POLİTİKA
TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" 28 Nisan 2026 Salı - 23:16:16 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Alperen: "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:02 MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Alperen: "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu, millet-devlet kenetlenmesinden, irade birlikteliğinden ve yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla tamamlanmasından geçmektedir" dedi. MHP Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Bahadır Alperen, ‘terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin açıklama yaptı. Alperen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihe not düşecek bir irade gösterdiğini belirterek, "Türkiye’nin her alanda köklü değişimlere imza attığı bu dönemde ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ diyen Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Türkiye’yi daha güçlü, daha güvenli, daha itibarlı bir geleceğe taşımak adına hiçbir siyasi hesap gözetmeksizin büyük bir vizyon ortaya koymaktadır. Liderimiz Devlet Bahçeli, terörün kökünün kazınması, milli bekamızın teminat altına alınması ve devletimizin ebedi varlığının korunması için tabiri caizse elini değil tüm vücudunu taşın altına koyarak, tarihe not düşecek bir irade göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Cumhur İttifakı’nın stratejik birlikteliğini, milli güvenliğin ve devlet istikrarının temel harcı olarak görmekteyiz" Bahçeli’nin gelecek nesilleri düşünerek hareket ettiğini aktaran Alperen, "Liderimiz Devlet Bahçeli, gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünerek hareket etmekte ve bu sürecin bir tercih değil, tarihi bir sorumluluk, ahlaki bir mecburiyet olduğunu her defasında dile getirmektedir. Türkiye Yüzyılı, artık açıkça göstermiştir ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sadece bölgesinde değil, küresel ölçekte de sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen, karar verici bir aktör haline gelmiştir. Cumhur İttifakı’nın sağlam birlikteliği ve milli duruşu sayesinde devletimiz; devlet aklını, diplomatik kudretini ve askeri caydırıcılığını aynı potada birleştirerek yeni bir jeopolitik denge kurmuştur. Cumhur İttifakı’nın stratejik birlikteliğini, milli güvenliğin ve devlet istikrarının temel harcı olarak görmekteyiz. Bu tablo, yılların birikimiyle yoğrulmuş, tecrübeyle pekişmiş, millet sevgisiyle güçlenmiş liderlik vizyonunun bir sonucudur" dedi. "Terör belasından tamamen kurtulmanın yolu terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanmasından geçmektedir" Terörden kurtulmanın yolunun ’terörsüz Türkiye’ sürecinin tamamlanmasından geçtiğini belirten Alperen, "Büyük Türk milleti artık çok iyi bilmektedir ki terör belasından tamamen kurtulmanın yolu, millet-devlet kenetlenmesinden, irade birlikteliğinden ve yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin kararlılıkla tamamlanmasından geçmektedir. Bugün gelinen noktada terör, artık Türkiye’yi diz çöktüremeyeceğini anlamış, terör örgütlerini kullanan odaklar Türkiye’nin kararlılığı karşısında şaşkına dönmüşlerdir. Aziz milletimiz ise bu tarihi mücadeleye en yüksek seviyede desteğini vermektedir. Türkiye, terörün tüm unsurlarını etkisiz kılacak kudrete sahiptir ve yarınlara çok daha güvenli, çok daha huzurlu ve çok daha güçlü bir ülke bırakacağımıza dair hiçbir tereddüt yoktur" ifadelerine yer verdi. "Terörsüz Türkiye sürecinde ancak ve ancak ülkenin bölünmezliğinde mutabakat vardır" Terörsüz Türkiye sürecinde MHP olarak tavırlarının net olduğunu ifade eden Alperen şunları kaydetti: "Bilge liderimizin çağrısıyla başlayan terörsüz Türkiye sürecinde Anayasa’nın ilk dört maddesinden taviz yoktur. Ülkenin üniter yapısından taviz yoktur. Şehitlerimizin aziz ruhlarını incitecek hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye sürecinde ancak ve ancak ülkenin bölünmezliğinde mutabakat vardır. Silahların örgüt tarafından bırakılması vardır. Terörsüz Türkiye ile Türk milletinin ulusal bütünlüğünün bir kere daha teyit edileceği bir müjde vardır. Devletin yanında, milletin hizasında, hakkın ve hakikatin doğrultusundayız. Milletimizin hassasiyetlerini biliyor, çağrısına kulak veriyor, derdi ile dertleniyor, sorunlarının çözümü için hep bir arada olduğumuzu dile getiriyoruz. Türkiye’nin istiklaline, istikbaline, bekamıza kasteden hiçbir odak karşısında geri adım atmayacağız. Bu millet, terörsüz, huzurlu, güçlü ve müreffeh bir Türkiye’nin çok yakın olduğunu bilmektedir. Bu devlet, bin yıllık devlet aklıyla bu kararlılığı sonuna kadar sürdürecektir ve biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak Liderimiz Devlet Bahçeli’nin çizgisinde, Türk milletinin geleceği için son nefesimize kadar mücadele edeceğiz. Kazanan Türkiye Cumhuriyeti olacak, kazanan aziz Türk milleti olacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye ile ülkemizi yarım asırlık prangadan, büyük beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Adımları büyük titizlikle planlıyoruz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:44 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye ile ülkemizi yarım asırlık prangadan, büyük beladan kalıcı olarak kurtaracağız. Adımları büyük titizlikle planlıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:40 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz devletlerden bir devlet değiliz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden ordu tecrübemiz var. Devlet kurma tecrübemiz, medeniyetler inşa etme tecrübemiz var" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:  "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:24 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"- "Ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız, 270.2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı"- "CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları sadece yalan, polemik üretirken 2 saatte 23, günde 550 yeni yeni konut üretiyoruz. Bizler İktidar ve ittifak olarak ülkeye, millete hizmet, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet ikballerinin, şahsi hesaplarının peşinde koşuyor" -" Bizimle yarışacak hizmet, eser yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon da yok. Bunların yerine bolca küfür, hakaret, siyasi nezaketsizlik var. "- "Aykırı her sesi susturma çabası var. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada tek bir eser ve hizmet olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor."- "Bunun üzerinden giderlerse video yapacak malzeme bulmada hiç sıkıntı çekmezler. Baklava kutularından para kulelerine kadar onlara en az birkaç sene yetecek malzeme var. Ana muhalefetin bu tükenmişlik sendromundan kurtulmasını temenni ediyorum"- "Bu hesap en iyi savunma saldırıdır kurnazlığı ile, yargı mensuplarını hedef alarak kapatılmaz. Bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınız veya başkanlarınızdır. Bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız. Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık. Bu davayı siyasallaştırmaya gayret ettiklerini, sulandırmaya çalıştıklarını milletimiz gibi biz de görüyoruz"ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Bakan Göktaş: "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 12:34 Bakan Göktaş: "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Biz her zaman ‘Ailemiz geleceğimiz’ diyoruz ve aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen ‘Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’na katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde 2 gün sürecek olan sempozyumun açılışında konuşan Bakan Göktaş, programda aile unsurunun ele alınacağını belirterek, bunun yanı sıra medya ve dijital dünya, popüler kültür temsilleri ve zararlı küresel akımların aile üzerine etkilerinin konuşulacağını aktardı. "Modern yaşam pratikleri, aile kurumunun geleceğini derinden etkiliyor" Aileyi konuşurken değişen toplumsal dokuyu da konuştuklarını belirten Göktaş, "Modern dünyanın dayattığı yeni yaşam ritmi bizlere ekranları, algoritmaları, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor. Bu düzen, en çok da aileyi hedef alıyor. Bir yanda yalnızlaştırmayı normalleştiren dijital kültür, diğer yanda aidiyet duygusunu aşındıran bireycilik. Bir yanda doğum oranları düşerken, diğer yanda aile içi iletişimi ve kuşaklar arası bağları zayıflatan teknoloji bağımlılıkları. Anne ve baba rollerini belirsizleştiren, genç kuşakları evlilikten uzaklaştıran modern yaşam pratikleri, aile kurumunun geleceğini derinden etkiliyor" dedi. "Bugün bütün ülkeler benzer sorunlarla karşılaşıyor" Bütün ülkelerin aileyi geleceğe nasıl taşıyacağı konusunda benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Bugün ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Tüm bunlara ek olarak insanın yaradılış hakikatini gölgeleyen, kadın ve erkek kimliğini belirsizleştiren cinsiyetsizleştirme söylemleri, aile yapısının en temel dayanaklarını hedef alıyor. Tüm bu dinamikler, sadece Türkiye’de değil, dünyanın da ortak meselesi olan bir ‘aile erozyonu’na işaret ediyor. Bugün bütün ülkeler benzer sorunlarla karşılaşıyor. Aileyi geleceğe nasıl taşıyacağız? Toplumu ayakta tutan aileyi, küresel kırılganlıklar karşısında nasıl daha dirençli kılacağız? Ve dinamik nüfus yapımızı nasıl güvence altına alacağız? İşte bu soruların cevabı, aile değerlerimizi merkeze alan ve dinamik nüfus yapısını koruyan politikalar geliştirmekten geçiyor. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu amacın stratejik yönünü ve önceliklerini belirleyen temel çerçevemiz oldu. Bu belgeyle aileyi ve dinamik nüfus yapısını korumak, dijital güvenliği sağlamak, küresel risklere karşı aileyi dirençli kılmak, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmek gibi hedefler ortaya koyduk." "Aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, "‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ da uzun vadeli politikalarla, elde ettiğimiz tüm kazanımları daha da kalıcı hale getireceğimiz bir dönem olacak" diye konuştu. Göktaş, ailenin toplumun istikametini belirleyen en güçlü yapı olduğuna dikkati çekerek, "Aile güçlü olursa Türkiye güçlü olur. Aile sarsılırsa toplumun özü zayıflar. Bu nedenle biz her zaman ‘Ailemiz geleceğimiz’ diyoruz ve aileyi korumayı bir medeniyet meselesi, bir gelecek inşası ve bir varlık bilinci olarak görüyoruz. Burada ele alacağımız her konu, sadece bir tartışma, bir değerlendirme süreci değil, aynı zamanda ortak bir iradenin, ortak bir vicdanın, ortak bir kültürel duruşun beyanıdır" şeklinde konuştu.