POLİTİKA
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:19 Milletvekili Tüfencki Arguvan’da temaslarda bulundu AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkçi, Arguvan ilçesinde gerçekleştirdiği kapsamlı esnaf ziyaretleriyle vatandaşların talep ve sorunlarını yerinde dinledi. Gün boyu süren programda ilçe merkezinde ve farklı noktalarda çok sayıda iş yerini ziyaret eden Tüfenkçi, esnafla birebir temas kurarak ekonomik, sosyal ve yerel düzeyde yaşanan sıkıntılara ilişkin detaylı bilgi aldı. Ziyaretlerde samimi diyaloglar ön plana çıkarken, esnafın özellikle ekonomik şartlar, yerel hizmetler ve beklentilere dair ilettiği konular titizlikle not edildi. Sahadaki gözlemlerini anlık olarak ilgili kurumlara ileten Tüfenkçi, sorunların çözümü noktasında hızlı ve koordineli bir süreç yürütülmesi için kurum müdürleriyle temas sağladı. Bu yaklaşım, yerinde tespit ve anında müdahale anlayışının güçlü bir örneği olarak değerlendirildi. Program boyunca vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Tüfenkçi, halkla doğrudan iletişimin önemine vurgu yaparak, "Her bir esnafımızın, her bir vatandaşımızın dile getirdiği mesele bizim sorumluluğumuzdadır" anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. Ziyaretlerde vatandaşlar da taleplerinin doğrudan muhatabına iletilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür saha çalışmalarının devam etmesi gerektiğini belirtti. Malatya genelinde sürdürülen bu temasların, vatandaşla güçlü bir bağ kurulmasına ve sorunların sahada tespit edilerek çözüme kavuşturulmasına önemli katkı sağladığı vurgulandı. Yerel dinamikleri yerinde gözlemleyen bu ziyaretlerin, kamu hizmetlerinin etkinliğini artırma açısından da kritik rol oynadığı ifade edildi. Ziyaret sonrası değerlendirmelerde bulunan Bülent Tüfenkçi, saha çalışmalarının kararlılıkla süreceğini belirterek, "Malatya’mızda gidilmedik ilçe, dinlenmedik vatandaş kalmayıncaya kadar çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Hemşehrilerimizin her birinin sesi olmak, onların derdiyle dertlenmek ve çözüm üretmek bizim asli görevimizdir" diye konuştu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 09:41 Darende’de yol seferberliği başlatıldı Malatya’nın Darende ilçesinde yol yapım ve iyileştirme çalışmalarına yönelik kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Hakan Demir ve beraberindeki teknik ekip ile Darende’de planlanan yol çalışmaları ele alındı. Toplantıda ilçenin mevcut ulaşım durumu değerlendirilirken, ihtiyaç duyulan bölgelerde yapılacak çalışmalar detaylı şekilde görüşüldü.Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, ilçenin ulaşım altyapısını güçlendirme konusunda kararlı olduklarını belirterek, "Darende’mizde yapılmayan yol kalmayacak. Vatandaşlarımızın daha güvenli ve konforlu ulaşım imkanlarına kavuşması için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Toplantı kapsamında özellikle kırsal mahallelerde ulaşımı kolaylaştıracak yol yapım ve iyileştirme projelerinin hızlandırılması kararlaştırıldı. İlçenin dört bir yanında sürdürülecek çalışmalarla birlikte Darende’nin ulaşım standardının önemli ölçüde yükseltilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Darende Belediyesi’nin, Malatya Büyükşehir Belediyesi ile koordinasyon içerisinde yürüteceği projelerin kısa sürede hayata geçirilmesi için çalışmaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi. Başkan Bozkurt, emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ederek yapılacak hizmetlerin Darende’ye hayırlı olmasını temenni etti.