Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Beşiktaş’ta ikinci Sergen Yalçın dönemi sona erdi
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz"
Çağla Tuğaltay cinayetinde flaş gelişme: Ölen komşusunun mezarı açıldı
Bakan Fidan: "Almanya'yla iş birliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz"
Türk Telekom CEO’su Şahin: "Yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi kırmızı çizgimizdir"
Pakistan İçişleri Bakanı Naqvi, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile bir araya geldi
Mersin’de 4 kişinin öldüğü silahlı saldırı anı kamerada
Beşiktaş’ta 39 maçlık ikinci Sergen Yalçın dönemi
POLİTİKA
İçişleri Bakanlığı’nda 19 atama Resmi Gazete’de
19 Mayıs 2026 Salı - 03:23:14
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan 19 atama Resmi Gazete’de yayımlandı. İçişleri Bakanlığı tarafından 19 mülki idare amirinin Birinci Sınıf Mülki İrade Amirliğine yükseltilmelerine karar verildi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre; Mustafa Güngör’ün Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Dairesi Başkanlığı’na, Mesut Tabakcıoğlu, Doğan Kemelek, Murat Öztürk, Cevdet Bakkal, Ekrem Çeçen ve Halid Yıldız Mülkiye Müfettişliğine atandı. Resul Özdemir Kırıkkale Vali Yardımcılığına, Lütfullah Göktaş ise Van Vali Yardımcılığına atandı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda; Kütahya’nın Simav ilçesine Bünyamin Karaloğlu, Ankara’nın Akyurt ilçesine Hamit Genç, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesine Yusuf Turan, Yalova’nın Altınova ilçesine Halil İbrahim Kazar, Amasya’nın Merzifon ilçesine Ahmet Karaaslan, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine Orhan Altun, Denizli’nin Tavas ilçesine İsmail Demir, Antalya’nın Kemer ilçesine Ahmet Solmaz, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine ise Mustafa Akın kaymakam olarak atandı. Kararda, Orhan Yalınız ise İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığı’na atandı.
19 Mayıs 2026 Salı - 00:37
Bakan Gürlek’ten 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Bakan Gürlek mesajında, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan milli mücadelemiz, bağımsız ve egemen Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kutlu yürüyüşümüzün ilk adımı ve tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Yüzyıl önce yakılan o istiklal meşalesi, milletimizin azim ve kararlılığıyla emperyalist işgalleri püskürtmüş ve bağımsızlığımızın yolunu aydınlatmıştır. Bugün de hedefimiz; aklı hür, vicdanı hür TEKNOFEST kuşağımızla birlikte, tam bağımsız ve güçlü Türkiye idealini yarınlara taşımaktır" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Gürlek, "Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Harbimizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Sevgili gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, büyük ve güçlü Türkiye yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:39
10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama
Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:26
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında başladı
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında başladı
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mayıs 2026 Pazartesi- 16:05
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik"
2
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 16:14
Ankara Valisi Canbolat: "Gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir"
3
17 Mayıs 2026 Pazar- 20:21
CHP Genel Başkanı Özel: "İstiklal Madalyası Balıkesir’in hakkıdır"
4
18 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:03
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den ‘Terörsüz Türkiye’ süreci için yeni öneriler
5
18 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:08
Fırat, Tekman ve Karayazı’da halkla buluştu
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:21
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İsrail, Gazze’yi işgal harekatını genişletme kararı alarak insanlık suçlarını sürdürmeye devam etmektedir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İsrail, Gazze’yi işgal harekatını genişletme kararı alarak insanlık suçlarını sürdürmeye devam etmektedir"
29 Ağustos 2025 Cuma - 14:20
MHP lideri Bahçeli’den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Artık çekilecek ne bir toprak parçamız ne de kaybedecek bir insanımız vardır. Tam bir inanmışlıkla ifade etmek isterim ki, şehitlerimizin aziz ruhları Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyete kadar muhafızı, ecdadımızın hayır duası ise hepimizin yolunu aydınlatan ve gücümüze güç katan kutsal destektir" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Bahçeli, Türk milletinin tarihiyle iç içe yaşadığını dile getirerek "Bu muazzam şuur aydınlığında tecelli eden milli varlık, nice zaferlerle şımarmadığı gibi ağır mağlubiyet ve hezimetlerle de yeis ve yılgınlığa kapılmamıştır. Tarihin sayfaları birer birer çevrildiğinde görülecektir ki, ağustos ayı Türk milletinin zafer ve zirve ayıdır. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un 30 Ağustos 1922’de muhteşem bir zaferle taçlanması, müteakiben müstevlilerin vatan topraklarından kahramanlıklarla süpürülerek 9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülmesi her manada göz kamaştıran, yaygın sonuçları ortaya koyan, yankıları bugünlere kadar ulaşan muazzam bir olaydır" ifadelerini kullandı. "30 Ağustos Zaferi Türkiye Cumhuriyeti’ni müjdelemiş, uzun savaşlar dönemini de noktalamıştır" Büyük Taarruz ile zaferi buluşturanın yalnızca sahadaki askeri üstünlük olmadığına dikkati çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, "30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin arkasında ve özünde; strateji ustalığı, siyasi taktik uzmanlığı, uzağı yakın eden dört başı mamur hazırlık evresi, hiç azalmayan akıl ve sabır erdemi, elbette hiçbir muhasım odağın başa çıkamayacağı iman ve istiklal sevdası yer almıştır. 