POLİTİKA
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:17 Bakan Uraloğlu: "Tokat-Niksar yolundaki tüm çalışmalarımızı 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" Yapımı devam eden Tokat-Niksar Karayolu’nda incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Projenin tamamlanmasıyla zamandan 1,3 milyar TL akaryakıttan 200 milyon TL olmak üzere yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız. Araçların geçişinden kaynaklı karbon emisyonu 10 bin 200 ton azaltarak doğamızı ve çevremizi koruyacağız" dedi. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere havayolu ile Tokat’a geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havalimanda il protokolü tarafından karşılandı. 2013 yılında Doğuş ve YDA firmaları ortaklığı ile yapımına başlanan ve toplam 49 kilometrelik güzergahı kapsayan Tokat-Niksar karayolu projesinin şantiyesinde incelemelerde bulunan Uraloğlu, "Son günlerde ilimizde etkili olan aşırı yağışlardan kaynaklı sel ve heyelan afetleri nedeniyle tüm Tokatlı hemşerilerimize ve bölgemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah’a şükür, ilgili kurumlarımızın aldığı önlemler ve vatandaşlarımıza yapılan zamanlı uyarılar sayesinde can kaybı yaşanmadı. Son 24 yıl içinde Tokat’ın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 73 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. 16 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 311 kilometreye yükselttik. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu da yine 16 kilometreden 330 kilometreye ulaştırdık. Tokat-Turhal-Amasya yolu, Tokat-Çamlıbel yolu, Aybastı-Reşadiye yolu Tokat Havalimanı Kavşağı ve bağlantı yolu ile Tokat çevre yolu gibi çok önemli karayolu projelerini tamamladık. Şu anda da bir araya geldiğimiz Tokat Niksar yoluyla birlikte Turhal- Zile- 6’ncı hududu yolu, Korgan- Çamiçi yolu, Amasya- Turhal arası ikmali gibi 7 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz" dedi. Projenin tamamlanmasıyla Akdeniz Karadeniz’e bağlanacak Çamlıbel tüneli ihalesini yaptıklarını da hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Yılların hikayesi Çamlıbel Tüneli’nin ihalesini de yaptık. Yakında yapım çalışmalarına başlayacağız. Bir araya geldiğimiz Tokat- Niksar yolu özellikle Sivas-Yıldızeli, Tokat-Niksar-Akkuş-Ünye hattı üzerinden ülkemizin kuzey-güney akslarını birbirine bağlayan, bölgenin Karadeniz’e bağlanması noktasında çok önemli bir güzergah. Akdeniz-Karadeniz bağlantısı sağlayacak çok önemli bir yol. Mersin’e kadar uzanan lojistik bir koridordan bahsediyoruz. Tokat-Niksar yolumuz 49 km uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş şeritli bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirdik. Proje kapsamında; bin 440 metre uzunluğunda 1 adet aç-kapa tüneli, toplam 291 metre uzunluğunda 5 çift köprü, 102 metre uzunluğunda 2 tek köprü ve 53 metre uzunluğunda 1 adet farklı seviyeli kavşak ile modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini inşa ediyoruz. Bugüne kadar çok önemli aşamaları geride bıraktık. Yolun 38,1 kilometrelik kesimini tamamlayarak trafiğe açtık. Tüm köprü imalatlarımızı bitirdik. Dönekse farklı seviyeli kavşağını hizmete aldık. Bin 440 metre uzunluğundaki aç-kapa tünelimizin ise bin 333 metresini tamamladık. Kalan kısımlardaki çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Tokat-Niksar yolundaki tüm çalışmalarımızı ise 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız" Projenin tamamlanmasıyla yolun 45 dakikadan 25 dakikaya ineceğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yaklaşık 54 kilometre olan mevcut yol 5 kilometre hız alarak seyahat süresini ortalama 45 dakikadan 25 dakikaya indireceğiz. Zamandan 1,3 milyar TL akaryakıttan 200 milyon TL olmak üzere yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız. Araçların geçişinden kaynaklı karbon emisyonu 10 bin 200 ton azaltarak doğamızı ve çevremizi koruyacağız. Ayrıca Orta Karadeniz’i İç Anadolu’ya, Akdeniz’e ve Güneydoğu Anadolu’ya, hatta Suriye sınır kapılarına ve Ortadoğu’ya kesintisiz bağlayarak bu yolumuzla ulusal ve uluslararası arterleri güçlendirerek bölgenin ticaret ve turizm hacmini arttıracağız. Dönekse geçişi başta olmak üzere zorlu kesimlerde kış aylarında yaşanan kar ve buzlanma sorunlarını tarihe karıştıracak, yıl boyunca güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım imkanı sunacağız" dedi.
