POLİTİKA
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:39 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 23:01 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere sarılmak son derece ucuz ve bayat bir siyasettir. Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir. Söz konusu ülke ve milletin çıkarı olduğuna sorumlu davranmak zorundadır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Tekirdağ Çorlu’da silahlı kavga olayına müdahale ettikleri sırada şüpheli şahsın silahla karşılık vermesi sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yine bugün öğleden sonra Mersin Tarsus’ta yaşanan menfur silahlı saldırıda vefat eden 6 insanımıza Allah’tan rahmet, tedavileri devam eden 8 yaralımıza acil şifalar temenni ediyorum" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız" 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarla başlayan krizin sarsıntılarının birçok alanda hala devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Akaryakıt fiyatlarında dengenin halen sağlanamadığı, enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, tedarik zincirlerindeki kırılmaların henüz tamir edilemediği, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız. Dünyayı adeta bir tsunami gibi vuran bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor. Meselenin daha vahim yanı ise bu atmosferin küresel düzeyde bir tufeyli ekonomisi üretmesi, daha çok spekülasyona ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni oluşturmasıdır" şeklinde konuştu. "Her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur" Her savaşın kendi ekonomisini ürettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist Afrika’dan Asya’ya Amerika’dan Latin Amerika’ya milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasp ederek palazlanmakta servetlerine servet katmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken bunların hesap cüzdanları her gün kabarmaktadır. Şurası bir gerçek ki her savaş kendi ekonomisini üretir. Yani her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur. Fakat İran Savaşı’yla bu iş tahammül sınırlarını aşmış, küresel ekonomik refah açısından tahripkar boyutlara ulaşmıştır. Dünyanın birçok bölgesinde çözülemeyen krizlerin, sona erdirilemeyen çatışmaların arkasında taraflarının uzlaşmaz tutumu kadar krizden menfaat devşiren tufeylilerin çok büyük rolü etkisi sabotaj girişimi vardır" ifadelerini kullandı. "Muhalefet, bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran savaşı ve sonrası Türkiye’yi önceleyen bir üslup benimsemek yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılarına tevessül etmiştir" Kriz sürecini Türkiye’de kullanmaya çalışanlar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Ne yazık ki ülkemizde de selden kütük kapma telaşına düşenler olduğunu müşahede ediyoruz. Topluma moralsizlik, karamsarlık, ümitsizlik zerk ederek bu olağanüstü süreçten siyasi ve maddi olarak kazançlı çıkmaya çalışıyorlar. Bir defa şunu çok açık ve net ifade etmek durumundayım; Muhalefet bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran Savaşı ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak Türkiye’yi önceleyen bir üslup benimsemek yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiş kriz fırsatçılarına tevessül etmiştir. Böyle bir dönemde dahi ‘iktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin’ mantığıyla hareket etmekten kendilerini kurtaramadılar. Üzülerek görüyoruz ki bu tavırlarını sürdürmekte ısrar ediyorlar." "Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir" Muhalefet demenin ülkeye ateşe atacak kadar gözü karartmak demek olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm üretme kapasitesini güçlendirmek yerine hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye maalesef geçemiyorlar. Daha kötüsü bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görülecek şekilde son derece çirkin, son derece yaralayıcı ve yıkıcı bir üslupla yapılmasıdır. Oysa muhalefet demek çarpıtmak, manipüle etmek, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak demek değildir. Muhalefetin vazifesi kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak da değildir. Hele hele yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere sarılmak son derece ucuz ve bayat bir siyasettir. Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir. Söz konusu ülke ve milletin çıkarı olduğuna sorumlu davranmak zorundadır" dedi. "Türkiye’deki istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye, ülkemizin çıkarlarına darbe vurmaya da hakkı yok" Türkiye’nin kıymetinin bilinmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlatmak isterim ki bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, gelişmiş ülkeler dahil kimsenin önünü göremediği, küresel sistemde yeni bir denklemin kurulduğu bir dönemde muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek yerli ve milli bir duruş sergilemek durumundadır. Kürsülerde söylenen sözün, ekranlarda verilen mesajın sosyal medyada kesilen ahkamların kime yaradığı kime hizmet ettiği çok iyi hesaplanmalı ülkenin menfaatine olup olmadığının muhasebesi çok iyi yapılmalıdır. Her zaman söylediğimiz gibi başka Türkiye yok. 86 milyon olarak bizim bu cennet ülkeden başka vatanımız yok. ‘Muhalefet ediyorum’ bahanesinin arkasına saklanarak kimsenin buna zarar vermeye Türkiye’deki istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye, ülkemizin çıkarlarına darbe vurmaya da hakkı yok" dedi. "Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler artık geride kalmıştır" Siyasi yelpazenin hangi kanadında olunursa olsun herkesin "önce milletim, önce memleketim" ilkesiyle hareket etmek mecburiyetinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sevgili vatandaşlarım burada bir hakikatin altını tekrar önemle çizmek istiyorum; Dünyamız globalleşirken sorunlar, krizler, fırsatlar da küresel bir boyut kazanmakta kelebek etkisi denilen gerçeklikle herkes yüzleşmektedir. Mesafelerin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada artık hiç kimse yeryüzünün bir başkan noktasında yaşananlara bigane kalma lüksüne sahip değildir. Tabiri caizse günümüzde Orta Doğu’daki bir ülke hapşırdığında Latin Amerika veya Asya’daki bir ülke kolayca nezle olabilmektedir. Hatırlayın 2008’deki Mortgage krizinin tüm dünyaya yayılması sadece birkaç hafta aldı. Rusya Ukrayna Savaşı’nın sebep olduğu gıda kıtlığı en çok Afrika ülkelerini vurdu. Kovid-19 salgınının kısa sürede nasıl küresel bir sağlık krizine daha sonra da ekonomik, siyasi ve sosyal krize evrildiğine hep beraber şahit olduk. Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler artık geride kalmıştır. Küresel ekonomiyle bütünleşmiş her ülke gibi bizler de dışarıdaki olumlu, olumsuz her hadiseden bir şekilde etkileniyoruz. Özellikle bölgemizdeki ateşin alevi olmasa dahi maalesef dumanı bize de ulaşıyor, bize de sirayet ediyor." "Türkiye’yi savaşa çekme tuzaklarına karşı soğukkanlılığımızı ilk günden itibaren muhafaza ettik" Türkiye’yi savaşa çekme tuzaklarına karşı soğukkanlılığı koruduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz gerek 23 yıldır ekonomiden yatırımlara, güvenlikten enerjiye, ticaretten turizme her alanda attığımız adımlar gerekse vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde bunu diğer ülkelere nispetle askeri düzeyde tutuyoruz. Mesela gübreden enerji tedarikine savunma yeteneklerinden ulaştırmaya süratle hayata geçirdiğimiz önlemlerle en sıkıntılı günleri suhuletle atlattık. Türkiye’yi savaşa çekme tuzaklarına karşı soğukkanlılığımızı ilk günden itibaren muhafaza ettik. Ayrıca müzakere, diyalog ve diplomasiyi önceleyen barışçıl politikamızla gerilimin düşürülmesi, sükunetin tekrar sağlanması için gayret gösterdik. Bölgedeki Türk ve Kürt kardeşlerimizle diyaloğumuzu dağda artırarak istikrarsızlığı derinleştirecek oyunların bozulmasına katkı sağladık. Türkiye’nin bölgesel çatışma ve krizleri yönetmedeki becerisi bu süreçte bir kez daha görülmüştür" diye konuştu. "Her ne kadar savaş öncesi döneme dönüş biraz zaman alacak olsa da ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir" Türkiye’nin bölgenin istikrar adası olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Etrafımızı kuşatan istikrarsızlığa rağmen Türkiye bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir. Her ne kadar savaş öncesi döneme dönüş biraz zaman alacak olsa da ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir. Değerli basın mensupları, bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. Uluslararası yatırımcıların ülkemize yönelik ilgisi günden güne artıyor. Avrupalı devletler Türkiye’yle daha farklı ilişkiler kurmanın yollarını arıyor. Yıllarca bizi yok sayanlar, bizi hafife alanlar, bize hasta adam muamelesi yapanlar Türkiye’nin başarıları karşısında hayranlıklarını gizleyemiyor. Türk savunma sanayisi tüm dünyanın gıpta ile takip ettiği bir seyir izliyor. En son ‘SAHA EXPO 2026’da’ buna bir kez daha bizzat şahitlik ettik. Beşincisi düzenlenen Saha 2026 savunma sanayi alanında Türkiye’nin sahip olduğu yeteneklerin ve vizyonun ortaya konulmasına vesile oldu. Dünyanın 120 ülkesinden bin 700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği fuarda 200’den fazla yeni ürün tanıtıldı. 