30 Ağustos Zaferi Türkiye Cumhuriyeti’ni müjdelemiş, uzun savaşlar dönemini de noktalamıştır. Türk milleti muzaffer bir millettir. Bu muzaffer ruhun harcı milli birlik ve dayanışma azmiyle karılmıştır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzez milletimizin her ferdi hür ve bağımsız bir geleceğin özlemiyle kenetlenmiş, dökülen şehit kanları da bu kenetlenmeyi çok daha güçlü bir hale getirmiştir. Türk milleti belini bükmeye cüret eden ehl-i salibi mahvı perişan etmiştir" şeklinde konuştu. "Artık çekilecek ne bir toprak parçamız ne de kaybedecek bir insanımız vardır" İç ve dış düşmanlıkların ‘Terörsüz Türkiye’yle beraber tesir alanının iyice kaybedeceğini belirten Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Vatan topraklarımızda gözü olan zalimler, üzerimizde hesap yapan kanlı emeller milletimizin kahrına ve çelikten iradesine 103 yıl önce nasıl çarpmışlarsa, akıbet gene aynı olacaktır. Dumlupınar’da kazanılan zafer Ankara’nın politik dinamiklerini oluşturmuş, Türkiye Cumhuriyeti’nin çatısını örmüştür. Bu çatı çökmeyecektir. Bu çatı çürümeyecektir. Nihayet devlet-i ebed müddet, millet-i ebed müddet kararı ve kararlılığı her daim var olacaktır. Türk milletine yapılan haksızlıklar, hainlikler ve insanlık dışı işgaller 30 Ağustos 1922’de hak ettiği cevabı almış ve buna ihtiyaç olursa benzeri cevap misliyle de verilecektir. Türk milleti, uzun bir süre girdiği savunma pozisyonundan çıkıp taarruza geçerek ve tam bağımsızlığı hususunda tavizsiz olduğunu pek çok bedel ödemesiyle göstererek milli birliğini, milli varlığını, milli geleceğini güvenceye almıştır. Çekile çekile bugünkü sınırlarına kadar gerileyen milletimizin kaybetmeye, yıkılmaya, yok olmaya en ufak tahammülünün olmayacağı açıkça anlaşılmış ve açığa kavuşmuştur. Artık çekilecek ne bir toprak parçamız ne de kaybedecek bir insanımız vardır. Tam bir inanmışlıkla ifade etmek isterim ki, şehitlerimizin aziz ruhları Türkiye Cumhuriyeti’nin ebediyete kadar muhafızı, ecdadımızın hayır duası ise hepimizin yolunu aydınlatan ve gücümüze güç katan kutsal destektir. Zaferlerimizden rahatsız olanlar, birliğimizden ve beraberliğimizden ürperenler ve ürkenler unutmasınlar ki, 30 Ağustos ruhu ayaktadır, maşeri vicdanda mahfuzdur. Bu düşüncelerle büyük milletimizin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Başkomutanlık Meydan Muharebesi Zaferi’nin 103. yıl dönümünü kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele kahramanlarını, devletimizin ve milletimizin bekası için canlarından seve seve vazgeçen aziz şehitlerimizi hürmet, rahmet ve minnet hislerimle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun diyorum."
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:45
Büyükşehir Belediyesi’nden Araban ilçesine hizmet seferberliği devam ediyor
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekiplerince Araban ilçe merkezi ve kırsal mahallelerinde başlatılan hizmet seferberliği bir yandan tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulurken diğer yandan ise çalışmalar aralıksız devam ediyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi GASKİ Genel Müdürlüğü ekiplerince Araban ilçesi merkezine sağlıklı temiz içme suyu sağlamak amacıyla ilçe merkezinin tamamında 33 bin metre yeni boru hattının yenilenmesi için yürütülen proje çalışmasıyla, ilçenin içme suyu şebekesinin baştan sona yenileyerek su kaynakları daha verimli kullanılacak olan çalışmalar aralıksız sürdürülürken, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Ekiplerince, ilçeye bağlı kırsal Fıstıklıdağ Mahallesinde asfalt yenileme zemin dolgu çalışmaları devam ediyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GASKİ ekiplerince ilçeye bağlı kırsal Dağdancık Mahallesinde yapılan sondaj çalışmasında temiz su elde edilerek deneme ve tahlil çalışmaları başlatıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GASKİ ekiplerince ilçeye bağlı kırsal Akkoç Mahallesinde içme suyu için sondaj çalışması başlatıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Ekiplerince ilçeye bağlı kırsal Aşağı Karavaiz ile Küçüklü Mahalleleri arası ve bölgedeki mahallelerin ulaşımının sorunsuz sağlanması için yenileme çalışması başlatılan yolda kod yükseltme zemin çalışması devam ediyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı ve GASKİ ekipleri, Araban İlçe merkezi ve ilçeye bağlı kırsal mahallelerde başlattığı hizmet seferberliğinde tamamlanan çalışmalar vatandaşların hizmetine açılırken diğer yanda ise devam eden tüm çalışmaların biran önce tamamlanıp vatandaşların hizmetine açılması için altyapı çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor.
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:39
Söke Çayı’nda beklenen temizlik çalışmaları başladı
Söke Ovası Sulama Birliği ve Söke Belediyesi iş birliğinde, Söke Çayı’nda kapsamlı temizlik çalışmaları başlatıldı. Maden Ocağı mevkiinden başlayan çalışmalar, ilçe merkezinden geçen çay yatağının tamamında yürütülecek. Söke Ovası Sulama Birliği’nin iş makineleri ve personeli tarafından gerçekleştirilen çalışmalara, Söke Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri de destek veriyor. Çay yatağında uzun süredir biriken rüsubat temizlenirken, akışı zorlaştıran ve atık malzeme birikimine neden olan bentlerle ilgili de kalıcı çözüm üretilmesi hedefleniyor. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, ilçenin çevre ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğü belirtilerek; "Kurumlar arası işbirliğinin önemini Söke Çayı örneğinde yaşıyoruz. Temizlik talebimizi geri çevirmeyen DSİ Bölge Müdürlüğü ve Söke Ovası Sulama Birliği Başkanlığı başta olmak üzere destek veren AK Parti Söke İlçe Yönetimine, AK Parti Aydın Milletvekillerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. Daha önce de söylediğim gibi bundan böyle Söke’de öncelikle ‘hizmet’ konuşulacak" dedi.
