POLİTİKA
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:17 İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: "Terör, uyuşturucu ve çete konularını kapatmak istiyoruz" Kırşehir’de konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan gençlerin Ar-Ge ve teknoloji çalışmalarına destek verilmesi gerektiğini belirterek, "Terör, uyuşturucu ve çete konularını kapatmak istiyoruz. Hepimizin huzurlu olması, çalışması ve üretmesi sonucunda çok kıymetli bir ülke kurma yolundayız" dedi. Bakan Yardımcısı Turan Kayseri temasları kapsamında Cacabey meydanındaki 5. Ar-Ge Proje Pazarı ve Tanıtım Günleri etkinliklerine katılarak stantları gezdi öğrencilerin hazırladığı bilimsel çalışmaları yerinde inceledi. Burada yaptığı açıklamada Turan, Türkiye’nin savunma sanayii ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini söyledi. Gençlerin yeni fikirler üretmesine imkan verilmesi gerektiğini ifade eden Turan, "Ar-Ge faaliyetlerine ve gençlerin çalışmalarına imkanlar verelim. Gençlerimizi kırmayalım, dinleyelim, anlamaya çalışalım. Ne yapmış, ne yapmak istiyor özellikle takip etmeye çalışalım" diye konuştu. Türkiye’nin geçmişte savunma sanayii alanında yaşadığı zorlukları hatırlatan Turan, "20 sene önce bu ülkede birileri ‘Ben İHA yapacağım’ dediğinde; ‘Olur mu? ABD’de var, İsrail’de var, Fransa’da var’ diyorlardı. Ama bugün dünyanın İHA üretiminde, yazılım ve teknoloji konularında iddialı bir durumdayız" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına dikkat çeken Turan, "Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna krizi, aşağıda İsrail merkezli büyük bir kriz var. Yanımızda Suriye, Irak ve iç sorunlarımızı biliyorsunuz. Dünyanın dört tarafı ateş çemberi olan bir bölge ülkesiyiz. Buna rağmen büyümeye, güçlenmeye, üretmeye ısrarla devam ediyoruz" dedi. Türkiye’nin uluslararası alanda önemli bir konuma geldiğini belirten Turan, "Eksiğimiz, yanlışımız vardır ama ana fotoğrafta çok büyük mesafe aldığımızı, dünyanın önemli ve sözüne itibar edilen ülkelerinden biri haline geldiğimizi herkes biliyor" şeklinde konuştu. Konuşmasında, toplumsal birlik ve beraberlik vurgusu yapan Turan, "Fikrimiz, zikrimiz farklı olabilir. Partimiz, anlayışımız farklı olabilir. Ama yeri geldiğinde aynı çorbaya kaşık sallamaktan, bu mübarek bayrağın altında oturmaktan onur duymak durumundayız. Terör, uyuşturucu ve çete konularını kapatmak istiyoruz. Hepimizin huzurlu olması, çalışması ve üretmesi sonucunda çok kıymetli bir ülke kurma yolundayız. Güçlü olmaktan, kardeş olmaktan başka yolumuz yok. En kolayı kavga etmek, en kolayı ekonomik krizlere teslim olmak" dedi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:16 Kasapoğlu: "Ana gündemimiz her daim ’erişilebilirlik’ olmalıdır" TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Meclis’te düzenlenen "Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek" panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda Kasapoğlu, engellilik meselesinin 86 milyonun ortak konusu olduğunu vurguladı. Panelin açılışında konuşan Komisyon Başkanı Kasapoğlu, fırsat eşitliği ve engelsiz bir gelecek hedefine ulaşmanın temel şartının erişilebilirlik olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz. Engelsiz gelecek dediğimiz husus ise; fırsat eşitliğinin en doğal hak olarak sunulduğu bir gelecektir" Kasapoğlu konuşmasında, engellilik konusunun her daim, 86 milyon olarak duyarlı olmamızı gerektiren, her daim güçlü bir bilinci ortaya koymamız gereken bir konu olduğunun altını çizdi. Ayrıca sadece bir kurumun, bir sivil toplum kuruluşunun veya bir meclis çalışmasının değil, herkesin bu konuda topyekun sorumluluk taşıdığına vurgu yaptı. TBMM Araştırma Komisyonu’nun faaliyetlerine ilişkin somut veriler de paylaşan Kasapoğlu, komisyon çalışmalarını Meclis’in dört duvarı arasına sıkıştırılmış bir "rapor yazma" faaliyeti olarak görmediklerini ifade etti. İlk günden itibaren "Bu komisyon, 86 milyonun komisyonudur" mottosuyla yola çıktıklarını vurgulayan Kasapoğlu, "Masa başında, hayatın gerçekliğinden kopuk, sahanın tozunu yutmadan yazılacak hiçbir raporun kalıcı bir çözüm üretemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Merkezden yerele doğru değil, yerelden merkeze doğru bir çalışma süreci işletiyoruz. Yerelin yönlendirmesiyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Trabzon’dan Kahramanmaraş’a, İzmir’den Diyarbakır’a, İstanbul’dan Erzurum’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında bölgesel istişare toplantıları düzenledik. Sadece resmi kurumları değil; 250’yi aşkın sivil toplum kuruluşuyla doğrudan masaya oturduk, engelli bireylerimizi, ailelerimizi ve uzmanları dinledik" dedi. "Engelliliği anayasal bir hak zeminine AK Parti iktidarları oturttu" AK Parti iktidarları olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde engellilik alanında son 25 yılda adeta sessiz bir devrim gerçekleştirildiğinin altını çizen Kasapoğlu, "Engelliliği bir lütuf veya yardım nesnesi olmaktan çıkarıp, anayasal bir hak zeminine oturttuk. Eğitimden istihdama, evde bakım hizmetlerinden sosyal desteklere kadar atılan devasa adımlarla engelli vatandaşlarımızı sosyal hayatın merkezine taşıdık. Ancak biliyoruz ki, çağ değiştikçe ihtiyaçlar da değişmektedir ve bizler çıtayı daima en güzele, en mükemmele taşımakla mükellefiz" ifadelerini kullandı. Elde edilen 1000’i aşkın bilgi ve belgelerin ve toplantı tutanaklarının, şu an 25 kişilik uzman bir ekip tarafından titizlikle incelendiğini belirten Kasapoğlu, sadece tespitlerden ibaret olmayan, somut, eyleme dönüştürülebilir ve bir yol haritası niteliği taşıyan kapsamlı rapor için de çalışmaların devam ettiğini belirtti. Sürecin başından bu yana devletin kurumlarıyla omuz omuza yürüdüklerine dikkat çeken Kasapoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın komisyonun en güçlü destekçisi olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Veri paylaşımında ve sahada karşılaşılan sorunlara müdahale noktasında sürekli ve verimli bir mesai içinde olduğumuz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve kıymetli ekibine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu konuşmasını, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın, kapsayıcı Türkiye hedefimizi güçlendirmesini diliyor; engelli bireylerimize ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kıymetli ailelerine saygı ve sevgilerimi sunuyorum" sözleriyle tamamladı.
Başkan Tatık; "400 milyonluk yatırımımız engellendi"
23 Eylül 2025 Salı - 12:53 Başkan Tatık; "400 milyonluk yatırımımız engellendi" DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 400 milyon liralık belediye hizmet binası ve iş merkezi projesinin engellendiğini belirterek; "Seçildiğim gün parti rozetini çıkartıp halkımıza eşit hizmet etmek için gayret ediyorum. Benim rozetim Tavas, pusulam hizmet" dedi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, CHP İlçe Başkanı Hasan Keçeci’nin güven tazelediği ilçe kongresinde gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Göreve gelir gelmez başkanlık makamına astırdığı "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır" sözünü hatırlatan Başkan Tatık, "Ben bu güne kadar görevimi iyi yapmak için gayret ettim ve çabaladım. Bugüne kadar yaptığınız hizmetleri hepiniz biliyorsunuz. Ciddi anlamda engellemelerle ve önümüzü kesme çabalarıyla da muhatap oluyoruz. Çarşıda bir belediye hizmet binası ve iş merkezi projesi geliştirdik. Yaklaşık 400 milyon liralık bir proje hazırladık. İller bankası ile görüştüm, Avrupa Fonundan 15 yıl vadeli krediyi de buldum. Bu projeyle çarşımızı kaldırmak ve Tavas’ı geliştirmek istedik. Maalesef bizim projemizin poz numaraları çıktıktan sonra orası kentsel sit alanı oldu ve artık çivi dahi çakamıyoruz" diye konuştu. "Göreve geldiğim gün parti rozetini çıkardım" Bazı projelerin bitirilememesi nedeniyle eleştiriye maruz kaldıklarını kaydeden Başkan Tatık, yaşananları şöyle özetledi: "Akabinde Bağlar Yolunun devamını yapmak istedik. ‘Beceremedi Başkan, neden olmuyor’ diye eleştiriler oldu. Bu projeyle ilgili halen ihale itiraz süreci devam ediyor. Kamu İhale Kurumu, kendisine ayrılan süre ve yetkiyi sonuna kadar kullanıyor. Bu durum sürekli bizim ihalemizin gecikmesine sebep oluyor. O yüzden de o yoldaki çalışmalarımızda aksamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir belediye başkanıyım ama Tavas Belediye Başkanı olarak göreve başladıktan sonra parti rozetimizi çıkarıp Türk Bayrağı rozetimizle, hiçbir ayrım gözetmeden halkımıza hizmet ediyoruz. Benim rozetim Tavas, pusulam hizmet. Sağda solda Kadir Tatık ile ilgili herhangi bir şey duyarsanız, bilin ki yalandır. Ben CHP’liyim, ben Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü kendisine şiar edinmiş bir arkadaşınızım"
Faruk Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının kalan kısmını paylaştı
23 Eylül 2025 Salı - 00:33 Faruk Acar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının kalan kısmını paylaştı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının kalan kısmını paylaştı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, sosyal medya hesabından ‘Cumhurbaşkanımızın BM konuşmasının kalan kısmı şu şekildedir’ notuyla yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Filistin Meselesine Çözüm Bulunması ve İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi’ başlıklı Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans’ta yaptığı konuşmanın devamını paylaştı: "Artık ateşkesin ilanı, Gazze’ye insani yardımların engelsiz şekilde girişinin sağlanması ve İsrail’in Gazze’den güçlerini çekmesi gerekiyor. Gazze, Filistin’in ayrılmaz bir parçasıdır ve Filistinlilere aittir. Filistinlilerin kendi topraklarını nasıl idare edeceklerini de yine kendileri belirleyecektir. Değerli Dostlarım Filistin’in Birleşmiş Milletlere tam üyeliğinin de artık vakti gelmiştir. Filistin’in kurumsal kapasitesinin artırılması, mali ve teknik desteklerin güçlendirilmesi, UN-RI-VA gibi insani yardım kuruluşlarının faaliyetlerinin sürdürülmesi mühimdir. Biz, Türkiye olarak, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğü haiz Filistin Devleti vücut bulana kadar mücadeleye azimle devam edeceğiz. Buradan tüm Filistinli kardeşlerime, özellikle mazlum Gazze halkına en kalbi selamlarımı gönderiyorum."
Bakan Uraloğlu: "Ayder Yaylası’na kontrollü geçiş sağlayacağız"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 19:38 Bakan Uraloğlu: "Ayder Yaylası’na kontrollü geçiş sağlayacağız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bundan sonra iş makinelerinin çalışması için kontrollü bir geçiş sağlayacağız" dedi. Rize’de 20 Eylül gecesi şiddetli yağışlar sonrasında oluşan heyelan ve seller nedeniyle ulaşıma kapanan Çamlıhemşin-Ayder Karayolu, 3. gününde ulaşıma açıldı. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ulaşıma açılan yoldan geçerek Ayder Yaylası’na çıktı. Dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda inceleme yapan bakanlar, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Bölgede zarar ve hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Cuma günü başlayan yağmur ve onun oluşturduğu sel hasarları nedeniyle Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de belli bölgeler ciddi şekilde etkilendi. Birçok yerde işi kolaylamış, ulaşımı sağlamıştık. Ulaşım sağlanamayan hem ana arterler hem de köy yollarımız vardı. İkizdere ve Kaptanpaşa yolunda ulaşım sağlamıştık. Bugün de Çamlıhemşin-Ayder arasında ulaşımı sağlamış olduk. 8 noktada çok ciddi hasarlar oluştu. Onlardan geçişi verdik ve bugünden itibaren de Çamlıhemşin’den minibüs ve binek araçlarla gitmek isteyenlerin Ayder’den tahliyelerini sağlamış olacağız. Bundan sonra iş makinelerinin çalışması için kontrollü bir geçiş sağlayacağız. Bugün buraya 98 sorti yapıldı ve 98 yerli ve yabancı insanımızı buradan tahliye ettik. Dün de 20 civarında vatandaşımızı tahliye etmiştik. Yani aciliyet arz eden, çok önemli programları olanları buradan tahliye etmiş olduk ama şu an itibarıyla gidişleri tamamen serbest hale getirmiş oluyoruz. Dünden itibaren kurmuş olduğumuz hasar ve zarar tespit komisyonlarımız da işe başladı. Onlar da bütün vatandaşlarımızın hasar ve zarar tespitlerini yapmaya başladı" ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı:  "Suya ulaşmak zorlaşacak "
22 Eylül 2025 Pazartesi - 18:01 Bakan Yumaklı: "Suya ulaşmak zorlaşacak " Sivas 4 Eylül Barajı ile Mansap Düzenlemesi ve Hafik Koç Regülatörü Temel Atma Töreni’nde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, suya yarın bugünden çok ihtiyaç duyulacağını belirterek suya ulaşmanın zorlaşacağını söyledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sivas’ta 4 Eylül Barajı ile Mansap Düzenlemesi ve Hafik Koç Regülatörü Temel Atma Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Yumaklı, Sivas’ta toplam 1,5 milyar lira maliyetli projelerin hayata geçirileceğini belirtip, "Bugün; 4 Eylül Barajı mansap düzenlemesi çalışmalarının ve şehrimizin içme suyu meselesini çözüme kavuşturacak ‘Hafik Koç Regülatörü ve İçme Suyu İsale Hattı’ işinin temellerini atacağız. Toplam 1,5 milyar lira maliyetle hayata geçecek bu yatırımların Sivas’ımıza hayırlı olmasını diliyorum. Suyun, her damlasında kıymet, her damlasında hayat vardır. Bugünün dünyasında bunun önemi daha da ortaya çıkmış durumdadır. Bakanlık olarak bizler de tarımsal politikalarımızı bu vizyonla oluşturuyoruz. Birçok farklı disiplinden binlerce çalışma arkadaşımızla, ülkemizin tarımsal üretimine, suyuna, ormanına, gıdasına yön veriyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak ve arazi toplulaştırması yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Amacımız, tarım arazilerinden en yüksek verimi alabilmek ve musluklara sağlıklı içme suyu ulaştırmak" dedi. "Çünkü suya yarın; bugünden daha çok ihtiyacımız olacak" Bakan Yumaklı, suya yarın bugünden daha çok ihtiyaç duyulacağını belirterek, "Aynı zamanda, yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini taşkın riskine karşı korumayı hedefliyoruz. Diğer yandan, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlattığımız Su Verimliliği Seferberliğini yürütüyoruz. Tüm bu çalışmaları, suyun her damlasına sahip çıkan, sürdürülebilir bir su yönetimi anlayışıyla yürütüyoruz. ‘Su’ ile ilgili dün ne yaptıysak, bugün de onun daha iyisini ve fazlasını yapmak için çalışıyoruz. Çünkü suya yarın; bugünden daha çok ihtiyacımız olacak" dedi. "Suya ulaşmak zorlaşacak" Yumaklı, gelecekte suya ulaşmanın daha da zorlaşacağını ifade ederek, "Bugün, su kaynakları üzerindeki baskı giderek artarken, yakın gelecekte, iklim değişikliğinin etkisiyle tüm dünyada suya ulaşmak daha da zorlaşacak. Su kaynaklarının artmadığı ama suya olan talebin devamlı arttığı günümüzde, Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği ‘Suyumuzu Korumakla Vatanımızı Korumak Arasında Fark Görmüyoruz’ anlayışıyla suyun her bir damlasına sahip çıkıyoruz. Yeni tesisleri hizmete alarak, suyumuzu insanımızla, bereketli topraklarımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Bakanlık olarak suyumuza yön veren politikalar geliştirerek birçok projeyi hayata geçirdik" dedi. "Su ve sulama alanında 11 bine yakın projeye imza attık" Yumaklı, bakanlıklarının 11 bine yakın su ve sulama projesine imza attığını vurgulayarak, "Su ve sulama alanında 11 bine yakın projeye imza attık. Bin 802 baraj ve gölet inşa ettik. İçme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak için içme suyu tesislerini hizmete aldık. Taşkın kontrol tesisleri ve atık su arıtma tesisleri kurduk. Ayrıca yeraltı barajları inşa ettik. Sulama projelerimiz ile bereketli topraklarımızı suya kavuşturduk. Bugün de bu hizmetlere yenilerini eklemek üzere Sivas’ımıza geldik. Temelini atacağımız 4 Eylül Barajı Mansap Düzenlemesiyle; 4 bin 120 adet yapı ve 877 dekar tarım arazisi taşkın ve rüsubat zararlarından korunacak" şeklinde konuştu. Sivas’ın 2053 yılına kadar içme suyu ihtiyacı kalmayacak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, temeli atılan projelerin hayata geçirilmesi ile Sivas’ın 2053 yılına kadar içme suyu ihtiyacı kalmayacağını dile getirip şunları söyledi. "Bugün ayrıca Sivas’ın içme suyu meselesini çözüme kavuşturacak Hafik Koç Regülatörü ve İçmesuyu İsale Hattı’nın da canlı bağlantı ile temelini atacağız. Bu iletim hattı tamamlandığında, inşallah Sivas il merkezine yıllık 16,3 milyon metreküp su temini sağlayacağız. Böylece yaklaşık 390 bin kişilik içme suyu sağlanmış olacak. Bu tesisin yapılması ile Sivas il merkezinin 2053 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacı güvenceye alınmış olacak. Ardından Koç Regülatörü’nün yaklaşık 4 km membasında yapımı planlanan Koç Barajı ile yıllık 30,8 milyon metreküp içme suyu daha sağlanarak, Sivas il merkezinin 2070 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacı karşılanacak" Yapılan konuşmaların ardından Sivas 4 Eylül Barajı ile Mansap Düzenlemesi ve Hafik Koç Regülatörü Temel Atma Töreni gerçekleştirildi.
RTÜK Başkanı Şahin: "Netanyahu ile Cumhurbaşkanımızı aynı alt yazıda yan yana getirmek Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmış bir saldırıdır"
22 Eylül 2025 Pazartesi - 17:21 RTÜK Başkanı Şahin: "Netanyahu ile Cumhurbaşkanımızı aynı alt yazıda yan yana getirmek Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmış bir saldırıdır" Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, "Netanyahu ile, mazlumların hamisi ve insanlığın vicdanı olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı aynı alt yazıda yan yana getirmek; ahlaksızlık, hadsizlik ve Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmış açık bir saldırıdır" dedi. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, bir televizyon kanalında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aynı cümle içinde mukayese edilmesine tepki gösterdi. Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla masum insanların faili Netanyahu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aynı alt yazıda yan yana getirilmesinin ahlaksızlık olduğunu açıkladı. "Bu skandal, basit bir hata ya da sorumsuzlukla açıklanamaz" Ebubekir Şahin, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Gazze’de masum insanlara yönelik katliamların faili Netanyahu ile, mazlumların hamisi ve insanlığın vicdanı olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı aynı alt yazıda yan yana getirmek; ahlaksızlık, hadsizlik ve Türkiye Cumhuriyeti devletine yapılmış açık bir saldırıdır. Cumhurbaşkanımız, Gazze’de işlenen zulme karşı en güçlü sesi yükseltmiş, Filistin davasını her platformda kararlılıkla savunmuş bir liderdir. Böyle bir lideri, eli kanlı bir katille aynı zeminde göstermek; basın özgürlüğü kılıfına sığdırılmaya çalışılan kirli bir provokasyondur. Bu skandal, basit bir hata ya da sorumsuzlukla açıklanamaz. Devletin en üst makamına yönelmiş bu saygısızlığın hesabı en ağır yaptırımlarla sorulacaktır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, devletimizin vakarını ve Cumhurbaşkanımızın ömrü boyunca sürdürmüş olduğu onurlu mücadelesini hedef alan hiçbir girişime izin vermeyeceğiz. Hiç kimse, Türkiye’nin kararlı dış politikasını ve Cumhurbaşkanımızın küresel vicdanda karşılık bulan liderliğini gölgeleyemeyecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."