POLİTİKA
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:50 Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerin ardından Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Teklife göre, vergi ve diğer kamu borçları azami taksit süresi 72 aya çıkarılacat. Teminat aranmaksızın tescil edilebilecek borç tutarı bir milyon liraya yükseltilecek. Veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranının yüzde 1 olarak uygulanması öngörülüyor. Teknogirişim şirketi çalışanlarına verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırı yıllık brüt ücretin bir katından iki katına çıkarılacak. Türkiye’ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olacak. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine yönelik yeni bir vergi istisnası getirildi. Buna göre, nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (İstanbul Finans Merkezi’ndeki merkezler için beş katı) gelir vergisinden müstesna tutularak toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlanıyor. Türkiye’nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" tanımı yapıldı. En az üç ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine bu statü verilerek; finansal danışmanlık, stratejik yönetim ve teknoloji danışmanlığı gibi üst düzey hizmetlerin Türkiye’den koordine edilmesi hedefleniyor. Transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamı genişletildi. Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye getirilmeden satılması (transit ticaret) ile nitelikli hizmet merkezlerinin kazançlarına yönelik indirim oranı yüzde 95 olarak (İstanbul Finans Merkezi’ndeki katılımcılar için yüzde 100) belirlendi. Transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin, "Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi" hesaplamasında matrahtan düşülmesine imkan tanınıyor. Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında veya yurt içinde olup kayıt dışı kalmış varlıklarını milli ekonomiye kazandırmaları teşvik ediliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Litvanya heyeti arasında işbirliği imkanları görüşüldü
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:38 Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Litvanya heyeti arasında işbirliği imkanları görüşüldü Litvanya’nın venıonys Belediye Başkanı Rimantas Klipius’un ve beraberindeki heyet, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ile bir araya geldi. Görüşmede, iklim finansmanı, sürdürülebilir enerji, dijital dönüşüm ve çevre yönetimi konuları üzerinde duruldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, uluslararası platformdaki işbirliklerini sürdürüyor. Bu kapsamda, Litvanya’nın venıonys kentinden gelen bir heyet, Antalya’yı ziyaret etti. Venıonys Belediye Başkanı Rimantas Klipius’un da bulunduğu heyet GM4Finance projesi kapsamında Antalya’ya gelerek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çevre çalışmaları hakkında bilgilendirmeler alarak, çalışmaların yapıldığı alanları yerinde gördü. "Geleceğe dönük ortak projeler şekillenecek" İki günlük program boyunca saha gezileri de yapan Litvanya heyeti, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’i ziyaret etti. Başkan Vekili Büşra Özdemir, ziyaretin iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliği imkanlarını geliştirmek için son derece önemli olduğunu söyledi. Özdemir, "GM4Finance projesi, kentlerin iklim krizi karşısında yalnızca etkilenen değil, çözüm üreten yerel aktörler olabileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Litvanya’nın Venionys Belediyesi ile kurduğumuz bu ortaklık, teknik bir projeden çok daha fazlasını ifade etmekte; yeşil şehir diplomasisinin somut bir adımı olarak öne çıkmaktadır. Bu ziyaret, kurumsal kapasitelerin güçlendirilmesi, iyi uygulamaların aktarılması ve geleceğe dönük ortak projelerin şekillendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır" dedi. "Antalya stratejik merkez konumuna geliyor" Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çevre konusunda önemli çalışmaları olduğuna değinerek, "Çevre ve iklim alanında 26 ödül kazanmış olmanın ve 2025 yılı Çevre Başkenti unvanını taşıyan ilk Türk kenti olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Son üç yılda Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 