POLİTİKA
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:15 Adalet Bakanı Gürlek, Karadeniz Bölgesi milletvekilleriyle bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, Karadeniz Bölgesi illerinin milletvekilleri ile istişare toplantısında bir araya geldi. Ankara Hakimevi’nde düzenlenen istişare toplantısında konuşan Bakan Gürlek, uyuşturucu ile mücadelede en ağır cezaların Türkiye’de verildiğini kaydetti. Uyuşturucu ile mücadelede ıslah konusunda önemli çalışmaların olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, "Özellikle uyuşturucudan hüküm alan birisinin dışarı çıkmadan önce denetimli serbestliğe ayrılmadan önce 6 aydan itibaren cezaevinde mutlaka artık ıslaha başlıyor. Bu konuda örnek cezaevi kurduk. Artık burada tedavi olacak, rehabilite olacak, testler verecek. Yani idari gözlem kurulu şartlı salıvermesine karar verecek" dedi. Gençlerin ve çocukların sanal bahis, uyuşturucu, sanal kumar konusunda bir bataklığa düştüğünü ifade eden Bakan Gürlek, "Yani Türkiye’de özellikle sıkıntı, maalesef yasa dışı bahis oynayan bakımdan suç değil. Oynatan, aracılık eden, havale eden, banka hesap gönderen bunlar suç. Ama yasa dışı bahis oynayan suç değil. Bunun suç olması konusunda bir düzenleme çalışması yapıyoruz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargının hızlandırılması konusunda "hedef süre"nin önemini vurguladı. Bakan Gürlek, hedef sürede hakim ve savcıların dosyalarını bitirememeleri durumunda HSK’nın gereğini yapacağını ifade etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bölge milletvekilleri ile yapılan istişare toplantılarının faydalı olduğunu belirterek, "Özellikle bölgemizin sorunlarını bizzat sizden dinlemek çok önemli" diye konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:22 Bakan Uraloğlu: "Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ arasında Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığına imkan tanıyan tren feribotu hakkında, "Feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapabiliyor. Yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ arasında Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığına imkan tanıyan tren feribotu hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı’nın 9 Mayıs’ta hizmete alındığını hatırlatarak, "Bu hatla birlikte Türkiye’de Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci tren feribot hattını devreye almış olduk. Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık" ifadelerini kullandı. "Zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk" Bandırma-Tekirdağ Feribot Hattı’nın hizmete alınmasından önce tren ile yük taşımacılığında iki kıta arasındaki deniz geçişi için Marmaray hattının kullanıldığını hatırlatan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Marmaray hattından parlayıcı, patlayıcı maddeler ve açık yüklerin geçişine izin verilmemekle birlikte sadece bakım aralığında 2-3 saatlik zaman diliminde sınırlı yük treni geçişi yapılabiliyor. Güvertesinde 800 metre uzunluğunda ray bulunan ve 37 vagon taşıma kapasitesine sahip olan feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapılabiliyor. Böylece zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk." "35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" Marmara Denizi üzerinden demiryolu-denizyolu entegrasyonu sağlayan feribot bağlantısı sayesinde kesintisiz, verimli ve çevreci bir lojistik akışının mümkün hale geleceğini belirten Uraloğlu, "Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki konumu güçlendirecek, İhracatımıza önemli avantajlar kazandıracak, ve lojistik kapasitemiz artıracak bu feribot hattıyla bugüne kadar 21 sefer gerçekleştirildi, 35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" ifadelerini kullandı. Yeni hattın, Orta Koridor güzergahındaki taşımalar için