POLİTİKA
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:48 MHP’li Özdemir: "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" dedi. Özdemir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Gabar dağından çıkardığımız petrolün günlük miktarı 81 bin varil düzeyinde. 2023 yılında ilan edilen 100 bin varil seviyesine çıkarılması hedefi ise ne yazık ki henüz gerçekleştirilemedi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerle artan petrol fiyatı küresel seviyede fiyatlanmada dalgalanmayı beslerken, petrolde kaynak çeşitliliği sağlamak elbette önemlidir. Ancak kaynak çeşitliliği sağlamak bahanesiyle dışa bağımlılığı arttıracak girişimlere karşı mutlaka dikkatli olunmalıdır. Bu gelişmelerden daha önemlisi kendi rezervlerimizden elde ettiğimiz petrol üretim miktarını arttırabilmektir. İyi bir enerji yönetimiyle de bu mümkündür. Aynı sebeple, Gabar’dan çıkarılan petrol miktarının arttırılması, dahası karayoluyla değil, sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır. Benzer bir durum Karadeniz’de keşfettiğimiz Doğalgazın çıkarılması, miktarının arttırılması ve işlenmesi için de söz konusudur. Dahası Hürmüz krizi gübre fiyatlarını yukarı yönlü çıkarmışken, ülkemizin doğalgazdan kendi gübresini üretmesine yönelik çok önceden yapılan planlamaların hayata geçirilmesi de elzemdir. Türkiye, enerjide yaşanan kriz ve kaosu kendi imkanlarıyla aşabilecek potansiyel ve kaynaklara sahipken, bu durum milli akıl, milli vicdan ve milli tavır ile fırsata dönüştürülebilir."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:29 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor" Belçika Kraliçesi Mathilde’nin ziyareti çerçevesinde İstanbul’da düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği protokolleri imzalandı. Törene katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iki ülke arasındaki ticaret hacminin oldukça dengeli bir seviyede ilerlediğini belirterek, "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" dedi. Beşiktaş’taki bir otelde düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları imzalandı. Programa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Belçika Kraliçesi Mathilde de katıldı. 11 firma arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, beş stratejik sektörde yaklaşık 35 faaliyetin gerçekleştirileceği belirtildi. "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" Yapılan işbirliği anlaşmalarının ardından değerlendirmelerde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, "Şu anda ülkemizde 450’ye yakın büyük bir heyetle katılım var ve üst düzeydeki her türlü yatırımcının bulunduğu kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdik. Sadece savunma sanayi alanında 80’den fazla heyet üyeleri bulunmakta. Savunma bakanı, başbakan yardımcısı, aynı zamanda dışişleri bakanı da heyette. Üç bölge başbakanı ve özellikle yerel düzeydeki ticaret başkanları ve özellikle federasyonlar, iş dünyasının çok geniş temsilcileri var. Sadece ticaret değil, aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı. Bunun önümüzdeki süreçlerde aslında Belçika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok daha ileriye taşınabilecek noktaya geleceğine inanıyoruz. İş dünyasının farklı temsilcileriyle Kraliçe bir araya geldi, Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edildi. Hanımefendi ile beraber Dolmabahçe’de bir ziyaret gerçekleşti. Baykar’a bir ziyaret gerçekleştirdik. Savunma sanayii alanında Türkiye’nin geldiği noktadan duydukları büyük memnuniyeti ve bu konudaki iş birliğine yönelik pek çok