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:08
DEM Parti, İmralı’da Öcalan ile görüştükten sonra bir mesaj yayımladı
Dem Parti, İmralı’da terör örgütü PKK lideri Öcalan ile 3 saatlik görüşme sonucu bir açıklama yayımladı. Yapılan görüşmede terör örgütü lideri Öcalan’ın barış ve demokratik toplum sürecine dair açıklamalarda bulunduğunu belirtti. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi’nin (DEM), dün İmralı’da terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’a bir ziyaret gerçekleştirmişti. Öcalan ile 3 saatlik bir görüşme gerçekleştirildiğini belirten DEM grubu, Öcalan’ın barış ve demokratik toplum sürecine dair açıklamalarda bulunduğunu belirtti. Öcalan’ın tercihinin demokratik cumhuriyet ve demokratik toplum temelli bir entegrasyon olduğu belirtildi. DEM grubunun İmralı’da terör örgütü lideri Öcalan ile yaptığı görüşme sonrası şu ifadelere yer verdi: "28 Ağustos 2025 tarihinde İmralı’da Öcalan’la üç saatlik bir görüşme gerçekleştirdik. Öcalan son derece sağlıklı ve moralliydi. Görüşmede, barış ve demokratik toplum sürecinin geçirdiği aşamalara ve gelinen noktaya dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Yaşadığımız sorunun özel bir cerrahi müdahaleyi gerektirecek derecede kangren olduğunu, süreci bu hassasiyetle yürüterek bugüne getirdiklerini ifade etti. ‘Amacımız, acılı bir sürecin sona erdirilmesi için elimizden geleni yapmaktı’ dedi. Demokratik toplumun, barışın ve entegrasyonun bu sürecin 3 kilit kavramı olduğunu, bu temelde sonuca ulaşılabileceğini belirtti. Bunun için bütün boyutlarda adımların ivedilikle atıldığı yeni bir aşamanın gereğine vurgu yaptı. Öcalan, tercihinin her zaman demokratik cumhuriyet ile demokratik toplum temelli bir entegrasyon olduğunu; bu stratejik hamlenin anlaşılmasının ve sahiplenilmesinin hepimize, tüm Türkiye’ye kazandıracağını belirtti. Bu tercihin, siyaset ve basın çevrelerinin bir kısmında basitleştirme ya da yok sayma gibi yaklaşımlarla ele alınmasının ise sürece zarar verdiğini belirtti. Halklar arasındaki ebedi dostluğa ve barışa olan büyük inancını da bir kez daha dile getirdi."
29 Ağustos 2025 Cuma - 10:52
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesi Nikkei Shimbun’da
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makalesi Japonya’nın gazetelerinden biri olan Nikkei Shimbun’da Japonca ve İngilizce olarak yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makalesinin Japonya’nın gazetelerinden olan Nikkei Shimbun’da Japonca ve İngilizce olarak yayımlandığını açıkladı. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı ve Asya’nın iki ucundan dünyaya ortak vicdan çağrısı yaptığı makalesi, Japonya’nın önemli gazetelerinden Nikkei Shimbun’da Japonca ve İngilizce olarak yayımlandı. Cumhurbaşkanımız makalesinde, Türkiye ile Japonya arasındaki dostluk köprüsünün yalnızca resmi belgelerden değil, ortak vicdandan, insani yardımlardan ve tarihi hatıralardan beslendiğini vurguladı. Marmaray’dan Osmangazi Köprüsü’ne, Boğaz’daki ikinci köprümüz Fatih Sultan Mehmet’ten Haliç Köprüsü’ne kadar birçok eserde Türk azmi ile Japon mühendisliğinin el ele verdiğini, bu iş birliğinin sadece çelikten ve betondan değil; güven, samimiyet ve gönül bağından oluştuğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız ayrıca, küresel krizler karşısında Türkiye-Japonya iş birliğinin insanlık için yapıcı çözümler üretebileceğine dikkati çekti. İnsani diplomasinin önemine işaret ederek TİKA ile JICA’nın ortak projelerini örnek gösterdi" ifadelerini kullandı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze konusunda da güçlü bir çağrıda bulunduğunu aktaran Duran, "Cumhurbaşkanımız, Gazze konusunda da güçlü bir çağrıda bulundu; ’İsrail’in soykırımı ve işgali sonucu çocukların açlıktan öldüğü, hastanelerin çalışamaz hale geldiği, şehirlerin harabeye döndüğü, milyonlarca insanın en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı bir tabloya şahit oluyoruz. Bu facia bütün insanlığın meselesidir. Biz Türkiye olarak susmadık, susmayacağız. Ateşkesin sağlanması, insani yardıma engelsiz erişim ve masum sivillerin korunması için her platformda gayret sarf ediyoruz. Ancak biliyoruz ki sesimiz daha gür çıkmalı, tesirimiz daha geniş olmalı. Japonya’nın barışı önceleyen irfanı, uluslararası hukuka bağlılığı ve vicdani hassasiyeti bu süreçte pek kıymetlidir. Türkiye’nin bölgesel tesiri ve insani yardım kapasitesiyle birleştiğinde ortaya vakur ve güçlü bir ortaklık çıkacaktır’" açıklamasında bulundu.