25 aktif AB projesini başarıyla hayata geçirdik ve bu projeleri yaklaşık 3,5 milyon Euro’nun üzerinde bir AB hibe bütçesiyle yönettik. Bu projenin en değerli çıktılarından biri, AB Fonlarından Etkin Yararlanma Rehberi olacaktır. Hazırlanacak bu rehber yalnızca Antalya için değil, Türkiye ve Litvanya başta olmak üzere Avrupa’daki yerel yönetimlerin kullanımına açık bir yol haritası niteliği taşıyacaktır. Rehber sayesinde belediyelerin AB fonlarına erişimi kolaylaşacak, proje üretme ve uygulama kapasiteleri güçlenecek, dayanışma ve ortak hareket etme kültürü pekişecektir" diyerek sözlerini tamamladı. Sunum ve saha gezileri yapıldı Program kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Litvanya heyetiyle Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde Antalya’nın yeşil vizyonu, GM4Finance hedefleri ve paydaş katılımına ilişkin stratejini konuştu. Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Zeynep Tuğçe Çiftçibaşı Güç’ün de "Antalya’nın uluslararası ilişkilerine genel bakışı" konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Başkan Seçer: "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:32 Başkan Seçer: "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler" TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Ankara’da düzenlenen ‘Kadın Dostu Kentler Programı 3. Fazı Lansmanı’na katıldı. Seçer, Mersin’in pilot belediyelerden biri olduğunu vurgulayarak, "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler" dedi. Ankara’da düzenlenen ‘Kadın Dostu Kentler Programı 3. Fazı Lansmanı’na Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in yanı sıra; Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, AB-Türkiye Delegasyonu İşbirliği Bölümü Başkanı Maria Luisa Wyganowski, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, program ortağı belediyelerin başkanları ve kamu, sivil toplum ve akademi dünyasından üst düzey temsilciler ile çok sayıda büyükelçinin katıldığı etkinlik açılış ve video gösterimi ile başladı. "Şehirler; kadınların güvenle yaşadığı bir yerleşim alanı olduğunda herkes için daha yaşanabilir bir hale gelir" Başkan Seçer, programda yaptığı konuşmasında TBB olarak ana faydalanıcısı oldukları ‘Kadın Dostu Kentler Programı 3. Fazı Lansmanı’nda bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. Fazı; bize yalnızca teknik hedefler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda herkesin güvenli ve erişilebilir kentlerde yaşayabileceği bir geleceği gerçeğe dönüştürme imkânı veriyor" ifadelerini kullandı. Belediyelerin, vatandaşın hayatına doğrudan dokunan kurumlar olarak, dönüşümün en güçlü taşıyıcısı konumunda yer aldığının altını çizen Seçer, "TBB olarak biz, kendimizi sadece bu programın bir ortağı değil, aynı zamanda bu vizyonun yayılmasında öncü güç olarak görüyoruz. Bu program, kadınların ve kırılgan grupların haklarını görünür kılarken, yerel yönetim anlayışımızı, toplumsal sorumluluğumuzu ve kentlerimizin yaşam kalitesini yeniden tanımlıyor. Çünkü biliyoruz ki şehirler, kadınların ve kız çocuklarının güvenle yaşadığı bir yerleşim alanı olduğunda, aslında tüm vatandaşlar için daha adil, güvenli ve yaşanabilir bir mekân haline gelir" diye konuştu. TBB olarak kentleri yalnızca fiziksel mekanlar olarak görmediklerini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin hüküm sürdüğü alanlar olarak görmek istediklerini belirten Seçer, bu konuda şehirlerin yeniden şekillendirilmeleri noktasında belediyelere katkı sunma kararlılığında olduklarını ifade etti. Seçer, "‘Kadın Dostu Kent’ olma iradesini ortaya koyarak birliğimiz ile protokol imzalayan 25 pilot belediyenin, bu protokolleri yalnızca bir belge olarak görmediklerine yürekten inanıyorum" sözlerine yer verdi. Bu anlayışın yereldeki en somut örneklerini hayata geçiren, kendisinin de büyükşehir belediye başkanı olduğu ve program kapsamında pilot belediyelerden biri seçilen Mersin’den de söz eden Seçer, "Belediye Meclisimiz bünyesinde kurulan ‘Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’, ‘Yerel Eşitlik Birimi’ ve paydaşlarımızla oluşturduğumuz ‘Yerel Eşitlik Konseyi’; eşitlik politikalarının kalıcı bir kurumsal zemine oturmasını sağladı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairemiz ikinci ’Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı uygulamaya aldı. Sosyal Politikalar Ofisimiz çerçevesinde bugüne kadar içerisinde Büyükşehir Belediyesi, il ve ilçe belediyeleri dahil 30 belediyeye kadına yönelik hizmetlerimiz ve iyi uygulama örneklerimiz konusunda deneyim paylaşımı ve mentörlük desteği sunduk" dedi. Seçer, talep eden tüm belediyelerin, bu alanda bilgi ve uygulama paylaşımı için Sosyal Politikalar Ofisi ile iletişime geçebileceklerinden de söz etti. "Bizim için eşitlik sadece bir hedef değil, kent yönetiminde değişimi kalıcı kılmanın yoludur" Mersin Büyükşehir Belediyesi kadın istihdam oranının göreve geldikleri 6,5 yıl öncesinden bugüne mukayese ile yüzde 18’lerden yüzde 26’lara çıktığını vurgulayan Seçer, "Kadın kooperatifleri, tarımsal destekler, okuma-yazma kursları, danışma merkezleri ve meslek kursları gibi projelerle kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda güçlenmesine öncülük ediyoruz. Bizim için eşitlik sadece bir hedef değil; kent yönetiminde değişimi kalıcı kılmanın yoludur" şeklinde konuştu. "Pilot belediyelerde hayat bulan bu yaklaşım zamanla tüm Türkiye’de yaygınlaşacak" İmzalanan protokollerin aynı zamanda ‘Kadın Dostu Kentler Programı’nın bir marka haline gelerek her ilde uygulanma vizyonunun somut bir göstergesi olacağını da kaydeden Seçer, " ‘Kadın Dostu Kent’ markası, kadınların ve kırılgan grupların hak ve ihtiyaçlarının gözetildiği, güvenli ve erişilebilir kent anlayışının simgesi haline gelecektir. Pilot belediyelerde hayat bulan bu yaklaşımın zamanla tüm Türkiye’de yaygınlaşacağına ve kentlerin eşitlik, kapsayıcılık ve güven odağında dönüşmesini sağlayacağına canı yürekten inanıyoruz" ifadelerine yer verdi. "TBB olarak en büyük sorumluluğumuz ‘Kadın Dostu Kentler’ markasını kalıcı ve yaygın hale getirmek" Programın 2. Fazından elde edilen güçlü deneyimler ile 3. Fazda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsallaştırmayı ve yerel eşitlilik mekanizmalarını kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Seçer, "Program kapsamında belediyelerde Yerel Eşitlik Birimleri, Kurulları ve Komisyonlarından oluşan katılımcı bir yapı kurulacaktır. Ardından belediyeler, STK’lar ve kamu kurumlarının eşit temsiliyle Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulanması sağlanacaktır. Tüm taraflara yönelik kapsamlı bir eğitim ve kurumsal destek programı hayata geçirilirken, TBB liderliğinde yerel eşitlik mekanizmalarının sürdürülebilirliği güvence altına alınacaktır. Proje ayrıca STK’lara kurumsal güçlendirme desteği sunacak, belediyelerin bütçelerinde eşitlik mekanizmalarına yer açılmasını teşvik edecek ve ‘Kadın Dostu Kent’ markasıyla farkındalığı artıracaktır" dedi. TBB olarak en büyük sorumluluklarının deneyim ve iyi uygulamaları kalıcı hale getirerek yaygınlaştırmak olduğunu belirten Seçer, ‘Kadın Dostu Kentler’ markasını da tüm belediyelerce erişilebilir kılmayı hedeflediklerinin altını çizdi. "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler" "Kadınların güçlendiği bir kent, toplumun da güçlendiği kenttir" diyerek konuşmasını sürdüren Seçer, ‘Kadın Dostu Kent’ markası olan kentlerin dayanışmanın, güvenin ve eşitliğin kök saldığı yerler haline geleceğini belirtti. Seçer, "Kadınların önündeki engeller kalktığında kentlerin de ufku genişler, yarının liderleri bugünden daha cesur ve umut dolu adımlar atabilir. Bu büyük vizyon yolculuğunda projemizden desteklerini esirgemeyen başta Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu olmak üzere; Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’na, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’na, belediyelerimize, STK’lara ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. ‘Kadın Dostu Kentler’ markasının ülkemize, kentlerimize ve en çok da kadınlara hayırlı olmasını diliyorum" sözleri ile konuşmasını sonlandırdı. Etkinlikte ayrıca, BM Nüfus Fonu Türkiye Temsilci Mariam A. Khan, AB Türkiye Delegasyonu İşbirliği Bölümü Başkanı Maria Luisa Wyganowski ile Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan da birer konuşma yaptılar. Program; UNFPA Türkiye ve TBB ortaklığı, Avrupa Birliği’nin finansal desteği ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürütüyoruz"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:41 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürütüyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak büyümeyi dengeli ve kapsayıcı bir şekilde sürdürmek, üretim kapasitemizi güçlendirmek ve finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürütüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve yıllık toplantısına video mesaj gönderdi. Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Erdoğan, Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde düzenlenen 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve yıllık toplantısının hayırlara vesile olmasını diledi. Türkiye olarak büyümeyi dengeli ve kapsayıcı bir şekilde sürdürmek, üretim kapasitesini güçlendirmek ve finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürüttüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Finans sektörümüz programımızın merkezinde yer almakta, sermaye piyasalarımızın derinliği, ürün çeşitliliği ve erişilebilirliği gelişmektedir" dedi. "İstanbul Finans Merkezimiz finansal hizmetlerde bir üst haline gelmeyi hedefleyen güçlü bir vizyonun ürünüdür" Borsa İstanbul’un Türkiye ile birlikte tüm bölgenin önde gelen piyasa altyapı sağlayıcısı olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dijitalleşme, sürdürülebilir finansman ve katılım esaslı ürünlerle borsa ekosistemimiz küresel rekabet gücünü artırıyor. İstanbul Finans Merkezimiz de finansal hizmetlerde bir üst haline gelmeyi hedefleyen güçlü bir vizyonun ürünüdür. Bugün burada dünyanın dört bir yanından gelen kıymetli borsa temsilcileriyle gerçekleştirilen Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu sermaye piyasalarının geleceğini ortak akıl temelinde şekillendirme açısından önemlidir" açıklamasını yaptı. "Kara para aklama, yasa dışı fon transferleri ve manipülatif işlemler küresel piyasalara olan güveni zedeliyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin köklü tecrübesini kendi hedeflerinin yanı sıra bölgesel ve küresel düzeyde finansal istikrarın temini içinde paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, "Sermaye piyasalarının yalnızca kar odaklı değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel etkiyi gözeten bir anlayışla yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kara para aklama, yasa dışı fon transferleri ve manipülatif işlemler küresel piyasalara olan güveni zedeliyor. Bu tehditlere karşı uluslararası iş birliğimizi güçlendiriyor, şeffaflık, denetim ve bilgi paylaşımı mekanizmalarının geliştirilmesine önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan ekonomik eşitsizliklerin finansal sistemin kapsayıcılığını artıracak çözümler geliştirmeyi zorunlu kılmakta olduğunu belirterek, "Dünyanın en zengin kesimi ile en yoksul kesimi arasındaki uçurum giderek derinleşmekte, gelir adaleti hiç olmadığı kadar bozulmaktadır. Dünya Borsalar Federasyonu çatısı altında yürütülecek müşterek çalışmaların bu uçurumun kapatılmasına katkı sağlayacağı inancındayım. Federasyonun tüm süreçlerine ve yönetimine Borsa İstanbul’un aktif katılımını çok kıymetli buluyorum" değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürütüyoruz"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:36 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürütüyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak büyümeyi dengeli ve kapsayıcı bir şekilde sürdürmek, üretim kapasitemizi güçlendirmek ve finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürütüyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve yıllık toplantısına video mesaj gönderdi. Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Erdoğan, Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde düzenlenen 64. Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu ve yıllık toplantısının hayırlara vesile olmasını diledi. Türkiye olarak, büyümeyi dengeli ve kapsayıcı bir şekilde sürdürmek, üretim kapasitesini güçlendirmek ve finansal istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla kapsamlı bir ekonomi programı yürüttüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Finans sektörümüz programımızın merkezinde yer almakta sermaye piyasalarımızın derinliği, ürün çeşitliliği ve erişilebilirliği gelişmektedir" dedi. -İstanbul Finans Merkezimiz finansal hizmetlerde bir üst haline gelmeyi hedefleyen güçlü bir vizyonun ürünüdür Borsa İstanbul’un Türkiye ile birlikte tüm bölgenin önde gelen piyasa altyapı sağlayıcısı olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dijitalleşme, sürdürülebilir finansman ve katılım esaslı ürünlerle, borsa ekosistemimiz küresel rekabet gücünü artırıyor. İstanbul Finans Merkezimiz de finansal hizmetlerde bir üst haline gelmeyi hedefleyen güçlü bir vizyonun ürünüdür. Bugün burada dünyanın dört bir yanından gelen kıymetli borsa temsilcileriyle gerçekleştirilen Dünya Borsalar Federasyonu Genel Kurulu sermaye piyasalarının geleceğini ortak akıl temelinde şekillendirme açısından önemlidir" açıklamasını yaptı. -Kara para aklama, yasa dışı fon transferleri ve manipülatif işlemler küresel piyasalara olan güveni zedeliyor Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin köklü tecrübesini kendi hedeflerinin yanı sıra bölgesel ve küresel düzeyde finansal istikrarın temini içinde paylaşmaya hazır olduklarını belirterek," Sermaye piyasalarının yalnızca kar odaklı değil aynı zamanda sosyal ve çevresel etkiyi gözeten bir anlayışla yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kara para aklama, yasa dışı fon transferleri ve manipülatif işlemler küresel piyasalara olan güveni zedeliyor. Bu tehditlere karşı uluslararası iş birliğimizi güçlendiriyor, şeffaflık, denetim ve bilgi paylaşımı mekanizmalarının geliştirilmesine önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan ekonomik eşitsizliklerin finansal sistemin kapsayıcılığını artıracak çözümler geliştirmeyi zorunlu kılmakta olduğunu belirterek, "Dünyanın en zengin kesimi ile en yoksul kesimi arasındaki uçurum giderek derinleşmekte, gelir adaleti hiç olmadığı kadar bozulmaktadır. Dünya Borsalar Federasyonu çatısı altında yürütülecek müşterek çalışmalarının bu uçurumun kapatılmasına katkı sağlayacağı inancındayım. Federasyonun tüm süreçlerine ve yönetimine Borsa İstanbul’un aktif katılımını çok kıymetli buluyorum" değerlendirmesini yaptı. (HK-
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi Zirvesi’ne video mesaj gönderdi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi Zirvesi’ne video mesaj gönderdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de düzenlenen Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi ve Zirvesi’ne gönderdiği video mesajda organizasyonun bölge ekonomisine ve uluslararası iş birliklerine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Erdoğan, 22 ülkeden araştırmacı ve akademisyenin katılımıyla gerçekleşen programın gelecekteki çalışmalar için güçlü bir zemin oluşturacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi Zirvesi’ne video mesaj gönderdi. Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi Zirvesi’nin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Bu önemli programın düzenlenmesinde emeği geçen valiliğimize, belediyemize, Rize Dernekler ve Vakıflar Birliğimize ve ismimizi taşıyan güzide üniversitemize gönülden teşekkür ediyorum. Karadeniz’in parlayan yıldızı Rize’mizde uluslararası niteliğe sahip böyle bir programın düzenlenmesini son derece anlamlı buluyorum" dedi. İlk kez tertip edilen organizasyona Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden iştirak eden tüm katılımcıları selamlayan Erdoğan, kongre ve zirveye yapacakları katkılar için şükranlarını sunduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 farklı ülkeden araştırmacı ve akademisyenin geniş bir yelpazede bildirilerini tebliğ edeceği kongrenin gelecekteki çalışmalar için güçlü bir zemin oluşturacağına inandığını belirterek, "Zirvemizde İyidere Lojistik Limanı ve yakın zamanda hayata geçirmeyi öngördüğümüz Organize Sanayi Bölgesi ikinci etabı başta olmak üzere pek çok alanda yeni işbirliklerinin kurulmasına vesile olacaktır" açıklamasını yaptı. Her iki programın gerek Rize, gerekse bölge için ekonomik, ticari, sınai ve akademik faaliyetler bağlamında hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, "Bu düşüncelerle organizasyona katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Programın ülkelerimiz arasındaki ilişkileri güçlendirmesini diliyorum. Hepinizi bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özel, CHP Kastamonu İl Başkanlığı 39. İl Kongresi’ne katıldı
