selahattin Metin Başkan, çevresini harekete geçirmeyi çok iyi biliyor. Bu çevrede her belediye başkanında olacak bir şey değil. Harekete geçirecek bir yapısı var. Öyle olunca bir belediye başkanı bir hizmet yaparken, Selahattin Başkan iki hizmet yapabiliyor. O noktada farkını ortaya koyuyor. Anket yapılıyor, anketlerde en çalışkan belediye başkanı seçiliyor. Biz de gurur duyuyoruz. Partili bir belediyemiz. Diğer belediye başkanlarımıza da örnek olmasını isteriz. Ama dediğim gibi işte herkesin kendi çevresi veya o çevreyi harekete geçirebilecek, kabiliyetleri farklı olabiliyor" şeklinde konuştu. "Cumhur İttifakı’nın en uyumlu olduğu il Kayseri’dir" Cumhur İttifakı’nın en uyumlu olduğu ilin Kayseri olduğunu belirten Kalın, "Cumhur İttifakı’nın AK Parti ve MHP iki müstakil parti. İkisinin de temelinde dayandığı iki ayrı ideoloji de söz konusu. Ancak, Kayseri’de bir uyumsuzluk söz konusu değil. Çünkü hem Hüseyin Okandan başkanla hem de öncesinde Fatih Üzüm başkanla biz beraber çalıştık. Kaldı ki onun evvelinde 5 yıl Melikgazi İlçe Başkanlığı görevimde yine AK Parti Melikgazi Başkanlığıyla beraber çalıştım. Biz hep bir uyum içerisinde çalıştık. Cumhur İttifakı’nda en uyumlu il Kayseri diyebiliriz" dedi. "Kayseri’de seçime en hazır parti MHP’dir" Gerçekleşebilecek bir erken seçime bugünden hazır olduklarını dile getiren Kalın, "Milliyetçi Hareket Partisi, anket sonuçlarına göre siyaset yapmayacağı için araştırma yaptırmadık, yaptırmıyoruz. Bu genel merkezimizin politikası dolayısıyla bizim de politikamız. Genel Başkanımız, ‘oyumuz yüzde 0 olsa dahi ‘terörsüz Türkiye’den dönmeyeceğim’ dedi. Haliyle bizi etkilemeyeceği için böyle bir kamuoyu araştırması yaptırmıyoruz. İddialı bir şey söyleyeceğim. Belki de Kayseri’deki en yetkin seçim hukukçularından biri benimdir. Kayseri’deki vekaleten 2023’te seçimlerin tüm hukuki işlemlerini de ben takip ettim. Pınarbaşı seçimlerindeki hukuki işlemleri, işte orada yapılan usulsüzlüklerin tespitleri, tutanak altına alınması, itiraz dilekçelerinin hazırlanması bana aitti. Pınarbaşı’nda seçimin iptal kararı da YSK’nın emsal kararlarından biri haline geldi. Seçime hazır olmamızı, kendime olan güvenimden dolayı ve yarın seçim olsa İl Seçim Kurulu’na giderek, sandık görevlilerim hazır diyecek listem elimde hazır olmasından dolayı diyebiliyorum" ifadelerini kullandı. "Sarız ve Pınarbaşı geçici süreliğine MHP’li belediye olmanın dışında kaldılar" Son seçimde kaybedilen Sarız ve Pınarbaşı Belediyeleri hakkında konuşan Başkan Enes Ertuğrul Kalın, "Sarız ve Pınarbaşı geçici süreliğine MHP’li belediye olmanın dışında kaldılar. Biz kazanan belediye başkanlarıyla alakalı seçimden önce ya da seçimden sonra hiçbir yorum yapmadık. Biz yeteneksiz olduklarını, yapamayacaklarını, yürütemeyeceklerini söyledik. Sarız ve Pınarbaşı belediye başkanlarının faydalı olamayacağını söyledik. O gün bizim, o belediye başkanları ile alakalı söylediğimiz şeyleri, bugün Sarız ve Pınarbaşı halkı kendileri söylüyor. Kendileri eleştiriyor, kendileri hata yaptıklarını kabul ediyor" şeklinde konuştu. "Genel seçimler, yerel seçimlere ışık tutacak" Genel seçimlerin, yerel seçimlerden önce gerçekleşeceğini ve genel seçimlerin, yerel seçimlere ışık tutacağının altını çizen Kalın, "30 büyük şehrin tamamında genel merkezler düzeyinde ittifaklar kuruluyor. Aday belirleme süreci, yine genel merkez düzeyinde yapılan çalışma neticesinde ortaya çıkıyor. Biz burada sadece belki meclis üyelerinin sıralamalarına müdahale edebiliyoruz. Gittiğimiz ziyaretlerde bize soruluyor. Özellikle teşkilatta görev alan arkadaşlarımız da soruyor. Önümüzdeki genel seçim, yerel seçimden önce olacak. Örneğin, biz genel seçimlerde bir ilçede birinci parti çıktık. Hemen peşine 8-9 ay yerel seçimler olacak. 8 ay önceki genel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi birinci parti çıkmış. Haliyle belediye seçimlerinde de Milliyetçi Hareket Partili bir adayla girilmesini talep edebiliriz. Ama yine net olarak kararlar genel merkezlerden verilecek. Genel seçimler, yerel seçime ışık tutacak. Geçtiğimiz genel seçimlerde Bünyan’da çok ciddi oy aldık" diye konuştu. "MHP, Kayseri’de her zaman birinciliğe namzettir" Seçimlerde Kayseri’de MHP’nin birinci parti olmasının sürpriz olmayacağını ifade eden Kalın, "Biz gittiğimiz yerlerde görüyoruz. Kayseri için Milliyetçi Hareket Partisi’ne ‘sürpriz parti’ diyemeyiz. Biz Kayseri’de her zaman birinciliğe namzet bir partiyiz. Geçmişe baktığımız zaman Milliyetçi Hareket Partisi 4 milletvekili çıkarmış bir parti. Kayseri özelinde Milliyetçi Hareket Partisi her zaman birinci parti olmaya namzettir. Dolayısıyla sürpriz biz olmayız. Bizim birinciliğimiz sürpriz olmaz. Ama çok fazla değişken var. Seçime kadar çok ciddi bir süre gözüküyor. Genel başkanımız herhangi bir erken seçimin gündemimizde olmadığını da beyan etti. Dolayısıyla çok fazla değişkenlik ortaya çıkacaktır" dedi. "Savunma sanayinde Kayseri’nin de yer alması lazım" Savunma sanayinde Türkiye’nin farklı bir noktaya geldiğini, Kayseri’nin de bu gelişime destek sunması gerektiğini belirten Kalın, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Savunma sanayi, Kayseri’nin ilk 25 yılını kurtar. Çünkü savunma sanayi belki şu anda hafızalarımızın almayacağı noktalara gidecek. Savunma sanayinde ilkleri başlatıyoruz. Savunma sanayinde üretim noktasında Kayseri’nin de destek sunması lazım. Burada bizim de yer almamız lazım. O ligde olmamız lazım. Çünkü Türkiye savunma sanayinde Şampiyonlar Ligi’ne gidiyor. Türkiye’nin savunma sanayi alanında Kayseri’nin Şampiyonlar Ligi’nde yer alması lazım diye düşünüyorum."
Meclis Başkanvekili Bozdağ’dan bakanların yemin töreninde yaşananlara ilişkin açıklama
13 Şubat 2026 Cuma - 15:01 Meclis Başkanvekili Bozdağ’dan bakanların yemin töreninde yaşananlara ilişkin açıklama TBMM Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, İçişleri ve Adalet Bakanı’nın Meclis’teki yemin töreninde yaşananlara ilişkin, "TBMM Başkanvekili olarak Genel Kurul’da yaptığım yönetim, Anayasa ve İçtüzük’ün bu âmir hükümlerine uygundur. Anayasa ve İçtüzük hükümlerine aykırı bir iş ve işlem yapılmamıştır" açıklamasını yaptı. Bekir Bozdağ X hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa’nın kendisine verdiği yetkileri kullanmış, Adalet Bakanı olarak Akın Gürlek’i, İçişleri Bakanı olarak Mustafa Çiftçi’yi atamıştır. Her iki bakanın atanmasına dair Cumhurbaşkanlığının 10 Şubat 2026 tarihli ve 2026/51 sayılı kararı, 11 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Cumhurbaşkanımız, yeni atanan bakanlarımızın Anayasa ve İçtüzük’e uygun yemin etmeleri için Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’ni TBMM Başkanlığına göndermiştir. İçtüzük’e göre, ’Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, atandıkları tarihten sonra yapılan ilk birleşimde andiçerler.’ (İçtüzük, 3/6) TBMM Başkanvekili olarak Genel Kurul’da yaptığım yönetim, Anayasa ve İçtüzük’ün bu âmir hükümlerine uygundur. Anayasa ve İçtüzük hükümlerine aykırı bir iş ve işlem yapılmamıştır" ifadelerine yer verdi. Bozdağ’ın açıklamasının devamı şöyle: "Meclis yönetimi sırasında divanda görev alan Meclis kâtiplerinden birinin muhalefetten olması, İçtüzük emri değil teamül gereğidir. Ancak muhalefeti temsilen divanda görev yapan kâtip üyenin Meclis Başkanvekilinden izin istemesi ve yerine iktidar grubundan bir kâtip üyeyiyi önermesi halinde her iki kâtip üyenin iktidar grubundan olması da Meclis teamülüdür. İçtüzük’te hüküm bulunmayan hallerde Meclis temülü, İçtüzük hükmü gibi uygulanır. Bu konu tartışma dışıdır. CHP grubu adına divanda görev yapan kâtip üyemiz ve Hatay Milletvekilimiz Nermin Yıldırım Kara yanıma geldi, belli bir süre divandan ayrılmak için izin istedi. Ben de kendisine ’yerine birini buldun mu’ diye sordum. O da AK Parti grubundan kâtip üyemiz ve Adıyaman Milletvekilimiz İshak Şan’a rica ettiğini, yerine onun görev yapacağını söyledi. Ben de izin verdim. Kaldı ki bu, ihtiyaç halinde sürekli uygulanagelen bir teamüldür." Açıklamasında bakanların andiçme metinlerinin Meclis tutanaklarında yer almayacağını kaydeden Bozdağ, "Tutanaklarda sadece ’andiçti’ kaydı yer alır. Bugüne kadar yapılmış tüm milletvekili ve bakan andiçmeleri tutanaklarda bu şekilde kayıtlıdır. Bunun aksini iddia edeni, tutanaklar tekzip etmektedir. Andiçme sırasında benim Meclis Başkanvekili olarak Genel Kurul’u yönetmem, planlı değildir. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan; salı günü beni aradı, Cumhurbaşkanımızın çarşamba günü saat 14.00’e kendilerine randevu verdiğini, Meclis Başkanvekili Celal Adan’a önce rica ettiğini, ancak onun cenazesi olması hasebiyle yapamayacağını söylediğini bana ilettikten sonra görüşme bitene kadar Genel Kurulu yönetmemi rica etti. Ben de ricasını kabul ettim. Bu sırada bakanların ataması söz konusu değildi. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, dünkü Meclis Genel Kurulu’nda bu gerçeği bütün açıklığıyla anlattı. Bu hakikatin dışında dile getirilen iddialar, zandır ve asılsızdır. Meclis’in çalıştığı günlerde Divanın arkasındaki başkan ve başkanvekillerinin kullandığı çalışma odalarında danışma kurulu toplantıları ve daha birçok istişare toplantıları yapılır. Burada pek çok ihtilaf, Meclis’in mehabetine ve saygınlığına uygun çözüme kavuşturulur. O gün, önce danışma kurulunda, sonra da yemin öncesi verdiğim arada konuyu tekrar gündem yaptım, Genel Kurul’da Meclisimize yakışmayacak görüntülere izin vermeyelim, itirazlarımızı yapalım, demokratik tepkimizi ortaya koyalım, bunlar zaten hepimizin demokratik hakkıdır, andiçmeyi engelleyecek bir girişimde bulunmayalım, dedim. Ama bir uzlaşma maalesef sağlanamadı" dedi. Bozdağ açıklamasının sonunda, "Daha sonra AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler ve AK Parti Grup Başkanvekilimiz Abdülhamit Gül ile CHP Grup Başkanvekilleri Murat Emir ve Ali Mahir Başarır özel bir görüşme yaptılar. Görüşme uzayınca ben de yanlarına gittim. İstişare ve uzlaşma arayışları devam etti. Ama işin sonunda bir uzlaşma maalesef çıkmadı. Bunun üzerine Meclis Başkanvekili olarak Anayasa ve İçtüzük’ün bana verdiği yetkileri kullandım, andiçmeyi Anayasa ve İçtüzük’ün âmir hükümlerine göre yaptırdım" ifadelerini kullandı.
Sağlık-Sen’den kamu-STK iş birliği vurgusu: "Güçlü iletişim, verimli hizmet"
13 Şubat 2026 Cuma - 14:36 Sağlık-Sen’den kamu-STK iş birliği vurgusu: "Güçlü iletişim, verimli hizmet" Sağlık-Sen Şırnak Şube yönetimi, Şırnak Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü görevine yeni başlayan İl Müdür Vekili Bayram Günel’i ziyaret ederek kamu ile sivil toplum arasındaki iş birliğini değerlendirdi. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal ve beraberindekiler, Günel’e yeni görevi dolayısıyla hayırlı olsun dileklerini iletti. Ziyarette, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasında kurulacak güçlü iletişim ağının, topluma sunulan hizmetlerin kalitesini artıracağı vurgulandı. Başkan Anmal, Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünün, sivil toplum kuruluşlarının işleyişi ile kamu kurumları arasında köprü görevi üstlendiğine dikkat çekti. Sivil toplum örgütlerinin, müdürlüğün koordinasyonu sayesinde kamu ile daha etkin ve doğru bir zeminde buluştuğunu belirten Anmal, bu iş birliğinin topluma faydalı projelerin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Anmal, "Sivil Toplum Kuruluşlarına rehberlik amacıyla faaliyetlerini yürüten İl Müdürümüz Bayram Günel’in, önceki görevlerinde ortaya koyduğu başarılı çalışmalar ve tecrübeleriyle ilimize önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Güçlü iletişim becerileri ve yeni vizyonuyla kamu-STK iş birliğini daha da ileri taşıyacaktır. Kendisine yeni görevinde muvaffakiyetler diliyoruz" dedi. İl Müdür Vekili Bayram Günel ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini kanun ve mevzuat çerçevesinde yürütmelerine rehberlik etmeye devam edeceklerini söyledi. Günel, kamu kurumlarının işleyişini belirleyen yasal çerçeve doğrultusunda, topluma fayda sağlayacak her türlü projeye katkı sunacaklarını belirterek, "Sivil toplum kuruluşları ile güçlü iş birliği içerisinde olmaya özen göstereceğiz. Nazik ziyaretleri dolayısıyla Sağlık-Sen heyetine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu: "Biz ürettikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler"
13 Şubat 2026 Cuma - 14:25 Bakan Memişoğlu: "Biz ürettikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlıkta ve ekonomide geldiği noktayı değerlendirerek, "Ne zaman ki AK Parti 2002’den itibaren iktidara geldi; çalışmayı, üretmeyi, hizmetkarlığı ön plana tuttu, bu ülke bugün dünyanın 17. büyük ekonomisi oldu. Biz ürettikçe, biz geliştikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler" dedi. Bakan Memişoğlu, AK Parti Zonguldak İl Teşkilatı ziyaretinde sağlık yatırımları, Türkiye’nin siyasi vizyonu ve yaklaşan Ramazan ayı öncesi sağlıklı yaşam konularında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin geçmişteki siyasi çatışmalarla enerjisini tükettiğini, bugün ise üretim ve hizmet odaklı bir anlayışla büyüdüğünü vurgulayan Memişoğlu, sağlık eğitimindeki rakamsal artışlara da dikkat çekti. "Yılda 16 bin hekim mezun ediyoruz" Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde dünyada çok önemli bir yere geldiğini belirten Memişoğlu, "Türkiye’de 46 tane tıp fakültesi varken, bugün 126 tane tıp fakültesine ulaşmış durumdayız. 4 bin 500 senede hekim mezun ederken, bugün 15 bin hekim, 16 bin hekim senede insanlarımızın hizmetine sunmak için mezun oluyorlar. Biz bunun daha iyisini nasıl yapabiliriz onu tartışıyoruz" diye konuştu. "Biz iyilik medeniyetiyiz" Hükümet olarak kavga değil iş ürettiklerini ifade eden Memişoğlu, "Biz söz değil, kavga değil, iş yapıyoruz. Bu ülkeyi, bu vatandaşlarımızın daha iyi, daha kaliteli yaşaması için gece gündüz çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki biz insanlarımızın hizmetkarıyız. Vatandaşımızın derdiyle dertlenen bir inanç ve dava insanlarıyız. Ve sadece kendi vatandaşlarımızın değil, dünyada mağdur olmuş, ezilmiş, hakkını arayıp gücü olmayan insanların da temsilcileriyiz. Biz iyilik tarafıyız devlet olarak, millet olarak, hükümet olarak, dava olarak. Bizim davamız sadece 24-25 yıllık bir dava değil; bizim davamız bu topraklarda 954 yıllık bir dava. Biz iyilik medeniyetiyiz. İnsanlara daha iyi hizmet vermek, insanların mutlu etmek, huzurlu kılmak için uğraşan bir medeniyetin temsilcileriyiz. 3 kıtayı yönetmişiz, kimseyi sömürmemişiz, kimseyi katletmemişiz. Kimsenin dilini, dinini, inancını değiştirmek için zorlamamışız veya onları sömürmemişiz" ifadelerini kullandı. "İyiliğini sürdüren bir medeniyetin varisleriyiz" Türkiye’nin geçmişte kısır çekişmelerle zaman kaybettiğini hatırlatan Memişoğlu, ekonomik büyüme ve üretim vurgusu yaparak şunları söyledi: "Bizler baktığınız zaman bu geçmişi, iyiliğini sürdüren bir medeniyetin buradaki varisleriyiz. Bakın etrafımıza; her biri çatışan, kavga eden bir ateş çemberinin ortasında huzur içinde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve dirayetinde yaşayan bir milletiz. Tabii ki eksiklerimiz olacaktır, tabii ki yapamadıklarımız olacaktır. Onları yapmaya gayret ve iyi niyetle çalıştığımızı bütün millet biliyor. Millet AK Parti’yi onun için destekliyor. Çünkü biz iyi niyetle çalışan, milletine Allah rızası için hizmet etmeye çalışan, gerçekten kendini hizmetkar hisseden insanlarız. Ve bir hoş seda bırakacağımız bu dünyada, yaşantımız boyunca daha iyisini, daha mutlu olacak insanlarımıza hizmet sunmayı amaç edinmiş insanlarız. Tabii ki biz kavganın tarafı hiçbir zaman olmayacağız. Biz iyiliğin tarafı olacağız, doğrunun tarafı olacağız, çalışkanlığın, üretenin tarafı olacağız. Hedefimiz bu. Yoksa kavgayla, eleştiriyle bir yere gidilmeyeceğini biz geçmişte çok gördük. Hepiniz hayal edin geçmişi, hep kavga oldu Türkiye’de. Gençlerimizin çoğu bunları bilmiyor. 1960’larda, 1950’lerde, 2000’lerde Türkiye baktığınız zaman hep birbiriyle kavga eden, çatışan, enerjisini maalesef üretmeye ve çalışmaya değil, maalesef çatışmaya harcayan bir toplum olduk geçmişte. Ne zaman ki AK Parti 2002’den itibaren iktidara geldi; çalışmayı, üretmeyi, hizmetkarlığı ön plana tuttu, bu ülke bugün dünyanın 17. büyük ekonomisi oldu. 2 bin -3 bin dolarlardan milli gelirler bugün 15 bin -17 bin dolar bantlarına çıktı. Onun için biz ürettikçe, biz geliştikçe rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam etsinler. Biz büyüyeceğiz, gelişeceğiz ve gerçekten bu iyilik tarafını dünyaya hakim kılıncaya kadar da çalışacağız." "Enerjimizi çatışmaya harcarsak iyilik medeniyetinin yeniden hakimiyetini sağlayamayız" Toplumsal farklılıkların zenginlik haline geldiğine dikkat çeken Memişoğlu, "Bizler şunu hiç unutmayalım; farklılıklarımız olabilir ama ne zaman bu toplum farklılıklarını bir zenginlik haline, bir güç haline getirdi, yeniden ayağa kalktı. Birbirimizi eleştirebiliriz, birbirimizin eksiğini görebiliriz ama bunu çatışma haline getirirsek, enerjimizi ona harcarsak, gelişmeyi ve bir daha yeniden hedeflediğimiz bu iyilik medeniyetinin yeniden hakimiyetini sağlayamayız. Tabii ki başkasını eleştireceğiz ama önce ’Biz ne yaptık, ben ne yaptım?’ diye sorgusunu sormamız lazım. ’Sen ne yaptın? Sen niye yapmadın?’ demekten önce herkes bizler gibi, bu davanın insanları gibi ’Ben ne yapabilirim? Ben ne yaptım?’ sorusunu sorması gerekir. Eğer bunu sorarsak ve birbirimize hoş bakarsak, birbirimizi iyi niyetle eleştirirsek, gelişmesi için faydalı şekilde eleştirirsek bu bize fayda sağlar. Onu kötülemek için onu aşağılamak için onu geri çekmek için birbirimizle uğraşırsak, kavga edersek, çatışırsak hiçbirimiz istediğimizi elde edemeyiz. Onun için bu toplumun iyilik tarafında, üretme tarafında, hizmet tarafında bir araya gelmesi lazım. Birbirini hissetme, empati dediğimiz diğerkamlığı hissetmemiz lazım. Bunu gençlerimize de aşılamamız lazım. Biz sağlıkçılar genelde başkası için yaşayan, dertlilerin dermanı olmak için çalışan insanlarız. Onun için bu duyguyu her bir vatandaşımızın hissetmesi, eleştirirken de karşı tarafın duygusunu anlaması gerekir. AK Parti iktidarı olarak, Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olarak bizler gece gündüz çalışıyoruz. İyi niyetimizle, bir Allah rızası için bu ülkeye hizmet etmeye çalışıyoruz. Onun için yollardayız, onun için çalışıp gece gündüz bu insanlara daha iyi nasıl sağlık hizmeti ulaştırırız diye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Ramazan’da sigara illetinden kurtulun" Konuşmasının son bölümünde vatandaşlara sağlıklı yaşam uyarısında bulunan Bakan Memişoğlu, Ramazan ayının sigarayı bırakmak için bir fırsat olduğunu belirtti. Bakan Memişoğlu sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün insanlarımızın sağlıklı olmasını istiyoruz öncelikli olarak. Yani hastalanmadan bedenimizi, sağlığımızı korumamız gerekiyor. Onun için toplumun sağlıkçılarla beraber sağlığını korumak için yardımcı olmasını istiyoruz. Ve bunun esasında hep beraber başarabileceğimize inanıyorum. Özellikle tütün kullanımı ile ilgili maalesef sorunumuz var toplumsal olarak. İnsanlarımızın, sigara kullanan insanlarımızın yüzde 95’inin üzerindeki insanlar sigaranın zararını ve bunu bırakmak isteğini belirtiyorlar. Bizim hastanelerimize, sağlık kuruluşlarımıza gelen 11,5 milyon insanımıza biz mesaj çektik ’Gelin sigarayı bırakın’ diye. Gerçekten kolay bir iş. Ertelemeyin. Hazır Ramazan geliyor önümüzdeki haftadan itibaren. Gelin şu sigara illetinden, içen vatandaşlarımız kurtulsun. Biz size her türlü yardımı yapacağız. Gelin Ramazan’da sigara bırakmayla ilgili irademizi ortaya koyalım, tütün kullanımını bırakalım. Bu zararlı bir şey. Ve özellikle vatandaşlarımızdan şunu da istiyorum: İftarlar açlığımızı giderecek masalardır. Orada mümkün olduğu kadar az yemeniz, yavaş yemeniz ve bir süre masadan kalktıktan sonra, dolaştıktan sonra o açlığınızı biraz daha gidermek için lütfen iftar sofralarında çok fazla yemenizi tavsiye etmiyoruz. Ve bizler hem kilo anlamında hem sigara ve tütün kullanımı anlamında emin olun sizlere yardım etmek için görev yapıyoruz. Onun için aile hekimlerinize, sağlıklı hayat merkezlerinize, hastanelerinize giderek lütfen bu sigara ve tütün kullanımı illetinden yasakla, cezayla değil; gönülle bırakmanızı özellikle istiyoruz."
Bakan Mehmet Nuri Ersoy: "Batman’a 24 yılda 474 milyon liralık kültür ve turizm yatırımı yaptık"
13 Şubat 2026 Cuma - 13:53 Bakan Mehmet Nuri Ersoy: "Batman’a 24 yılda 474 milyon liralık kültür ve turizm yatırımı yaptık" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çeşitli temas ve açılış programlarına katılmak üzere geldiği Batman’da AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Ersoy, toplam 185 milyon lira yatırımla hayata geçirilen 3 kütüphanenin açılışını gerçekleştireceklerini söyledi. Partililerle bir araya gelen Bakan Ersoy, burada açıklamalarda bulundu. Bakan Ersoy, ’’Türkiye Yüzyılı hedeflerimize Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde emin adımlarla yürürken, Batman’ı da bu büyük yürüyüşün güçlü bir parçası haline getirdik, getiriyoruz. ‘Durmak yok, yola devam’ anlayışıyla bu buluşmamızın hemen ardından toplam 185 milyon lira yatırımla hayata geçirdiğimiz 3 kütüphanemizin açılışını gerçekleştireceğiz" dedi. Son 24 yılda Batman’da kültür ve turizm alanında 474 milyon liralık yatırım yapıldığını belirten Bakan Ersoy, Yeni Batman Kültür Merkezinin tamamlandığını ifade etti. Bakan Ersoy, merkezin eser ve hizmet siyasetinin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Turizmde yatak kapasitesi 2 bin 606’ya ulaştı AK Parti’nin iktidara geldiğinde 2002 yılında Batman’da işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 6, yatak kapasitesinin ise 737 olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, bugün turizm tesislerindeki yatak kapasitesinin 2 bin 606’ya yükseldiğini söyledi. Batman’da 3 müze ve 1 örenyeri olmak üzere toplam 4 kültürel birimin bulunduğunu aktaran Bakan Ersoy, Hasankeyf Müzesi ile Hasankeyf Örenyerinin kentin önemli değerleri arasında yer aldığını ifade etti. Hasankeyf Müzesinin 2023-2025 yılları arasında 60 bine yakın ziyaretçi ağırladığını, sadece 2025 yılında ise 37 bin ziyaretçiye ulaştığını kaydetti. 2020 yılında zorunlu olarak kapatılan müzenin 2022 yılında yeniden açıldığını anımsatan Bakan Ersoy, Batman genelinde 78 sit alanı ve 144 taşınmaz kültür varlığının tescil edildiğini bildirdi. Hasankeyf’te arkeopark çalışmaları sürüyor Hasankeyf’te hayata geçirilen Arkeopark ve Kültür Park-Müze Alanı projelerine değinen Bakan Ersoy, hazine mülkiyetinde bulunan 18 taşınmazın kesin tahsislerinin tamamlandığını söyledi. Şaab Vadisi alanındaki çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Ersoy, Hasankeyf’i dünyanın sayılı arkeolojik merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Kazı çalışmalarının Bakanlık ve Mardin Artuklu Üniversitesi adına Doç. Dr. Zekai Erdal başkanlığında yürütüldüğünü anlatan Bakan Ersoy, 2025 yılında kazı alanına 1 milyon 860 bin lira ödenek aktarıldığını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yükseköğretimde köklü dönüşüm gerçekleştirdik"
13 Şubat 2026 Cuma - 13:15 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yükseköğretimde köklü dönüşüm gerçekleştirdik" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirterek, 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede 7 milyona yakın öğrenciye eğitim imkanı sunulduğunu söyledi. Yılmaz, "Eğitime yapılan bu yatırımlar, Türkiye Yüzyılı’na, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Mersin Üniversitesi’nde düzenlenen toplu açılış ve temel atma törenine katıldı. Burada konuşan Yılmaz, hayata geçirilen projelerin üniversitenin akademik kapasitesini ve araştırma altyapısını daha ileri seviyeye taşıyacağını söyledi. Akdeniz’in ’ilim ve irfan yuvası’ olarak nitelendirdiği Mersin Üniversitesi’nde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Yılmaz, açılışı yapılan ve temeli atılan projelerin bilimsel üretimden sağlık hizmetlerine, enerji verimliliğinden nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine kadar geniş bir alanda katkı sağlayacağını ifade etti. "Yükseköğretimde köklü dönüşüm gerçekleştirdik" Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede 7 milyona yaklaşan öğrenciye eğitim imkanı sunulduğunu söyledi. Diğer taraftan, öğrencilerin eğitim hayatlarını her türlü kaygıdan uzak, rahat bir ortamda sürdürebilmeleri için burs ve kredi sistemini genişlettiklerini kaydeden Yılmaz, "Tüm bu adımları ’fırsat eşitliği’ sağlama zihniyeti ile ve ’insan odaklı’, kapsayıcı bir kalkınma anlayışı ile attık. Barınma, beslenme ve sosyal destek imkanlarını genişleterek öğrencilerimizin eğitim hayatını güvence altına aldık; gençlerimizin akademik başarısını sağlam bir sosyal destek sistemiyle birlikte güçlendirdik. Bugün 1 milyonu aşkın yurt kapasitemiz var. Dünyada böyle bir ülkeyi çok az bulursunuz. Sadece Mersin’de 18 bin yurt kapasitemiz var, yakında 20 bine çıkacak. Üniversitelerimiz, ücretsiz bir şekilde tüm topluma sunuluyor. Bu geniş yükseköğretim sistemini nitelik ekseninde daha ileri taşımak amacıyla üniversitelerimizin ihtisaslaşmasını esas aldık. Eğitim ve araştırmanın yanı sıra üniversitelerimizin kalkınma fonksiyonunu güçlendirdik. Yükseköğretimde kurduğumuz bu yapıyı istihdam politikalarıyla birlikte yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. "Eğitime yapılan bu yatırımlar, Türkiye Yüzyılı’na, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır" Bu çabaların gerisinde bir zihniyet olduğunu vurgulayan Yılmaz, "O zihniyet de insan odaklı kalkınma zihniyeti. İnsan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışı. Herkesi işin içine katan, insanı merkeze alan, nitelikli insanla hedeflere ulaşılabileceğine inanan bir anlayış. Bir ülkenin kalkınmışlığını ne gösterir diye soracak olursanız? Kendisi için ortak hedefler koyabilen, bu hedefler etrafında da birleşebilen, ortak hareket edebilen toplumlar, iyi organize olmayı becerebilen toplumlar, kalkınmış, gelişmiş toplumlardır derim. Bunu yapamayan toplumlar ise yetirince gelişmemiş toplumlardır. Dolayısıyla eğitime yapılan bu yatırımlar Türkiye Yüzyılı’na, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır" şeklinde konuştu. "Bana göre cumhuriyetin özü, fırsat eşitliğidir" Yapılan bu yatırımların eğitimde fırsat eşitliği konusunda da çok önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti: "Ülkemizin hangi ilinde, ilçesinde, beldesinde doğmuş olursa olsun, hangi sosyolojik arka plandan geliyor olursa olsun, ailesinin konumu ne olursun, hükümet olarak bizim görevimiz bu çocuğumuza fırsat eşitliği sunmaktır. Cumhuriyet tartışmaları yapılıyor bazen, ideolojik tartışmalar yapılıyor, bana göre cumhuriyetin özü, fırsat eşitliğidir. Ben buna yürekten inanıyorum. Doğan her çocuğunuzun, her türlü makama, mevkiye, konuma ulaşabileceği bir ortam, bir fırsat eşitliği düzeni oluşturmak, cumhuriyetin özüdür. Dolayısıyla cumhuriyetimizin kıymetini, bu ortak değerimizin kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir diye ifade ediyorum." "Üniversite, açık bir sistem olmalı" Yılmaz, üniversitenin açık bir sistem olması gerektiğini de belirterek, "Üniversite, şehirle arasına fiziki duvarlar örer ya da örmez, ona bir şey demiyorum ama zihinsel duvarlar örmemelidir. Üniversite, açık bir sistem olmalıdır. Valilik ile yerel yönetimlerle, iş dünyası ile çiftçi ile üreticiyle mutlaka güçlü bağlar kurmalıdır. Zihni de açık olmalı, kapıları da açık olmalı" diye konuştu. "Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki geçişi kolaylaştırıyoruz" Yükseköğretimde niceliğin yanı sıra niteliği de artırmaya odaklandıklarını belirten Yılmaz, üniversitelerin ihtisaslaşmasına önem verdiklerini ve eğitim ile araştırmanın yanında kalkınma fonksiyonunu güçlendirdiklerini dile getirdi. Eğitimle iş gücü piyasası arasındaki geçişi kolaylaştırmak amacıyla İŞKUR Gençlik Platformu’nun hayata geçirildiğini ifade eden Yılmaz, 2002 yılında özel sektörde 4 bin 100 olan genç işe yerleştirme sayısının 2025’te 500 bin 656’ya yükseldiğini söyledi. ’Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Programı’ ile hizmetleri tek çatı altında topladıklarını belirten Yılmaz, önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencin bu imkanlardan yararlanmasının hedeflendiğini kaydetti. Yılmaz, "Eğitimde kazanılan bilgi ve becerileri istihdamla buluşturan bu yaklaşım, gençlerimizin geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemesini sağlamaktadır" diye konuştu. "Mersin Üniversitesi bölgesel kalkınmanın önemli taşıyıcılarından" Mersin Üniversitesi’nin denizcilikten sağlığa, enerjiden sosyal bilimlere uzanan geniş akademik kapasitesiyle bölgenin en güçlü yükseköğretim kurumlarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, üniversitenin uluslararası sıralamalarda yer alarak akademik niteliğini küresel ölçekte teyit ettiğini söyledi. Times Higher Education 2026 Dünya Üniversiteleri Sıralamasında 1501+ bandında yer alan üniversitenin, 2025 Etki Sıralamalarında da ’Kaliteli Eğitim’, ’Eşitsizliklerin Azaltılması’, ’Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği’ ve ’Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam’ başlıklarında üst sıralarda bulunduğunu ifade etti. Yeni fakülteler ve sağlık yatırımları Üniversite bünyesindeki ileri teknoloji araştırma merkezleri ve güçlü laboratuvar altyapısının, Mersin’in sanayi, lojistik, enerji ve tarım potansiyeline doğrudan katkı sunduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti: "Bilgi üretimi ile kalkınma ve rekabet edebilirliğin güçlendirilmesi arasındaki bu bağ, üniversitemizi bölgesel kalkınmanın önemli taşıyıcılarından biri haline getirmektedir. Akdeniz’e odaklanan araştırma merkezleri ve uygulama birimleri de bu yaklaşımı pekiştirmekte, üniversitenin şehirle kurduğu güçlü ilişkiyi güçlendirmektedir. Şimdi bu güçlü zemini yeni fakültelerle, yeni sağlık ve enerji yatırımlarıyla bir adım öteye taşıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız denizcilik fakültesi, sektör-üniversite iş birliğinin nitelikli bir örneği olarak Türkiye’nin denizcilik eğitimine yeni bir standart kazandıracaktır. Modern laboratuvarları, simülasyon merkezleri ve ileri teknoloji altyapısıyla gençlerimizi ’mavi vatan’ vizyonuna uygun şekilde yetiştirecek güçlü bir eğitim zemini oluşturuyoruz. Diş hekimliği hastanesi ise hem bölge halkına ileri düzey sağlık hizmeti sunacak hem de öğrencilerimizin uygulamalı eğitim imkanlarını genişletecektir. Diğer taraftan, devreye aldığımız güneş enerjisi santralleri ile üniversitemizi enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir kampüs yapısına kavuşturuyoruz. Temelini attığımız İlahiyat Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi projeleri ise akademik çeşitliliği ve araştırma kapasitesini büyüten stratejik yatırımlardır. Özellikle eczacılık alanında oluşturulacak Ar-Ge altyapısı, yerli ilaç ve sağlık teknolojileri hedefimize katkı sağlayacaktır." Yılmaz, tüm bu yatırımların Mersin Üniversitesi’nin kurumsal gücünü artıracağını, şehrin ekonomik ve sosyal yapısıyla bağını güçlendireceğini ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna nitelikli insan kaynağı yetiştireceğini belirterek, hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Vali Toros: "Yatırımlar Mersin’in büyüme ivmesini artıracak" Mersin Valisi Atilla Toros da konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülke genelinde sürdürülen yatırım ve hizmet hamlesinin Mersin’e de önemli katkılar sağladığını ifade etti. Mersin’in limanı, serbest bölgesi, lojistik altyapısı, sanayi üretimi, tarım potansiyeli ve turizm değerleriyle stratejik bir merkez olduğunu belirten Toros, üniversitede hayata geçirilen yatırımların kentin sosyoekonomik gelişimine önemli katkı sunacağını söyledi. Eğitim alanında yapılan her yatırımın gençlerin geleceğine yapılan stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Toros, açılışı yapılan ve temeli atılan projelerin Mersin’in büyüme ivmesini hızlandıracağını ve yaşam kalitesini artıracağını ifade etti. Toros, yatırımların hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek projelerin Mersin’e ve ülkeye hayırlı olmasını diledi. Törende, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da bir konuşma yaparak, açılışı yapılan ve temeli atılan birimler hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından, eczacılık fakültesi ve ilahiyat fakültesinin temeli atılırken, denizcilik fakültesi, diş hastanesi ve güneş enerjisi santrallerinin toplu açılışı gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir"
13 Şubat 2026 Cuma - 13:11 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sürdürülebilir seviyelerde seyreden cari açık, azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrarımız güçlenmeye devam etmektedir. Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile Orta Vadeli Program (OVP) tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, cari açığın azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrar ile güçlenmeye devam ettiğini ve cari açığın 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminleriyle uyumlu seviyede seyir ettiğini belirtti. Ayrıca Yılmaz, cari açığın milli gelir oranının yaklaşık yüzde 1,5 seviyesine tekabül ettiğinin altını çizdi. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Sürdürülebilir seviyelerde seyreden cari açık, azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrarımız güçlenmeye devam etmektedir. Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir. Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklere rağmen ihracatımızın dirençli yapısı ve hizmet gelirlerinin yüksek seviyesi, cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 1,5 ile sürdürülebilir seviyelerde gerçekleşmesinde belirleyici olmuştur. Mal ve hizmet ihracatı gelirleri 2025 yılında 396 milyar dolara ulaşmıştır. 2025 yılında turizm gelirini de içeren hizmet gelirlerinin 122,6 milyar dolara ulaşması da, mal ihraç eden sektörlerimizin yanı sıra turizm sektörü başta olmak üzere hizmet sektörlerimizin rekabet gücünü ve potansiyelini ortaya koymaktadır. Ülkemize yapılan uluslararası doğrudan yatırımların bir önceki yıla göre yüzde 12,2 oranında artarak 13,1 milyar dolara yükselmesi, 2025 yılında cari açığın finansman kalitesinin de iyileşmeye devam ettiğini göstermektedir. 2026 yılında mal ihracatımızı 282 milyar dolar düzeyine yükseltmeyi, mal ve hizmet ihracatında ise 410 milyar doları aşmayı hedefliyoruz. Cari açığımızın yıl genelinde ılımlı seyrini sürdüreceğini ve yapısal reformlarla desteklediğimiz dezenflasyon sürecini desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz."
BBP’den ‘farklı partilerle ittifak’ iddialarına yalanlama: "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır"
13 Şubat 2026 Cuma - 12:55 BBP’den ‘farklı partilerle ittifak’ iddialarına yalanlama: "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, farklı partilerle ittifak iddialarına ilişkin, "Bu tür haberleri iyi niyetli görmüyoruz. Bizim durduğumuz yer nettir. Orası da Cumhur İttifakı’dır" dedi. BBP’den farklı partilerle ittifak olunacağı iddialarına yalanlama geldi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, bu tür haberlere itibar edilmemesi gerektiğini, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, BBP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında yer alacağını belirtti. "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır" Cumhur İttifakı ile ittifak sürecinin devam edeceklerini, başka siyasi partilerle herhangi bir ittifakın söz konusu olmadığını belirten Yörükçüoğlu, "Bu tür haberler iyi niyetli değildir, itibar edilmemelidir. Bu tür haberleri iyi niyetli görmüyoruz. Bizim durduğumuz yer nettir. Orası da Cumhur İttifakı’dır. Bunun dışındaki haber ve paylaşımlara itibar edilmemesini önemle ifade ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Yörükçüoğlu, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını söyledi Yörükçüoğlu, BBP’nin siyasi duruşunun açık ve değişmez olduğunun altını çizerek, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını vurguladı. Yörükçüoğlu, parti adına yapılan değerlendirmelerde, farklı partilerle ortak liste, Meclis grubu ya da yeni bir ittifak arayışı içinde olunduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu sözlerine ekledi.