AK Parti Grup Başkanı Güler: "Özgür Özel’in insan içine çıkamaması lazım"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 14:19 AK Parti Grup Başkanı Güler: "Özgür Özel’in insan içine çıkamaması lazım" AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, Manavgat Belediyesine yönelik süren ‘yolsuzluk’ ve ‘rüşvet’ operasyona ilişkin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı "Kumpas kurdular" açıklamasını hatırlatarak, "Kumpas kurdular, 32 saat elimizde görüntü var’ diyen CHP Genel Başkanı’nın 2 gün önce yaşananlardan sonra insan içine çıkamaması lazım. Ben yalan söyledim. Toplumu kandırdım, uydurdum demesi lazım" dedi. Amasya’da düzenlediği toplantıda Antalya’da Manavgat Belediyesi’ne yönelik yürütülen ’yolsuzluk’ ve ’rüşvet’ soruşturmasındaki yeni gelişmeleri değerlendiren Abdullah Güler, "Sayın Özgür Özel, Manavgat ile ilgili bir açıklama yapmıştı. ‘32 saat elimizde görüntü var. İktidar kanadı oranın belediye başkan yardımcısını, belediye meclis üyelerini ayarttılar. Belediye başkanımıza operasyon düzenlediler’ demişti. Bu olayı anlatan bir belediye başkan yardımcısı 2 gün önce itirafta bulunuyor. Belediye başkanı adına rüşvet ve bağış altındaki paralar şu şahsa verilmiştir diyor. Bu şahıs gözaltına alınıyor. Yer tespitine gidiyorlar. Bir depoda 3 külçe altın, 500 bin euronun üzerinde para, 150 bin doların üzerinde paralar bulunuyor. Bunu duyan, gören bir CHP Genel Başkanı’nın insan içine çıkmaması lazım. ‘Kumpas kurdular, 32 saat elimizde görüntü var’ diyen CHP Genel Başkanının 2 gün önce yaşananlardan sonra insan içine çıkamaması lazım. Ben yalan söyledim. Toplumu kandırdım, uydurdum demesi lazım. Belediye başkanların neler yapıyor. Bir bak, savunma al. İnceleme yap. Toplumdan özür dile. 31 Mart seçimlerinde söz vermiştik. Ama bu belediye başkanları bizleri mahcup etti de" şeklinde seslendi. "Terörsüz Türkiye sürecinde asla bir pazarlık yok" Türkiye’nin terörden arındırılması için uygulanan "Terörsüz Türkiye" sürecini değerlendiren Güler, "Terörsüz Türkiye sürecinde asla bir pazarlık yok. Bir pazarlık olmadı. Bundan sonrada olmayacak. Bir şart, öncelik asla olmadı. Barış ve güvenlik ortamı içerisinde gelecek yüzyıla bu ülkeyi, gençlerimize, evlatlarımıza, çocuklarımıza mutlaka emanet etmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Enflasyondaki büyük düşüş devam ediyor" 2026-2028 dönemini kapsayan üç yıllık yeni Orta Vadeli Programı değerlendiren Güler, "Enflasyonla mücadelemiz kesintisiz devam ediyor. Geçen yıldan itibaren büyük düşüş devam ediyor. İnşallah 2025 sonu itibariyle enflasyonun yüzde 28, 29 aralığında, 2026’da bu hedefin yüzde 17,18 aralığında, 2027 ile beraber inşallah tek haneli enflasyon rakamlarına ulaşacağımızı görüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti Amasya İl Başkanlığı’nı da ziyaret eden Güler, partililerle toplantı yaparak ildeki projelere ilişkin Milletvekili Hasan Çilez ve AK Parti İl Başkanı Galip Uzun’dan bilgiler aldı.