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını ihracata yönelik anlaşmalar oluşturdu" dedi. EFES 2026 tatbikatından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "50 farklı ülkenin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz EFES 2026 tatbikatımız dostlarımıza güven, hasımlarımıza korku veriyor. Sadece savunma sanayii ve askeri alanda adından söz ettiren değil, Türk dünyasıyla ilişkilerinde de tarih yazan bir Türkiye gerçeği var. Aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatımız, merhum İsmail Gaspıralı’nın dilde, fikirde, işte birlik ideali doğrultusunda ticaretten enerjiye, kültürden eğitime birçok alanda iş birliğini güçlendiriyor. Türkiye dışında da Türk var dedikleri için tek parti döneminde tabutluk adı verilen işkencehanelere atılanların hayallerini bugün Türk dünyası vizyonuyla adım adım hayata biz geçiriyoruz. Merhum Turgut Özal’ın 34 yıl önce söylediği ’Türkiye’nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21’inci asır Türk ve Türkiye asrı olacaktır’ sözü elhamdülillah artık hızla kuvveden fiile çıkıyor" dedi. "Yarının Türkiye’si de bugünün Türkiye’sinden daha güçlü olacaktır" Kazakistan ziyaretinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Kazakistan’la farklı alanlarda 12 belgeye ilave olarak ebedi dostluk ve genişletilmiş stratejik ortaklık bildirisine imza attık. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi 15 milyar dolara çıkarmayı hedefimizi bir kez daha teyit ettik. Hoca Ahmet Yesevi’nin şehri Türkistan’da Türk Devletleri Teşkilatı’nın gayri resmi zirvesini başarıyla gerçekleştirdik. Tabii zirvede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’ın da bulunması bizim için çok anlamlıydı. Teşkilatın on üçüncü zirvesine sonbaharda biz ev sahipliği yapacağız. Dönem başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı’nın hem içeriye dönük derinleşmesi hem de dışarıya dönük güçlenmesi için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Şunu bir defa tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim. Dünün önünü göremeyen Türkiye’sinden nasıl buralara geldiysek inşallah yarın çok daha iyi yerlere geleceğiz. Yıllık yalnızca 248 milyon dolar savunma ihracatı yapan ülkesinden bugün 10 milyar doları aşkın ihracat gerçekleştiren Türkiye’sine nasıl ulaştıysak inşallah çok yakında bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına da gireceğiz. 2002’nin 236 milyar dolarlık ekonomisinden günümüzün 1,6 trilyon dolarlık ekonomisine nasıl geldiysek 2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe de inşallah uzak olmayan bir tarihte erişeceğiz. Nasıl 2026’nın Türkiye’si 2002’nin Türkiye’sine göre daha gelişmiş, daha büyümüş ve kalkınmış durumdaysa yarının Türkiye’si de bugünün Türkiye’sinden daha güçlü, daha ileri, daha müreffeh ve muktedir olacaktır." "Türkiye’nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır" Türkiye’nin terör prangasından kurtulmasının öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte Türkiye’nin önünde yepyeni bir yol açılacak terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar artık eğitime sağlığa üretime ulaştırmaya harcanacak Türkiye’nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır. Tüm çabamız tüm mücadelemiz işte böyle bir Türkiye’nin inşası içindir. Bundan geri dönüş taviz yavaşlama söz konusu değil ve olmayacaktır. Ne yapıyorsak Türkiye’nin ekonomisini büyütmek itibarını artırmak sözünün etkisini ve ağırlığını daha da güçlendirmek için yapıyoruz. Muhalefetin bizi çekmek istediği kısır tartışmalara ülkeye ve millete hiçbir faydası olmayan polemiklere prim vermeden iş üretiyor, hizmet üretiyoruz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Vatandaşlarından bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum" Vatandaşlardan hükümete güvenmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olarak 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da eserlerimizle hizmetlerimizle konuşacağız. Türkiye’yi yeni başarılarla buluşturma mücadelemizin kesintiye uğramasına ve uğratılmasına müsaade etmeyeceğiz. Milletimizin bizim ne yapmaya çalıştığımızı gayet iyi bildiğine inanıyor. Vatandaşlarından bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum. Aziz milletim bizim de çabalarımız sayesinde 11 Ekim’de varılan ateşkese rağmen İsrail Gazze’ye yönelik hukuk, ahlak ve insanlık dışı politikalarını ne yazık ki sürdürüyor. İnsani yardım girişlerinin engellenmesinden Gazzeli sivilleri hedef alan hava saldırılarına kadar her türlü barbarlığı sergiliyor" diye konuştu. "Türkiye’nin Gazze halkının yanında olduğunu bugün bir kez daha ifade ediyorum" İsrail’in yaptıklarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail’in nasıl faşist bir zihniyet tarafından yönetildiğine bugün bir kez daha şahit olduk. Gazze’ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından hem de uluslararası sularda bir saldırı düzenlendi. 