konuya değinildi" diye konuştu. "Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı" Belçika’nın Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı olduğunu belirten Bakan Göktaş, "Heyet bugün de yine çalışmalarına devam edecek. Yarın yine çok yoğun bir programla beraber Kraliçe’nin başkanlığında Ekonomik Kraliyet Misyonu çalışmalarını sürdürecek. Çarşamba günü de heyetin büyük bir kısmı Ankara’da özellikle savunma sanayii ve dış politika alanında çeşitli temaslarda bulunacak. Hem bugün için hem yarın için orada da farklı anlaşmaların olduğunu biliyoruz. Özellikle savunma sanayii alanında, lojistik alanında, enerji alanında pek çok sektörün ilgi duyduğunu ve ikili iş birliğinin giderek arttığını çok iyi biliyoruz. Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor. Bu görüşmelerin önümüzdeki süreçte özellikle ticari anlamda ama aynı zamanda hem NATO kapsamında hem de dış politika kapsamında, Gümrük Birliği kapsamında da çeşitli iş birliğinin yeni perspektifler açacağına inanıyoruz. İki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Gazze ablukasının kırılması, tarihi bir başarıdır"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:44 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Gazze ablukasının kırılması, tarihi bir başarıdır" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 2011’den bu yana ilk kez Gazze ablukasının kırılmasının tarihi bir başarı olduğunu söyledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HİZMET-İŞ Sendikası Van Şube Başkanlığının 10. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Evliya Çelebi MTAL Van Uygulama Oteli’nde düzenlenen genel kurulda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Genel Başkan Arslan, Van’da DEM Partili belediyeler tarafından işten çıkarılan işçiler için uzun bir hukuk mücadelesi verdiklerini hatırlatarak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın tensipleri ve Van Valisi Ozan Balcı’nın çabalarıyla özellikle Van Büyükşehir Belediyesi’nden çıkarılan işçilerin büyük bölümünün işe iade edildiğini söyledi. "Herkes 27 Şubat deklarasyonuna uymak zorunda" Son bir yıl içerisinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" sürecini desteklediklerini vurgulayan Arslan, "Bu sürecin geçmişte olduğu gibi yeniden sabote edilmemesi, inkıtaya uğramaması için herkesin dikkatli olması gerekiyor. Meclisteki komisyonda da ifade ettiğimiz gibi herkes 27 Şubat deklarasyonuna uymak zorundadır. Yeni öneriler ve teklifler getirerek bu deklarasyonun içini boşaltmak isteyenlere asla prim verilmemelidir" diye konuştu. "2 Ekim, dünya tarihine geçebilecek bir gündür" İsrail ablukasını kırarak Gazze kara sularına giren Sumud Filosu’nu tarihi bir başarı olarak nitelendiren Arslan, "2011’den bu yana ilk kez Gazze ablukasının kırılması tarihi bir başarıdır. Uluslararası güçlerin, ABD’nin, Avrupa Birliği’nin, BM Güvenlik Konseyi’nin, Arap Birliği’nin, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın içi boş temennilerinin ötesinde; yaklaşık 50 ülkeden 500’e yakın aktivist ve 50’den fazla Türk, sadece ellerindeki bayraklarla ve yardım malzemeleriyle Gazze kara sularına girmiştir. Bu büyük bir başarıdır. Bana göre 2 Ekim, dünya tarihine geçebilecek önemli bir gün olarak yerini alacaktır" şeklinde konuştu. "Yeni bir ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ oluşturalım" Asgari ücret tartışmalarının her yıl aralık ayında başlayıp ocak ayına kadar sürdüğünü hatırlatan Arslan, yeni bir model önerisinde bulunarak, "Geçen yıl Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmelerine katılan Türk-İş, bu mevzuat devam ettiği sürece artık komisyonda yer almayacağını açıkladı. Nihayet 50 yıl sonra Türk-İş de gerçeği gördü. Bizim de bu şartlarda katılma imkânımız yok. Bu durumda komisyon, hükümet ile işverenin belirlediği bir yapı haline gelir ki bu da işçilerin aleyhine olur. O nedenle buradan çağrı yapıyoruz, Bakanımız aralık ayını beklemeden sosyal tarafları toplasın. ‘Asgari Ücret Tespit Komisyonu nasıl olmalıdır?’ Bunu tartışalım. Dünyadaki örnekleri masaya yatıralım. İşçi ve işverenin yer aldığı, hükümetin hakemlik yaptığı yeni bir komisyon modelini hep birlikte inşa edelim" şeklinde konuştu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Topcu: "Devletimizin bekasını koruma, milletimizin huzurunu sağlama kararlılığımız tamdır"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:20 MHP Genel Başkan Yardımcısı Topcu: "Devletimizin bekasını koruma, milletimizin huzurunu sağlama kararlılığımız tamdır" MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. dönem Eğitim ve Öğretim yılı gerçekleşen törenle başladı. MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 22. dönem Eğitim ve Öğretim yılı, Genel Merkez’de gerçekleşen törenle başladı. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin katıldığı törende konuşan Genel Başkan Yardımcısı Zühal Topcu, "Milliyetçi Hareket Partisi ve dayandığı temel olan Türk Milliyetçiliğinin geleceği dünyayı ve insanlığı tanımlaması, kucaklaması ve yorumlaması için milliyetçi aydınlara, yetişen gençlere sorumluluk ve görev düşmektedir. Hür birey, müreffeh toplum ve güçlü devletin inşasını, daha insanî bir dünyanın gerçekleştirilmesini tasavvur etmekteyiz. Siyaseti, milletin huzur ve refahının teminine yönelik politikalar geliştirilmesinin yolu olarak görmekteyiz. Siyasetimizin ve siyasi hedeflerimizin uygulama alanı öncelikle Türkiye’dir. Bir yandan anlık gelişmelere ve olgulara takılmadan, küçük başarılara abartılı sevinçler gösterip geri plandaki devasa sorunları ihmal etmeden veya geçici başarısızlıklardan felaket senaryoları çıkartmadan, ülkemizin kronik hale gelmiş sorunlarını siyaset biliminin ışığı altında çözmek durumundayız" dedi. Topcu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Milliyetçi Hareket Partisi’nin aziz mensupları olarak bugün, Siyaset ve Liderlik Okulu’muzun 22. Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı’nı 3A - Akıl-Ahlak-Adalet temasıyla başlatıyoruz. Bu tema, yarım asrı aşan kutlu davamızın temel taşı Akıl-Ahlak ve Adalettir. Türk ve Türkiye Yüzyılı için de artık vazgeçilmez değerlerimiz olarak bize ışık tutacaktır." "Devletimizin bekasını koruma, milletimizin huzurunu sağlama kararlılığımız tamdır" Öğrencilere seslenen Topcu, "Sizler, bu okulun çatısı altında, Türk milletinin bekası için çalışacak liderler olarak yetişeceksiniz. Unutmayın ki, liderlik, Sayın Devlet Bahçeli’nin şahsında vücud bulan millete ve vatana hizmet aşkından doğar. Bizim siyaset anlayışımız, menfaat değil fedakârlık; kibir değil tevazu; ayrılık değil birlik üzerine kuruludur. Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de Türk milletinin iradesinin kalesidir. Cumhur İttifakı ile birlikte, devletimizin bekasını koruma, milletimizin huzurunu sağlama kararlılığımız tamdır. Akıl, ahlak ve adalet düsturuyla oluşturduğumuz Siyaset ve Liderlik Okulumuzun 22. Döneminin açılışını yaptığımız bu günde 2009’dan beri 740 öğrencimizi mezun ettiğimizi gururla söyleyebiliriz. 22. Döneme seçilen öğrencilerimizin bilgilerini aktarmak istersek, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu öğrencilerimizin olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu. MHP’li Topcu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Türk milletinin umudu biziz. Çünkü biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Liderimiz Devlet Bahçeli başta olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. 22. Dönemin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene!"