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 09:22 Başkan Kepenek: "Honaz’da sıfır borç ile 7 yılda 300 proje kazandırdık" Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, 7 yıllık görev sürecinde 300’ün üzerinde projenin borçlanmadan hayata geçirildiğini açıkladı. Belediyenin borcunun bulunmadığını vurgulayan Kepenek, faiz giderinin de sıfır olduğunu belirtti. Yüksel Kepenek, 31 Mart 2019’dan bu yana geçen 7 yıllık görev sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kepenek, ilçeye kazandırılan projelerin tamamının öz kaynaklarla gerçekleştirildiğini belirterek mali disipline dikkat çekti. Görev süresi boyunca yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade eden Kepenek, "7 yıllık süreçte 300’ün üzerinde projeyi hayata geçirdik. Üstelik bunu borçlanmadan, tamamen öz kaynaklarımızla gerçekleştirdik" dedi. Hizmetlerin ilçedeki tüm mahallelere eşit ve adil şekilde ulaştırıldığını vurgulayan Kepenek, tarımdan altyapıya, dijitalleşmeden sosyal projelere kadar birçok alanda önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti. Belediyenin mali yapısına da değinen Kepenek, "Bugün gururla söylüyoruz; Honaz Belediyesi’nin hiçbir kuruma borcu yoktur, faiz gideri sıfırdır. Kaynaklarımızı faize değil, doğrudan milletimize hizmete dönüştürdük" ifadelerini kullandı. Açıklamasında emeği geçen belediye personeline ve destek veren vatandaşlara teşekkür eden Kepenek, "Bu başarı hepimizin. Honaz gelişiyor, Honaz büyüyor" dedi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Terörsüz Türkiye süreci yeni ve çok daha avantajlı bir süreç"
23 Aralık 2025 Salı - 16:27 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Terörsüz Türkiye süreci yeni ve çok daha avantajlı bir süreç" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, ‘Terörsüz Türkiye’ projesini desteklediklerini belirterek, sürecin geçmişe kıyasla daha avantajlı olduğunu söyledi. Arslan, özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) süreçte üstlendiği rolün, Türkiye açısından son derece kıymetli olduğunu vurguladı. Genel Başkan Mahmut Arslan, Ordu’da bir otelde düzenlenen programda, ‘Terörsüz Türkiye’ projesine dair açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye projesinin ülke gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu ifade eden Arslan, "Bu süreç hepimizi hem heyecanlandıran hem de zaman zaman endişeye ve tereddüde düşüren bir süreçtir. Ancak mevcut tabloya baktığımızda, bu sürecin geçmişe göre çok daha avantajlı olduğunu görüyoruz" dedi. "Çözüm süreci provokasyonlarla yarım kaldı" HAK-İŞ’in 2013 yılında başlatılan çözüm sürecinde aktif rol aldığını hatırlatan Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyarak yola çıkılan çözüm süreci maalesef provokasyonlar nedeniyle yarım kaldı. Amerika ve Batı’nın müdahaleleri, PKK ve uzantılarının bu oyunlara gelmesi süreci akamete uğrattı" diye konuştu. "Bölge halkı terörden en çok zarar gören kesim" Çözüm sürecinde ‘akil insanlar’ heyeti kapsamında Doğu Anadolu Bölgesi’nde görev aldıklarını dile getiren Arslan, "Üç ay boyunca bölge halkıyla birebir çalıştık. O dönem de gördük ki Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımız terörden en çok zarar gören kesim oldu. Terör örgütünün baskısı nedeniyle insanlar özgürce yaşayamadı, bu da ülkemize büyük kayıplar yaşattı" ifadelerini kullandı. "MHP’nin bugünkü rolü sürecin başarısı açısından kıymetli" Mevcut sürecin en önemli avantajlarından birinin siyasi tablo olduğunu belirten Arslan, "Özellikle geçmişte çözüm sürecine itiraz eden ve bugün bu sürecin başlatıcıları arasında yer alan Milliyetçi Hareket Partisi’nin rolünün farklı bir noktada olması, Türkiye açısından son derece kıymetlidir. Bu durum sürecin başarıya ulaşması için önemli bir fırsattır" dedi. "TBMM’nin inisiyatif alması önemli bir kazanım" Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) süreçte aktif rol üstlenmesini de önemli bir avantaj olarak değerlendirerek, "O günlerde en çok yapılan eleştiri, Meclis’in devre dışı bırakılmasıydı. Bugün ise TBMM’nin terörsüz Türkiye konusunda inisiyatif alması çok önemli bir kazanımdır. Neredeyse bir siyasi parti hariç, tüm partilerin komisyonda yer alması son derece değerlidir" şeklinde konuştu. "Bu fırsatı kaçırmamalıyız" Komisyona katılmayan siyasi partilerin endişelerinin de saygıyla karşılanması gerektiğini belirten Arslan, "Katılmayan partilerin Türkiye için endişe duyması ve görüşlerini dile getirmesi de kıymetlidir. Esas olan, komisyondaki yapının büyük çoğunluğunun bu süreci desteklemesidir. Bence buradan bu fırsatı kaçırmamamız gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Yerlikaya: "Kabine dönemimizde 58 farklı ülkeden kırmızı bültenle aranan 588 suçlu Türkiye’ye getirildi"
23 Aralık 2025 Salı - 16:27 Bakan Yerlikaya: "Kabine dönemimizde 58 farklı ülkeden kırmızı bültenle aranan 588 suçlu Türkiye’ye getirildi" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ‘’Kabine dönemimizde Türkiye’ye getirilen 588 suçludan 243’ü Gürcistan’dan ülkemize getirilmiştir. Tiflis ziyaretimden sonra ise Gürcistan’dan ülkemize 54 şahsın teslimi gerçekleşmiştir. Bu sayılar, Gürcistan’la olan stratejik ortaklığımızın, suç ve suçluyla olan mücadeledeki kararlılığımızın en güçlü göstergesidir. Bugüne kadar suç ve suçluya sınırlarımız içerisinde nasıl alan bırakmadıysak, sınırı aşan suçlulara da asla nefes aldırmayacağız’’ dedi.İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Beşiktaş’ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Gürcistanlı mevkidaşı Gela Geladze ile bir araya geldi. Programa ayrıca iki ülkeden temsilciler ve bazı davetliler katıldı. Toplantıda iki ülke arası ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Gürcistan’la komşu olmanın ötesinde tarihi, kültürel ve stratejik ortaklık konusuna önem verdiklerini belirtti. Bakan Yerlikaya, Gürcistan’ın da yine aynı iradeyi ve samimi duruşu sergilediğine dikkat çekti.Gürcistanlı mevkidaşının iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunduğunu belirten Bakan Yerlikaya, ’’Bilhassa geçtiğimiz ay, askeri kargo uçağımızın Gürcistan topraklarında yaşadığı elim kazanın ardından Bakan, kaza mahalline arama-kurtarma ekiplerini süratle sevk etmiştir. Ayrıca kendisi, bizzat orada bulunarak süreci yönetmiş ve eş zamanlı olarak bizleri bilgilendirmiştir. Sayın Geladze ve tüm Gürcistan makamlarına da bu zor zamanda gösterdikleri samimi ve dostane yaklaşım için tekrardan şahsım ve milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, şehitlerimize bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet diliyorum’’ ifadelerini kullandı.‘’Türkiye Interpol, Europol ve dost ülkelerin emniyet birimleriyle birlikte çalışan dünyadaki en etkin ülkelerden biridir’’Konuşmasına geçtiğimiz eylül ayında Tiflis’e yaptığı ziyaretle devam eden Bakan Yerlikaya, ‘’Bugün yaptığımız toplantılarda, ülkelerimizin huzur ve güvenliğini tehdit her türlü suç ve suçluyla mücadele ana gündem maddemizdi. Biliyoruz ki, sınır aşan suçlarla mücadele ancak sınır aşan bir iş birliği iradesiyle nihai sonuca ulaşabilir. Bu doğrultuda, bütçe görüşmelerinde ifade ettiğim gibi Türkiye Interpol, Europol ve dost ülkelerin emniyet birimleriyle birlikte çalışan dünyadaki en etkin ülkelerden biridir. Kabine dönemimizde 58 farklı ülkeden kırmızı bültenle aranan 588 suçlunun Türkiye’ye getirilmesi bunun en somut örneğidir. Gürcistan da bu iş birliğimizin en verimli seyrettiği dost ülkelerdendir’’ dedi.‘’Kabine dönemimizde Türkiye’ye getirilen 588 suçludan 243’ü Gürcistan’dan ülkemize getirilmiştir’’Gürcistanlı makamlarla, suç ve suçluları yakalamaya yönelik yapılan ortak çalışmaların önemine değinen Bakan Yerlikaya, ’’Nitekim, kabine dönemimizde Türkiye’ye getirilen 588 suçludan 243’ü Gürcistan’dan ülkemize getirilmiştir. Tiflis ziyaretimden sonra ise Gürcistan’dan ülkemize 54 şahsın teslimi gerçekleşmiştir. Bu sayılar, Gürcistan’la olan stratejik otaklığımızın, suç ve suçluyla olan mücadeledeki kararlılığımızın en güçlü göstergesidir. Bugüne kadar suç ve suçluya sınırlarımız içerisinde nasıl alan bırakmadıysak, sınırı aşan suçlulara da asla nefes aldırmayacağız. Er ya da geç; tıpkı diğer suçlularda olduğu gibi hepsini yakalayıp, adalete teslim edeceğiz. Bugün kıymetli dostum Geladze ile suçla mücadelede ve suçluların iadesi noktasında ortak irademizi daha da güçlendirerek yolumuza devam edeceğimizi ifade etmek isterim‘’ diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bütün bunları önümüze çıkartılan çeşitli engellere rağmen Sinop’taki füze denemelerimize ’balıklar tedirgin oluyor’ diyerek karşı çıkan muhalefetin sığlığına rağmen başarıyoruz"
23 Aralık 2025 Salı - 16:25 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bütün bunları önümüze çıkartılan çeşitli engellere rağmen Sinop’taki füze denemelerimize ’balıklar tedirgin oluyor’ diyerek karşı çıkan muhalefetin sığlığına rağmen başarıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2028-2029 yıllarında faaliyete geçmesi planlanan projeyle Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital bir köprü kuracak; ülkemiz, bölgesinin veri üssü konumuna gelecektir. Daha burada sayamayacağım pek çok sahada, emin adımlarla hedeflerimize yürüyor; dünyanın en iyileri arasında yer alacağımız bir lige yükseliyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde konuştu. Erdoğan, "Sizlerin şahsında ilim ve fikir dünyamıza önemli katkılar yapan; araştırmalarıyla, eserleriyle, ortaya koydukları yeni bakış açılarıyla ufkumuzu aydınlatan tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Başarılarıyla temayüz etmiş ilim erbabımıza ödüllerini takdim edeceğimiz bu kıymetli programın ülkemiz, milletimiz ve bilim camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.Erdoğan, sözlerinin başında Haziran’da ebediyete uğurlanan Prof. Dr. Gazi Yaşargil ve Türkiye Bilimler Akademisi’ne emek vermiş hayatını kaybeden tüm bilim insanlarına rahmet diledi.Aday gösterilen çalışmaların incelenmesi, değerlendirilmesi ve ödül sahiplerinin belirlenmesinde yoğun emek harcayan hakemlere Komitelere ve Akademi Konseyi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TÜBA Ödüllerimiz kapsamında bu sene, birbirinden kıymetli 38 bilim insanımıza ödül ve beratlarını tevcih ediyoruz. TÜBİTAK Bilim ve Teşvik Ödüllerimizi ise 8 farklı üniversitemizden 11 hocamıza takdim ediyoruz. Elektro-kimyadan katı cisimler mekaniğine, deneysel psikolojiden R-N-A biyolojisine, diş hekimliğinden nöroloji, tarih ve felsefeye; çok geniş bir yelpazede eser veren hocalarımızı başarılarından ötürü tebrik ediyorum" açıklamasını yaptı.Uluslararası Akademi Ödüllerinin, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde iki önemli isme verildiğini bildiren Erdoğan, "Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödüllerimizi, Eczacılık Özel Ödülü de dâhil olmak üzere, 28 genç akademisyenimize takdim ediyoruz. 4’ü Telif Eser, 3’ü Jüri Özel Ödülü, 1’i Halil İnalcık Özel Ödülü olmak üzere, 8 hocamızı da Bilimsel Telif Eser Ödülüyle buluşturuyoruz. Böylece, bugüne kadar TÜBA-GEBİP ödülü kazanan bilim insanlarımızın sayısı 697’ye; TESEP kapsamında ödüllendirilen eser sayısı da 254’e yükselmiş oluyor" dedi.Ödül alan hocaların görev yaptıkları yükseköğretim kurumlarına bakıldığında, hemen her bölgenin listede yer aldığını ifade eden Erdoğan, "Karadeniz’den Marmara’ya; Ege’den Doğu Anadolu ve İç Anadolu’ya; bu tablo, farklı şehirlerimizdeki üniversitelerin bilim havuzuna yeni ve yenilikçi katkılar yaptıklarının açık bir göstergesidir. Bundan da büyük memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Ödüle layık görülen tüm bilim insanlarımızı şahsım ve milletim adına can-ı gönülden tebrik ediyor; her bir hocamıza gelecekteki çalışmalarında Rabbim’den muvaffakiyetler niyaz ediyorum" şeklinde konuştu.Bilim dünyasına kazandırdıkları bu eserlerin, çok daha özgün ve nitelikli çalışmaların da önünü açmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, .insanın, fıtratı icabı soran ve sorgulayan bir varlık olduğunu, bilmek, anlamak, büyüklerin ifadesiyle "fehmetmek" isteyeceğini kaydetti.Erdoğan, "Doğanın, tarihin, eşyanın, kâinatın; kısacası eskilerin "Tekevvünat" dediği "Oluşların" anlamını kavramak, Esbabımucibelerin peşine düşmek, insan olmanın ayırıcı vasfıdır. Bilimin en temel özelliği ise, birikim ve evrenselliğe dayalı olmasıdır. Dünyanın farklı yerlerinde üretilen bilimsel bilgi, hem mukayeseli hem de etkileşimli bir şekilde sürekli gelişir ve güncellenir. Astronomiden tıbba, matematikten mimariye, dünyaya sayısız değerler kazandırmış bir medeniyetin devamı ve mensubu olarak; bu alanda hamdolsun, önde gelen ülkeler arasındayız" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, astronomiye ilişkin çalışmalar; kendi zamanının çok ötesinde bir tasarım ve işleve sahip olan usturlaplarla, takvimlerle, su saatleri ve daha pek çok araçla, bizde bin yıl öncesine uzanmakta olduğuna dikkat çekerek" Batıda kurulan ilk üniversiteler, bizim eğitim metotlarımızın ve müfredatımızın örnek alınması suretiyle faaliyetlerine başlamıştır. Asırlar boyunca ilim erbabımız, kültür ve sanat erbabımız, gerek bu topraklara, gerek Batı’ya, gerekse tüm insanlığa çok değerli eserler hediye etmiştir. Hekimlerimiz, âlimlerimiz, mütefekkirlerimiz, mimarlarımız, şairlerimiz; hülasa zihin ve gönül dünyamızı yoğuran yüzlerce, binlerce mahir el; bugünkü medeniyetin temellerini atmıştır" değerlendirmesini yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihte iz bırakan medeniyetlerin, insanlığa yön veren şahsiyetler üzerine inşa edildiğini belirterek, "Burası, yani en geniş anlamıyla Anadolu coğrafyası, büyük şahsiyetlerin adeta yetişme ve olgunlaşma merkezidir. Bu hakikati, merhum Nurettin Topçu üstadımız, şöyle dile getiriyor: "Büyük mezarların üstünde, büyük vatanlar vardır. Büyük ölüleri olmayan milletler, ebedi olamazlar. Büyük ruhu vatan toprağına karıştıranlar; milletleri ebedi yapan mezarlarda ebediyetle kucak kucağa yatanlar; peygamberler, veliler, filozoflar ve sanatkarlardır. Anadolu toprağının altında, bize bin yıllık maziden emanet olan büyük mezarlar, ebedi ruhlarını bizim varlığımıza karıştırdıkça, ruhlarımıza düşman olan sefillerin zehirli tesirleri bizi imha edemez. "Evet Biz, yalnızca hayatta olan ilim ve gönül erbabımızla değil; toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz. Eserlerimizle, fikirlerimizle, bu topraklarda yetişen âlimlerimizle bilime ve insanlığa geçmişte çok önemli katkılar yaptık. Elbette bunu söylerken, "geçmişin parıltılı günleriyle kendimizi avutalım" demiyorum. Ecdadımızla daima iftihar edecek, ama geçmişe de takılıp kalmayacağız" ifadelerini kullandı.Her alanda yenilikleri takip etmenin önemine vurgu yapan Erdoğan, "Meşhur ifadeyle "Geleneğin küllerle oyalanmak değil, ateşi geleceğe taşımak" olduğunu unutmayacağız. Maziden aldığımız birikimi, heybemizi daha da doldurarak, büyüterek, yenileyerek, güçlendirerek ve elbette zenginleştirerek atiye taşıyacağız. İnsanlığın istifadesine sunulmuş bilgiye sırtımızı dönmeyecek; bununla birlikte kendi kavramlarımızı üretip, kendi lügatimizle düşüneceğiz. Bilgiye giden yolları yalnızca aklımızla değil; sezgimizle, kalbimizle, vicdan ve merhametimizle inşa edeceğiz. Aksi takdirde bilime patenti bize ait, yani, orijinal katkılar yapamayız. Hem bilimdeki güncel gelişmeleri anbean takip etmek, bunları özümsemek ve içselleştirmek; hem de millî kimliğimize münhasır fikir ve eserlerle geleceğimizi inşa etmek zorundayız. Bizim temel prensibimiz, işte budur; çalışmalarımızı da bu anlayışla devam ettiriyoruz. İnşallah sonraki kuşaklar da, sizlerden ve kendi tarihlerinden tevarüs ettikleri bu zengin mirası daha da geliştirecek; insanlığa yön veren fikir ve eserler kazandıracaktır" açıklamasını yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim, kültür ve sanatın gelişiminin güçlü destek ve himayeyle mümkün olduğunu belirterek, hükümet olarak bilimsel çalışmaları her aşamada desteklediklerini söyledi. Bilim ve teknoloji alanındaki faaliyetlerin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Erdoğan, "Nasıl "bal bal demekle ağız tatlanmazsa", destek ve himaye olmadan da ilim, kültür, sanat gelişmez. Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarda da bu durum geçerlidir. Hükümet olarak, bilimsel faaliyetleri, araştırma-geliştirme aşamasından sahadaki somut çıktılarına kadar, her alanda destekliyoruz. Özellikle gençlerimizi bilimsel üretim yapmaya teşvik ediyor; geliştirdikleri projelere önemli destekler sunuyoruz. Burada sizlerle ve ekranları başında şu an bizleri izleyen genç araştırmacılarımızla bazı rakamları paylaşmak arzusundayım: Sadece TÜBİTAK bünyesindeki akademik AR-GE Destek Programlarıyla, son 23 yılda 36 bini aşkın projeye 153 milyar lira kaynak tahsis ettik" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim insanlarına sağlanan desteklerin kapsamına ilişkin de bilgi verdi. Erdoğan, Bilim İnsanı Destekleri kapsamında aynı dönemde 415 bin 119 bilim insanına 46,5 milyar lira destek sağlandığını belirterek, "Özel sektörde 28 bin 493 projeyi 134 milyar liralık güçlü bir kaynakla destekledik. Bilim kültürünü ülkemizin her köşesine yaymak amacıyla, 2007’den bu yana 53 bin 394 projeye güncel rakamlarla 8,22 milyar liralık destek verdik. TEKNOPARK’larımızın sayısını 2’den 113’eİlk kez bizim hayata geçirdiğimiz AR-GE merkezlerinin sayısını sıfırdan bin 360’aTEKNOPARK’ı olan illerimizin sayısını 2’den 64’e yükselttik. Milli Uzay Programımızla Ulusal ve Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımızla farklı düzeylerdeki burs, staj, eğitim ve atölye programlarımızla; öğrenen, öğreten, üreten ve ülkemize katkı vermek isteyen tüm gençlerimizin yanında oluyoruz" dedi.Millî Teknoloji Hamlesiyle büyük bir ivme yakaladıklarını kaydeden Erdoğan, "Geçtiğimiz Eylül ayında 13’üncüsünü düzenlediğimiz TEKNOFEST’le milyonlarca gencimizi bilimle, teknolojiyle, inovasyonla buluşturduk. Türkiye’nin 81 ilini üniversitelerimizin yanı sıra kütüphanelerle; bilim, eğitim ve gençlik merkezleriyle donattık.7 yıl içinde kütüphane kullanım alanını 325 bin metrekareden bugün 800 bin metrekareye çıkardık. Yeni açılacaklarla birlikte, 2026’da toplam kütüphane kullanım alanımızı 1 milyon metrekarenin, oturma kapasitemizi ise 200 bin kişinin üzerine taşımayı hedefliyoruz.300 milyon elektronik kaynağın yanı sıra 141 milyon 700 bin kaynak ile dünyanın 3’üncü büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesini öğrenci ve akademisyenlerimizin istifadesine sunduk" değerlendirmesini yaptı.İnsana ve bilgiye yapılan bu yatırımların semeresinin geniş bir yelpazede toplanmaya başlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir dönem yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayii alanında geldiğimiz noktayı, hepiniz biliyor, hepiniz görüyorsunuz. Yapay zekadan otonom sistemlere, veri depolama ve işleme merkezlerinden insansız teknolojilere, pek çok ülkenin imrenerek baktığı çalışmalara imza atıyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kısa süre önce Türkiye’de ilk kez "hiper ölçekli bir bulut bölgesinin" kurulmasına yönelik stratejik bir mutabakat imzalandığını kaydetti. Erdoğan, "2028-2029 yıllarında faaliyete geçmesi planlanan bu projeyle Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital bir köprü kuracak; ülkemiz, bölgesinin veri üssü konumuna gelecektir. Daha burada sayamayacağım pek çok sahada, emin adımlarla hedeflerimize yürüyor; dünyanın en iyileri arasında yer alacağımız bir lige yükseliyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim ve teknoloji alanında elde edilen başarıların, çeşitli engellemelere ve eleştirilere rağmen hayata geçirildiğini belirterek, özellikle savunma ve uzay çalışmalarına yönelik muhalefetin yaklaşımını eleştirdi. Sinop’taki füze denemelerine yönelik eleştirileri hatırlatan Erdoğan, bu süreçlerin "balıklar tedirgin oluyor" gibi gerekçelerle engellenmek istendiğini ifade etti. "Bütün bunları, önümüze çıkartılan çeşitli engellere rağmen, Sinop’taki füze denemelerimize "balıklar tedirgin oluyor" diyerek karşı çıkan muhalefetin sığlığına rağmen başarıyoruz. "diyen Erdoğan," Çünkü biz, muhalefet halen bir türlü anlayamasa da, milletimizin bilgisine, birikimine, çalışkanlığına, zekasına ve keşif kabiliyetine inanıyoruz. Biz, işte bu salonda bulunan bilim insanlarımızın zorlukları aşma iradesine, Türkiye’ye hizmet etme şevkine sonuna kadar güveniyoruz. Son 23 yılda elde ettiğimiz kazanımlar, gelecek adına bize ümit veriyor, heyecan veriyor; bizi daha büyük hedeflere koşmak için yüreklendiriyor. "Balıklar ürküyor" tarzı absürt argümanlarla önümüzü kesmek isteyenlere aldırmadan üretmeye, geliştirmeye, yeni buluşlara imza atmaya inşallah devam edeceğiz. Şundan bir defa kimsenin şüphesi olmasın.Ülke ve millet olarak, biz, evelallah, daha fazlasını yapabiliriz" dedi.Konuşmasında Türkiye’nin bilim tarihinden önemli isimlere de atıfta bulunan Erdoğan, Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar, İslam bilim tarihinin öncü isimlerinden Fuat Sezgin, "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" olarak anılan Gazi Yaşargil, dünyaca ünlü matematikçi Cahit Arf ve "Tarihçilerin Piri" olarak bilinen Halil İnalcık’ı örnek gösterdi. Erdoğan, bu isimlerin her birinin gençler için ilham kaynağı olan başarı hikayeleri sunduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, genç bilim insanlarına seslenerek, geçmişten devralınan bilim ve medeniyet mirasının geleceğe taşınacağına inandığını söyledi. Erdoğan, "İnşallah onların gururla taşıdığı bu bayrağı sizler devralacaksınız. İnanıyorum ki, bugün sizin yaptığınız bilimsel çalışmalar da bir kartopu misali büyüyecek, yarın başkalarına ilham ve cesaret verecek, rehberlik edecek, Türkiye’nin zirveye ulaşmasını kolaylaştıracaktır. Yeter ki, siz çalışın, araştırın, şevkinizi kırmayın, iştiyakınızı kaybetmeyin. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir; ben bundan asla kuşku duymuyorum. Burada şunu da tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum: Semerkant’tan Kurtuba’ya, Bağdat’tan İstanbul’a, Şam’dan Kahire’ye kadar asırlarca dünyanın en önemli bilim, sanat ve kültür merkezlerine ev sahipliği yapan medeniyetimizin inkişafı, hiç olmadığı kadar yakındır" değerlendirmesini yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarih ve medeniyetinden devraldığı zengin birikimle bilgi ve bilim üretiminde yeni bir döneme girdiğini söyledi. Erdoğan, bu süreçte en büyük ihtiyacın Batı karşısında kompleksli bir tutum sergilemek değil, tarih ve ecdattan miras kalan özgüvene sıkı sıkıya sarılmak olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Tarih ve medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz zengin birikimle, bilgi ve bilim üretme noktasında da yeni bir yola girmiş bulunuyoruz. Bu yolculukta en büyük ihtiyacımız; Batı karşısında kompleksli davranmak değil; tam tersine tarihimizden ve ecdadımızdan miras kalan özgüvene sıkı sıkıya sarılmaktır. Nitekim üniversitelerimiz ve bilim camiamız; ideolojik dayatmalardan, kerameti kendinden menkul tiplerin baskısından ve hizipçilikten arındıkça, tıpkı kendi yatağında akan bir nehir gibi, kendi mecrasına doğru akıyor" ifadelerini kullandı.Ödül listemizdeki isimleri bunun bir ispatı olarak görüyor, inşallah sizlerden kıvanç kaynağımız olacak daha nice başarılar bekliyorum. Bu düşüncelerle ödül sahiplerimizi bir kez daha yürekten tebrik ediyor; her birinize ayrı ayrı muvaffakiyetler diliyorum" dedi.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kurumları olan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilim dünyasının en prestijli ödülleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat takdim edilen ödüller, Türkiye’nin bilimde ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.Törende, ulusal ve uluslararası alanda çığır açan çalışmalara imza atan toplam 47 bilim insanı ve 8 eser onurlandırıldı.Bakan Kacır’dan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne El Yazması Eser HediyesiSanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mühendishane-İ Berri-İ Hümayun, bugünkü Adıyla İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 4. Rektörü ve İTÜ tarihinin en değerli hocalarının başında gelen Hacı Hafız Hoca İshak Efendinin kendi el yazısı ile yazmış olduğu son kitabı olan Kavaid-İ Ressamiye Kitabını takdim etti. Eser, 1834 Yılında Kaleme alındı. Osmanlı Devleti 2. Mahmut Devrinde yeni kurulan orduda genç subayları mimari bilgiyle donatmak üzere hazırlanan; aynı zamanda topoğrafya, arazi ölçümü, peyzaj ve binalara ait ölçü alma teknikleri ve mühendislik tarihimizin ayrıntılı olarak çizim tekniğini öğreten ilk ve tek kitap sayılıyor.Bu kitap yazılmadan önce mimari ve harita çizimleri gerçek standartlarında topoğrafya ve mimari kurallara uygun değildi. Kavaid-i Ressamiye kitabından sonra Mühendishane’nin Talebe ve Mezunları tarafından harita, ve planlar gerçeğe yakın olarak çizildi. 587 başlık altında 350 sayfayı aşkın geometrik mimari ve çizim teknikleri hakkında ayrıntılı bilgiler içeren bu özel kitap Cumhurbaşkanı Erdoğan Himayelerinde, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesine arz edildi.