Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
İsrail’de iki eski başbakan Netanyahu’ya karşı ittifak kurdu
Mahalle yanarken onlar derbiyi izledi
ABD basını Beyaz Saray yemeğine silahlı saldırıda bulunan şüphelinin manifestosunu paylaştı
İngiltere Kralı Charles'ın ABD'ye ziyareti planlandığı gibi gerçekleşecek
Bursa’da tarihi akşam, timsah geri döndü
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yeniden İslamabad’da
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
POLİTİKA
AK Partili Vekil Sarıbaş, CHP Lideri Özel’e cevap
26 Nisan 2026 Pazar - 23:22:05
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu için sarf ettiği "Aydın’da sokağa çıkamıyor" sözlerine, AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile cevap verdi. Sarıbaş konuyla ilgili açıklamasında "Belli ki Başkanımızın topuk sesleri sizleri ürkütmüş. Sizler, yolsuzluğu, kanunsuzluğu ve rant odaklı siyaseti kendinize yol edinenleri savunmaya, gerçeklerden kopuk polemiklerle gündemi işgal etmeye devam edebilirsiniz" ifadelerini kullandı. AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, konuyla ilgili açıklamasında "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu hakkında sarf ettiği mesnetsiz beyanlar, siyasi bir hazımsızlığın ve çaresizliğin dışavurumudur. Belli ki Başkanımızın topuk sesleri sizleri ürkütmüş. Sayın Özel şunu iyi bilmelidir: Özlem Başkanımız, sizin hayal ürünü iddialarınızın aksine; yaşlılarımızın hayır duasında, gençlerimizin samimi gönlünde ve Aydın halkının sarsılmaz güveninde görevini icra etmektedir. AK Parti kadroları olarak; birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle, gece gündüz demeden sokak sokak gezmeye, kapı kapı dolaşarak Aydınlı hemşehrilerimizin her anında yanlarında olmaya devam ediyoruz. Sizler, yolsuzluğu, kanunsuzluğu ve rant odaklı siyaseti kendinize yol edinenleri savunmaya, gerçeklerden kopuk polemiklerle gündemi işgal etmeye devam edebilirsiniz. Ancak hakikat sokağın ta kendisidir ve Aydın halkı, kimin gerçek bir hizmet sevdalısı olduğunu gayet iyi bilmektedir. Dün olduğu gibi bugün de milletin gönlünde yeri olmayanlar, sadece karalama siyasetiyle ayakta kalmaya çalışanlar yine hüsrana uğrayacaktır. Her zamanki gibi yine kaybedeceksiniz! Milletimizin emrinde, Aydın’ın hizmetinde durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
26 Nisan 2026 Pazar - 21:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
26 Nisan 2026 Pazar - 20:55
CHP Genel Başkanı Özel: "Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız, kendimizden eminiz"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya’da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bir ülkede adalet olmazsa hiçbir şey olmaz. Türkiye’de vatandaşların yüzde 82’si yargıya güvenmediğini söylüyor. Ekonomide, demokraside, yargıda kriz var. Bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzeni. Millet, bu kara düzenden yaka silkmiş durumda ama AK Parti bunu duymak yerine milletin kararına savaş açmış durumda. İstanbul’u 30 sene yönettiler onlar kazandı, onlar yönetti kimse karışmadı. İlk başta Erdoğan türlü şeylerle suçlandı, tutuksuz yargılandı, ceza aldı, cezaevine bile telefonla çağırıldı, yanındaki koğuş arkadaşını bile kendi seçti, cezaevine balık pişirme partileri verdi, cezaevinde şiir kasetleri doldurdu çıkarttı ve sattı. Kimse engel olmadı. Şimdi öyle bir haldeki seçilmiş belediye başkanını bir iftar sofrasında diplomasını iptal eden o, ertesi sabah sahur sırasında şafak baskını yaptıran o, 4 gün emniyette tutan, sonra tutuklayan o. Bugün 403 gün oldu, rakibini hem de cezası kesinleşmeden asla ve asla suçlu denilebilecek değilken suçluymuş gibi tutan o. Devletin televizyonuna, Atatürk’ün kurduğu ajansa yalan yanlış bilgiler yaydıran, partimize, Ekrem başkanımıza ve belediye başkanlarımıza iftiralar atan, yargı savaşı başlatan o. Bunların sonunda öyle bir noktaya geldik ki ‘terörist’ dediler yalan çıktı, ‘yolsuz’ dediler bütün iddiaları boş çıktı. ‘Ajan’ dediler milletin buna gülmekten canı çıktı ama hala başkana çeşitli iftiralarla atılan bir mahkeme sürüyor" dedi. "Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız" Özel, "Her gün iddianame satır satır çürüyor, sayfa sayfa dökülüyor. Yol arkadaşlarımız dimdik duruyor. Bu operasyon başladığında ne diyorlardı, ‘Bir ay içinde iddianame çıkar. İnsan içine çıkamayacak, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar. Hatta eşlerinin bile gözlerinin içine bakamayacak’ diyorlardı. O iddianame 1 ayda değil, 8 ayda çıktı. Dedik ki, ‘İddianame çıksın, yargılama canlı yayında yapılsın. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz’ dedik. Önce canlı yayını kabul ettiler, şimdi canlı yayından vazgeçtiler. Çünkü ilk günden beri atılan o yalanı bir türlü ispatlayamıyorlar. ‘560 milyar’ dediler, 560 kuruş bile yok tamamı yalan çıktı. Kendi evlerinden ayakkabı kutularıyla paralar çıkmıştı, bizden kör kuruş çıkmadı. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtıldı’ dediler, birisi bile yok. ‘Parkelerin altında para görüntüsü’ dediler, ‘Başkasından duymuştum, beni de kandırdılar’ diye gazeteciler çıktı. Her söylediklerinin içi boş, içinde para dedikleri valizin içinden jammer çıktı. Bir yıl boyunca anlatılanların hiçbiri gerçek çıkmayacak, iddianame bom boş olacak, sonra canlı yayın sözü verenler bu sözlerinden cayacaklar. Ben diyorum ki kendine güvenen, savcısına güvenen karşımıza çıksın. Silivri’den canlı yayın yapılsın, hodri meydan. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz. Arkadaşlarımız 12 metrekarelik hücrelerinde yerin 7 kat üstündeler, birileri bin 500 odalı sarayda yerin 7 kat dibindeler" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 18:52
BBP Genel Başkanı Destici, Kocaeli’deki kongrede İsmail Türüt ile sahneye çıkıp türkü söyledi
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, suça sürüklenen çocuklarla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, "Israrla sonu ölümle biten bu tür cinayetlerde yaş sınırı 15-18 değil, 15 olmalı ve 15 yaşının üstündekiler büyükler gibi ceza almalıdır dedik" dedi. Aynıca Destici, kongrede sanatçı İsmail Türüt ile "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü de seslendirdi. BBP Kocaeli İl Başkanlığı Olağan Kongresi, İzmit Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongrede partililere hitap eden Genel Başkan Mustafa Destici, suç örgütleri ve çetelerin özellikle 15 yaş üstü çocukları istismar edip kullandığına dikkati çekti. Çetelerin çocuklara "kahraman" oldukları hissini vererek istedikleri suçları işlettirdiklerini söyleyen Destici, şunları kaydetti: "Hemen hemen her gün böyle bir hadiseyle karşı karşıyayız. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak ne dedik? Israrla sonu ölümle biten bu tür cinayetlerde yaş sınırı 15-18 değil, 15 olmalı ve 15 yaşının üstündekiler büyükler gibi ceza almalıdır dedik. Büyükler de bu tür saldırılarda ya da kadına karşı işlenen cinayetlerde, terör suçlarında mutlaka ama mutlaka tahliyesiz müebbet cezasına çarptırılmalı. Tahliyesiz müebbet olmazsa, idamı da kaldırmışsınız o zaman ne olur? 40 bin kişinin katili Apo için bile af gündeme gelebilir. Umut hakkından ya da teröristlere aftan bahsedilmemesi için bu tür suçlara tahliyesiz müebbet verilmelidir. Ama bu millet Büyük Birlik Partisi’ne yetkiyi, iktidarı versin; bakalım o 40 bin kişinin katili Apo’yu sallandırıyor muyuz sallandırmıyor muyuz? Bütün Türkiye ve dünya görecek." "Atina’dan bize parmak sallayamazsınız" Destici, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Yunanistan üzerinden Türkiye’ye mesaj vermesini de eleştirdi. Destici, "Türkiye’ye Yunanistan’dan, Atina’dan parmak sallayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a da söylüyorum; siz o zaman bizim padişahlarımızın, sultanlarımızın eteğini öpüyordunuz. Sizin kralınız bizim vezir-i azamımızla ancak görüşebiliyordu. Padişahımızla görüşemiyordu. Yalvardınız yakardınız kraliçelerinizi gönderdiniz Osmanlı saraylarına ve Osmanlı sizi düşmanlarınızdan korudu. Bugün Fransa diye bir cumhuriyet varsa bunu önce Osmanlı’ya borçlusunuz. Onun için haddinizi bileceksiniz. 400 yıl bizim bayrağımız dalgalanan Atina’dan bize parmak sallayamazsınız. Gün gelir o şanlı bayrak Atina’da da tekrar dalgalanır, gün gelir siz yine bizim cumhurbaşkanımızın, devlet başkanlarımızın elini eteğini öpmek zorunda kalırsınız. Onun için haddinizi bileceksiniz. Eğer Türkiye, Yunanistan’a saldırmaya ya da Yunanistan’la savaş yapmaya karar verse sen mi kurtaracaksın Yunanistan’ı? Ama bizim böyle bir niyetimiz yok. Biz barış istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Bizdeki soysuzlar dün yine ’Soykırım’ dediler" Ermeni iddialarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Destici, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın "Bunu geride bırakalım" söylemine karşın içerideki bazı kesimlerin tutumunu eleştirdi. "Paşinyan bile soykırım demezken bizdeki soysuzlar dün yine ’Soykırım’ dediler" diyen Destici, "Evet, bizdeki soysuzlar bunu söylemeye devam ediyorlar. Bu soysuzlar asla ve kat’a bizden değil. Bunlar asla iyi niyetli değil. Bunların dillerinde barış var ama gerçek niyetleri, ellerinden gelse bu memlekette kendilerinden başka, kendilerine itaat etmeyen bir Allah’ın kulunu bırakmamaktır. Çünkü ellerine fırsat geçtiğinde neler yaptıklarını gördük" dedi. "Sen hangisinden rahatsız oldun ey CHP il başkanı?" Gaziantep’te 23 Nisan töreninde çocuk mehter takımına sırtını dönen CHP İl Başkanı ve beraberindeki gruba da tepki gösteren Destici, "Çocuğa sırt dönülür mü Allah aşkına? Hata yapan çocuğa bile sırt dönülmez. Mehter bölüğü kurmuşlar, ’Ceddin Deden’i söylüyorlar, ’Çırpınırdı Karadeniz’i söylüyorlar, ’Türkler Geliyor’u söylüyorlar. Sen hangisinden rahatsız oldun ey CHP il başkanı? Çırpınırdı Karadeniz’den mi rahatsız oldun, Ceddin Deden’den mi rahatsız oldun, Türkler Geliyor’dan mı rahatsız oldun, Zafer Marşı’ndan mı rahatsız oldun? Sen hangisinden rahatsız oldun? Ama siz ne kadar rahatsız olursanız olun bu topraklarda ’Ya Allah, Bismillah, Allahuekber’ demeye devam edeceğiz. Bu topraklarda Çırpınırdı Karadeniz’i okumaya devam edeceğiz. Bu topraklarda Ceddin Deden’i söylemeye devam edeceğiz. Siz de engelleyemeyeceksiniz, başkaları da engelleyemez" dedi. "Kentte sıkılmadık el bırakmayacağız" BBP Kocaeli İl Başkanı Metehan Küpçü ise göreve geldikleri günden bu yana 12 ilçe başkanı ve 41 kişilik yönetim kurulu ile sahada olduklarını belirterek, "Biz göreve geldiğimizden bugüne birçok faaliyetimizi gerçekleştirdik. ’Kentte sıkılmadık el, girilmedik gönül bırakmayacağız’ dedik. O sebeple de mücadelemizi sonuna kadar 12 ilçe başkanım, ben dahil 41 kişilik yönetim kurulu üyesi kardeşlerimle beraber önce yüce Türk milletine, sonra Büyük Birlik Partisi’ne ve sonra Cumhur İttifakı’na yakışır icraatları Kocaeli’de sizlerle beraber gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte kentimizde daha fazla nasıl birlik ve beraberliği sağlayabiliriz, bu salonları dolup taşacak kıvama nasıl getirebiliriz, onun için mücadele edeceğiz" dedi. Destici ve İsmail Türüt Çırpınırdı Karadeniz’i seslendirdi Konuşmasının ardından sahneye davet edilen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, sanatçı İsmail Türüt ile birlikte "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Programda birlik mesajı veren Türüt, "Bir şey sormak istiyorum; samimi duygularımla söylüyorum. Bu memleketin sevdalıları, Türk milliyetçileri, bayrak sevdalıları niye böyle paramparça? Bize yazık olsun be" dedi. Türüt’ün sözleri üzerine Destici, "Büyük birlik olmak zorundayız, büyük birlik olmaktan başka çaremiz yok" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 20:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
2
26 Nisan 2026 Pazar- 21:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüştü
3
26 Nisan 2026 Pazar- 13:49
AK Parti İstanbul Milletvekilleri, Cuma günleri sahaya inerek vatandaşlarla buluşuyor
4
18 Nisan 2026 Cumartesi- 16:38
Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız"
5
24 Nisan 2026 Cuma- 18:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 Kasım 2025 Çarşamba - 19:51
MGK Bildirisi: "Türkiye, Gazze’de istikrarın teminatı olacak mekanizmalarda sorumluluk üstlenmeye hazır"
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası yayımlanan bildiride, Gazze’de sağlanan ve Türkiye’nin de mimarları arasında yer aldığı ateşkesin bölgedeki soykırımın durdurulması için hayati önem arz ettiği belirtilirken, Türkiye’nin, ateşkesin tesisinde olduğu gibi müteakip süreçte de Gazze’de barış ve istikrarın teminatı olacak mekanizmalarda sorumluluk üstlenmeye ve Gazze’nin ayağa kaldırılması gayretlerine katkı vermeye hazır olduğu ifade edildi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 19:08
MGK Bildirisi: "Komşumuz Suriye’nin karşılaştığı zorlukların üstesinden gelerek hak ettiği uluslararası konuma erişme ve bölgesel istikrara katkı sunma hususunda kaydettiği ilerlemeden duyulan memnuniyet dile getirilmiş; Türkiye’nin, kardeş Suriye halkını
MGK Bildirisi: "Komşumuz Suriye’nin karşılaştığı zorlukların üstesinden gelerek hak ettiği uluslararası konuma erişme ve bölgesel istikrara katkı sunma hususunda kaydettiği ilerlemeden duyulan memnuniyet dile getirilmiş; Türkiye’nin, kardeş Suriye halkının tüm kesimlerinin huzuru, refahı, esenliği ve güvenliği için sunduğu desteği sürdüreceği belirtilmiştir."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 19:06
MGK Bildirisi: "’Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda, terörün tam ve kalıcı biçimde sona erdirilmesi ile milli birlik ve dayanışmamızın tahkimine yönelik sürdürülen çok boyutlu çalışmalar ele alınmış,; bölgemizin geleceğinde terörün ve şiddetin hiçbir
MGK Bildirisi: "’Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda, terörün tam ve kalıcı biçimde sona erdirilmesi ile milli birlik ve dayanışmamızın tahkimine yönelik sürdürülen çok boyutlu çalışmalar ele alınmış,; bölgemizin geleceğinde terörün ve şiddetin hiçbir tezahürüne yer olmadığı vurgulanmıştır."
26 Kasım 2025 Çarşamba - 18:50
Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi. 2 saat 15 dakika süren toplantının ardından yazılı açıklama yapılması bekleniyor.
Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sona erdi. 2 saat 15 dakika süren toplantının ardından yazılı açıklama yapılması bekleniyor.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 18:46
Bakan Bayraktar: "2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi gazımızla Karadeniz’den karşılıyor olacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Yaklaşık 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı şu anda Karadeniz’den geliyor. Bu rakam seneye 8 milyona çıkacak. 2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi gazımızla Karadeniz’den karşılıyor olacağız. 15-16 milyar metreküplük bir doğalgazı kendi imkanlarımızla karşılıyor olacağız. Dolayısıyla bu çok önemli bir stratejik değişiklikti ve neticesini almaya başladık" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin Kasım ayı olağan toplantısı düzenlendi. Toplantı, Beyoğlu’ndaki sanayi odasının toplantı salonunda gerçekleşti. Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu ve Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayici ve iş adamları katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, programda yaptığı konuşmada, yenilenebilir enerjide ve Türkiye’nin gelecekteki enerji yatırımlarına değinerek, "Türkiye, rüzgarda, güneşte, jeotermalde, biyogazda çok önemli bir potansiyele sahip. Hedefimiz bu potansiyeli en hızlı bir şekilde ekonomimize katmak. Onun için Cumhurbaşkanımızın dünyaya ilan ettiği 120 bin megavata güneşte ve rüzgarda giden bir Türkiye hedefi var. Bugün itibariyle kurulu gücümüz 38 bin megavatta (MW) güneşte ve rüzgarda. 120 bine gidebilmek, önümüzdeki 10 yılda bizim bunu 3 katına çıkarmamız, daha fazla arttırmamız demek. Ve bunun için de her yıl en az 7-8 bin MW, 8-9 bin MW güneş ve rüzgar kurulu gücü yapmamız lazım. Dolayısıyla birinci hedefimiz bu ve biz 2025 yılında bu hedefi tutturacağız. Ekim sonu itibariyle 6 bin 700 MW yeni kurulu gücü devreye aldık. İnanıyorum ki Kasım ve Aralık’ta bu rakam 8 binleri, 8 bini biraz daha üzerine çıkmış olacak. Orada da önemli bir katkı, önemli bir kısım aslında sanayicilerimizin kendi öz tüketimleri için yaptığı yatırımlardan geliyor. Dolayısıyla yenilenebilir enerjide böyle bir yol haritası, böyle bir hedef ve potansiyel var. Yenilenebilir’de yaptığınız yatırım, ithal doğalgazdan üreteceğiniz elektriği daha azaltıyor. Yenilenebilirde yaptığınız yatırım, temiz, yeşil, çevreci bir yakıtla yaptığınız üretim anlamına geliyor. Ve yine cari açığı azaltan önemli bir unsur beraberinde getiriliyor. Dolayısıyla yenilenebilir enerji bizim için fevkalade önemli. Ajandamızın birinci maddesi, stratejimizin merkezinde olan unsur bu" ifadelerini kullandı. "2024-2030 dönemi, ikinci ulusal enerjide hedefimiz 20 milyar dolar kamu ve özel sektör yatırım yapmak" Türkiye’nin sanayide, binalarda, ulaştırmada, tarımda aslında ekonominin tüm alanlarında büyük bir iyileşme potansiyeli ve enerji verimliliği hedefi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, 2017-2023 yılları arasında Türk sanayisinin önemli bir başarı yakaladığını, 8,5 milyar dolarlık bir yatırım yaptıklarını söyledi. Bakan Bayraktar, "Yani birinci enerjide yüzde 14 iyileşme sağladık. Şimdi 2024-2030 dönemi, ikinci ulusal enerji verimli eylem döneminde hedefimiz 20 milyar dolar kamu ve özel sektör yatırım yapmak. Ve bu sayede yine yüzde 15’lik bir enerji tasarrufu veya enerji kullanımında iyileşme sağlamak. Dolayısıyla enerji verimliliği alanı, gerek verimlilik arttırıcı projeler, diğer teşvik programları ve daha da artarak devam etmesi gereken programlarla, teşviklerle bizim en önem verdiğimiz alanlardan bir tanesi" diye konuştu. "15-16 milyar metreküplük bir doğalgazı kendi imkanlarımıza karşılıyor olacağız" Bakan Bayraktar, "Ümit ediyorum 2026’da biraz petrol ve gaz fiyatları daha makul düzeylerde karşımıza çıkacak. Bu bizim için, sizler için önemli. Dolayısıyla bu iki kalemde de biz açıkçası ezber bozan işler yaptık. En önemli işlerimizden bir tanesi, 2016’dan itibaren milli enerji ve maden politikasıyla Türkiye’nin arama satelisini değiştirmek oldu. Ve Türkiye karasında gidilmedik yer bırakmayacağız dedik. Yaklaşık 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı şu anda Karadeniz’den geliyor. Bu rakam seneye bu vakitler inşallah 8 milyona çıkacak, iki katına çıkacak. 2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi gazımızla Karadeniz’den karşılıyor olacağız. 15-16 milyar metreküplük bir doğalgazı kendi imkanlarımızla karşılıyor olacağız. Dolayısıyla bu çok önemli bir stratejik değişiklikti ve neticesini almaya başladık" dedi. "Gabar’da yüzlerce kuyudan şu anda günde 80 milyon varil petrol üretiyorlar" Gabar’dan çıkan petrolün ekonomiye yıllık yaklaşık 2 milyar dolarlık bir getirisi olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, "Türkiye’de terörle anılan, kanla, gözyaşıyla, kurşunla, roket sesiyle anılan o topraklarında, o dağlarında, Gabar’da, şu anda yaklaşık 3 bin 600 genç mühendis, sondör, teknisyen kardeşimiz çoğunluğu Şırnak’tan, yüzde 80’li o bölgenin çocukları. Şimdi artık 600-700 kilometrelik yol ağı yapmak suretiyle yüzlerce kuyudan şu anda 80 milyon varil günde petrol üretiyorlar. Bu çok değerli bir şey, hem ekonomik boyutu önemli, yıllık yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük bugün itibariyle, ama daha onun ötesinde Türkiye’nin o bölgesinin, yani terörle anılan o bölgesinin terörden arınınca nasıl bir potansiyele sahip olduğunu göstermesi, oradaki insanlara özellikle gençlere ümit vermesi açısından önemli bir proje" diye konuştu. "Türkiye artık kaya petrolü arayacak" Kaya petrolünü üreteceklerini söyleyen Bakan Bayraktar, "Yeni döneme dair petrol ve gazla daha farklı hedeflerimiz var. Bunlardan bir tanesi, Diyarbakır’da çalışmalarına başladığımız 4 blokta, Türkiye artık ankonvansiyonel yöntemle, çatlatma yöntemiyle kaya petrolü arayacak. Kaya petrolünü inşallah üreteceğiz ve bu da Gabar’dan da daha büyük olabilecek bir potansiyele sahip, bizim için oyun değiştirici etkisi olabilecek. Önümüzdeki birkaç yılda eğer bu yöntemde ısrar edip başarılı olursak da, o potansiyel, başarılı olursak da belki yüzlerce kuyuyla Diyarbakır’ın adeta bir petrol şehrine dönüşeceği bir sürece doğru giriyoruz. Birinci adımımız bu. İkinci adım, Türkiye bütün bu kaynaklarını zorlayarak, Akdeniz’de, Karadeniz’de yeni gemilerimiz var, onlarla aramalara devam ediyor. Ama bulamayabileceğimiz kaynağı veya ihtiyacımız olan diğer kaynağı yurt dışındaki projelerle, Libya’da, Afrika’da, Irak’ta, Orta Doğu’da, Suriye’de, Azerbaycan’da, Türkmenistan’da, Kazakistan’da, farklı ülkelerle ortaklıklar yoluyla ülkemize kazandırmak. Biz Türkiye olarak yurt dışında, bundan sonraki süreçte daha aktif petrol ve doğalgaz aramacılığında olacağız. Kendi ülkemizde yapacaklarımız var ama dışarıda da daha aktif bir şekilde, inşallah doğalgaz ve petroldeki dışa bağımlılığımızı böyle bitirmeye hedefliyoruz" diye konuştu. "Nükleer Türkiye’nin neredeyse 70 yıllık hayali" 11 Aralık’ta bin 150 megavatlık bir rüzgar projesini ihale edeceklerini söyleyen Bakan Bayraktar, "Nükleer Türkiye’nin neredeyse 70 yıllık hayali. Nükleer enerji, nükleer endüstrisi, hakikaten ülkemiz için, ülkemizin sanayisi için de çok önemli. Nükleer sadece elektrik, elbette ki elektrikten ibaret değil. Medikal sektörde önemli, tarımda kullanılıyor. Dolayısıyla bu teknolojiyi ülkemize kazandırmak açısından önemli. Ama özellikle enerji talebimizi, elektrik talebimizi karşılamak açısından, Akkuyu’da yapımı devam eden dört reaktör bizim için hayati önemi var. İnşallah yeni reaktörlerle Türkiye’ye, 2050’yi hedefliyoruz. 12 tane büyük konvansiyonel reaktör, bunun 4’ü Ak Kuyu’da, Sinop’ta ve Trakya’da olacak. Ve bunlara ilave eden 5 bin megavatlık küçük modüler reaktörlerle Türkiye’ye bir hakikaten nükleer enerjiden tamamen istifade edebilen elektrik üretiminin en az yüzde 10’unu 15’ini nükleerden karşılayan bir ülke olmak durumunda. Bugün dünyada 31 ülkede 400’ün üzerinde reaktör var. Yeni 15 ülkede 63 yeni reaktör yapılıyor, bunun dördü ülkemizde yapılıyor. 11 Aralık’ta bin 150 megavatlık bir rüzgar projesini ihale edeceğiz. Orada da önemli yatırım fırsatları olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 17:33
Bakan Güler: "Teğmenler ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganı nedeniyle ihraç edilmedi"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bütçe görüşmelerinde 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde kılıç çatan teğmenlerin ihracına ilişkin eleştiriler üzerine teğmenlerin ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganı nedeniyle ihraç edilmediğini belirtti. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Savunma Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşülmeye devam ediyor. Bütçe görüşmeleri sırasında CHP’li bazı milletvekillerinin 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde kılıç çatan teğmenler hakkında açılan soruşturma sonrası ordudan ihraç edilen öğrencilere ilişkin eleştirilerine Bakan Güler cevap verdi. Teğmenlerin "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" sloganı ve kılıç çektiği için orduyla ilişkilerinin kesilmediğini söyleyen Güler, "Bu tören bittiği anda tüm aileler kendi çocuklarıyla sarılıp öpüşmek için tören alanına girmiş durumda. Bu vaziyette iken birinci olan kız teğmenimiz geliyor mikrofonun başına, ‘Aileler lütfen tören alanını terk edin’ diyor. Böyle bir hakkı var mı?" dedi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:58
MGK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:39
AK Partili İlçe Başkanları Kula’da bir araya geldi
Manisa’nın Kula ilçesinde gerçekleştirilen toplantıda AK Parti’li ilçe başkanları bir araya geldi. AK Parti ilçe başkanları toplantısının ilki, Kula’da AK Parti İl Başkanı Süleyman Turgut’un başkanlığında gerçekleştirildi. Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez’in ev sahipliğinde AK Parti Kula İlçe Teşkilatında düzenlenen toplantıya; İl Başkanı Süleyman Turgut, Teşkilat Başkanı Emre Şener, il yönetim kurulu üyeleri ile 17 ilçenin başkanları ve partililer katıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez, ilçe başkanlarını Kula’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, "İl başkanımız Süleyman Turgut’un önderliğinde ilçe başkanları toplantımızın ilkini Kula’da gerçekleştirmekten onur duyuyoruz." dedi. AK Parti İl Başkanı Süleyman Turgut ise toplantıların yeni dönem hazırlıkları açısından önem taşıdığını vurguladı. Turgut, kongrenin tamamlanmasının üzerinden yaklaşık 11 ay geçtiğini hatırlatarak: "Bu süreçte ilçe ilçe, mahalle mahalle çalışmalarımızı yürüttük. Yaz döneminde milletvekillerimizle birlikte sahada olduk. 17 ilçemizde MKYK üyelerimiz ve bakanlarımızla vatandaşlarımızla bir araya geldik. Genel Merkezimizin talimatlarıyla üye çalışmalarımızı il ve ilçe bazında yoğunlaştırdık." diye konuştu. Turgut, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla enflasyonun düşürülmesi ve alım gücünün artırılması için çalışmaların sürdüğünü belirterek: "2026 yılında enflasyonun düşürülmesi ve vatandaşlarımızın alım gücünün yükseltilmesi için yürütülen çalışmaları sahada milletimize anlatmaya devam edeceğiz." dedi. Türkiye’nin pandemi ve deprem gibi büyük sınavlardan geçtiğini hatırlatan Turgut: "Pandemi döneminde vatandaşlarımızın kapılarına kadar ilaçlarını ulaştırdık, esnafımıza destek olduk. Deprem bölgesinde yaklaşık 350 bin konutu tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim ettik." ifadelerini kullandı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:29
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantısı Beştepe’de başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantısı Beştepe’de başladı.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere sağlıkta kurduğumuz sistem dünyanın pek çok ülkesi tarafından ilgiyle takip ediliyor. Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 11. Tıp Kurultayı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri töreninde konuştu. Programı düzenleyen Sağlık Bakanlığına, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve ekibine, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yurt dışından ülkemizi, kurultayımızı ve ödül merasimimizi teşrif eden katılımcılara başkentimiz Ankara’ya hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Kurultay çerçevesinde düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu’ndan çıkan sonuçların başta sağlık sektörümüz, üniversitelerimiz ve Türk Sağlık Bilimi olmak üzere milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Farklı kategorilerde TÜSEB Ödülleri’ne layık görülen bilim insanlarımızı, değerli hekimlerimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Bu sene ebediyete irtihal eden ve adına ödül takdim edecekleri Prof. Dr. Gazi Yaşargil ile birlikte tıp bilimine katkıda bulunmuş ancak vefat etmiş hocalara ve doktorlara rahmet dileğinde bulunan Erdoğan, "Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın iftihar ettiği bilim insanı kıymetli Aziz Sancar hocamıza da hayırlı ve uzun ömürler diliyor, Nobel ödülü alacak daha nice çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeryüzünde insan hayatından, insanın sağlıklı, onurlu, özgür bir hayat sürmesinden daha kıymetli bir şey olmadığını belirterek, insanın asli varlığına musallat olan marazları ortadan kaldırmak, insan bedenini ve ruhunu sağlıklı kılmak, yaralarını sarmak, hastalıklarını iyileştirmek, acılarını dindirmek meselesinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu kaydetti. Erdoğan, deva ve şifa arayışının yeryüzünde insanla başladığını ve devam etmekte olduğunu dile getirdi. Esasında bütün kadim geleneklerin, bütün dinlerin, bütün köklü düşünce ve felsefe akımlarının nihai amacının insanın konumunu muhafaza etmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen ecdadımız insanı yaşatmayı merkeze alırken, sadece devletin bekası ve sosyal devlet anlayışının altını çizmekle kalmamış, asırlar önce kadim bir hakikati de dile getirmiştir. ’Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’ diyen bir hayat felsefesinden ancak kurucu ve kuşatıcı bir sağlık anlayışı zuhur edebilir. Doktor, hekim ve tabip kelimelerinin kökenlerinde ve mana evrenlerinde iyileştirme, selamete çıkarma anlamları olduğu kadar bilgelik ve hikmetle birlikte halden anlama vasıflarının bulunması boşuna değildir. Eski Türk tıbbında ’otacılar’ olarak isimlendirilen zümrenin aynı zamanda bilge kişiler olması, ancak bu hakikatle izah edilebilir" değerlendirmesini yaptı. Tıp ilmindeki gelişmelerin, yeniliklerin, buluşların, keşiflerin, hangi milletten, hangi devletten, hangi kuruluştan doğarsa doğsun, kaynağı neresi olursa olsun, insanlığın ortak malı, ortak kazanımı, ortak sevinci olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık kadar eski bu ilkenin çağımızın kar odaklı anlayışında maalesef geçmişe kıyasla zemin kaybettiğini görüyoruz. Para kazanmayı, rantı, çıkarı, kâr hırsını teşvik eden kapitalist sistem, hayatın pek çok alanı gibi tıpla ilgili paradigmayı da dönüştürüyor. İnsanlığın karşılaştığı modern açmazlardan biri, sağlık sektörünün, sağlık sektörünü domine edenlerin ’sınıfsallaşarak’ kendilerini geniş kitlelerden ayrı, ayrıcalıklı bir katman gibi görmeleridir. Bir diğer husus da tıptaki gelişmelerin insanın hayrına ve insan hayatının kurtarılması için kullanılacağı yerde aksi istikamette kullanılmasıdır. Bunun, tıp ilminde ve tabiplik mesleğinde yol açtığı sıkıntıları, siz kıymetli bilim insanlarımızın takdir ve değerlendirmesine bırakıyorum. Kadim tıp bilimini, bilançolara sığdırmaya çalışmanın yanlışlığını, en iyi sizler biliyorsunuz. Ataların ifadesiyle ’Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir.’ Yani, sağlık her işin başıdır; mutlu, huzurlu bir hayatın temel şartıdır. Gerçekten de şayet sağlığınız yerindeyse gerekirse taşı sıkar, suyunu çıkartır, bir şekilde hayatınızı idame ettirirsiniz. Ama sağlığınızı kaybetmişseniz, tüm dünya size altın tepside sunulsa bile gözünüzde hiçbir kıymeti olmaz" dedi. "Dünyanın sağlık alanında daha sıhhatli, daha rafine, İbn-i Sina ve Hipokrat çizgisine daha yakın bir bakış açısına kavuşması gerektiği anlaşılıyor" Hastalanan her insanın kendini tedavi ettirme imkanı bulamadığı, nihai ürüne dönüşen tıbbi gelişmelerin insanların hizmetine eşit sunulmadığı bir dünyanın adil, eşit ve yaşanabilir bir dünya olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nasıl insan hayatı sömürülemezse, insan onuru ticarileştirilemezse, insanın sağlığı ve hastalığı sömürülemez, bir pazar metası olarak görülemez. İnsanın ruhu ve bedeni, insan sağlığı ve hastalığı sadece ticarete konu edilemeyeceği gibi bir tahakküm aracı olarak da kullanılamaz. Gelinen noktada dünyanın sağlık alanında daha sıhhatli, daha rafine, İbn-i Sina ve Hipokrat çizgisine daha yakın bir bakış açısına kavuşması gerektiği anlaşılıyor. Evet bunu açık yüreklilikle konuşmak, bunu tartışmak, böyle bir dönüşüm için ön almak, risk almak, mücadele etmek zorundayız" değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de tam 2 yıl boyunca hastanelerin bombalanmasına, hastaların, sağlık çalışanlarının, çocukların, hatta kuvözdeki masum bebeklerin katledilmesine seyirci kalan bir dünyadan böyle bir dünyaya geçmenin şüphesiz kolay olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık, bir hayatı kurtarmanın sevincini kolektif olarak yaşadığı, dünyaya sağlıklı gelen bir bebeğin sevincini kendi sevinci olarak gördüğü zaman inanın dünya cennete dönüşecektir. Biz, işte bunun için çalışıyoruz. Sizler, aynı şekilde bunun için emek veriyor, çabalıyor, ter döküyorsunuz. Bir insanı iyileştirmeye maddi anlamda değer biçilemez. Bir hayatı kurtarmanın maddi anlamda pahası ölçülemez" dedi. "Hastaya şifa olma bilincinin adeta genlerimize işlediği bir coğrafyanın, bir medeniyetin varisleri olarak nerede durduğumuzu ve misyonumuzun ne olduğunu idrak etme mecburiyetimiz var" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizler Lokman Hekim’in varisleriyiz. Bizler Batı’da tıp ilminin temelini atan İbn Sina’nın varisleriyiz. Bizler, Anadolu’yu şifahanelerle ören, insanlığın şifa ve deva arayışına kurumsal anlamda çözümler üreten büyüklerimizin varisleriyiz. Nasıl ecdadımız Anadolu’yu şifahanelerle ilmek ilmek dokuyarak bir şifa medeniyeti inşa etmişse, nasıl istiklal ve istikbal mücadelemizin en büyük payelerden biri tıbbiyenin olmuşsa inşallah Türkiye Yüzyılı’nın sancaktarlarından biri de buradaki kardeşlerim olacak, doktorlarımız, bilim insanlarımız olacak; sizler olacaksınız. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Her birinize teşekkür ediyor, şimdiden tebriklerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu. İnsan merkezli siyaset anlayışın bir gereği olarak son 23 yıldır sağlığa büyük önem verdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yürüttüğümüz çalışmalarla yaygın, kaliteli ve ekonomik bir sağlık sistemini hayal olmaktan çıkarıp, halkımızın hizmetine sunduk. Anayasamızın en temel hükümlerinden olan ’sosyal devlet’ ilkesinin rehberliğinde ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşlarımızın da sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde istifade edebilmelerini sağladık. İlaç almak için insanların sabahın köründe yollara düştüğü, muayene sırası alabilmek için saatlerce kuyrukta beklediği, parası yetmeyince hastalarımızın rehin tutulduğu günler inşallah bir daha gelmemek üzere geride kaldı" dedi. "1 milyon 470 bini aşan sağlık personeliyle 86 milyon vatandaşa birinci sınıf sağlık hizmeti sunuluyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, toplam 1 milyon 470 bini aşan sağlık personeliyle 86 milyon vatandaşa birinci sınıf sağlık hizmeti sunulduğunu belirterek, "2002’den bu yana personel sayımızı yüzde 288 artırdık. Son 1,5 yıl içinde 57 bin 504’ü hekim olmak üzere 99 bin 567 yeni atama yaptık. Türkiye’de hekim sayısının artması yalnızca hastalarımızın değil, onlara hizmet veren değerli hekimlerimizin de işini kolaylaştırdı, yükünü hafifletti. Kamu hastanelerimizin yüzde 80’ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. 794 yeni hastaneyi hizmete kazandırarak, kamu hastanelerinde toplamda 173 bin yatağa ulaştık. 2002 yılında kamuda yalnızca 7 bin nitelikli yatağımız vardı, bugün bu sayı 18 kat artışla 122 bine ulaştı. Toplam yatak sayımız ise 164 binden 271 bine ulaştı. Son 1 yılda 4 bin 60 yatak ünit kapasiteli 60 projeyi bitirdik" açıklamasında bulundu. 13 şehir hastanesinin yapımı devam ediyor Yapılanların sadece bunlarla sınırlı olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2023 yılında yaşadığımız depremin yaralarını hızla sarıyoruz. Bölgeyi yeniden ayağa kaldıracak kalıcı sağlık yatırımlarını hızlandırdık. Böylece 5 bin 123 yataklı 109 sağlık tesisini tamamladık. 11 ilimizde deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatakla hizmet sunulurken, bugün 27 bin 503 yatakla sağlık hizmeti veriyoruz. Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinin 300 yataklı ek binası ile Kahramanmaraş 600 yataklı Devlet Hastanesini yıl bitmeden açacağız. Salgın döneminde hayati rol üstlenen şehir hastanelerimizden 25 tanesi hizmete girdi. 13 şehir hastanesinin yapımı devam ediyor. Toplamda 9 şehir hastanesinin, sağlık kampüsünün ihale, proje ve arsa çalışmaları devam ediyor" ifadelerini kullandı. Başta şehir hastaneleri olmak üzere sağlıkta kurulan sistemin dünyanın pek çok ülkesi tarafından ilgiyle takip edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık. Daha burada saymaya kalksak, değil saatler, günler alacak birçok yatırımı, projeyi, devrim niteliğinde reformu hayata geçirdik. Kuşkusuz ’tüm sorunları çözdük’, ’tüm sıkıntıları giderdik’ iddiasında kesinlikle değiliz" açıklamasını yaptı. "Milletimizden gelen teklifler, tenkitler, şikayetler, serzenişler ve tespitler doğrultusunda sağlık sistemimizi iyileştirmeye devam edeceğiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık gibi dinamik bir alanda ihtiyaçların hiçbir zaman bitmeyeceğini belirterek, "Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği üzere sağlık alanında büyük bir devrime imza attığımız da tartışmasız bir gerçektir. Türk sağlık sisteminin gücü, kabiliyetleri ve şokları karşılama kapasitesi, Covid-19 salgınında çok net görülmüştür. Buna rağmen mevcutla yetinmiyoruz. Milletimizden gelen teklifler, tenkitler, şikayetler, serzenişler ve tespitler doğrultusunda sağlık sistemimizi iyileştirmeye devam edeceğiz. Şunun da bilinmesini isterim ki; son 23 yılda sağlık alanında ne yaptıysak bilim insanlarımızla istişare halinde yaptık. İnşallah çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüphesiz bunların tamamı önemlidir, kıymetlidir, Türkiye ve Türk milleti adına gerçekten gurur verici gelişmelerdir. Fakat sadece 23 yıllık sürede bunları başarmış olmamız, hedeflerimizin tamamına ulaştığımız anlamına gelmez. Bakınız, donanım ve sağlık altyapısında dünyada birinci ligde olmamız yetmez. Vatandaşın sağlık hizmetlerine eşit erişiminde gıpta edilen ülkelerden biri olmamız yetmez. Sağlık hizmetlerini devlet olarak ücretsiz karşılamamız yetmez. Tıp eğitiminde dünya standardının üzerinde doktorlar yetiştirmemiz yetmez. Başta tıp ve ilaç olmak üzere bilimsel araştırmalarda da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olmak durumundayız. Aynı şekilde gerekli AR-GE yatırımlarını yaparak, tıbbi cihaz üretiminde de yeni bir aşamaya geçmek zorundayız. Cumhurbaşkanı olarak sağlıkla ilgili hususlarda kapsamlı bir millileşme ve yerlileşme hamlesine olan ihtiyacı sık sık dile getiriyorum. Ancak bu konuda tüm şahsi çabalarıma rağmen hedeflerimizin çok uzağında olduğumuzu da gayet iyi biliyorum. Savunma sanayiinde olduğu gibi burada da içeriden ve dışarıdan farklı engellerle karşılaşıyoruz. Ama nasıl ki zor, oyunu savunma sanayiinde bozmuşsa, inşallah yerli ilaç ve tıbbı cihaz üretiminde de Allah’ın izniyle bozacaktır. Çalışacağız, geliştireceğiz, üreteceğiz. Hepsinden öte zorluklar karşısında yılmayacağız ve Türkiye’yi çok farklı bir seviyeye hep beraber taşıyacağız. Bizi bu hedefimize bir adım dahi olsa yaklaştıracak her türlü özgün, nitelikli ve gerçekçi çabayı desteklemekte kararlıyız. Onun için bugün ödül alan bilim insanlarımızın çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Her biriniz, tıpkı Aziz Sancar hocamız gibi bilimsel çalışmalarınızla yeni yol açıyor, sizden sonra geleceklere cesaret aşılıyorsunuz. Sizlerin bu çalışmaları inşallah diğer hekimlerimize de örnek olacak, ilham kaynağı olacak, daha farklı projelere başlamak için cesaret verecektir" diyerek sözlerini tamamladı. "Sağlıkta bağımsızlık, milli güvenliğin ayrılmaz parçasıdır" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da programda bir konuşma yaptı. "Üreten Sağlık" modeli ile yerli ve milli sağlık teknolojilerini geliştiren, kendi çözümünü üreten ve sağlıkta tam bağımsızlığı hedefleyen bir üretim ekosistemini kurmaya başladıklarını belirten Bakan Memişoğlu, "Sağlıkta bağımsızlık, milli güvenliğin ayrılmaz parçasıdır yaklaşımımız doğrultusunda sağlığı önemli bir güç alanı olarak yeniden konumlandırdık. Bu vizyonu vatandaşımıza doğrudan dokunan somut adımlarla hayata geçirdik. Koruyan ve geliştiren sağlık anlayışı ile aile hekimlerimizi kendilerine kayıtlı nüfusun sağlığını takip eden, düzenli izlem yapan ve sağlık okuryazarlığını geliştiren proaktif bir yapının merkezine yerleştirdik" dedi. "19 bin kişiye erken evrede kanser tanısı koyduk" Aile hekimlerinin diyabet, hipertansiyon ve aşırı kilo başta olmak üzere 11 hastalığın aktif tarama ve takibini yapmalarını teşvik ettiklerini kaydeden Bakan Memişoğlu, "Bin 859 ilacı yazabilir hâle getirdik, birçok ilacın raporunu düzenleme yetkisi verdik. Gerekli gördükleri hastalar için MHRS üzerinden bazı üniversite hastaneleri dâhil tüm kamu hastanelerinden ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabilmelerini sağladık. 35 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yaptık, 7,3 milyon kişiye yeni kronik hastalık tanısı koyduk. Toplamda 105 milyon kez tarama ve izlem yaptık. Kanser taramaları neticesinde 19 bin kişiye erken evrede kanser tanısı koyduk ve binlerce vatandaşımızın hayatına dokunduk" açıklamasını yaptı. Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Normal Doğum Eylem Planı neticesinde primer sezaryen oranında ilk kez gerileme sağlandığını, 4,1 puanlık azalışla yüzde 12,3’lük düşüş gerçekleştiğini aktardı. Memişoğlu, bu süreçte bin 524 gebe okulu ve 3 bin 400 yeni koordinatör ebe ile annelerin yanında olduklarını, 360 bini aşkın anne adayına eğitim verdiklerini bildirdi. Türkiye’nin güçlü sağlık veri altyapısı ve dijital kapasitesi sayesinde artık yapay zeka destekli tıbbi cihazlarını kendi imkanlarıyla geliştirebilen ve üretebilen bir ülke konumuna ulaştığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Liderliğinizde yürütülen Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda biyoteknoloji, kişiselleştirilmiş tıp ve genom alanlarında Türkiye’yi stratejik bir konuma taşıyoruz. Ulusal Genom Projesi ile erken tanı ve hedefe yönelik tedaviler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Üreten Sağlık vizyonumuz, sağlık alanında kendi ilacını ve teknolojisini üreten, bilgisini geliştiren ve bunu dünyaya ihraç eden güçlü bir Türkiye idealinin en somut göstergesidir" dedi. TÜSEB Ödülleri sahiplerini buldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdim ettiği 2025 TÜSEB Ödülleri, sağlık ve bilim dünyasında önemli isimleri onurlandırdı. TÜSEB Teşvik Ödülü, bu yıl Prof. Dr. Suat Tekin, Prof. Dr. Sercan Karav, Doç. Dr. Beyza Servet Göncü ve Prof. Dr. Erkan Yılmaz’a verildi. TÜSEB Hizmet Ödülü’nün sahibi ise Prof. Dr. Mehmet Erdem Büyükbingöl oldu. 2025 TÜSEB Sağlık Teknolojileri Prestij Ödülü, Şahin Gürsel’e takdim edilirken, dünyaca ünlü beyin ve sinir cerrahı Ordinaryüs Prof. Dr. Gazi Yaşargil anısına hazırlanan TÜSEB Özel Ödülü bu yıl Prof. Dr. Uğur Türe’ye verildi. İnovatif Sağlık Ekibi Ödülü’ne çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Serkan Topaloğlu ve ekibi layık görüldü. Bu yılın Aziz Sancar Bilim Ödülü ise Prof. Dr. Fikrettin Şahin’in oldu. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Gazze’deki insani girişimleri nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Özel Ödülü takdim edildi.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:02
Söke’nin Yeni Başhekimi Yılmaz, Başkan Arıkan ile bir araya geldi
Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi’nin yeni Başhekimi Prof. Dr. Eyüp Murat Yılmaz, beraberinde Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Orhan Şahin ile birlikte Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’ı ziyaret etti. Göreve başlamasının ardından gerçekleştirdiği nezaket ziyaretinde Prof. Dr. Yılmaz, hastane çalışmaları ve kurumsal işbirliği konularında Başkan Arıkan ile görüş alışverişinde bulundu. Sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi adına yapılan değerlendirmelerin önemine dikkat çekilen görüşmede, Başkan Arıkan yeni Başhekim Yılmaz’a görevinde başarılar diledi. Başkan Arıkan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, ilçe halkına nitelikli sağlık hizmeti sunulması noktasında belediye olarak her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirtti.
26 Kasım 2025 Çarşamba - 15:51
Bakan Göktaş: "(Yükselen Kadınlar Girişimcilik Eğitim Tırı) Türkiye’nin dört bir yanında ulaşmadığımız yer kalmayacak"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yükselen Kadınlar Girişimcilik Eğitim Tırı ile Türkiye’nin dört bir yanında girişimci kadınlara ulaşarak, hayallerini gerçekleştirmelerine destek olacaklarını söyledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Halkbank iş birliğinde ‘Yükselen Kadınlar Programı’ çerçevesinde kadınların girişimcilik yolculuklarında cesaret kazanmaları, bilgi ve beceri ile destek mekanizmalarına erişmeleri amacıyla ‘Yükselen Kadınlar Girişimcilik Eğitim Tırı’ hazırlandı. Ankara’dan yola çıkarak 9 ili ziyaret edecek olan tırın tanıtım töreni, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Bakan Göktaş, kadınların girişimcilik programlarından faydalanmasını önemsediklerini belirtti. Göktaş, "Kadınların yeni işlerini kurarken onları bu yolculukta desteklemek bizler için mutluluk verici. Türkiye’nin dört bir yanında girişimci kadınlara ulaşacağız. Onların da hayallerini gerçekleştirmesine destek olacağız. Girişimcilik kalkınmanın vazgeçilmez bir türü. Kadın girişimciliği iyileşmenin, ilerlemenin, büyümenin de en güçlü dinamiklerinden biri. Kadınların iş hayatındaki varlığı aslında Türkiye’nin de bir gücü" dedi. "Kadınların hayatın her alanında var olmaları için çalışmalarımızı kararlıkla sürdüreceğiz" Yeni dönemde yüz yüze e-ticaret eğitimlerini yaygınlaştıracaklarına dikkati çeken Göktaş, "Kadınların yeni pazarlara ulaşmalarını ve kalkınmanın güçlü aktörleri haline gelmelerini oldukça önemsiyoruz. 2025 Aile Yılı kadınların potansiyelini daha etkin kıldığımız bir yıl olmaya devam edecek. Bu kapsamda bu tür iş birliğini özellikle sürdürmeyi önemsiyoruz. Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda kadınların hayatın her alanında var olmaları için çalışmalarımızı kararlıkla sürdüreceğiz. Bu iş birliğimizle sadece il bazlı değil, tüm Türkiye’deki kendi hayalini gerçeğe dönüştürmek isteyen her kadının yanında olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye’nin dört bir yanında ulaşmadığımız yer kalmayacak" Bakan Göktaş, kadın girişimcilerin her zaman yanında olacaklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Kadınların potansiyelini görünür kılan her çalışma ülkemizin güçlü yarınlarına atılmış bir imzadır. Bu inançla kadın girişimcilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu tırımızla Türkiye’nin dört bir yanında ulaşmadığımız yer kalmayacak. Bu kapsamda gerçekten önemli bir çalışma başlatıyoruz. Kadınlar, bir yandan kendi hayallerini gerçekleştirirken, aynı zamanda eğitimler alarak bizim bakanlığımızın diğer hizmetlerinden de faydalanma imkanı bulacak. Bir yandan kadınları güçlendirirken, bir yandan da onlara kadingirisimci.gov.tr üzerinden kurduğumuz platformlarda diğer bütün desteklerimizle hem eğitim almalarını hem de bu konuda onları bilgilendirmeyi sürdüreceğiz. Yükselen kadınların, yükselen Türkiye’nin yolculuğu daim olsun, tırımızın yolu açık olsun."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder