POLİTİKA
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:17 Bakan Uraloğlu: "Tokat-Niksar yolundaki tüm çalışmalarımızı 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" Yapımı devam eden Tokat-Niksar Karayolu’nda incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Projenin tamamlanmasıyla zamandan 1,3 milyar TL akaryakıttan 200 milyon TL olmak üzere yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız. Araçların geçişinden kaynaklı karbon emisyonu 10 bin 200 ton azaltarak doğamızı ve çevremizi koruyacağız" dedi. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere havayolu ile Tokat’a geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havalimanda il protokolü tarafından karşılandı. 2013 yılında Doğuş ve YDA firmaları ortaklığı ile yapımına başlanan ve toplam 49 kilometrelik güzergahı kapsayan Tokat-Niksar karayolu projesinin şantiyesinde incelemelerde bulunan Uraloğlu, "Son günlerde ilimizde etkili olan aşırı yağışlardan kaynaklı sel ve heyelan afetleri nedeniyle tüm Tokatlı hemşerilerimize ve bölgemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah’a şükür, ilgili kurumlarımızın aldığı önlemler ve vatandaşlarımıza yapılan zamanlı uyarılar sayesinde can kaybı yaşanmadı. Son 24 yıl içinde Tokat’ın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 73 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. 16 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 311 kilometreye yükselttik. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu da yine 16 kilometreden 330 kilometreye ulaştırdık. Tokat-Turhal-Amasya yolu, Tokat-Çamlıbel yolu, Aybastı-Reşadiye yolu Tokat Havalimanı Kavşağı ve bağlantı yolu ile Tokat çevre yolu gibi çok önemli karayolu projelerini tamamladık. Şu anda da bir araya geldiğimiz Tokat Niksar yoluyla birlikte Turhal- Zile- 6’ncı hududu yolu, Korgan- Çamiçi yolu, Amasya- Turhal arası ikmali gibi 7 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz" dedi. Projenin tamamlanmasıyla Akdeniz Karadeniz’e bağlanacak Çamlıbel tüneli ihalesini yaptıklarını da hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Yılların hikayesi Çamlıbel Tüneli’nin ihalesini de yaptık. Yakında yapım çalışmalarına başlayacağız. Bir araya geldiğimiz Tokat- Niksar yolu özellikle Sivas-Yıldızeli, Tokat-Niksar-Akkuş-Ünye hattı üzerinden ülkemizin kuzey-güney akslarını birbirine bağlayan, bölgenin Karadeniz’e bağlanması noktasında çok önemli bir güzergah. Akdeniz-Karadeniz bağlantısı sağlayacak çok önemli bir yol. Mersin’e kadar uzanan lojistik bir koridordan bahsediyoruz. Tokat-Niksar yolumuz 49 km uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş şeritli bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirdik. Proje kapsamında; bin 440 metre uzunluğunda 1 adet aç-kapa tüneli, toplam 291 metre uzunluğunda 5 çift köprü, 102 metre uzunluğunda 2 tek köprü ve 53 metre uzunluğunda 1 adet farklı seviyeli kavşak ile modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini inşa ediyoruz. Bugüne kadar çok önemli aşamaları geride bıraktık. Yolun 38,1 kilometrelik kesimini tamamlayarak trafiğe açtık. Tüm köprü imalatlarımızı bitirdik. Dönekse farklı seviyeli kavşağını hizmete aldık. Bin 440 metre uzunluğundaki aç-kapa tünelimizin ise bin 333 metresini tamamladık. Kalan kısımlardaki çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Tokat-Niksar yolundaki tüm çalışmalarımızı ise 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız" Projenin tamamlanmasıyla yolun 45 dakikadan 25 dakikaya ineceğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yaklaşık 54 kilometre olan mevcut yol 5 kilometre hız alarak seyahat süresini ortalama 45 dakikadan 25 dakikaya indireceğiz. Zamandan 1,3 milyar TL akaryakıttan 200 milyon TL olmak üzere yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız. Araçların geçişinden kaynaklı karbon emisyonu 10 bin 200 ton azaltarak doğamızı ve çevremizi koruyacağız. Ayrıca Orta Karadeniz’i İç Anadolu’ya, Akdeniz’e ve Güneydoğu Anadolu’ya, hatta Suriye sınır kapılarına ve Ortadoğu’ya kesintisiz bağlayarak bu yolumuzla ulusal ve uluslararası arterleri güçlendirerek bölgenin ticaret ve turizm hacmini arttıracağız. Dönekse geçişi başta olmak üzere zorlu kesimlerde kış aylarında yaşanan kar ve buzlanma sorunlarını tarihe karıştıracak, yıl boyunca güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım imkanı sunacağız" dedi.
Bakan Uraloğlu: "Bir zamanlar girilmez denilen dağlarda artık milli yatırımlarımız yükseliyor"
12 Eylül 2025 Cuma - 21:08 Bakan Uraloğlu: "Bir zamanlar girilmez denilen dağlarda artık milli yatırımlarımız yükseliyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bir zamanlar girilmez denilen dağlarda artık milli yatırımlarımız yükseliyor. Örneğin Gabar Dağı’nda petrol üretiyoruz. Tunceli’nin dağlarında artık terörün değil barışın, huzurun ve kalkınmanın yükseldiğini izliyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Tunceli’ye geldi. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl ve il protokolü tarafından karşılanan Bakan Uraloğlu, kentteki esnafları ve 1992 yılında şehit olan Kemal Balaman’ın ailesini ziyaret etti. Ardından AK Parti İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelen Uraloğlu, açıklamalarda bulundu. "Girilmez denilen dağlarda artık milli yatırımlarımız yükseliyor" Bakan Uraloğlu, "Bizler, farklılıklarımızla zengin, birliğimizle güçlü Türkiye’yiz. Hepimiz bu vatanın asli evlatlarıyız. Farklılıklarımız elbette bizim zenginliğimizdir. Hiçbir vatandaşımızın ötekileştirilmesine, gönlünün kırılmasına rıza göstermeyiz. Geçmişte yaşanan acılar, hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Büyük bedeller ödedik. Maalesef uzun yıllar terörün gölgesinde kalan bu güzel toprakların potansiyeli zincire vuruldu. Gençlerimizin hayalleri çalındı. Yatırımın ve refahın önü kesildi. Ülkemize 2 trilyon dolarlık ağır bir fatura çıkaran bu bela, hepimize büyük zararlar verdi. Bu ülkenin kaynaklarını maalesef oraya kullanmak zorunda kalmışız. Bugün, bütün milli gelirimiz 1,4 trilyon dolar. Onun bir buçuk katı kadar teröre kaynak ayırmışız. Ancak bugün, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve ’Terörsüz Türkiye’ vizyonumuzla bu karanlık defteri kapatıyoruz. Terörle mücadeleye harcanan kaynakları, artık üretime, teknolojiye ve vatandaşımızın refahına yönlendiriyoruz. Bir zamanlar girilmez denilen dağlarda artık milli yatırımlarımız yükseliyor. Örneğin Gabar Dağı’nda petrol üretiyoruz. Oralar terörle hemhal olmuştu. Aynı şekilde terörün bitmesiyle, Tunceli’nin de gerçek potansiyeli ortaya çıkmaya başladı. Rakamları bugün paylaştılar. Tunceli’ye 1 milyon 600 bin civarında bir araç giriş çıkışı olmuş. Buradaki trafiğe kayıtlı araç sayısı sadece 13 bin. Onun için büyüklüğü buradan da görebiliriz. Tunceli’nin dağlarında artık terörün değil barışın, huzurun ve kalkınmanın yükseldiğini izliyoruz. Terörün gölgesi kalktıkça, Tunceli’ye yerli ve yabancı turist akını başladı" diye konuştu. "Tunceli’nin turizmde bir dünya markası olması için çalışmalarımız hız kazandı" Bakan Uraloğlu, "Munzur Vadisi’nin uluslararası rafting parkuru, Munzur Gözeleri, Kırkmerdiven Şelaleleri, Keban Baraj Gölü’nün maviliği, Pertek’in Selçuklu mirası, Hozat’ın tarihi dokusu, Çemişgezek’in doğal güzellikleri ve Ovacık’ın eko-turizm altyapısı ile Tunceli, adeta bir turizm cennetine dönüştü. Tunceli’nin turizmde bir dünya markası olması için çalışmalarımız hız kazandı. İnşallah 2026’da Tunceli’yi Birleşmiş Milletler’in En İyi Turizm Köyü listesine ve Cittaslow (sakin şehir) ağına dahil etmek için de kararlı adımlar atıyoruz" ifadelerini kullandı. "Özel nitelikli bir mühendislik harikası olarak tasarlıyoruz" Pertek köprüsüne değinen Uraloğlu, "Elazığ ile Tunceli arasında kesintisiz karayolu bağlantısı sağlayacak olan Pertek Köprüsü Projemiz de bunlardan biri. Proje çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Pertek Köprüsünü, toplam bin 840 metre uzunluğa ve bin 80 metre ana açıklığa sahip, özel nitelikli bir mühendislik harikası olarak tasarlıyoruz. Köprü geçişi, Elazığ tarafında bin 12 metre ve Pertek tarafında bin 502 metre uzunluğundaki yaklaşım viyadükleriyle birlikte toplam 4 bin 354 metre uzunluğa ulaşacak. Bu ölçekteki bir proje, bölgenin ulaşım altyapısına yalnızca işlevsellik değil, aynı zamanda estetik ve modern bir görünüm de kazandıracak. Pertek Köprüsü projesini hayata geçirdiğimizde Keban Baraj Gölü’nün fiziki olarak ayırdığı Elazığ-Tunceli hattında 78 kilometre uzunluğunda kesintisiz karayolu bağlantısı kuracağız. Böylece Malatya-Elazığ-Tunceli-Erzincan aksında ulaşım daha hızlı, konforlu ve güvenli hale gelecek. Bu proje, bölgenin kuzey-güney bağlantılarında ulaşım sürelerini kısaltarak, ekonomik ve sosyal kalkınmaya önemli katkılar sağlayacak. Pertek Köprüsü’nün tamamlanmasıyla, bölge halkının uzun yıllardır özlemle beklediği kesintisiz karayolu bağlantısı hayata geçecek, ulaşım süreleri kısalacak ve konfor artışı sağlanacak" şeklinde konuştu.
Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gergin anlar
12 Eylül 2025 Cuma - 20:26 Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gergin anlar Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçmesinin ardından bugün yapılması planlanan ilk meclis toplantısı salonda yaşanan gerginlik sebebiyle ertelendi. Saat 18.00’de gerçekleştirilecek olan Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi Toplantısı öncesi CHP’liler, Aydın il binası önünde basın açıklaması yapıp partilerinden istifa edip AK Parti’ye katılan Özlem Çerçioğlu’na tepki gösterdiler. Ardından toplu olarak ‘Oylarımız haram olsun’ yazılı pankartla Aydın Büyükşehir Belediyesi önüne gelen partililer ve meclis üyeleri Aydın Büyükşehir Belediyesi önünde oy pusulası yakıp Meclis Salonu’na girdiler. Her iki taraftan çok sayıda kalabalığın bulunduğu Meclis Salonu’nda uzun süre gerginlik yaşandı. Bu sırada CHP sıralarından birinin Meclis Başkan Vekili Polat Bora Mersin’e kalem fırlatması üzerine, yaşanan gerginliğin giderilmesi için Başkan Vekili Mersin Meclis Salonu’na zabıta çağırdı. Başkan Vekili’ne kalem fırlatan şahıs, zabıta ekiplerince salondan çıkarılırken salondaki gerginlik bir türlü bitmedi. Bunun üzerine Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Başkan Vekili toplantıyı 16 Eylül Salı Günü’ne ertelediğini duyurdu. "Polis yoğun güvenlik tedbiri aldı" Gergin anların yaşandığı meclis toplantısı nedeniyle polis ekipleri Aydın Büyükşehir Belediye Binası çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. CHP’li grup daha sonra bina dışında yeniden basın açıklaması yaptıktan sonra dağıldılar.
Bakan Işıkhan: "20 çeyrektir kesintisiz büyüme başarımızı sürdürdük"
12 Eylül 2025 Cuma - 20:16 Bakan Işıkhan: "20 çeyrektir kesintisiz büyüme başarımızı sürdürdük" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye ekonomisinin emin adımlarla yoluna devam ettiği belirterek, "Yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 büyüme kaydettik ve böylece 20 çeyrektir kesintisiz büyüme başarımızı sürdürdük. Bu güçlü gidişat, istihdama da yansımaktadır. İşsiz sayısı 164 bin kişi azalarak; 2 milyon 828 bine geriledi, işsizlik oranı ise yüzde 8’e düştü. İstihdam edilenlerin sayısı; 32 milyon 582 bine ulaştı" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Burdur İl Başkanlığında düzenlenen "Hep Birlikte Güçlü Türkiye" Türkiye Buluşmaları AK Parti İl Genel Meclisi’ne katıldı. Burada Bakan Işıkhan tarafından partiye yeni katılan vatandaşlara rozet takdimi gerçekleştirildi. Bakan Işıkhan, "Biz kültür çeşitliliğini, medeniyetimizin sahip olduğu değerli bir hazine sayıyor, Burdur’un hem ekonomik hem de sosyal anlamda büyümesi, kalkınması ve gelişmesi için bir katma değer olarak görüyoruz. Tarihi ve kültürel niteliklerinin yanı sıra; ülkemizin tarımına ve turizmine de önemli katkılar sunan ilimiz, Akdeniz’in bereketiyle yoğurulmuş bu havzada önemli bir potansiyele de sahiptir. Salda Gölü başta olmak üzere birçok tabiat harikası vesilesiyle her yıl milyonlarca turisti ağırlayan bu bölge tam anlamıyla bir cazibe merkezi konumunda. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için, Burdur’un kalkınmasına ivme kazandırmak için inşallah bundan sonra daha etkili adımlar atacağız. Bir taraftan şehrin potansiyelini ortaya çıkarırken diğer yandan da sahip olduğu güzellikleri koruyup yaşatmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Burdur ilimizde, 2025 yılı Mayıs ayı itibarıyla aktif sigortalı sayısı yaklaşık 80 bine ulaşmıştır" Kalkınmanın yerelden başladığını çok iyi bildiklerini belirten Bakan Işıkhan, "23 yıldır sorumluluğunu üstlendiği her il ve ilçede devrim niteliğinde adımlar atan AK Parti olarak biz, devlet olarak tüm ilçe ve beldeleriyle Burdur’umuzun yanında olduk ve olmaya da devam ediyoruz. Bugüne kadar; eğitimden sağlığa, ulaştırmadan çalışma hayatına kadar pek çok alanda yaptığımız 60 milyar lirayı aşkın yatırımla, ne Burdur’u ne de Burdurlu vatandaşlarımızı asla kaderlerine terk etmeyeceğimizi göstermiş olduk. Şehrimizin çalışma hayatına yaptığımız yatırımlarla birlikte; Aktif sigortalı sayısını son; 23 yılda yüzde 71 seviyesinde artmayı başardık. Burdur ilimizde, 2025 yılı Mayıs ayı itibarıyla aktif sigortalı sayısı yaklaşık 80 bine ulaşmıştır. Öte yandan nitelikli ve kayıtlı istihdam seferberliğimiz kapsamında vatandaşlarımıza hem mesleki eğitim hem de iş kapısı açmaya devam ediyoruz. 2002 yılından bugüne kadar toplamda 70 bini aşkın vatandaşımızın Burdur’da iş sahibi olmasına vesile olduk. 2025 yılında ilk 8 ayda 6 bin 249 vatandaşımızı işe yerleştirdik. Mesleki eğitim kurslarımızdan 4 bin 893 hemşehrimiz yararlanarak yeni bir meslek sahibi olmuş ve üretime katılmıştır. İşbaşı eğitim programlarımızdan; 6 bin 834 hemşehrimiz yararlanmıştır. İşverenlerimiz için de; bugüne kadar; 27 bin 367 işyerine ödenen toplam teşvik tutarı 1,3 milyar TL’yi aşmıştır. Bu çalışmalarımızın neticelerini; işgücü piyasasındaki istatistiklerde görebiliyoruz. 2024 yılı için açıklanan işgücü verilerine göre Burdur’da; İstihdam oranı; yüzde 52, işsizlik oranı; yüzde 4 işgücüne katılım oranı; yüzde 54,1 olmuştur. Bu veriler, Türkiye geneli verilerinden çok daha iyi seviyelerdedir. Bu anlamda ben Burdurlu hemşehrilerimizi, çalışanlarımızı, işverenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kalkınma sürecimizdeki bu olumlu seyrin sağlam temeller üzerinde gerçekleştiğinin de bir göstergesidir" Dünyanın en ileri sosyal güvenlik hizmetlerinden birinin Türkiye’de bulunduğu söyleyen Bakan Işıkhan, "Genel sağlık sigortasından ücretsiz faydalanması için; Burdur’da 11 bin 732 vatandaşımızın GSS primi devletimiz tarafından karşılanmaktadır. Bugüne kadar olduğu bundan sonra da vatandaşlarımızın tamamının hayatına etki edecek çalışmaları, şehirlerimizin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak yatırımları sürdürmeye devam edeceğiz. Tabi şehirlerimizin çalışma hayatı ve ekonomisi güçlendikçe ülkemiz de istikrarla büyümeye devam ediyor. Son verilerle bir kez daha gördük ki Türkiye ekonomisi emin adımlarla yoluna devam ediyor. Yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 büyüme kaydettik ve böylece 20 çeyrektir kesintisiz büyüme başarımızı sürdürdük. Bu güçlü gidişat, istihdama da yansımaktadır. İşsiz sayısı 164 bin kişi azalarak; 2 milyon 828 bine geriledi, işsizlik oranı ise yüzde 8’e düştü. İstihdam edilenlerin sayısı; 32 milyon 582 bine ulaştı. Özellikle gençlerimizde işsizlik oranı; bir ayda neredeyse 1 puan azalarak yüzde 15’e geriledi. Üstelik tüm bu gelişmelerin, etrafımız ateş çemberiyle sarılı iken yaşanıyor olması, kalkınma sürecimizdeki bu olumlu seyrin sağlam temeller üzerinde gerçekleştiğinin de bir göstergesidir. Biz ülkemiz adına, bölgemiz adına ve yüzünü ülkemize çevirmiş tüm gönül coğrafyalarımız adına, geleceğimizden umutluyuz" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan son olarak, "İsrail’in son dönemde giderek şiddeti artan saldırganlığı, terör eylemleri ile karşı karşıyayız. İnsan hakları ve uluslararası hukuku hiçe sayarak yaptığı eylemler, bölgemizde ve dünyada çok ciddi sonuçlar doğurabilecek seviyeye ulaştı. İsrail kendi sonuna doğru koşar adım ilerliyor. Bu süreçte de biz Türkiye olarak; Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle her zamankinden daha güçlüyüz, daha hazırlıklıyız. Bu dönemde birlik olmak, beraber olmak, tek vücut olmak zorundayız. Bu beraberlikten rahatsız olan, Türkiye’nin ulaştığı güçten rahatsız olan, savunma sanayinin ulaştığı noktadan rahatsız olan, içimizden gibi görünüp kuyumuzu kazan birileri var. Balıklar rahatsız oluyor bahanesiyle füze denemelerine engel olmak isteyenler var, çelik kubbeden rahatsız olanlar var. Bu yüzden; sevgili genç kardeşlerim başta olmak üzere, yediden yetmişe tüm halkımızın yerli milli kalkınma mücadelemize destek vermesini, devlete, millete, liderimize güvenmesini istiyoruz. Bu düşüncelerle; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlattığımız kalkınma hamleleri ile milletimizle dayanışma içerisinde ülkemizi yeni zaferlere taşıyacağımıza inanıyorum" dedi. Programa, Bakan Işıkhan’ın yanı sıra, AK Parti Burdur milletvekilleri ve partililer katıldı.
Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı"
12 Eylül 2025 Cuma - 20:11 Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı" Denizli Organize Sanayi Bölgesi Teknik (DOSTEK) Kolejinde sanayiciler ve öğrencilerle buluşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerjide ve madenlerde Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarıp ve Türkiye’yi enerjide ve madende bağımsız hale getirebilirsek Türkiye’nin önünde muazzam bir gelişme potansiyeli var" dedi. Bir dizi ziyaret kapsamında Denizli’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Organize Sanayi Bölgesi DOSTEK Koleji’ni ziyaret etti. Teknofest 2025’te 4 ana kategoride ödül alan öğrenciler, okula gelen Bakan Bayraktar’ı Ecogreen Enerji’nin destekleriyle ürettikleri elektrikli araç ile karşıladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, burada gençlerden araç hakkında bilgi alarak bir süre sohbet etti, kolejin konferans salonunda sanayiciler, öğretmenler ve öğrenciler ile bir araya geldi. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Uğurlu, Denizli OSB’nin 5,6 milyon metrekare alan üzerine kurulu, 217 firmanın faaliyet gösterdiğini ve 30 bini aşkın çalışanının olduğunu ifade etti. Denizli OSB’nin yıllık 45 milyon metreküp doğalgaz tüketiminin, 77 megavat çatı tipi güneş enerji üretimi tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Uğurlu, "Yatırımına başladığımız güneş enerjisi üretim santrali tesisimizde enerji üretmeyi hedefliyor, maliyetlerimizi düşürürken, yeşil dönüşüme katkı sağlıyoruz. Dünya Bankası finansmanıyla inşa edilecek olan Gelişmiş Atık Su Arıtma Tesisimizle çevreye duyar üretim vizyonumuzun somut örneklerinden biridir. Ayrıca diğer odalarla beraber kuruyor olduğumuz Teknopark projemizle sanayimizi yüksek teknolojiyle buluşturacak girişimcilerimize ve gençlerimize güçlü bir Ar-Ge ortamı sunacağız. Burada buluştuğumuz DOSTEK Kolejimiz tamamen sanayicilerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığımızın destekleriyle faaliyetlerini sürdüren ve bizler için ayrı bir gurur kaynağı olan eğitim kurumumuzdur. Yaklaşık bin 100 öğrencimizle sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü yetiştiren okulumuz gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlamaktadır. Denizli OSB Sanayicileri olarak uluslararası pazarda rekabet gücümüzü artırmak ve yeşil dönüşünü gerçekleştirebilmek adına hal hazırda kapasitesini tamamen kullanıyor olduğumuz 77 megavatlık TEİAŞ bağlantı gücümüzün arttırılması ve hiçbir sanayicimizin çatısının boş kalmaması adına desteğinizi istiyoruz" dedi. "Sadece yenilenebilir enerji yetmiyor Türkiye’nin diğer kaynaklara da ihtiyacı var" Türkiye’nin Dünya’da satın alma payı olarak 11. Dünya ekonomisinde ise 17. sırada olduğunu hatırlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin dünyada petrol ve doğalgaz rezervinin 3’te 2’sine sahip bir bölgede olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük gücünün insan kaynağı olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "En önemli gücümüz üreten bir tüm ülke olmamız, sanayicilerimiz, müteşebbislerimiz. Denizli bu anlamda Türkiye’nin adeta göz bebeği çok önemli bir şehri. Hakikaten pırıl pırıl, Organize Sanayi Bölgesi. Aynı zamanda bu tesisiyle ve eminim başka tesisleriyle bahsettiğiniz enerji tesisleriyle de Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesis. Şimdi Türkiye’nin bu üretim gücü destekleyecek en önemli unsurlardan bir tanesi elbette ki enerji, hayatımızın olmazsa olmazı. Biz insan olarak da enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ekonomilerimiz ihtiyaç duyuyor. Enerjisiz hiçbir şekilde hayatın mümkün olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla bizim görevimizde Türkiye’de enerjiyi, tüketicilere, sanayicilerimize, ev hanelerimize, halkımıza efendim, okullarımıza, öğrencilerimize kesintisiz kaliteli ucuz bir şekilde sunabilmek. Bu söylerken kolay yaparken çok zor bir iş. Zira enerji çok kolay elde edilmiyor. Enerjiyi elde ederken bir de Türkiye’nin önemli açmazlarından bir tanesi maalesef ithalata olan bağımlılığı yani Türkiye evet yenilenebilir enerjisini kullanmaya başladı. Güçlü bir şekilde bunu yeni projelerle yeni santrallerle artırmaya devam ediyor. Denizli jeotermal ile güneşiyle, rüzgarıyla çok önemli bir aslında enerji üretim merkezi. Ama sadece yenilenebilir enerji yetmiyor Türkiye’nin diğer kaynaklara da ihtiyacı var. 2002 yılında sadece 5 tane organize sanayi bölgesinde doğalgaz vardı. Şimdi buradaki OSB’de olduğu gibi Türkiye’de 220’nin üzerinde OSB de organize sanayi bölgesinde doğalgaz var" dedi. "Türkiye’yi enerji ve madenlerde bağımsız hale getirebilirsek muazzam gelişme potansiyelimiz var" Türkiye’nin enerji ihtiyacındaki dışa bağımlılığına vurgu yapan Bakan Bayraktar, "Türkiye’nin her gün 42 milyon haneye elektrik götürmesi lazım. Bir milyar kilovat/saat elektrik üretmemiz lazım ve onu dağıtmamız, taşımamız lazım. 22 milyon haneye bizim doğalgaz götürmemiz lazım. Her gün 32 milyon araca bizim yakıt bulmamız lazım. Dolayısıyla bu zorlu bir süreç. Bunun kaynağının bulunması, o iletiminin sağlanması, taşınması, bunların hepsi başlı başına sorunlar ama işin özündeki soruna geldiğimizde Türkiye’nin ekonomideki de bugün en önemli açmazlarından bir tanesi. Aslında buradaki sanayicilerimizi de en çok ilgilendiren tarafı Türkiye’nin enerji ithalatından dışa ödediği yüksek miktardaki rakamlar. Biz maalesef petrol ve doğalgazla neredeyse yüzde 85 hâlâ dışa bağımlıyız. Gabar’a rağmen Sakarya Gaz sahasındaki üretimimize rağmen çok büyük bir ihtiyacı ithal yolla karşılıyoruz. Bu her zaman için bizim ekonomimizi üzerinden maalesef bir kırılganlık oluşturuyor. Enerjide ve madenlerde Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarıp ve Türkiye’yi enerjide ve madende bağımsız hale getirebilirsek Türkiye’nin önünde muazzam bir gelişme potansiyeli var. Bizi birçok ülkeden ayıran farklı bir özelliğimiz var. Bugün petrol zengin ülkeler var. Özellikle Ortadoğu da bizim civarımızda ekonomileri sadece petrole dayanan veya yeraltı kaynaklarına dayanan ülkeler var" ifadelerini kullandı. "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı" Sadece petrol ve doğalgaz ile ekonominin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ekonomisi petrol ve doğalgaz üzerine kurulu olan ülkelerin Türkiye’deki sanayicileri ülkelerine çekmeye çalıştığını belirterek, "Şimdi onlar yavaş yavaş şunu anlamış durumdalar ya biz bu sadece petrolle bu ekonomiyi sürdürebilmemiz mümkün değil. Onun için bakıyorsunuz Suudi Arabistan çok büyük projeler açık ve Türkiye’deki sanayicileri oraya çekmek için Türkiye’deki çelik üreticilerine diyor ki "Gelin burada yatırım yapın." Biz size şu teşvikleri vereceğiz. Çünkü biliyorlar ki üretmeden öyle sadece yeraltı kaynağıyla petrolle doğalgazla bu iş sürdürülebilir değil. Bir yıl petrol fiyatları düşer. O sene bütün bütçeleriniz mahvolur. Eğer siz o anlamda ekonomik istikrarı sağlayamazsanız ülkenizde siyasi istikrarı da sağlıklı halde sürdürme şansına sahip değilsiniz. Şimdi şöyle bir Türkiye hayal edin, bu kadar güçlü bir üretim kapasitesi olan bir ülkenin, bir de bunu tabii kaynaklarla yani kendi petrolüyle, doğalgazıyla, kendi madenleriyle desteklediğini düşünün. Biraz önce örnek verdiğim ülkeler petrol, doğalgazın yani tabii kaynaklar zeminin üzerine sanayi inşa etmeye çalışıyor. Böyle kolay bir şey değil. Türkiye bunun için on yıllardır büyük bir aşama kaydetti. Denizli bugünlere bir günde gelmedi elbette ki. Dolayısıyla biz şimdi bu üretim altyapısını temel alacağız onun üzerine inşallah enerjide bağımsız bir ülke kaynaklarını çoklaştırmış, üretmiş bir ülke olursak işte o zaman gerçekten bizim önümüzde hiçbir şey duramaz. Tabi burada dünyanın nereye gittiğini de iyi takip etmemiz lazım. Dünya büyük bir hızla elektrikleşmeye doğru gidiyor. Onun için bana dışarıda elektrikli araç gösterdiniz değil mi? Bugün artık iletişim enerjisiz, elektriksiz olmuyor. İnternet yoksa iletişim yok öyle değil mi? Her şey elektrikleşmeye başladı. Yapay zeka herkesin tahmininin ötesinde hızlı bir şekilde geliyor. 5 yıl sonra çok farklı işler konuşacağız. Dijitalleşme her alanda konuşuluyor. Dolayısıyla yeni dünyada farklı bir ekonomik modele doğru gidiyoruz. Türkiye’nin bunu ıskalamaması ve buna hazır olması lazım ama bunun önündeki en kıymetli şeylerden bir tanesi Enerji altyapısının güçlü olması. Her şeyde elektriğe ihtiyaç var ve bunun kesintisiz bir şekilde ucuz bir şekilde bu tüketim noktalarına ulaşması lazım. Hedefimiz bunu sağlamak, bunu sağlarken de dışa bağımlı olmadan sağlamak. Onun için Türkiye Gabar’da kendi mühendisleriyle, kendi sondajda çalışan teknisyenleriyle, jeologlarıyla, petrol mühendisleriyle petrol arıyor. Bir zamanlar terörden girilemeyen yerler buralar. Şimdi oralarda dağlarda 550 kilometre yol yaptık. Terörle mücadele ediyorduk orada, şimdi artık Türkiye’nin ve dünyanın en kaliteli petrolünü günde 80 bin varil üretiyoruz. Yıllık ekonomimize katkısı ne kadar biliyor musunuz? 2 milyar dolar şu andaki üretim. Sıfırdı, yoktu ama o petrol milyonlarca yıldır ordaydı. Ne zaman ki Türkiye o terörden sıyrıldı. O bölgeler emniyetli hale geldi. O ekonomik çabaların içerisine girme şansımız ve bu neticeleri alma şansımız oldu. Kimsenin inanamadığı anlamakta zorluk çektiği Türkiye karadan 170 kilometre mesafede Karadeniz’de o hırçın dalgalı Karadeniz’de. Pandeminin tam ortasında ve yine kendi çocuklarıyla cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptı. Deniz derinliği, 2 bin 100 metre, karaya uzaklık, 170 kilometre ve deniz tabanından sonra da yine binlerce metre sondaj yapıyoruz ve denizin derinliklerindeki doğalgazı şimdi artık evlerimizde 4 milyon hanede artık kendi gazımızı üretir ve kullanır hâle gelmiş durumdayız. İnşallah daha çok arttıracağız. Üretim bizi 2028’de bunun 4 katına çıkaracağız ama bize yeni keşifler lazım" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık kendi sınırlarının ötesinde petrol ve doğalgaz aran güçlü bir ülke haline geldi" Türkiye’nin Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile daha güçlü yoluna devam edeceğine ifade eden enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Akdeniz’de, Karadeniz’de ve şimdi artık farklı coğrafyalara gidiyoruz. Somali’de petrol, doğalgaz arayan bir Türkiye, Libya’da, Irak’ta farklı coğrafyalarda Orta Asya’da, Türk Cumhuriyetlerinde, Pakistan’da. Türkiye artık kendi sınırlarının ötesinde çok daha güçlü bir şekilde ama bu kabiliyeti kazandık ve kendi insanımıza, kendi mühendislerimize sizlere güvendik ve bu başarıları inşallah artırarak devam edeceğiz. Türkiye’nin 70 yıllık rüyasını şimdi Akkuyu’da artık hayata geçirirken, nükleer enerjiye sahip bir ülke olarak Türkiye çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Biz de buradan elde ettiğimiz kazanımları biraz önce ifade ettiğim gibi işte sanayicimize daha ucuz enerjiyi nasıl sağlayabiliriz? Kesintisiz şekilde onların rekabet gücüne nasıl katkıda bulunabiliriz bu çabayı ortaya koyuyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonumuz bizim Türkiye hayalimiz, özlemimiz budur. Son olarak şunu da ifade etmem lazım. Denizli aynı zamanda önemli bir maden kenti. Aslında işte kromu özellikle mermeri ile hakikaten ihracat yapan bir şehrimiz. Dolayısıyla bir taraftan da Türkiye’nin yeraltı kaynaklarında yani madenlerinde büyük bir fırsat var. Büyük bir potansiyel var. Bunu da hayata geçirerek Türkiye’yi özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu metalik madenleri kendimiz üretmek suretiyle ve onları sizlerle nihai ürüne döndürerek katma değerli bir ihracata doğru inşallah hep birlikte ülkemizi götürürüz diyorum" şeklinde konuştu.
YSK, CHP’nin İstanbul ilçe kongrelerinin devamına ilişkin verdiği kararın gerekçesini açıkladı
12 Eylül 2025 Cuma - 19:52 YSK, CHP’nin İstanbul ilçe kongrelerinin devamına ilişkin verdiği kararın gerekçesini açıkladı Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul’un 5 ilçesinde kongrelerin durdurulması kararının kaldırılması ve il yönetiminin görevden uzaklaştırılması itirazının reddine ilişkin kararın, gerekçesini açıkladı. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen başkan ve yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin kararının ardından, ilçe seçim kurulları, olağan kongre takvimini başlatan Sarıyer, Ataşehir, Kartal, Bakırköy, Başakşehir ve Esenyurt ilçe kongrelerini durdurmuştu. CHP’nin başvurusu üzerine YSK tarafından İstanbul’da Sarıyer, Tuzla, Bakırköy, Başakşehir ve Ataşehir ilçe seçim kurullarınca alınan "kongrelerin durdurulması" yönündeki kararlar kaldırılmıştı. YSK, CHP’nin İstanbul’da 5 ilçedeki kongrelerinin durdurulması kararının kaldırılması ve il yönetiminin görevden uzaklaştırılması itirazının reddedilmesine ilişkin kararının gerekçesini açıkladı. Gerekçede, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2 Eylül 2025 tarihli kararıyla CHP İstanbul İl Başkanı ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı, ardından ilçe seçim kurullarının kongre süreçlerini durdurduğu hatırlatıldı. Ancak, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na göre ilçe seçim kurullarının kongre sürecini durdurma yetkisinin bulunmadığı söylendi. Kararda, siyasi partilerin kongre seçimlerinde ilçe seçim kurullarının görevi yalnızca seçim günü ve seçim sonrası iş ve işlemlerle sınırlı olduğu ve ilçe seçim kurullarının kongre sürecini durdurması tam kanunsuzluk halini oluşturduğu vurgulandı. YSK, bu gerekçeyle Sarıyer, Tuzla, Bakırköy, Başakşehir ve Ataşehir ilçe seçim kurullarının aldığı kararları iptal etti. Ayrıca CHP, İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin tedbir kararının uygulanmasına yönelik itiraz edip, il yönetiminin görevden alınmasını talep etmişti. YSK ise bu itirazı reddederek mevcut yönetimin görevine devam etmesine hükmetti.
Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı"
12 Eylül 2025 Cuma - 19:31 Bakan Bayraktar: "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı" Denizli Organize Sanayi Bölgesi Teknik (DOSTEK) Kolejinde sanayiciler ve öğrencilerle buluşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Enerjide ve madenlerde Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarıp ve Türkiye’yi enerjide ve madende bağımsız hale getirebilirsek Türkiye’nin önünde muazzam bir gelişme potansiyeli var" dedi. Bir dizi ziyaret kapsamında Denizli’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Denizli Organize Sanayi Bölgesi DOSTEK Koleji’ni ziyaret etti. Teknofest 2025’te 4 ana kategoride ödül alan öğrenciler, okula gelen Bakan Bayraktar’ı Ecogreen Enerji’nin destekleriyle ürettikleri elektrikli araç ile karşıladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, burada gençlerden araç hakkında bilgi alarak bir süre sohbet etti. DOSTEK Koleji Konferans salonunda sanayiciler, öğretmenler ve öğrenciler ile bir araya geldi. DOSTEK Koleji Konferans Salonunda gerçekleşen programın açılış konuşmasını yapan Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Uğurlu, Denizli OSB’nin 5,6 milyon metrekare alan üzerine kurulu, 217 firmanın faaliyet gösterdiğini ve 30 bini aşkın çalışanının olduğunu ifade etti. Denizli OSB’nin yıllık 45 milyon metreküp doğalgaz tüketiminin, 77 megavat çatı tipi güneş enerji üretimi tesisi ile güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Uğurlu, "Yatırımına başladığımız güneş enerjisi üretim santrali tesisimizde enerji üretmeyi hedefliyor, maliyetlerimizi düşürürken, yeşil dönüşüme katkı sağlıyoruz. Dünya Bankası finansmanıyla inşa edilecek olan Gelişmiş Atık Su Arıtma Tesisimizle çevreye duyar üretim vizyonumuzun somut örneklerinden biridir. Ayrıca diğer odalarla beraber kuruyor olduğumuz Teknopark projemizle sanayimizi yüksek teknolojiyle buluşturacak girişimcilerimize ve gençlerimize güçlü bir Ar-Ge ortamı sunacağız. Burada buluştuğumuz DOSTEK Kolejimiz tamamen sanayicilerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığımızın destekleriyle faaliyetlerini sürdüren ve bizler için ayrı bir gurur kaynağı olan eğitim kurumumuzdur. Yaklaşık bin 100 öğrencimizle sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü yetiştiren okulumuz gençlerimizi geleceğin teknolojilerine hazırlamaktadır. Denizli OSB Sanayicileri olarak uluslararası pazarda rekabet gücümüzü artırmak ve yeşil dönüşünü gerçekleştirebilmek adına hal hazırda kapasitesini tamamen kullanıyor olduğumuz 77 megavatlık TEİAŞ bağlantı gücümüzün arttırılması ve hiçbir sanayicimizin çatısının boş kalmaması adına desteğinizi istiyoruz" dedi. "Sadece yenilenebilir enerji yetmiyor Türkiye’nin diğer kaynaklara da ihtiyacı var" Türkiye’nin Dünya’da satın alma payı olarak 11. Dünya ekonomisinde ise 17. sırada olduğunu hatırlatan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin dünyada petrol ve doğalgaz rezervinin 3’te 2’sine sahip bir bölgede olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük gücünün insan kaynağı olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "En önemli gücümüz üreten bir tüm ülke olmamız, sanayicilerimiz, müteşebbislerimiz. Denizli bu anlamda Türkiye’nin adeta göz bebeği çok önemli bir şehri. Hakikaten pırıl pırıl, Organize Sanayi Bölgesi. Aynı zamanda bu tesisiyle ve eminim başka tesisleriyle bahsettiğiniz enerji tesisleriyle de Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesis. Şimdi Türkiye’nin bu üretim gücü destekleyecek en önemli unsurlardan bir tanesi elbette ki enerji, hayatımızın olmazsa olmazı. Biz insan olarak da enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ekonomilerimiz ihtiyaç duyuyor. Enerjisiz hiçbir şekilde hayatın mümkün olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla bizim görevimizde Türkiye’de enerjiyi, tüketicilere, sanayicilerimize, ev hanelerimize, halkımıza efendim, okullarımıza, öğrencilerimize kesintisiz kaliteli ucuz bir şekilde sunabilmek. Bu söylerken kolay yaparken çok zor bir iş. Zira enerji çok kolay elde edilmiyor. Enerjiyi elde ederken bir de Türkiye’nin önemli açmazlarından bir tanesi maalesef ithalata olan bağımlılığı yani Türkiye evet yenilenebilir enerjisini kullanmaya başladı. Güçlü bir şekilde bunu yeni projelerle yeni santrallerle artırmaya devam ediyor. Denizli jeotermal ile güneşiyle, rüzgarıyla çok önemli bir aslında enerji üretim merkezi. Ama sadece yenilenebilir enerji yetmiyor Türkiye’nin diğer kaynaklara da ihtiyacı var. 2002 yılında sadece 5 tane organize sanayi bölgesinde doğalgaz vardı. Şimdi buradaki OSB’de olduğu gibi Türkiye’de 220’nin üzerinde OSB de organize sanayi bölgesinde doğalgaz var" dedi. "Türkiye’yi enerji ve madenlerde bağımsız hale getirebilirsek muazzam gelişme potansiyelimiz var" Türkiye’nin enerji ihtiyacındaki dışa bağımlılığına vurgu yapan Bakan Bayraktar, "Türkiye’nin her gün 42 milyon haneye elektrik götürmesi lazım. Bir milyar kilovat/saat elektrik üretmemiz lazım ve onu dağıtmamız, taşımamız lazım. 22 milyon haneye bizim doğalgaz götürmemiz lazım. Her gün 32 milyon araca bizim yakıt bulmamız lazım. Dolayısıyla bu zorlu bir süreç. Bunun kaynağının bulunması, o iletiminin sağlanması, taşınması, bunların hepsi başlı başına sorunlar ama işin özündeki soruna geldiğimizde Türkiye’nin ekonomideki de bugün en önemli açmazlarından bir tanesi. Aslında buradaki sanayicilerimizi de en çok ilgilendiren tarafı Türkiye’nin enerji ithalatından dışa ödediği yüksek miktardaki rakamlar. Biz maalesef petrol ve doğalgazla neredeyse yüzde 85 hâlâ dışa bağımlıyız. Gabar’a rağmen Sakarya Gaz sahasındaki üretimimize rağmen çok büyük bir ihtiyacı ithal yolla karşılıyoruz. Bu her zaman için bizim ekonomimizi üzerinden maalesef bir kırılganlık oluşturuyor. Enerjide ve madenlerde Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarıp ve Türkiye’yi enerjide ve madende bağımsız hale getirebilirsek Türkiye’nin önünde muazzam bir gelişme potansiyeli var. Bizi birçok ülkeden ayıran farklı bir özelliğimiz var. Bugün petrol zengin ülkeler var. Özellikle Ortadoğu da bizim civarımızda ekonomileri sadece petrole dayanan veya yeraltı kaynaklarına dayanan ülkeler var" ifadelerini kullandı. "Gabar’daki petrol üretiminin ekonomimize katkısı 2 milyar dolar, daha önce ise sıfırdı" Sadece petrol ve doğalgaz ile ekonominin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ekonomisi petrol ve doğalgaz üzerine kurulu olan ülkelerin Türkiye’deki sanayicileri ülkelerine çekmeye çalıştığını belirterek, "Şimdi onlar yavaş yavaş şunu anlamış durumdalar ya biz bu sadece petrolle bu ekonomiyi sürdürebilmemiz mümkün değil. Onun için bakıyorsunuz Suudi Arabistan çok büyük projeler açık ve Türkiye’deki sanayicileri oraya çekmek için Türkiye’deki çelik üreticilerine diyor ki "Gelin burada yatırım yapın." Biz size şu teşvikleri vereceğiz. Çünkü biliyorlar ki üretmeden öyle sadece yeraltı kaynağıyla petrolle doğalgazla bu iş sürdürülebilir değil. Bir yıl petrol fiyatları düşer. O sene bütün bütçeleriniz mahvolur. Eğer siz o anlamda ekonomik istikrarı sağlayamazsanız ülkenizde siyasi istikrarı da sağlıklı halde sürdürme şansına sahip değilsiniz. Şimdi şöyle bir Türkiye hayal edin, bu kadar güçlü bir üretim kapasitesi olan bir ülkenin, bir de bunu tabii kaynaklarla yani kendi petrolüyle, doğalgazıyla, kendi madenleriyle desteklediğini düşünün. Biraz önce örnek verdiğim ülkeler petrol, doğalgazın yani tabii kaynaklar zeminin üzerine sanayi inşa etmeye çalışıyor. Böyle kolay bir şey değil. Türkiye bunun için on yıllardır büyük bir aşama kaydetti. Denizli bugünlere bir günde gelmedi elbette ki. Dolayısıyla biz şimdi bu üretim altyapısını temel alacağız onun üzerine inşallah enerjide bağımsız bir ülke kaynaklarını çoklaştırmış, üretmiş bir ülke olursak işte o zaman gerçekten bizim önümüzde hiçbir şey duramaz. Tabi burada dünyanın nereye gittiğini de iyi takip etmemiz lazım. Dünya büyük bir hızla elektrikleşmeye doğru gidiyor. Onun için bana dışarıda elektrikli araç gösterdiniz değil mi? Bugün artık iletişim enerjisiz, elektriksiz olmuyor. İnternet yoksa iletişim yok öyle değil mi? Her şey elektrikleşmeye başladı. Yapay zeka herkesin tahmininin ötesinde hızlı bir şekilde geliyor. 5 yıl sonra çok farklı işler konuşacağız. Dijitalleşme her alanda konuşuluyor. Dolayısıyla yeni dünyada farklı bir ekonomik modele doğru gidiyoruz. Türkiye’nin bunu ıskalamaması ve buna hazır olması lazım ama bunun önündeki en kıymetli şeylerden bir tanesi Enerji altyapısının güçlü olması. Her şeyde elektriğe ihtiyaç var ve bunun kesintisiz bir şekilde ucuz bir şekilde bu tüketim noktalarına ulaşması lazım. Hedefimiz bunu sağlamak, bunu sağlarken de dışa bağımlı olmadan sağlamak. Onun için Türkiye Gabar’da kendi mühendisleriyle, kendi sondajda çalışan teknisyenleriyle, jeologlarıyla, petrol mühendisleriyle petrol arıyor. Bir zamanlar terörden girilemeyen yerler buralar. Şimdi oralarda dağlarda 550 kilometre yol yaptık. Terörle mücadele ediyorduk orada, şimdi artık Türkiye’nin ve dünyanın en kaliteli petrolünü günde 80 bin varil üretiyoruz. Yıllık ekonomimize katkısı ne kadar biliyor musunuz? 2 milyar dolar şu andaki üretim. Sıfırdı, yoktu ama o petrol milyonlarca yıldır ordaydı. Ne zaman ki Türkiye o terörden sıyrıldı. O bölgeler emniyetli hale geldi. O ekonomik çabaların içerisine girme şansımız ve bu neticeleri alma şansımız oldu. Kimsenin inanamadığı anlamakta zorluk çektiği Türkiye karadan 170 kilometre mesafede Karadeniz’de o hırçın dalgalı Karadeniz’de. Pandeminin tam ortasında ve yine kendi çocuklarıyla cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptı. Deniz derinliği, 2 bin 100 metre, karaya uzaklık, 170 kilometre ve deniz tabanından sonra da yine binlerce metre sondaj yapıyoruz ve denizin derinliklerindeki doğalgazı şimdi artık evlerimizde 4 milyon hanede artık kendi gazımızı üretir ve kullanır hâle gelmiş durumdayız. İnşallah daha çok arttıracağız. Üretim bizi 2028’de bunun 4 katına çıkaracağız ama bize yeni keşifler lazım" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık kendi sınırlarının ötesinde petrol ve doğalgaz aran güçlü bir ülke haline geldi" Türkiye’nin Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile daha güçlü yoluna devam edeceğine ifade eden enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Akdeniz’de, Karadeniz’de ve şimdi artık farklı coğrafyalara gidiyoruz. Somali’de petrol, doğalgaz arayan bir Türkiye, Libya’da, Irak’ta farklı coğrafyalarda Orta Asya’da, Türk Cumhuriyetlerinde, Pakistan’da. Türkiye artık kendi sınırlarının ötesinde çok daha güçlü bir şekilde ama bu kabiliyeti kazandık ve kendi insanımıza, kendi mühendislerimize sizlere güvendik ve bu başarıları inşallah artırarak devam edeceğiz. Türkiye’nin 70 yıllık rüyasını şimdi Akkuyu’da artık hayata geçirirken, nükleer enerjiye sahip bir ülke olarak Türkiye çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Biz de buradan elde ettiğimiz kazanımları biraz önce ifade ettiğim gibi işte sanayicimize daha ucuz enerjiyi nasıl sağlayabiliriz? Kesintisiz şekilde onların rekabet gücüne nasıl katkıda bulunabiliriz bu çabayı ortaya koyuyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonumuz bizim Türkiye hayalimiz, özlemimiz budur. Son olarak şunu da ifade etmem lazım. Denizli aynı zamanda önemli bir maden kenti. Aslında işte kromu özellikle mermeri ile hakikaten ihracat yapan bir şehrimiz. Dolayısıyla bir taraftan da Türkiye’nin yeraltı kaynaklarında yani madenlerinde büyük bir fırsat var. Büyük bir potansiyel var. Bunu da hayata geçirerek Türkiye’yi özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu metalik madenleri kendimiz üretmek suretiyle ve onları sizlerle nihai ürüne döndürerek katma değerli bir ihracata doğru inşallah hep birlikte ülkemizi götürürüz diyorum" şeklinde konuştu.
Bakan Yerlikaya: "Demokrasi sokakta değil, sandıkta güçlenir"
12 Eylül 2025 Cuma - 19:00 Bakan Yerlikaya: "Demokrasi sokakta değil, sandıkta güçlenir" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Biz hiçbir zaman hukuk tanımaz sokak çağrılarına, ülkemizi yurt dışına şikayet eden söylemlere prim vermedik, vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milletin iradesi sandıkta tecelli eder. Demokrasi sokakta değil, sandıkta güçlenir" dedi. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Ağrı’ya gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kentte yaptığı bir dizi ziyaretlerin ardından Kültür ve Kongre Merkezi’nde partililerle bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Yerlikaya, "Türkiye’yi daha ileriye taşımak, Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte huzurun ve güvenin yüzyılı yapmak için bir aradayız. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, Türkiye Yüzyılı; eser ve hizmet siyasetinin taçlandığı bir diriliş asrıdır. Biz de diyoruz ki; Türkiye Yüzyılı, Anadolu’yu sarıp dünyaya açılan büyük bir vizyondur. Değerli kardeşlerim, AK Parti 24 yıl önce vesayet zincirlerini parçalayan, adaleti yücelten, milletimizin ortak sesi ve hissiyatı olarak kuruldu. İlk günden bu yana hukuku üstün tutan, millet iradesine gölge düşürmeyen ve insanı yaşatmayı hedefleyen bir siyasetin taşıyıcısı oldu. Teşkilatlarımızın her bir üyesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, hayatını milli iradenin üstünlüğüne adamıştır. Biz hiçbir zaman hukuk tanımaz sokak çağrılarına, ülkemizi yurt dışına şikayet eden söylemlere prim vermedik, vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milletin iradesi sandıkta tecelli eder. Demokrasi sokakta değil, sandıkta güçlenir. Bir kez daha hatırlatalım: Muhalefet yapmayı sokak eylemi sananlara milletimiz asla itibar etmemiştir, etmeyecektir. Çünkü milletimiz istikrarın, huzurun ve kardeşliğin değerini çok iyi bilir. Biz de Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin iradesini korumaya, demokrasimizi güçlendirmeye ve ülkemizi daha büyük hedeflere taşımaya Allah’ın izniyle devam edeceğiz" dedi. "Savunma sanayinde attığımız her adım dostlarımıza güven verirken, düşmanlık besleyenlere korku salmaktadır" "Aziz milletimizle el ele vererek cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekle kalmadık Türkiye Yüzyılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik" ifadelerini kullanan Bakan Yerlikaya, "Bugün Türkiye, savunmadan sağlığa, eğitimden teknolojiye kadar her alanda 24 yıl öncesini fersah fersah geride bırakmıştır. Savunma sanayinde attığımız her adım dostlarımıza güven verirken, düşmanlık besleyenlere korku salmaktadır. Sağlıkta adeta bir devrim yaşadık; her ilimize modern hastaneler kazandırdık, şehir hastanelerimizle dünyaya örnek olduk. Ambulans filomuzu güçlendirdik, 112 acil hizmetlerimizi yaygınlaştırdık. Eğitimde binlerce yeni okul inşa ettik. Ulaşımda doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan dev projeleri hayata geçirdik. Ağrı da bu yükselişin merkezindedir. Son yirmi üç yılda kente 9 bin 487 derslik kazandırdık. Yenilenen binalarıyla birlikte 12 devlet hastanesini Ağrılı kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile görüştüm; projelerin hızla ilerlediğini belirtti. Allah’ın izniyle 2026’nın ilk aylarında 200 yataklı Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanemizin temelini atacağız. İnşaat yüzde 80 oranında tamamlandı. Yıl sonunda ya da yeni yılın ilk aylarında hastanemizi hizmete açacağız" dedi. "Organize suç, siber suç, göçmen kaçakçılığı, asayiş ve uyuşturucuyla aynı kararlılıkla mücadele ediyoruz" Bu dönemde 7 spor salonu, 1 futbol sahası, yüzme havuzları ve tenis kortlarını da içeren toplam 51 spor tesisinin tamamlandığını belirten Bakan Yerlikaya, şunları kaydetti: "Ağrı şehir geçişi ve bağlantı yolları ile Erzurum-Ağrı, Doğubayazıt-Gürbulak, Doğubayazıt-Çaldıran, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos, Erciş-Patnos ve Doğubayazıt-Iğdır yolları bölünmüş yol olarak hizmete açıldı. Tutak Viyadüğü ve Küpkıran Viyadüğü inşa edildi. Yazıcı Barajı başta olmak üzere 2 baraj, 1 sulama tesisi ve 50 taşkın koruma tesisi tamamlandı. Değerli kardeşlerim, ben Ağrı’da misafir değilim. Bir zamanlar bu aziz şehrin valisi olarak sizlerle aynı sofrada oturdum, aynı sokaklarda yürüdüm, aynı sevinçlere ve hüzünlere ortak oldum. Ağrı Dağı’ndan esen rüzgârı, ocaklardan kaynayan çorbayı, gönüllerdeki samimiyeti ve vefayı çok iyi bilirim. Bu şehrin bana kattığı samimiyeti ve tecrübeyi ülkemizin dört bir yanına taşımaktan onur duyuyorum. İçişleri Bakanlığımız, 675 bin personeliyle alın teri, akıl ve vicdanla sahadadır. Nerede bir tehdit varsa biz oradayız. Organize suç, siber suç, göçmen kaçakçılığı, asayiş ve uyuşturucuyla aynı kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hiçbir şehir eşkıyasının vatandaşımıza musallat olmasına, esnafımızın helal lokmasına göz dikmesine izin vermedik, vermeyeceğiz." "Anadolu Türk’üyle, Kürt’üyle bin yıllık kardeşliğin coğrafyasıdır" "Bu kabine döneminde düzenlediğimiz operasyonlarla bin 273 organize suç örgütünü çökerttik" ifadelerini kullanan Bakan Yerlikaya, "Bu operasyonlarda 15 bin 433 kişi tutuklandı, 7 bin 453 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Ağrı’da ise 14 operasyon düzenlendi, 180 kişi tutuklandı. Aziz kardeşlerim, biz durmayacağız. Zehir tacirlerine, şehir eşkıyalarına ve çocuklarımıza musallat olan suç odaklarına hayatı dar etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Anadolu; Türk’üyle, Kürt’üyle bin yıllık kardeşliğin coğrafyasıdır. Aynı bayrak için şehit olduk, aynı vatan için canımızı ortaya koyduk. Bu kardeşlik bağını kimse bozamaz, bozamayacak. Bugün artık terörsüz bir Türkiye’de huzur, üretim ve teknolojiyle yolumuza devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve milletimizin iradesiyle yalnızca bir hedef değil, gerçeğe dönüşen büyük bir yürüyüştür. Kıymetli dava arkadaşlarım, değerli hemşehrilerim; bugün Türkiye Yüzyılı yolculuğu Ağrı’dan yükseliyor, Anadolu’nun her köşesinde yankılanıyor. Ağrı Dağı gibi dimdik dur, bayrağın gibi hür ol, birliğini ve kardeşliğini asla eksiltme. Biz de buradan bir kez daha söz veriyoruz: Bu toprakların tek bir evladını umutsuzluğa teslim etmeyeceğiz, tek bir sokağını karanlığa bırakmayacağız, tek bir ferdinin başını yere eğdirmeyeceğiz. Unutmayın; biz bu yola çıkarken ’millet’ dedik. Bu yolda yürürken ’adalet ve kalkınma’ dedik. Ufka bakarken ’Türkiye Yüzyılı’ dedik. Rabbim birliğimizi daim, gönüllerimizi mamur, yolumuzu açık eylesin" dedi.
Bakan Göktaş: "Son 23 yılda engelli hakları konusunda tarihi adımlar attık"
12 Eylül 2025 Cuma - 18:13 Bakan Göktaş: "Son 23 yılda engelli hakları konusunda tarihi adımlar attık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Batman’ın Çamlıtepe Mahallesi’nde engelli vatandaşların sosyal hayata katılımını güçlendirecek Engelli Aktif Yaşam Merkezi’nin açılışına katıldı. Bakan Göktaş, "Son 23 yılda engelli hakları konusunda tarihi adımlar attık. Erişilebilirlik seferberliğiyle şehirlerimizi daha yaşanabilir hale getirdik" dedi. Açılış töreninde konuşan Bakan Göktaş, merkezin 122 kişilik kapasitesiyle engelli bireylerin sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerine katkı sunacağını belirterek, "Bu merkez, engelli kardeşlerimizin hayata daha güçlü, daha özgüvenli ve üretken bireyler olarak katılmalarına imkân sağlayacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Merkezimizin Batman’a hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Bakanlık olarak engelli vatandaşlara yönelik hak temelli sosyal politikaları güçlendirdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş, "Son 23 yılda engelli hakları konusunda tarihi adımlar attık. Erişilebilirlik seferberliğiyle şehirlerimizi daha yaşanabilir hale getirdik. Eğitim, istihdam ve sosyal hayata katılımı kolaylaştırarak engelli kardeşlerimizin her alanda aktif ve üretken bireyler olmalarını sağladık" diye konuştu. Bakan Göktaş, Batman’da 7 bin 676 vatandaşa hizmet verdiklerini, Ocak 2025’ten bu yana evde bakım yardımı için 560,2 milyon lira kaynak aktardıklarını söyledi. Bakan Göktaş ayrıca, Batman’da 1 bakım ve rehabilitasyon merkezi ile 3 özel engelli bakım merkezinde toplam 299 engelli vatandaşın hizmet aldığını aktardı. Engelli Aktif Yaşam Merkezinin 13 yaş ve üzeri bireyler için özel olarak tasarlandığını ifade eden Bakan Göktaş, "Burada gündüz bakım, psiko-sosyal destek, eğitim, rehabilitasyon hizmetleri sunacağız. Atölyeler, kültürel ve sportif etkinliklerle engelli kardeşlerimizin yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlayacağız. Bu merkez, aynı zamanda bir buluşma noktası olacak" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Kimseyi geride bırakmayan bir Türkiye" anlayışıyla çalıştıklarını belirten Bakan Göktaş, "Buradan hayat bulacak her başarı hikayesi Batman’ın ve ülkemizin gururu olacak" ifadelerini kullandı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı
12 Eylül 2025 Cuma - 17:42 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun dokuzuncu toplantısında iş dünyası temsilcileri görüşlerini dile getirdi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, dokuzuncu toplantısını düzenledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, terörsüz Türkiye’yi tartışırken hamaseti, husumeti ve günlük siyasetin malzeme yapmayı komisyon ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çizerek, "Nihayetinde bu bir parti siyaseti değil, bir devlet politikası. Türkiye’nin en kritik sorunlarından birini çözmek için tarihi bir fırsat yakalanmıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’yla meclisimizin de en geniş bir katılımla sürece dahil olması sağlanmıştır. Temennimiz bu yapıcı atmosferi korumasıdır. Zira diyalog ve istişare herkesin hayırlısıdır. Elbette her konuda aynı düşünmek zorunda değiliz. Ama terörsüz Türkiye’yi gerçeğe dönüştürmekle hepimiz mükemmeliz. Türkiye’nin istikbal yürüyüşünde önemli bir dönüm noktası olacak bu hayırlı sürece katkı vermeyi bir milli duruş olarak görmeliyiz" ifadelerini kullandı. Hisarcıklıoğlu, terörle mücadelenin ortak bir görev olduğunu söyleyerek, "İş dünyasında görevi üretmek, istihdam ve yatırım yapmaktır. Ancak bunlar huzurun güvenliği ve demokrasi olduğu bir ülkede mümkündür. Huzurun olmadığı yerde ticaret, ticaretin olmadığı yerde de kesinlikle zenginlik olmaz. Yani zengin olmak istiyorsak ticaretin önünü açacağız. Ticaretin de tek istediği şey huzurdur. Uzun yıllar maruz bırakıldığımız terör ekonomi ve dolayısıyla bizim camiamızı da son derece olumsuz etkilemiştir. Ticareti yavaşlatmış, yatırımları kaçırmış, insanlarımızın refahını ve huzurunu bozmuştur. Tüm bunlar ülke genelindeki gelirin dengesiz dağılımına ve buna bağlı olarak da yoğun bir göçe neden olmuştur" şeklinde konuştu. Hisarcıklıoğlu, Terörsüz Türkiye ile Türkiye’nin bölgesel ekonomik lider olacağına işaret ederek, "Bölgenin genç nüfusu burada başlatılacak dönüşümünde itici gücü olacak. Mesleki eğitim programları ile desteklenen gençler sanayi ve hizmet sektörlerinde istihdam edilerek ekonomik canlanmaya da katkı sağlayabilecektir" diye konuştu. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken ise, şunları kaydetti: "Bize vermiş olduğumuz sürede ciddi kesimlerinin dinlenmesi gerçekten de çok önemli. Ama en önemlisi de tabii bu ülkenin sahadaki kabullenme oranının artmasıyla ilgili de kuşkuların bir tarafa silinmesi lazım. Süre uzadıkça fitne çoğalmış. Ben bu süreç başladıktan sonra yaklaşık dört yedi vilayeti, biz zaten bu kongreler dolayısıyla dolaşıyoruz. Doğudan başladık, batıya kadar. Her gördüğümüz insanın özellikle sorunu işsizlikle mücadele eder, ekonomik haksızlıklarla mücadele eder. Bölge insanlığı büyük şehirlere göçüyle ilgili sıkıntılarını bilebilir. Bundan sonraki süreç çok samimi, candan ve katılımcı meclisin tamamının oybirliğiyle kararları zaman geçirilmeden kısa bir süreçte bu meseleleri halledildiği gibi kararın alınması gerekiyor. Yoksa insanlar hep tereddütle düşüyor." Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, konunun siyasi, beşeri, sosyal, ekonomik olmak üzere çok boyutlu olduğunu belirterek, "Biz işveren örgütüyüz. Bütün Türkiye’ye işverenleri ve nihayetinde de devletimize daha doğrusu bütün oyunculara ciddi bir katkı sağlayacağına bu terörist Türkiye süreciyle hedeflenen güven, istikrar, yatırım, üretim, kalkınmanın ülkemize çok ciddi fayda edileceğine göre de inanıyoruz" diye konuştu. Sosyal diyaloğa önem verdiklerini belirten Akkol, "Gençleri, kadınları ayrı değerlendiriyoruz. Doğrudan projelerle gençlerimizi, kadınlarımızı geliştirmeyi tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı. Akkol, bölgenin gayri safi milli hasılasının 20 yıl önceki gibi olduğunu söyleyerek, "Türkiye’de yüzde 25 kayıt dışı çalışan varken bölgede yüzde 46’a kayıt dışı istihdam çıkıyor. 900 bin kişilik ilave istihdam oluşturmak mümkün" şeklinde konuştu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanvekili Ahmet Bahadır Sezgin de, terör sorununun sadece ekonomik mesele olmadığını belirterek, "Tarım ve hayvancılık bu bölgede halkın başlıca geçim kaynağı, kültürel mirasın bir parçası, Türkiye’de gıda güvenliğinin temel direğidir" ifadelerini kullandı. Sezgin, "Terörle mücadele kapsamında uygulanan yayla yasakları bölgesel hayvancılık köklü bir şekilde zayıflatmıştır. Mera kısıtlaması olan yerlerde et ve süt üretimi verimi yüzde 15-20 düşmekte, yem maliyeti yüzde 30 artırmaktadır. Barış ortamında bu yerlerin tam kapasite ile açıldığında mera genelinde hayvancılık karlarında belirgin bir artış bölgesel tarımsal verilerde sıçrama öngörülmektedir" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş:
12 Eylül 2025 Cuma - 17:36 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Çok büyük bir maliyete Türkiye katlanmıştır. İnşallah terörsüz Türkiye ile birlikte teröre harcanmış olan bu maliyetler, ülkenin kalkınmasına, doğusuyla batısıyla topyekun zenginleşmesine, refahına vesile olacak" dedi. Kurtulmuş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda konuştu. Kurtulmuş, işveren örgütlerinin konuşmalarından sonra komisyonun kapanış konuşmasını yaptı. Kurtulmuş konuşmasında, terörün ortadan kaldırılması ve Türkiye’de artık terör meselesinin hiç konuşulmaz hale gelmesi sadece güvenlik politikalarında gerçekleştirilecek birtakım tedbirlerle ulaşılabilecek bir sonuç olmadığını belirterek, "Çok katmanlı, çok boyutlu ve kapsayıcı bir yaklaşımın ortaya konulması şarttır. Zaten bizim de fikrimiz bu yöndedir, bu istikamettedir. Değerli başkanların, temsilcilerin bunu teyit etmesi de bizim açımızdan memnuniyet vericidir. Ayrıca bazı başkanlarımız uyarı mahiyetinde bir şey söylediler. Ben bunun da hayati bir nokta olduğunu düşünüyorum. Evet toplumun farklı kesimlerini dinleyeceğiz. Herkesin burada fikirlerini dile getirmesine de imkan vereceğiz, şimdiye kadar böyle yaptık. Ama sonuçta vaktimizin de çok kısıtlı olduğunu ifade etmek lazım. Hızlı ve etkin hareket etme mecburiyetimiz konusunda, başkanlarımız altını çizerek uyarılarda bulundular. Ancak böyle davranılırsa kesin ve net bir sonuç, olumlu bir sonuç elde edilecektir" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, terörün maliyetine ilişkin başkanların rakamları paylaştığını hatırlatarak, "Biz de 2013 yılında yaptığımız çalışmada o günün rakamlarıyla 1,2 trilyon dolarlık bir maliyet hesap etmiştik. Sizin bugün burada ortaya koyduğunuz aşağı yukarı rakamlar da bunu teyit etmektedir. Bir taraftan CDS birimlerindeki artışlar, buna bağlı olarak borçlanma maliyetlerinin yükselmesi; turizmde, tarımda, hayvancılıkta ciddi düşüşlerin yıllar içerisinde terör dolayısıyla yaşanmış olması ve özellikle yatırım ortamının zedelenmiş olması. Bunların vermiş olduğu alternatif maliyetleri hesap ettiğiniz zaman sizlerin bugün burada sunduğunuz maliyetlerin bile mütevazı rakamlarla ifade edildiğinin altını çizmek isterim. Çok büyük bir maliyete Türkiye katlanmıştır. İnşallah terörsüz Türkiye ile birlikte teröre harcanmış olan bu maliyetler, ülkenin kalkınmasına, doğusuyla batısıyla topyekun zenginleşmesine, refahına vesile olacak" dedi. Kurtulmuş komisyonun 17 Eylül Çarşamba ve 18 Eylül Perşembe günleri toplanacağını kaydederek, 17 Eylül Çarşamba günü çatışma çözümü alanında çalışmaları olan akademisyenleri ve uzmanları dinleyecekleri belirterek, 18 Eylül Perşembe günü Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları temsilcilerini ağırlayacaklarını ifade etti.
Türkiye ile Ermenistan arasındaki Normalleşme Süreci’nin altıncı tur görüşmeleri gerçekleştirildi
12 Eylül 2025 Cuma - 17:28 Türkiye ile Ermenistan arasındaki Normalleşme Süreci’nin altıncı tur görüşmeleri gerçekleştirildi Türkiye ile Ermenistan Normalleşme Süreci Özel Temsilcileri Büyükelçi Serdar Kılıç ve Ermenistan Ulusal Meclisi Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan, altıncı tur görüşmelerini 12 Eylül tarihinde Erivan’da gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Toplantında özel temsilcilerin Türkiye ile Ermenistan arasındaki tam normalleşme sürecini ilerletmek amacıyla, önceki toplantılarda üzerinde çalışılan ve uzlaşı sağlanan konuların teyit edildiği ifade edildi. Açıklama, şöyle devam etti: "Bu çerçevede, 1 Temmuz 2022 tarihinde gerçekleştirdikleri toplantılarında üzerinde mutabık kaldıkları, sınır geçişlerine ilişkin uzlaşının hayata geçirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Özel Temsilciler bu sürecin hızlandırılması hususunda anlaşmışlardır. Özel Temsilciler ayrıca, Kars-Gümrü demiryolu ve elektrik enterkonektörünün rehabilitasyonu ve işlerlik kazanması konusunda iki ülke ilgili makamlarının gerekli teknik çalışmaları yürütmelerine karar vermişlerdir. Ayrıca Özel Temsilciler, kültür ve akademi alanlarında iş birliğini güçlendirmek için, özellikle yükseköğretim öğrencilerine burs imkanları oluşturulması ve tarihi İpek Yolu (Ani) Köprüsü’nün ortaklaşa yenilenmesi yoluyla çaba gösterilmesine karar vermişlerdir. Özel Temsilciler ayrıca, ilgilenen diğer şirketlerin 2026 yazından itibaren çeşitli noktalara uçuş başlatmaları için gerekli çalışmaları yürütme ve böylece iki ülke arasındaki hava yolu ve uçuş sayısını artırma konusunda da mutabık kalmışlardır. Özel Temsilciler son olarak, bu süreci ön koşulsuz olarak sürdürmek konusundaki taahhütlerini de bir kere daha teyit etmişlerdir."