40 farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud Filosu’nun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum. Türkiye’nin Gazze halkının ve Gazze’ye yardım eli uzatanların yanında olduğunu bugün bir kez daha ifade ediyorum. İsrail’in saldırıları uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını asla engelleyemeyecektir. Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri için gerekli girişimlerde bulunuyoruz. İsrail’in hukuk ve kural tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu artık harekete geçmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Vatandaşların Kurban Bayramı’nı da tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Önümüzdeki hafta inşallah mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Vatandaşlarımın gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin, ayrıca İslam aleminin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum. Bu bayramda Cenab-ı Allah’a karşı şükrümüzü ifa etmekle kalmayacak, milletçe birbirimize daha sıkı sarılacak, muhabbet ve kardeşlik bağlarımızı daha da kuvvetlendireceğiz. Kurban Bayramı’nda mali durumu müsait olan kardeşlerimizin garip gurebayı ve ihtiyaç sahiplerini gözetmesini, kurban etlerinin dolaplarımızı değil, karşılıklı gönüllerimizi doldurmasını ve ruhlarımızı doyurmasını temenni ediyorum. Bildiğiniz üzere çalışanlarımızı hafta içindeki bir buçuk günü de idari izinli sayıp, dokuz günlük kesintisiz bir tatil yapma imkanı vermiştik. Bu bayramda seyahat edecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına titizlikle uymasını, Kurban Bayramı’nı sevdiklerimize zehredecek kazalara sebebiyet verecek davranışlardan uzak durulmasını istirham ediyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken bir kez daha kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum."
Başkan Hallaç’tan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 16:35 Başkan Hallaç’tan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Adıyaman’ın Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. 30 Ağustos’un, imanla yoğrulmuş bir dirilişin, bağımsızlık uğruna sergilenen eşsiz bir mücadelenin ve boyun eğmeyen aziz bir milletin destanı olduğunu vurgulayan Başkan Hallaç, "Kahraman ordumuzun ve necip milletimizin cansiperane bir ruhla yazdığı iman, ümit ve cesaretle süslediği en parlak destanlarımızdan biri olan Büyük Zafer’in 103. yıl dönümünü haklı bir gururla, büyük bir coşku ve heyecanla idrak ediyoruz. Bu anlamlı günde, aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum. 30 Ağustos, sadece kazanılmış bir zafer değil, aynı zamanda emperyalist güçlere karşı verilen varoluş mücadelesinin sembolüdür. Dün olduğu gibi bugün de hangi ad altında gelirse gelsin hiçbir işgalci plana, hiçbir küresel baskıya, hiçbir emperyalist güce boyun eğmeyeceğiz. Büyük zafer bize göstermiştir ki iman, azim ve birlik ruhuyla ayağa kalkmış bir milletin iradesi, en güçlü ordulardan bile üstündür. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün de kendi geleceğini tayin etme iradesine sahip, onurlu ve dik bir millettir. Bugün de Gazze ve Filistin başta olmak üzere, dünyanın birçok bölgesinde zulüm ve işgal devam ediyor. Masumların oluk oluk akan kanları üzerinden ikbal arayan zalimler, hedeflerine asla ulaşamayacak yıkım, işgal ve soykırım politikalarının hesabını hem hukuk önünde hem de tarih huzurunda mutlaka vereceklerdir. Türkiye olarak, dün olduğu gibi bugün de yarın da zalimin karşısında, mazlumun yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. Biz, adaletin, barışın ve insanlığın sesi olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. 86 milyon vatandaşımızla kalp kalbe, omuz omuza; haset ve husumetin olmadığı, kardeşlik, huzur ve refah dolu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Bizler de Kahta olarak, bu büyük davanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Bu vesileyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı en kalbi duygularımla kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
Başkan Albayrak: "Bu dubaları boydan boya yapmanın anlamı ne?"
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 15:53 Başkan Albayrak: "Bu dubaları boydan boya yapmanın anlamı ne?" Eskişehir’de Atatürk caddesine yerleştirilen dubalarla ilgili tepkisini dile getiren AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "İnsanlar akşamleyin yukarıdan aşağıya doğru buraya geldikleri zaman sola dönemiyorlar. Dün burada ambulansın bir tanesi sıkıştı kaldı. Bu dubaları boydan boya yapmanın anlamı ne?" dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) aldığı karar doğrultusunda Mustafa Kemal Atatürk caddesinde yeni bir trafik düzenlemesine gidildiğini duyurdu. Sürücülerin hatalı dönüş yapmasının önüne geçilmesi amacıyla caddenin ortasına dubalar yerleştirilmeye başlandı. İlerleyen günlerde yolun devamına da dubalar konulacağı belirtilirken, alınan karar vatandaşlar arasında tartışma konusu oldu. Bazı vatandaşlar muhtemel kazaların önüne geçilmesi açısından bu çalışmanın yerinde olduğunu düşünürken, bazıları da trafiğin olumsuz yönde etkilendiğini ve özellikle ambulansların büyük zorluk yaşadığını öne sürdü. "Belediye şehrin trafiğini rahatlatma konusunda bir adım atmıyor" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, saat 15.00’da Eskişehir Halk Kütüphanesi’nin önünde konuyla ilgili açıklamada bulundu. Eskişehir adına trafik sorunun zirveye çıktığı bir dönem yaşandığına dikkat çeken Başkan Albayrak, "Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin şehir merkezinde çok fevri bir adım atmasını gerektiğini söylediğimiz zaman dilimleri olmuştu. Buna rağmen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin trafiği sıkıştırma noktasında elinden gelen çabayı sarf ettiğini görüyoruz. Takriben 1 buçuk yıl geçti, yine yerel seçimlerin olduğu zaman dilimi. O zamandan bu zamana Eskişehir Büyükşehir Belediyesi şehrin trafiğini rahatlatma konusunda bir adım atmadı. Bisiklet yolları yaparak ve devamında dubalar koyarak trafiği sıkıştırdılar. Atatürk Caddesi’ne boydan boya dubaları koydular. Bu dubaları koyarken UKOME’yi öne sürüyorlar. İşlerine gelmediği zaman ‘UKOME’ diyorlar, işlerine geldiği zaman ‘Biz yaptık’ diyorlar. Bu mantık çok yanlış bir mantık. Ben buradan CHP’li milletvekillerine ve il başkanına sesleniyorum: Her zaman şehirde vatandaşla beraber olduğunu dile getirenler şu an gelsin, gelsinler şuraya bir baksınlar. İnsanlar akşamleyin yukarıdan aşağıya doğru buraya geldikleri zaman sola dönemiyorlar. Dün burada ambulansın bir tanesi sıkıştı kaldı. Bu dubaları boydan boya yapmanın anlamı ne?" ifadelerini kullandı.
CHP’li Denizli Büyükşehirde skandal; Zafer Bayramı unutuldu, otobüslere bayrak asılmadı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:50 CHP’li Denizli Büyükşehirde skandal; Zafer Bayramı unutuldu, otobüslere bayrak asılmadı DENİZLİ (İHA) – CHP’li Denizli Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Gününde büyük bir skandala imza attı. Milli bayramların geleneği unutulunca, şehir içi ulaşım araçları Zafer Bayramında Türk bayrağı olmadan sefer yaptı. 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü, tüm yurt geneli ve dış temsilciliklerde olduğu gibi Denizli’de de coşkuyla kutlandı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş.’nin milli bayram geleneğini unutması, kutlamalara gölge düşürdü. Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş.’de 30 Ağustos Zafer Bayramı unutulunca, her milli bayramın öncesi gecesi gerçekleştirilen şehir içi ulaşım araçlarına Türk bayrağı ve flama asma geleneği bu bayramda gerçekleştirilemedi. Otobüslerin birçoğu bayraksız sefer yaptı Ancak bu sabah Zafer Bayramı kutlamalarının başladığı saat 10.00’da fark edilen hatanın düzeltilmesini mümkün olmadı. Yapılan duyurularla otobüslerin bir bölümüne bayraklar asılırken, ulaşım araçlarının büyük bir kısmı Türk bayrağı olmadan seferlerine devam etmek zorunda kaldı. Denizli Büyükşehir Belediyesinin, milli bayramlarda gelenek haline gelen otobüslere flama ve bayrak asmayı unutması büyük tepkiye neden oldu. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partili bir belediyenin böylesi anlamlı bir milli günde imza attığı skandal, eleştirilerin ötesinde sorumsuzluk olarak yorumlandı.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "(Filistinli yetkililerin vizesinin iptali) diplomasiye zarar veren, adaletsiz bir karardır"
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:31 AK Parti Sözcüsü Çelik: "(Filistinli yetkililerin vizesinin iptali) diplomasiye zarar veren, adaletsiz bir karardır" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetiminin Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etmesine ilişkin, "Diplomasiye zarar veren, adaletsiz bir karardır" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD yönetiminin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılacak Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etmesine ilişkin açıklama yaptı. Çelik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "ABD yönetiminin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın ve BM Genel Kurulu’na katılacak Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etmesi diplomasiye zarar veren, adaletsiz bir karardır. Bu karar, BM’nin tüm devletlerin sesinin duyulacağı zemin olmasını tahrip etmektedir. Ayrıca BM’nin genel kurula davet ettiği meşru bir otoriterinin engellenmesi, BM’yi anlamsız kılma çabasıdır" ifadelerini kullandı. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "İki devletli çözüm için artan uluslararası destek karşısında Filistin’in susturulmaya çalışılması barış çabalarına zarar verecektir. Ayrıca alınan kararda, Filistin Yönetimi’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ve Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) başvurularından vazgeçmesinin ve Filistin Devleti’nin tanınması çabalarını sonlandırmasının talep edilmesi her açıdan haksız ve hukuksuzdur. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi "dünya beşten büyüktür" ve kimse Filistin’in sesini susturamayacaktır. Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’ndaki konuşması Filistin davasının en gür sesi olmaya devam edecektir."
Yeşilyurt’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı Coşkuyla kutlandı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:40 Yeşilyurt’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı Coşkuyla kutlandı Yeşilyurt Belediyesi tarafından 100.Yıl Kent Park’ta düzenlenen ‘Yeşilyurt’ta Yaz Akşamları’ Zafer Bayramı kutlamaları coşkuyla geçerken, vatandaşlar zafer bayramının sevincini hep birlikte yaşadı. Renkli görüntülerin hâkim olduğu etkinliklere 7’den 70’e çok sayıda vatandaş büyük ilgi gösterdi. Yeşilyurt İlçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı coşku dolu bir etkinlikle kutlandı. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in ev sahipliğinde 100.Yıl Kent Park’ta ‘Yaz Seninle Güzel’ sloganıyla düzenlenen ‘Yeşilyurt’ta Yaz Akşamları’ Zafer Bayramı kutlamaları, renkli ve keyif dolu anlara sahne oldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikler kapsamında çocuklar için özel aktiviteler, animasyon ve sihirbazlık gösterileri, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetler düzenlendi. Çocuklar, etkinlikler sırasında gönüllerince eğlenip, unutulmaz anlar yaşadılar. Türk bayraklarıyla muhteşem manzara Yeşilyurt Belediyesi tarafından dağıtılan Türk bayraklarıyla donatılan etkinlik alanında oluşan muhteşem manzara, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu ve ruhunu en güzel şekilde yansıttı. Zafer Bayramı’nın ruhuna uygun bir atmosferde gerçekleşen etkinlikleri takip eden vatandaşların, Türk bayraklarıyla yapılan gösteri sırasında duygusal anlar yaşadıkları gözlendi. Etkinlikler kapsamında sahne alarak birbirinden özel eserlerini katılımcılarla paylaşan ses sanatçıları Büşranur Yiğit, Emine Akın, Arda Alpaslan ve Sena Altıntop Göksu, verdikleri konserle vatandaşlara unutulmaz bir akşam yaşattı. Sanatçılar, Türk müziğinin sevilen eserlerini seslendirirken, izleyiciler de şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. "Zafer Bayramı’nın coşkusunu hep birlikte yaşıyoruz" Zafer Bayramı’nın coşkusunun hâkim olduğu etkinliklere katılarak vatandaşlarla bir araya gelen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, 30 Ağustos’un Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu vurgulayarak, alanda bulunanlara hitaben yaptığı konuşmada; "Bu anlamlı günde siz değerli hemşerilerimizle bir arada olmaktan gurur duyuyoruz. Milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolundaki en büyük adımlarından biri olan 30 Ağustos Zaferi’nin 103. yıl dönümünü hep birlikte kutlamanın onurunu yaşıyoruz" dedi. 30 Ağustos 1922 tarihinin sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir milletin geleceğini yeniden yazdığı, küllerinden doğduğu gün olduğuna dikkat çeken Başkan Geçit, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Büyük Taarruz Zaferi, Anadolu topraklarında ilelebet sürecek bir bağımsızlık meşalesini yakmıştır. Bugün bizler, bu zaferin mirasçıları olarak bir aradayız. Birlikte yaşıyor, birlikte üretiyor ve geleceğimizi yine birlikte inşa ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bu gözünü kırpmadan vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin sayesindedir. Belediye olarak, milli bayramlarımızı sadece bir kutlama değil, aynı zamanda tarihimize sahip çıkma, geleceğe umutla bakma vesilesi olarak görüyoruz. Bu nedenle bugün düzenlediğimiz etkinliklerle çocuklarımızın tarihini bilmesini, gençlerimizin birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmesini hedefliyoruz. 100.Yıl Kent Parkımızda ortaya çıkan bu birliktelik tablosu hepimizi gururlandırmıştır. Ellerde şanlı bayrağımız, yüreklerimizde vatan sevgisi bizim sarsılmaz gücümüzdür. Bu vesileyle; Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; siz değerli hemşerilerimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum" şeklinde konuştu. "Şehrimizin normalleşme sürecine katkı sunuyoruz" ‘Yaz Seninle Güzel’ temalı ‘Yeşilyurt’ta Yaz Akşamları’ etkinlikleriyle şehrin normalleşme sürecine destek verdiklerini sözlerine ekleyen Başkan Geçit, milli bayramları sadece bir kutlama değil, aynı zamanda şanlı tarihe sahip çıkma, geleceğe umutla bakma vesilesi olarak gördüklerini ifade ederken, düzenledikleri etkinliklerle; çocukların tarihini bilmesini, gençlerin birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmesini hedeflediklerine dikkat çekti. Başkan Geçit’in konuşmasından sonra devam eden etkinliklere katılarak güzel ve keyif dolu bir akşam yaşayan vatandaşlar ve çocuklar, Yeşilyurt Belediyesine teşekkürlerini sundular.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini kabul etti
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikleri kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini kabul etti. Büyük Zafer’in 103’üncü yılı kutlamaları kapsamında Anıtkabir’deki törene katılan Erdoğan, ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti. Buradaki törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları, TBMM üyeleri, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kamu kurumlarının yöneticilerinin de aralarında olduğu devlet erkanı, yabancı misyon şefleri ile uluslararası kuruluşların temsilcileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bayram tebriklerini sundu. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Bandosu’nun marşlar seslendirdiği tören, başkentte görevli askeri personeli temsilen her rütbeden asker ile sivil personelin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tebriklerini sunmasıyla sona erdi.
Demiryollarında güneş enerjisi dönemi başladı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:10 Demiryollarında güneş enerjisi dönemi başladı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TCDD’nin Güneş Enerji Santrallerini devreye alarak kendi enerjisini üretmeye başladığını bildirdi. Bakan Uraloğlu, "Balıkesir Gar, Selçuk, Basmane Gar ve Gaziantep’teki TCDD Taşlıca Araç Bakım Onarım Atölyesi olmak üzere 4 santrali devreye aldıklarını belirterek "Bu tesisler sayesinde her yıl 1 milyar 500 milyon lira devletin kasasında kalacak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyet Devlet Demiryollarının (TCDD) Güneş Enerji Santrallerini (GES) devreye alarak kendi enerjisini üretmeye başladığını bildirdi. Bakan Uraloğlu, ilk etapta Balıkesir Gar, Selçuk, Basmane Gar ve Gaziantep’teki TCDD Taşlıca Araç Bakım Onarım Atölyesi olmak üzere 4 adet santralin devreye alındığını belirterek "Yapım çalışmaları süren santrallerle birlikte yıllık 318 milyon 525 bin 125 kilovat elektrik üretilecek" ifadelerini kullandı. Elde edilen elektriğin kullanılmaya başlandığını dile getiren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Demiryollarımız sadece ulaşımda değil, çevreye duyarlı enerji politikalarında da öncü olmaya devam ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, demiryolu taşımacılığıyla entegre edilerek ülkemizin enerji dönüşüm sürecine daha fazla katkı sağlamak için projeleri hayata geçiriyoruz. İlk etapta 4 adet GES projesi devreye girdi. TCDD ihtiyacı olan enerjiyi buradan karşılayıp üretim fazlasını şebekeye aktararak kamu kaynaklarına önemli gelir gelir sağlamaya başladı. Bu tesisler sayesinde her yıl 1 milyar 500 milyon lira devletin kasasında kalacak." "Yıllık yaklaşık 320 milyon kilowatt saat enerji üretilmesi planlanıyor" TCDD’nin, toplam kurulu gücü 200 megavat olan 3 adet güneş enerjisi santrali kurulmasına yönelik çalışmalarının devam ettiğinin altını çizen Uraloğlu, "Ankara-Kocahacılı, Sivas-Sarıdemir, Kahramanmaraş-Narlı’da arazi GES kurma çalışmaları sürüyor. Söz konusu projelerin tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 320 milyon kilowatt saat enerji üretilmesi planlanıyor. Böylelikle 2029 yılı sonu itibariyle TCDD kataner tesislerinde ihtiyacı olan elektriğin yüzde 25’ini yenilenebilir enerjiden karşılanmış olacak" diye konuştu. "Bu santraller yıllık 15 milyon kilowatt saatinin üzerinde yenilenebilir enerji üretecek." Bakan Uraloğlu, TCDD’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını artırarak sürdürdüğünü belirterek hâlihazırda, Marmaray Çatı GES Projesi yapım çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. Bakan Uraloğlu, "Proje kapsamında Marmaray’daki 26 tren durağına toplam 10,13 megavat kapasiteye sahip güneş enerjisi santralleri kuruyoruz. İşletme ve güvenlik için ihtiyaç duyulan enerji, durakların çatılarındaki enerji santrallerinde üretilecek. Bu santraller yıllık 15 milyon kilowatt saatinin üzerinde yenilenebilir enerji üretecek. Projenin tamamlanmasıyla Marmaray’ın enerji ihtiyacının yüzde 60’ı karşılanmış olacak" şeklinde konuştu. "Bu yatırımlar, ülkemizin enerji dönüşüm sürecine güçlü bir katkı sağlayacak" Bakan Uraloğlu, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda çalıştıklarını vurgulayarak, "Demiryolu taşımacılığında sera gazı emisyonlarını azaltmak için kararlı adımlar atıyoruz. Orta vadede TCDD’nin elektrik ihtiyacının yüzde 35’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyoruz. Bu yatırımlar, ülkemizin enerji dönüşüm sürecine güçlü bir katkı sağlayacak" dedi.
Bakan Uraloğlu’ndan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:02 Bakan Uraloğlu’ndan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada "Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin ötesine taşımak için durmaksızın çalışıyoruz. Hamdolsun, milletimizin birliğini ve beraberliğini güçlendiren dev eserlerle ülkemizin dört bir yanını donatıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu açıklamasında "Bugün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük aşkıyla yazdığı destansı bir zaferin, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103. yıldönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu zafer, aziz milletimizin vatanına, bayrağına ve bağımsızlığına olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü nişanesidir" Bu anlamlı günün vatanın bağımsızlığı için canlarını feda eden kahramanların, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde Dumlupınar’da elde ettiği eşsiz zaferin yıl dönümü olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "30 Ağustos, Türk milletinin sarsılmaz iradesinin, birlik ve beraberlik ruhunun tüm dünyaya ilan edildiği şanlı bir dönüm noktasıdır. Ağustos ayı, tarihimiz boyunca Malazgirt’ten Çaldıran’a, Mercidabık’tan Sakarya’ya, nice zaferlerle taçlanmış bir aydır. 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer, işgal altındaki vatan topraklarını düşmandan arındırarak İstiklal Savaşı’mızı muhteşem bir başarıyla taçlandırmış ve Cumhuriyetimizin temellerini atmıştır. Bu zafer, aziz milletimizin vatanına, bayrağına ve bağımsızlığına olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü nişanesidir." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak bu kutlu mirasa sahip çıktıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin ötesine taşımak için durmaksızın çalışıyoruz. Hamdolsun, milletimizin birliğini ve beraberliğini güçlendiren dev eserlerle ülkemizin dört bir yanını donatıyoruz" şeklinde konuştu. "Bu projemiz Zengezur Koridoru’nun kapısını ardına kadar açan, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ı birleştiren bir barış ve refah köprüsüdür" Bu mirasın en güçlü adımlarından biri olarak, 22 Ağustos’ta temelini attıkları Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı ile zaferlerle dolu Ağustos ayına yakışır zafer tadında büyük bir eser daha kazandırmak için çalışmalara başladıklarını ifade eden Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu projemiz Zengezur Koridoru’nun kapısını ardına kadar açan, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ı birleştiren bir barış ve refah köprüsüdür. Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde, Türkiye’nin jeostratejik gücünü bir kez daha tüm dünyaya kanıtladık. Vatanımızın güçlü yarınlarına ışık tutan kalıcı bir miras bıraktık." 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı daha da anlamlı kılmak adına, Ankara’da Başkentray, İstanbul’da Marmaray, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ve Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı, İzmir’de ise İZBAN hatlarının gün boyunca ücretsiz hizmet vereceğini hatırlatan Bakan Uraloğlu, bu hatların, vatandaşlara hızlı, konforlu ve ekonomik bir ulaşım imkânı sunarak bayram coşkusunu daha geniş kitlelerle paylaşılmasını sağlayacağını ifade etti. "Milletimizin birliğini ve vatanımızın bekasını çelikten bir kale gibi korumaya devam edeceğiz" Bakan Uraloğlu, "Bu duygu ve düşüncelerle, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. Milletimizin birliğini ve vatanımızın bekasını çelikten bir kale gibi korumaya devam edeceğiz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun" dedi.