de destekleyici nitelikte olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Proje ile hem uluslararası hem de yurt içi taşımacılıkta önemli bir alternatif oluşturduk. Bu hat sayesinde örneğin Manisa-Kapıkule güzergahı bin 119 kilometreden 445 kilometreye, Kayacık-Kapıkule ise bin 23 kilometreden 871 kilometreye iniyor. Mesafelerin kısalmasıyla önemli bir zaman ve maliyet avantajı sağlanacak" dedi. "Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" Bakan Uraloğlu, Marmaray hattından taşınan yük miktarının yıllık ortalama 300 bin ton seviyesinde olduğunu belirterek, "Bandırma-Tekirdağ hattı ise yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor. Yeni tren feribot hattı ile Marmaray’a göre 9 kat daha fazla yük taşıma imkanı sağlayarak Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" diye konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:20 Bakan Uraloğlu: "Bandırma-Tekirdağ hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapabiliyor. Bandırma-Tekirdağ hattı yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ arasında Marmara Denizi üzerinden demiryolu yük taşımacılığına imkan tanıyan tren feribotu hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Bandırma-Tekirdağ Tren Feribot Hattı’nın 9 Mayıs’ta hizmete alındığını hatırlatarak "Bu hatla birlikte Türkiye’de Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci tren feribot hattını devreye almış olduk. Bandırma-Tekirdağ Hattı ile Marmara Denizi’nde tren feribotu taşımacılığını başlattık" ifadelerini kullandı. "Zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk" Bandırma-Tekirdağ Feribot Hattı’nın hizmete alınmasından önce tren ile yük taşımacılığında iki kıta arasındaki deniz geçişi için Marmaray hattının kullanıldığını hatırlatan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Marmaray hattından parlayıcı, patlayıcı maddeler ve açık yüklerin geçişine izin verilmemekle birlikte sadece bakım aralığında 2-3 saatlik zaman diliminde sınırlı yük treni geçişi yapılabiliyor. Güvertesinde 800 metre uzunluğunda ray bulunan ve 37 vagon taşıma kapasitesine sahip olan feribotun sefer süresi ortalama 4 saat olarak planlandı. 7 gün 24 saat çalışacak sistemde, günde birden fazla sefer yapılabiliyor. Böylece zaman ve eşya cinsi sınırlaması olmadan taşıma yapılabilen ve askeri ve stratejik taşımalar için alternatif bir güzergah oluşturduk." "35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" Marmara Denizi üzerinden demiryolu-denizyolu entegrasyonu sağlayan feribot bağlantısı sayesinde kesintisiz, verimli ve çevreci bir lojistik akışının mümkün hale geleceğini belirten Uraloğlu, "Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki konumu güçlendirecek, İhracatımıza önemli avantajlar kazandıracak, ve lojistik kapasitemiz artıracak bu feribot hattıyla bugüne kadar 21 sefer gerçekleştirildi, 35 bin ton yük Marmara Denizini geçti" ifadelerini kullandı. Yeni hattın, Orta Koridor güzergahındaki taşımalar için de destekleyici nitelikte olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Proje ile hem uluslararası hem de yurtiçi taşımacılıkta önemli bir alternatif oluşturduk. Bu hat sayesinde örneğin Manisa-Kapıkule güzergahı bin 119 kilometreden 445 kilometreye, Kayacık-Kapıkule ise bin 23 kilometreden 871 kilometreye iniyor. Mesafelerin kısalmasıyla önemli bir zaman ve maliyet avantajı sağlanacak" dedi. "Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" Bakan Uraloğlu, Marmaray hattından taşınan yük miktarının yıllık ortalama 300 bin ton seviyesinde olduğunu belirterek "Bandırma-Tekirdağ hattı ise yıllık 2,8 milyon ton yük taşıma kapasitesi sunuyor. Yeni tren feribot hattı ile Marmaray’a göre 9 kat daha fazla yük taşıma imkanı sağlayarak Orta Koridor’daki demiryolu taşımalarını destekliyoruz" diye konuştu.
Kasapoğlu, ABD temaslarını değerlendirdi
29 Eylül 2025 Pazartesi - 12:23 Kasapoğlu, ABD temaslarını değerlendirdi Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili, Türkiye-ABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu New York ve Washington’da gerçekleşen görüşmelerle ilgili bir makale kaleme aldı. Dr. Kasapoğlu, Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan makalesinde; "21- 25 Eylül arasında New York ve Washington hattında geçen programlarda, sadece diplomasi protokolleri değil, somut sonuç hedefleyen çok katmanlı bir devlet aklını da sahada gördük. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, önce vicdanın kürsüsünde konuştu. Ardından ekonominin masasında verileri ve hedefleri ortaya koydu. Washington’da ise müttefiklik hukukunun gerektirdiği teknik başlıkları kararlılıkla ele aldı. Bu seyirde atılan her adım, Türkiye’nin hem insani duruşunu hem de stratejik kapasitesini aynı resimde buluşturdu. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu hitabı, Gazze’deki çözümsüzlüğün giderilmesi yolunda meseleyi daha güçlü bir boyuta taşıdı. Cumhurbaşkanımız, iki yıla yaklaşan insani felaketi rakamların soğukluğuna hapsetmeden, hukuk ve vicdan terazisinde anlattı. Ateşkesin tesisi, insani yardımlara kesintisiz erişimin sağlanması ve insan hakları ihlallerine karşı caydırıcı mekanizmaların işletilmesi çağrısını bir kez daha açık ve net bir dille yaptı. Barışın hayata geçmesinin formülünü bir kez daha vurguladı. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan kalıcı barış doğmaz, uluslararası hukuk da işlevini bulmaz. Bu söz bir tespit değildir. Takvime bağlanması ve denetlenmesi gereken hayati bir adımdır. Gazze’de yaşananlara karşı ilkesel netlik hiç vakit kaybetmeden ortaya konmalıdır. İnsanlığın gereği budur. Bu çizgi, Filistin Meselesine Çözüm ve İki Devletli Çözüm Konferansı’nda da korundu. Filistin’i tanıyan ülkeler takdir edildi. Tereddüt edenlere bu anlamdaki çağrı yinelendi. Filistin davasının artık dünyaya mal olduğunun, tüm insanlığın bu konuda sorumlu olduğunun altı çizildi. Netanyahu hükümetinin ilhak ve sürgün siyaseti, iki devletli çözümü boğmaya dönük bir strateji olarak bir kez daha ifşa edildi. Buradaki mesaj açıktı: Uluslararası toplum ya hukuku işletir ve adımı takvime bağlar ya da yeni utanç sayfalarının açılmasına seyirci kalır. Çünkü modern çağın utançları hafızalarımızda ilk günkü gibi duruyor. Daha büyük utançlar ise gözümüzün önünde yeniden yazılıyor. Türkiye, bu gidişatı değiştirmek için hem vicdani hem de hukuki bir hat kurdu ve Cumhurbaşkanımızın ağzından bu hattın gereğini yerine getirdi. Birleşmiş Milletler kürsüsünde yalnızca Gazze konuşulmadı. Sistemin bizzat kendisi de masaya yatırıldı. "Dünya beşten büyüktür" vurgusu sistemin açmazlarını ifade eden en net eleştirilerden biridir ve bir kere daha bu eleştirinin somutlaşmış halidir. Veto düzeni kararları kilitleyip çifte standardı meşrulaştırmaya devam ederse, sonuç yeni Gazze’ler, yeni utanç vesikaları, yeni soykırımlar olacaktır. Bu nedenle Türkiye, "Güçlünün hukukuna" değil "Hukukun gücüne" dayanan bir düzen talep ediyor. Bu talep, kurumları kurucu ilkelerine döndürmek; işlevsizliği onarıp adaleti işler kılmaktır. Aksi halde, Birleşmiş Milletler personelinin dahi can verdiği bir sahada, "Uluslararası toplum" kavramı içi boş bir klişeye dönüşür" ifadelerine yer verdi. "Amerikan iş adamları adeta Türkevi’ne akın etti" Rockefeller Center’daki TASC buluşmasında Türk-Amerikan toplumunun dinamizminin salona sığmadığını belirten Kasapoğlu, "Cumhurbaşkanımızın İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılık konusundaki uyarıları, inanç hürriyeti standartlarına ilişkin beklentiyi net biçimde ortaya koydu. Türkevi’nde iş dünyasıyla gerçekleşen yuvarlak masa toplantısındaysa, ekonomi diplomasisinin dili berraklaştırıldı. Amerikan iş adamları adeta Türkevi’ne akın etti. Sayın Cumhurbaşkanımız çok uluslu şirketlerin CEO’larıyla ve üst düzey yöneticileriyle pek çok önemli görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeler, Türkiye’nin bölgesindeki yatırım üssü olma halini pekiştirirken, yatırım ekosistemine olan teveccühü de ortaya koydu. 2019’da belirlediğimiz 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ortak kararlılıkları içeren somut bir menzil halini aldı. Orta Vadeli Program hedefleri, yeşil ve dijital dönüşüm adımları, lojistik kapasitemiz ve tedarik zinciri avantajlarımız, yatırımcıya güven veren bütüncül bir çerçevede sunuldu. Savunma, enerji, siber ve uzay ekosistemlerinde karşılıklı yatırımların ve ortak üretimin öne çıkması, 21. yüzyılın rekabet başlıklarına Türkiye’nin hazırlıklı girdiğini gösterdi. Bu çerçevenin tamamlayıcı ayağı ise Washington oldu. Cumhurbaşkanımızla ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen Beyaz Saray’daki görüşmede ele alınan savunma tedariki ve modernizasyonu, teknik dosyaların çözüm takvimi, sivil havacılıkta iş birlikleri, enerji güvenliği ve yeni yatırımlar ikili ticaretimizi büyüten kalemlerin ötesinde bir boyuta taşındı. Bunlar aynı zamanda NATO içinde yük paylaşımını rasyonelleştiren, bölgesel caydırıcılığı artıran ve tedarik zincirlerini güvenceye alan stratejik sütunlar olarak öne çıktı. Müttefiklik, kriz anlarında "Sorun yönetimi" kadar "fırsat yönetimini" de gerektirir düşüncesiyle; bu görüşme, pek çok farklı başlığın aynı masada, aynı anda, aynı ciddiyetle yürütülebileceğini gösterdi. Bu önemli haftayı geride bırakırken, dikkat edilmesi gereken en önemli hususun Türkiye’nin dış politikada ortaya koyduğu bütüncül tavır olduğunu ifade etmem gerekir. Gazze meselesinden ABD ile ekonomik ilişkilere, Birleşmiş Milletler sistemine yöneltilen eleştirilerden ikili işbirliği başlıklarına kadar uzanan geniş yelpaze, aslında aynı resmin parçalarıdır. Türkiye, yalnızca mazlumların sesi olmayı değil, aynı zamanda küresel düzenin meşruiyetini savunmayı ve istikrarın tesis edilmesini de üstlenmiştir. Bu da hem vicdanın hem de aklın aynı anda konuştuğu bir diplomasi tarzını göstermiştir. Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında öne çıkan ilk özellik, vicdani söylem ile hukuki söylemin birleşmesiydi. Gazze için dile getirilen ifadeler duygusal tepkiden öte uluslararası hukukun temel maddelerine atıf yapan rasyonel bir çağrı oldu. Bu iki dilin birleşmesi, Türkiye’yi sadece "tepki veren" değil, "çözüm öneren" bir oyun kurucu haline getirdi. İkinci olarak, bu haftanın çizdiği tablo, sürdürülebilirlik ile yeniliğin yan yana gidebildiğini gösterdi. Ekonomide, ticarette, enerjide, savunmada ve yatırımlarda süreklilik ve açılan yeni alanlar diplomasi haftasının öne çıkan kazanımları oldu. Üçüncü olarak, bu hafta boyunca yapılan temaslar ve verilen mesajlar gerek müttefiklikte, gerekse de bölgenin istikrarının güçlendirilmesinde önemli adımlar olarak kayda geçti. Pek çok ikili protokolle hedefler somutlaştırıldı. Türkiye, imza attığı protokollerin her birini somut mekanizmalar, tarihler ve izlenebilir adımlar üzerinden takip edilmesi gereken meseleler olarak ortaya koydu. Sonuç olarak bu haftadan çıkarılacak ders şudur: Türkiye’nin sesi bir çağrı olduğu kadar, bir yol haritası, bir plan ve bir vizyon ifade etmektedir. Gazze’de adalet, BM’de adil temsil ve Türkiye–ABD hattında karşılıklı faydaya dayalı ortaklık, aynı çerçevenin birbiriyle konuşan parçaları haline geldi. Türkiye olarak biz, adalet talebini bir güç gösterisi olarak görmüyoruz. Aynı zamanda bir düzen inşasını gereği olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla, hukuku işleten, insani erişimi açan, istikrarı önceleyen, yatırımı hızlandıran, müttefikliği güçlendiren adımları atıyoruz. Küresel belirsizlikler çağında herkesin gözü karar veren ve yol açan Türkiye’ye çevrildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun diplomasi trafiği ise bir kez daha gösterdi ki Türkiye yön veren stratejik bir aktör olarak tarihteki yerini alıyor" ifadelerini kullandı.
Konya ile Bosna Hersek arasındaki ticari ilişkiler gelişiyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:45 Konya ile Bosna Hersek arasındaki ticari ilişkiler gelişiyor Konya Valisi İbrahim Akın ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya ile Bosna Hersek arasında ticaretin gelişmesine katkı sağlamak için Konyalı iş insanlarıyla birlikte Teşanj’da düzenlenen 19. Uluslararası Ticaret Fuarı’na katıldı. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve Konyalı iş insanlarıyla birlikte Bosna Hersek’in sanayi şehirlerinden Teşanj’da düzenlenen fuarda konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın sanayi, tarım ve teknoloji gücüyle Bosna Hersek ile ortak projelerde önemli roller üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. Başkan Altay, iki ülke arasındaki dostluğun ve tarihi bağların çok güçlü olduğuna dikkati çekerek, "Konya ile Bosna Hersek arasındaki ticareti geliştirmek amacıyla, Konya Ticaret Odamız öncülüğünde; Valimiz İbrahim Akın ve Konyalı iş insanlarımızla birlikte Teşanj 19. Uluslararası Ticaret Fuarı’na katıldık. Coğrafyanın ötesine uzanan kardeşlik bağımızı ticaret ve yatırım alanında daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Bosna-Hersek Parlamentosu Temsilciler Meclisi Başkanı Denis Zvizdi ve belediye başkanlarımıza misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konya Valisi İbrahim Akın da Konya’dan 17 firmanın katılımıyla 19’uncusu düzenlenen Teşanj Uluslararası Ticaret Fuarı’nın hayırlı olmasını dileyerek, "Türkiye’mizin ve Konya’mızın sanayideki güçlü yükselişi, Bosna’nın yeni sanayi atılımıyla birleştiğinde ortaya çıkan sinerji, ticaret köprüleriyle birlikte gönül köprülerini de pekiştirmektedir" diye konuştu. Programa, Türk ve Boşnak iş insanlarının yanı sıra Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Denis Zvizdic, Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki ile Bosna Hersekli üst düzey yetkililer katıldı. Bosna Hersek’te ikili temaslarda da bulunan Vali Akın ve Başkan Altay, Bosna-Hersek Parlamentosu Temsilciler Meclisi Başkanı Dr. Denis Zvizdi ile bir toplantı gerçekleştirdi. Vali Akın ve Başkan Altay, İliyaş Belediye Başkanı Amar Dovadija, Saraybosna Belediye Başkanı Samir Avdi ve Novi Grad Belediye Başkanı Semir Efendic ile de bir araya geldi. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ekonomi, tarım ve sanayi gibi konular başta olmak üzere iş birliklerinin geliştirilmesi konuları ele alındı.
Başkan Saygılı, üniversite öğrencilerini evinde misafir etti
29 Eylül 2025 Pazartesi - 10:08 Başkan Saygılı, üniversite öğrencilerini evinde misafir etti AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, devlet yurdunda kalan üniversite öğrencilerini evinde misafir etti. Saygılı, İzmir’deki KYK yurtlarında başvuru yapan her öğrencinin yerleştirildiğini, bin 350 kişilik boş kapasitenin ise hala öğrencileri beklediğini söyledi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, aralarında devlet yurdunda kalan üniversite öğrencilerini evinde misafir etti. Başkan Saygılı, İzmir’e üniversite okumak için gelen ve Kredi Yurtlar Kurumu’na başvuran her bir öğrencinin yurda yerleştirildiğini belirterek, "Başvuru yapamayan 1000 öğrencimiz bile yurtta misafir öğrenci olarak konaklamaktadır. Hala toplamda 1350 kişilik boş yatak mevcut. Yurtlarda, ders çalışma salonlarından spor alanlarına, toplantı ve sosyal yaşam alanlarından ücretsiz internet hizmetine kadar alan öğrencilerimiz kahvaltı ve akşam yemeğini ücretsiz yemektedir. Bu tablo; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğe verdiği değerin ve AK Parti hükümetlerimizin öğrencilere olan hassasiyetinin en somut göstergesidir" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yeni öğretim yılı başında Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği4. Sınıf öğrencisi Dilruba Demirci, Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Arda Vurucu, Katip Çelebi Üniversitesi Malzeme Mühendisliği 2. Sınıf öğrencisi Ahmet Kahraman ve 9 Eylül İlahiyat Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi Sude Özdemir’i eşi Şahika Saygılı ile birlikte evinde misafir etti. İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İçelli’nin de eşlik ettiği buluşmada, öğrenciler ile sohbet eden Başkan Saygılı, üniversite yıllarındaki hatıralarını da anlattı. "Bu tablo öğrencilere olan hassasiyetin en somut göstergesidir" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’deki yurtlarla ilgili bilgi de verdi. Başkan Saygılı, "İzmir’imizde Gençlik ve Spor Bakanlığımıza bağlı 42 bin 472 kapasiteli Kredi Yurtlar Kurumu yurdu öğrencilerimizin hizmetindedir. Yeni dönem itibarıyla yurt başvurusu yapan her bir öğrencimiz yerleştirilmiş, başvuru yapamayan bin öğrencimiz de misafir öğrenci olarak yurtlarımızda konaklama imkânı bulmuştur. Bugün Bayraklı’daki kız yurdumuzda bin, Balçova İnciraltı erkek yurdumuzda 200, Karabağlar’da ise 150 olmak üzere toplam bin 350 kişilik boş yatak kapasitesi öğrencilerimizi beklemektedir. Yurtlarımız sadece barınma alanı değildir; ders çalışma salonlarından spor alanlarına, toplantı ve sosyal yaşam alanlarından ücretsiz internet hizmetine kadar her detay düşünülmüştür. Öğrencilerimiz, devletimizin sağladığı günlük 220 TL yemek desteği ile kahvaltısını ve akşam yemeğini ekstra ödeme yapmadan yurtlarımızda karşılamaktadır. Bu tablo; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğe verdiği değerin ve AK Parti hükümetlerimizin öğrencilere olan hassasiyetinin en somut göstergesidir. Gençlerimiz için atılan her adım, yarınlarımız için yapılan en büyük yatırımdır. Çünkü biz biliyoruz ki; Türkiye Yüzyılı’nın gerçek mimarları gençlerimizdir. Üniversite sıralarında yetişen her bir gencimiz, yarının bilim insanı, girişimcisi, sanatçısı, siyasetçisi ve lideri olacaktır. Bugün devletimizin şefkatli eliyle barınma, beslenme ve sosyal imkânlarla desteklenen gençlerimiz, yarın bu ülkeyi çok daha ileriye taşıyacaktır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın kararlı vizyonu ve AK Parti’nin hizmet siyasetiyle, gençlerimizin önündeki engeller bir bir kalkmakta; onların hayallerini gerçekleştirmesi için güçlü bir zemin hazırlanmaktadır. Biz inanıyoruz ki; bu gençlik, aziz milletimizin gururu ve Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olacaktır" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel, Muğla’daki mitingde konuştu
28 Eylül 2025 Pazar - 20:14 CHP Genel Başkanı Özel, Muğla’daki mitingde konuştu CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "19 Mart’tan bu yana partimiz bir yargı tacizinin, ağır bir saldırının, hukuk tanımazlığın karşısındadır, hedefindedir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Muğla’da düzenlediği ‘Toprağımızı Vermiyoruz’ mitinginde konuştu. 19 Mart tarihinden bu yana partilerinin ağır bir saldırı altında olduğunu savunan Özel, "19 Mart’tan bu yana partimiz bir yargı tacizinin, ağır bir saldırının, hukuk tanımazlığın karşısındadır, hedefindedir. O günden bugüne 57 eylemle 10 milyondan fazla vatandaşı meydanlara bu sürece itiraz etmek ve mücadele etmek için davet ettik, misafir ettik. Buradan şunu ifade etmeliyim; bizim verdiğimiz mücadele bir siyasi mücadele değildir. Bir siyasi partinin kendini koruma mücadelesi de değildir. Arkamda isimleri bulunan tüm demokratik yapılar güçlerini demokrasiden, sandıktan alırlar. Partiler sandıkla vardır. Bir ülkede iktidar sandıkla değişiyorsa, o ülkede geleceğe güven, tüm dünyada da o ülkeye inanç ve saygı vardır. Kendisi, kendisi demokrasinin nimetlerinden yararlanıp, zamanında tren diye tanımlayıp, işime geldi bindim deyip, işine gelince o trenden inen birisi doğrudan sandığı hedef almaktadır. Bu birliktelik bizi on binlerce milyonlarla buluştururken, biz sosyal demokratlar, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Kürt demokratların, liberal demokratların, sosyalist demokratların ortaya koydukları bu büyük dayanışma, bu büyük mücadeleye minnettarız. Sözlerimi şu cümlelerle bitirmek isterim: Ben yolda buraya kavuşmak için yüzlerce kilometre ilerden gelirken tertip komitesi mikrofonlarıyla açılış yaptığında bir büyük cepheden bahsediyordu. Evet cephe bir savaş tabiridir ve aslında bizler kolay kolay kullanmayız ama savaştayız, saldırıdayız. Birileri geleceğimize savaş açmış, birlikteliğimize savaş açmış, demokrasiye savaş açmış. Biz de bunun karşısında demokratik direnme hakkımızı kullanıyoruz ve kötülükle savaşıyoruz. Biz kazanacağız, iyiler kazanacak, haklılar kazanacak, halk kazanacak, zeytin ağaçları kazanacak, doğa çevre mücadelemiz kazanacak" dedi.
Saadet Partisi heyetinden Yahyalı’da esnaf ziyaretleri
28 Eylül 2025 Pazar - 19:54 Saadet Partisi heyetinden Yahyalı’da esnaf ziyaretleri Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, Melikgazi İlçe Başkanı Halil Demirbaş, Yahyalı İlçe Başkanı İbrahim Demirci ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Yahyalı’da yoğun bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Program kapsamında ilk olarak Yahyalı Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı ziyaret edilerek ilçenin genel gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Ardından çarşı esnafı ve vatandaşlarla buluşan heyet, ilçenin farklı noktalarında faaliyet gösteren esnafları tek tek ziyaret etti. Esnaflara "hayırlı işler" temennisinde bulunan Saadet Partisi heyeti, talep ve beklentileri dinledi. Çarşı ve sokaklarda esnafın yanı sıra vatandaşlarla da sohbet eden heyet, gençlerden büyüklerimize kadar farklı kesimlerin taleplerini not aldı. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan İl Başkanı Erdal Altun, şunları söyledi: "Yahyalı’da esnaflarımızla, vatandaşlarımızla ve yöneticilerimizle bir araya gelerek samimi bir gün geçirdik. Saadet Partisi olarak siyaseti sahada yapmaya, halkımızı dinlemeye ve onların taleplerini çözüm odaklı bir anlayışla değerlendirmeye devam ediyoruz. Bizim siyasetimizin merkezinde insan vardır. Şunu biliyoruz ki; esnaf ayakta kalırsa ülke ayakta kalır. Milli Görüş olarak her zaman üretenin, alın teri dökenin ve helal kazancın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Yahyalı halkımıza gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ediyor, esnaflarımıza bereketli kazançlar diliyoruz." Saadet Partisi Kayseri İl Teşkilatı, Yahyalı’da olduğu gibi Kayseri’nin tüm ilçelerinde esnaf ve vatandaşlarla doğrudan temas kurarak sorunları yerinde dinlemeyi, çözüm yollarını sahada üretmeyi ve yapıcı siyaseti güçlendirmeyi sürdürüyor.
CHP Kula İlçe Kongresi’nde başkanlığa Esen Çınar seçildi
28 Eylül 2025 Pazar - 19:46 CHP Kula İlçe Kongresi’nde başkanlığa Esen Çınar seçildi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kula İlçe Başkanlığı’nın 39. Olağan Kongresi’nde yeni başkan Esen Çınar oldu. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongrenin divan başkanlığını CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu üstlendi. Delegelerin yoğun ilgi gösterdiği kongrede Esen Çınar ve Servet Gündüz’ün listeleri yarıştı. Seçimde 141 delegeden 140’ı oy kullandı. Sandıktan çıkan sonuçlara göre Esen Çınar 76 oy ile CHP Kula İlçe Başkanı olurken, Servet Gündüz ise 63 oyda kaldı. 1 oy geçersiz sayıldı. CHP’nin yeni İlçe Başkanı Esen Çınar, sonuçların açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada partililere teşekkür ederek, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Çınar, "Bugün burada partimiz için tarihi bir gün yaşadık. Bu süreçte bana güvenen, destek veren tüm delegelerimize ve partililerimize gönülden teşekkür ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasiye ve halkın iradesine en çok değer veren partidir. Biz de bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Kula’da CHP’yi daha da güçlendirmek, halkımızla daha fazla kucaklaşmak için çok çalışacağız. Kadınların siyasette daha aktif olduğu, gençlerin fikirleriyle yön verdiği bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz. Bugüne kadar çok çalıştık, bundan sonra da hep birlikte el ele, omuz omuza çalışacağız. Her şey çok güzel olacak" dedi.