POLİTİKA
TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" 28 Nisan 2026 Salı - 23:16:16 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Tanrıkulu: "Denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz"
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:13 Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Tanrıkulu: "Denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz" Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, "Kamu kurumlarında ve milletimiz nezdinde denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz" dedi. Devlet Denetim Elemanları Derneği (DENETDE) tarafından kamu denetiminin kalitesini artırmak ve yeni yaklaşımları tartışmak amacıyla ‘Kamu Denetiminde Yeni Yaklaşımlar: Dijital Dönüşüm, Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik’ başlıklı 3. Denetim Şurası düzenlendi. Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen şurada kamu denetiminin etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi stratejiler, standartların geliştirilmesi ve politika önerileri ele alındı. "Etkin bir denetim için denetim unsurlarının sürekli kendini geliştirmesi gerekmektedir" Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, yaptığı konuşmada idarenin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde çalışmasının sağlanabilmesi için tüm eylem ve işlemlerin denetlenmesi gerektiğinin garipsenemez bir gerçek olduğunu belirtti. Tanrıkulu, "Denetim, kamu yönetiminin gelişmesine her alanda katkı sunabilecek güçlü bir potansiyele sahiptir. Denetim açığı ise kaynakların kötü kullanılmasına, kalitesiz ve yetersiz hizmet sunumuna sebep olacaktır. Kuşkusuz, etkin bir denetim için uluslararası standartlar, teknolojik yenilikler ve dünyadaki deneyimler ışığında denetim unsurlarının sürekli kendini geliştirmesi gerekmektedir" diye konuştu. "Denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz" Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile denetim alanında önemli bir sayfa açıldığını kaydeden Tanrıkulu, şöyle konuştu: "Bu yeni dönemde artan sorumluluğumuzun farkında olarak, denetim faaliyetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi için daha fazla çalışacağız. Denetim camiası olarak mesleğimizin saygınlığını ve çalışma motivasyonunu üst seviyede tutmak için hep birlikte azami çaba göstereceğiz. Denetim elemanlarının görevlerinin ifasında empati yapmaları ve idari görevlere geçtiklerinde mesleki tecrübeleriyle yönetime katkı sunmaları kıymetli olacaktır. Koordinasyon ve uyumlaştırma çalışmaları ile ortak denetim kültürünün oluşması, iyi uygulama örneklerinin paylaşılması gibi kazanımlarla denetim faaliyetlerimizin kalitesini artıracağız. Kamu kurumlarında ve milletimiz nezdinde denetim bilincinin yaygınlaşması ve üst seviyede kabul görmesi için gayret sarf edeceğiz. Kamu kurum ve kuruluşlarımızın teftiş ve denetim birimlerinde müfettiş, denetçi, kontrolör, denetmen gibi unvanlarla görev yapan kariyer meslek mensubu denetim elemanları, kamu denetim ve yönetim sistemimizin asli unsuru ve muharrik gücü olmaya devam edeceklerdir." "Bu şura vesilesiyle ortak akılla yeni çözüm yolları geliştireceğimize inanıyorum" Bu yılki şuranın ana teması olan ‘Kamu Denetiminde Yeni Yaklaşımlar: Dijital Dönüşüm, Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik’ başlığının yalnızca bir tercih değil, kamu denetiminde kaçınılmaz bir dönüşüm ihtiyacının göstergesi olduğunu aktaran Tanrıkulu, "Sürdürülebilirlik ilkesiyle uyumlu bir kamu yönetimi, yalnız bugünü değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir denetim vizyonunu gerektirmektedir. Bu şura vesilesiyle kamu denetiminin geleceğine yönelik farklı yaklaşımların değerlendirilmesi sonucunda, ortak akılla yeni çözüm yolları geliştireceğimize inanıyorum. Denetimde teknolojiyi ve bilgi sistemlerini etkin bir şekilde kullanan, risk analizi esaslı, düzenli ve kapsamlı denetimlerde bulunan teftiş ve denetim birimlerimizi tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş: "2025 Aile Yılı ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanında topyekün seferberlik ruhu başladı"
20 Kasım 2025 Perşembe - 14:51 Bakan Göktaş: "2025 Aile Yılı ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanında topyekün seferberlik ruhu başladı" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2025 Aile Yılı ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanında topyekün seferberlik ruhu başladı. Tüm kurumlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum, akademi, iş dünyası ve gönüllüler samimi katkılarıyla bu vizyonu büyük bir harekete dönüştürdü" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde ‘Aile ve Kültür Sanat Sempozyumu’ düzenlendi. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile kurumunun kültürel bir değer olduğuna dikkat çekerek, modern yaşam biçimlerinin aile yapısı üzerindeki dönüştürücü etkilerine işaret etti. Bakan Göktaş, dijital kültür, bireycilik ve tüketim odaklı yaşam tarzlarının aileyi hedef alan tehditler olduğunu söyledi. Bakan Göktaş ayrıca, demografik verilerle birlikte aile içi iletişim ve kuşaklar arası bağların zayıflamasına dair endişelerini dile getirdi. Sempozyum kapsamında aileyi kültürden sanata, mimariden dijital dünyaya kadar uzanan bir perspektifle değerlendireceklerini belirten Göktaş, ‘2025 Aile Yılı’ çerçevesinde ülke çapında başlatılan faaliyetlere atıfta bulunarak, aileyi merkeze alan kuşaklar arası dayanışma ve değer üretimi için yeni politika adımlarının atılacağını söyledi. "Kültürümüzün ve sanatımızın bütün büyük damarlarında hep ailenin izi vardır" Bakan Göktaş, aile unsurunun toplumun yapı taşı olduğunu belirterek, "Aile ve Kültür Sanat Sempozyumu ile medeniyetimizin asli unsuru olan aileyi ve geleceğe yön verecek politikaları tüm yönleriyle iki gündür ele aldık. İki gün boyunca kültür ve sanatın aileyi güçlendiren rolünü, dijital çağın fırsatlarını ve risklerini, gelecek nesillere aktaracağımız ortak değerleri geniş bir çerçevede değerlendirdik. Kültür ve Sanat Politikaları Kurulumuzun rehberliğiyle ele aldığımız konuları güçlü bir vizyona dönüştüren öncü rolünü özellikle vurgulamak isterim. Bu vesileyle el birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu programa katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Gelenek ailede kök salar, kimlik evde şekillenir, merhamet evde öğrenilir. Sofra, birliğin ve muhabbetin mekanıdır. Kültürümüzün ve sanatımızın bütün büyük damarlarında hep ailenin izi vardır. Sözlü kültürden yazılı edebiyata, geleneksel mimariden modern sinemaya kadar her unsur aileyi hem değerlerimizi nesillere aktaran hem de kültürel yapıyı inşa eden kaynak olarak ele alır. Bu açıdan aileyi merkeze alan kültür politikaları aslında geleceğe yapılan en stratejik yatırımdır. Ancak aileyi kuşatan tehditler her geçen gün daha da artıyor. Bireyselleşme, yalnızlaşma, tüketim kültürü ve sanal bağımlılıklar, aile bağlarını ve demografik yapımızı sessizce aşındırıyor. Dijital mecralarda yayılan şiddet, istismar, siber zorbalık ve cinsiyetsizleştirme gibi zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor. Bu tehditler karşısında aile, bizi dayanıklı kılacak kıymetli değerimizdir. Evlatlarımızı dijital çağın risklerinden koruyacak olan da, estetik, ahlak ve irfanla buluşturacak olan da köklü değerlerinden beslenen aile iklimidir" diye konuştu. "Aile ve Gençlik Fonu, gençlerimizin yuva kurma yolculuğunda onları destekleyen bir dayanaktır" Yeni evlenen çiftlere ‘Aile Yılı’ kapsamında yapılan yardımlardan da bahseden Bakan Göktaş, genç bireylere yönelik desteklere devam edeceklerini vurgulayarak, "2025 Aile Yılı ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanında topyekün seferberlik ruhu başladı. Tüm kurumlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum, akademi, iş dünyası ve gönüllüler samimi katkılarıyla bu vizyonu büyük bir harekete dönüştürdü. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu ortak gayretin ürünüdür. Aile Enstitümüz ve Nüfus Politikaları Kurulumuz, bu vizyonun stratejik ve sürdürülebilir temellerini güçlendiren iki önemli yeni kurumsal yapımızdır. Aile ve Gençlik Fonu, gençlerimizin yuva kurma yolculuğunda onları destekleyen, geleceğe daha güvenle adım atmalarını sağlayan güçlü bir dayanaktır. Doğum yardımları ve aile odaklı sosyal desteklerimiz, devletimizin her an vatandaşlarının yanında olduğunu gösteren önemli adımlardır. Memurlarımıza tanınan yarı zamanlı çalışma hakkı, aile içi dengeyi koruyan, çalışma hayatıyla aile hayatını uyumlu hale getiren kıymetli bir düzenlemedir. Ailelere ve gençlere sunulan çeşitli indirimler ve avantajlar, aile bütçesine doğrudan katkı sunan desteklerdir. Bugünkü sempozyumla Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu, aileyi milletimizin asli taşıyıcısı olarak merkeze alan; kültür ve medeniyet anlayışımıza yön veren stratejik bir zemin oluşturdu. Bu süreçte yürüttüğümüz faaliyetler, etkinlikler ve saha çalışmaları, politikalarımızın vatandaşlarımızın nezdinde etkisini artırdı. Aileyi güçlendirmeye yönelik tüm bu adımlar, toplumun tüm kesimlerinde derin bir karşılık buldu. Bu anlamda "Aile Yılı" sadece bir takvim vurgusu değil, milletçe ortaya koyduğumuz birliğimizin, beraberliğimizin büyük bir dayanışmanın ilanı oldu. Bu gücü sahiplenme, ailenin bu topraklarda ne kadar köklü, ne kadar canlı bir değer olduğunu bir kez daha bütün açıklığıyla gösterdi" şeklinde konuştu. "Bizim medeniyetimiz yüzyıllardır aileyi merkeze alan köklü bir hikmet birikimi üzerine yükselmektedir" Türk toplumunda aile kavramının yüzyıllardır değişmediğini ve kültürel bozulmaya uğramaması için birtakım planları devreye sokacaklarını ifade eden Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye’nin aile ve dinamik nüfus yapısını sağlam temellere kavuşturan, uzun vadeli ve kararlı bir milli atılım olarak ülkemizin istikametini belirleyecektir. Bizim medeniyetimiz; yüzyıllardır aileyi merkeze alan köklü bir hikmet birikimi üzerine yükselmektedir. Tarih, bize hep şunu gösterdi; ailesi güçlü olan milletler, en zorlu dönemlerden güçlenerek çıkar. Çünkü aile; milletimizin ortak hafızasını taşıyan, devletimizin sürekliliğini belirleyen, dayanışmanın ilk ve en sağlam halkasıdır. Bu yüzden aileyi korumak, bizim için stratejik bir önceliktir. Kültür ve sanat, değerlerimizin taşıyıcısı olan ailemizi koruyan, destekleyen, güçlendiren bir yapıda olmalıdır. Bu yüzden tüm sanatçılarımıza eserlerini bu duyguyla üretmeleri çağrısında bulunuyorum. Kültür sanat dünyasının desteği ve gücüyle aileyi esas alan bu medeniyet hamlesini daha da taçlandırabiliriz." Düzenlenen programa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir’in yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.
Merkezefendi ve Honaz belediyeleri ’Kardeş Şehir’ protokolü imzaladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 14:02 Merkezefendi ve Honaz belediyeleri ’Kardeş Şehir’ protokolü imzaladı Merkezefendi Belediyesi ile Honaz Belediyesi arasında dayanışmayı büyütmek, yerel yönetimlerde iş birliğini güçlendirmek ve kentlerin potansiyelini birlikte geliştirmek amacıyla ‘Kardeş Şehir’ protokolü imzalandı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ile Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek ‘Kardeş Şehir’ protokolünü imzaladı. Merkezefendi Belediyesi ve Honaz Belediyesi arasında imzalanan protokol ile iki belediye, kültürel, sosyal, ekonomik ve çevresel alanlarda ortak projeler yürütmeyi, bilgi ve deneyim paylaşımını artıracak. Kardeş şehir protokolü kapsamında önümüzdeki dönemde kırsal kalkınmaya yönelik projeler, ortak etkinlikler ve kültürel buluşmalar hedefleniyor. Başkan Doğan, "Yerel yönetimlerde dayanışmanın gücünü artırıyoruz" Kardeş şehir protokolünün