POLİTİKA
22 Mayıs 2026 Cuma - 22:12 YRP Genel Başkan Yardımcısı Osmanağaoğlu: "Çürümekte olan yaprağın düşmesiyle çınara hiçbir şey olmaz" Yeniden Refah Partisi (YRP) Kayseri İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mayıs Ayı İl Divan Toplantısı’na katılan YRP Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Osman Osmanağaoğlu, partilerinden AK Parti’ye geçiş yapan 4 meclis üyesiyle ilgili yaptığı konuşmada, "Çürümekte olan yaprağın düşmesiyle çınara hiçbir şey olmaz" dedi. Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen divan toplantısına YRP Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Osman Osmanağaoğlu, YRP Kayseri İl Başkanı Ali Özcan, ilçe başkanları ve partililer katıldı. Programda açılış konuşmasını yapan YRP Kayseri İl Başkanı Ali Özcan, YRP’den, AK Parti’ye geçen 4 meclis üyesini sert bir dille eleştirerek, "Teşkilatımız dışında hiçbir yerde mahalle başkanı dahi yazılmayacak arkadaşlar, bugün meclis üyesi oldular. Hepsini kastetmiyorum. İçlerinde pırıl pırıl, mükemmel arkadaşlarımız da var. Onları tenzih ediyorum. Siz bizim helal oylarımızla bir yerlere giderken, kendi sırt çantanızı ve ceketinizi alıp gitmiyorsunuz. Bu salondaki bütün arkadaşlarımın vebalini alıp, gidiyorsunuz. Siz giderken bahane ettiğiniz il başkanını, ilçe başkanını, genel merkez yönetimini, kadın kollarımızı, gençlik kollarımızı ve il yönetimimizi bahane ederek, gittiniz ama sizde bahane zaten tükenmeyecek. Ağzımızla kuş tutsak sizin gidişlerinize engel olamayacaktık. Ben 8 ay evvel göreve geldim ama bu salonda 8 yıldır emek harcayan arkadaşlarımızı birçoğu ‘bunlar son 3 ay kala teşkilata geldiler. Nereden çıktılar? Kim getirdi? Kim yazdı? Bilmiyoruz ama başımıza meclis üyesi ettiler’ dediler. Değil 4’ünüz, 24’ünüz de gitse teşkilatımız dimdik ayakta, gururla, onurla, şerefle mücadelesine devam edecek" ifadelerini kullandı. YRP Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Osman Osmanağaoğlu da, Kayseri’de birkaç gündür bir meclis üyesi furyasının estirilmeye çalışıldığını belirterek, "Aramızdan ayrılanlar oluyor. Bu normal mi? Asla normal değil. Ben 10 yıl belediye başkanlığı yaptım. 10 yıl boyunca Saadet Partisi’nde Necmettin Erbakan Hocamızın döneminde belediye başkanlığı yapmış bir insanım. Hiçbir meclis üyem bizden ayrılmadı. Ayrılanlar oldu ama onlar meclis üyeliğinden istifa ederek, gittiler. Onların yerine yedekten gelen meclis üyelerimiz oldu. Kayseri’mizde birkaç gündür bir meclis üyesi furyası estirilmeye çalışılıyor. Esas itibariyle salondaki heyetin rüzgarına herkes muhtaçtır. Bu heyetin karşısında da rüzgar estirmek kimsenin haddi olamaz. Belediye başkanlarımızın öncülüğünde seçildiniz. Daha öncede ayrılanlar oldu. Niye ayrıldıklarını biz araştırıyoruz. Biz bu konuda kendimizi de sorguluyoruz. Kendimizi ifadeye alıyoruz. Ancak bu ayrılışların bizimle hiçbir ilgisi olmadığını çok net ifade etmek istiyorum" dedi. Partilerinden ayrılan meclis üyelerine ‘hükümsüzsünüz’ diyen Osmanağaoğlu, "Bana ‘Kayseri’de deprem’ diye mesaj atıyorlar. Allah esirgesin ne oldu? Allah deprem vermesin. YRP‘den AK Parti’ye meclis üyeleri geçti. Bizim teşkilatımız o kadar güçlü ki değil onların ufaktan esintisine, 10 şiddetinde deprem olsa Allah’ın izniyle bu teşkilata bir şey olmaz. Arkadaşlar deprem falan yok. Çınar’dan sararmış, çürümekte olan yaprağın düşmesiyle çınara bir şey olmaz. Siz kalkıp, giderek il başkanına, bu teşkilata ayar vermeye mi çalışıyorsunuz? Siz bizim bünyemizde seçilmiştiniz. Birkaç gün önceye kadar seçkinimizdiniz. Şu anda nezdimizde bir hiçsiniz. Hükümsüzsünüz" şeklinde konuştu. Toplantı konuşmaların ardından basına