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:59
Kahta Belediyespor U-13 Takımı Adıyaman bölge şampiyonu oldu
U-13 Adıyaman Bölgesi finalinde Kahta Belediyespor, güçlü rakibi Adıyaman Saray Spor’u 1-0 mağlup ederek kupanın sahibi oldu. Grup maçlarını namağlup tamamlayan Kahta Belediyespor, yarı finalde Adıyaman Belediyespor U-13 takımını 7-0 gibi farklı bir skorla geçerek finale adını yazdırmıştı. Final karşılaşmasında da üstün mücadelesini sürdüren Kahta Belediyespor U-13 takımı, şampiyonluk kupasını Kahta’ya kazandırdı. Karşılaşma öncesinde Kahta Belediyespor oyuncuları, sahaya "Özgür Filistin" yazılı pankartla çıkarak Filistin halkına destek mesajı verdiler. Final müsabakasını; Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Belediye Başkan Yardımcıları Enver Dinçer ve Metin Alpkıray, belediye birim müdürleri, TFF Adıyaman İl Temsilcisi Hasan Doğan ve Kahta 02 Spor Kulübü Başkanı İsmail Mulhan da tribünden takip ederek genç sporculara destek verdi. Kahta’da ilk kez düzenlenen Yaz Spor Etkinlikleri ile çocuklar ve gençlere sporu sevdiren, sağlıklı ve güvenli alanlarda gelişimlerini destekleyen Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençlerimiz bizim geleceğimizdir. Onların sporla büyümesi, hem sağlıklı nesillerin yetişmesine hem de ilçemizin sosyal ve kültürel hayatına büyük katkı sunacaktır. Kahta Belediyespor U-13 takımımızın bu başarıyı elde etmesi bizler için gurur vericidir. Belediye olarak spora ve gençlerimize her zaman destek vermeye devam edeceğiz. Bu şampiyonluğu ilçemize armağan eden tüm oyuncularımızı, teknik ekibimizi ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Ayrıca yalnızca U-13 değil, farklı yaş kategorilerinde 4 yeni takım daha kurarak altyapımızı güçlendiriyoruz. Bunun yanında futbolun yanı sıra diğer spor branşlarına da destek vererek gençlerimizin her alanda başarı göstermesi için çalışmaya devam edeceğiz. Filistin halkının yanında olduğumuzu göstermek için gençlerimizin taşıdığı pankart ise bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Ayrıca finalde centilmence mücadele eden her iki takımımıza da teşekkür ediyor, Adıyaman Saray Spor’u kardeş takımımız olarak görüyor ve başarılarının devamını diliyorum. Adıyaman da Kahta da çok güzel bir oyun ortaya koydu; her iki takım da bizim takımlarımızdır."
29 Ağustos 2025 Cuma - 09:14
Çameli Belediyesi Emecik Mahallesinin üst yapısını yeniledi
Çameli Belediyesi, ilçenin ulaşım ağını güçlendirmek amacıyla üst yapı yenileme çalışmalarına devam ediyor. Son olarak Çameli Emecik Mahallesi de üst yapıyı belediye kendi imkanlarıyla yenilenerek güvenli ulaşım sağladı. Çameli Belediyesi ekonomik olarak tasarruf etmek ve daha kaliteli işçilik yapıldığından emin olmak için kendi üst yapı çalışmalarını kendisi yapıyor. İlçede ki ulaşımı ağını güçlendirmek ve güvenli hale getirmek için başlattığı üst yapı çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Son yapılan üst yapı yenileme çalışmalarında Emecik Mahallesinin engebeli ve bozuk yolları yenilendi. Çalışmalara yakından takip eden Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, "Çameli Belediyesi olarak ilçemizin yol ve ulaşım ağını güçlendirmek ve vatandaşlarımıza daha kaliteli ulaşım imkânı sunmak için çalışmalarımız hız kesmeden sürüyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından Emecik Mahallemizde gerçekleştirilen asfalt döküm çalışmaları başarıyla tamamlandı. Asfalt çalışmalarında belediyemize ait araç, iş makineleri ve asfalt kamyonumuzla tamamen kendi imkânlarımızı seferber ederek, öz kaynaklarımızla hizmet üretiyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 23:58
Bakan Fidan: "Biz savaşın bir tarafı değiliz" (3)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Biz savaşın bir tarafı değiliz. Ne Alaska’daki masada olmalıyız, ne Vaşington’daki masada. Çünkü Trump savaşan taraflarla bir araya getirme yapıyor" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TGRT Haber’de Gündem Özel programında Türkiye Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yücel Koç ve Türkiye Gazetesi Yazarı Sevil Nuriyeva’nın sorularını yanıtladı. Zengezur Koridoru hakkında değerlendirmede bulunan Fidan, "Şimdi burada şunu ifade edeyim büyük memnuniyetle, olayın ilk gününden itibaren, yani Amerikalılar gelip Azeri kardeşlerimizle konuşmaya başladığı andan itibaren bu konu bizimle istişare edilerek gitti. Yani her aşamasında bilgilendirme oldu, istişare oldu. Bu konuda Cumhurbaşkanımızı bilgilendirdik. Daha sonra İlham Bey de Cumhurbaşkanımıza hem öncesinde hem sonrasında bu konuda bilgi verdi. Bizim