POLİTİKA
Bakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Derviş ile görüştü 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:48:19 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki Hamas heyeti ile görüşme gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakan Hakan Fidan, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki Hamas heyeti ile bugün bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Gazze’de kalıcı barışın tesisi için devam eden çalışmalar, Gazze’ye insani yardım ulaştırılması için yürütülen faaliyetler ve bölgedeki diğer gelişmeler ele alındı. Dışişleri Bakanı Fidan, bölgedeki savaşın Filistin meselesinin unutulmasına yol açmaması gerektiğini, Türkiye’nin Gazze ve Batı Şeria’da İsrail’in sebep olduğu felaketleri uluslararası toplumun gündeminde tutmaya devam ettiğini belirtti. Bakan Fidan, İsrail’in Gazze’deki varlığını artırmasının ve Gazze’de ihtiyaç duyulan insani yardımın bölgeye ulaşmasını engellemesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. İslam ülkeleri başta olmak üzere, Filistin’e destek veren tüm devletlerin Filistinlilerin haklı davasını savunmaya devam etmesi gerektiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye’nin bu yöndeki çabalara öncülük etmeyi sürdüreceğini kaydetti. Fidan, Türkiye’nin, Filistin halkının Gazze’den ayrılmasını hedefleyen her türlü adıma karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ifade etti.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi’ne telefonla bağlandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi’ne telefonla bağlanarak kadın teşkilatlarının sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Danışma Meclisi, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında İstanbul’un 39 ilçesinde yürütülen saha çalışmaları ve teşkilat faaliyetlerini içeren video gösterimleri paylaşılırken, kadın teşkilatlarının çalışmaları salonda büyük ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya telefonla bağlandı Danışma Meclisi programının en dikkat çeken anlarından biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefon bağlantısıyla programa katılması oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki teşkilat mensuplarına hitap ederek kadın teşkilatlarının sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan ayrıca Anneler Günü’nü kutlayarak tüm annelere selam ve muhabbetlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması salonda uzun süre alkışlandı. Programda konuşan İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, kadın teşkilatlarının İstanbul’un her noktasında büyük bir inanç ve kararlılıkla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ise kadın kollarının sahadaki emeğine vurgu yaparak teşkilat çalışmalarına verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirtti. Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan da konuşmasında teşkilat mensuplarına teşekkür ederek kadınların siyasette üstlendiği role dikkat çekti. İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer’in ev sahipliğinde düzenlenen programa; Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, MYK üyeleri, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, milletvekilleri, il ve ilçe kadın kolları teşkilatları, mahalle başkanları ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. Danışma Meclisi programı, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:15 CHP Genel Başkanı Özel: "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katılmak üzere Rize’ye geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen mitingde Özel’in kürsüye çıkmasıyla hemen arka kısmında bulunan binanın terasından pankart açıldı. Açılan pankartlarda "Rizeliye göre bir Özel’liğin yok. Siz heykel yapın durun, Bizum uşağın yaptığı eserlerle böyle fotoğraf çekturun. İşiniz gücünüz talan, çay davanız yalan. Haramla yol alanlar, helal hakkı savunamazlar" yazıları yer aldı. Mitinge katılan partililer pankartlara tepki gösterirken Özel kürsüden, "Siz bana bakarsanız, Türkiye bu meydandaki iktidar değişimini görüyor. Geriye bakmayın, onları geride bırakıyoruz. Biz hep birlikte ileri yürüyoruz. Balıkçıyı perişan edenlere, emeği sömürenlere, onlara, geride kalanlara değil yarınlara bakıyoruz, iktidara bakıyoruz" diyerek seslendi. Bu esnada meydandan çıkan bazı partililer binaya girmek isteyince güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kimliği belirsiz protestocu gurup sonrasında pankartları toplayarak kaldırdı. Mitingde konuşan Özel, "1977’den bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak Rize’yi kazanamadık. 77’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz, yeniden Rize’de iddialıyız, güçlüyüz, birlikteyiz, bir aradayız, iriyiz, diriyiz, hep beraber ayaktayız. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var. Ancak şunu söyleyelim; biz Rize Belediyesi için seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilen Rahmi Metin Başkana, hangi siyasi partiden olursa olsun Rize Belediye Meclisi’nde görev yapan tüm meclis üyelerine tebriklerimizi sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" ifadelerini kullandı. "CHP Rize’yi çayla kalkındıran partidir" Çayın Rize ekonomisi açısından önemine değinen Özel, "1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı ve Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak olan, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikası ile Cumhuriyet’in Rize’ye en büyük katkısını sağladı. Cumhuriyet Halk Partisi Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir" diye konuştu. "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" 2025 yılı yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaş çay taban fiyatının kilogram başına 40 TL olması gerektiğini savunarak, "2025’te çay için 35 liradan çay alınsın diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak yeni bir çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım kireçleri tamamen ücretsiz olacak" dedi. "Çay üreticisi en yüksek promosyonu veren bankayı seçecek" ÇAYKUR üzerinden üreticilere yapılan ödemelere ilişkin de konuşan Özel, bu ödemelerin karşılığında üreticilerin banka promosyonu alması gerektiğini dile getirerek "Çay üreticisi çayını ÇAYKUR’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak" şeklinde konuştu. "Biz vergide adaleti savunuyoruz" Özgür Özel konuşmasında vergi sistemi ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de herkes şunu bilsin ki, bu memleketi hep birlikte kurtaracağız. Bir ülkenin, hele hele Türkiye gibi bir ülkenin, doğru planlandığında kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İşte burada siyaset karar verir: Kimden yana olacaksın? Bir tarafta güçlü şirketler, bir tarafta onun işçileri. Biz kalkınmayı savunan ekonomide, üretimin artmasını savunan, üretimin kalkınma getirmesini, daha çok kazanmayı ama adil bir vergi sistemiyle verginin çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan alınmayacağı bir sistemi savunuyoruz. Biz vergide adaleti savunuyoruz" dedi. Türkiye’de vergi yükünün büyük bölümünün vatandaşların omzunda olduğunu ifade eden Özel, "Bugün Türkiye’de 100 liralık verginin 65 lirası dolaylı vergilerden, yani dünyanın en adaletsiz, en acımasız vergisiyle alınmaktadır. Bugün Türkiye’de bir fabrikatörle, bir milyarderle bir asgari ücretli; elektriğe, suya, doğal gaza, giyime kuşama, çocuğunun ayağına aldığı ayakkabıya aynı dolaylı vergiyi ödemekte. Bu, vergi tahsilatının yüzde 65’ine denk gelmektedir. Kalanı yüzde 23 ile gelir vergisidir. Yani sizlerin daha maaşınızı çekmeden, bankadan almadan içinden kesilen gelir vergisidir. Bilhassa beyaz yakalıların, mavi yakalıların ve işçilerin, memurların maaşlarından kesilen gelir vergileri; asgari ücretin üzerindeki her gelirden kesilen gelir vergisi, bankadaki üç kuruş mevduatınızdan kesilen vergiler bu yüzde 23 ile toplamda dolaylı vergilerle birlikte vergilerin yüzde 89’unu oluşturuyor. Onun dışında, çok kazananların verdiği vergi sadece yüzde 11; kurumlar vergisi. Biz bu düzeni ters yüz etmek durumundayız. Kazananların az verdiği, bu meydanın çok vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. İşte bu düzeni altüst edeceğiz. Çok çalışacağız, kalkınacağız, birlikte kazanacağız ama eşit, hakça bölüşeceğiz" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:01 Özgür Özel: "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Millet iradesine sahip çıkıyor mitingine katılmak üzere Rize’ye geldi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen mitingde Genel Başkan Özel’in kürsüye çıkmasıyla hemen arka kısmında bulunan binanın terasından pankart açıldı. Açılan pankartlarda "Rizeliye göre bir Özel’liğin yok. Siz heykel yapın durun, Bizum uşağın yaptığı eserlerle böyle fotoğraf çekturun. İşiniz gücünüz talan, çay davanız yalan. Haramla yol alanlar, helal hakkı savunamazlar" yazıları yer aldı. Mitinge katılan partililer pankartlara tepki gösterirken Özel kürsüden "Siz bana bakarsanız, Türkiye bu meydandaki iktidar değişimini görüyor! Geriye bakmayın, onları geride bırakıyoruz. Biz hep birlikte ileri yürüyoruz. Balıkçıyı perişan edenlere, emeği sömürenlere, onlara, geride kalanlara değil yarınlara bakıyoruz, iktidara bakıyoruz" diyerek seslendi. Bu esnada meydandan çıkan bazı partililer binaya girmek isteyince güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Kimliği belirsiz protestocu gurup sonrasında pankartları toplayarak kaldırdı. konuşan Özel, CHP’nin Rize’deki siyasi geçmişine değinerek, "1977’den bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak Rize’yi kazanamadık. 77’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz, yeniden Rize’de iddialıyız, güçlüyüz, birlikteyiz, bir aradayız, iriyiz, diriyiz, hep beraber ayaktayız. Şimdi yine bir darbe girişimiyle yürüyüşümüzü durdurmaya çalışanlar var. Ancak şunu söyleyelim; biz Rize Belediyesi için seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Buradan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilen Rahmi Metin Başkana, hangi siyasi partiden olursa olsun Rize Belediye Meclisi’nde görev yapan tüm meclis üyelerine tebriklerimizi sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" ifadelerini kullandı. "CHP Rize’yi çayla kalkındıran partidir" Çayın Rize ekonomisi açısından önemine değinen Özel, "1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı ve Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak olan, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikası ile Cumhuriyet’in Rize’ye en büyük katkısını sağladı. Cumhuriyet Halk Partisi Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir" diye konuştu. "Çayın kilosu 40 lira olmalıdır" 2025 yılı yaş çay alım fiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, yaş çay taban fiyatının kilogram başına 40 TL olması gerektiğini savunarak "2025’te çay için 35 liradan çay alınsın diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler. Bir kilo çayın maliyeti 31 lira. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak yeni bir çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım kireçleri tamamen ücretsiz olacak" dedi. "Çay üreticisi en yüksek promosyonu veren bankayı seçecek" ÇAYKUR üzerinden üreticilere yapılan ödemelere ilişkin de konuşan Özel, bu ödemelerin karşılığında üreticilerin banka promosyonu alması gerektiğini dile getirerek "Çay üreticisi çayını ÇAYKUR’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak" şeklinde konuştu. "Biz vergide adaleti savunuyoruz" Özgür Özel konuşmasında vergi sistemi ve gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de herkes şunu bilsin ki, bu memleketi hep birlikte kurtaracağız. Bir ülkenin, hele hele Türkiye gibi bir ülkenin, doğru planlandığında kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İşte burada siyaset karar verir: Kimden yana olacaksın? Bir tarafta güçlü şirketler, bir tarafta onun işçileri. Biz kalkınmayı savunan ekonomide, üretimin artmasını savunan, üretimin kalkınma getirmesini, daha çok kazanmayı ama adil bir vergi sistemiyle verginin çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan alınmayacağı bir sistemi savunuyoruz. Biz vergide adaleti savunuyoruz" dedi. Türkiye’de vergi yükünün büyük bölümünün vatandaşların omzunda olduğunu ifade eden Özel, "Bugün Türkiye’de 100 liralık verginin 65 lirası dolaylı vergilerden, yani dünyanın en adaletsiz, en acımasız vergisiyle alınmaktadır. Bugün Türkiye’de bir fabrikatörle, bir milyarderle bir asgari ücretli; elektriğe, suya, doğal gaza, giyime kuşama, çocuğunun ayağına aldığı ayakkabıya aynı dolaylı vergiyi ödemekte. Bu, vergi tahsilatının yüzde 65’ine denk gelmektedir. Kalanı yüzde 23 ile gelir vergisidir. Yani sizlerin daha maaşınızı çekmeden, bankadan almadan içinden kesilen gelir vergisidir. Bilhassa beyaz yakalıların, mavi yakalıların ve işçilerin, memurların maaşlarından kesilen gelir vergileri; asgari ücretin üzerindeki her gelirden kesilen gelir vergisi, bankadaki üç kuruş mevduatınızdan kesilen vergiler bu yüzde 23 ile toplamda dolaylı vergilerle birlikte vergilerin yüzde 89’unu oluşturuyor. Onun dışında, çok kazananların verdiği vergi sadece yüzde 11; kurumlar vergisi. Biz bu düzeni ters yüz etmek durumundayız. Kazananların az verdiği, bu meydanın çok vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. İşte bu düzeni altüst edeceğiz. Çok çalışacağız, kalkınacağız, birlikte kazanacağız ama eşit, hakça bölüşeceğiz" şeklinde konuştu.
Bakan Fidan: "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız"
10 Ekim 2025 Cuma - 17:11 Bakan Fidan: "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız. Türkiye olarak uluslararası ve bölgesel ortaklarımızla birlikte ateşkesin sahada ve masada takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazi Üniversitesi’nde 2025-2026 akademik yılı açılış törenine katıldı. Konuşmasında Gazze’de sağlanan ateşkesten memnun olduklarını söyleyen Fidan, ateşkesin takipçisi olacaklarını belirtti. Suriye’de yaşananlara da değinen Bakan Fidan, Suriye’nin önünde bir fırsat olduğunu ve bu fırsatı İsrail’in heba etmesine müsaade etmeyeceklerini söyledi. "Üreten insanlar yetiştirmek bizim gibi küresel hedefleri olan bir ülke için olmazsa olmazdır" Artık bilgi rekabetinde yapay zeka çağına gelindiğini söyleyen Bakan Fidan, "Bu çağda küresel rekabetle bizi öne çıkaracak imkan ve kabiliyetlere sahip olmamız elzemdir. Bu yolda akademi dünyasına sizlerin de bildiği gibi son derece önemli roller düşmekte. Akademide bulunduğumuz yer daha iyi tarih anlatımı, alan çalışmaları, dil ve kültür eğitimi, veri analizi gibi çok yönlü birikimlerle de ayrıca üstlenmelidir. Çok disiplinli düşünebilen, derinlikli analiz yapabilen ve üreten insanlar yetiştirmek bizim gibi küresel hedefleri olan bir ülke için olmazsa olmazdır" diye konuştu. Görev yaptığı tüm alanlarda ve sürelerde bilginin öneminin farkına vardığını söyleyen Bakan Fidan, "Bilginin olmadığı yerde yaşanan sorunlar çoğu zaman kişisel değil, sistemik sorunlar. Bu sistemik sorunları çözmenin yolu bilgiyi üretmekten, bilgiyi kurumsallaştırmaktan ve bilgiye dayalı bir devlet aklını sürekli beslemekten geçmekte. Bu anlayışla ben şu anda bulunduğum görev itibarıyla bakanlığımızla akademik birikimden istifade etmeye büyük önem vermekte, bu yönde ilgili arkadaşlarla sürekli çalışmalar yapmaktayız. Dış politikamız diplomatların yanı sıra akademinin, düşünce kuruluşlarının ve bağımsız araştırmacıların da katkılarıyla zenginleşmektedir. Son bir yılda Stratejik Araştırmalar Merkezimiz birçok dış politika alanında değerli akademisyen ve araştırmacılarımızın katkılarıyla çalıştaylar düzenledi. Benim arkadaşlara her zaman bir yönlendirmem oluyor. O da şu; biz bakanlık olarak binlerce diplomat arkadaşımız sürekli diplomasinin pratiğiyle meşguller, cari sorunlarla meşguller. Ama bir grup aklın da daha üstten, konuları daha derinlikli, çok boyutlu ve gündelik etkileşimden biraz da bağımsız düşünebilen bir durumda olması lazım. Onun için her zaman söylüyoruz; diplomasi alanında da teoriyle pratiğin el ele gitmesi şart. Sadece diplomatların hakim olduğu bir diplomasi alanı bizi eksik bırakır. Düşünce beslemesi olmaz. Teoriyle pratiği uygun bir oranda uygun mekanlarda bir araya getirmemiz gerekiyor. Dışişleri Bakanlığı’nda da bu türden platformları oluşturmanın gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. "Uluslararası barış ve güvenliği korumaktan sorumlu organlar maalesef çıkar hesaplarının gölgesinde kalmaktadırlar" Dünya’a düzenin sürekli değiştiğini ve değişen düzenle birlikte birçok noktada krizler yaşandığına dikkati çeken Bakan Fidan, "Değişimin hızına yetişmeye çalışan dünyamız, bugün adeta bir krizler çağı yaşıyor. İnsanlık aynı anda tüm cephelerde tabiri caizse sınanmakta. Buna mukabil uluslararası barış ve güvenliği korumaktan sorumlu organlar maalesef çıkar hesaplarının gölgesinde kalmaktadırlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın veciz ifadeleriyle güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir düzenin inşası artık insanlığın müşterek sorumluluğu haline gelmiştir. Bu anlayışla adalet ve hakkaniyet ve çok taraflılık ilkelerine dayalı bir düzenin savunucusu olmayı sürdüreceğiz" dedi. "Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız" Dünyanın dört bir yanında farklı sahalarda hiç durmadan aralıksız bir diplomasi faaliyeti içerisinde olduklarını belirten Bakan Fidan, "Savaşların gölgesinde barışın umudunu, çatışmaların ortasında insan onurunu, sesini diri tutuyoruz. Geniş bir coğrafyada ara bulucu ve kolaylaştırıcı rolümüzle öne çıkıyoruz. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla elimizdeki tüm imkanları kullanarak çözüm için çalışıyoruz. Hayata geçirdiğimiz girişimler bölgemizin mukadderatına bizzat sahip çıkma irademizin de sembolü haline gelmiştir. Hepinizin malumu içinde yaşadığımız coğrafya son yıllarda derin sarsıntılara sahne olmakta. Afganistan’dan Doğu Akdeniz’e Karadeniz’den Batı Afrika boynuzuna uzanan bir kriz kuşağı içerisinde yer almaktayız. Çoğu zaman meselelerin tam kalbinde yer alıyoruz. Gazze’de iki yıl aşkın bir süredir devam eden soykırım karşısında uluslararası vicdanın sesi olduk. Filistin davasında uluslararası toplumu seferber ederek ilk defa bu denli kapsayıcı ve temsil gücü yüksek platformların hayata geçirilmesine ülkemiz öncülük etti. Bugün Filistin devletinin tanınması yönünde oluşan ivme uluslararası düzeyde tesis ettiğimiz eş güdüm ve kararlılığın sonucudur. Filistin meselesi bağlamında oluşan bu farkındalık neticesinde evvelce İsrail’i kayıtsız şartsız destekleyen ülkelerin pozisyonları dahi yapıcı ve dengeli bir noktaya evrilmeye başlamıştır. Bu çabaların neticesi olarak Gazze’de ateşkesin sağlanmasından büyük bir memnuniyet duymaktayız. Malumunuz hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor. Daha dün Paris’te bir toplantıya iştirak ettik. Gazze’yle alakalı. Gazze Barış Planının uygulanmasına dair veçheleri ve bundan sonraki aşamaları ele aldık. Türkiye olarak uluslararası ve bölgesel ortaklarımızla birlikte ateşkesin sahada ve masada takipçisi olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Milli bütünlüğü sağlanmış istikrarlı ve refah üreten bir Suriye görmek temel arzumuzdur" Bugün Suriye’nin toprak bütünlüğü temelinde istikrar ve güvenliğe kavuşması yolunda önemli bir fırsat bulunduğunu söyleyen Bakan Fidan, "İkili ve bölgesel düzeyde tesis ettiğimiz ilişkiler, istikrarı besleyen sağlam bir zemin sunmaktadır. Milli bütünlüğü sağlanmış istikrarlı ve refah üreten bir Suriye görmek temel arzumuzdur. Malumunuz 911 kilometre sınırımız var. Suriye’de, Irak’ta ne olursa onun etkisi burada oluyor. Türkiye’de ne olursa onun etkisi de bu ülkelerde oluyor. İsrail’in de, terör örgütlerinin de bu fırsatı heba etmesine inşallah izin vermeyeceğiz. Biz Suriye’nin geleceğine dair umutluyuz" dedi.
Kıyı tesislerinde ve deniz aracı kiralamalarında kimlik bildirim zorunluluğu geliyor
10 Ekim 2025 Cuma - 17:00 Kıyı tesislerinde ve deniz aracı kiralamalarında kimlik bildirim zorunluluğu geliyor AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu açıkladı. Güler, yeni kanun teklifi ile kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara kimlik bildirim yükümlülüğü geleceğini söyledi. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanlığı fuaye alanında basın toplantısı düzenledi. TBMM Başkanlığı’na iki kanun teklifi sunulduğunu belirten Güler, "Birinci kanun teklifimiz, toplam 30 maddeden oluşuyor. Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükümde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi. İkinci kanun teklifimiz ise yürütme ve yürürlülük maddesiyle birlikte toplam 19 maddeden oluşuyor. Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz. Ülkemizin eşsiz doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini barındıran milli park alanlarının korunması ve bu mirası gelecek nesillere aktar sorumluluğumuz bizim için en büyük öncelikli sorunlardan biridir. Ekolojik dengeyi gözeten, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı ve turizmi de destekleyen, sürdürülebilir koruma, bunların dengesini sağlayacak yeni bir hukuki çerçeve oluşturmayı da zorunlu hale getirmiştir. AK Parti döneminden önce 2003’lü yıllarda ülkemizde 30 civarında milli park koruma altındaydı, yaklaşık 150 de tabiat parkı vardı. Bu sayı şu anda 50 milli park ve 262 tabiat parkı. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, mevcut yasalardaki güncel ihtiyaçları karşılamak ve doğal hukuki boşlukları doldurmak amacıyla ve çevre, şehircilik alanındaki yetkili hukukçularımızın da görüşleri alınarak imza sahibi milletvekillerimizle beraber uzun bir çalışmayı ortaya koydu ve 30 maddelik teklifimizi hazırlamış oldular" şeklinde konuştu. "Kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü gelecek" Vakıflar Kanununda ve Bazı Kanunlara Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 19 maddeden oluştuğunu söyleyen Güler, "Bu kanun teklifiyle toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan güncel ihtiyaçlar doğrultusunda hukuki altyapımızın güncellenmesi hem de Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş dönemde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu noktada da bu hukuki boşluğu gidermesi için kanun teklifimizde değişlik çalışmalarına da yer vermiş oluyoruz. Teklifimizin getirdiği ana düzenlemeler; devletimizin koruma, denetim ve kültürel miras yönetim alanlarındaki yetkilerini güçlendirmek ve aynı zamanda etkin hale getirmektir. Teklifle milli güvenlik ve genel asayişin teminatı için kritik bir adım atılmakta. Kimlik Bildirme Kanunu’nda yapılan değişik, sadece kara konaklama tesisleri değil, marinalar, liman tesisleri ve kıyı tesislerini işletenlere ve deniz aracı kiralayanlara yönelik kimlik bildirim yükümlülüğü getirmektedir. Bu sayede giriş-çıkış ve konaklama işlemleri kontrol altına alınarak, suç ve saldırıya karşı da daha caydırıcı, etkin tedbirler geliştirilmektedir. Ayrıca konaklama tesislerinin genel kolluk bilgisayar terminallerine anlık veri gönderme zorunluluğuna uymamaları halinde uygulanacak idare para cezaları arttırılmakta, tekrarı halindeyse işletme ruhsatlarının iptaline kadar gidecek müeyyideler de yine teklifimizde yer alıyor" dedi. "Meclis Başkanlığımıza gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" Açıklamasının ardından basın mensuplarını sorularını cevaplayan Güler, Meclis’e gelme ihtimali olan Gazze Görev Gücü ile ilgili tezkereye ilişkin soru üzerine, "Henüz daha erken, olayın başındayız. Burada İsrail anlaşmanın olduğu tarihte ve saatlerde bile Gazze’yi bombalamaya devam etmişti. İnşallah orada bu saldırganlık ve bombalamalar son bulur. Türkiye, Gazze’deki masum ve mağdur Filistin halkının en üst seviyede hem korunması, hem bu saldırganlıklarının sona ermesi hem ateşkesin sağlanması noktasında ve bundan sonra da çok acil ihtiyaç duyulan noktada her türlü imkanlarıyla Gazze ve Filistin halkının yanında olacaktır. Desteğini bu konuda devam ettirecektir. İnşallah biz bundan sonraki süreçlerde Meclis Başkanlığımıza da gelecek her türlü tezkere ve taleplerde biz gerekli desteği vereceğimizi ifade ediyoruz" dedi. "Gündemimize alırız ve konuşuruz" Bir basın mensubunun "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ’İmralı’ya komisyondan heyet gönderilsin’ çağrısına AK Parti olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Güler, "Burada yapılan mevcut çalışmanın birinci esas amacı terörün bir daha bu toplumun gündemine gelmeyeceğe şekilde hiçbir şart ve hiçbir koşul altında asla bir daha silahın ve şiddetin oluşmayacağı ortamı ve kalıcı varlığı tesis etmesi lazım. Bizim hedefimiz terörün sonlanması. Komisyon yeri geldiğinde, çalışmalarını tamamladığında ihtiyaçlar neyse tekrar değerlendirir. Ortaya değerlendirmeden sonra bir husus çıkar. Biz de gündemimize alırız ve konuşuruz" dedi.
Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 16:31 Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir dönemece geldiğini belirterek, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" dedi. AK Parti Kırıkkale Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Bakan Tunç, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye Yüzyılı hedefiyle terörsüz bir gelecek vurgusu yaptı. Bakan Tunç, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz. 41 yıldan bu yana çok acılar çektik. Gelişmemizin, kalkınmamızın önünde engel oldu, trilyonlarımız gitti. En önemlisi şehitler verdik. Kırıkkale, en çok şehit veren illerimizden. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Onlar terörsüz Türkiye istiyorlar" dedi. "Hiçbir ayrım yapılmadı" Bakan Tunç, iktidar döneminde atılan adımlara ilişkin de, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2002’de iktidar olduğunda ilk işi olağanüstü hali kaldırmak oldu. 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, ’Birlik olalım, beraber olalım, fitneyi ortadan kaldıralım, terör olmasın, buralar gelişsin’ dedi ve bunun gereğini yaptı. Kürtçe televizyon, Türkçe enstitüler, Kürtçe dersler; o bölgedeki siyasetciler kendi dilinde hitap edebildi. Yasaklar kaldırıldı, ayrımcılık ortadan kalktı. Hakkari’ye de üniversite yapıldı, Bartın’a da yapıldı. Yüksekova’ya da Çaycuma’ya da havalimanı yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesiyle terörün bir anlamı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yeni bir döneme girdik" Geçen yıl yaşanan gelişmelere dikkat çeken Tunç, "Geçen sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta yaptığı konuşma, Sayın Devlet Bahçeli’nin grupça yaptığı çağrı ve sonrasında terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları yakmasıyla beraber yeni bir döneme girdik. Şimdi ise TBMM’de, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda milletvekilleri, bütün partilerle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli görüşmeler yapıyorlar. Orada alınacak kararlar, oradan çıkacak sonuçlar terörsüz Türkiye’yi inşallah kalıcı hale getirecek. Bir daha çocuklarımız terörün olmadığı güvenli ortamlarda hayatlarını sürdürecekler. Türkiye Yüzyılı’nın yolu açılmış olacak" diye konuştu. "Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" Tunç, süreç içinde karşılaşılabilecek sabote ve tehlikelere karşı uyanık olunması çağrısında bulunarak, bölge çocuklarının hayalleriyle barış içinde büyümesinin önemini vurguladı. Bakan Tunç, "Özellikle terörden beslenenler, bu ülkenin iyiliğini düşünmeyen içte, dışta şer şebekeleri niyetlerinden vazgeçmezler. O nedenle onlara karşı uyanık olacağız. Bu süreci baltalamak isteyenler, sabote etmek isteyenler olacaktır; onlara karşı uyanık olacağız" dedi. Hakkari ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Önceki haftalarda Hakkari’deydik. Çocuklarımızla sohbet ettik; ’Ne olmak istiyorsun?’ diye soruyoruz. ’Doktor olmak istiyorum, avukat olmak istiyorum, futbolcu olmak istiyorum’ diyorlar; hedefleri var, hayalleri var. Onların hayalleri ancak terörsüz Türkiye’de hayat bulur. Terör engelini de ortadan kaldırdığımız zaman Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" şeklinde konuştu. "Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı" Dış politika ve insan hakları vurgusuyla Gazze’deki insani duruma da değinen Bakan Tunç, "Dünya mazlumlarının hakkını, hukukunu daha fazla savunacağız. Gazze’de iki yıldan bu yana soykırım yapılıyor. Kadınlar katledildi, 20 binden fazla çocuk katledildi. Çocuk haklarını savunan Batılı örgütler nerede? Kadın hakları diyen o Batılılar nerede? Çifte standart. Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hak, hukuk akıllarına gelmiyor. Soykırımcıyı destekliyorlar. Bir asırdan fazla orada insan hakları ihlali yaşandığını, insanların topraklarının işgal edildiğini görüyoruz. İki yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Geçen gün ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı. Bu nefes almanın kalıcı olmasını istiyoruz" dedi. "Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca her platformda ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür’ derken hep bu sorunların bir daha çıkmamasına işaret ediyor. ’Ateşkesin kalıcı olması için Türkiye olarak orada göreve hazırız’ diyor. İnşallah Türkiye görev gücünde olduğunda da oradaki huzurun kalıcı hale gelmesiyle ilgili çabalarını sürdürecek ve Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can da kadınların siyasetteki yerine dikkat çekerek, hem Türkiye genelinde hem de Kırıkkale özelinde önemli bir rol üstlendiklerini vurguladı. İl Danışma Toplantısı’nda AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve çok sayıda partili yer aldı.
Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz"
10 Ekim 2025 Cuma - 16:15 Adalet Bakanı Tunç: "Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli bir dönemece geldiğini belirterek, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Kırıkkale Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, terörle mücadelede gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye Yüzyılı hedefiyle terörsüz bir gelecek vurgusu yaptı. Bakan Tunç, "Terörsüz bir Türkiye’ye gidiyoruz inşallah. Türkiye Yüzyılı’nı terör olmadan inşa edeceğiz. Çocuklarımıza, geleceğimize huzurlu bir ülke emanet edeceğiz. 41 yıldan bu yana çok acılar çektik. Gelişmemizin, kalkınmamızın önünde engel oldu, trilyonlarımız gitti. En önemlisi şehitler verdik. Kırıkkale, en çok şehit veren illerimizden. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Onlar terörsüz Türkiye istiyorlar" dedi. "Hiçbir ayrım yapılmadı" Tunç, iktidar döneminde atılan adımlara ilişkin de, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2002’de iktidar olduğunda ilk işi olağanüstü hali kaldırmak oldu. 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada ’Birlik olalım, beraber olalım, fitneyi ortadan kaldıralım, terör olmasın, buralar gelişsin’ dedi ve bunun gereğini yaptı. Kürtçe televizyon, Türkçe enstitüler, Kürtçe dersler; o bölgedeki siyasetciler kendi dilinde hitap edebildi. Yasaklar kaldırıldı, ayrımcılık ortadan kalktı. Hakkari’ye de üniversite yapıldı, Bartın’a da yapıldı. Yüksekova’ya da Çaycuma’ya da havalimanı yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Güvenlik güçlerimizin çetin mücadelesiyle terörün bir anlamı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yeni bir döneme girdik" Geçen yıl yaşanan gelişmelere dikkat çeken Tunç, "Geçen sene Sayın Cumhurbaşkanımızın Ahlat’ta yaptığı konuşma, Sayın Devlet Bahçeli’nin grupça yaptığı çağrı ve sonrasında terör örgütünün kendisini feshetmesi, silahları yakmasıyla beraber yeni bir döneme girdik. Şimdi ise TBMM’de, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonu’nda milletvekilleri, bütün partilerle, iktidarıyla muhalefetiyle önemli görüşmeler yapıyorlar. Orada alınacak kararlar, oradan çıkacak sonuçlar terörsüz Türkiye’yi inşallah kalıcı hale getirecek. Bir daha çocuklarımız terörün olmadığı güvenli ortamlarda hayatlarını sürdürecekler. Türkiye Yüzyılı’nın yolu açılmış olacak" diye konuştu. "Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" Tunç, süreç içinde karşılaşılabilecek sabote ve tehlikelere karşı uyanık olunması çağrısında bulunarak, bölge çocuklarının hayalleriyle barış içinde büyümesinin önemini vurguladı. Bakan Tunç, "Özellikle terörden beslenenler, bu ülkenin iyiliğini düşünmeyen içte, dışta şer şebekeleri niyetlerinden vazgeçmezler. O nedenle onlara karşı uyanık olacağız. Bu süreci baltalamak isteyenler, sabote etmek isteyenler olacaktır; onlara karşı uyanık olacağız" dedi. Hakkari ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, "Önceki haftalarda Hakkari’deydik. Çocuklarımızla sohbet ettik; ’Ne olmak istiyorsun?’ diye soruyoruz. ’Doktor olmak istiyorum, avukat olmak istiyorum, futbolcu olmak istiyorum’ diyorlar; hedefleri var, hayalleri var. Onların hayalleri ancak terörsüz Türkiye’de hayat bulur. Terör engelini de ortadan kaldırdığımız zaman Türkiye’nin süper güç olmasının önünde hiçbir şey kalmayacak inşallah" şeklinde konuştu. "Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı" Dış politika ve insan hakları vurgusuyla Gazze’deki insani duruma da değinen Bakan Tunç, "Dünya mazlumlarının hakkını, hukukunu daha fazla savunacağız. Gazze’de iki yıldan bu yana soykırım yapılıyor. Kadınlar katledildi, 20 binden fazla çocuk katledildi. Çocuk haklarını savunan Batılı örgütler nerede, "kadın hakları" diyen o Batılılar nerede - çifte standart. Filistin, Gazze söz konusu olduğunda hak, hukuk akıllarına gelmiyor. Soykırımcıyı destekliyorlar. Biz, asırdan fazla orada insan hakları ihlali yaşandığını, insanların topraklarının işgal edildiğini görüyoruz. İki yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Geçen gün ateşkes anlaşması imzalandı. Bu ateşkes Gazzelilere nefes aldırdı. Bu nefes almanın kalıcı olmasını istiyoruz" dedi. "Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Bakan Tunç, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca her platformda ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür derken hep bu sorunların bir daha çıkmamasına işaret ediyor. Ateşkesin kalıcı olması için Türkiye olarak orada göreve hazırız’ diyor. İnşallah Türkiye görev gücünde olduğunda da oradaki huzurun kalıcı hale gelmesiyle ilgili çabalarını sürdürecek ve Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu" ifadelerini kullandı. Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can da kadınların siyasetteki yerine dikkat çekerek, hem Türkiye genelinde hem de Kırıkkale özelinde önemli bir rol üstlendiklerini vurguladı. İl Danışma Toplantısı’nda AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, İl Başkanı Engin Pehlivanlı ve çok sayıda partili yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:54 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendilerine bir özür borcu olduğunu belirterek, "Hamas ve Filistinli kardeşlerimiz dahil herkes Türkiye’nin çabalarını takdir etti, kabul etti, ülkemize teşekkürlerini iletti. Şimdi ben burada soruyorum. Hadi bizi bir tarafa bıraktım, CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu?" dedi. Rize’de katıldığı toplu açılış ve temel atma töreninde ana muhalefet partisine yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefetin vizyonsuzluğuna üzülerek ifade ediyorum bu süreçte bir kez daha şahit olduk. 7 Ekim olayından sonra uzun süre Hamas‘a terör örgütü dediler. Filistin direnişine çok çirkin ifadelerle çamur attılar. Selam çaktıkları yerlerden umduklarını bulamayınca bu sefer hemen ağız değiştirdiler. Yurt dışına firar etmiş yabancı istihbarat örgütlerinin piyonu olmuş tiplerin iftiralarıyla hükümetimizi ve şahsımızı hedef aldılar. Biz bunların yalan olduğunu bilgi ve belgeleri ile ortaya koyduk. Ama buna rağmen itibar suikastlarını maalesef devam ettirdiler. Amerika seyahatimiz öncesinde ve sonrasında CHP Genel Başkanının söylediği hezeyanları sizler de işittiniz. Uzanamadığı üzüme koruk diyen tilki misali her gün yeni bir mazeret üreterek ziyareti kötülüyor, manipülasyon yapıyor. Günlerce bizim Amerika’da Gazze’yi konuşmadığımızı söyledi. Gazze’ye ve Filistin davasına sahip çıkmadığımızı iddia etti. Peki sonuçta ne oldu? Bize attığı çamurlar döndü dolaştı yine kendisini vurdu. Dünkü anlaşma hakikatin ne olduğunu çok net biçimde gösterdi. Hamas ve Filistinli kardeşlerimiz dahil herkes Türkiye’nin çabalarını takdir etti, kabul etti, ülkemize teşekkürlerini iletti. Şimdi ben burada soruyorum. Hadi bizi bir tarafa bıraktım, CHP Genel Başkanının Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bir özür borcu yok mu? Sayın Özel‘in ateşkesin sağlanması için haftalardır gece gündüz çalışan devlet görevlilerimize özür borcu yok mu? Uluorta savurduğu mesnetsiz iddialarından ötürü milletimize özür borcu yok mu? Bunun takdirini milletimin ve sizlerin en iyi şekilde yapacağına inanıyorum" diye konuştu. "Sayın Özel adının hakkını verip müstakil siyaset yapmak yerine belli siyaset odaklarının güdümünden maalesef çıkamıyor" diyen Erdoğan, "Zincirlerini kıramadığı için de böyle vahim hatalar yapıyor. Türkiye’nin ana muhalefet partisi liderine yakışmayan bir üslup kullanıyor. Bakın açık söylüyorum biz rakibimiz de olsa kimsenin böyle bir duruma düşmesini istemeyiz. Ama yolunu ve yoldaşlarını değiştirmezse daha çok hata yapar, daha çok mahcup olur, kendini daha çok müşkül duruma düşürür. Sayın Özel’e kulağına her fısıldanana itibar etmemesi gerektiğini Rize’den bir kez daha hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın konuşmasının ardından 38 projenin toplu açılışı ve 2 projenin temel atma töreni gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışa fırsat tanınmalıdır; Sabotajlardan uzak durulmalıdır"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:47 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Barışa fırsat tanınmalıdır; Sabotajlardan uzak durulmalıdır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki kötü sicili olduğunu hatırlatarak "Sudan bahanelerle verdikleri sözleri çiğnediler, attıkları imzalara maalesef ihanet ettiler. Bir kez daha aynı yanlış yola girmemeleri noktasında gerekli tedbirlerin alınması içinde çaba gösteriyoruz. İki yıldır süren ağır bombardımanın ardından Gazze’de çok büyük bir yıkım ve enkaz var. Bunların kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imarında da bize düşen neyse inşallah yerine getireceğiz. Şunu altını çizerek burada söylemek isterim. Tekrar soykırım ortamına dönülmesinin bedeli çok ağır olacaktır" dedi.3 günlük Rize ve Trabzon programları için dün akşam Rize’ye gelerek geceyi Güneysu ilçesindeki evinde geçiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Cuma namazını ilçe merkezindeki Güneysu Merkez Camii’nde kıldıktan sonra Rize Valiliği’ni ziyaret etti. Ardından toplu açılış ve temel atma törenine katılan Erdoğan, 15 aylık aradan sonra hasret gidermek üzere bir kere daha baba ocağı, ana yurdu, ata toprağı Rize’ye geldiğini söyledi.Öncelikle 20-21 Eylül’de Rize’de yaşanan sel felaketi nedeniyle hemşehrilerine "Geçmiş olsun" dileklerini ileten Erdoğan, metrekareye 355 kg yağışın düştüğü afetin zarar ve hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını belirtti. Erdoğan "Yaraların sarılması için hükümetimiz gerekeni yapıyor ve yapacak. Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun" diye konuştu.Rize’ye gelirken eli boş gelmediğini ve 38 projenin toplu açılışını, 2 projenin de temel atmasını gerçekleştireceğini kaydeden Erdoğan, toplam yatırım değeri 3 milyar 84 milyon lirayı geçen bu eserleri Rizeli hemşehrilerinin hizmetine vermenin gururunu yaşadığını söyledi."Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını ve ağırlığını artırıyoruz""Sevgili Rizeliler bir taraftan ülkemiz içinde yatırımlarımıza hızla devam ederken yurtdışında da yoğun bir diplomatik atak içindeyiz" diyen Erdoğan "Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını ve ağırlığını artırıyoruz. Dünya liderlerinin katıldığı önemli zirvelerde ülkemizi ve milletimizi gururla temsil ediyoruz. Türk milletinin hakkını, hukukunu ve çıkarlarını kararlılıkla savunuyoruz. Medeni denilen ülkelerin sessiz kaldığı tepkisiz kaldığı trajedileri cesaretle insanlığın gündemine taşıyoruz. Şanghay iş birliği teşkilatı zirvesinde bunu yaptık. İslam iş birliği teşkilatı olağanüstü zirvesinde bunu yaptık. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bunu yaptık. Önceki gün Türk devletleri teşkilat toplantısında yine bunu yaptık yaptık. Gittiğimiz her yerde, bulunduğumuz her toplantıda kimseden çekinmeden ezilenlerin sesi olduk. Niçin biliyor musunuz sevgili kardeşlerim çünkü biz bu toprakların evladıyız. Nasıl Rize, hakkın hak olanın yanındaysa, nasıl Rize, vicdanın, hamiyetin, haysiyetli duruşun yanındaysa biz de mazlumların ve mağdurların her zaman yanındayız. Devlet ve hükümeti olarak Rize’den aldığımız güçle sizden aldığımız ilhamla zalimlerin karşısında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz" şeklinde konuştu."İki yıl sonra ilk kez Gazze’de yüzler güldü"Dün Mısır’dan hepimizin, tüm Müslümanları hatta vicdan sahibi tüm insanları sevindiren güzel bir haber aldıklarını hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Hamas ile İsrail hükümeti arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlandı. İki yıl sonra ilk kez Gazze’de yüzler güldü. İnsanlar korkuyla değil sevinçle sokaklara döküldü. Filistinli kardeşlerimizin mutluluğu bizleri de bahtiyar etmiştir. Çocukların yüzlerinde açan tebessümler bizim de içimizi ısıtmıştır. Hele hele Gazzeli kardeşlerimizin şükür secdesine kapandığını görmek bizi çok farklı bir duygu dünyasına götürdü. Gazze’nin iki yıllık zulmün ardından yeniden nefes alacak olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. İlk günden itibaren bu sürece en büyük katkıyı veren ülkelerden biriyiz. New York ve Washington’daki temaslarımızın ana gündemi Gazze’de akan kanı durdurmaktı. Orada Amerikan Başkanı sayın Trump‘la çok verimli çok samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Ardından MİT Başkanımızı Doha’ya, Dışişleri Bakanımızı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerine gönderdim. Hamas‘la kapsamlı görüşmeler yaptık. Katar ve Mısır başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle görüştük. Yani Gazze’ye huzur, barış ve güvenliğin bir an evvel gelmesi için bize ne düşüyorsa hamdolsun fazlasıyla yaptık. Tek bir masumum daha ölmemesi için tüm imkanlarımızı, istihbaratımızı, diplomatlarımızı, kurumlarımızı seferber ettik. Sonuçta anlaşma imzalandı ve Gazze’de kalıcı barışa giden yolun kapıları aralandı.""Bizim barıştan, istikrardan ve bölgemizde huzurun hakim kılınmasından başka bir arzumuz yok"Bu gelişmenin önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Tüm zorluklarına rağmen bunu çok önemli buluyoruz. Çünkü biz artık kan akmasın diyoruz. Biz çocuklar açlıktan ölmesin diyoruz. Biz Filistinli analar yavrularının beyaz kefenlerine sarılmasın diyoruz. Ne yapıyorsak sadece ve sadece bunun için yapıyoruz. Bizim barıştan, istikrardan ve bölgemizde huzurun hakim kılınmasından başka bir arzumuz yok. Bundan sonra önemli olan anlaşmanın harfiyen uygulanmasıdır. Biz inşallah uygulama sürecinde de elimizi taşın altına koyacağız. Mısır’ın El-Ariş Limanında bekleyen gemilerimizdeki insani yardımları hızla Gazze’ye ulaştıracağız. Havalar soğumadan Gazze halkına ne kadar çok yardım ulaştırabilirsek o kadar güzel bir iş yapmış olacağız. İsrail’in verdiği sözleri tutmama konusundaki kötü sicilini elbette biliyoruz. Sudan bahanelerle verdikleri sözleri çiğnediler, attıkları imzalara maalesef ihanet ettiler. Bir kez daha aynı yanlış yola girmemeleri noktasında gerekli tedbirlerin alınması içinde çaba gösteriyoruz. İki yıldır süren ağır bombardımanın ardından Gazze’de çok büyük bir yıkım ve enkaz var. Bunların kaldırılması ve Gazze’nin yeniden imarında da bize düşen neyse inşallah yerine getireceğiz. Şunu altını çizerek burada söylemek isterim. Tekrar soykırım ortamına dönülmesinin bedeli çok ağır olacaktır. Bölgemiz özellikle de Gazze artık kana, katliama, gözyaşına doymuştur. Barışa fırsat tanınmalıdır. Sabotajlardan uzak durulmalıdır. Türkiye olarak nasıl mücadele ve müzakere süreçlerinde Gazze halkının her zaman yanında olduysak bundan sonra da tüm imkanlarımızla Filistinli kardeşlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. İki senedir dişleri ve tırnaklarıyla zulme direnen Gazzeli kardeşlerimi buradan saygıyla selamlıyorum. Gazze direnişinde şehit düşen tüm kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum" diye konuştu.
Bakan Yerlikaya’dan şehit jandarmalar için taziye mesajı
10 Ekim 2025 Cuma - 15:33 Bakan Yerlikaya’dan şehit jandarmalar için taziye mesajı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sakarya’nın Akyazı ilçesinde görev esnasında geçirdikleri trafik kazasında şehit olan 2 jandarma personeli için taziye mesajı yayımladı. Kaza, saat 11.10 sıralarında Sakarya’nın Akyazı ilçesi Vakıf Mahallesi’nde otoyol üzerinden geçen Vakıf Köprüsü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sivil jandarma aracı olduğu öğrenilen 54 EP 891 plakalı SUV araç ile 54 ABC 591 plakalı Opel marka otomobil köprü üzerinde kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan araçlar hurdaya döndü. Kazada 54 EP 891 plakalı araçtaki Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Tacettin Gün ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hakkı Eryılmaz şehit olurken, otomobildeki 2 yaralı ise hastaneye kaldırıldı. Bakan Yerlikaya’dan taziye mesajı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kazada şehit olan 2 jandarma personeli için taziye mesaj yayımladı. Yerlikaya, sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında, "Milletimizin başı sağ olsun. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Tacettin Gün ve Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Hakkı Eryılmaz, görev esnasında geçirdikleri trafik kazasında şehit olmuştur. Kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine, jandarma teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamı âli olsun" ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu"
10 Ekim 2025 Cuma - 15:15 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu" İstanbul’un Başakşehir ilçesinde Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi ve BAKMER hizmete alım törenine katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu. Büyüklerimize her daim sahip çıkacağız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Başakşehir’de Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi ve BAKMER hizmete alım törenine katıldı. Başakşehir Çam ve Sakura Millet Bahçesi içerisinde yer alan merkezin açılış törenine Bakan Göktaş’ın yanı sıra Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Bakan Göktaş, "Her bir vatandaşımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu. Büyüklerimize her daim sahip çıkacağız. Biliyorsunuz çok kıymetli Başakşehirliler yaşlanıyoruz, 65 yaş üstü vatandaş sayımız yüzde 11. Bu tarz merkezlerin çoğalmasını yürekten destekliyoruz. Bu güzel programlarla beraber inşallah mutlu şehir Başakşehir’e yakışır şekilde büyüklerin, küçüklerin, ailelerin güzel zaman geçirebileceği mekanların çoğalmasını diliyorum. Bu programların da artarak devam etmesini bekliyoruz. Biz de gönülden gelip size burada destek olalım. Yeter ki Başakşehirliler mutlu olsun. Belediye Başkanımız Yasin Kartoğlu ve ekibini yürekten tebrik etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "Modern şehirciliği başarmış bir ilçeyiz" Başakşehir Belediye Başkanı Kartoğlu ise, "Aile Yılı dolayısıyla böyle güzel bir projeye önderlik etmek ve bakanlığımızla birlikte ortak hareket etmek bizim için çok büyük bir gurur. Bu tür açılışlardan önce vatandaşlarımıza soruyoruz ‘Sizin en çok istediğiniz şey nedir?’ Hoşlandıkları şeyler neyse biz hazırlıklarımızı bugüne kadar hep bununla birlikte yaptık. Çınarlar Merkezimizin dördüncüsünü de yapacağız. Orayı da inşallah sizlerle birlikte açmış olacağız. 0-9 yaş grubu için de çocuklarımızın eğlence merkezi olarak kullanabileceği yerimizin açılışını yapacağız. Başakşehir’imizin en büyük kütüphanesi belediye binamızın altındaki merkezimiz bitti. Eğer o şehri imal ettikten sonra içindekileri mutlu kılmazsanız, bunu başaramazsanız o şehirler yok olur gider. Biz İstanbul ilçesi içerisinde modern şehirciliği başarmış bir ilçeyiz" dedi. Konuşmalardan sonra Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ve Başkan Kartoğlu, merkezleri gezerek incelemelerde bulundu. Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi ve BAKMER kapılarını açtı Başakşehirli büyüklerin yaşam kalitelerini artırmak, sosyal bağlarını güçlendirmek ve aktif yaşlanmayı teşvik etmek amacıyla kurulan Çam ve Sakura Bizim Çınarlar Yaşam Merkezi (BİZMER), ilçedeki üçüncü Bizim Çınarlar tesisi olarak hizmete girdi. Merkezde sosyal etkileşim ve aktiviteler, eğitim programları (okuma-yazma, enstrüman kursları vb.), sanatsal atölyeler (çini, ahşap boyama, kokulu taş, mum yapımı, diyetisyen desteği ve sağlık taramaları, erkek berber hizmeti, fiziksel aktivite ve spor programları, hobi ve el işi atölyeleri, sedirli oda sohbet buluşmaları ile danışmanlık ve destek hizmetleri yer alıyor. Haftanın 6 günü 11.00-20.00 saatleri arasında açık olacak merkez, pazartesi günleri bakım ve temizlik çalışmaları için kapalı olacak. Kadınlara özel yeni bir sosyal alan: Çam ve Sakura BAKMER 16 yaş ve üzeri kadınların kişisel gelişimlerine, sosyal yaşamlarına ve istihdam olanaklarına katkı sağlamak amacıyla kurulan Başakşehir Kadın Aktivite Merkezi (BAKMER) ise, üçüncü tesisini Çam ve Sakura Millet Bahçesi’nde açtı. 2025 yılı itibarıyla hizmet vermeye başlayan merkezde Kadın Etkinlik Merkezi ve Mutfak Atölyesi olarak iki ayrı bölüm bulunuyor. Kadın Etkinlik Merkezi, doğum günü, mevlit, çay saati gibi özel etkinliklerin yıl boyu ücretsiz olarak gerçekleştirebileceği 60 kişilik sosyal bir alan olarak dikkat çekiyor. Aşçılıktan pastacılığa Türk ve dünya mutfağına dair uygulamalı eğitimlerin verildiği 12 kişilik Mutfak Atölyesi ise, kadınlara hem sosyal hem de mesleki beceri kazandırmayı amaçlıyor.