POLİTİKA
Başkan Boltaç: "Hayalim 5 bin kişilik açık hava etkinlik alanını kentimize kazandırmak" 05 Mayıs 2026 Salı - 09:58:30 Mersin Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, meclis toplantısında kentin kültür ve sanat altyapısını güçlendirecek amfi tiyatro projesini açıklayarak, 5 bin kişilik açık hava etkinlik alanını Tarsus’a kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarsus Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda, kentin günlük yaşamını doğrudan etkileyen hizmetler ile uzun vadeli projeler aynı gündemde buluştu. Saha çalışmaları, sosyal destekler ve kentin kültürel geleceğine yön verecek yatırımlar detaylı şekilde ele alındı. Mecliste paylaşılan verilere göre, son ihale kapsamında kent genelinde toplam 2 bin 820 ton asfalt yama çalışması tamamlandı. Kırklarsırtı, Yeşilyurt, Akşemsettin ve Tozkoparan gibi birçok mahallede çalışmalar bitirilirken, programın etaplar halinde sürdüğü belirtildi. Devam eden çalışmaların ise özellikle Anıt Mahallesi, Fevzi Çakmak bölgesi ve Kemalpaşa Sanayi Sitesi’nde yoğunlaştığı ifade edildi. Sanayi bölgesinde uzun süredir dile getirilen yol sorunlarına müdahale edilirken, bazı noktalarda otopark düzenlemeleriyle birlikte trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik planlamaların da sürdüğü aktarıldı. Amatör kulüplere destek Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, amatör spor kulüplerine yönelik desteklerin kapsamını somut verilerle açıklayarak, farklı lig ve branşlara göre nakdi katkı sağlanacağını belirtti. Buna göre Süper Amatör Lig kulüplerine 100 bin TL, 1. Amatör Lig kulüplerine kulüp başına 70 bin TL, 2. Amatör Lig kulüplerine 60 bin TL destek verilecek. Kadın futbol ve engelli takımlarına 50 bin TL, diğer takım spor kulüplerine 70 bin TL ve bireysel spor kulüplerine ise 50 bin TL nakdi yardım yapılması planlandığı ifade edildi. Başkan Boltaç, "2025 yılı sonunda bir destek sağladık, 2026 yılının başında da verelim istedik. İki dönemi bir araya getirerek kulüplerimize daha güçlü bir katkı sunmayı amaçladık. Komisyonlarımız bu anlayışla karar aldı. Ancak unutmamamız gerekiyor, bu destekler başvuru esasına dayalıdır. Başvurular mayıs ayı boyunca devam edecektir" ifadelerini kullandı. Mayıs ayı etkinlik takviminde köyler arası futbol turnuvası ile Kaleburcu Mahallesi’nde ilk kez gerçekleştirilecek oryantiring etkinliği de mecliste duyuruldu. Köyler arası futbol turnuvasının kaynaşma ve dayanışma kültürünü güçlendiren önemli bir organizasyon olduğu vurgulandı. Başkan Ali Boltaç, oryantiring etkinliği için ise vatandaşlara özel çağrıda bulunarak, "Ben de çocuğumla katılmak istiyorum. Meclis üyelerimizi ve tüm vatandaşlarımızı davet ediyorum. Çocuklarımızı, torunlarımızı alıp bu etkinliğin parçası olalım"dedi. Ayrıca 16-19 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek Çocuk ve Gençlik Festivali kapsamında 16 Mayıs’ta Melis Fis, 19 Mayıs’ta ise Derya Uluğ sahne alacak. Festival boyunca çocuklara ve gençlere yönelik etkinliklerle Tarsus’ta renkli bir program hayata geçirilecek. Toplantıda kentin kültür ve sanat hayatına katkı sunacak amfi tiyatro projesi gündeme geldi. Bu kapsamda belediyenin son dönemde yürüttüğü kamulaştırma çalışmaları hakkında da bilgi verildi. Yalnızca 2026 yılında, 36 milyon TL kamulaştırma bedeli ödendiği belirtildi. Bu çalışmalar kapsamında alanın da kamulaştırıldığı ve projenin uygulanacağı alanın tamamen belediye mülkiyetine kazandırıldığı aktarıldı. "Hayalim 5 bin kişilik bir açık hava etkinlik alanını kentimize kazandırmak" Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç kentin ihtiyaçlarına dikkat çekerek, "Bu proje, Tarsus’un kültür ve sanat alanındaki ihtiyacına karşılık verecek önemli bir yatırım. Henüz projesi hazır değil ama hayalim 5 bin kişilik bir açık hava etkinlik alanını kentimize kazandırmak. Gerekli kamulaştırmaları tamamladık, alan artık tamamen belediyemize ait. 2027’de başlayıp 2028’de hemşehrilerimizin kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Açılışını da bir senfoni orkestrası eşliğinde, kente yakışır bir şekilde yapmak istiyoruz"şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 09:55 Kuşadası Belediye Meclisi’nden kentle ilgili önemli kararlar Kuşadası Belediye Meclisi Mayıs ayı olağan toplantısı, Davutlar Ek Hizmet Binası’nda yapıldı. Müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddelerinin ele alındığı toplantıda kentle ilgili önemli kararlar alındı. Kuşadası Belediye Meclisi’nin Mayıs ayı olağan toplantısı Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş yönetiminde gerçekleşti. Müdürlüklerden gelen ve komisyonlara havale edilen gündem maddelerinin ele alındığı toplantıda, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’a belediyeye ait şirketler ile yüzde 1,39 hissesi Kuşadası Belediyesi’nin olan doğalgaz şirketi ile ilgili işlemleri gerçekleştirebilmesi için yetki verildi. Toplantıda ayrıca Hukuk Komisyonu’ndan istifa eden İYİ Partili Alpay Örter’in yerine AK Parti Grubundan Alper Ragup Özay seçildi. Toplantıda yine Çevreci Belediyeler Birliği ve Ege Belediyeler Birliği’nden de ayrılma kararı alındı. Ücretsiz şezlong ve şemsiye uygulamasının Davutlar, Güzelçamlı ve Sahil Sitelerindeki bölgede bu yıl da devam edeceğinin vurgulandığı meclis toplantısında, Kadınlar Denizi, Kuştur ve Marina mevkiinde bulunan plajlarda şemsiyenin 200, şezlongun da 300 liradan kiralanması kararı alındı. Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş ayrıca yeni sezonda bu 3 plajda ücretsiz internet hizmetinin sunulacağını müjdeledi. Belediye Meclisi toplantısında kardeş şehir ilişkilerinin geliştirilmesi ile ilgili olarak da önemli bir karar alındı. Bu kapsamda İtalya’nın Gualdo Tadino şehir ile kardeş şehir olunabilmesi amacıyla imzalanacak protokol işlemlerinin başlatılması kararı alındı. Toplantıda alınan en önemli kararlardan biri de Davutlar Mahallesi Sevgi Plajı’nda bulunan yaklaşık 89 dönümlük araziyle ilgili oldu. Bu kapsamda arazinin 7 ve 24 arasında kalan parsellerinde 1 / 1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliğine yapılan itirazların kabul edilmesi, İmar Komisyonu tarafından söz konusu bölgedeki arazilerin tarımsal üretim amacı dışında kullanılmaması, bu alanların yapılaşmaya açılmasının tarımsal bütünlüğün bozulmasına ve doğal çevre üzerine baskı oluşturacağı gerekçe gösterilerek oy çokluğu ile uygun bulundu.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Uluslararası toplum, İsrail’in saldırgan politikalarını ‘kınamakla’ yetinmemeli"
28 Ekim 2025 Salı - 21:34 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Uluslararası toplum, İsrail’in saldırgan politikalarını ‘kınamakla’ yetinmemeli" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Uluslararası toplum, İsrail’in saldırgan politikalarını ‘kınamakla’ yetinmemeli; uluslararası hukuk mekanizmalarını işletmek, yaptırım süreçlerini devreye sokmak ve sivillerin korunması için bağlayıcı adımlar atmak zorundadır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Netanyahu’nun, Gazze’de süren ağır insani yıkıma rağmen ordusuna yeni saldırılar düzenleme talimatı vermesi, barış çabalarına doğrudan bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu karar, bölgedeki sivillerin güvenliğini hiçe sayan, diplomatik çözüm yollarını tahrip eden ve uluslararası toplumun barış çağrılarını alenen hiçe sayan bir politikanın ürünüdür. Bu tür adımlar, katliam odaklı bir zihniyetin yansımasıdır. Gazze’de yaşananlar, herhangi bir güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacak ölçüde sistematik bir soykırıma dönüşmüştür. Artık İsrail’in diplomasiyi kullanarak uluslararası toplumu oyalamasına izin verilmemelidir" ifadelerini kullandı. Ala, "Uluslararası toplum, İsrail’in saldırgan politikalarını ’kınamakla’ yetinmemeli; uluslararası hukuk mekanizmalarını işletmek, yaptırım süreçlerini devreye sokmak ve sivillerin korunması için bağlayıcı adımlar atmak zorundadır. Aksi takdirde bu sessizlik, işlenen ihlallere dolaylı bir onay anlamına gelecektir. Gazze’deki trajedi, politik hesapların ötesinde, insanlık vicdanının sınandığı bir eşiğe dönüşmüştür. Bu noktada susmak, suça ortak olmak demektir" dedi.
Bakan Ersoy’dan "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" mesajı
28 Ekim 2025 Salı - 21:30 Bakan Ersoy’dan "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yayımladığı mesajla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Bakan Ersoy, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Süreçler, hedefler ve sonuçlar, onlara giden yolu açan, sürdüren ve neticelendiren iradeden bağımsız olarak anlaşılamaz. Neden sorusunun cevabı daima nasıl sorusunun cevabını belirlemiştir. Zira nedeni olmayanların nasılı düşünmelerine gerek yoktur. Ondandır ki kurtuluşu bilmeden kuruluşu anlamak, kuruluşun fikri mayasını bilmeden bugünün ve yarının yollarını belirlemek mümkün değildir. Cumhuriyet, Millî Mücadele ile kazandığımız zafere 102 yıl önce konulmuş nihai ad olduğu gibi 102 yıl önce başlayıp devam eden ve edecek olan aralıksız bir mücadelenin, nesilden nesile emanet edilecek daimi bir ülkünün de adıdır" ifadelerini kullandı. Cumhuriyetten aldıkları güçte Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilerlediklerini vurgulayan Bakan Ersoy, "Cumhuriyet, barındırdığı şanlı geçmişle daima geleceğe yol alır. Bugün değişen, dönüşen, yeni bir dönemin ve düzenin kapılarını aralayan dünyada Cumhuriyetimizi, milli iradeden aldığımız güç ile ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ’Türkiye Yüzyılı’ hedefine bu bilinçle taşıyor; geçmişin gururunu ve geleceği şekillendirme iradesini barındıran bu bilinçle yolumuzda kararlılıkla ilerliyoruz. Ecdadımızın kanı ve canıyla bina ettiği, 29 Ekim 1923’te ad verip yükselttiği Cumhuriyet sancağını bizler de dünya döndükçe yükseltmeye ve yüceltemeye devam edceğiz" dedi. Cumhuriyet Bayramını kutlayan Bakan Ersoy, "Başta Kurtuluş Savaşı’mızın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türk milletinin varlığı, istiklali ve istikbali yolunda kanını dökmüş, canından geçmiş, ömrünü vakfetmiş cümle geçmişlerimizi, aziz şehit ve gazilerimizi rahmetle, şükranla, saygıyla yâd ediyorum. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özel: "CHP bu ülkenin varlığının, birliğinin, bütünlüğünün teminatıdır"
28 Ekim 2025 Salı - 20:13 CHP Genel Başkanı Özel: "CHP bu ülkenin varlığının, birliğinin, bütünlüğünün teminatıdır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Elmadağ Belediyesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katıldı. Ankara Elmadağ Belediyesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Elmadağlılarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti belirterek, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Arkadaşlar, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz’ dediği akşamı birlikte karşılamak; yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan Elmadağlılarla birlikte olmak için bugün aldığımız bu davete büyük bir memnuniyetle icabet ettik. Şimdiden hepinizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Özel, Elmadağ’da açılacak ve temeli atılacak projelerin sosyal belediyeciliğe uygun eserler olduğunu belirterek, "Bugün 9 açılış yapmak, 3 de temel atmak üzere buradayız. Ama gerçekten bugün burada açılışı yapılanların her biri övüne övüne bitiremeyeceğimiz, gerçek anlamda hem sosyal belediyeciliğe, sosyal demokrat belediyeciliğe, halkçı belediyeciliğe, dertten anlayan belediyeciliğe, diğer yandan inançlara saygılı, oy aldım almadım ayrımı yapmaksızın tüm mahallelerin beklentilerini karşılayan gerçek bir belediyecilik anlayışına uygun eserler" şeklinde konuştu. "Sosyal yardımları dört ila beş kat oranında arttırdık" Yerel yönetimlerin çalışmalarına ilişkin bilgi veren Özel, "Bugün burada açılışı yapılanlar arasında bir tane de kreş var. Bu açılacak kreş, Türkiye’de açtığımız 781’inci kreş. Ben Yerel Yönetimler Başkanlığımıza bin kreş, 100 tane de öğrenci yurdu hedefi koymuştum. Bugün 781’inci kreşle dönem tamamlanmadan hedeflerimizin yüzde 78’ine ulaştığımızı, yarın Şişli’de açacağım Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu‘yla 77’nci öğrenci yurdumuzu açarak o hedefin de yüzde 77’sinde olduğumuzu büyük bir memnuniyetle takip ediyorum. Kent Lokantası sayımız 153’e çıktı ve Cumhur ittifakından devraldığımız belediyelerde sosyal yardımları dört ila beş kat oranında arttırdık" açıklamasında bulundu. Özel, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak, "CHP bu ülkenin varlığının, birliğinin, bütünlüğünün, inanç özgürlüğünün, herkesin istediği gibi yaşamasının, istediği gibi giyinmesinin, istediği gibi ibadet etmesinin, istediği gibi eğlenmesinin teminatıdır. Bütün gençlere söz veriyoruz. CHP iktidarında yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa geliyor, söz veriyoruz. Nice Cumhuriyet bayramlarını birlikte kutlamayı, Atatürk’ten emanet Cumhuriyeti, hep beraber sahip çıkacağımız yarınları sizlerle birlikte yaşamanın umuduyla bir kez daha hepinizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum. Bayramınız kutlu olsun" dedi. Programa, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı. Özel’in konuşmasının ardından toplu açılış töreni kurdele kesimiyle gerçekleştirildi.
Emine Erdoğan "Asya Pasifik Sıfır Atık Uluslararası Seminer Programı"na video mesaj gönderdi
28 Ekim 2025 Salı - 18:03 Emine Erdoğan "Asya Pasifik Sıfır Atık Uluslararası Seminer Programı"na video mesaj gönderdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, "Medeniyet birikiminden beslenen ve sıfır atık ilkelerini temel alan yaşam modellerini bir an önce hayata geçirmeliyiz. Ancak bu sayede verimlilik ilkesiyle yönetilen atığın azaldığı ve geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştığı döngüsel şehirler kurabiliriz" dedi. Emine Erdoğan, Endonezya’nın Bali adasında düzenlenen "Asya Pasifik Sıfır Atık Uluslararası Seminer Programı"na video mesaj gönderdi. Gelecek 25 yıl içinde dünya nüfusunun 9,7 milyara ulaşmasının ve bu nüfusun üçte ikisinin şehirlerde yaşamasının öngörüldüğünü belirten Emine Erdoğan, halihazırda dünya genelinde her yıl 2 milyar tondan fazla belediye katı atığının üretildiğini ve 2050’de bu rakamın, 3,8 milyar tona ulaşacağının tahmin edildiğini söyledi. Yönetilmesi neredeyse imkansız bu atık yükünün, insan sağlığını tehdit eden, sera gazı emisyonlarını artıran ve ekonomilere ciddi yükler getiren küresel bir kriz olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, şöyle konuştu: "Üstelik bugün bile 2 milyardan fazla insan, temel atık toplama hizmetine erişemiyor. Bu tablo bizlere açıkça gösteriyor ki sürdürülebilir ve çevre dostu şehirleri mümkün kılacak, köklü bir değişime ihtiyacımız var. Çünkü şehirler, toplumların ruhunu ve değerlerini yansıtan aynalardır. Bugün bu aynalara baktığımızda tüketim kültürünün, tüm toplumların ortak kimliği haline geldiğini görüyoruz. İşte bu yüzden, medeniyet birikiminden beslenen ve sıfır atık ilkelerini temel alan yaşam modellerini bir an önce hayata geçirmeliyiz. Ancak bu sayede verimlilik ilkesiyle yönetilen atığın azaldığı ve geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştığı döngüsel şehirler kurabiliriz." "Seminerin, yeni çözümlerin şekillendiği platform olacağına inanıyorum" Yaşanan çevre sorunlarının temelinde doğayı bir ham madde deposu olarak gören anlayışın yattığını belirten Emine Erdoğan, insanlığın, tarih boyunca doğayla ahenkli bir ilişki kurmayı başardığını anımsattı. Erdoğan, şunları kaydetti: "Her toplum, kendi inanç ve medeniyet değerleri çerçevesinde bir çevre ahlakı inşa etmiş, doğaya uyum sağladığı ölçüde hayatta kalmıştır. Bu deneyimden bizlere eşsiz bir çevre kültürü mirası kaldı. Şimdi, bu mirası yeniden hatırlamalı, yerel bilgiyi araştırmalı, korumalı ve çağımızın sorunlarına rehberlik edecek bir bilgelik kaynağına dönüştürmeliyiz. Bizler, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu olarak, dünyanın dört bir yanındaki en iyi uygulamaları görünür kılmayı ve bunları yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bu anlamlı seminerin, gelenekle bilimin buluştuğu ve ilhamını yerel hafızadan alan yeni çözümlerin şekillendiği bir platform olacağına yürekten inanıyorum." Emine Erdoğan, CityNet Genel Sekreteri ve BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Üyesi Vijay Jagannathan’a sıfır atık vizyonuna verdiği güçlü destek ve ortaya koyduğu liderlik için de şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik"
28 Ekim 2025 Salı - 17:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramankazan’da BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları Teslimat Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem dolayısıyla Balıkesirlilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Erdoğan,"6,1 büyüklüğündeki depremde Allah’a hamdolsun can kaybı yaşanmadı. İkinci sebeplerle yaralanan 26 vatandaşımız ise gerekli tıbbi müdahalelerin ardında taburcu edildi. İçişleri Bakanımız ekibiyle birlikte süratle bölgeye intikal etti, biz de kendisinden gerekli bilgileri aldık ve alıyoruz. Hasar tespit ve yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışması devam ediyor. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum" dedi. Türk savunma sanayi adına büyük bir heyecanın ve aynı zamanda büyük bir gururun yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz savunma sanayine mühendis ve teknisyenlerimize duyduğumuz güvenin boşuna olmadığını, gerek bu tesis, gerekse teslimatı yapılan Altay tankımızla bir kez daha görüyoruz. Savunma sanayimizin gelişmesi, güçlenmesi, tam bağımsızlık hedefine ulaşması için canla, başla çalışan herkese, sektördeki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bu uğurda ter döken, şehadete eren kardeşlerime de Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa geçen sene 23 Ekim tarihinde TUSAŞ tesislerine yönelik kalleş saldırıda şehit olan vatan evlatlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı. "Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bir yandan yeni projeleri, yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken, diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve milli araçlarımızı envanterimize katıyoruz. Bundan 2 ay önce 47 araçtan oluşan sistemler sistemi çelik kubbeyi kahraman ordumuza kazandırmıştık. Aynı şekilde ASELSAN’ımızdaki 14 üretim tesisimizin açılışını yapmış, 1,5 milyar dolar yatarım değerine sahip Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temellerini atmıştık. Bugün de BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Araştırma ve geliştirme merkezleriyle, test alanlarıyla, zırhlı laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla 840 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste inşallah bin 500’ü aşkın nitelikli personelimiz görev yapacak. Robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kapsamlı bir teknoloji üssü daha savunma ekosistemimize entegre olacak." 63 bin metrekare kapalı alana sahip, seri üretim hattında her ay 8 adet Altay tankıyla muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ’un imal edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer savunma ürünlerinde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefin özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamak olduğunun altını çizdi. Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya gelindiyse bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her zaman söylüyorum, bakın bugün bir kez daha tekrar ediyorum, hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir, ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur, ya bir yol açar eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizlere hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum" açıklamasını yaptı. "Şunu bir defa çok net görebiliyoruz: Yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta" Küresel ölçekte süregiden askeri, siyasi ve ekonomik rekabetin her geçen gün boyut ve şekil değiştirdiğini, yeni araçları yeni imkanların, yeni kabiliyetlerin bu mücadelenin hem seyrini etkilediğini hem de kapsama alanını genişlettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gümrük vergilerinin teknolojik kırılmaları tetiklediği, enerji politikalarının gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiği hassas bir dönemin içindeyiz. Şunu bir defa çok net görebiliyoruz: Yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta. Uluslararası sistem yalnızca kabuk değil, mecra da değiştirmektedir. Sayısı bir elin 5 parmağını geçmeyen güçlerin küresel sistemi donime ettiği düzende ciddi kırılmalar yaşanmaktadır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte defalarca şahit olunduğu üzere ne uluslararası kurumların, ne de beynelmilel hukukun insanlara yeterli güveni ve güvenceyi artık vermediğini belirterek, "Haklı olmanın yetmediği, hakkınızı korumak için güçlü olmanız gerektiği bir dünyada yaşadığımız gerçeğiyle sürekli yüzleşiyoruz. Bunu önce 1990’lı yıllarda Bosna’da gördük, daha sonra 14 yıl boyunca komşumuz Suriye’de gördük, en son 70 bin masumun hayatını kaybettiği Gazze soykırımında gördük. Çoğu çocuk ve kadın binlerce, yüz binlerce kardeşimiz buralarda katledildi, toplu kıyıma uğradı, fakat ne uluslararası hukuk, ne de dev bütçeli kurumlar bu zulümlerin ve katliamların önüne geçemedi. Küresel barış ve güvenliği sağlamakla görevli yapılar hiçbir adım atmadı. Bırakın engellemeyi, birçok bölgede eli kanlı zalimleri koruyup kolladılar. Şurası bir gerçek ki, günümüzde onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız her alanda güçlü olmak, caydırıcı olmak mecburiyetindesiniz. Ekonominizi güçlendirmek, dışa bağımlılığınızı azaltmak, kapasitenizi arttırmak, yani kendi göbeğinizi kendiniz kesmek durumundasınız. Aksi takdirde üzülerek ifade ediyorum, kurtlar sofrasına dönüşen bu yeni düzende kimse kimseye acımaz, gözünün yaşına bakmaz" şeklinde konuştu. Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlk günden itibaren değerlendirmelerimizi yaptık, tedbirlerimizi aldık, tabiri caizse dersimize çok iyi çalıştık. Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik. Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânlarımızı seferber ettik. En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk. Kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa, imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık" diye konuştu. "Savunma sanayinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk ama şimdi yüzde 80’i yakaladık" Savunma sanayinde devletin desteği, özel sektörün dinamizmiyle birleşince son yıllarda büyük bir ivme yakalandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şöyle sözleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne, silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var. Savunma sanayinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk ama şimdi yüzde 80’i yakaladık. İnsansız hava araçları, nerede, böyle bir imkânımız var mıydı? Yok. Ama şimdi insansız hava araçlarını üreten, silahlı insansız hava araçlarını üreten, Akıncı’sını üreten bir Türkiye var. Son teknolojiye sahip hava, kara, deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık yalnızca takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz" dedi. Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın savunma sanayi şirketi, 100 binin üzerindeki nitelikli personelin arı gibi çalışarak, küresel barış, huzur ve güvenliğe doğrudan katkı yapmayı sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dışa bağımlılık oranımız -az önce ifade ettim- yüzde 80’in üzerindeydi, şimdi artık yüzde 20 bile değil. Güvenlik güçlerimizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını yerli ve milli savunma araç ve ekipmanlarımızla temin ediyoruz" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde bin 400’ün üzerinde proje olduğunu, Türkiye’nin İHA ve SİHA alanında dünyanın en başarılı ilk 3 ülkesi arasında yer aldığını, belirterek, halihazırda dünyadaki en büyük 11. savunma ihracatçısı olunduğunu aktardı. Türkiye’nin 2024’te dünya ihracat pazarında yüzde 65’le yerini aldığını dünya genelinde satılan her 100 insansız hava aracından 65’ini Türkiye’nin tedarik ettiğini, tam 180 ülkeye ürün ihraç ettiklerini bildirdi. 2025’te bu sayının daha da artacağını öngördüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu rakamları daha da artırmak, çeşitlendirmek, detaylandırmak mümkün. Geçmişte haksız uygulamalara, çifte standartlara, baskı ve ambargolara maruz kalmış bir ülke olarak kaybettiğimiz zamanı telafi etmeyi başardık. Bunu da ana muhalefetin temsilcisi olduğu, komplekslerini bir türlü yenemeyen kifayetsizlerin engelleme girişimlerine rağmen yaptık. Ne diyorlardı? Onlar yapamasın diyorlardı. Biz ’yaparsa bu ülkenin evlatları yapar’ dedik ve yola koyulduk. Genç mühendislerimize, genç kardeşlerimize, bu ülkenin genç beyinlerine inandık. Onlara güvendik. ’Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Başımızı belaya sokmayın’ diyenlere rağmen yaptık. ’Siz teknolojiden ne anlarsınız? Oturun oturduğunuz yerde’ diyenlere rağmen bütün bunları başardık. Yoksa biz de bizden öncekiler gibi davranabilir, hiçbir riske girmeden statükonun konforlu alanında iktidarımızı rahatça sürdürebilirdik. Ama biz bu düzene itiraz ettik. Bu bağımlılık ilişkisine baş kaldırdık. Kelimenin tam anlamıyla, kelle koltukta bir mücadeleyle hamdolsun sadece 23 yılda dünyanın gıptayla baktığı, kimilerinin sevinçle kimilerinin de endişeyle takip ettiği bir savunma ekosistemini ülkemizde inşa ettik. Tabii burada şunu da ifade etmek durumundayım. Savunma sanayimize yaptığımız bütün yatırımların gerçek değeri inşallah gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.Bugün muhalefetin küçümsediği, itibarsızlaştırmak için her yolu denediği projelerin neye tekabül ettiğini bizden sonraki nesiller daha net görecekler" ifadelerini kullandı. "Altay tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz" Ulaşılan noktayı asla yeterli bulmadıklarını belirten Erdoğan, "Şu Altay tanklarını bugün burada görüyoruz. Yeterli mi? Bize göre yeterli değil. Biz çok daha ileri teknolojiyi yakalamak durumundayız. Bu Alman teknolojisiydi. Biz şimdi onu çok daha ileri taşıdık. Bugün burada olduğu gibi büyük bir kararlılıkla hamlelerimize devam ediyoruz. 1,5 milyon mühendislik saatiyle, 35 bin kilometreyi kapsayan test süreciyle, 3 bin 700 fiili atışla tüm aşamaları geçen Altay tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Güncel muharebe ortamına en yüksek düzeyde adapte olmak üzere yeni sistemlerle donatılan Altay tankımız, en zorlu çevre koşullarına uygun olarak geliştirildi. Gerek atış gücü gerek devamlılık gerekse mobilite kabiliyetlerine dönük testleri hamdolsun başarıyla tamamladı" değerlendirmesini yaptı. Bu yıl başlatılan teslimatı önümüzdeki senelerde daha da artan sayılarla gerçekleştireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Takip eden partilerde ise yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz Batu Güç Grubu ile birlikte Altay tanklarımızı ordumuzun envanterine katacağız. Altay’la birlikte Leopar 2A4 modernizasyon projemizin de teslimini önümüzdeki sene yapacağız. Dost ve müttefik ülkelerin de yoğun ilgisiyle Altay yurt dışı pazarlarda Türk savunma sanayisinin etki ve görünürlüğüne önemli bir katkı sunacak. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Altay’la birlikte tank teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış oluyoruz. Altay’ın üretim ve geliştirme sürecinde edindiğimiz tecrübeyle, dijital kontrol sistemlerinden yapay zeka destekli karar alma yapılarına, otonom hareket yeteneklerinden ileri koruma sistemlerine büyük bir yetkinlik kazandık. Bu birikimi en iyi şekilde değerlendirecek, gelecekte dünya sahnesine çıkaracağımız yeni ürünlerimizi inşallah daha da geliştireceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisimizin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Teslimatını yaptığımız Altay tankımızın Peygamber ocağımızın güç ve caydırıcılığına katkı yapmasını temenni ediyorum. Bu eserleri ordumuza ve milletimize kazandıran BMC firmamıza, Savunma Sanayi Başkanlığımıza, tesisin yapımında emeği geçen her bir kardeşime, bilhassa da proje ortaklarımız Katar’a canıgönülden teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC’in Kahramankazan’daki üretim tesislerini üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan özel üretim TOGG’la gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, TOGG’un direksiyonuna geçen BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı gezdirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Sani, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, SSB Başkanı Haluk Görgün ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TÜGVA İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tesis ziyaretinde eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından tören alanında savunma sanayi ürünlerinin geçit törenini izledi. TSK envanterinde olan birçok araç tören alanında özel parkurda gösteriler yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçit töreninde zırhlı araçların gösterisini izledi
28 Ekim 2025 Salı - 16:54 Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçit töreninde zırhlı araçların gösterisini izledi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramankazan’da BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları teslimat Töreni’ne katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Balıkesir Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem dolayısıyla Balıkesirlilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Erdoğan,"6,1 büyüklüğündeki depremde Allah’a hamdolsun can kaybı yaşanmadı. İkinci sebeplerle yaralanan 26 vatandaşımız ise gerekli tıbbi müdahalelerin ardında taburcu edildi. İçişleri Bakanımız ekibiyle birlikte süratle bölgeye intikal etti, biz de kendisinden gerekli bilgileri aldık ve alıyoruz. Hasar tespit ve yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışması devam ediyor. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum" dedi.Türk savunma sanayi adına büyük bir heyecanı ve aynı zamanda büyük bir gururun yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ülkemiz savunma sanayine mühendis ve teknisyenlerimize duyduğumuz güvenin boşuna olmadığını, gerek bu tesis, gerekse teslimatı yapılan Altay tankımızla bir kez daha görüyoruz. Savunma sanayimizin gelişmesi, güçlenmesi, tam bağımsızlık hedefine ulaşması için canla, başla çalışan herkese, sektördeki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.Bu uğurda ter döken, şahadete eren kardeşlerime de Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa geçen sene 23 Ekim tarihinde TUSAŞ tesislerine yönelik kalleş saldırıda şehit olan vatan evlatlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı.Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bir yandan yeni projeleri, yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken, diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve milli araçlarımızı envanterimize katıyoruz.Bundan 2 ay önce 47 araçtan oluşan sistemler sistemi çelik kubbeyi kahraman Ordumuza kazandırmıştık. Aynı şekilde ASELSAN’ımızdaki 14 üretim tesisimizin açılışını yapmış, 1,5 milyar dolar yatarım değerine sahip Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temellerini atmıştık. Bugün de BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Araştırma ve geliştirme merkezleriyle, test alanlarıyla, zırhlı laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla 840 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste inşallah 1500’ü aşkın nitelikli personelimiz görev yapacak. Robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kapsamlı bir teknoloji üssü daha savunma ekosistemimize entegre olacak" diye konuştu.63 bin metrekare kapalı alana sahip, seri üretim hattında her ay 8 adet Altay tankıyla muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ’un imal edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer savunma ürünlerinde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefin özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamak olduğunun altını çizdi..Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya gelindiyse bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Her zaman söylüyorum, bakın bugün bir kez daha tekrar ediyorum, hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir, ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur, ya bir yol açar eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizlere hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum" açıklamasını yaptı.Küresel ölçekte süregiden askeri, siyasi ve ekonomik rekabetin her geçen gün boyut ve şekil değiştirdiğini, yeni araçları yeni imkanların, yeni kabiliyetlerin bu mücadelenin hem seyrini etkilediğini hem de kapsama alanını genişlettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Gümrük vergilerinin teknolojik kırılmaları tetiklediği, enerji politikalarının gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiği hassas bir dönemin içindeyiz. Şunu bir defa çok net görebiliyoruz: Yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta. Uluslararası sistem yalnızca kabuk değil, mecra da değiştirmektedir. Sayısı bir elin 5 parmağını geçmeyen güçlerin küresel sistemi donime ettiği düzende ciddi kırılmalar yaşanmaktadır" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte defalarca şahit olunduğu üzere ne uluslararası kurumların, ne de beynelmilel hukukun insanlara yeterli güveni ve güvenceyi artık vermediğini belirterek," Haklı olmanın yetmediği, hakkınızı korumak için güçlü olmanız gerektiği bir dünyada yaşadığımız gerçeğiyle sürekli yüzleşiyoruz. Bunu önce 1990’lı yıllarda Bosna’da gördük, daha sonra 14 yıl boyunca komşumuz Suriye’de gördük, en son 70 bin masumun hayatını kaybettiği Gazze soykırımında gördük. Çoğu çocuk ve kadın binlerce, yüz binlerce kardeşimiz buralarda katledildi, toplu kıyıma uğradı, fakat ne uluslararası hukuk, ne de dev bütçeli kurumlar bu zulümlerin ve katliamların önüne geçemedi. Küresel barış ve güvenliği sağlamakla görevli yapılar hiçbir adım atmadı. Bırakın engellemeyi, birçok bölgede eli kanlı zalimleri koruyup kolladılar. Şurası bir gerçek ki, günümüzde onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız her alanda güçlü olmak, caydırıcı olmak mecburiyetindesiniz. Ekonominizi güçlendirmek, dışa bağımlılığınızı azaltmak, kapasitenizi arttırmak, yani kendi göbeğinizi kendiniz kesmek durumundasınız. Aksi takdirde üzülerek ifade ediyorum, kurtlar sofrasına dönüşen bu yeni düzende kimse kimseye acımaz, gözünün yaşına bakmaz" şeklinde konuştu.Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk günden itibaren değerlendirmelerimizi yaptık, tedbirlerimizi aldık, tabiri caizse dersimize çok iyi çalıştık. Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik. Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânlarımızı seferber ettik. En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk. Kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa, imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık" açıklamasını yaptı.Savunma sanayinde devletin desteği, özel sektörün dinamizmiyle birleşince son yıllarda büyük bir ivme yakalandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Şöyle sözleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne, silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var. Savunma sanayinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk, ama şimdi yüzde 80’i yakaladık. İnsansız hava araçları, nerede, böyle bir imkânımız var mıydı? Yok. Ama şimdi insansız hava araçlarını üreten, silahlı insansız hava araçlarını üreten, Akıncı’sını üreten bir Türkiye var. Son teknolojiye sahip hava, kara, deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık yalnızca takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz" dedi.Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın savunma sanayi şirketi, 100 binin üzerindeki nitelikli personelin arı gibi çalışarak, küresel barış, huzur ve güvenliğe doğrudan katkı yapmayı sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dışa bağımlılık oranımız -az önce ifade ettim- yüzde 80’in üzerindeydi, şimdi artık yüzde 20 bile değil. Güvenlik güçlerimizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını yerli ve milli savunma araç ve ekipmanlarımızla temin ediyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde bin 400’ün üzerinde proje olduğunu, Türkiye’nin İHA ve SİHA alanında dünyanın en başarılı ilk 3 ülkesi arasında yer aldığını, belirterek, Halihazırda dünyadaki en büyük 11. savunma ihracatçısı olunduğunu belirtti.Türkiye’nin 2024’te dünya ihracat pazarında yüzde 65’le yerini aldığını dünya genelinde satılan her 100 insansız hava aracından 65’ini Türkiye’nin tedarik ettiğini, tam 180 ülkeye ürün ihraç ettiklerini bildirdi.2025’te bu sayının daha da artacağını öngördüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu rakamları daha da artırmak, çeşitlendirmek, detaylandırmak mümkün. Geçmişte haksız uygulamalara, çifte standartlara, baskı ve ambargolara maruz kalmış bir ülke olarak kaybettiğimiz zamanı telafi etmeyi başardık. Bunu da ana muhalefetin temsilcisi olduğu, komplekslerini bir türlü yenemeyen kifayetsizlerin engelleme girişimlerine rağmen yaptık.Ne diyorlardı? Onlar yapamasın diyorlardı. Biz ’yaparsa bu ülkenin evlatları yapar’ dedik ve yola koyulduk. Genç mühendislerimize, genç kardeşlerimize, bu ülkenin genç beyinlerine inandık. Onlara güvendik. "Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Başımızı belaya sokmayın" diyenlere rağmen yaptık" ifadelerini kullandı.""Siz teknolojiden ne anlarsınız? Oturun oturduğunuz yerde" diyenlere rağmen bütün bunları başardık. " diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;"Yoksa biz de bizden öncekiler gibi davranabilir, hiçbir riske girmeden statükonun konforlu alanında iktidarımızı rahatça sürdürebilirdik. Ama biz bu düzene itiraz ettik. Bu bağımlılık ilişkisine baş kaldırdık. Kelimenin tam anlamıyla, kelle koltukta bir mücadeleyle hamdolsun sadece 23 yılda dünyanın gıptayla baktığı, kimilerinin sevinçle kimilerinin de endişeyle takip ettiği bir savunma ekosistemini ülkemizde inşa ettik. Tabii burada şunu da ifade etmek durumundayım. Savunma sanayimize yaptığımız bütün yatırımların gerçek değeri inşallah gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.Bugün muhalefetin küçümsediği itibarsızlaştırmak için her yolu denediği projelerin neye tekabül ettiğini bizden sonraki nesiller daha net görecekler" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan," Biz ulaştığımız noktayı asla yeterli bulmuyoruz. Şu Altay tanklarını bugün burada görüyoruz. Yeterli mi? Bize göre yeterli değil. Biz çok daha ileri teknolojiyi yakalamak durumundayız." Bu Alman teknolojisiydi. Biz şimdi onu çok daha ileri taşıdık. Bugün burada olduğu gibi büyük bir kararlılıkla hamlelerimize devam ediyoruz.1,5 milyon mühendislik saatiyle, 35 bin kilometreyi kapsayan test süreciyle, 3 bin 700 fiili atışla tüm aşamaları geçen Altay tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Güncel muharebe ortamına en yüksek düzeyde adapte olmak üzere yeni sistemlerle donatılan Altay tankımız, en zorlu çevre koşullarına uygun olarak geliştirildi. Gerek atış gücü gerek devamlılık gerekse mobilite kabiliyetlerine dönük testleri hamdolsun başarıyla tamamladı"değerlendirmesini yaptı.Bu yıl başlatılan teslimatı önümüzdeki senelerde daha da artan sayılarla gerçekleştireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Takip eden partilerde ise yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz Batu Güç Grubu ile birlikte Altay tanklarımızı ordumuzun envanterine katacağız. Altay’la birlikte Leopar 2A4 modernizasyon projemizin de teslimini önümüzdeki sene yapacağız.Dost ve müttefik ülkelerin de yoğun ilgisiyle Altay yurt dışı pazarlarda Türk savunma sanayisinin etki ve görünürlüğüne önemli bir katkı sunacak.Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Altay’la birlikte tank teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış oluyoruz. Altay’ın üretim ve geliştirme sürecinde edindiğimiz tecrübeyle, dijital kontrol sistemlerinden yapay zeka destekli karar alma yapılarına, otonom hareket yeteneklerinden ileri koruma sistemlerine büyük bir yetkinlik kazandık. Bu birikimi en iyi şekilde değerlendirecek, gelecekte dünya sahnesine çıkaracağımız yeni ürünlerimizi inşallah daha da geliştireceğiz.Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle BMC Ankara tank ve yeni nesil zırhlı araçlar üretim tesisimizin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Teslimatını yaptığımız Altay tankımızın Peygamber ocağımızın güç ve caydırıcılığına katkı yapmasını temenni ediyorum. Bu eserleri ordumuza ve milletimize kazandıran BMC firmamıza savunma sanayi başkanlığımıza tesisin yapımında emeği geçen her bir kardeşime bilhassa da proje ortaklarımız Katar’a canı gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC’in Kahramankazan’daki üretim tesislerini üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan özel üretim TOGG’la gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, TOGG’un direksiyonuna geçen BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı gezdirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Sani, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, SSB Başkanı Haluk Görgün ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı TÜGVA İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tesis ziyaretinde eşlik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından töreni alanında Savunma Sanayi ürünlerinin geçit törenini izledi. TSK envanterinde olan bir çok araç tören alanında özel parkurda gösteriler yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi için resmi açılış törenine katıldı
28 Ekim 2025 Salı - 16:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi için resmi açılış törenine katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramankazan’da BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları teslimat Töreni’ne katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Balıkesir Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem dolayısıyla Balıkesirlilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Erdoğan,"6,1 büyüklüğündeki depremde Allah’a hamdolsun can kaybı yaşanmadı. İkinci sebeplerle yaralanan 26 vatandaşımız ise gerekli tıbbi müdahalelerin ardında taburcu edildi. İçişleri Bakanımız ekibiyle birlikte süratle bölgeye intikal etti, biz de kendisinden gerekli bilgileri aldık ve alıyoruz. Hasar tespit ve yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışması devam ediyor. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum" dedi.Türk savunma sanayi adına büyük bir heyecanı ve aynı zamanda büyük bir gururun yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ülkemiz savunma sanayine mühendis ve teknisyenlerimize duyduğumuz güvenin boşuna olmadığını, gerek bu tesis, gerekse teslimatı yapılan Altay tankımızla bir kez daha görüyoruz. Savunma sanayimizin gelişmesi, güçlenmesi, tam bağımsızlık hedefine ulaşması için canla, başla çalışan herkese, sektördeki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.Bu uğurda ter döken, şahadete eren kardeşlerime de Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa geçen sene 23 Ekim tarihinde TUSAŞ tesislerine yönelik kalleş saldırıda şehit olan vatan evlatlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı.Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bir yandan yeni projeleri, yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken, diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve milli araçlarımızı envanterimize katıyoruz.Bundan 2 ay önce 47 araçtan oluşan sistemler sistemi çelik kubbeyi kahraman Ordumuza kazandırmıştık. Aynı şekilde ASELSAN’ımızdaki 14 üretim tesisimizin açılışını yapmış, 1,5 milyar dolar yatarım değerine sahip Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temellerini atmıştık. Bugün de BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Araştırma ve geliştirme merkezleriyle, test alanlarıyla, zırhlı laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla 840 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste inşallah 1500’ü aşkın nitelikli personelimiz görev yapacak. Robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kapsamlı bir teknoloji üssü daha savunma ekosistemimize entegre olacak" diye konuştu.63 bin metrekare kapalı alana sahip, seri üretim hattında her ay 8 adet Altay tankıyla muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ’un imal edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer savunma ürünlerinde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefin özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamak olduğunun altını çizdi..Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya gelindiyse bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Her zaman söylüyorum, bakın bugün bir kez daha tekrar ediyorum, hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir, ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur, ya bir yol açar eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizlere hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum" açıklamasını yaptı.Küresel ölçekte süregiden askeri, siyasi ve ekonomik rekabetin her geçen gün boyut ve şekil değiştirdiğini, yeni araçları yeni imkanların, yeni kabiliyetlerin bu mücadelenin hem seyrini etkilediğini hem de kapsama alanını genişlettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Gümrük vergilerinin teknolojik kırılmaları tetiklediği, enerji politikalarının gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiği hassas bir dönemin içindeyiz. Şunu bir defa çok net görebiliyoruz: Yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta. Uluslararası sistem yalnızca kabuk değil, mecra da değiştirmektedir. Sayısı bir elin 5 parmağını geçmeyen güçlerin küresel sistemi donime ettiği düzende ciddi kırılmalar yaşanmaktadır" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte defalarca şahit olunduğu üzere ne uluslararası kurumların, ne de beynelmilel hukukun insanlara yeterli güveni ve güvenceyi artık vermediğini belirterek," Haklı olmanın yetmediği, hakkınızı korumak için güçlü olmanız gerektiği bir dünyada yaşadığımız gerçeğiyle sürekli yüzleşiyoruz. Bunu önce 1990’lı yıllarda Bosna’da gördük, daha sonra 14 yıl boyunca komşumuz Suriye’de gördük, en son 70 bin masumun hayatını kaybettiği Gazze soykırımında gördük. Çoğu çocuk ve kadın binlerce, yüz binlerce kardeşimiz buralarda katledildi, toplu kıyıma uğradı, fakat ne uluslararası hukuk, ne de dev bütçeli kurumlar bu zulümlerin ve katliamların önüne geçemedi. Küresel barış ve güvenliği sağlamakla görevli yapılar hiçbir adım atmadı. Bırakın engellemeyi, birçok bölgede eli kanlı zalimleri koruyup kolladılar. Şurası bir gerçek ki, günümüzde onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız her alanda güçlü olmak, caydırıcı olmak mecburiyetindesiniz. Ekonominizi güçlendirmek, dışa bağımlılığınızı azaltmak, kapasitenizi arttırmak, yani kendi göbeğinizi kendiniz kesmek durumundasınız. Aksi takdirde üzülerek ifade ediyorum, kurtlar sofrasına dönüşen bu yeni düzende kimse kimseye acımaz, gözünün yaşına bakmaz" şeklinde konuştu.Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk günden itibaren değerlendirmelerimizi yaptık, tedbirlerimizi aldık, tabiri caizse dersimize çok iyi çalıştık. Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik. Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânlarımızı seferber ettik. En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk. Kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa, imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık" açıklamasını yaptı.Savunma sanayinde devletin desteği, özel sektörün dinamizmiyle birleşince son yıllarda büyük bir ivme yakalandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Şöyle sözleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne, silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var. Savunma sanayinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk, ama şimdi yüzde 80’i yakaladık. İnsansız hava araçları, nerede, böyle bir imkânımız var mıydı? Yok. Ama şimdi insansız hava araçlarını üreten, silahlı insansız hava araçlarını üreten, Akıncı’sını üreten bir Türkiye var. Son teknolojiye sahip hava, kara, deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık yalnızca takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz" dedi.Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın savunma sanayi şirketi, 100 binin üzerindeki nitelikli personelin arı gibi çalışarak, küresel barış, huzur ve güvenliğe doğrudan katkı yapmayı sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dışa bağımlılık oranımız -az önce ifade ettim- yüzde 80’in üzerindeydi, şimdi artık yüzde 20 bile değil. Güvenlik güçlerimizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını yerli ve milli savunma araç ve ekipmanlarımızla temin ediyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde bin 400’ün üzerinde proje olduğunu, Türkiye’nin İHA ve SİHA alanında dünyanın en başarılı ilk 3 ülkesi arasında yer aldığını, belirterek, Halihazırda dünyadaki en büyük 11. savunma ihracatçısı olunduğunu belirtti.Türkiye’nin 2024’te dünya ihracat pazarında yüzde 65’le yerini aldığını dünya genelinde satılan her 100 insansız hava aracından 65’ini Türkiye’nin tedarik ettiğini, tam 180 ülkeye ürün ihraç ettiklerini bildirdi.2025’te bu sayının daha da artacağını öngördüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu rakamları daha da artırmak, çeşitlendirmek, detaylandırmak mümkün. Geçmişte haksız uygulamalara, çifte standartlara, baskı ve ambargolara maruz kalmış bir ülke olarak kaybettiğimiz zamanı telafi etmeyi başardık. Bunu da ana muhalefetin temsilcisi olduğu, komplekslerini bir türlü yenemeyen kifayetsizlerin engelleme girişimlerine rağmen yaptık.Ne diyorlardı? Onlar yapamasın diyorlardı. Biz ’yaparsa bu ülkenin evlatları yapar’ dedik ve yola koyulduk. Genç mühendislerimize, genç kardeşlerimize, bu ülkenin genç beyinlerine inandık. Onlara güvendik. "Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Başımızı belaya sokmayın" diyenlere rağmen yaptık" ifadelerini kullandı.""Siz teknolojiden ne anlarsınız? Oturun oturduğunuz yerde" diyenlere rağmen bütün bunları başardık. " diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;"Yoksa biz de bizden öncekiler gibi davranabilir, hiçbir riske girmeden statükonun konforlu alanında iktidarımızı rahatça sürdürebilirdik. Ama biz bu düzene itiraz ettik. Bu bağımlılık ilişkisine baş kaldırdık. Kelimenin tam anlamıyla, kelle koltukta bir mücadeleyle hamdolsun sadece 23 yılda dünyanın gıptayla baktığı, kimilerinin sevinçle kimilerinin de endişeyle takip ettiği bir savunma ekosistemini ülkemizde inşa ettik. Tabii burada şunu da ifade etmek durumundayım. Savunma sanayimize yaptığımız bütün yatırımların gerçek değeri inşallah gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.Bugün muhalefetin küçümsediği itibarsızlaştırmak için her yolu denediği projelerin neye tekabül ettiğini bizden sonraki nesiller daha net görecekler" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan," Biz ulaştığımız noktayı asla yeterli bulmuyoruz. Şu Altay tanklarını bugün burada görüyoruz. Yeterli mi? Bize göre yeterli değil. Biz çok daha ileri teknolojiyi yakalamak durumundayız." Bu Alman teknolojisiydi. Biz şimdi onu çok daha ileri taşıdık. Bugün burada olduğu gibi büyük bir kararlılıkla hamlelerimize devam ediyoruz.1,5 milyon mühendislik saatiyle, 35 bin kilometreyi kapsayan test süreciyle, 3 bin 700 fiili atışla tüm aşamaları geçen Altay tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Güncel muharebe ortamına en yüksek düzeyde adapte olmak üzere yeni sistemlerle donatılan Altay tankımız, en zorlu çevre koşullarına uygun olarak geliştirildi. Gerek atış gücü gerek devamlılık gerekse mobilite kabiliyetlerine dönük testleri hamdolsun başarıyla tamamladı"değerlendirmesini yaptı.Bu yıl başlatılan teslimatı önümüzdeki senelerde daha da artan sayılarla gerçekleştireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Takip eden partilerde ise yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz Batu Güç Grubu ile birlikte Altay tanklarımızı ordumuzun envanterine katacağız. Altay’la birlikte Leopar 2A4 modernizasyon projemizin de teslimini önümüzdeki sene yapacağız.Dost ve müttefik ülkelerin de yoğun ilgisiyle Altay yurt dışı pazarlarda Türk savunma sanayisinin etki ve görünürlüğüne önemli bir katkı sunacak.Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Altay’la birlikte tank teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış oluyoruz. Altay’ın üretim ve geliştirme sürecinde edindiğimiz tecrübeyle, dijital kontrol sistemlerinden yapay zeka destekli karar alma yapılarına, otonom hareket yeteneklerinden ileri koruma sistemlerine büyük bir yetkinlik kazandık. Bu birikimi en iyi şekilde değerlendirecek, gelecekte dünya sahnesine çıkaracağımız yeni ürünlerimizi inşallah daha da geliştireceğiz.Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle BMC Ankara tank ve yeni nesil zırhlı araçlar üretim tesisimizin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Teslimatını yaptığımız Altay tankımızın Peygamber ocağımızın güç ve caydırıcılığına katkı yapmasını temenni ediyorum. Bu eserleri ordumuza ve milletimize kazandıran BMC firmamıza savunma sanayi başkanlığımıza tesisin yapımında emeği geçen her bir kardeşime bilhassa da proje ortaklarımız Katar’a canı gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC’in Kahramankazan’daki üretim tesislerini üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan özel üretim TOGG’la gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, TOGG’un direksiyonuna geçen BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı gezdirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Sani, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, SSB Başkanı Haluk Görgün ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı TÜGVA İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tesis ziyaretinde eşlik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından töreni alanında Savunma Sanayi ürünlerinin geçit törenini izledi. TSK envanterinde olan bir çok araç tören alanında özel parkurda gösteriler yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sizi 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretemiyorduk. Ama şuanda hamd olsun silahların üreten bir Türkiye var"
28 Ekim 2025 Salı - 16:51 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sizi 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretemiyorduk. Ama şuanda hamd olsun silahların üreten bir Türkiye var" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramankazan’da BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları teslimat Töreni’ne katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Balıkesir Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem dolayısıyla Balıkesirlilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Erdoğan,"6,1 büyüklüğündeki depremde Allah’a hamdolsun can kaybı yaşanmadı. İkinci sebeplerle yaralanan 26 vatandaşımız ise gerekli tıbbi müdahalelerin ardında taburcu edildi. İçişleri Bakanımız ekibiyle birlikte süratle bölgeye intikal etti, biz de kendisinden gerekli bilgileri aldık ve alıyoruz. Hasar tespit ve yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışması devam ediyor. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum" dedi.Türk savunma sanayi adına büyük bir heyecanı ve aynı zamanda büyük bir gururun yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ülkemiz savunma sanayine mühendis ve teknisyenlerimize duyduğumuz güvenin boşuna olmadığını, gerek bu tesis, gerekse teslimatı yapılan Altay tankımızla bir kez daha görüyoruz. Savunma sanayimizin gelişmesi, güçlenmesi, tam bağımsızlık hedefine ulaşması için canla, başla çalışan herkese, sektördeki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.Bu uğurda ter döken, şahadete eren kardeşlerime de Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa geçen sene 23 Ekim tarihinde TUSAŞ tesislerine yönelik kalleş saldırıda şehit olan vatan evlatlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı.Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bir yandan yeni projeleri, yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken, diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve milli araçlarımızı envanterimize katıyoruz.Bundan 2 ay önce 47 araçtan oluşan sistemler sistemi çelik kubbeyi kahraman Ordumuza kazandırmıştık. Aynı şekilde ASELSAN’ımızdaki 14 üretim tesisimizin açılışını yapmış, 1,5 milyar dolar yatarım değerine sahip Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temellerini atmıştık. Bugün de BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Araştırma ve geliştirme merkezleriyle, test alanlarıyla, zırhlı laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla 840 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste inşallah 1500’ü aşkın nitelikli personelimiz görev yapacak. Robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kapsamlı bir teknoloji üssü daha savunma ekosistemimize entegre olacak" diye konuştu.63 bin metrekare kapalı alana sahip, seri üretim hattında her ay 8 adet Altay tankıyla muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ’un imal edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer savunma ürünlerinde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefin özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamak olduğunun altını çizdi..Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya gelindiyse bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Her zaman söylüyorum, bakın bugün bir kez daha tekrar ediyorum, hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir, ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur, ya bir yol açar eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizlere hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum" açıklamasını yaptı.Küresel ölçekte süregiden askeri, siyasi ve ekonomik rekabetin her geçen gün boyut ve şekil değiştirdiğini, yeni araçları yeni imkanların, yeni kabiliyetlerin bu mücadelenin hem seyrini etkilediğini hem de kapsama alanını genişlettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Gümrük vergilerinin teknolojik kırılmaları tetiklediği, enerji politikalarının gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiği hassas bir dönemin içindeyiz. Şunu bir defa çok net görebiliyoruz: Yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta. Uluslararası sistem yalnızca kabuk değil, mecra da değiştirmektedir. Sayısı bir elin 5 parmağını geçmeyen güçlerin küresel sistemi donime ettiği düzende ciddi kırılmalar yaşanmaktadır" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte defalarca şahit olunduğu üzere ne uluslararası kurumların, ne de beynelmilel hukukun insanlara yeterli güveni ve güvenceyi artık vermediğini belirterek," Haklı olmanın yetmediği, hakkınızı korumak için güçlü olmanız gerektiği bir dünyada yaşadığımız gerçeğiyle sürekli yüzleşiyoruz. Bunu önce 1990’lı yıllarda Bosna’da gördük, daha sonra 14 yıl boyunca komşumuz Suriye’de gördük, en son 70 bin masumun hayatını kaybettiği Gazze soykırımında gördük. Çoğu çocuk ve kadın binlerce, yüz binlerce kardeşimiz buralarda katledildi, toplu kıyıma uğradı, fakat ne uluslararası hukuk, ne de dev bütçeli kurumlar bu zulümlerin ve katliamların önüne geçemedi. Küresel barış ve güvenliği sağlamakla görevli yapılar hiçbir adım atmadı. Bırakın engellemeyi, birçok bölgede eli kanlı zalimleri koruyup kolladılar. Şurası bir gerçek ki, günümüzde onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız her alanda güçlü olmak, caydırıcı olmak mecburiyetindesiniz. Ekonominizi güçlendirmek, dışa bağımlılığınızı azaltmak, kapasitenizi arttırmak, yani kendi göbeğinizi kendiniz kesmek durumundasınız. Aksi takdirde üzülerek ifade ediyorum, kurtlar sofrasına dönüşen bu yeni düzende kimse kimseye acımaz, gözünün yaşına bakmaz" şeklinde konuştu.Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk günden itibaren değerlendirmelerimizi yaptık, tedbirlerimizi aldık, tabiri caizse dersimize çok iyi çalıştık. Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik. Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânlarımızı seferber ettik. En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk. Kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa, imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık" açıklamasını yaptı.Savunma sanayinde devletin desteği, özel sektörün dinamizmiyle birleşince son yıllarda büyük bir ivme yakalandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Şöyle sözleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne, silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var. Savunma sanayinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk, ama şimdi yüzde 80’i yakaladık. İnsansız hava araçları, nerede, böyle bir imkânımız var mıydı? Yok. Ama şimdi insansız hava araçlarını üreten, silahlı insansız hava araçlarını üreten, Akıncı’sını üreten bir Türkiye var. Son teknolojiye sahip hava, kara, deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık yalnızca takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz" dedi.Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın savunma sanayi şirketi, 100 binin üzerindeki nitelikli personelin arı gibi çalışarak, küresel barış, huzur ve güvenliğe doğrudan katkı yapmayı sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dışa bağımlılık oranımız -az önce ifade ettim- yüzde 80’in üzerindeydi, şimdi artık yüzde 20 bile değil. Güvenlik güçlerimizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını yerli ve milli savunma araç ve ekipmanlarımızla temin ediyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde bin 400’ün üzerinde proje olduğunu, Türkiye’nin İHA ve SİHA alanında dünyanın en başarılı ilk 3 ülkesi arasında yer aldığını, belirterek, Halihazırda dünyadaki en büyük 11. savunma ihracatçısı olunduğunu belirtti.Türkiye’nin 2024’te dünya ihracat pazarında yüzde 65’le yerini aldığını dünya genelinde satılan her 100 insansız hava aracından 65’ini Türkiye’nin tedarik ettiğini, tam 180 ülkeye ürün ihraç ettiklerini bildirdi.2025’te bu sayının daha da artacağını öngördüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu rakamları daha da artırmak, çeşitlendirmek, detaylandırmak mümkün. Geçmişte haksız uygulamalara, çifte standartlara, baskı ve ambargolara maruz kalmış bir ülke olarak kaybettiğimiz zamanı telafi etmeyi başardık. Bunu da ana muhalefetin temsilcisi olduğu, komplekslerini bir türlü yenemeyen kifayetsizlerin engelleme girişimlerine rağmen yaptık.Ne diyorlardı? Onlar yapamasın diyorlardı. Biz ’yaparsa bu ülkenin evlatları yapar’ dedik ve yola koyulduk. Genç mühendislerimize, genç kardeşlerimize, bu ülkenin genç beyinlerine inandık. Onlara güvendik. "Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Başımızı belaya sokmayın" diyenlere rağmen yaptık" ifadelerini kullandı.""Siz teknolojiden ne anlarsınız? Oturun oturduğunuz yerde" diyenlere rağmen bütün bunları başardık. " diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;"Yoksa biz de bizden öncekiler gibi davranabilir, hiçbir riske girmeden statükonun konforlu alanında iktidarımızı rahatça sürdürebilirdik. Ama biz bu düzene itiraz ettik. Bu bağımlılık ilişkisine baş kaldırdık. Kelimenin tam anlamıyla, kelle koltukta bir mücadeleyle hamdolsun sadece 23 yılda dünyanın gıptayla baktığı, kimilerinin sevinçle kimilerinin de endişeyle takip ettiği bir savunma ekosistemini ülkemizde inşa ettik. Tabii burada şunu da ifade etmek durumundayım. Savunma sanayimize yaptığımız bütün yatırımların gerçek değeri inşallah gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.Bugün muhalefetin küçümsediği itibarsızlaştırmak için her yolu denediği projelerin neye tekabül ettiğini bizden sonraki nesiller daha net görecekler" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan," Biz ulaştığımız noktayı asla yeterli bulmuyoruz. Şu Altay tanklarını bugün burada görüyoruz. Yeterli mi? Bize göre yeterli değil. Biz çok daha ileri teknolojiyi yakalamak durumundayız." Bu Alman teknolojisiydi. Biz şimdi onu çok daha ileri taşıdık. Bugün burada olduğu gibi büyük bir kararlılıkla hamlelerimize devam ediyoruz.1,5 milyon mühendislik saatiyle, 35 bin kilometreyi kapsayan test süreciyle, 3 bin 700 fiili atışla tüm aşamaları geçen Altay tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Güncel muharebe ortamına en yüksek düzeyde adapte olmak üzere yeni sistemlerle donatılan Altay tankımız, en zorlu çevre koşullarına uygun olarak geliştirildi. Gerek atış gücü gerek devamlılık gerekse mobilite kabiliyetlerine dönük testleri hamdolsun başarıyla tamamladı"değerlendirmesini yaptı.Bu yıl başlatılan teslimatı önümüzdeki senelerde daha da artan sayılarla gerçekleştireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Takip eden partilerde ise yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz Batu Güç Grubu ile birlikte Altay tanklarımızı ordumuzun envanterine katacağız. Altay’la birlikte Leopar 2A4 modernizasyon projemizin de teslimini önümüzdeki sene yapacağız.Dost ve müttefik ülkelerin de yoğun ilgisiyle Altay yurt dışı pazarlarda Türk savunma sanayisinin etki ve görünürlüğüne önemli bir katkı sunacak.Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Altay’la birlikte tank teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış oluyoruz. Altay’ın üretim ve geliştirme sürecinde edindiğimiz tecrübeyle, dijital kontrol sistemlerinden yapay zeka destekli karar alma yapılarına, otonom hareket yeteneklerinden ileri koruma sistemlerine büyük bir yetkinlik kazandık. Bu birikimi en iyi şekilde değerlendirecek, gelecekte dünya sahnesine çıkaracağımız yeni ürünlerimizi inşallah daha da geliştireceğiz.Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle BMC Ankara tank ve yeni nesil zırhlı araçlar üretim tesisimizin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Teslimatını yaptığımız Altay tankımızın Peygamber ocağımızın güç ve caydırıcılığına katkı yapmasını temenni ediyorum. Bu eserleri ordumuza ve milletimize kazandıran BMC firmamıza savunma sanayi başkanlığımıza tesisin yapımında emeği geçen her bir kardeşime bilhassa da proje ortaklarımız Katar’a canı gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC’in Kahramankazan’daki üretim tesislerini üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan özel üretim TOGG’la gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, TOGG’un direksiyonuna geçen BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı gezdirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Sani, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, SSB Başkanı Haluk Görgün ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı TÜGVA İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tesis ziyaretinde eşlik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından töreni alanında Savunma Sanayi ürünlerinin geçit törenini izledi. TSK envanterinde olan bir çok araç tören alanında özel parkurda gösteriler yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Önümüze çıkan bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir ama menzile ulaşmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur ya bir yol açar hedeflediğimiz yere ulaşırız"
28 Ekim 2025 Salı - 16:45 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Önümüze çıkan bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir ama menzile ulaşmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur ya bir yol açar hedeflediğimiz yere ulaşırız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramankazan’da BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisi Açılışı ve İlk Yeni Altay Tankları teslimat Töreni’ne katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Balıkesir Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem dolayısıyla Balıkesirlilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Erdoğan,"6,1 büyüklüğündeki depremde Allah’a hamdolsun can kaybı yaşanmadı. İkinci sebeplerle yaralanan 26 vatandaşımız ise gerekli tıbbi müdahalelerin ardında taburcu edildi. İçişleri Bakanımız ekibiyle birlikte süratle bölgeye intikal etti, biz de kendisinden gerekli bilgileri aldık ve alıyoruz. Hasar tespit ve yıkılan binaların enkaz kaldırma çalışması devam ediyor. Rabbim ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum" dedi.Türk savunma sanayi adına büyük bir heyecanı ve aynı zamanda büyük bir gururun yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ülkemiz savunma sanayine mühendis ve teknisyenlerimize duyduğumuz güvenin boşuna olmadığını, gerek bu tesis, gerekse teslimatı yapılan Altay tankımızla bir kez daha görüyoruz. Savunma sanayimizin gelişmesi, güçlenmesi, tam bağımsızlık hedefine ulaşması için canla, başla çalışan herkese, sektördeki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.Bu uğurda ter döken, şahadete eren kardeşlerime de Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bilhassa geçen sene 23 Ekim tarihinde TUSAŞ tesislerine yönelik kalleş saldırıda şehit olan vatan evlatlarını rahmetle ve minnetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı.Başkanlığını yaptığım Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde alınan kararlar ışığında, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Bir yandan yeni projeleri, yeni savunma ürünlerini geliştirip devreye alırken, diğer yandan yeni tesislerimizin açılışını yapıyor, yerli ve milli araçlarımızı envanterimize katıyoruz.Bundan 2 ay önce 47 araçtan oluşan sistemler sistemi çelik kubbeyi kahraman Ordumuza kazandırmıştık. Aynı şekilde ASELSAN’ımızdaki 14 üretim tesisimizin açılışını yapmış, 1,5 milyar dolar yatarım değerine sahip Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temellerini atmıştık. Bugün de BMC Ankara Tank ve Yeni Nesil Zırhlı Araçlar Üretim Tesisimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Araştırma ve geliştirme merkezleriyle, test alanlarıyla, zırhlı laboratuvarları ve eğitim parkurlarıyla 840 bin metrekarelik alana yayılan bu devasa tesiste inşallah 1500’ü aşkın nitelikli personelimiz görev yapacak. Robotik kaynak sistemlerinden ileri sensör teknolojilerine, simülasyon altyapısından veri analitiğine kapsamlı bir teknoloji üssü daha savunma ekosistemimize entegre olacak" diye konuştu.63 bin metrekare kapalı alana sahip, seri üretim hattında her ay 8 adet Altay tankıyla muharebe sahasının kalesi olarak tarif edilen 10 adet Altuğ’un imal edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer savunma ürünlerinde olduğu gibi Altay tanklarından da hedefin özellikle kritik malzemelerde kimseye bağlı olmamak olduğunun altını çizdi..Ambargolara rağmen nasıl bugünkü aşamaya gelindiyse bundan sonraki süreci de başarıyla yürüteceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Her zaman söylüyorum, bakın bugün bir kez daha tekrar ediyorum, hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır, belki biraz geciktirir, ama menzile varmamıza asla mani olamaz. Ya bir yol bulur, ya bir yol açar eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Stratejik önemi fevkalade yüksek bu modern tesisin bizlere hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum" açıklamasını yaptı.Küresel ölçekte süregiden askeri, siyasi ve ekonomik rekabetin her geçen gün boyut ve şekil değiştirdiğini, yeni araçları yeni imkanların, yeni kabiliyetlerin bu mücadelenin hem seyrini etkilediğini hem de kapsama alanını genişlettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Gümrük vergilerinin teknolojik kırılmaları tetiklediği, enerji politikalarının gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiği hassas bir dönemin içindeyiz. Şunu bir defa çok net görebiliyoruz: Yeni bir jeopolitik denklem kurulmakta. Uluslararası sistem yalnızca kabuk değil, mecra da değiştirmektedir. Sayısı bir elin 5 parmağını geçmeyen güçlerin küresel sistemi donime ettiği düzende ciddi kırılmalar yaşanmaktadır" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte defalarca şahit olunduğu üzere ne uluslararası kurumların, ne de beynelmilel hukukun insanlara yeterli güveni ve güvenceyi artık vermediğini belirterek," Haklı olmanın yetmediği, hakkınızı korumak için güçlü olmanız gerektiği bir dünyada yaşadığımız gerçeğiyle sürekli yüzleşiyoruz. Bunu önce 1990’lı yıllarda Bosna’da gördük, daha sonra 14 yıl boyunca komşumuz Suriye’de gördük, en son 70 bin masumun hayatını kaybettiği Gazze soykırımında gördük. Çoğu çocuk ve kadın binlerce, yüz binlerce kardeşimiz buralarda katledildi, toplu kıyıma uğradı, fakat ne uluslararası hukuk, ne de dev bütçeli kurumlar bu zulümlerin ve katliamların önüne geçemedi. Küresel barış ve güvenliği sağlamakla görevli yapılar hiçbir adım atmadı. Bırakın engellemeyi, birçok bölgede eli kanlı zalimleri koruyup kolladılar. Şurası bir gerçek ki, günümüzde onurlu bir şekilde yaşamak istiyorsanız her alanda güçlü olmak, caydırıcı olmak mecburiyetindesiniz. Ekonominizi güçlendirmek, dışa bağımlılığınızı azaltmak, kapasitenizi arttırmak, yani kendi göbeğinizi kendiniz kesmek durumundasınız. Aksi takdirde üzülerek ifade ediyorum, kurtlar sofrasına dönüşen bu yeni düzende kimse kimseye acımaz, gözünün yaşına bakmaz" şeklinde konuştu.Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," İlk günden itibaren değerlendirmelerimizi yaptık, tedbirlerimizi aldık, tabiri caizse dersimize çok iyi çalıştık. Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye’yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik. Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkânlarımızı seferber ettik. En sıkıntılı zamanlarında dostlarımızın yardımına koştuk. Kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye’ye nerede ihtiyaç duyulduysa, imkânlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık" açıklamasını yaptı.Savunma sanayinde devletin desteği, özel sektörün dinamizmiyle birleşince son yıllarda büyük bir ivme yakalandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan," Şöyle sözleri bir 20 yıl, 25 yıl geriye götürmek istiyorum. Ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk? Toplu iğne, silahtan bahsetmiyorum, hayır. Ama şu anda hamdolsun silahlarını üreten bir Türkiye var. Savunma sanayinde yüzde 20’yi bile üretemiyorduk, ama şimdi yüzde 80’i yakaladık. İnsansız hava araçları, nerede, böyle bir imkânımız var mıydı? Yok. Ama şimdi insansız hava araçlarını üreten, silahlı insansız hava araçlarını üreten, Akıncı’sını üreten bir Türkiye var. Son teknolojiye sahip hava, kara, deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık yalnızca takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Modern silah sistemlerinden kompleks koruma paketlerine, sürüş destek modüllerinden elektronik harp altyapısına kadar her hamlesi, her ürünü merakla beklenen bir ülkeyiz" dedi.Sektördeki 3 bin 500’ü aşkın savunma sanayi şirketi, 100 binin üzerindeki nitelikli personelin arı gibi çalışarak, küresel barış, huzur ve güvenliğe doğrudan katkı yapmayı sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dışa bağımlılık oranımız -az önce ifade ettim- yüzde 80’in üzerindeydi, şimdi artık yüzde 20 bile değil. Güvenlik güçlerimizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını yerli ve milli savunma araç ve ekipmanlarımızla temin ediyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde bin 400’ün üzerinde proje olduğunu, Türkiye’nin İHA ve SİHA alanında dünyanın en başarılı ilk 3 ülkesi arasında yer aldığını, belirterek, Halihazırda dünyadaki en büyük 11. savunma ihracatçısı olunduğunu belirtti.Türkiye’nin 2024’te dünya ihracat pazarında yüzde 65’le yerini aldığını dünya genelinde satılan her 100 insansız hava aracından 65’ini Türkiye’nin tedarik ettiğini, tam 180 ülkeye ürün ihraç ettiklerini bildirdi.2025’te bu sayının daha da artacağını öngördüklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu rakamları daha da artırmak, çeşitlendirmek, detaylandırmak mümkün. Geçmişte haksız uygulamalara, çifte standartlara, baskı ve ambargolara maruz kalmış bir ülke olarak kaybettiğimiz zamanı telafi etmeyi başardık. Bunu da ana muhalefetin temsilcisi olduğu, komplekslerini bir türlü yenemeyen kifayetsizlerin engelleme girişimlerine rağmen yaptık.Ne diyorlardı? Onlar yapamasın diyorlardı. Biz ’yaparsa bu ülkenin evlatları yapar’ dedik ve yola koyulduk. Genç mühendislerimize, genç kardeşlerimize, bu ülkenin genç beyinlerine inandık. Onlara güvendik. "Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın. Başımızı belaya sokmayın" diyenlere rağmen yaptık" ifadelerini kullandı.""Siz teknolojiden ne anlarsınız? Oturun oturduğunuz yerde" diyenlere rağmen bütün bunları başardık. " diyen Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü;"Yoksa biz de bizden öncekiler gibi davranabilir, hiçbir riske girmeden statükonun konforlu alanında iktidarımızı rahatça sürdürebilirdik. Ama biz bu düzene itiraz ettik. Bu bağımlılık ilişkisine baş kaldırdık. Kelimenin tam anlamıyla, kelle koltukta bir mücadeleyle hamdolsun sadece 23 yılda dünyanın gıptayla baktığı, kimilerinin sevinçle kimilerinin de endişeyle takip ettiği bir savunma ekosistemini ülkemizde inşa ettik. Tabii burada şunu da ifade etmek durumundayım. Savunma sanayimize yaptığımız bütün yatırımların gerçek değeri inşallah gelecek yıllarda çok daha iyi anlaşılacak.Bugün muhalefetin küçümsediği itibarsızlaştırmak için her yolu denediği projelerin neye tekabül ettiğini bizden sonraki nesiller daha net görecekler" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan," Biz ulaştığımız noktayı asla yeterli bulmuyoruz. Şu Altay tanklarını bugün burada görüyoruz. Yeterli mi? Bize göre yeterli değil. Biz çok daha ileri teknolojiyi yakalamak durumundayız." Bu Alman teknolojisiydi. Biz şimdi onu çok daha ileri taşıdık. Bugün burada olduğu gibi büyük bir kararlılıkla hamlelerimize devam ediyoruz.1,5 milyon mühendislik saatiyle, 35 bin kilometreyi kapsayan test süreciyle, 3 bin 700 fiili atışla tüm aşamaları geçen Altay tanklarımızın ilkini bugün kahraman ordumuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Güncel muharebe ortamına en yüksek düzeyde adapte olmak üzere yeni sistemlerle donatılan Altay tankımız, en zorlu çevre koşullarına uygun olarak geliştirildi. Gerek atış gücü gerek devamlılık gerekse mobilite kabiliyetlerine dönük testleri hamdolsun başarıyla tamamladı"değerlendirmesini yaptı.Bu yıl başlatılan teslimatı önümüzdeki senelerde daha da artan sayılarla gerçekleştireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Takip eden partilerde ise yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz Batu Güç Grubu ile birlikte Altay tanklarımızı ordumuzun envanterine katacağız. Altay’la birlikte Leopar 2A4 modernizasyon projemizin de teslimini önümüzdeki sene yapacağız.Dost ve müttefik ülkelerin de yoğun ilgisiyle Altay yurt dışı pazarlarda Türk savunma sanayisinin etki ve görünürlüğüne önemli bir katkı sunacak.Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Altay’la birlikte tank teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış oluyoruz. Altay’ın üretim ve geliştirme sürecinde edindiğimiz tecrübeyle, dijital kontrol sistemlerinden yapay zeka destekli karar alma yapılarına, otonom hareket yeteneklerinden ileri koruma sistemlerine büyük bir yetkinlik kazandık. Bu birikimi en iyi şekilde değerlendirecek, gelecekte dünya sahnesine çıkaracağımız yeni ürünlerimizi inşallah daha da geliştireceğiz.Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle BMC Ankara tank ve yeni nesil zırhlı araçlar üretim tesisimizin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Teslimatını yaptığımız Altay tankımızın Peygamber ocağımızın güç ve caydırıcılığına katkı yapmasını temenni ediyorum. Bu eserleri ordumuza ve milletimize kazandıran BMC firmamıza savunma sanayi başkanlığımıza tesisin yapımında emeği geçen her bir kardeşime bilhassa da proje ortaklarımız Katar’a canı gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, BMC’in Kahramankazan’daki üretim tesislerini üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu bulunan özel üretim TOGG’la gezdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, TOGG’un direksiyonuna geçen BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı gezdirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Sani, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, SSB Başkanı Haluk Görgün ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı TÜGVA İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tesis ziyaretinde eşlik etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından töreni alanında Savunma Sanayi ürünlerinin geçit törenini izledi. TSK envanterinde olan bir çok araç tören alanında özel parkurda gösteriler yaptı.
Başkan Özlü "Hukuki olmayan hiçbir işimiz olmaz"
28 Ekim 2025 Salı - 15:59 Başkan Özlü "Hukuki olmayan hiçbir işimiz olmaz" Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, AK Parti il yönetim kademesi ile bir araya gelerek şehrin geleceğine yön verecek kentsel dönüşüm ve altyapı projelerini anlattı. Özlü, "Biz bir medeniyeti inşa ve ihya etmek için çalışıyoruz. Hukuki olmayan hiçbir işimiz yok. Resmin tamamına bakın. AK Parti’ye güvenin, yaptığımız işlere güvenin" ifadelerini kullandı. Başkan Faruk Özlü, AK Parti Düzce İl Başkanlığı’nda il yönetim kademesiyle bir araya gelerek kentsel dönüşüm ve altyapı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Toplantıya AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, il, kadın ve gençlik kolları yönetim kurulu üyeleri katıldı. Faruk Özlü, belediyenin altyapı ve proje temelli çalışmalarını anlatarak, "Biz gerçekten çok çalışıyoruz. Yaptığımız her şeyi 40 defa düşünerek yapıyoruz. Türkiye’deki tüm belediyelere bakın, sosyal algı belediyeciliği hariç, bizim kadar altyapı yatırımı yapan, proje temelli çalışan hiçbir belediye yoktur. Bundan yüzde 100 emin olun. Bizim faaliyetlerimiz çok çalışmak üzerine kuruludur. O yüzden bizim mottomuz işin özü çalışmaktır" dedi. Özlü, seçim öncesinde gelecek 5 yıllık projeleri içeren bir kitap hazırladıklarını hatırlatarak, "Türkiye Yüzyılında Düzce İçin 100 Proje’yi millete sunduk. Bu projelerin bir kısmını tamamladık" ifadelerini kullandı. Cedidiye Kent Meydanı Projesi’ne de değinen Özlü, yıkım ve düzenleme süreçlerinin tamamen hukuka uygun şekilde yürütüldüğünü vurguladı. "İzin almamız gereken yer Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’dır ve tüm izinlerimiz alındı. Hukuki olmayan hiçbir işimiz yoktur. Yaptığımız her şey hukukidir" diye konuştu. Projeyi "cami-meydan-çarşı" konseptiyle planladıklarını belirten Özlü, ikinci etabın seçimlerden önce halka duyurulduğunu hatırlattı. Başkan Özlü, projenin tamamlanmasıyla Düzce’nin çarşısı, meydanı ve camisiyle küçük bir Süleymaniye veya Selimiye benzeri bir yapısal bütünlük kazanacağını söyledi. "Düzce’de yaptığımız her şey şehrin gelecek 50 yılına matuftur" "Biz Düzce’nin merkezinde bir büyük dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Resmin tamamına bir bakın" diyen Başkan Özlü, "Olay sadece Cedidiye Kent Meydanı Projesi değil. İlk yaptığımız iş valilik binasının cephe giydirmesidir. Devamında Avni Akyol ve İnönü Parkında bir sürü derme-çatma yapılar vardı, onları kaldırdık. Düzce’nin merkezinde 34 dönüm bir araziyi millet bahçesine dönüştürdük. İstanbul Caddesi’nde altyapıyı tamamen yeniledik, zemin ve cephe düzenlemesi yaptık. Şu anda orası açık bir AVM oldu. Cedidiye Kent Meydanı projesi Düzce’nin merkezinde gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümün küçük bir parçasıdır. Bizim partimiz ve bizim teşkilatımız bir medeniyet kurma ya da eski medeniyetimizi ihya etme davasıdır. Biz bir medeniyet ihya etmek için, bir medeniyet kurmak için çalışan siyasi kadroyuz. Biz farklıyız, günlük hayat yaşamayız. Düzce’de yaptığımız her şey şehrin gelecek 50 yılına matuftur. Bu şehrin büyümesi lazım. Bu şehir belediye binası ile valilik binası arasına sıkışmış durumda. Cedidiye Kent Meydanı Projesi enine boyuna düşündüğümüz bir projedir. Meydan projesini tamamlayacak ve Millet Bahçesi 2 içerisinde Anıt Eser Kültür Evi’ni inşa edecek bir projedir. Biz ne söylüyorsak, ağzımızdan ne çıkıyorsa, kafamızın arkasında da o vardır" ifadelerini kullandı. Özlü proje kapsamında inşa edilecek 49 dükkanın ihale yöntemiyle satışa sunulacağını da açıkladı. Ayrıca Anıt Eser Kültür Evi’nin inşasının Düzce için önemli bir değer olacağını belirten Özlü, "Medeniyet bu şekilde inşa edilir. AK Parti’ye güvenin, yaptığımız işlere güvenin" dedi. Başkan Özlü ayrıca Düzce tarihinin en büyük içme suyu yatırımları ile su şebekesini baştan sona yenilediklerini de kaydetti.