Başkan Arıkan, yapılamayan Büyükşehir meclis toplantısını değerlendirdi
13 Eylül 2025 Cumartesi - 13:21 Başkan Arıkan, yapılamayan Büyükşehir meclis toplantısını değerlendirdi Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin yapılamayan toplantısını değerlendirdi. Başkan Arıkan, provokatif eylem yapanların dertlerinin hizmet olmadığının ortaya çıktığını söyledi. Başkan Arıkan; "Aydın Halkı Türkiye tarihin en karanlık günü olan 12 Eylül’ü, maalesef demokrasiye gölge düşen bir başka gün olarak daha hatırlayacak" dedi. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptığı açıklamasında; "Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Eylül ayı olağan toplantısı, CHP’li meclis üyelerinin provokasyonu nedeniyle yapılamamıştır. Demokrasi, siyasi etik gibi kelimeleri ağızlarından düşürmeyenler; halkın gözü önünde son derece saldırgan, saygıdan uzak tutum içine girmişlerdir. Büyükşehir Meclis Salonu’nda yaşananlar Demokrasinin beşiği olan Aydın ili ve halkı adına utanç verici bir skandaldan öte değildir. Meclis başkanına sözlü sataşmalardan tutun da meclis başkanının yönetimine kalem fırlatmaya varan saldırgan hareketleri görmekten utanç duyduğumu ifade etmek isterim. Üstüne üstlük kalem fırlatan kişinin Sökeli ve Söke’nin belediye meclis üyesi olması beni daha da üzmüştür. Sökemizin adını manşetlere keşke bu saldırgan tavırla taşımasaydı. Bu davranışlar sadece siyasi terbiyesizlik değil, aynı zamanda millet iradesine de açık bir ihanettir. Çünkü meclisler halka hizmet edebilmek için yapılır. Hizmete adeta balta vurulmuş, meclis çalışmaları engellenmiştir. Siyasi ikbal peşinde olanlar, tribünlere oynayıp sevimli görünmek isteyenler, günlük hırsları uğruna yapacaklarından geri kalmayanlar kendi siyasi şovları için meclis toplantısını adeta bir sahneye çevirdi. Bu sorumsuzluk, Aydınlı hemşerilerimizin geleceğini heba eden kirli bir zihniyetin ürünüdür. Kavgacı ve provokatif bir anlayışın Aydın’a hizmet getirmeyeceği aşikarken, dertlerinin de hizmet olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bizler, hangi engellemelerle karşılaşırsak karşılaşalım, halkımıza hak ettiği hizmetleri kazandırmaya devam edeceğiz. Biz kavga ve gürültüden uzak, ayrımsız bir şekilde tüm vatandaşlarımızla kucaklamaya ve hizmet odaklı çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Bakan Memişoğlu: "Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyoruz"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 13:10 Bakan Memişoğlu: "Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Samsun’da katıldığı toplantıda, "Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyoruz. Bunu iddiayla söylüyorum. Ama teknolojisini aynı zaman da bilimini üreteceğiz. Yeni şeyler söyleyeceğiz dünyaya. Biz buna gücümüz yeten, irademizi ortaya koyan bir iktidarız" dedi. Bakan Kemal Memişoğlu, Samsun’da düzenlenen ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programına katıldı. Canik Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Biliyoruz ki bir hayatın başlangıcı var, sonu var. Dünya geçici. Ama biliyoruz ki bu millet bu topraklarda kalıcı. Herkes de bunu bilmesi lazım. Bugün savunma sanayisinde birçok başarı elde etmiş bir toplumuz. Daha da edeceğiz, daha da üreteceğiz. Sağlıkta da aynı şekilde daha da üreteceğiz, yeni şeyler yapacağız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyoruz. Bunu iddiayla söylüyorum. Ama teknolojisini aynı zaman da bilimini üreteceğiz. Yeni şeyler söyleyeceğiz dünyaya. Biz buna gücümüz yeten, irademizi ortaya koyan bir iktidarız. Onun için Samsun’da da şehir hastanesiyle, yeni hastaneleriyle sağlık hizmeti en iyi şekilde sunacak. Ama şunu unutmayın, ne yaparsanız yapın, insanlar şunu bilsinler ki biz bu vatan için, bu millet için gecemizi gündüzümüze kattık, çalışıyoruz. Onun için de Türkiye’nin Yüzyılı olması için Türkiye’nin dünyada etkin güç olması için yeniden medeniyetimizin iyilik ve barış medeniyetimizin hakim olması için çalışıyoruz. Tabii ki buna engel olmak isteyenler bununla mücadele edip de bizi birbirimize düşürmeye çalışacaklar var, olacaktır. Bu 1071’de de vardı. 1453’te de vardı. 1919’da da vardı. Ama bu millet hepsinin üzerinden geçti. Hepsinin üstünden geldi. Şimdi de Sayın Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bunu başaracağız. Bu medeniyetimizi yine dünyada hakim medeniyet haline getireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Biz daha evvel olması için daha çabuk gerçekleşmesi için çabalıyoruz. Ben bundan eminim. Gelecek nesillerimiz, gençlerimiz bunu başaracaklardır. Ama biz başlangıcını yaptık. Bundan sonra daha çok çalışacağız. Onlara daha iyi ülke, daha iyi gelişmiş ülke herkese barış, huzur getiren bir millet olarak onların yolunu açacağız" diye konuştu. "Bizler sadece kendi vebalimizi değil gelecekteki çocuklarımızın da vebalini taşıyoruz" Sadece kendi veballerini değil gelecek nesillerin de veballerini düşünerek ona göre hareket ettiklerinin altını çizen Bakan Kemal Memişoğlu, "Siyaseti millete hizmet etmenin, Allah rızasını kazanmanın en kısa yolu, en kolay yolu olarak görüyoruz. Onun için gelip geçici olan bu dünya hayatında hoş seda bırakıp bu millete nasıl daha çok hizmet ederiz bu milletin daha iyi yaşaması, daha mutlu olması için nasıl çabalarız, ne yaparız diye dertlenen insanlarız. Esasında bu dava 954 yıllık dava. Bu topraklar 1071 yılından itibaren Türk milletinin, bu medeniyetin toprakları. Bunu 1919’da buraya ilk adımını atarak ispatlayan ve bu topraklardan hiç çıkmayacağımızın göstergesi olan İstiklal Mücadelemizle gösterdik. Bu topraklarda bir ve birlikte hareket etmemiz lazım. Çok çalışmamız, üretmemiz lazım. Bizler şu iddianın peşindeyiz artık. ’Dünya beşten büyüktür’ iddiasının peşindeyiz. O iddia nedir? O iddia baktığınız zaman maalesef insanları sömürerek, insanları kardeşleri birbirine kırdırarak hatta 60 bin insanı katlederek çoluk çocuk demeden açlığa terk ederek onları katlederek kendisine çıkar elde eden maalesef kötü bir kapitalist sömürgeci bir medeniyet hakim. Bunu değiştirmenin yolu bizler iyilik tarafı olarak bir arada çalışıp çok daha üretip koşmamız gerekiyor. Bu iddia budur esasında. Bu iddia dünya beşten büyüktür iddiası bizim artık bu düzenin değişmesi gerektiğinin söylemidir. Onun için bugünkü nesil bugünkü bizler sadece kendi vebalimizi değil gelecekteki çocuklarımızın da vebalini taşıyoruz. Ayrıştırıcı taraflarımızı değil birleştirici taraflarımızı ve birbirimizin açıklarını kapatacak, birbirimize sarılacak, birlikte hareket edecek zamandır. Bugün kişisel menfaatlerin değil ülkenin ve milletin menfaatlerinin ön tarafta tutulacağı yeniden ayağa kalkacak bu medeniyetin öncüleri olarak bizlere büyük sorumluluk düşüyor. Onun için biz buradayız. Onun için Sayın Cumhurbaşkanımız gece-gündüz çalışıyor. Onun için bizler gece-gündüz çalışıyoruz. Onun için biz koşuyoruz. Biz millete hizmet için koşuyoruz. Biz Allah rızası için koşuyoruz" şeklinde konuştu. "Bizler birbirini dava eden değil, gönül birliği olan bir partiyiz" Ayrıştırıcı değil birleştirici bir parti olduklarına da dikkat çeken Bakan Memişoğlu, "Bu ülkede artık koşanların kazandığı, tutanların kaybettiği bir zaman yaşıyoruz. Onun için iftiradan, yalandan, dolandan birbirinizle uğraşmaktan değil, biz bu milleti yerinden ayağa kaldırmakla uğraşıyoruz. Onun için buradayız. Biz kavganın değil barışın birbiriyle uğraşan değil birbirinin kuyusunu kazan değil birbirine sarılarak bir yere ulaşmak o yerde bu medeniyetin yerine ayağa kalkması olduğunu bilen bir davanın insanıyız. Bugün Samsun’dayız. Yarın Adana’dayız. Öteki gün Tekirdağ’dayız. Bu vatanın her bir toprağında AK Parti neferleri Türkiye’yi, gelecek Türkiye’nin Yüzyılı’nı başarmak ve o vizyonu gerçekleştirmek için görevli. Bizler kavganın değil, birbirini hataya sürükleyenin değil, birbirini dava edenlerin değil birbirine sarılan gönül birliği olan bir partiyiz" ifadelerini kullandı. Canik’teki programa ayrıca AK Parti Samsun Milletvekilleri Mehmet Muş, Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur ve davetliler katıldı. Bakan Memişoğlu, buradaki programın ardından Samsun’daki diğer programlarına katılmak üzere kültür merkezinden ayrıldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "CHP’nin içine düştüğü durum bizi de üzüyor"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:44 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "CHP’nin içine düştüğü durum bizi de üzüyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "CHP’nin içine düştüğü durum bizi de üzüyor" dedi. AK Partinin ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ kapsamında Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ve İstanbul Milletvekili ve MKYK üyesi Derya Ayaydın Muğla’da partililer ve STK temsilcileri ile bir araya geldi. Menteşe Öğretmenevi salonunda yapılan toplantı sonrası açıklama yapan AK Parti İl Başkanı Haluk Laçin, "Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde birlik ve beraberlik içeresinde ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara hep birlikte ilerleyeceğiz. Teşkilatımız ile birlikte Muğla’mızda yapılacak olan yatırımlar ile Muğlalı hemşehrilerimize hizmet etmeye devam edeceğiz" dedi. "CHP’nin içine düştüğü taht oyunları üzücüdür, bizi de üzüyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, son günlerde ana muhalefet partisi CHP’de yaşananlar ile ilgili değerlendirmede bulunarak, şikâyet edenin CHP’li, şikayet edilenin CHP’li, gizli veya açık tanığın CHP’li, atanan kayyımın CHP’li olduğunu söyledi. Yayman, "Biz, Cumhuriyet Halk Partisi ile siyaset alanında rakibiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu duruma düşmesini asla istemeyiz. Ve Cumhuriyet Halk Partisi, ne kadar güçlü olursa, Türkiye demokrasisi o kadar güçlü olur. Biz iktidar olarak o kadar güçlü oluruz. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin içine girdiği iktidar oyunu, taht oyunu, milletimizin gözünün önünde cereyan etmektedir. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içine girdiği bu taht oyunları gerçekten üzücüdür. Biz de üzülmekteyiz onların bu durumuna. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti içi iktidar olmak yerine, Türkiye’de iktidarı hedeflemesi, hem demokrasimizi güçlendirecektir, hem AK Parti’yi daha fazla çalışmaya sevk edecektir" dedi. "Komisyonumuzun temel amacı terör örgütünün silah bırakması" ‘Terörsüz Türkiye’ çalışmaları kapsamında kurulan komisyonun çalışmaları hakkında da bilgi veren Yayman, "Sayın Cumhurbaşkanımızın iç cepheyi güçlendireceğiz dediği, Sayın Devlet Bahçeli’nin evet bu mesele artık sona ermelidir dediği Terörsüz Türkiye meselesinde de Cumhur İttifakı olarak ve millet olarak kararlı adımlarla ilerlemekteyiz. Komisyonumuz gündemine hakimdir. Bir al-ver süreci yoktur. Bir pazarlık süreci yoktur. Milletimizin bilmediği hiçbir adım atılmamıştır. Komisyonumuzun temel gündemi terör örgütünün kendini feshetmesi ve silahların bırakılmasıdır. Bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle söz birliği etmiş durumdayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu komisyonda siyasetin yüzde 95’i temsil edilmektedir. Gizli kapılar arkasında hiçbir pazarlık yoktur. Süreç şeffaf bir biçimde ilerlemektedir. Şehit ailelerimiz gelip konuşmuştur. Diyarbakır anneleri konuşmuştur. Çocuğu kayıp olan anneler gelip konuşmuştur. İş adamları, barolar ve Türkiye’de söz sahibi olan herkes gelip bu komisyonumuzda konuşmuştur" dedi. Muğla’da ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ toplantısına Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ve İstanbul Milletvekili ve MKYK üyesi Derya Ayaydın dışında eski ve yeni milletvekilleri STK başkan ve üyeleri de katıldı.
Adalet Bakanı Tunç: "CHP Genel Merkezi bir yalan merkezine dönüştü"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:38 Adalet Bakanı Tunç: "CHP Genel Merkezi bir yalan merkezine dönüştü" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "CHP Genel Merkezi yalan merkezine dönüştü" dedi. Tunç, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında AK Parti milletvekilleri ile birlikte kameraların karşısına geçti. Terörsüz Türkiye konusuna değinen Bakan Tunç, muhalefete de yüklenerek "CHP Genel Merkezi yalan merkezine dönüştü" dedi. AK Parti Balıkesir teşkilatının organize ettiği Türkiye Yüzyılı Buluşmaları çerçevesinde Balıkesir’e gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, "Biz istiyoruz ki Türkiye, Dünya’ya damga vursun. Bu yüzyıl Türkiye yüzyılı olsun. 23 yılda biz Türkiye’nin 81 vilayetinde eser siyaseti yapan iktidarın mensuplarıyız. Hayal dahi edilemeyen çalışmalara imza attık. Dünya projesi dediğimiz eserleri Türkiye’ye kazandırdık. Türkiye’nin altyapısı ile, yolları ile, üniversiteleri ile, barajları ile, enerji hamleleri ile ve milli savunma hamleleri ile çok büyük mesafeler aldık. Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. Şer güçler boş durmadılar. Bu süreçte kapatma davaları ile karşı karşıya kaldık, masa başında emniyet - yargı-darbe girişimleri ile karşı karşıya kaldık. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına giden yolları birer birer döşemeye devam ettiler. 15 Temmuz’da da karanlık geceyi milletimize yaşatan hainler oldu. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ile ilk kez Türkiye’de darbeye karşı darbe yapıldı. Milletimiz zor durumda kaldığımızda hep bizim yolumuzu açtı, anayasa değişiklikleri ile 12 Eylüller yaşanmasın diye reformlara imza attık" dedi. Bakan Tunç, sözlerinin devamında terörü gündemine aldı. Tunç, "Türkiye yüzyılını inşa edebilmek için Türkiye’nin huzur ve güvenliğinin sağlanması çok önemli. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşabilmek için gayret gösteriyoruz. 41 yıldır terörle mücadele ediyoruz. 2 trilyon dolar ekonomik kaybımız oldu. Bu olmasaydı bugün milletimizin refahı kat kat fazla olacaktı. 23 yılda Türkiye’nin kazandığı eserleri belki 40 yıl önce kazanmış olacaktı. Şehitler verdik. 50 bine yakın insanımızı teröre şehit verdik. Teröre zemin hazırlayan, onların mazereti olan konuları ortadan kaldırdık. Canlarını feda etti güvenlik güçlerimiz, sağlık memurlarımız, doktorlarımız, öğretmenlerimiz.. Büyük acılar yaşadık. Türkiye’nin terörden arınması için büyük mücadele veriyoruz. Bir yandan güvenlik bakımından mücadele ile son 1 yıla geldiğimizde ise son 1000 yıllık kardeşliğe vurulan hançeri çıkartmanın vakti geldi. Kardeşliğimizi daha da kuvvetlendirmenin vakti geldi. Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli Bey’in açıklamaları sonrası terör örgütünün kendini fesih etmesi ile birlikte önemli mesafeler alındı. Temennimiz bu sürecin kalıcı olması, çünkü bu millet barışın kalıcı olmasını istiyor. Şehit Ailelerini üzecek hiç bir adım atılmayacak. Bir pazarlık söz konusu olamaz, bu bir al-ver süreci değildir. Terörsüz Türkiye’nin kalıcı olması, milletin huzurlu bir geleceğe adım atması noktasında çabamız var. Milletimize hizmet yolunda eser siyaseti yapmaya devam edeceğiz. Muhalefet ise karalama siyaseti yapmaya devam ediyor. Adeta Cumhuriyet Halk Partisi’nin merkezi bir yalan merkezine dönüştü. Dezenformasyon fabrikasına dönüştü. Orada üretilen dezenformasyonlar parti sözcüleri tarafından dile getiriliyor. Sürekli bir karalama siyaseti. Biz ise milletimize hizmet siyasetine devam edeceğiz" dedi. Bakan Yılmaz Tunç, konuşmasının son kısmında ise Balıkesir’e yapılan yatırımları anlattı.
Özalper Mahallesine inşa edilecek taziye evinin protokolü imzalandı
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:36 Özalper Mahallesine inşa edilecek taziye evinin protokolü imzalandı Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in yeni dönem vaatlerinden olup, Yeşilyurt Belediyesinin imkanlarının yanı sıra hayırsever işadamlarının destekleriyle hayata geçen Taziye Evlerinin sayısı hızla artıyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Özalper Mahallesinde inşa edilecek Taziye Evinin masraflarını karşılayacak olan hayırsever iş adamı Mustafa Kırteke ile protokol imzaladı. İmzalanan protokol kapsamında, Özalper Mahallesinde Yeşilyurt Belediyesi tarafından tahsis edilecek alana inşa edilecek Taziye Evinin, modern tasarımı ve geniş kapasitesi ile vatandaşların cenaze ve taziye organizasyonlarını daha rahat bir ortamda gerçekleştirebilmeleri hedefleniyor. Projenin inşaatına önümüzdeki günlerde başlanması planlanıyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Özalper Mahallesine inşa edilecek Taziye Evinin Yeşilyurt’a hayırlı olmasını temenni ederek, "Bugün burada, ilçemize hayırlı bir hizmet kazandıracak önemli bir protokolü imzalamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle, bu projeye destek veren hayırsever işadamımız Mustafa Kırteke’ye teşekkürlerimi sunuyorum. Hepimiz biliyoruz ki, cenaze ve taziye süreçleri, insanların en hassas anlarından biridir. Bizim görevimiz, bu zor günlerde vatandaşlarımızın yanında olmak, onları rahat ettirecek hizmetleri sunmaktır. İşte bu protokol, tam da bu amaca hizmet edecek bir çalışmadır. Yapılacak taziye evi, modern tasarımı, geniş alanları ve her türlü ihtiyaca uygun altyapısıyla, ilçemizdeki vatandaşlarımızın taziye organizasyonlarını daha sağlıklı ve konforlu bir şekilde gerçekleştirmelerini sağlayacaktır. Bu güzel iş birliğiyle, hem sosyal sorumluluk bilincini ön plana çıkarmış oluyoruz hem de toplumumuz için kalıcı bir eser bırakıyoruz. İlçemizin ihtiyaçlarını karşılamak ve vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunmak için bu tür iş birlikleri büyük önem taşıyor. Yapılan protokolün ilçemize ve hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Hayırsever iş adamı Mustafa Kırteke ise, "Topluma faydalı projelere destek vermek her zaman önceliğimiz oldu. Yeşilyurt Belediye Başkanımız Sayın Prof. Dr. İlhan Geçit ile gerçekleştirdiğimiz bu protokol sayesinde ilçemize anlamlı bir hizmet sunacağımıza inanıyorum. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından ‘Taziye Evi’ protokolü imzalandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Terörsüz Türkiye sürecini soğukkanlı, temkinli ve dikkatli bir biçimde sürdürüyoruz"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:21 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Terörsüz Türkiye sürecini soğukkanlı, temkinli ve dikkatli bir biçimde sürdürüyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Terörsüz Türkiye sürecini soğukkanlı, temkinli ve dikkatli bir biçimde sürdürüyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu Iğdır’da vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında, AK Parti İl Teşkilatına da nezaket ziyareti gerçekleştiren Zorlu daha sonra basın ile bir araya geldi. Zorlu yaptığı basın açıklamasında, "Türkiye yüzyılı üç ayak üzerinde oturan sadece Türkiye’mizin değil, bölgemizin de geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir vizyon. Birincisi Türkiye’yi her sahada kalkındırmak ve birlik ve beraberlik içerisinde iç cepheyi güçlendirerek birlikte yaşama irademizi ülke safına yayacak bir vizyon. Birinci temel öncelik. İkincisi, geçmişinden güç alan, geleceği bu güçle ve vizyonla inşa eden bir dış politika hedefidir. Üçüncüsü ise ülkemizi dünyanın rekabet edebilir ülkeleri arasında sayılı bir noktaya taşıyabilecek bir ekonomik refah çıkışını gerçekleştirebilmek. İşte bu amaçla yani de bugün değerli milletvekili arkadaşlarımızla, genel merkez yöneticilerimizle birlikte Iğdır’a gelmiş bulunuyoruz. Bu programı gerçekleştirirken biraz önce bahsettiğim dış politika temamızın bize verdiği sorumlulukla dedim ki bu sadece Iğdır’la sınırlı kalamaz. Onun için dün değerli arkadaşlarımızla birlikte milletvekillerimizle öncelikle Nahçıvan’a ulaştık değerli arkadaşlar. Çünkü bugün birazdan anlatacağım Türk dünyasıyla olan ilişkilerimiz ve Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu vizyon çerçevesinde Iğdır’la Nahçıvan’ın geleceği tıpkı Türkiye ile Azerbaycan’ın olduğu gibi bir ve bütün hale gelmiştir. Biz önümüzdeki yıllar içerisinde hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Türk dünyasının ve ve Hazar’ın Türkiye’ye açılan kapısı Nahçıvan olduğu gibi bugün büyük bir gururla bunu ifade edebiliriz ki Türkiye’nin de Türk dünyasına ve bu büyük coğrafyaya açılan kapısı işte burasıdır, Iğdır’dır. Sizlerin yaşadığı coğrafyadır değerli arkadaşlar. Türkiye yüz yılı vizyonunun önemli bir parçası olarak bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanımızın ilk cepheyi güçlendirme vurgusuyla ve vizyonuyla başlayan sonra aşama aşama ete kemiğe bürünen terörsüz Türkiye sürecidir. Biz bu süreci gayet soğukkanlı, temkinli ve dikkatli bir biçimde irdeliyoruz, sürdürüyoruz. Bu toplantı vesilesiyle birkaç hususun da altını çizmek istiyorum. Birincisi, provokasyonlara, manipülasyonlara, bu süreci akamete uğratmaya çalışacak bir takım çevrelerin yanlış bilgilendirme yönlendirmelerine karşı dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Dikkatimizin ve özenimizin bir başka yönü de mecliste, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortaya koyduğu irade ve çalışma biçimi. Burada esas aldığım husus kendini lav etme kararı alan PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla, tüm kollarıyla kendini lav etme sürecinin tam anlamıyla sonuçlandırılmasıdır. Buna ilişkin hukuki ve teknik düzenlemeleri hazırlanarak tavsiye niteliğinde meclisimizin ilgili komisyon hazırlanması sürecidir. Dolayısıyla sadece ülkemiz hattında değil Suriye’de başta olmak üzere tüm kollarıyla bu kararın hayata geçirilmesi bizim temel önceliklerimizden bir tanesi olacaktır. Şu anda devletimizin ilgili kurumları bu hassasiyet içerisinde süreci takip etmekteler. Şu kısa süreye bile rağmen milletimiz Bu konunun gerçekleşmesine yönelik iradesi ve heyecanı son derece olumludur. Özellikle yaşadığımız bu bölgede bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte hemen her sahada güçlü bir çıkış bir kalkınma hamlesinin olacağına büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Çünkü terörsüz Türkiye devrimimizin önemli ayaklarından bir tanesi de terörsüz bölgeyi inşa edebilmektir. Cumhurbaşkanımızın sadece ülkemiz için değil, yakın coğrafyamız ve bölgemiz açısından da barışı, huzuru ve esas alan anlayışı inşallah bu süreçte birlikte tamamlanacak ve tüm bölgemiz aslında bundan etkilenir. Bunun bir ayağı da elbet de Güney Kafkasya’da yaşanan süreç ve geldiğimiz noktadır. İşte bu özen içerisinde Iğdır’ımızın çok büyük ve tarihi bir öneme sahip olduğunu sizlere ifade etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Ulaştırma Bakanlığımız tarafından Kars-Iğdır Aralık Dilucu dmir yolu hattımızın temeli atıldı. Bir yandan biliyorsunuz 5 Mart tarihinde Cumhurbaşkanımız ve yine kıymetli Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bey’in katılımlarıyla Iğdır- Nahçıvan Doğal Gaz Hattı devreye konuldu. Ve Nahçıvan’ın enerji ihtiyacı az güvenliği çerçevesinde çok daha güvenli bir hale geldi. Geldiğimiz bu noktada 224 km’lik bu hattın önemli bir kısmı yaklaşık 150 km’lik kısmı Iğdır hattı olarak değerlendirilebilir. Ne olacak bu hat açıldığında? İnşallah binlerce insanımız burada istihdam edilecek. Ama en önemlisi orta ve uzun vadede Türkiye, Azerbaycan ve dahi Ermenistan’ın da içerisinde yer aldığı bu önemli anlaşmalar zinciri hayata geçirildiği takdirde ki inşallah bu yönde ilerliyor. Orta Koridor dediğimiz yani Çin’i Avrupa’ya bağlayan pek çok ülkenin içerisinde yer aldığı yaklaşık 600 milyar dolarlık büyük bir taşıma ve ticaret kapasitesinin olduğu bölgede müthiş bir hareketlilik olacak. Ve bu hattın kendisine özgü pek çok avantajıyla birlikte Azerbaycan’dan Nahçıvan’a, Nahçıvan’dan Iğdır’a bu bölgeye ve bu bölgede Türkiye’miz üzerinden Avrupa’ya, dünyaya açılan büyük bir ulaştırma, lojistik ve enerji hattı inşallah harekete geçecek. Ve böylelikle bir yandan terörsüz Türkiye hedefini ve vizyonunu hayata geçiren bir irade, bir yandan Nahçıvan İhtilali hattında Türk dünyasını bütünleştiren bir başka benzer irade inşallah hep birlikte Türk milletinin, Türkiye’mizin geleceğini daha müretteb, daha refah dolu, birlikte yaşama irademizin güçlendiği büyük Türkiye’ye doğru hep birlikte ilerleyeceğiz. Ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim değerli arkadaşlar. Siyaset böyle bir vizyonla, böyle bir inanç ve kararlılıkla bizim tarafımızdan sürdürülürken maalesef ana muhalefet partisi ve onun bazı kolları bakıyorsunuz. Son derece ciddiyetsiz ve bu tarihsel birikimi dikkate almayan çok ciddi bir temelsizlik üzerinde ilerliyor. Düşünebiliyor musunuz? Daha geçen hafta Ana Muhalefet Partisinin lideri bir yabancı gazeteye konuştu. Orada önemli bir ifadesi var. Ne diyor? Sivil itaatsizlikten bahsediyor. Hayatı kilitleriz diyor, yaşamı. Düşünebiliyor musunuz? Biz 86 milyon insanımızı kucaklamaya çalışırken doğudan batıya, kuzeyden güneye barış, refah ve huzuru önceleyen bir iklim de olsun Türkiye’miz dünyada hak ettiği yere hızla gelebilsin, dediğimiz bir noktada bu sorunsuzca açıklamalar gerçekten milletimiz tarafından da takip edildiği kanaatindeyim. Hemen ondan önce kısa bir süre önce ne dedi? Sinop’taki test limanımızla ilgili konuşurken balıklar huzursuz oluyormuş. Doğru bilgi edin. Orada ilgilimiz yetkililerimiz açıkladı. Balıkçılık beş kat ilerlemiş. Kaldı ki biz orada ne yapıyoruz? Normal menzilli, orta menzilli bazı füzelerimizin denemesini yapıyoruz. Diğer zaten ağır dediğimiz o merkezler farklı yerlerde gerçekleşiyor. Yani olmaz böyle. Bugün savunma sanayi hamlemizde yerli ve millilik oranını yüzde 80’in üzerine çıkarılmış bir ülkeden bahsediyoruz. Arkadaşlar, biz ne yaptığımızı biliyoruz. Milletimizin istek ve beklentilerini elbette mevcut bir takım sorunları da biliyoruz. Ekonomi programı güzel bir yolda ilerliyor. Enflasyon 14 aydan fazla bir süredir düşmeye, sürekli düşmeye devam ediyor. Ve Merkez Bankası rezervlerimiz 170 milyar doların üzerinde bir noktaya ulaştı. İnşallah bu program sonuçlarını daha da verecek. Ve inşallah 2026 vatandaşımızın refahıyla ilgili o beklentilerinin daha fazla karşılandığı bir yıl olacak. İnşallah bu dönemi de hep birlikte geçireceğiz. İnanıyorum ki 2028 seçimleri Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’mizin yeniden bayrağı Türkiye’mizin her yerinde dalgalandırdığı dönem işaret ediyor" dedi.