POLİTİKA
Yılmaz: ’’Attığımız her adımda, yürüttüğümüz her çalışmada aziz şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin fedakarlığına daima sahip çıkıyoruz’’ 10 Nisan 2026 Cuma - 22:26:03 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Diyarbakır’da katıldığı Polis Teşkilatının 181’inci yıl dönümü etkinliklerinde yaptığı konuşmada, ’’Bu topraklarda elde edilen her kazanımın arkasında şehitlerimizin fedakarlığı ve gazilerimizin dirayeti vardır’’ dedi. Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelde düzenlenen 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından başlayan programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, köklü bir devlet geleneğinin içinden süzülerek bugünlere gelen Türk Polis Teşkilatının, 10 Nisan 1845’te atılan modern temelleriyle milletin huzur ve güvenliğinin teminatı olduğunu ifade etti. Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan bu süreklilik içinde polis teşkilatının, değişen şartlara uyum sağlayarak kurumsal yapısının her dönem daha da güçlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Tarihimizin en kritik eşiklerinde, özellikle milli mücadele yıllarında üstlendiği sorumluluklarla bu milletin yürüyüşüne eşlik eden emniyet teşkilatımız, cumhuriyetle birlikte hukuk devleti anlayışı çerçevesinde daha sağlam bir zemine kavuşmuştur. Bugün Türk polisi, sahip olduğu tecrübe, yetişmiş insan kaynağı ve gelişen imkanlarla, değişen tehditlere karşı güçlü bir kapasiteyle hareket etmekte, milletimizin huzurunu ve kamu düzenini kararlılıkla korumaktadır. Bu köklü birikim ve güçlü irade, Emniyet Teşkilatımızı bugün de devletimizin sahadaki en etkin ve en güvenilir yapı taşlarından biri haline getirmektedir. Bu toprakları bizlere vatan kılan, bayrağımızın semalarda özgürce dalgalanmasını sağlayan asıl güç, sarsılmaz bir imanın ve sönmeyen bir vatan sevdasının neticesidir. Her bir polisimiz, bu mukaddes nöbeti devralırken canını ortaya koymakta, milletimizin bekası için bir gül bahçesine girercesine şehadete yürümeyi göze almaktadır. Bizler, bu kahramanların gösterdiği eşsiz fedakârlığın karşılığını asla tam olarak ödeyemeyeceğimizin bilincindeyiz" diye konuştu. ’’Şehit ailelerinin ve gazilerin emanetlerine sonuna kadar sahip çıkıyoruz’’ Tüm imkanların seferber edildiğini dile getiren Yılmaz, devlet olarak, aziz şehitlerin emaneti olan ailelerinin ve kahraman gazilerin her daim yanında olmayı, onları el üstünde tutmayı en asli vazifeleri olarak kabul ettiklerini bildirdi. Yılmaz, ‘’Vatanımızın huzuru uğruna şehadete eren kahramanlarımızın aileleri ile vazife malulü gazi personelimiz için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Şehitlerimizin emaneti ve gazilerimiz için ne yapsak azdır. Ancak onların emanetine ve gazilerimize sahip çıkmak da bizlerin en büyük sorumluluğudur. İmkanlarımızı sonuna kadar kullanarak emanetlerine sahip çıkmaya azami özen gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz. Bu doğrultuda şehit yakınlarımız ve gazilerimiz için barınmadan eğitime, sağlıktan istihdama kadar pek çok alanda güçlü destekler sunuyoruz. Kira yardımı ve faizsiz konut kredisi imkanlarıyla barınma ihtiyaçlarına katkı sağlıyor, elektrik, su ve doğalgaz faturalarında önemli indirimler uyguluyoruz. Eğitim hayatlarında çocuklarımızı öğrenim yardımlarıyla destekliyor, özel eğitim kurumlarından ücretsiz yararlanabilmelerine imkan tanıyoruz. Ulaşım hizmetlerinden ücretsiz faydalanma hakkı sunarken, sosyal tesislerimizden yararlanabilmelerini de temin ediyoruz. Kamuda sağladığımız istihdam imkanlarıyla ailelerimizin ekonomik güvencesini güçlendiriyoruz. Sağlık alanında ise, ilave ücret ödemeden nitelikli sağlık hizmetine erişimlerini güvence altına alıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yaşam standartlarını en üst seviyeye taşımaya gayret gösteriyoruz. Bu düzenlemeler, şehitlerimizin emanetine sahip çıkma ve gazilerimizin hayatlarını kolaylaştırma konusundaki kararlılığımızın açık bir yansımasıdır’’ şeklinde konuştu. ’’Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıyoruz’’ Terörsüz Türkiye sürecinde atılan her adımda şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakarlığına sahip çıktıkların dile getiren Yılmaz, ülkeni, uzun yıllar boyunca terörün yol açtığı acılarla sınandığını, bu süreçten en fazla etkilenen yerlerin başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin geldiğini ifade etti. Yılmaz, şöyle dedi: ‘’Nice aileler evlatlarını kaybetmiş, nice şehirlerimizin huzuru gölgelenmiş, milletimizin ortak hafızasında derin izler bırakan bir dönem yaşanmıştır. Diyarbakır da bu ağır yükü en yakından hisseden şehirlerimizden biri olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyduğumuz güçlü irade ile bugün, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıyoruz. Güvenlik birimlerimizin sahadaki başarısı, devletimizin ortaya koyduğu bütüncül yaklaşım ve milletimizin desteğiyle birlikte, ülkemizin huzur iklimi her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bugün geldiğimiz noktada, geçmişte korkunun gölgesinde kalan pek çok yerleşim yerinde hayatın normalleştiğini, şehirlerimizin yeniden nefes aldığını, bölgenin sahip olduğu potansiyelin yeniden görünür hale geldiğini memnuniyetle görüyoruz. Bu tablo, güçlü bir iradenin ve kararlı bir mücadelenin neticesidir. Ancak şu hususun altını özellikle çizmek isterim, attığımız her adımda, yürüttüğümüz her çalışmada aziz şehitlerimizin hatırasına ve gazilerimizin fedakarlığına daima sahip çıkıyoruz. Bu süreç, hiçbir şekilde onların aziz hatırasını zedeleyen bir anlayışın değil, bilakis onların emanetine daha güçlü sahip çıkma iradesinin bir tezahürüdür. Çünkü biz biliyoruz ki, bu topraklarda elde edilen her kazanımın arkasında şehitlerimizin fedakarlığı ve gazilerimizin dirayeti vardır. Bu bilinçle hareket etmeye, bu sorumluluğu aynı kararlılıkla taşımaya devam edeceğiz." Törende üstün başarı gösteren polislere belgeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Vali Murat Zorluoğlu tarafından verildi. Tören, daha sonra basına kapalı devam etti.
10 Nisan 2026 Cuma - 22:09 CHP’nin LGBT önerisi yeniden gündeme geldi, vatandaş tepki gösterdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2015 yılında LGBT bireylerin kamu ve özel sektördeki istihdam ve terfi haklarının korunmasına yönelik verdiği kanun teklifinin yeniden sosyal medyada gündem olması tepkileri de beraberinde getirdi. CHP’nin ilk yapması gerekenin, parti içindeki sıkıntıları sona erdirmek olduğunu ifade eden vatandaşlar, eşcinsellerin gündeme getirilmesinin tamamen CHP içinde patlayan lağımların örtbas edilmesi konusunda yapılan bir çalışma olduğunu savundu. 2015 yılında aralarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de bulunduğu 10 milletvekilinin imzasını taşıyan ve dönemin Bursa Milletvekili Aykan Erdemir öncülüğünde hazırlanan kanun teklifi sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Teklifin gündeme gelmesi, vatandaşlar arasında tartışmaları da beraberinde getirdi. Eyüpsultan Meydanı’nda ’da konuya ilişkin soruları yanıtlayan vatandaşlar, CHP’nin öncelikle yapması gerekenin, parti içinde gündeme gelen yolsuzluklar ve sapkınlıkların sona erdirilmesi olduğunu ifade etti. Önerinin tekrar gündeme getirilmesinin ve sosyal medyada viral olmasının sebebinin CHP içindeki sorunların göstergesi olduğunu söyleyen bir vatandaş, "Bunlar tamamen gündem değiştirmek için Özgür Özel ve tayfasının tezgahıdır. Yani eşcinsellerin gündeme getirilmesi tamamen CHP içinde patlayan lağımların örtbas edilmesi konusunda yapılan bir çalışmadır. Bu millet neyin, ne olduğunu çok iyi biliyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi eşcinsel tayfasını sokağa dökmek. Yani ülkede bir başka kaos ülkesi oluşturmak. İkincisi kendi beceriksizliğini, Özgür Özel, kendisinin de sonunun geldiğini çok iyi biliyor. Öncelikle Özgür Özel, bu işler ile uğraşacağına Muhittin Böcek’ten aldığı 20 milyon doların hesabını versin" şeklinde konuştu. Ramazan Kaya isimli bir vatandaş da, "Bu ülke hepimizin. önce bu namussuz belediye başkanları, kadınların ırzına geçen başkanları korumayı bıraksın, doğru dürüst muhalefet yapsın. Bizim derdimiz eşcinsel ya da eşcinsellik değil" ifadelerini kullandı. LGBT’nin Rusya’da yasak olduğunu söyleyen Yusuf Kütük, "Biz Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Müslüman bir ülkede yaşarken bunu bizim dinimizin emri olarak da yapmamamız gerekirken yani LGBT denen kavramı, popülist hale getirmemiz gerekir. Örneğin Rusya’da şu an LGBT ile ilgili yasaklar var. Ama biz Türkiye’de bunu hala yapamadık, nedense? Ben bunu taraftara oynamak değerlendiriyorum. Biz her kesimden kendimize yakın seçelim. Böylelikle de siyasi olarak gücümüzü korumaya devam edelim" dedi. Metin Sarıgül isimli vatandaş ise "Ben insani şekilde düşünüyorum. Biz Müslüman bir ülkede yaşadığımız için bu bize uymayan bir durum. Allah’ın kitabında, Kur’an’ında bunun olmayacağını Lut Kavminden dolayı biliyoruz. Ben Müslüman olarak kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 22:06 CHP’nin LGBT önerisi yeniden gündeme geldi, vatandaş tepki gösterdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2015 yılında LGBT bireylerin kamu ve özel sektördeki istihdam ve terfi haklarının korunmasına yönelik verdiği kanun teklifinin yeniden sosyal medyada gündem olması tepkileri de beraberinde getirdi. CHP’nin ilk yapması gerekenin, parti içindeki sıkıntıları sona erdirmek olduğunu ifade eden vatandaşlar, eşcinsellerin gündeme getirilmesinin tamamen CHP içinde patlayan lağımların örtbas edilmesi konusunda yapılan bir çalışma olduğunu savundu. 2015 yılında aralarında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de bulunduğu 10 milletvekilinin imzasını taşıyan ve dönemin Bursa Milletvekili Aykan Erdemir öncülüğünde hazırlanan kanun teklifi sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Teklifin gündeme gelmesi, vatandaşlar arasında tartışmaları da beraberinde getirdi. Eyüpsultan Meydanı’nda ’da konuya ilişkin soruları yanıtlayan vatandaşlar, CHP’nin öncelikle yapması gerekenin, parti içinde gündeme gelen yolsuzluklar ve sapkınlıkların sona erdirilmesi olduğunu ifade etti. Önerinin tekrar gündeme getirilmesinin ve sosyal medyada viral olmasının sebebinin CHP içindeki sorunların göstergesi olduğunu söyleyen bir vatandaş, "Bunlar tamamen gündem değiştirmek için Özgür Özel ve tayfasının tezgahıdır. Yani eşcinsellerin gündeme getirilmesi tamamen CHP içinde patlayan lağımların örtbas edilmesi konusunda yapılan bir çalışmadır. Bu millet neyin, ne olduğunu çok iyi biliyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi eşcinsel tayfasını sokağa dökmek. Yani ülkede bir başka kaos ülkesi yaratmak. İkincisi kendi beceriksizliğini, Özgür Özel, kendisinin de sonunun geldiğini çok iyi biliyor. Öncelikle Özgür Özel, bu işler ile uğraşacağına Muhittin Böcek’ten aldığı 20 milyon doların hesabını versin" şeklinde konuştu. Ramazan Kaya isimli bir vatandaş da, "Bu ülke hepimizin. önce bu namussuz belediye başkanları, kadınların ırzına geçen başkanları korumayı bıraksın, doğru dürüst muhalefet yapsın. Bizim derdimiz eşcinsel ya da eşcinsellik değil" ifadelerini kullandı. LGBT’nin Rusya’da yasak olduğunu söyleyen Yusuf Kütük, "Biz Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Müslüman bir ülkede yaşarken bunu bizim dinimizin emri olarak da yapmamamız gerekirken yani LGBT denen kavramı, popülist hale getirmemiz gerekir. Örneğin Rusya’da şu an LGBT ile ilgili yasaklar var. Ama biz Türkiye’de bunu hala yapamadık, nedense? Ben bunu taraftara oynamak değerlendiriyorum. Biz her kesimden kendimize yakın seçelim. Böylelikle de siyasi olarak gücümüzü korumaya devam edelim" dedi. Metin Sarıgül isimli vatandaş ise, "Ben insani şekilde düşünüyorum. Biz Müslüman bir ülkede yaşadığımız için bu bize uymayan bir durum. Allah’ın kitabında, Kur’an’ında bunun olmayacağını Lut Kavminden dolayı biliyoruz. Ben Müslüman olarak kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 20:49 Bakan Gürlek: "Adalet Bakanlığı olarak ortak vicdanı yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Sumud filosu iddianamesinin kabul edilmesine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Paylaşımda, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Gazze’ye insani yardım götüren Sumud filosuna yönelik İsrail’in barbarca saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargılama süreci başlamıştır. Görev yaptığım dönemde başlattığımız bu tarihi nitelikteki soruşturmanın yargılama aşamasına gelmesi, Türk adaletinin uluslararası hukuk temelinde ortaya koyduğu kararlı iradenin somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. "Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" Türkiye’nin her alanda zulme karşı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yalnızca diplomasi alanında değil, hukuk zemininde de zulme karşı duruşunu açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Hiç kimse, işlediği suçun ağırlığını makamının arkasına saklayamaz. Netanyahu ve beraberindeki katliam şebekesinin; sivillere yönelik planlı ve sistematik saldırıları, insanlığa karşı suçlar, soykırım, işkence ve yağma gibi ağır fiilleri de hukuk önünde mutlaka karşılık bulacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Bakan Bayraktar: "Filomuza geçen yıl kattığımız yeni yüzer üretim platformumuz ’Osman Gazi’yle günlük üretim kapasitemizi 2026 yılında 20 milyon metreküpe çıkaracağız"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 20:52 Bakan Bayraktar: "Filomuza geçen yıl kattığımız yeni yüzer üretim platformumuz ’Osman Gazi’yle günlük üretim kapasitemizi 2026 yılında 20 milyon metreküpe çıkaracağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Filomuza geçen yıl kattığımız yeni yüzer üretim platformumuz ’Osman Gazi’yle günlük üretim kapasitemizi 2026 yılında 20 milyon metreküpe çıkaracağız. 2028 yılında 2’nci yüzer üretim tesisimizle bunu 40 milyon metreküpün üzerine çıkaracağız ve merak etmeyin, bu gemilerin sadece adlarını değiştirmedik; bu gemilerimizde çalışan kendi çocuklarımız, bugün yerlilik yüzde 30’dan yüzde 70’lerin üzerine çıktı. Yani bizim gemilerimizde bin 100 çalışanımız var, bunların içerisinde Fatihler var, Yavuzlar var, Abdülhamitler var, Süleymanlar var, Alparslanlar var" dedi. Bakan Bayraktar, 2026 Merkezi Yönetim ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerine sunum yaptı. Bayraktar, madencilik sektörünün ekonomik büyümeye katkısı olduğu kadar istihdama ve bölgesel kalkınmaya da önemli katkılar sağladığını söyleyerek, "150 bin maden emekçimiz, ülkemizin dört bir yanında alın teri dökmekte, üretimimizin gücüne güç katmaktadır. Madencilik faaliyetlerinde, iş sağlığı, işletme ve çevre güvenliğini artırmak için arama ve üretim süreçlerinin her aşamasında etkin denetimler gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda, 2025 yılı Kasım sonu itibarıyla aylık ortalama 775 saha denetimi yaptık. Bu dönemde bin 578 firmaya idari para cezası uyguladık. Ayrıca 2 bin 225 adet faaliyet durdurma tedbiri aldık. Diğer taraftan, madencilik faaliyetlerinin çevreyle uyum içerisinde yürütülmesi için Temmuz ayında yapılan düzenlemeyle, yatırımcıların rehabilitasyon yükümlülükleri artırılmış ve rehabilitasyon çalışmalarının madencilik faaliyetiyle eş zamanlı yürütülmesi zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca, ruhsat sahiplerinden tahsil edilen rehabilitasyon bedelinin iki katının üzerine çıkarılması ve bu bedelin nemalandırılması ile rehabilitasyon faaliyetlerinin uygulanabilirliği sağlanmıştır. Madencilik yapılan sahaların doğaya yeniden kazandırılması konusundaki hassasiyetimizin bir sonucu olarak, bugüne kadar 18 bin futbol sahası büyüklüğündeki alan rehabilite edilmiş ve yaklaşık 24 milyon ağaç dikilmiştir" ifadelerini kullandı. Bayraktar, 2024 yılında altın dahil maden ithalatının 32 milyar dolar olduğunu kaydederek, "Bu alandaki dışa bağımlılığımızı düşürmek için, maden üretimimizi her geçen yıl artırıyoruz. 22 yıl önce Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içinde bugünkü fiyatlarla 117 milyar TL olan madencilik sektörünün hacmini 2024 yılında 529 milyar TL’ye; maden ihracatımızı da aynı dönemde 7 kat artırarak 6 milyar dolara çıkardık. Dünya rezervinin büyük bir kısmına sahip olduğumuz bor madeninde, 2024 yılında 2,5 milyon ton satışla 1,3 milyar dolarlık gelir elde ederek rekor kırdık. İnşallah 2025 yılını da benzer seviyelerde tamamlayacağız. Nadir Toprak Elementleri modern teknolojilerin ve yeşil dönüşümün temel unsurlarından biridir. Enerji dönüşümünün hızlandığı, dijitalleşmenin vazgeçilmez bir hale geldiği dünyada, nadir toprak elementlerine sahip olmak, yalnızca bir maden zenginliği değil; ülkelerin en önemli stratejik güç alanlarından biri hâline gelmiştir. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji sistemleri, gelişmiş uzay ve savunma teknolojileri gibi birçok alandaki ilerlemeler Nadir Toprak Elementlerine olan ihtiyacı artırmıştır. Bizler; Nadir Toprak Elementlerindeki bu yükseliş trendini yıllar öncesinden tespit ederek, potansiyelimizin olduğu bölgelerdeki çalışmalarımıza hız verdik. Bu kapsamda, Eskişehir Beylikova’da 125 bin metreden fazla sondaj yaparak 694 milyon tonluk, dünyada tek sahada en büyük ikinci rezervi keşfettik. Akabinde, pilot tesisimizi 2023 yılı Nisan ayında devreye aldık. 570 bin ton kapasiteli endüstriyel tesisin temelini de önümüzdeki yıl atmayı hedefliyoruz. Bu kaynağı milli menfaatlerimize en uygun şekilde, devlet eliyle işletecek ve en katma değerli şekilde ekonomimize kazandıracağız" şeklinde konuştu. Doğal gaz tüketiminde Türkiye’nin dördüncü büyük ülkesi olduğunu belirten Bayraktar, "Bu yüksek tüketimi mümkün olduğunca kendi kaynaklarımızdan karşılamak için yurt içinde ve yurt dışında arama ve üretim faaliyetlerimizi artırıyoruz. Yurt içi ve yurt dışındaki kara ve deniz sahalarımızda günlük doğal gaz üretimimizi 22 milyon metreküpün üzerine çıkarak üretim rekoru kırdık. Bu üretim seviyesi, konut tüketiminin yüzde 42’sine, sanayi tüketiminin yüzde 63’üne, toplam doğal gaz talebinin ise yüzde 15’ine karşılık gelmektedir. Ayrıca, enerji altyapımızı geliştirmek adına birçok önemli yatırımı hayata geçiriyoruz. Devreye aldığımız doğal gaz iletim ve dağıtım hatları, yer altı depolama tesisleri, LNG terminalleri ve Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Üniteleri (FSRU) ile doğal gaz altyapımızı güçlendirdik. Bu süreçte yalnızca yerli üretim kapasitemizi artırmakla kalmadık, aynı zamanda kaynak ülke ve tedarik güzergahlarımızı da çeşitlendirdik. Özellikle LNG alanında yaptığımız yatırımlar sayesinde, günlük gazlaştırma kapasitemizi beş katına çıkararak 161 milyon metreküpe ulaştırdık. Bugün, doğal gaz tüketimimizin neredeyse yarısını LNG tedarikiyle karşılayabilir durumdayız. Önümüzdeki dönemde bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe yükselteceğiz. Bu çalışmalarımızla Türkiye’yi yalnızca kendi talebini karşılayan bir ülke olmaktan çıkararak bölgesindeki ülkelere doğal gaz ihraç edebilen bir merkez ülke haline getiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, sahip olduğumuz petrol ve doğal gaz potansiyelinin ortaya konması, yeni keşifler yapılması ve üretim kabiliyetimizin artırılması adına dünyada sayılı enerji filolarından birini kurduk. Kısa süre önce filomuza ilave iki adet yedinci nesil ultra derin deniz sondaj gemisi kazandırdık. Bu gemilerden ilki Eylül ayında ikincisi ise bu ayın başında mavi vatanımıza ulaşmıştır. Böylece, altı sondaj gemisi, iki sismik araştırma gemisi ve destek unsurlarıyla birlikte, Türkiye’yi dünyanın en büyük dördüncü arama ve üretim filosuna sahip ülkesi konumuna getirdik. Karadan 170 kilometre açıkta ve 2 bin 100 metre deniz derinliğinde, deniz tabanından sonra ilave 2 bin 500-3 bin metre sondajla bulduğumuz gazı 3 yıl gibi kısa bir sürede karaya çıkardık ve vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Millî filomuzla sürdürdüğümüz çalışmalar kapsamında, 2025 yılı içinde güncel ekonomik değeri yaklaşık 37 milyar dolar olan 92 milyar metreküpün üzerinde yeni doğal gaz rezervi bulduk. Sakarya Gaz Sahası’nda üretimimizi artırmaya yönelik çalışmalarımıza hız verdik. Bir yıl önce günlük 7 milyon metreküp olan üretimimizi 9,5 milyon metreküpe çıkardık. Böylece sadece son bir yılda sağladığımız bu üretim artışıyla ilave bir milyondan fazla evin ihtiyacını yerli doğal gazdan karşıladık. Filomuza geçen yıl kattığımız yeni yüzer üretim platformumuz ’Osman Gazi’yle günlük üretim kapasitemizi 2026 yılında 20 milyon metreküpe çıkaracağız. 2028 yılında 2’nci yüzer üretim tesisimizle bunu 40 milyon metreküpün üzerine çıkaracağız ve merak etmeyin, bu gemilerin sadece adlarını değiştirmedik; bu gemilerimizde çalışan kendi çocuklarımız, bugün yerlilik yüzde 30’dan yüzde 70’lerin üzerine çıktı. Yani bizim gemilerimizde bin 100 çalışanımız var, bunların içerisinde Fatihler var, Yavuzlar var, Abdülhamitler var, Süleymanlar var, Alparslanlar var" dedi. Bayraktar, konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye’yi enerjide tam bağımsız bir geleceğe taşıma gayesiyle, Karadeniz’in derinliklerinden Gabar’ın zirvesine kadar kararlılıkla çalışıyoruz. Dışa bağımlılığımızın yüksek olduğu petrol alanında, Şırnak Gabar’da tarihimizin en büyük petrol rezervini keşfettik. Yürüttüğümüz yoğun çalışmalarla, Ankara-Edirne otoyolu uzunluğuna tekabül eden yaklaşık 700 kilometrelik yol ağı inşa ettik. Geçen yıl bu zamanlarda Gabar’da günlük 61 bin varil petrol üretirken, bugün günlük 81 bin varil üretime çıktık. Gabar sahasındaki bu başarı, yalnızca üretim rakamlarıyla sınırlı değil. Sahadaki faaliyetlerimiz kapsamında 3 bin 500’ün üzerinde çoğunluğu Şırnaklı olmak üzere genç kardeşlerimize iş imkânı oluşturduk. Bölgenin istihdamına önemli bir katkı sağladık. Terörsüz Gabar’da hayata geçirdiğimiz bu proje ile Terörsüz Türkiye’nin ne kadar eşsiz fırsatları beraberinde getirdiğinin bir örneğini aziz milletimize gösterdiğimize inanıyorum."
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatak bulunmaktayken bugün yüzde 16 artarak 27 bin 503’e çıkmıştır"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 20:11 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatak bulunmaktayken bugün yüzde 16 artarak 27 bin 503’e çıkmıştır" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatak bulunmaktayken bugün bu sayı yüzde 16 artarak 27 bin 503’e çıkmıştır" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 Merkezi Yönetim ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve milletvekillerine sunum yaptı. Memişoğlu, yurt dışından Türkiye’ye dönen hekim sayısının 249 olduğunu ve bunların sağlık sistemine yeniden başladığını söyledi. Memişoğlu, "943 hastanemiz, 8 bin 300 aile sağlığı merkezimiz, bin 237 laboratuvarımız, 973 toplum sağlığı merkezimiz, 137 ağız ve diş sağlığı merkezimiz, 327 sağlıklı hayat merkezimiz, 592 diyaliz merkezimiz ve 191 ruh sağlığı merkezimiz toplumun her noktasına ulaşan güçlü bir sağlık altyapımızı biliyorsunuz. Son 23 yılda mevcut hastanelerimizin yüzde 80’ini yeniledik veya yeniden yaptık. Birinci basamak sağlık hizmetlerini toplum sağlığının temel direği olarak çok daha güçlü bir yapıyla sunuyoruz. Aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden oluşan birinci basamak yatırım programımız kapsamında toplam sağlık tesisimiz bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Memişoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "435 sağlık tesisinin 165 inşaat çalışmaları devam ediyor. 234 proje ve arsa aşamasındayken 36’sı ihale aşamasına gelmiştir. 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerimizde sağlık hizmetlerini sürdürmenin yanında bölgenin yeniden ayağa kalkması için kalıcı sağlık altyapı yatırımlarını da hızlandırdık. Toplam 40.8 milyar liralık yatırım yaptık ve 109 sağlık tesisini tamamladık. Deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatak bulunmaktayken bugün bu sayı yüzde 16 artarak 27 bin 503’e çıkmıştır." Şehir hastanelerinin yalnızca yatak sayılarla değil yüksek teknolojiye sahip altyapıları, modern tıp cihazları, donanımlı ameliyathaneleri ve geniş yoğun bakım kapasiteleriyle öne çıktığını belirten Memişoğlu, "Her biri birer sağlık kampüsü olarak planlanan bu tesisler dünyanın sayılı sağlık yatırımları arasında yer almakta ve Türkiye’nin sağlıkta fark oluşturan gücünü temsil etmektedirler. Bu büyük yatırımları hayata geçirirken kamu özel eş birliği modeli sağlık altyapısında sürdürülebilir yatırımı ve yüksek hizmet kalitesinin önemli bir aracı olmuştur. Önümüzdeki dönemde de vatandaşımıza doğrudan fayda sağlayan kamu kaynaklarımızı en etkin biçimde kullanan farklı finansman modellerini değerlendirmeye devam edeceğiz. Vatan taşımıza hangisi daha fazla katkı sunuyorsa biz bu yöntemi hayata geçirmeye kararlıyız" şeklinde konuştu. Memişoğlu, bebek ölümlerine ilişkin de bilgi vererek, "2002 yılında bin canlı doğumda 31.5 olan bebek ölüm hızını 2024 yılında 8.4’e kadar düşürdük. Sayın Emine Erdoğan hanımefendilerin himayelerinde 2024 tarihinde başlattığı normal doğum eylem planının neticesinde primer sezaryen oranını ilk kez düşürdük. Primer sezaryen oranı sadece son bir yılda yüzde bir düşüş sağladık. Ayrıca 3 bin 400 koordinatör eve ve bin 524 gebe okuluyla anne adaylarını bilinçli şekilde doğuma hazırlıyoruz. Gebenin hamilelik ve doğum sürecinde öğreneceği, bilgileneceği annelik yolculuğu mobil uygulamasını hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özel: "Asgari ücret veren için 29, alan için 39 bin lira olmalı"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 18:04 CHP Genel Başkanı Özel: "Asgari ücret veren için 29, alan için 39 bin lira olmalı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kayseri’de düzenlenen mitingde, "Asgari ücret; niyet edildiği gibi 27-28 bin TL değil 39 bin TL olmalı. Veren için 29, alan için 39 bin lira olmalı, verenin de içi rahat etmeli, alanın da yüzü gülmelidir" dedi. Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda partililere seslenen Özgür Özel, 35 yıldır Kayseri’de seçim kazanamadıklarını ancak son seçimde 4 belediye kazandıklarını söyledi. Kayserililere teşekkürlerini ileten Özel, "Bu şehirde 35 yıldır maalesef seçimleri kazanamadık. Ama hiçbir zaman Kayseri’ye kızmadık, kusuru Kayseri’de aramadık, bundan sonra da aramayız. Kayseri’nin iradesini yok sayıp darbe yapmaya kalkmadık, eksiği, kusuru kendimizde gördük. 2019 yılında Kayseri’nin hiçbir ilçesinde belediyemiz yokken son seçimlerde belediye sayımızı 4’e çıkardık. Akkışla’ya, Felahiye’ye, Pınarbaşı’na ve Sarız’a teşekkür ediyorum. 4 belediye başkanımız için sizlere teşekkür ediyorum. Onları size emanet etmiştik, siz de ilçelerinizi onlara emanet ettiniz. Şimdi size hizmet ediyorlar. Göreceksiniz yapılacak ilk seçimden sonra bu güzel hizmetler, Ankara’nın, İstanbul’un yüzünü güldüren, Türkiye’de 14 büyükşehrin göğsünü kabartan belediyecilik anlayışımız ilk seçimle birlikte ülkede iktidar olacak. Kardeşliği, eşitliği, zenginliği tabana yayacağız. Biz vergiyi tabana, refahı tavana değil biz vergiyi tavana, refahı tabana yayacağız. Hep birlikte kazanacağız" dedi. "Asgari ücretle mutlaka işverene prim desteği sağlanmalıdır" Asgari ücretin en az 39 bin TL olması gerektiğini ancak işverene de destek sağlanmasının önemli olduğunu aktaran Özel, "Asgari ücret AK Parti öncesi 7 çeyrek altın alıyordu, şimdi 2 çeyrek altın alıyor. En düşük emekli maaşı AK Parti öncesi 8 çeyrek altın alıyordu, şu anda 1 buçuk çeyrek altın alıyor. En düşük emekli maaşı AK Parti öncesi 8 çeyrek altın alıyordu. Asgari ücrete zam yapılacak. Bugün asgari ücret alan için çok düşük, bazı sektörlerde veren için çok yüksektir. Bunun için işverene mutlaka sosyal güvenlik prim desteği verilmelidir. Asgari ücret; niyet edildiği gibi 27-28 bin TL değil 39 bin TL olmalı. Veren için 29, alan için 39 bin lira olmalı, verenin de içi rahat etmeli, alanın da yüzü gülmelidir. 39 bin lira asgari ücret haktır, ancak buna mutlaka işverene prim desteği sağlanmalıdır. Devlet asgari ücretlinin arkasından çekilip onu patronun vicdanına bırakmaz. Kayseri’den söz veriyorum; gelecek ilk sandıkta bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacaktır" ifadelerini kullandı. 9 ay önce başlatılan imza kampanyasında 25.1 milyon imza toplandığını da açıklayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de 81 ilde, 973 ilçede sizlerin emekleriyle Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılmasını, erken seçim isteyenlerin imzalarını 9 ay boyunca topladık. Geçen hafta kurultayda saydık, 25.1 milyon imza. Türkiye’de; dünya siyaset tarihinin en büyük imza kampanyasına yüreğini koyanlara bir alkış. Türkiye’de seçmenlerin neredeyse yarısına yakınının imzası bu tırın içinde var" diye konuştu.
MHP Kemalpaşa, şehit aileleri ve gazilerle buluştu
13 Aralık 2025 Cumartesi - 17:33 MHP Kemalpaşa, şehit aileleri ve gazilerle buluştu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kemalpaşa İlçe Başkanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen kahvaltı programında, şehit aileleri ve gaziler bir araya geldi. Program, birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı anlamlı buluşmaya sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa; MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Kemalpaşa İlçe Başkanı Dr. Metin Yaşar, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, Cumhuriyet Başsavcısı Bahattin Bilen, Kemalpaşa Emniyet Müdürü Salih Şen, Jandarma Komutanı Mehmet Önder Ortoğlu, Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Programda ayrıca Kemalpaşa Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma Derneği Başkanı Tuncay Kılıç da yer aldı. MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ise programa telekonferans yoluyla katılarak katılımcılara hitap etti. Programın açılış konuşmasını MHP Kemalpaşa İlçe Başkanı Mustafa Gözütok yaptı. Gözütok şunları söyledi: "Bizim için vatan; mukaddes değerlerimizin hepsinin buluştuğu, imanımızın neşvünema bulduğu, hürriyet ve istiklalimizin sağlam temeller üzerine oturduğu, çocuklarımızın hür doğup hür yaşadığı kutlu topraklardır. Bu sebeple bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, bilhassa milletimizin birlik ve beraberliği için son derece önemli adımlar atmış, iç cephemizin tahkimatı için son derece dikkat çekici önlemler almıştır. ’Terörsüz Türkiye’, bu önlemlerin; yani ülkemizi bir ve bütün tutma gayretinin en önemli girişimlerinden biridir. Hiç kimse bunun altında bir şey arayamaz. Liderimizin halis niyetli ve kararlı tavrı karşısında kimse iftira atamaz, haddini aşamaz. Varlığını Türk varlığına hediye eden, aklı her zaman Türkiye olan liderimizin ’Terörsüz Türkiye’ konusundaki tavrı nettir, ilkeleri bellidir, teminatı açıktır. Pazarlık yoktur. Al-ver süreci yoktur. Ve hiç kimse şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarını incitemeyecektir. Bu, Devlet Bahçeli sözüdür. Bu, Devlet Bahçeli imzasıdır." Tuncay Kılıç: "Tek millet, tek bayrak, tek vatan" Kemalpaşa Şehit Aileleri ve Gaziler Yardımlaşma Derneği Başkanı Tuncay Kılıç ise, "Bizler, yedi düvele karşı asırlardır süren varoluş mücadelemizde ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan’ şuurunu canıyla ve kanıyla perçinlemiş bu aziz milletin en onurlu temsilcileriyiz. Vatan dediğimiz bu topraklar yalnızca coğrafi bir sınır değil; şehitlerimizin al kanıyla sulanmış, her karışında iman ve aşk dolu mukaddes bir emanettir. Millet dediğimiz bu büyük aile ise tarihin en çetin sınavlarında bile sarsılmayan, birlik ve beraberlik ruhuyla ayakta duran ebedî bir çınardır" dedi. Veysel Şahin: "Hiç kimse şehitlerimiz üzerinden istismar parantezi açmaya kalkışmasın" MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise konuşmasında, "Hiç kimse şehitlerimiz üzerinden istismar parantezi açmaya kalkışmasın. Geçtiğimiz yıl 7 Ekim’de Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, ‘Müzakere yok, oyun kurmak yok, süreç yok; ya silahlar gömülecek ya da silahlarıyla birlikte gömülecekler’ diyerek Terörsüz Türkiye sürecini cesaretle ve kararlılıkla başlatmıştır" açıklamasına yer verdi. Tamer Osmanağaoğlu: "Yılmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız" MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, katılımcılara telekonferans yoluyla hitap ederek şehitlik makamı ve terörle mücadele konularında değerlendirmelerde bulundu. Osmanağaoğlu şu açıklamalara yer verdi: "Şüphesiz şehitlik, Müslüman Türk milleti için en yüce makam, ulaşılacak en yüksek mertebedir. Kaldı ki şehitlerimizin peygamberlere komşu mesabesinde olduğu da şüphe götürmez bir gerçektir. Her şehidimizin, her gazimizin; samimi bir inançla, adanmış bir hayatla ve nihayetinde anıtlaşmış mücadeleleriyle kalbimizde müstesna bir yere sahip olduğu bir gerçektir. Bilinmelidir ki onlar bizim ilhamımız, iftiharımız, itibarımız ve istikbalimizdir. Kaldı ki şehitlerimiz; istiklal irademizin tescili, hürriyet meşalemizin sönmeyen ateşidir. Bugüne kadar ne şehitlerimizin muazzez ruhunu sızlatacak ne de onların emaneti olan ailelerimizi kaygılandıracak hiçbir oluşumun içinde olmadık. En ufak bir tereddüdün hasıl olacağı bir sürecin parçası olmadık. Biz; yolumuz hep alçakların içinden geçecek olsa da bağımsız kalmak için yiğitçe vuruşmayı tercih eden Devlet Bahçeli’nin yol arkadaşlarıyız. Terörsüz Türkiye mefkûremiz konusunda bugün vehim içinde olanlara, akıllarınca bizimle istihza etmeye kalkanlara verilecek tek bir cevabımız vardır: Bir hilal uğruna şehit düşen, yaşatmak için yaşamlarından vazgeçen vatan evlatlarının ülkülerine halel getirirsek kanımız kurusun. Terörsüz Türkiye sürecinin derdi buğday değil, tarlanın ta kendisidir. Hedefimiz dönemsel değil, ulvî bir hedeftir. Tavize ve teslimiyete asla boyun eğmeyeceğiz. Kimseyle bir al-ver sürecinde değiliz, pazarlık içinde değiliz. Dün ne dediysek bugün de aynısını söylüyoruz: Ya silahlar gömülecek ya da silahı tutanlar gömülecektir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi: ‘Yılmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız."
MHP İl Başkanı Yurdagül, Ülkü Ocakları başkanları ile bir araya geldi
13 Aralık 2025 Cumartesi - 17:06 MHP İl Başkanı Yurdagül, Ülkü Ocakları başkanları ile bir araya geldi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, Erzurum Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından organize edilen programda, mevcut ve geçmiş dönemlerde görev yapmış il ve ilçe Ülkü Ocakları başkanlarıyla bir araya geldi. Program, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" ideali doğrultusunda bilgilendirme ve istişare amacıyla gerçekleştirildi. Ülkücülük beşikten mezara bir onurdur MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül yaptığı açıklamada, ‘Liderimize sadakat şerefimizdir ilkesiyle mücadele ettiğimiz Milliyetçi Ülkücü davamızda tüm kardeşlerimiz bizim başımızın tacıdır. Bu kapsamda kadim şehrimiz Erzurum’da geçmişten günümüze, kutlu yuvamız Ülkü Ocaklarımızda görev yapmış tüm başkanlarımızla bir araya gelerek, başta Terörsüz Türkiye olmak üzere bir çok konu üzerine istişarelerde bulunduk. Birlik, beraberlik ve davamıza sadakat ruhuyla gerçekleştirdiğimiz, bu istişare toplantısına katılım sağlayan tüm ülküdaşlarımıza şükranlarımı sunuyor, programın gerçekleşmesini sağlayan Erzurum Ülkü Ocakları İl Başkanımız, değerli kardeşim Mevlüt Özcan’a teşekkür ediyorum’ dedi. Liderimize sadakat şerefimizdir Erzurum Ülkü Ocakları İl Başkanı Mevlüt Özcan ise ‘Liderimize sadakat şerefimizdir ilkesiyle mücadele ettiğimiz Milliyetçi Ülkücü davamızda tüm kardeşlerimiz bizim başımızın tacıdır. Bu kapsamda kadim şehrimiz Erzurum’da geçmişten günümüze, kutlu yuvamız Ülkü Ocaklarımızda görev yapmış İl Ocak başkanlarımız Semt ve ilçe Ocak başkanlarımızla bir araya gelerek, başta Terörsüz Türkiye olmak üzere bir çok konu üzerine istişarelerde bulunduk. Birlik, beraberlik ve davamıza sadakat ruhuyla gerçekleştirdiğimiz, bu istişare toplantısına katılım sağlayan Milliyetçi Hareket Partisi il başkanımız sayın Adem Yurdagül beyefendiye ve tüm ülküdaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum’ dedi.
AK Parti Kayseri Teşkilatı’ndan Özgür Özel’e yYanıt: "Algı değil, belgeler konuşsun"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 16:44 AK Parti Kayseri Teşkilatı’ndan Özgür Özel’e yYanıt: "Algı değil, belgeler konuşsun" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kayseri’de düzenlenen mitingde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti teşkilatına yönelik sözlerine, AK Parti Kayseri teşkilatından sert tepki geldi. Yapılan açıklamada, muhalefetin söylemlerinin algı üretmeye yönelik olduğu belirtilerek, siyasetin sloganlarla değil somut belgelerle yapılması gerektiği vurgulandı. AK Parti Kayseri teşkilatı adına yapılan açıklamada; CHP yönetiminin açıklamalarının kamuoyunda güvenilirliğini yitirdiği ifade edilerek, "Tüm Türkiye biliyor ki, CHP yönetiminin yaptığı açıklamaların büyük bölümü ya gerçeği yansıtmıyor ya da ciddi şüpheler barındırıyor" denildi. Açıklamada özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi; "Eğer matematiğinize ve söylediklerinize güveniyorsanız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki muhasebe kayıtlarını, ortaya çıkan dosyaları ve kamuoyuna yansıyan belgeleri detaylı şekilde inceleyin. O zaman neyin ne olduğu çok daha net anlaşılacaktır." AK Parti cephesi, ortada yalnızca iddia değil; dosyalar, kayıtlar ve görüntüler bulunduğunu vurgulayarak, tüm bunlara rağmen ‘hiçbir şey yok’ söyleminin siyaset değil, açık bir inkâr olduğunu ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kayseri mitinginde kullandığı, ’Tayyip Erdoğan ve çevresi 22=4 dese ben kerrat cetvelini kontrol ediyorum’ sözlerine de açıklamada net yanıt verildi. AK Parti Kayseri teşkilatı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Sayın Özel, kerrat cetveli basit bir hesaptır. Biz de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bugüne kadar bu millete ne söylediğine ve ne kazandırdığına bakarız". Açıklamanın devamında asıl meselenin matematik değil, siyasi samimiyet olduğu vurgulanarak şu değerlendirme yapıldı; "Ortada dosyalar, iddialar ve görüntüler varken kendi belediye başkanlarınıza ‘hiçbir şey yok’ demek matematik mi, siyaset mi? Biz doğruya ‘doğru’ deriz. Siz yanlışa kılıf ararsınız. Fark budur." Açıklama; "Milletin aklıyla alay edilmesine kimsenin tahammülü yok. Kamuoyunun gördüğü gerçekleri yok saymak, gerçeği değiştirmez" ifadeleriyle sona erdi.
Bakan Tunç: "TCK’deki özel hükümler, yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 16:13 Bakan Tunç: "TCK’deki özel hükümler, yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türk Ceza Kanunu’ndaki kumar suçları, yasa dışı bahis ve şans oyunlarına ilişkin özel hükümler, Kabahatler Kanunu’ndaki yaptırımlar yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır" dedi. Bakan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yasa dışı bahis, şans oyunları ve sanal kumarın dijital mecralarda yaygınlaşarak aile bütünlüğünü zedeleyen, gençleri hedef alan ve kamu düzeni açısından risk oluşturan tehdit alanına dönüştüğünü belirterek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 31 Ekim tarihli Genelge ile bu tehdide karşı devletimizin tüm imkânlarıyla kararlı mücadele iradesi ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hazırlanan Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı ile suçun kaynağında tespiti, hızlı müdahale, finansal ve dijital altyapının kesilmesi, suç gelirlerinin engellenmesi ve vatandaşlarımızın korunması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı. "Bilişim yoluyla işlenen suçların önlenmesine yönelik mobil hatlara ilişkin düzenlemeler getirilmektedir" Bilişim suçların önlenmesine yönelik mobil hatlara ilişkin önemli düzenlemeler getirildiğini aktaran Tunç, "Bu suçlarla mücadelede hukuki ve idari altyapının güçlendirilmesi, denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması esas alınarak kamu kurumlarının sorumlulukları da belirlenmiştir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz çalışmalarla bilişim yoluyla işlenen suçların önlenmesine yönelik somut adımlar atılmakta, mobil hatlara ilişkin önemli düzenlemeler getirilmektedir. Bu sayede dolandırıcılık suçlarıyla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır" açıklamasında bulundu. Bakan Tunç, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 11. Yargı Paketindeki düzenlemelere ilişkin bilgi vererek şu ifadeleri kullandı: "Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen suçlarda, şüpheli banka ve finans hesapları 48 saate kadar askıya alınabilecek, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen bu suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesindeki rapor şartı aranmaksızın suça konu menfaate derhal el konulabilecek, El konulan tutarın mağdura ait olduğu anlaşılırsa doğrudan hak sahibine iade edilecektir. Soruşturmalarda gecikme yaşanmaması için; Banka ve finans kuruluşlarına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenen bilgi ve belgeleri 10 gün içinde gönderme zorunluluğu getirilmektedir. Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkta kullanılan hesapların önlenmesi amacıyla; Elektronik ödeme kuruluşlarında biyometrik doğrulama veya çipli kimlik olmadan hesap açılması mümkün olmayacaktır. GSM hatlarında sıkı denetim sağlanması amacıyla; Hat abonelikleri yalnızca elektronik kimlik doğrulamasıyla yapılabilecek, bir kişi adına açılabilecek hat sayısına BTK tarafından sınırlama getirilecek, ölen veya tüzel kişiliği sona eren kişilere ait hatlar periyodik kontrollerle kapatılacak, Yabancı uyruklulara özel numara tahsisi uygulanacaktır." "TCK’deki özel hükümler, yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır" Bakan Tunç, yasa dışı bahis ve kumar suçlarında cezalar daha da ağırlaştırılacağını vurgulayarak, "Ayrıca; Türk Ceza Kanunu’ndaki kumar suçları, yasa dışı bahis ve şans oyunlarına ilişkin özel hükümler, Kabahatler Kanunu’ndaki yaptırımlar yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır. Bu kapsamda yapılacak düzenlemelerle örgütlü şekilde işlenen ya da çocukları hedef alan yasa dışı bahis ve kumar suçlarında cezalar daha da ağırlaştırılacaktır. İnsanları borç sarmalına sürükleyen, hayatları geri dönülmez biçimde karartan bu tehdide karşı kararlı ve güçlü adımlar atmaya, toplumsal huzurumuzu tehdit eden her yapının karşısında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu: "2 milyar 700 milyon lira tasarruf sağlayacağız"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 15:19 Bakan Uraloğlu: "2 milyar 700 milyon lira tasarruf sağlayacağız" Van Çevre Yolu’nun birinci ve üçüncü etapları, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, Van’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Van’ın tarihi ve stratejik önemine dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "Köklü tarihiyle, zengin kültür ve gelenekleriyle, eşsiz güzelliği Van Gölü’nü bağrında taşıyan ülkemizin cennet köşelerinden biri olan Van’da; Van Çevre Yolu’muzun 1. ve 3. kesimlerinin açılış töreni vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Van, doğal ve tarihi zenginlikleriyle dünyanın en eski yaşam alanlarındandır. İpek Yolu’nun kadim duraklarından biri olan şehrimiz, ülkemizin İran’a, Türk Cumhuriyetlerine ve Uzakdoğu’ya açılan önemli bir kapısıdır. Bu nedenle ilimizin sosyo-ekonomik faaliyetlerini geliştirmek için önemli ulaşım ve altyapı yatırımlarını hayata geçiriyoruz" dedi. Van’ın şehir içi ve transit trafik yüküne dikkat çeken Bakan Uraloğlu, çevre yolunun bu ihtiyaca cevap verdiğini belirterek, "Edremit’ten başlayıp Van şehir merkezinin doğusundan geçerek Erciş Yolu’na bağlanan 41 kilometrelik Van Çevre Yolu’nu projelendirmiştik. Proje kapsamında 8 köprülü kavşak ve bir demiryolu köprüsü yer alıyor. Yolumuzu 3 gidiş 3 geliş olmak üzere 6 şeritli bölünmüş yol standardında inşa ettik. Bugün Edremit Kavşağı ile Kurubaş Kavşağı arasındaki 10 kilometrelik 1. kesim ile Özalp Kavşağı ile Erciş Kavşağı arasındaki 18 kilometrelik 3. kesim olmak üzere toplam 28 kilometrelik bölümü hizmete açmanın gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. "2 milyar 700 milyon lira tasarruf sağlayacağız" Bu kesimlerin hizmete alınmasıyla şehir içi trafiğin önemli ölçüde rahatladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Şehir içinden geçen transit trafiği şehir dışına alarak merkezdeki yoğunluğu büyük ölçüde rahatlattık. Ayrıca Gürbulak, Kapıköy, Esendere, Umurlu ve Üzümlü sınır kapılarına yüksek standartlı ve kesintisiz ulaşımı sağladık. Mevcut güzergâhta 75 dakika olan geçiş süresini 20-25 dakikaya düşüreceğiz. Böylece zamandan 2 milyar 400 milyon lira, akaryakıttan 300 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 2 milyar 700 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Ayrıca karbon emisyonunu 15 bin ton azaltarak çevrenin korunmasına katkı sunacağız" şeklinde konuştu. "80 milyar lira yatırım gerçekleştirdik" Van’daki ulaştırma yatırımlarına da değinen Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "2002 yılından bu yana Van’ın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 80 milyar lira yatırım gerçekleştirdik. 36 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 613 kilometreye çıkardık. Yollarında hiç bitümlü sıcak kaplama yoktu, 400 kilometre üstünde BSK kaplama yaptık. Van Edremit-Gevaş-Bitlis, Erciş-Patnos, Van-Güzelsu, Erciş-Muradiye, Van-Özalp-Saray-Kapıköy gibi önemli güzergâhları bölünmüş yol olarak inşa ettik. Van’ı İran’a bağlayan Gürbulak Sınır Kapısı’na ulaşım sağlaması bakımından önem arz eden Van-Muradiye-Çaldıran Yolu’nu da bu yıl başarıyla tamamladık. Karla mücadelenin en çetin geçtiği 2.644 rakımlı Tendürek Geçidi’nde artık yolculuk çok daha güvenli ve konforlu hale getirdik. Bu yatırımla hem uluslararası ticaretimize hız kattık hem de bölge insanımızın kış şartlarındaki ulaşım çilesini büyük ölçüde ortadan kaldırdık." Van’daki yatırın sadece karayoluyla sınırlı olmadığını ifade eden Uraloğlu, "Yine; Kale, İki Nisan, Erciş Sanayi, Van Bölge Araştırma Hastanesi, Edremit Bölge Yerleşkesi ve Karahan Köprülü Kavşaklarını tamamladık. Hoşap, Şeytan, Kırmızı, Bend-i Mahi ve Kelekom Tarihi Köprülerinin restorasyon çalışmalarını gerçekleştirdik. Kuskunkıran, Karabet Kar, Çatak Çığ ve son olarak da geçen yıl Kasım ayında Güzeldere Tünelini açtık. Güzeldere Tünelimizden hizmete açıldığı günden bu yana yaklaşık 1 milyon 330 bin araç geçti. Bugün itibarıyla da Van Çevre Yolu’nun kalan 13 kilometrelik kesimi ile Adilcevaz-Erciş, Edremit-Kuskunkıran, Van-Özalp-Kapıköy Yolları gibi 15 karayolu projesinde çalışmalara devam ediyoruz. Van Gölü’nün şehrimize daha fazla ekonomik katkısı olması için de çalışmalar yaptık. Van Gölü üzerindeki ulaşım ve Tatvan-Van arasındaki demiryolu bağlantısı da TCDD tarafından işletilen ve 1971-1976 yılları arasında imal edilen 4 adet feribot ile yapılmaktaydı. Sultan Alparslan ve İdris-i Bitlisi feribotlarını kullanıma alarak her biri 50 vagon kapasiteli yeni 2 adet feribotla günde 10.500 ton yük taşıyarak, yük taşıma kapasitesini 7 kat arttırdık. Feribotları yeniledik. 5 saat süren Tatvan-Van arasındaki seyir süresini de 3.5 saate düşürdük" dedi. Havalimanını geleceğin ihtiyaçlarına hazır, modern bir havalimanına dönüştürdüklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Peki, neler yaptık? Mevcut 2 bin 750 metre uzunluğundaki pistimizi tamamen yeniledik. 2 bin 151 metre uzunluğunda yepyeni bir paralel taksi yolu inşa ettik. Pist ile paralel taksi yolunu birbirine bağlayan 5 adet hızlı çıkış taksi yolu kazandırdık. Mevcut pist, mevcut taksi yolları, dönüş cepleri ve apronun elektrik imalatını ve ışıklandırmaları komple yeniledik. Bugün, havalimanımızdan İstanbul, Sabiha Gökçen, Esenboğa, İzmir, Çukurova ve Antalya Havalimanları olmak üzere 6 farklı lokasyona haftalık 176 uçuş operasyonu gerçekleşiyor. Canı gönülden inanıyorum ki 2026’dan itibaren Van Ferit Melen Havalimanı, hem yolcu sayısında hem de hizmet kalitesinde yepyeni rekorlara imza atacak" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, yapılan konuşmaların ardından çevre yolunda tur attı. Uraloğlu, burada yapılan açılıştan sonra, kentten ayrılmak üzere Van Ferit Melen Havalimanına geçti.
Özer’den Bahçeli’ye ziyaret: "Kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanı"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 14:44 Özer’den Bahçeli’ye ziyaret: "Kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanı" Görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiğini belirterek, görüşmede barış süreci, toplumsal uzlaşı ve yargıya güven başlıklarının ele alındığını kaydetti. Özer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ziyarette Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını Bahçeli’ye ilettiğini ifade etti. Görüşmede, Türkiye’nin uzun yıllardır ön yargılar, ezberler ve korkularla şekillenen sorun alanlarının samimi, kararlı ve özverili bir yaklaşımla aşılabileceğini dile getiren Özer, şu ifadeleri kullandı: "Barış sürecine doğrudan ve dolaylı katkı sağlayacak hususlar ve çelişkiler üzerine derin bir sohbetimiz oldu. Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için kimsenin dışlanmaması ve özellikle bu süreçte CHP’ye yapılan kuşatmanın son bulmasının önemine değindim. Yargıya olan güvenin artırılmasının işin miheng noktası olduğu, bunun barış sürecinin güven bulması için gerekli olduğu, güven artırıcı adımlara ihtiyaç olduğuna değindim. Yargılamaların cezalandırmaya dönüşmemesi gerektiği, tutuksuz yargılama ile bir yumuşamaya ihtiyaç olduğunu, kayyım rejimine son verilmesi, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının sürece olacak katkısını vurguladım. Zira günümüzde yargıya olan güvenin azalması ülkemiz demokrasisine ve barış sürecine zarar verdiği aşikardır. Şimdi kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanıdır. Bunu mutlaka başarmalı ve yakaladığımız bu fırsat hiçbir şartta heba edilmemelidir. Zira bu fırsat sadece Türkiye’nin iç barışı için değil aynı zamanda bölge barışı içinde büyük bir öneme sahiptir. Türkiye bu sorunu demokrasi içinde çözmeli, eşit temelde barış içinde bir arada yaşamayı perçinlemelidir." Özer, nazik ev sahipliği dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek görüşmeye ilişkin paylaşımında, Bahçeli’ye "Köklere Yolculuk" ve "İnsanlık Nereye Gidiyor" adlı kitaplarını hediye ettiği fotoğraflara yer verdi.