CHP lideri Özel: "Son seçimin birinci partisiyiz, artık sokakta çok daha güçlüyüz"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:16 CHP lideri Özel: "Son seçimin birinci partisiyiz, artık sokakta çok daha güçlüyüz" CHP’nin TBMM Grubu 28. Dönem 3. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı Bolu Abant’ta başladı. Açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Özgür Özel, partisinin son seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olduğunu hatırlatarak "Meydanda, çarşıda, pazarda, tarlada biz varız ve gitgide güçleniyoruz" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2 gün boyunca sürecek TBMM Grubu 28. Dönem 3. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı, Abant’ta başladı. Saat 10.00’da milletvekillerinin katılımıyla saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda CHP Genel Başkanı Özgür Özel açılış konuşmasını yaptı. "Son seçimin birinci partisiyiz" Son seçimlerde 1.parti olduklarını dile getiren Genel Başkan Özgür Özel, "70 günde 20 miting yaptık, sahayı sizler organize ettiniz. Onlarca belediyemizin yüzlerce açılışına hep birlikte gittik. Birileri klimalı salonlarda kendi atıklarına kendilerini alkışlatırken siz meydanlardaydınız, sahadaydınız, sokaktaydınız. Toplam 59 eylemimize 11 milyon vatandaş katılırken siz her biriniz olmanız gereken yerdeydiniz. Buradan iki milyon Cumhuriyet Halk Partisi üyesi adına, partiye 17,5 milyon oy vermiş seçmenler adına, Cumhurbaşkanı Adayımızı darbenin dördüncü günü 15,5 milyon kişiyle aday gösteren vatandaşlarımız adına, Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir, onun kurucu partisinin grubuna yürekten teşekkür ediyorum. Her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Son yerel seçimlerde 47 yıl sonra partimiz birinci parti olmuştu. Partimizin seçmen desteğinin yaz dönemi boyunca artarak devam ettiğini memnuniyetle izledik. Birazdan sayın genel sekreterimizin sunumunda da Türkiye’deki bütün araştırma şirketlerinin ortalamalarını, partimize yapılan özel çalışmaları, başka partiler için yapılan çalışmaların yansımalarıyla bu sunumları ayrı ayrı göreceğiz. Ama herkes bilsin ki anketlerde birinci partiyiz, evet. Son seçimin birinci partisiyiz, evet. Ama en önemlisi artık sokakta çok daha güçlüyüz. Meydanda, çarşıda, pazarda, tarlada biz varız ve gitgide güçleniyoruz. Millet yüzünü Cumhuriyet Halk Partisi’ne döndü. Çünkü millet yüzünü yanında olana döner. Millet oy alırken yüz dönüp beş yıl boyunca sırt dönenlere, ‘Ne olursa olsun canım, nasılsa gelecek seçimlerden önce bir yerlerden para ayarlarız. Enflasyonu salarız. Seçimden sonra yine bedelini onlara ödetmek üzere biz bu emekliyi kandırırız, asgari ücretliyi kandırırız, çiftçiyi kandırırız, gençleri bir şekilde kandırırız’ diyenlere karşı artık millet seçimde yüz dönüp de sonrasında dönenler yerine seçimin ertesi gününden itibaren birinci parti olmalarına rağmen milletin derdiyle dertlenenleri, onları savunanları, yanında olanları görüyor" şeklinde konuştu. "Bin günlük bir kampanyanın içindeyiz" Bin günlük bir seçim kampanyası içerisinde olduklarını söyleyen Özel, "Bu yüzden de Cumhuriyet Halk Partisi kazandığı seçimin akşamında ‘Bu seçimin kaybedeni yoktur, kazanan millettir’ derken, ‘Sevinmeyeceğiz. Kaybedenleri, kaybeden partiye oy verenleri rencide etmeyeceğiz. Bundan sonraki seçimin ilk günüdür yarın sabah, gelecek seçim için ve iktidara yürümek için hep beraber çalışacağız’ demiştik. İddia ediyorum. Cumhuriyet tarihinin, dünya siyaset tarihinin en uzun soluklu seçim kampanyasını yapıyoruz. Rahmetli Demirel 300 gün kampanyayla ‘İktidara yürüyeceğiz’ deyip, 300 güne yakın bir kampanya yaparak iktidarı değiştirmişti. Bin günlük bir kampanyanın içindeyiz. Partimiz bu ağır saldırılara uğradığında seçimlere bin gün vardı, o günden beri sokaktayız. Otobüsün üstündeyiz, meydandayız, milletle birlikteyiz. Görünen o ki, millet bu iktidar yürüyüşünü kıymetlendirmiştir. Büyük bir anlam yüklemiştir. Bunu bir siyasi mücadeleden çok, Cumhuriyeti kuran partinin kendine ihtiyaç duyulduğunda, 100 yıl sonra bir kez daha kendini kurtarmasını, bir kez daha Cumhuriyetin olmazsa olmazı demokrasiyi kurmasını, bu millete ilk getirdiğinde milletin sarılıp bırakmak istemediği sandığı tehdit altında gören millet, sandığa sahip çıkan, Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmaktadır. Bunu hepimiz görüyoruz. Milletimize buradan Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak söz veriyoruz: O sandığı kimseye kaptırmayacağız, o sandıkla iktidarı değiştireceğiz, sizin yüzünüzü bir kez daha güldüreceğiz" ifadelerine yer verdi. "Partimize nasıl sahip çıkıyorsak onların kurumsal kimliklerine de öyle sahip çıkmak durumundayız" Muhalefet partilerinden destek gördüklerini ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "1 Ekim’de, bir gün bizim Meclis’te olmamamızın iktidar partisini nasıl bir davranışa ittiğini, nasıl ruh hallerinin yalnızlaştığını ve bunu nasıl telafi etmeye çalıştıklarını bugün milletimiz gördü. Meclis Başkanı eliyle ve ağzıyla, partilerin liderlerine yapılan bir davete icabet etmiş olan sayın liderlere, sosyal medyada da basınında da herhangi bir yerde de yapılan tüm haksız saldırılardan büyük bir üzüntü duyduğumuzu açıkça ifade etmek isterim. Ancak orada yapılanın, içeride bulundurulan tek kamera ve tek fotoğraf makinası veya ekibi varken, özenle seçilmiş en insani gülüşlerin, duruşların hepimizin başına gelebilecek bir takım talihsiz bakışların, özellikle kimler tarafından çekildiğini, kimlerin paylaştığını, Cumhurbaşkanlığı fotoğraf servisinin ne özenle yaptığını hep birlikte gördük ve takip ettik. Ama bunun üzerinden sözümüze değer veren kim varsa, köşesinde yazan, televizyonda tartışan, sosyal medyada yorum yapan. Bu büyük haksızlığa, bu büyük lince, Meclis Başkanı’nın çağrısıyla gösterilen nezakete, bir linç kampanyasına kim katkı sağlıyorsa bunun bir an önce son verilmesi gerektiğini büyük bir samimiyetle söylüyorum. Çünkü bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi bu ağır saldırı altındayken, Meclis’te bulunan ve Meclis dışında bulunan bütün muhalefet partilerinden sadece dostluk gördük. Tek başına Cumhuriyet Halk Partisi’ni savunmaya onları çağırmadık. Biz onlarla birlikte Türkiye’deki demokratik sistemi, sandığı savunduk, savunmaya da devam ediyoruz. Bundan sonra DEM Parti’den İYİ Parti’ye, Saadet Partisi’nden Deva Partisi’ne, Gelecek Partisi’ne, Emek Partisi’nden TİP’e, Meclis zemininde bulunan birlikte mücadele verdiğimiz bütün muhalefet partilerine, partimize nasıl sahip çıkıyorsak onların kurumsal kimliklerine de öyle sahip çıkmak durumundayız. Ben çok değerli Genel Başkanlarıyla ayrı ayrı görüştüm ve görüşmeye de devam ediyorum" dedi.