Azerbaycan ile kendi aramızdaki istişare mekanizması, koordinasyon mekanizması çok iyidir. Şimdi burada tabii oraya baktığınız zaman şöyle bir husus var. Koridorun aslında deklare edilmiş olması, Azeri kardeşlerimizin baştan beri ortaya koyduğu birkaç tane temel talep vardı. Onun prensiple kabulü manasına geliyor. Bu fevkalade önemli. Bu hat fevkalade önemli. Fakat kamuoyunu burada da şu şekilde bilgilendirmek isterim. Bununla ilgili formatı netleştirilmiş, usule esasa işleyişe bağlanmış somut bir şey yok. Bu konsept olarak kabul edildi, belgeye yansıdı. Fakat kim işletecek, nasıl işletecek, ne olacak konusunda somut bir şey yok. Bunu taraflar kendi aralarında müzakere edecekler. Bunun öncesinde çeşitli alternatifler müzakere edildi. Bir kısmını belki kamuoyuna paylaşabilirim. İçerisinde Cumhurbaşkanımızın Sayın Aliyev ile yaptığı en son görüşmede gündeme gelenler var. Sayın Paşinyan’ın ülkemizi ziyaretinde Cumhurbaşkanımıza anlattığı konu var. Ona mukabil Cumhurbaşkanımızın kendilerine söyledikleri konular var. Ama bunlar bir netliğe kavuşmadığı için şu anda kamuoyla paylaşılmayan liderlerin kendi aralarında yaptığı konuşma. Bu konu şu anda tartışılan, evrilen bir konu. Ama ben prensipte şunu söyleyeyim. Cumhurbaşkanımızın bizlerin bu yürüyen müzakerelerle ilgili aldığı pozisyon her zaman için şu; Biz Azeri kardeşlerimize güveniyoruz. Onlar bir konuya evet dedikleri zaman biz onlardan daha fazla onları düşünüyormuş gibi davranıp ‘yok kardeşim o senin dediğin evet doğru değil. Asıl bu doğru’ diyecek bir tavır içerisinde olmayız. Onlarla dediğim gibi yakın bir iş birliğimiz var" dedi. Libya’da gerçekleşen son gelişmelere ilişkin Fidan, "2019 Nisan’ındaki askeri operasyondan sonra orada (Libya’da) bir defakto durum oluştu. Türkiye orada gerek dost unsurlarıyla, gerek askeri güçleriyle bir duruma vaziyet etmeye başladı. Doğu ve Batı olarak Libya’nın fiilen, defakto olarak şu anda ayrı ayrı iradeler altında bulunuyor olması, tabii bizim Trablus’ta Milli Birlik Hükümeti’ni tanımamız ve Batı’da o arkadaşlarla çalışmamız bir strateji dahilinde oldu. Şimdi bizim temel stratejimiz, Cumhurbaşkanımızın (Erdoğan) her zaman vurguladığı gibi Libya’nın birliği, bütünlüğü ve bölünmemesi. Bölgede veya küresel olarak Libya’nın bölünmesinden, zayıf kalmasından, zayıf bir merkezi iradeyle işletilmesinden medet umanlar var" diye konuştu. "Rusya ve Ukrayna arasında barışın olması için ümitliyiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini hatırlatan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşında barışının ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile son telefon görüşmesinde ele aldıklarını dile getirerek, "Dün gece, bu işin, ABD’de müzakerecisi olan Steve Witkoff ile görüştüm. Steve ile dün görüştükten sonra bugün öğlen saatlerinde, Ukrayna müzakerecisi olan değerli dostumuz, Ulusal Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Rüstem Umerov ile çok uzun bir görüşme yaptık. Şimdi bütün bunların toplamına baktığımız zaman şöyle bir şey çıkıyor, barışın olması için ümitliyiz. Bu ümit için yeterli sebebimiz var. İstanbul müzakerelerinde birinci, ikinci, üçüncü turda evrilerek gelişen bazı olaylar vardı. Üçüncü turda özellikle tarafların bazı ortaya koyduğu pozisyonların daha sonra Alaska’da gündeme geldiğini, somutlaştığını gördük. Bizim hem Rusya’da Sayın Putin ile yaptığımız görüşmeden, Ukrayna’da Sayın Zelenski ile yaptığımız görüşmede, Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın (Erdoğan) o çerçevesini çizdiği bazı spesifik konular vardı. Onların ben görüşmesini yaptığımızda, ortaya koyduğumuz bazı perspektiflerin esas itibariyle bu görüşmelerde ana omurgayı teşkil ettiğini gördük. Sorun yok mu? Var. Eskiden Rusların dört vilayetin idari sınırlarının tamamını ele alma hususu vardı. Şimdi o isteklerinden vazgeçip, temas hatlarında kalıp bir yer hariç, ‘Donbass’ biliyorsunuz ikiye ayrılıyor, Luhansk ve Donetsk olmak üzere. Donetsk’teki yüzde 25’lik 30’luk kalan yerin kendilerine iade edilmesi ve Zaporijya ile Herson’da temas hatlarında durması konusunda şu anda bir ön şey var. Bunun kendilerini söylemiş olması ve bunun da bir güvenlik mekanizması ile garanti altına alınmasını kabul etmiş olmaları, çerçeve anlaşma maddeleri olarak aslında gerçekten muazzam bir çerçeve sunuyor" ifadelerini kullandı. "Biz kendi milli çıkarlarımız için üretmemiz gereken faaliyeti üretiyoruz" Donetsk’teki belirli toprak parçasının Ukraynalılar için önemini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin burada kilit bir aktör olma özelliği taşıdığını kaydetti. Fidan, "Eğer bizim daha sonra belli bir yerde fayda üretmemiz istenecekse, fonksiyonel olmamız istenecekse, bizim baştan itibaren bu tartışmaların içerisinde nitelikli olarak olmamız gerekiyor. Askerimizle, istihbaratçımızla, diplomatımızla her bir uzmanlık alanını ilgilendiren konulara çok yakından bakmamız gerekiyor. Biz kendi milli çıkarlarımız için üretmemiz gereken bilgiyi, faaliyeti üretiyoruz ama eğer ortak bir güvenlik mekanizması oluşturulacaksa bunun keyfiyeti farklı" şeklinde konuştu. "(Rusya-Ukrayna savaşı) Bilgi birikimimizle meselenin çözümüne ilişkin değerli katkılarımız da oluyor" Alaska’da gerçekleşen zirvede Rusya tarafı ile belli prensiplerde uzlaşıldığına dikkati çeken Fidan, "Ruslarla Amerikalılar arasında bir genel anlaşma var. Bunun daha sonra hayata geçmesi konusunda bir zirveden söz ediliyor. Bu zirveye ilişkin şu anda netleştirilmiş bir tarih yok. Bu zirveyle ilgili belli sorun alanları var. Zirvede liderler mi bir araya gelsin sorunu çözsün, yoksa ondan önce belli konuları yine ekipler kendi aralarında halledip, ondan sonra mı liderler bir araya gelsin? Bu halihazırda biraz masada olan bir konu. Bazı ön açıklamaların karşılıklı geçtiğimiz hafta içerisinde Alaska’da daha sonra Washington’da oluşturulan olumlu atmosferi biraz hafif gerilettiğini de görüyoruz. Ama bütün bunları yakından takip ediyoruz. O tarafların her birine de çok yakın temas halindeyiz. Sadece Türkiye’nin çıkarlarıyla ilgili, bölgenin çıkarlarıyla ilgili hesaplarımızı yapıp tedbirlerimizi almada kullanmıyoruz bu bilgi birikimimizi. Meselenin çözümüne ilişkin değerli katkılarımız da oluyor" dedi. "Biz savaşın bir tarafı değiliz" ABD Devlet Başkanı Trump’ın Vaşington’da Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ve Avrupalı liderlerle buluşmasında Türkiye’nin neden bulunmadığı eleştirilerine yönelik Dışişleri Bakanı Fidan, "Şimdi Alaska’da Sayın Trump, Sayın Putin’le buluştu. Vaşington’da Avrupalılarla buluştu ve Ukraynalılarla buluştu. Bu şu demektir, Trump savaşan taraflarla bir araya geliyor. Biz savaşın bir tarafı değiliz. Ne Alaska’daki masada olmalıyız, ne Vaşington’daki masada. Çünkü Trump savaşan taraflarla bir araya getirme yapıyor. Biz kendimizin kurduğu masada, İstanbul’da tarafları bir araya getirdiğimizde, onlar da vardı. Sizin olmadığınız bir güvenlik mekanizması kurulur, Türkiye’nin isteğine rağmen bu olmazsa, o zaman orada haklı bir eleştiri olabilir. Türkiye burada olmalıydı, niye yok. Ama Türkiye’nin kendi tercihiyle bilerek yapmadığı aksiyonların değerlendirmesiyle ve bir de burada dediğim gibi, o resmin neyi ifade ettiği meselesi, benim Dışişleri Bakanı sıfatıyla çok konuşabileceğim bir konu değil. Onu halkımız, politik yorumcularımız, sizler, dünya, hepsi karikatürize bile ediyorlar. Ama benim söyleyebileceğim profesyonel olarak, biz savaşın bir tarafı değiliz. Dolayısıyla o iki resimde de bizim olmamamız kadar normal bir şey yok" ifadelerini kullandı. "Libya’da bazen problemin, bazen çözümün, bazen her iki konunun da parçası olabilecek diğer ülkelerle ilişkilerimizi bu konuda son derece ileri taşıdık" Türkiye’nin 2019 Nisan’dan sonra Libya’da varlığını ortaya koymasının ardından bir daha bölgede savaş olmaması noktasında durduğunu aktaran Bakan Fidan, Doğu ve Batı Libya’nın birleşmesi için aşamalı olarak karşılıklı güven oluşturulduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi: "Bugün geldiğimiz noktada askeri gemilerimiz, MİT Başkanımız (İbrahim Kalın), belki bazı konular var onlar hallolursa, belki işleri bakım olarak bizim de gitmemiz söz konusu olur. Şimdi bir noktaya getirdik. Buna paralel bir şey daha yaptık. Özellikle Libya’da bazen problemin, bazen çözümün, bazen her iki konunun da parçası olabilecek diğer ülkelerle ilişkilerimizi bu konuda son derece ileri taşıdık. Bunların arasında Mısır var, Birleşik Arap Emirlikleri var, Katar’da zaten ilişkilerimiz iyi. Bu paydaşlarla da bu konuda son derece açık, şeffaf, güven oluşturucu ve Libya’nın huzuruna, birliğine katkısını sağlayacak bir şey var. Sevindirici olan şey şu, bu geçtiğimiz yıllar içerisinde çok şükür bir daha büyük bir çatışma görmedik. Bakın burada Türkiye’nin inanılmaz büyük bir rolü var. Bu vakti ülkenin birleştirilmesi için siyasi manada kullanmak gerekiyor. Ama şunda işe yaradı bu vakit, istediğimiz manada birlik ortaya çıkmadı ama geçen sürede yaptığımız inceleme, sahip olduğumuz etkileşim, siyasal tecrübe bir sonraki adımın ne olması gerektiği konusunda bize çok ciddi bir fikir verdi. Şu anda o fikrin sahibiyiz ve uygulaması için taraflarla da görüşüyoruz." "Umarız bir gün Yunan siyaset de Türk siyasetinin ulaştığı olgunluğa, özgüvene ulaşır" Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’ye yönelik açıklamalarına ilişkin Fidan, Yunan iç siyasetinde Türkiye ile ilgili konuların belirleyici konular olduğunu ifade ederek, "Siyasi aspirin gibi herhangi bir sorunun varsa siyasette Türkiye’yi gündeme getir, Akdeniz’i gündeme getir, Ege’yi gündeme getir. Zaten hemen bir şartlı refleks teorisi oluşmuş orada. Maalesef siyasi bir şartlı refleks var. Biliyorsunuz Pavlova 1914’de Nobel Tıp Ödülü kazandırmıştı. Bu siyasi şartlı refleksin Türkiye’ye dendiği zaman harekete girmesi hala hazırda Yunan siyasetinin kendi içerisinde çözmesi gereken bir konu. Burada Cumhurbaşkanımız (Erdoğan) uzun dönemli ve güçlü iradeli liderliğinde gerçekten kendi halkından aldığı teveccühü siyasi kapitali birkaç tane mesele üzerinde çok ciddi kullanmaya çalıştı. Bunlardan birisi de Yunanistan ile olan sorunların daim olarak çözülmesi meselesi. Kıbrıs meselesi de dahil olmak üzere. Umarız bir gün Yunan siyaseti de Türk siyasetinin ulaştığı olgunluğa, özgüvene ulaşır. Konuları daha rahat tartışabilir" şeklinde konuştu. "Dış politikayı çoğu zaman iç politikada ucuz siyasi konulara malzeme yapmamaya çalışıyoruz" Son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin her mitinginde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hedefi haline gelmesinin sorulması üzerine Fidan, "Ben iç politik konuları çok yakından da takip ediyorum ama ben bir takım oyuncusuyum, Bu takımdaki yerim de dış politika konusu. Takım kaptanımız Cumhurbaşkanımız ve her kabine üyemiz kendi bulunduğu köşeyi en iyi şekilde muhafaza ediyor. Görevini yerine getirmeye çalışıyor. Ben takımdaki dış politika ile ilgili, dış güvenlik ile ilgili rolümü en iyi şekilde hayata geçirmeye çalışıyorum. Üzerimizde bir emanet var, bu emanet dediğim gibi bir gaflet içerisinde olduğumuz zaman memleketimize, milletimize ağır bedeller ödetecek bir konu. Bu konuyu çoğu zaman iç politikada ucuz siyasi konulara malzeme yapmamaya çalışıyoruz" dedi. "Karalama maksatlı konuları gündemime alamam, o taşıdığım emanete de ihanet" Kendisine yönelik gelen eleştirilerin dış politika ile alakalı olduğunu dile getiren Bakan Fidan, "Dış politika ile eleştirilere bakıyorum. Gerçekten şunu kaçırmışız, bunu yapmamışız denilen noktalar oluyorsa onları okumak ve kabul etmek bir politikacı olarak bir kamu görevlisi olarak da görelim. Eleştirilerin sadece siyasi partilerden gelmesine gerek yok, bazen akademisyenlerden, halkımızdan geliyor. Mümkün olduğu kadar halkın ve siyasetin bana soracağı soruları ben kendime sorup tedbirini alıp ona göre dış politika alanlarını yapıyoruz ama bazen halkımızın ve siyasi partilerin kafasında sorular olabiliyor. Onlar önemli, gerçekten benim dikkate aldığım şeyler ama propaganda maksatlı, karalama maksatlı, iftira maksatlı, ucuz siyaset maksatlı bir konu olduğu zaman inanın ona dönüp bakmıyorum. Onu gündemime alamam, o taşıdığım emanete de ihanet" diye konuştu. "Türkiye’nin karanlığa düşmüş insanlık için bir deniz feneri vazifesi yapmasının her zaman içindeyim" Bakan Fidan, insanların hakikat yolculuğu olduğu gibi devletlerin ve milletlerin de bir yolculuğu olduğunu kaydederek, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’nin karanlığa düşmüş insanlık için bir deniz feneri vazifesi yapması, onların yolunu bulmaya yardımcı olmasının ben her zaman içindeyim. Onun için de çok yüksek insani standartlarınızın, siyasi standartlarınızın, düşünce standartlarınızın, ahlaki standartlarınızın, kapasite standartlarınızın, yetenek standartlarınızın olması gerekiyor. Bunu yaptığınız zaman hem pratik olarak, hem teorik olarak, hem felsefi düşünüş, inanış olarak insanlığa yol gösterebilirsiniz. İnsanlık için yapacağınız çok somut şeylerin olması lazım. Bunun için savunma sanayinden teknolojiye, hastanelerden ilk yardıma kadar çok ciddi görünür yeteneklere ihtiyacınız var."
28 Ağustos 2025 Perşembe - 23:22
Bakan Fidan: "Türkiye'nin ortaya koyduğu politik tavır emperyal bir niyet taşımıyor"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Sınırımızın ötesinde tehdit oluştuğu zaman burada bizi vurmasını beklemiyoruz. Sınırın ötesinde buna girmemiz lazım ama başka ülkeler de en az bizim kadar muhteremdir. Türkiye’nin ortaya koyduğu politik tavır emperyal bir niyet taşımıyor" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 22:14
Dışişleri Bakanı Fidan: "Umarız Yunan siyaseti Türk siyasetinin olgunluğuna ulaşır."
Dışişleri Bakanı Fidan: "Umarız Yunan siyaseti Türk siyasetinin olgunluğuna ulaşır."
28 Ağustos 2025 Perşembe - 22:13
Bakan Fidan: "Gerçek Amerikan milliyetçisi olanlar ‘Amerika first değil, İsrail first’ denildiğini düşünüyor" (1)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin İsrail politikalarının insanlık adına savunulacak bir yanının kalmadığının ABD tarafınca da fark edilmeye başlandığını belirterek, "Amerika’nın dünyaya deklare ettiği ne kadar değer varsa, şu anda onu çiğneyen bir ülkenin kayıtsız şartsız savunucusu durumuna düşüyor. Bu tabii Amerika’nın muazzam derecede uluslararası prestijini aşağıya çeken bir durum ve kafası çalışan, gerçekten Amerikan milliyetçisi olan Amerikalılar, hep ‘Amerika first’ derken aslında ‘Amerika first değil, İsrail first’ denildiğini düşünüyor" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TGRT Haber’de Gündem Özel programında Türkiye Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yücel Koç ve Türkiye Gazetesi Yazarı Sevil Nuriyeva’nın sorularını cevapladı. Filistin meselesinin sadece Müslümanların değil tüm dünyanın kanayan yarası olduğunu belirten Bakan Fidan, "Filistin meselesi, Yahudi devleti meselesi, Filistin topraklarının işgali meselesi ve devam eden konular dünyanın herhangi bir yerinde devam eden çatışmalar gibi değil. Görünürde başka yerlerde de insan dramları, açlık, çatışma oluyor ama burada insanlığın Filistin meselesinde düştüğü çaresizliği çoğu zaman görmüyoruz. Umursamazlık belki olabiliyor ama insanların hepsinin aynı fikirde olduğu bir yer de hala mevcut. Soykırımın devam ediyor olması üzerinde çok uzun düşünülmesi gereken, var olan sistemin kodlarını hem yazılım hem donanımıyla sorgulanması gereken bir nokta ve bu oluyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde Türkiye’nin Filistin meselesinde çok yol katettiğini söyleyen Bakan Fidan, bu çabalar sayesinde İsrail’in dokunulmazlığı konusunda oluşan illüzyonun dağıldığını ifade etti. Şu an Filistin konusunda Avrupa ülkeleri dahil birçok ülkede karşıt görüşlerin olduğunu söyleyen Fidan, daha önce bu konuda çoğu ülkenin İsrail’i gücendirmemek adına çekimser kaldıklarını belirtti. Dünyanın hem İsrail için hem de Filistin için aynı şeyi istediğini ifade eden Fidan, İsrail’in daha fazla toprak elde etmek için güvenlik maskesini kullandığını söyledi. "Dünya, Hitler’in ortaya koyduğu soykırımdan sonra oradaki acıyı başkasının acısına dönüştüren bir mekanizma ile karşı karşıya kaldı" Filistin meselesinin bugün ortaya çıkmadığına, bunun tarihinin çok eskiye dayandığına dikkati çeken Fidan, "İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler’in ortaya koyduğu Yahudi soykırımından sonra oradaki acıyı başkasının acısına dönüştüren bir mekanizma ile karşı karşıya kaldı dünya. Oradaki oluşturulan illüzyon ve ondan gelen her türlü ayrıcalığın şu anda ortadan kalktığını düşünüyoruz. Bu niye önemli? Bu dava daha önümüzdeki kaç yıl devam edecek biz bilmiyoruz. Ama geçmişine baktığımız zaman önümüzde daha uzunca yıllar Filistin meselesi ile Arap toprakları ile Arap coğrafyası ile bu coğrafya ile bu konular meşgul olunacak. Dolayısıyla bu konudaki her türlü atılan adım, bugün anlık sorunu çözmede fayda gösteriyor gözükmese de sorunun ve etrafında bileşenleri ortadan kaldırmada çok ciddi etki gösterecek. Biz o yüzden şunu söylüyoruz arkadaşlara; ‘Elimizden geleni sonuna kadar uluslararası arenada ortaklarımızla beraber hiç durmadan yapmaya devam etmemiz gerekiyor" ifadelerine yer verdi. İsrail’in yayılmacılık peşinde olduğunun çok açık ve net olarak belirgin bir hal aldığının altını çizen Fidan, bölge ülkeleri olarak çok ciddi tedbirler almaları gerektiğini ancak acil olarak Gazze’deki açlığın bir an önce durdurulması gerektiğini söyledi. "Gerçek Amerikan milliyetçisi olanlar ‘Amerika first değil, İsrail first’ denildiğini düşünüyor" ABD’nin İsrail için uyguladığı politikalarının insanlık adına savunulacak bir yanının kalmadığının ABD tarafınca da fark edilmeye başlandığını belirten Bakan Fidan, artık ABD’nin açıktan bir savunma içerisinde olmadığını ama İsrail’i durdurmak için elinde en fazla baskı aracı olan ABD’nin bu gücünü yeterince kullanmadığına dikkati çekti. Fidan, "Amerika’nın dünyaya deklare ettiği ne kadar değer varsa, şu anda onu çiğneyen bir ülkenin kayıtsız şartsız savunucusu durumuna düşüyor. Bu tabii Amerika’nın muazzam derecede uluslararası prestijini aşağıya çeken bir durum ve kafası çalışan, gerçekten Amerikan milliyetçisi olan Amerikalılar, hep ‘Amerika first’ derken aslında ‘Amerika first değil, İsrail first’ denildiğini düşünüyor. Ülkedeki kurgulanmış politik sistemin politik figürleri ortaya çıkartırken aslında kayıtsız şartsız bu ideolojiye teslim olmaları gerektiği ortada" diye konuştu. Fidan, Netanyahu hükümetinin hiçbir insani, ahlaki, hukuki, değeri ve önceliği tanıyan bir durumda olmadığının da altını çizdi. Sistemli soykırımın ortaya çıkmasından itibaren İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi’nin ortak zirvesiyle Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu toplamda 7 ülkeden oluşturulmuş bir temas grubunun olduğunu dile getiren Fidan, Arap ülkelerinin de Türkiye kadar çaba gösterdiğini ifade etti. "İslam ülkelerinin İsrail üzerindeki baskıyı değil, Amerika üzerinde etkilerini kullanmaları gerekiyor" Cidde’de gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Toplantısı’na da değinen Fidan, "Bundan sonra aslında İslam ülkelerinin İsrail üzerindeki baskıyı değil, Amerika üzerindeki etkilerini kullanmaları gerekiyor ki oradan bir şey üretilsin. 1974’te Suudi Arabistan sırf bu nedenden dolayı petrol ambargosu uygulamaya başladı ve dünyada birdenbire denklem değişti. İşte o zaman belli ekonomik düzenlemeler, siyasi düzenlemeler bölgede yeniden devreye girdi. Bu ülkeler bunu geçmişlerinde yaptılar, denediler, mücadelesini verdiler ve bedelini de ödediler" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder