POLİTİKA
25 Nisan 2026 Cumartesi - 19:44 CHP Genel Başkanı Özel: "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Özgür Özel, "Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezinde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Buluşmasına katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Bugün beş ayrı salonda toplandık. Burada büyükşehrin ilçe belediyeleri vardı. İkinci katta belde belediye başkanlarımız vardı başımızın gözümüzün üstüne. Dördüncü katta illerin ilçe belediyeleri, yedinci katta il belediyeleri, 12’nci katta da büyükşehir belediyeleri vardı. Her bir masa tartıştı, önerdi. Çünkü kötülük durmuyor, plan yapıyor, saldırıyor. Elbette stratejimiz, mitinglerimiz, mücadelemiz, hukuk mücadelemiz devam edecek. Ama onlar nasıl durmuyorlarsa biz de durmayacağız" ifadelerini kullandı. Görüşmelerde herkesin teker teker dinlendiği ve gerekli raporların alındığını belirten Özel, "Bu akşam, yarın, yarın akşam, pazartesi günkü Parti Meclisi’ne yerel yönetimlerden, sizin her birinizin önerileri, talepleri, parlak fikirleri, gördüğü varsa aksaklıklar, düzeltilmesi gereken hususlar hepsi alınıp, Parti Meclisi’nde ve MYK’da çalışılacak" diye konuştu. "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nerede olduğumuzu, nerede durduğumuzu, bundan sonra nasıl duracağımızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Biraz önce söylediğimiz gibi işimize odaklıyız. Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez. En zor dönemde verdi ve herkes şunu bilsin. Öyle bir coğrafyadayız ki; sistemin tamamı bunun için de artık ne varsa, ama gözleyen de millet sonunda. Bu coğrafyanın kendisi belki de coğrafya kader ya. Sistemin tamamı devletin bütün yerleşik gelenekleri, genleri ve milletin ta kendisi, partimizi bir stres ve direnç testine tabi tutmaktadır" açıklamasında bulundu. "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız" Zorluklara karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Özel, şu ifadeleri kullandı: "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte. Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz. Sadece ülkenin değil bütün mazlum milletlerin umudusunuz. 100 yıl önce olduğu gibi, örnek olacağız, tek adamı da yeneceğiz, baskıları kıracağız, hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Bu mücadele bugünün değil, yarının mücadelesidir. Yolunuz açık olsun, hepinizi seviyorum, hepinize güveniyorum. Hepinize sonuna kadar inanıyorum. İyi ki sizinle aynı partideyim, iyi ki sizinle aynı yolda yürüyorum."
25 Nisan 2026 Cumartesi - 19:17 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Siyaset, halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Birliği Genel Merkezi’nde "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Bakan Çiftçi, "Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Genel Merkezi’nde açılan "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Programa Bakan Çiftçi’nin yanı sıra, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarır katıldı. Açılışta konuşma yapan Bakan Çiftçi, "Milli Türk Talebe Birliği, bizim koordinatlarımızın çizildiği, fikir dünyamızın şekillendiği, dava şuurunun ruhlarımıza sindiği bir adres, bir cemiyettir. Milli Türk Talebe Birliği; Medine’de ruhuyla Ravza’yı bekleyen, kefenini giyip Anadolu’ya yürüyen, erenleriyle gönüllere giren, savletiyle Doğu’yu ve Batı’yı titreten, Kudüs’ü doruklarda bekleyen, Sultan Alparslanların, Fahrettin Paşaların, Ahmet Yesev’lerin, Abdülhamid Hanların iradelerini kuşananların cemiyetidir. Milli Türk Talebe Birliği; ’Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ diyen, Anadolu’nun saf çocuğunu ayağa kaldıran, dava taşını gediğine koyan, Ayasofya’nın zincirlerini kıran, yeniden minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’leri okutturan milletin adamı, muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cemiyetidir, ocağıdır" diye konuştu. "Başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez" Bakan Çiftçi, konuşmasının devamında, "Bugün burada bir siyaset okulu vesilesiyle bir araya gelmiş olsak da, aslında konuşacağımız mesele yalnızca bir siyaset teorisi ya da siyaset pratiği değildir. Bugün burada konuşacağımız mesele; bir medeniyetin anlamı, bir milletin istikameti ve bir gençliğin omuzlarına yüklenen büyük sorumluluktur. Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi. "Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır" Çiftçi, "Bugün sizler yalnızca bir üniversite öğrencisi, bir genç insan değilsiniz. Sizler aynı zamanda, bu milletin yarınını şekillendirecek olan iradenin temsilcilerisiniz. Bu yüzden taşıdığınız sorumluluk sadece bireysel bir sorumluluk değildir, tarihi bir sorumluluktur. Güçlü olanın haklı sayıldığı, çıkarın adaletin önüne geçtiği bir düzende huzur mümkün değildir. Siyaset, makam, mevki, şan, şöhret için aracı kılınacak bir uğraş alanı da değildir. Siyaset; hırs, kibir ve enaniyeti tatmin aracı da değildir. Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır. Bugün Türkiye, tarihinin en kritik eşiğindedir. Dünya yeniden şekillenirken Türkiye de bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Bizim coğrafyamız sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda bir sorumluluk alanıdır. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu, bu sorumluluğun farkında olmanın bir ifadesidir. Bu vizyon sadece ekonomik kalkınmayı değil; aynı zamanda kültürel, ahlaki ve fikri bir yükselişi hedeflemektedir. ‘Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ ideali, ancak bu çok boyutlu anlayışla mümkün olabilecektir. Sizlere tavsiyem; daha çok okuyun, farklı düşünceleri tanıyın ama kendi medeniyetinizin perspektifini de kaybetmeyin. Eleştirin, sorgulayın, tartışın ama bunu yaparken ahlaktan ve saygıdan asla taviz vermeyin. Çünkü gerçek entelektüellik sadece bilgi sahibi olmak değil, aynı zamanda erdem sahibi de olmaktır. Bizler sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek için çalışmak, üretmek ve kendimizi de geliştirmek zorundayız" şeklinde konuştu.
Bakan Göktaş: "Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok"
28 Kasım 2025 Cuma - 12:45 Bakan Göktaş: "Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok. TÜİK projeksiyonlarına göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak. Şunu çok net ifade etmek isterim,; karşı karşıya olduğumuz bu gibi sorunların temelinde aile kurumunun zayıflaması yatıyor" dedi. Bakan Göktaş, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlediği "Şehir ve Aile Şurası"nın açılışına katıldı. Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada bugün aileyi konuşurken esasında şehirlerin geleceğini, ülkenin yarınlarını konuştuklarını belirterek, "İçinde bulunduğumuz çağda hızlı kentleşme, dijitalleşme ve küreselleşme gibi olgular hayatımızın her alanını değiştiriyor. Elbette şehirleşme, ekonomik gelişim ve modernleşme açısından pek çok fırsat sunuyor. Ancak bunun aile yapımız üzerinde önemli etkileri olduğunu da görüyoruz. Eskiden üç nesil bir arada yaşıyordu. Bugün ise evlilik yaşının artması, boşanma ve hiç evlenmeme oranlarının yükselmesinin de etkisiyle tek kişilik hane oranı yüzde 20’ye ulaşmış durumda. Bireyselleşme, sosyal izolasyon ve yalnızlık giderek artıyor. Modern şehir düzeni, iletişim teknolojilerinin gelişimi, yoğun iş temposu ve trafikte kaybolan saatler, ebeveynle çocuk arasındaki bağı zayıflatabiliyor. Bakın, Türk Dil Kurumu 2024 yılının kavramını ’Kalabalık yalnızlık’ olarak belirledi. Demografik dönüşümün izleri hanelerimizde belirginleşiyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Günümüzde hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altı çocuk yok. TÜİK projeksiyonlarına göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak. Şunu çok net ifade etmek isterim, karşı karşıya olduğumuz bu gibi sorunların temelinde aile kurumunun zayıflaması yatıyor" ifadelerini kullandı. "Medya ve dijital platformlar, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor" Küresel eğilimler ve popüler kültürün aileyi ve evliliği değersizleştiren bir algı oluşturduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Medya ve dijital platformlar, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor. Ve tüm bunlara ek olarak, kadın ve erkek kimliğini belirsizleştiren cinsiyetsizleştirme söylemleri, aile yapısının en temel dayanaklarını hedef alıyor. Tüm bu dinamikler karşısında aile kurumunun ve demografik yapının güçlendirilmesi artık, toplumsal bir öncelik haline geldi. 2025 Aile Yılı, bu önceliği toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırdığımız ve ortak bir seferberliğe dönüştürdüğümüz bir dönüm noktası oldu. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımız, politika ve projelerimizin temel çerçevesi oldu. Belirlediğimiz hedefler doğrultusunda kurumsal yapımızı güçlendirdik. ’Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren bir vizyonla çalışıyoruz. 2025 Aile Yılı toplumun tüm kesimlerinde büyük bir teveccühle karşılık buldu. Bakanlık olarak yıl boyunca 15 binden fazla etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik. Pek çok sektörde yaptığımız bin 926 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Finansal desteklerden eğitime, kültürel etkinliklerden dijital dönüşüme kadar her alanda çalışmalar hayata geçirdik. Evlenecek gençlerimize ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere sağladığımız destekler, sadece bir kısmını oluşturuyor. Aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi, bütün toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdik. Kamu kurumları, STK’lar, üniversiteler, iş dünyası ’Aile Yılı’na özgü çalışmalar yürüttüler" diye konuştu. Başkan Altay: "Şehirle aile arasındaki bağın yeniden güçlendirilmesi büyük bir zorunluluk" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bizim medeniyetimizde mukaddes kabul edilen, kökleri bin yıllık inanç ve kültür birikimine dayanan aile yapısı, ne yazık ki bugün ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Ailenin içi boşaltılmakta, insani değerler zayıflatılmakta, ben merkezli bir zihniyet güç kazanmaktadır. Bu nedenle aile mefhumuna daha geniş ve derin bir bakışla yaklaşmak zorundayız. Çünkü aile güçlenirse toplum güçlenir; aile çökerse toplum da çözülür. Bu meseleye ciddiyetle, hassasiyetle ve ortak bir vicdanla yaklaşmak hepimizin sorumluluğudur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını ’Aile Yılı’ ilan etmesi, devletimizin bu konudaki kararlılığının açık bir göstergesidir. Cumhurbaşkanımız, bu hassasiyetin yalnızca bir yıla sığdırılamayacağını da belirterek 2026-2035 dönemini ’Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan etmiştir. Bu karar, milletimizin geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme iradesinin en güçlü ifadesidir. Bu noktada şehirle aile arasındaki bağın yeniden güçlendirilmesi büyük bir zorunluluk. Çünkü şehir, insanların nefes aldığı, çocuklarımızın büyüdüğü, ailelerimizin kök saldığı mekanlardır. Bu yüzden bir şehir ne kadar huzur ve güven verirse aileler de o denli huzurla ve güvenle geleceğe umutla bakarlar. Bizler de ’Aile Dostu Şehir’ anlayışımızı yerel yönetim anlayışımızın merkezine yerleştiriyoruz. Aynı bilinç ve kararlılıkla, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da aileyi merkeze alan güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi. Konya Valisi İbrahim Akın ise, "Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edilmiş olması, şûramızın anlamını ve sorumluluğunu daha da artırmaktadır. Değişen toplumsal dinamikler karşısında aileyi desteklemek bugün hepimizin ortak görevidir. Bu itibarla şehir ve aile şûrası, şehirlerimizin geleceğine, aile yapımıza ve toplumsal bütünlüğümüze dair ortak bir iradenin somutlaşmış halidir. Şûramızda; yerel yönetimlerin aile odaklı hizmet kapasitelerinin artırılmasından, dijitalleşme ve sosyal destek mekanizmalarına, kültürel kimlik ve değer aktarımından aile içi risklerin önlenmesine, ruh sağlığı ve aile iletişiminden kırılgan grupların ailedeki yerine ve elbette ’Aile Dostu Kent’ yaklaşımına kadar geniş bir çerçevede ele alacağız" ifadelerini kullandı.
Yeni parti programının görüşüleceğıi CHP 39. Olağan Kurultayı başladı
28 Kasım 2025 Cuma - 12:05 Yeni parti programının görüşüleceğıi CHP 39. Olağan Kurultayı başladı Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. Olağan Kurultayı başladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti programını delegelerin takdirine sunacaklarını belirterek, "Bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak" dedi. ‘Şimdi iktidar zamanı’ sloganıyla düzenlenen CHP 39. Olağan Kurultayı, Atatürk Spor Salonu’nda başladı. Kurultayda divan başkanlığına delegelerin oylarıyla Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce seçildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, delegelerin tamamına yakınının hazirun listesine imzalarını atmasıyla toplantı yeter sayısının tamamlandığını söyleyerek, kurultayı açtı. Yeni parti programını delegelerin takdirine sunacaklarını aktaran Özel, "Yarın 81 ilden, Türkiye’nin dört bir yanından buraya koşup gelecek Cumhuriyet Halk Partililerin takip edecekleri bu salonda bugün delegelerimizle ve davetlilerimizle birlikte program çalıştayımızı yapacağız. Bildiğiniz gibi iki yıl önce bu salonda değişim kurultayımızda birtakım sözler, vaatler ve önümüze bir çalışma takvimi koyulmuştu. O takvimin içinde hiç şüphe yok ki en önemli iki hedefimiz, tüzüğümüzü değiştirmek ve programımızı yenilemekti" şeklinde konuştu. Özel, bugün yalnızca program detaylarına ilişkin konuşma taraftarı olduğunu aktararak, "Bugün programla ilgili detayların, programla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu perspektifin, Türkiye’nin önüne koyacağı yol haritasının önüne geçmemesi açısından konuşmamı sadece programla ilgili kısımlarla sınırlı tutacağım. Siyasi polemiklere, siyasi değerlendirmelere ya da önümüzdeki süreçle ilgili hep birlikte kararlılığımızı ifade edeceğimiz söylemlerin tamamını yarına bırakıyorum" ifadelerini kullandı. "100 yıl sonra ‘Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi bir kez daha kurtarır’ dedirtebilmenin esas yolunun bu çalışmalardan geçtiğini biliyorduk" Esas meselenin iktidar olmak olduğunu vurgulayan Özel, "Esas meselenin her şeyden kurtulmak için iktidar olmak, iktidar olmak için Türkiye’nin önüne Türkiye’nin sorunlarını çözecek hem kadroları, hem programı çıkarmak, bu programdan bir hükümet programı çıkarmak, o hükümet programının somut vaatlere evrilmesinin ve kamuoyunda ‘Evet, bizi bu program kurtarır, bu parti kurtarır, bu kadro kurtarır. 100 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi bir kez daha kurtarır’ dedirtebilmenin esas yolunun bu çalışmalardan geçtiğini biliyorduk. O kararlılıkla da bugün sizlerle buradayız, sizlerle birlikteyiz" şeklinde konuştu. "Güçlenen Türkiye’yi nasıl taahhüt edebiliriz, bugün burada bunları çalışacaksınız" Umudu örgütlemek için yola çıktıklarını söyleyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu salonda bugün ben birazdan aranıza katıldıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokrasi ve adalet konusunda kurumların yıpratıldığı, kuralların esnetildiği, gevşetildiği, terk edildiği bir büyük çöküşe, bir yandan sokakta çetelerin dolaştığı, bir yandan insanların yarın evine ekmek götürüp götüremeyeceği kaygısını taşıdığı bir güvencesizlik ortamında başta mahkemelerde, hukukta, sonra ekonomide, sonra sosyal hayatta ve Türkiye’nin yarınlarında nasıl güvenli yarınları kurabiliriz, dirençli bir yurttaşı, güvenli yarınları ve kalkınan Türkiye’yi, güçlenen Türkiye’yi, kazanan Türkiye’yi nasıl sağlayabiliriz, nasıl taahhüt edebiliriz, bugün burada bunları çalışacaksınız. Bu çökmüş sisteme karşı umudu örgütlemek için yola çıktık. Bunun için demokrasiyi konuşacağız, hukuku konuşacağız. Demokrasinin önündeki en büyük engel olan seçim barajını konuşacağız. Sadece belli partilere yapılan Hazine yardımının nasıl siyasetin toplumsallaşmasının önünde engel olduğunu ve bunu nasıl aşacağımızı konuşacağız. Siyasetin finansmanını, Siyasi Ahlak Yasası’nı, GRECO kriterlerini de aşacak, Türkiye’de siyasetin hem finansmanını şeffaflaştıracak, hem yolsuzlukların önünü kesecek hem de bundan sonra her türlü tartışma ve ikili hukuk uygulamalarının önüne geçecek bir çalışmayı burada olgunlaştıracaksınız." "Vizesiz Avrupa’nın nasıl mümkün olduğunu bu salonda sizler olgunlaştıracaksınız" Dış politika perspektifinin de tartışılacağını anlatan Özel, "Türkiye’nin bundan sonraki hem dış politikasını, hem Avrupa’nın çok ihtiyaç duyduğu güvenlik kaygıları için en önemli müttefiki olabileceğini hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu cesur, kararlı ve doğru ilişkilerle ilerlediği Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinde gençler için yasaksız bir Türkiye, vizesiz Avrupa’nın nasıl mümkün olduğunu bu salonda sizler olgunlaştıracaksınız" açıklamasında bulundu. "Her şeye rağmen tartışmanın sesinin değil, içinin güçlü olduğu bir süreci birlikte örmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" Özel, kurultayda CHP iktidarı için bir hükümet programının ortaya çıkacağını söyleyerek şunları kaydetti: "Bu salondan elbette bir program için beklenenden çok daha somut ama ‘Sorunlar nasıl çözülecek?’ meselesine didik didik baktığında belki bir parça soyut kavramlar çıkacak. Ama bu salondan bir iktidar perspektifi, bir iktidar yürüyüşü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı için ortaya koyacağı bir hükümet programı ortaya çıkacak. Sonra bu programı burada bırakıp gitmeyeceksiniz. Bu programı zihninize, gönlünüze ve elinize alıp şehirlerinize gideceksiniz. Önce yöneticilerimizle, sonra 2 milyon üyemizle bir büyük ordu olarak ev ev, sokak sokak, dükkan dükkan, işçi servisinde, iş yerlerinin önünde, köylerde ve evlerde, Türkiye’nin en önemli seçmen gruplarından birisi olan, evinde çalışmayan, aslında ev işçisi olarak evdeki emeğiyle Türkiye’nin yarını çocuklarını yetiştiren ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin ulaşmakta güçlük çektiği ev kadınlarının kapısını çalacak, onun çocuğunun kreşini de, okul yemeğini de, barınma hakkını da, gelecek güvencesini de, bir dünya vatandaşı olması umudunu da onlarla birlikte öreceksiniz. Bu salondan Türkiye’nin gelecek iktidarının kararlılığını, o konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin inancını, birkaç gün içerisinde somutlaştıracağı ve zenginleştireceği kadrolarını ve bu konudaki yürüyüş ordusunun ilk harekete geçen takımını burada ağırlamaktan, bugün bu güçlü takımla, bu güçlü ekiple birlikte bunu her şeye rağmen oturup slogansız tartışmanın, sesinin değil içinin güçlü olduğu bir süreci birlikte örmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz." 3 gün sürecek kurultayın ilk gününde parti programı delegelere tanıtılacak. Ayrıca Parti Meclisi üye sayısının 60’dan 80’e yükseltilmesi ve gençlik kollarındaki yaş sınırının 18-40 aralığına çekilmesi gibi değişikliklerin de kurultayın ilk gününde yapılması planlanıyor. Bin 300’ün üzerinde delege, kuruytayda yeni parti programının yanı sıra, parti tüzüğündeki bazı maddelerde değişikliğe gidilmesi için de oy kullanacak.
Bakan Göktaş: "Bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk"
28 Kasım 2025 Cuma - 09:49 Bakan Göktaş: "Bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kasım ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, kasım ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, bugüne kadar 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini de hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini vurguladı. Bakan Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla da ulaşılabileceğini belirtti. "637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda kasım ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 637 bin annenin hesabına 7,2 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu: "Sosyal medyada gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli yer alabilmelerini sağlamak için yapılabilecekleri ele aldık"
28 Kasım 2025 Cuma - 09:15 Bakan Uraloğlu: "Sosyal medyada gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli yer alabilmelerini sağlamak için yapılabilecekleri ele aldık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Sosyal medyada yaş sınırlamaları başta olmak üzere gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli yer alabilmelerini sağlamak için yapılabilecekleri ele aldık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çocuk Hakları Alt Komisyonu heyetiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında bir araya geldi. Görüşmede dijital platformlarda çocuklara yönelik risklerin azaltılması, çevrimiçi güvenlik, erişim kısıtlamaları ve dijital okuryazarlık konuları ele alındı. Sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin getirilecek düzenlemelerle giderileceğinin sinyalini veren Bakan Uraloğlu, çocukları dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri tehditlerden korumanın en büyük sorumluluklardan biri olduğunu vurguladı. "Zararlı içeriklere karşı daha güçlü denetim mekanizmaları oluşturmayı hedefliyoruz" Siber zorbalığın, çevrimiçi taciz ve uygunsuz içeriklere maruz kalmanın gençleri en çok etkileyen riskler arasında olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Sosyal medyada yaş sınırlamaları başta olmak üzere gençlerimizin dijital dünyada daha güvenli, bilinçli ve verimli bir şekilde yer alabilmelerini sağlamak amacıyla yapılabilecekleri kapsamlı şekilde ele aldık. Çocuklarımızı ve gençlerimizi dijital dünyanın risklerinden korumak ve onları bilinçli dijital vatandaşlar olarak desteklemek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Zararlı içeriklere karşı daha güçlü denetim mekanizmaları oluşturmayı ve dijital platformların sorumluluklarını artırmayı hedefliyoruz. Öte yandan çocuklarımızın sosyal medyaya erişiminde ve kullanıcı hesabı oluşturmasında ebeveyn onayını ve ebeveyn denetimini sağlamayı esas alan adımları istişare ettik" dedi.
Aydın’da cenaze ve defin hizmetleri sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacak
28 Kasım 2025 Cuma - 09:03 Aydın’da cenaze ve defin hizmetleri sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacak Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP grubunun cenaze ve defin işlerinin ilçe belediyelerinden alınmasına yönelik verdiği önergenin kabul edilmesi kararının ardından açıklama yapan Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Aydın’da cenaze ve defin hizmetlerinin sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacağını söyledi. Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, cenaze ve defin işlerinin ilçe belediyelerinden alınmasına yönelik alınan karar ile ilgili açıklamalarda bulundu. Büyükşehir meclisinde CHP grubunun verdiği önergenin kabul edilmesi kararına ilişkin Aydın’da cenaze ve defin hizmetlerini sadece AK Partili Belediyeler tarafından yapılacağını söyleyen Başkan Erol; "Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bugün yapılan oturumunda, 5216 sayılı Büyükşehir Yasasının 7. Maddesinin ikinci fıkrasının e) bendi gereğince İlçe Belediyelerinin de yasal görevi olmasına rağmen CHP’li belediyelerin, maliyetli olduğu ve ekonomik yük olduğu, gerekçesiyle cenaze ve defin hizmetlerini Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne devretmek için verdikleri önerge kabul edildi. Bu karar, CHP’li belediyelerin yıllardır üstlenmesi gereken en temel ve en hassas görevi dahi yerine getiremediklerini, vatandaşın acılı gününde bile sorumluluktan kaçtıklarını açıkça göstermektedir. Yönetme iradesi sergileyemeyen bu zihniyet, hizmet üretmek yerine işi üzerinden atmayı tercih ederek, en zor anda vatandaşını yalnız bırakmıştır. Biz Buharkent Belediyesi olarak 11 yıldır yaşamın her anında olduğu gibi acı günlerde de hemşehrilerimizin yanında olduk. Mezarlık bakımları ile mezar açımından defin işlemlerine kadar tüm süreçlerde vatandaşımıza kesintisiz ve titiz bir hizmet sunduk, sunmaya da devam edeceğiz. Aynı meclis toplantısında AK Parti grubu olarak, ilçelerimizde bu hizmeti sürdürme irademizi bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyduk. Çünkü AK Parti olarak biz mezarlık ve defin hizmetlerini maliyet ve ekonomik yük olarak değil, insanı ve belediyeciliğin en temel hizmeti olarak görürüz. CHP’li belediyelerin kaçtığı sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu ifade eden önergemiz kabul edilmiştir. Artık Aydın’da cenaze ve defin hizmetleri sadece AK Partili Belediyeler tarafından yürütülecektir. Yani bir tarafta hizmetten kaçan, en temel belediyecilik görevini bile taşıyamayan bir anlayış, diğer tarafta vatandaşın acısına omuz vermeyi görev bilen, hizmet üretmekten geri durmayan AK Parti belediyeleri vardır. Aydınlı hemşehrilerimiz müsterih olsun. Bugün CHP’nin bıraktığı boşluğu yine AK Partili belediyeler dolduracak, vatandaşımızı yalnız bırakmayacaktır. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da milletimizin yanında durmaya devam edeceğiz" dedi.
Bakan Kurum: "(Deprem bölgesi) Biz orada 500 bin konutu değil, 600 bini de aşan yeni yuvayı teslim etmek için gün sayıyoruz"
28 Kasım 2025 Cuma - 00:21 Bakan Kurum: "(Deprem bölgesi) Biz orada 500 bin konutu değil, 600 bini de aşan yeni yuvayı teslim etmek için gün sayıyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "6 Şubat sabahı gözyaşları içerisinde evladını, çocuğunu, yakınını kaybeden annelerimizin oradaki babalarımızın hüzünlerini bugün o teslim ettiğimiz Aralık ayında teslim edeceğimiz 500 bin konutla birlikte o hüznün yerini sevinci, o üzüntünün yerini kucaklaşmanın kardeşliğin aldığını hep birlikte göreceğiz. Biz orada 500 bin konutu değil 600 bini de aşan yeni yuvayı teslim etmek için gün sayıyoruz. Biz orada şu an sosyal konutlarıyla birlikte sosyal konutlarıyla birlikte 680 bin konut yapıyoruz" dedi. Bakan Kurum, 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerinin sorularını cevapladı. Kurum, depremi siyaset konusu yapmanın kaybedilen vatandaşlara da, yeni yuvalarına kavuşan vatandaşlara da hürmetsizlik olduğunun altını çizerek, "Şu ana kadar teslim ettiğimiz 350 bin konutu bir ay sonra tamamlanacak 453 binden fazla konutuyla, iş yeriyle, sosyal donatısıyla teslim edilecek. Yuvaları yok sayan sözler o eserleri inşa eden işte bu arkamda oturan gece gündüz ailesinden sevdiklerinden ayrı 200 bin mimarla, mühendisle, işçiyle gece gündüz çalışan işçinin emeğine haksızlıktır, saygısızlıktır. Afetin ilk gününden itibaren de biz bir taraftan işlerle uğraştık, bir taraftan çalışmalar yaptık, bir taraftan da bu algılara, bu yalanlara cevap vermeye gayret gösterdik. Afet’in ilk gününden bu yana ne yapıldı ve sonuçta ne oldu? Ben size kitabın ortasından söyleyeyim. Deprem olunca işte şimdi bittiler dediler. Bu enkazın altında kalırlar dediler. Yapamazlar, bitiremezler dediler. Ama hamdolsun işte bu arkadaşlarımla orada yaşayan 14 milyon afetzede kardeşimizle el ele verdik. Hamdolsun konutlarımızı bitirdik. Teslim ettik. 6 Şubat sabahı gözyaşları içerisinde evladını, çocuğunu, yakınını kaybeden annelerimizin oradaki babalarımızın hüzünlerini bugün o teslim ettiğimiz Aralık ayında teslim edeceğimiz 500 bin konutla birlikte o hüznün yerini sevinci, o üzüntünün yerini kucaklaşmanın kardeşliğin aldığını hep birlikte göreceğiz. Biz orada 500 bin konutu değil 600 bini de aşan yeni yuvayı teslim etmek için gün sayıyoruz. Biz orada şu an sosyal konutlarıyla birlikte sosyal konutlarıyla birlikte 680 bin konut yapıyoruz" dedi. "Yıl sonunda da hak sahiplerimizin tamamı evlerine geçecek" Konteyner kentlerle ilgili olarak Kurum, "Şu an hali hazırda konteyner kentlerde kalan hak sahibi vatandaşımız 41 bin. Bu vatandaşlarımızın 29 bin 900’üne ev çıkmış. Ancak ev çıkmasına rağmen belli sebeplerden ötürü ama oradaki komşuluk ama oradaki ihtiyaçlar belli sebeplerden ötürü kendi tercihleriyle veya başka nedenlerle evlerine geçmiyorlar. Yani bu ne demek? 30 bin deseniz orada oturan sadece ve sadece 11 bin hak sahibi var. Diğerleri kiracı, ihtiyaç sahibi. Ne yapalım? Onları sokağa mı atalım? O evler teslim edildikçe şu an Adıyaman’da kira 8 bin liraya dolaşıyor. Kilis’te 7 bin lira. Gaziantep’te 8-10 bin lira. Osmaniye’de Hatay’da yeni teslim edilen konutlarla birlikte 8 bin liralara düşüyor. Ve vatandaşımız konutlar bittikçe yerleşiyor. Yıl sonunda da hak sahiplerimizin tamamı evlerine geçecek" ifadelerini kullandı. "Rezerv alan bölge için bir seçenek değil, zaruriyettir, zorunluluktur" Kurum rezerv alan konusunda, "Rezerv alan bölge için bir seçenek değil, zaruriyettir, zorunluluktur. Çünkü siz eğer rezerv alanda iş yapmazsanız o şehri yok edersiniz. Antakya kalmaz. Adıyaman kalmaz. Malatya kalmaz. Biz çok rahat bir şekilde şehrin dışında bunları yapabilir miyiz? Biz zoru seçtik. Çünkü o şehirleri tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle hep birlikte ayağa kaldıracağız dedik. O yüzden de zor olanı yapmak her babayiğidin harcı değildi. Biz hamdolsun o zor alanı başardık. Milletimizle birlikte başardık. Devletimizin araziyi yolları belli, mevzuat da belli. Biz vatandaşımızın istediği alanlarda hiç kimseye zorla rezerv alan ilan etmiyoruz. Zorla da orada iş yapmıyoruz. Çoğunluk ne diyorsa çoğunluğa uyuyoruz. Ve istemedikleri hiçbir alanda da projemiz gerçekleşmiyor" şeklinde konuştu.
Başkan Günel: ’Mezarlık ve defin hizmetleri zaten ana görevleriydi’
27 Kasım 2025 Perşembe - 22:22 Başkan Günel: ’Mezarlık ve defin hizmetleri zaten ana görevleriydi’ Kuşadası Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel, mezarlık ve defin hizmetlerinin bundan sonra Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından verilecek olmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "İlçe belediyelerimiz 10 yıldır bu hizmeti çok başarılı bir şekilde yürütüyor. Bu hizmet zaten Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ana göreviydi. Dolayısıyla bizim bundan kaçma gibi bir durumumuz olsaydı konuyu çok daha önce gündeme taşırdık" dedi. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Kasım ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda, CHP Grubu’nun "mezarlık ve defin hizmetlerinin Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmesi" yönündeki önergesi meclis çoğunluğunun oyuyla kabul edildi. Alınan karar doğrultusunda 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren mezarlık hizmetleri, ilçe belediyelerinden alınarak Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin görev ve sorumluluk alanına geçti. Kuşadası Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkan Vekili Ömer Günel, meclis toplantısından sonra alınan kararla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamasında mezarlık ve defin hizmetlerinin Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ana görevlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Ömer Günel, "On yıldır ilçe belediyelerimiz çok başarılı bir şekilde mezarlık ve defin hizmetlerini vermekte. Mezarlığı tesis etmek, yerini tespit etmek, mezarlık yerleriyle ilgili çalışmalar yapmak ve defin hizmetleri zaten Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ana görevi. Defin hizmetleri ise hem ilçe hem de büyükşehirlerin görevi olabilir. Fakat tüm bu işlemler 10 yıl önce meclis kararıyla ilçe belediyelerine verilmiş. CHP’li ilçe belediyeleri olarak bu konuda daha önce önerge sunmuştuk. Görevden kaçma gibi bir durum olsaydı 10 yıldır bu konu gündeme taşınırdı. Vektörlerle mücadele konusunda büyükşehir belediyeleri bunu kanunen asla devredemez" diye konuştu.