21 Ekim 2025 Salı - 21:24 CHP Genel Başkanı Özel, CHP Kastamonu İl Başkanlığı 39. İl Kongresi’ne katıldı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kastamonu İl Başkanlığı 39. İl Kongresi’ne katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kastamonu İl Başkanlığı 39. İl Kongresinde konuştu. Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak 47 yıldır 1’inci parti olamamıştık, iktidar yüzü görememiştik. Sabrettik, kusuru ne Kastamonu’da aradık ne de Türkiye’deki insanlardan aradık. ‘Hata bizdedir, daha çok çalışmalıyız, bir şekilde başarmalıyız’ dedik. 47 yıl sabrettik ve son seçimlerde doğru adaylarla, genç adaylarla, kadınlara alan açarak, belediye meclislerinde gençlik ve kadın kotalarını tam uygulayarak ve Türkiye’ye gençler ile kadın erkek eşitliğiyle ve bilimsel yöntemlerle saptanmış adaylarla Türkiye’nin karşısına çıktık ve 47 yıl sonra seçimlerden 1’inci parti olarak çıkmayı başardık. Bizim 47 yıl gösterdiğimiz sabrı Adalet ve Kalkınma Partisi 47 ay gösterseydi, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başlayacaktı. Bırakın 47 ay, 47 gün bile göstermediler, sabretmediler" dedi. Anket sonuçlarında CHP’nin birinci parti olmasının ardından normalleşme sürecinin bitirilmek istendiğini kaydeden Özel, "O yüzden Cumhuriyet Halk Partisinin, Cumhuriyet Halk Partililerin nasırına basmaya başladılar. Hiçbir şey yok ortada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ülkede, orduda, yüzüncü yılında kara, deniz ve havada okul birincileri kadın teğmenler. Gelip selam veriyorlar, Erdoğan selamı alıyor, ödülünü veriyor, kalem hediye ediyor, saat hediye ediyor, sohbet ediyor. Yerlerini alıyorlar. Tören bitiyor, ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye kılıç çatıyorlar. 8 gün geçiyor, işte sana fırsat, o teğmenlere soruşturma açıyorlar" diye konuştu. "İstanbul Büyükşehir iddianamesini de sabırsızlıkla bekliyoruz" "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü"ne yönelik hazırlanan iddianameye ilişkin Özel, "Dünkü iddianameyi gördük ki 570 sayfa iddianame beklediğimiz gibi tel tel dökülüyor. İçinde kanıt değil, içeri alınıp konmuş, ‘şuna imza atarsan çıkartırım’ diyerek itirafçı adı altında iftiracı yapılmışların ifadeleri dışında hiçbir şey yok. Kanıt yok, ispat yok, ‘rüşvet’ diyor, alan, veren yok. Sadece oraya attırılmış yalanlar, gizli tanık diye, x,y,z,49 bilmem ne diye numara verdiği kendi gizli tanıklarının iftiraları var. İstanbul Büyükşehir iddianamesini de sabırsızlıkla bekliyoruz diyorum, sabrımız tükendi artık, sabırla bekliyoruz" şeklinde konuştu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in, TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısındaki ifadelerine ilişkin Özel, "O iddianameyi yargılanmak için değil, yargılamak için bekliyoruz. Ben bu lafı söyleyince AK Parti’nin sözcüsü Ömer Çelik, o kadar atik bir arkadaş ki hemen cevap vermiş. Ben bunu bugün demiyorum, 3 aydır söylüyorum. O iddianameyi yargılanmak için değil, bu iftiraları yargılamak için bekliyoruz, bu iftiracıları yargılamak için, bu iftiralardan hesap sormak için bekliyoruz " ifadelerini kullandı. "Biz ne demokrasi dışı bir yerlerden medet umarız ne Amerika’ya gider Trump’tan medet umarız, sadece ve sadece milletimize güveniriz" diyen Özel, "Mecliste bugün bir kağıt imzaladık. Oraya bıraktım, diyoruz ki ‘Türkiye nadir toprak elementlerini sadece ve sadece kendi çıkartmalı, kendi işlemeli, bunların yabancı ülkelere ihracı yasak olmalı" dedi. "Ezilsen de teslim olmamayı yenilmemeyi vaad ediyorum" Salondaki partililere seslenen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hiçbirinize hemen önümüzde güzel günler vaad etmiyorum, kolay yol yürüyüşü, dikensiz gül bahçeleri vaad etmiyorum. Ben size 100 yıl önce olduğu gib uşartlar ne kadar zor olursa olsun, rakip ne kadar zalim olursa olsun, karşımızdaki iş birliği ne kadar güçlü, ne kadar gözü dönmüş, ne kadar dışarı bağlı olursa olsun, ben size cesaretle mücadele vaad ediyorum. Dikenlerin üzerine basa basa yürüyeceğimiz bir yol ama teslim olmamak, ezilmemek. Ezilsen de teslim olmamayı yenilmemeyi vaad ediyorum."