her iki ilçeye de değer katacağını vurgulayan Başkan Doğan, "Geleceğe güvenle bakan, paylaşımı ve ortak üretimi esas alan bir belediyecilik anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz. Bu iş birliği, hem ilçelerimizin gelişiminde yeni kapılar açacak hem de yerel yönetimlerde dayanışma kültürünü daha da pekiştirecek" diye konuştu. Başkan Kepenek, "Kültürel ve sosyal anlayışı geliştirerek, birlikte hayata geçireceğiz" Merkezefendi Belediyesi ve Honaz Belediyesi arasında imzalanan ’Kardeş Şehir’ protokolüyle iki belediye arasındaki iş birliğinin daha da güçlendirildiğini belirten Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, "İlçelerimizin ortak kültürel ve sosyal anlayışını geliştirecek, birlikte hayata geçireceğimiz projelere zemin hazırlayacak bu protokolün hayırlı olmasını diliyorum. Bu iş birliği sayesinde belediyecilik alanındaki bilgi ve deneyimlerimizi karşılıklı olarak paylaşarak, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda ilçelerimize değer katacak ortak çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Dünyanın en büyük yoksulluğu adalet yoksulluğudur"
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:55 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Dünyanın en büyük yoksulluğu adalet yoksulluğudur" 26. Ulusal Çocuk Forumu dolayısıyla Ankara’da bulunan çocuk temsilcileriyle bir araya gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyanın en büyük yoksulluğu adalet yoksulluğudur" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Meclis Başkanlık Divanı Toplantı Salonu’nda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile 26. Ulusal Çocuk Forumu dolayısıyla Ankara’da bulunan çocuk temsilcilerini kabul etti. Türkiye Çocuk Hakları koordinatörleri kabulde 26. Ulusal Çocuk Forumu Sonuç Bildirgesi’ni okudu. Kendisine takdim edilen bildirinin ardından konuşan Kurtulmuş, "Geçen sene de sizleri yine aynı bu salonda ağırlamıştık. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizleri Türkiye’nin ve dünyanın geleceği olarak görüyoruz. Hem büyük imkanların olduğu hem de büyük meydan okumalarının olduğu bir çağda yaşıyorsunuz. Bizlerin yaşadığı, büyüdüğü ve geliştiği dönemlerle kıyaslandığına çok daha hızlı bir dünyayı yaşıyorsunuz. Bizim birkaç senede gördüğümüz şeyi siz birkaç saat içerisinde karşılaşıyor onlarla yüz yüzey kalıyorsunuz. Bu gelişmelerin hiçbirisinden geri durmak, bunları yok saymanın da mümkün olmadığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla hem gelişmeleri çok iyi takip etmek ama aynı zamanda da gelişmelerin ortaya çıkarmış olduğu olumsuzluklardan da etkilenmeyecek bir şekilde tecrübelerimizi almak ve kendimizi geliştirmek durumundayız. Hiç şüphesiz dünyadaki bu kadar hızlı gelişmeyi sağlayan iki önemli etken birisi yüksek teknolojilerdeki akıl almaz hızla devam eden gelişmelerdir. Diğeri ise küreselleşme dediğimiz gelişme yani özellikle uygun teknolojilerin gelişmesiyle birlikte bilginin çok hızlı yayılma kabiliyetine sahip olması" ifadelerini kullandı. Bugün yeryüzündeki en önemli problemlerden birisinin bu kadar varlığın içerisinde bazı insanların büyük bir yoksullukla yaşıyor olması olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Hiç şüphesiz dünyada gelir dağılımı adaletsizliği bölgeler arasındaki adaletsizlik, gelişme farklılıkları vesaire bütün bunlar var ama herhalde bana dünyanın en büyük yoksulluğu nedir diye sorarsanız dünyanın en büyük yoksulluğu adalet yoksulluğudur. Bugün dünya zıvanadan çıkmış bir vaziyette. Maalesef son derece adaletsiz bir dünyayı yaşıyoruz. Bunun en somut örneğine iki seneyi aşkı bir süredir Gazze’de karşılaşıyoruz. Sizin gibi umut dolu, gencecik çocukların hayattan koparıldığını biliyoruz. İnsanların ailelerinden koparılarak ailesiz kaldıklarını, eğitimsiz kaldıklarını, okulların yıkıldığını ve ne yazık ki dünyanın da buna seyirci kaldığını üzülerek takip ediyoruz" dedi.