kapalı olarak devam etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü kutlamalarına katıldı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü kutlamalarına katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birlik ve beraberliğimizi hedef alan tüm saldırıları omuz omuza vererek beraberce püskürteceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi Allah’ın izni, milletimizin de desteğiyle gelecek nesillere bizler hediye edeceğiz. Şunu da özellikle ifade etmek istiyorum. İçinde bulunduğumuz asır inşallah Türkiye yüzyılı olarak tarihteki yerini alacaktır" dedi. Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü kutlamalarına katılmak üzere Ahlat’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlarla Çarho mevkiindeki millet bahçesinde düzenlenen kutlamalara katıldı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Erdoğan, "Aziz milletim, Milliyetçi Hareket Partisi’nin saygı değer Genel Başkanı, siyasi partilerimizin değerli temsilcileri, Okçular Vakfımızın kıymetli mensupları, Türkiye’nin geleceği sevgili gençler, sizlere en kalbi duygularımla hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Tarihimizin en şanlı sayfalarından olan Malazgirt Zaferi’nin yeni bir seneyi devriyesinde daha sizlerle bir arada olmanın onurunu, gururunu, bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin vesilesiyle Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat’tan, İslam’ın kubbesi olarak zikredilen bu kadim beldeden ülkemizin dört biri yanındaki vatandaşlarıma ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bir yıllık aranın ardından bizleri bu manevi iklimde şühedanın gönüllerimizi kuşatan bu ruh serinliğinde tekrar buluşturan Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun. Bu anlamlı programın düzenlenmesinde emeği geçen Okçular Vakfımızın her bir mensubuna ayrı ayrı şükranlarımı, tebriklerimi iletiyorum. Aynı şekilde programa katkı veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza, belediyelerimize, derneklerimize, vakıflarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bizleri bir kez daha samimiyetle bağrına basan Ahlatlı kardeşlerime, Bitlisli vatandaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum" dedi. "Ahlat’ta ilim ferasetle buluşmuş. sanat ve zanaat edep ve ahlakla süslenmiştir" "Bugün alimlerin, zahitlerin, evliyanın yeşerip kök saldığı mümbit topraklardayız" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün yiğitler yurdu, gaziler otağı, şehitler diyarı Ahlat’tayız. Bugün Ertuğrul Gazi’nin doğduğu ata şehrimizdeyiz. Hem kılıçlarıyla hem kalem hem de eserleriyle Ahlat’ı vatan kılan burayı önce Malazgirt’in sonra da Anadolu’nun fetih üstü yapan cümle ecdadı, cümle gazi ve şühedayı rahmetle yad ediyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Konuşmamın hemen başında şu gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Buradaki mezarlar, kümbetler, abideler ve diğer tüm eserler yalnızca birer kültür varlığı değil, bu topraklardaki bin yıllık mevcudiyetimizin en güçlü şahitleridir. Ahlat’ta ilim ferasetle buluşmuş. sanat ve zanaat edep ve ahlakla süslenmiştir. Bu hakikatin en sarih nişaneleri Selçuklu kabristanındaki taş mezarlardır. Çağının çok ötesinde yüksek bir üslup ve hikmet dolu bir dille vücuda getirilen yapıların bir özelliği de şudur. Hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’in ayeti kerimeleri dikkat edin yalnızca şahidelere hak edilmiştir. Sandukalar ise alemlere rahmet olarak gönderilen Resul-i Ekrem Efendimizin hadisi şerifleriyle tezin edilmiştir. Bu hiç şüphesiz yüksek bir seciyenin dışavurumudur. Müeddep bir bilinç ve şahsiyetin izdüşümüdür. Selçuklu ordularının kahraman askerlerine aşkla, imanla, inançla bu toprakların harcını yakan vahdet, uhuvvet ve şehadet şuuru ile Anadolu’yu ebedi yurdumuz yapan tüm şehitlerimize, tüm gazilerimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum." "Ahlat, bu topraklardaki ezeli ve ebedi mevcudiyetimizin simgesidir" Ahlat’ın bu topraklardaki ezeli ve ebedi mevcudiyetimizin simgesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Türk milleti için Ahlat kızıl elmanın anahtarıdır. Bize kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi anlatan beldelerden birisi de Ahlat’tır. Ecdadın konakladığı, nefeslendiği ve zamanını doğru okuduğu Ahlat, bin yıl öncesinden bugüne kurulan bir iman, kültür ve medeniyet köprüsüdür. Her metrekaresi şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış, aziz vatanın bağrında sıradağlar gibi uzanmış şehitlerimizi işaret eden sancaktır. Bu vesileyle Malazgirt Zaferi’nden Çaldıran Muharebesi’ne, Kurtuluş Savaşı’ndan 15 Temmuz Destanı’na bu vatan için, bu nazlı hilal için, bu aziz milletin istiklal ve istikbali için canlarıyla, kanlarıyla bedel ödeyen şehit ve gazilerimizin tamamını rahmetle, şükranla anıyorum. Şehitlerimizin emaneti olan bu vatanın ebet müddet ilkesine dayalı devlet şiarımızı, şehitlerimizin uğruna serden geçtiği tüm değerlerimizi yaşatmaya, yüceltmeye, son nefesimize kadar muhafaza ve müdafaa etmeye inşallah devam edeceğiz. Mazlumlara ümit mazlumlara ümit, dostlarımıza güven, düşmanlarımıza korku veren birliğimizi bundan sonra da çok güçlü bir şekilde koruyacağız" diye konuştu. "Bakınız değerli kardeşlerim, sevgili gençler, unutmayın. Tarihte Türk, Kürt ve Arap bir ve beraber olduğumuzda bir birbirimizi Allah için sevdiğimizde, ortak hedeflere doğru hep birlikte yürüdüğümüzde, içeride ve dışarıda hangi başarılara imza attığımızın sayısız örnekleriyle doludur. Unutmayın, şarkın sevgili sultanı Selahattin Eyyubi’nin atamız Sultan Alparslan’ın, Yavuz Sultan Selim’in ordusundaki ruh işte bu ruhtur. Malazgirt’teki düğün bu ruhla çözülmüştür. Kudüs’ün kapıları bu ruhla açılmıştır. İstanbul bu ruhla fethedilmiştir. Çanakkale’yi geçilmez yapan aynı şekilde bu ruhtur. Yedi düvele diz çöktürdüğümüz milli mücadele, tüm imkansızlıklara rağmen yine bu ruhla zafere ulaştırılmıştır. O yüzden saflarımızı sıklaştıracağız. Kardeşliğimizi perçinleyeceğiz. Kavlimizi tazeleyeceğiz. Birlik ve beraberliğimizi hedef alan tüm saldırıları omuz omuza vererek beraberce püskürteceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi Allah’ın izni, milletimizin de desteğiyle gelecek nesillere bizler hediye edeceğiz. Şunu da özellikle ifade etmek istiyorum. İçinde bulunduğumuz asır inşallah Türkiye yüzyılı olarak tarihteki yerini alacaktır. Çok daha müessir, çok daha muteber, çok daha müreffeh bir Türkiye için çıktığımız bu yolda kimsenin oyununa gelmeyecek, kurulan tuzaklara asla düşmeyeceğiz. Hasımlarımızı rahatsız ve tedirgin eden terörsüz Türkiye menziline doğru kendimizden emin bir şekilde ne yaptığımızı, ne murat ettiğimizi bilerek, kararlı adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz. Şehit ve gazilerimizin emanetini yere düşürmeden, huzurun, sükûnun ve muhabbetin merkezinde yer aldığı aydınlık bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu yolda gerçekten çok acılar çektik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yolda çok acılar çekildiğini ve çok ağır bedeller ödendiğini de söyleyerek, "İçeriden ve dışarıdan nice saldırılarla karşılaştık. Ama hepsinin de üstesinden gelmeyi başardık. Şimdi son düzlüğe varmış bulunuyoruz. Biraz daha sabır, biraz daha gayret ve elbette dikkatle inşallah bu düzlüğü de geçecek menzili maksudumuza suhuletle vasıl olacağız. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 954. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışmamızı daim eylesin. Okçular Vakfımız başta olmak üzere bu kıymetli programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza, belediyelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin direktifleriyle genel merkez bünyesinde ‘Fetih ve Kök Ahlat Malazgirt Çalışmaları Enstitüsü’nün kurulmasından duyduğum memnuniyeti de dile getiren Erdoğan, "Bu önemli enstitünün hayırlı, uğurlu olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Ahlat’a, Bitlis’e, Malazgirt’e ve Muş’a samimi ev sahiplikleri için şimdiden şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Tekrar görüşebilmek, tekrar bir araya gelmek dileğiyle sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun" dedi. Erdoğan, buradaki konuşmasının ardından Selçuklu Mezarlığına geçti. Mezarlığı ziyaret edip dua eden Erdoğan, kabine toplantısına katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesine geçecek. (MSA-Y)
Yaylakonak’ta kriz: Halk kendi başkanını şikayet etti
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:36 Yaylakonak’ta kriz: Halk kendi başkanını şikayet etti Adıyaman’ın Yaylakonak beldesinde CHP’li belediyenin usulsüz işçi alımı iddiasına, partinin yıllardır arkasında duran seçmeni tepki gösterdi. Kendi partileri tarafından yok sayıldıklarını söyleyen belde halkı, CHP’li, Belediye Başkanı Abuzer Aydın hakkında suç duyurusunda bulunarak Adıyaman Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. İşçi alımının kapalı kapılar ardında, halktan gizli ve adrese teslim şekilde yapıldığını vurgulayan vatandaşlar, yapılan haksızlık ve hukuksuzluğun durdurulmasını isteyerek Belediye Başkanı Abuzer Aydın hakkında suç duyurusunda bulundu. Yaşanan duruma tepki gösteren vatandaşlar, topladıkları imzalarla Adıyaman Adliyesi’ne başvurarak belediyede inceleme yapılmasını istedi. Yaylakonak (Baliyan) halkının yüzde 90’nın CHP’li olduğunu vurgulayan belde sakinleri, belediyenin bünyesinde kurularak usulsüz bir şekilde yapılan işçi alımına sonuna kadar karşı duracaklarını dile getirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de çağrıda bulunan vatandaşlar, "Hani adalet? Hani eşitlik? Bu halk yıllardır CHP’ye sahip çıktı. Şimdi sesimizi duysun. Yerinde inceleme yapsın. Gerekirse ekip göndersin. Biz her şeye hazırız. Ama adaletsizliğe boyun eğmeyeceğiz" dedi. Belediye Başkanı Abuzer Aydın hakkında suç duyurusunda bulunan vatandaşlar adına konuşan Ali Rıza Büyükkaya, " Bizim bu belediye 35 yıldır CHP’nin elinde. Son beş dönemdir Abuzer Aydın tarafından yönetiliyor. 2024 seçimlerinde dışarıdan 300 oy getirilerek bu seçim alındı. Mevcut olan yerden değil, dışarıdaki oylarla seçim kazanıldı. Bu belediyelerin bünyesinde kurulan şirketler var. Bir şirket kuruldu, bu şirkete eleman alınacak denildi. Yaylakonak’ın yüzde 90’ı CHP’lidir. İsteyen geçmiş yılların seçim tutanaklarına baksın, veriler orada var. En basiti, 2024 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu bin 70 oy almış, Recep Tayyip Erdoğan 45 oy almış. Burada yüzde 90 oranında CHP’li olduğu ortada. Biz, belediye alım yaparken adaletli, hukuka uygun ve herkese eşit şekilde yaklaşılsın istedik. Bu yapılmadı. Şu anki mevcut yönetim, sadece kendi elemanlarını aldı. Herkese eşit şekilde yaklaşılmadı. Bir de bizim sözümüz Özgür Özel’e: Meydanlarda "hak, hukuk, adalet" diyorsunuz. Burada gerçekten hukuk, adalet var mı, yok mu? Göndersinler bir ekip, yerinde görsünler. Biz her şeye hazırız. Mevcut belediye başkanı, sadece kendi elemanlarını, yandaşlarını, yakını kim varsa onları alıyor. Bizim tek dediğimiz şey şu: Burada hak, adalet ve hukuk sağlansın. Kim mağdursa, ihtiyacı varsa ona öncelik verilsin. İşçi alımı yapılacaksa, bu açık şekilde yapılmalıydı. Gizli bir şekilde yapıldı. Tek bir ilana çıkıldı. O ilan da kimsenin ulaşamayacağı, dağınık yerleşim bölgesinde yayınlandı. Mesela 35 kilometre uzakta evler var, bu insanların bu alımdan haberdar olma şansı sıfır. Bu ilan belediye ilan panosuna asılmalıydı, sosyal medyada paylaşılmalıydı. Hiçbiri yapılmadı. Birileri bu haksızlığa dur demeli bizler suç duyurusunda bulunuyoruz" diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Temelli:
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:33 DEM Parti Grup Başkanvekili Temelli: DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Bu hafta içinde heyetimizin adaya gitme ihtimali çok yüksektir. Büyük ihtimalle de gidecektir. Ama günü henüz belli değil" dedi. Temelli, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Temelli, üniversite öğrencilerine bütçeden daha fazla pay ayrılması gerektiğini söyleyerek, "Özellikle karşılıksız bursların mutlaka ciddi rakamda arttırılması öğrencilerin geçimini sağlayacak bir düzeye çıkartılması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Eşit yurttaşlık hukukuna işaret eden Temelli, "Şimdi öyle bir zamandan geçiyoruz ki tam da bunu hayata geçirecek fırsatları yakalamak üzereyiz. O yüzden de geç kalmamalıyız. Şimdi bu adımları gerçekten güçlü bir şekilde sahici bir şekilde atmalıyız. Nasıl mı? İşte Meclis yoluyla. İşte komisyon yoluyla. Burada bu hukuku var edebilecek bir imkan vardır. Güçlü bir müzakere masası vardır. Ama şekil şartlarını sağlamak yeterli değildir. Bunun muhtevasını güçlendirmek, içeriğini güçlendirmek ve bu yönde çalışmalar yapmak büyük önem arz etmektedir. Şimdi tam zamanıdır. Komisyon meseleyi ciddiye almalıdır. Komisyon ne denli ciddi bir iş yaptığının artık farkına varmalıdır. Esas meseleye odaklanma zamanı gelmiştir. Evet çok çok önemli bir fonksiyonu vardır. Bunu hayata geçirebilmek için odaklanarak atması gereken adımları atarak yol almak zorundadır. Oyalanmamalıdır. Sayın Numan Kurtulmuş’un açıklamasını öğrendiğimiz üzere Eylül ayının ortasına kadar heyetleri dinlemeye devam edecek. Heyetlerin dinlenmesi önemlidir. Toplumun komisyona katılımı önemlidir. Hatta komisyon da çeşitlik kesimlere gidip ulaşıp görüşleri önerileri alması gerekir. Ama komisyonun esas işi bu değildir. Bu bir alt komisyon eliyle yapılabilirdi. Ya da farklı bir komisyonu hayata geçirerek bu süreç ilerletilebilirdi. Komisyonun esas yapması gereken iş bu dönemin ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemelerini bir an önce hayata geçirecek olan taslakları hazırlamaktır. Bu taslakları hazırlamak için de özverili, özenli bir çalışmaya ihtiyaç var" şeklinde konuştu. Öcalan’ın dinlenmesi gerektiğini savunan Temelli, "Komisyon çalışmalarını bu söylediğimiz minvalde yürütebilmesi için Öcalan’la mutlaka görüşmesi gerekiyor. Hem de bir kere değil, düzenli görüşmesi gerekiyor. Bunun yolunun yönteminin bir an önce bulunması gerekiyor. Komisyon bu konuyu görmezden gelemez. Bu konu önemli bir konudur. Çünkü meselenin asli muhatabı Öcalan’dır. Meseleyi ortaya koyan, meseleye çözüm yolu gösteren ve bugün bu komisyonun oluşmasının en temel nedeni bu iken Öcalan ile görüşmeyen bir komisyonun yol alması da çok mümkün olamaz" diye konuştu. İmralı’ya heyetin gitmesine ilişkin soruya Temelli, "Bu hafta içinde heyetimizin adaya gitme ihtimali çok yüksektir. Büyük ihtimalle de gidecektir. Ama günü henüz belli değil" dedi.
AK Parti’li Turgut’tan CHP’li belediyelere hodri meydan
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:31 AK Parti’li Turgut’tan CHP’li belediyelere hodri meydan AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut düzenlediği basın toplantısında CHP’li belediyelerden AK Parti’li belediyelere göre İller Bankasından daha fazla kesinti yapıldığı iddiasına ’Hodri meydan’ diyerek, "Olması gerekenden daha fazla kesinti yapıldığını iddia eden belediye başkanlarına buradan hodri meydan diyorum. Aksini düşünen belediye başkanları ile Ankara’ya gidip yapılan bir yanlış varsa beraber incelemeye gidebiliriz. Tüm masraflar bizden" cevap verdi. AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut, il başkanlığı toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Turgut’un açıklamasına, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Ebru Kaplan, İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Yenilmez, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Dilşat Ulaş, AK Parti Medya Tanıtım Başkanı Mecit Osmanlı da katıldı. Vatandaşların ülke yönetiminde kendilerine yetki vermesine rağmen yerel yönetimlerde muhalefet görevinde kaldıklarını belirten Turgut, "Bildiğiniz gibi hemşehrilerimiz ülkemizin yönetiminde Cumhur ittifakında bize görev vermişken yerel yönetimlerde muhalefet görevini bize vermedi. Yerel yönetimlerde muhalefet görevini yürüttüğümüz bu süreçte derin bir kaza sonucu Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’i kaybettik. AK Parti İl Başkanlığı olarak bu acı haberi duyduğumuz andan itibaren yarım saat içerisinde hastanede olduk ve sabaha kadar bu süreci yakından takip ettik. Ailesinin yanında bulunduk. Bir kez daha merhuma Allah’tan rahmet ailesine, tüm Manisalı hemşehrilerimize ve Cumhuriyet Halk Partisi camiasına başsağlığı diliyoruz. Ancak hayat devam ediyor. Bundan sonra göreve gelen Büyükşehir Belediye Başkanımız ve diğer CHP’li belediye başkanlarının asli sorumluluğu merhum başkanın aziz hatırasına sahip çıkarak Manisa’ya seçim döneminde verdikleri sözleri hayata geçirmek olmalıdır. Fakat görüyoruz ki bu noktada umutlar günden güne tükenmektedir." dedi. CHP’li belediyelere ’Hodri meydan’ "Şu ana kadar CHP’li belediyeler diyorlar ya efendim biz hizmet etmek istiyoruz ama AK Parti iktidarı bizim İller Bankası’ndan gelen ödeneklerimiz, engelleniyor, olması gerekenden daha az gönderiyor. Kendi belediyelerine farklı, bizim belediyelerimize farklı muamele yapıyor." diyen Turgut, "Hizmet üretemeyenlerin son bahanesi ise İller Bankası kesintileri oldu. Son günlerde muhalefet tarafından, Manisa ilimizdeki belediyelerin genel bütçeden aldığı paylar ve bu paylardan yapılan vergi, SGK ve benzeri kamu borç kesintilerine ilişkin olarak, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalar yapıldığını üzülerek takip ediyoruz. Öncelikle şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; ülke genelindeki tüm belediyelerin genel bütçeden aldığı paylar, 5779 sayılı Kanun çerçevesinde objektif, şeffaf ve herkes tarafından hesaplanabilir yasal kriterlere göre belirlenmektedir. Belediye paylarından yapılacak kesintiler de yine kanun ve mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Kanun ve mevzuatın uygulayıcısı konumundaki İller Bankası tarafından belediye paylarından gerçekleştirilen borç kesintileri, siyasi saiklerle değil, kanun ve mevzuat doğrultusunda belediyelerin ve belediye şirketlerinin devlete olan borçlarıyla, yani vergi, SGK ve diğer kamu borçlarıyla ilgilidir. Kamuoyuna yansıyan iddialarda, muhalefet belediyelerinden, siyasi sebeplerle daha fazla kesinti yapıldığı öne sürülmüştür. Oysa elimizdeki veriler bu iddiaları açıkça çürütmektedir. İlimizdeki AK Partili belediyelerden yapılan kesintilerin pay oranı, 2025 yılı için yüzde 15 seviyesindedir. Araştırmaları halinde kendi partilerine mensup belediyelerden de yapılan kesinti oranının yine bu seviyelerde olduğunu kendileri de göreceklerdir. Tüm belediyelerimiz genel bütçeden aldıkları payları ve paylarından yapılan kesintileri İller Bankasından açık ve net bir şekilde öğrenebilecek durumdadır. Her bir belediyenin borçluluk durumu birbirinden farklıdır. Kimisinin kamu borç yükü yüksekken, kimisinin mali disiplini daha güçlüdür. Kanun ve mevzuat belediye paylarından hangi şartlarda ne kadar kesinti yapılacağını açık bir biçimde düzenlemişken parti aidiyetine bakarak genelleme yapmak, kamuoyunu yanıltmak anlamına gelmektedir. Bu konular günlük ucuz siyasete alet edilerek polemik konusu yapılmaması gereken teknik ve mali konulardır. Buradan siyaset üretmeye çalışmak, hem belediyelerimize hem de vatandaşlarımıza haksızlıktır. Olması gerekenden daha fazla kesinti yapıldığını iddia eden belediye başkanlarına buradan hodri meydan diyorum. Aksini düşünen belediye başkanları ile Ankara’ya gidip yapılan bir yanlış varsa beraber incelemeye gidebiliriz. Tüm masraflar bizden. Hizmet üretmek için kullanmaları gereken kaynakları, şişirilmiş kadrolara ve yanlış önceliklere harcayan bu yönetimler, başarısızlıklarının üzerini örtmek için bahaneyi İller Bankası kesintilerine atmaktadır." şeklinde konuştu. İmarla ilgili dikkat çeken açıklama İmarla ilgili açıklamalarda da bulunan Turgut şunları söyledi: "Bugün en önemli konularımızdan birisi olan imar skandalları ve rant düzenlemeleri ile ilgili konuya değinmek istiyorum. Bu konuları iki ana başlık altında toplayabiliriz. Birincisi mimar Sinan Caddesi üzerinde yapılan imara aykırı düzenlemelerdir. İkincisi Celal Bayar Üniversitesi Yağcılar Muradiye Kampüs Yolu üzerindeki İmar Kanunu’na aykırı düzenlemelerdir. Hepinizin bildiği gibi daha önce belediye daha önceki belediye döneminde Mimar Sinan Caddesi Prestij Yolu olarak düşünülmüş ve yola cepheli parsellere 15 kat imar verilmesi oy birliği ile Büyükşehir Belediye Meclisi’ne kabul edilmiştir. Geçmişte önceki dönemde bu konuyu Cumhuriyet Halk Partisi Teşkilatı ile Genel Başkan Sayın Özgür Özel meclis kürsüsünde ’Manisa’da imar rantı sağlanıyor.’ diye Sayın Devlet Bahçeli’ye dair şikayet etmişlerdir. Durum böyleyken bugüne geldiğimizde aynı yola daha önce 15 kat düzenlemesine imar rantı diye itiraz edenler bugün aynı cadde üzerine 21 kat vermişler. Bununla da yetinmeyerek cadde üzerindeki Bozköy Çamlık bölgesini ve caddeye cephesi olmayan ’caddeye cephesi olma şartı vardı’ 05 emsalli villa imar parsellerine 2,5 emsal, 21 kat vererek kendi meclis üyeleri meclisten geçirmiştir. Burada sormadan duramayacağım. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? İkinci konu ise daha fecaat. Mimar Sinan Caddesi’nde yapılanı mumla aratacak vaziyette. Celal Bayar Üniversitesi Yağcılar Kampüs Yolu üzerinde bulunan ve eski tekel depoları diye bilinen bir şahsa ait 26 ada, 5 ve 6. Nolu parsellerdeki toplam 152 bin 358 metrekarelik arsa üzerinde akıllara ziyan bireysel uygulaması yapılmak istenmektedir. Yunusemre Belediye Meclisine son dakika getirilen ek gündem maddesi ile az önce bahsettiğimiz arsanın emsal değerinin 1’den 3’e çıkarılması 21 kata izin verilmesi meclis gündemine alelacele getirilmiştir. Cumhur İttifakı meclis üyelerinin hiçbir yasal gerekçesi ve hazırlanmış onaylı bir paftası olmayan bu karara ısrarlı bir şekilde karşı durmalarına bu yapılanın çok büyük bir imar rantı sağladığını belirtmelerine rağmen CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edilmiş ve hızlı bir şekilde Büyükşehir’e gönderilmiştir. Her ne hikmetse Büyükşehir Belediyesi de yangından mal kaçırırcasına hiçbir yasal altlığı tamamlamadan ve incelemeden alelacele meclis gündeminde almıştır. Burada yapılmak istenen kısaca şudur. Değerli arkadaşlar, ben inşaat mühendisiyim. Bu işin içinden geliyorum. Normalde ilavelerini bir tarafa koyuyorum. Normalde 152 bin yani emsal bir iken 152 bin 358 metrekare net inşaat yapılacak olan bir yere bu karar ile 152 bin metrekareden 457 bin 74 metrekareye çıkmaktadır net inşaat alanı. İlave verilen imar rantı bir ilkokul çocuğunun bile yapabileceği basit bir hesapla yaklaşık 12 milyar TL’yi bulmaktadır. Son günlerde birçok CHP’li belediyede kişiye özel imar rantı ile ilgili yolsuzluklar ortaya çıkmışken böyle bir uygulamanın yapılmak istenmesini hayretle izliyoruz. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlu’nun ve kısa bir zaman önce imar Sağlayanlara beddua okuyan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in nasıl bir tavır takınacağını merakla bekliyoruz."
Bakan Fidan, İrlanda’yı ziyaret edecek
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:03 Bakan Fidan, İrlanda’yı ziyaret edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 26-27 Ağustos tarihlerinde İrlanda’ya ilk ziyaretini gerçekleştirecek. Bakan Fidan, 26-27 Ağustos tarihlerinde İrlanda’yı ziyaret edecek. Söz konusu ziyaret, Fidan’ın İrlanda’ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret olacak. Bakan Fidan, ziyareti kapsamında İrlanda Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Ticaret ve Savunma Bakanı Simon Harris ile görüşmelerde bulunacak. İki Bakan, son olarak 20 Şubat tarihinde Johannesburg’da gerçekleştirilen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında görüşmüşlerdi. Görüşülmesi beklenen konular Bakan Fidan’ın görüşmelerde, Avrupa’nın iki yakasında bulunan Türkiye ile İrlanda arasındaki ikili ilişkilerin ve bölgesel istişarelerin güçlendirilmesine önem verildiğini vurgulaması, 2026 yılının diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 75’incci yıl dönümü olması vesilesiyle, önümüzdeki dönemde karşılıklı üst düzey temasların artırılabileceğini ve ortak etkinlikler gerçekleştirilebileceğini ifade etmesi bekleniyor. Aynı zamanda yapılacak görüşmelerde, İki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin derinleştirilmesi için yeni iş birliği imkanlarının araştırılmasında fayda görüldüğünü kaydetmesi, İrlanda’nın gelecek yılın ikinci yarısında üstleneceği AB Dönem Başkanlığı kapsamında Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin ilerletilmesine yönelik adımlar atılmasını beklediğimizi dile getirmesi öngörülüyor. Öte yandan, Türkiye’nin, SAFE mekanizmasına dahil edilmesinin jeostratejik bir zorunluluk olduğunun altını çizmesi ve savunma sanayii alanında İrlanda’yla ortaklıklar geliştirmeye açık olduğunu vurgulaması, Türkiye olarak, İrlanda’nın Filistin meselesine yönelik ilkeli duruşunu takdir ettiğimizi ifadeyle, iki devletli çözüm temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik ortak çabalara hız kazandırılması gerektiğini ifade etmesi ve bunun yanı sıra Ukrayna, Suriye ve İran başta olmak üzere, bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alınması bekleniyor. İkili ilişkiler Türkiye ile İrlanda arasındaki ilişkiler 1951 yılında tesis edilmiş, Türkiye’nin Dublin Büyükelçiliği 1973 yılında açıldı. 2026 yılında diplomatik ilişkilerin tesisisin 75’inci yıl dönümü kutlanacaktır. 1845-1852 yılları arasında yaşanan ve 1 milyon İrlandalının ölümüne, bir o kadarının ise göç etmesine neden olan ‘Büyük Kıtlık’ döneminde, Sultan Abdülmecid’in talimatıyla 1847 yılında nakdi ve 3 gemi dolusu gıda yardımı yapılması, ikili ilişkiler bakımından hafızalarda yer etti. İki ülke arasında yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde seyreden ikili ticaret hacminin 3 milyar dolara çıkarılması hedeflenmektedir. 2024 yılının sonu itibariyle, İrlanda’nın Türkiye’ye yönelik yatırımları 1,3 milyar dolar seviyesinde. İrlanda’da yaşayan yaklaşık 13 bin civarında Türk vatandaşı, iki ülke halkları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi bakımından önemli bir rol üstleniyor. Diğer yandan, Türkiye’yi ziyaret eden İrlandalı turist sayısı düzenli olarak artış göstermekte olup 2024 yılında yaklaşık 200 bin İrlandalı turist Türkiye’yi ziyaret etti. İrlanda’nın Filistin meselesine yönelik tutumu Filistin konusunda, 1980’lerden bu yana iki devletli çözüm temelinde bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik çaba gösteren İrlanda, 28 Mayıs 2024 tarihinde Filistin Devleti’ni tanıdığını açıklamıştı. İrlanda ayrıca, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Uluslararası Adalet Divanında İsrail aleyhine açtığı davaya müdahillik beyanını 6 Ocak tarihinde UAD Yazmanlığı’na iletmişti. İsrail, söz konusu karara tepki olarak Dublin Büyükelçiliğinin kapatıldığını duyurmuş olup buna ilaveten, işgal altındaki Filistin topraklarıyla mal ticaretinin yasaklanmasını öngören yasa tasarısının birinci taslağı, Haziran ayında İrlanda Hükümeti tarafından yayımlanmış. Tasarı, yeni yasama yılında parlamentoda tartışılmaya devam edecek.