-Türk Bilim Tarihinde Bir İlk: "İlk Türk Antarktika Denizcilik Haritası" Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edildi2025 TÜBA - TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni, tarihi bir ana tanıklık etti. Tören kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel varlığının bir sembolü olan "İlk Türk Antarktika Denizcilik Haritası" takdim edildi.2017 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda yürütülen Ulusal Kutup Araştırmaları, meyvelerini vermeye devam ediyor. TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) ile Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’nın (SHODB) 2018 yılından bu yana yürüttüğü titiz ölçüm ve saha çalışmaları sonucunda hazırlanan harita, Türk denizcilik ve bilim tarihi için bir milat niteliği taşıyor. Bu haritanın sol tarafında Piri Reis’in çizdiği dünya haritası, sağ tarafında ise büyük denizcilerden ilham alan haritacıların ortaya koyduğu lystad körfezi haritası yer alıyor. Her iki harita, bir kompozisyon içerisinde birleştirilerek harita geleneğinin tarihsel sürekliliği vurguluyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan sahneye annesiyle gelen bir bebeğe altın hediye etti. Çocuklarla sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz yalnızca hayatta olan ilim ve gönül erbabımızla değil; toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz"
23 Aralık 2025 Salı - 15:49 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz yalnızca hayatta olan ilim ve gönül erbabımızla değil; toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2028-2029 yıllarında faaliyete geçmesi planlanan projeyle Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital bir köprü kuracak; ülkemiz, bölgesinin veri üssü konumuna gelecektir. Daha burada sayamayacağım pek çok sahada, emin adımlarla hedeflerimize yürüyor; dünyanın en iyileri arasında yer alacağımız bir lige yükseliyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde konuştu. Erdoğan, "Sizlerin şahsında ilim ve fikir dünyamıza önemli katkılar yapan; araştırmalarıyla, eserleriyle, ortaya koydukları yeni bakış açılarıyla ufkumuzu aydınlatan tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Başarılarıyla temayüz etmiş ilim erbabımıza ödüllerini takdim edeceğimiz bu kıymetli programın ülkemiz, milletimiz ve bilim camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.Erdoğan, sözlerinin başında Haziran’da ebediyete uğurlanan Prof. Dr. Gazi Yaşargil ve Türkiye Bilimler Akademisi’ne emek vermiş hayatını kaybeden tüm bilim insanlarına rahmet diledi.Aday gösterilen çalışmaların incelenmesi, değerlendirilmesi ve ödül sahiplerinin belirlenmesinde yoğun emek harcayan hakemlere Komitelere ve Akademi Konseyi’ne teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TÜBA Ödüllerimiz kapsamında bu sene, birbirinden kıymetli 38 bilim insanımıza ödül ve beratlarını tevcih ediyoruz. TÜBİTAK Bilim ve Teşvik Ödüllerimizi ise 8 farklı üniversitemizden 11 hocamıza takdim ediyoruz. Elektro-kimyadan katı cisimler mekaniğine, deneysel psikolojiden R-N-A biyolojisine, diş hekimliğinden nöroloji, tarih ve felsefeye; çok geniş bir yelpazede eser veren hocalarımızı başarılarından ötürü tebrik ediyorum" açıklamasını yaptı.Uluslararası Akademi Ödüllerinin, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde iki önemli isme verildiğini bildiren Erdoğan, "Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödüllerimizi, Eczacılık Özel Ödülü de dâhil olmak üzere, 28 genç akademisyenimize takdim ediyoruz. 4’ü Telif Eser, 3’ü Jüri Özel Ödülü, 1’i Halil İnalcık Özel Ödülü olmak üzere, 8 hocamızı da Bilimsel Telif Eser Ödülüyle buluşturuyoruz. Böylece, bugüne kadar TÜBA-GEBİP ödülü kazanan bilim insanlarımızın sayısı 697’ye; TESEP kapsamında ödüllendirilen eser sayısı da 254’e yükselmiş oluyor" dedi.Ödül alan hocaların görev yaptıkları yükseköğretim kurumlarına bakıldığında, hemen her bölgenin listede yer aldığını ifade eden Erdoğan, "Karadeniz’den Marmara’ya; Ege’den Doğu Anadolu ve İç Anadolu’ya; bu tablo, farklı şehirlerimizdeki üniversitelerin bilim havuzuna yeni ve yenilikçi katkılar yaptıklarının açık bir göstergesidir. Bundan da büyük memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Ödüle layık görülen tüm bilim insanlarımızı şahsım ve milletim adına can-ı gönülden tebrik ediyor; her bir hocamıza gelecekteki çalışmalarında Rabbim’den muvaffakiyetler niyaz ediyorum" şeklinde konuştu.Bilim dünyasına kazandırdıkları bu eserlerin, çok daha özgün ve nitelikli çalışmaların da önünü açmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, .insanın, fıtratı icabı soran ve sorgulayan bir varlık olduğunu, bilmek, anlamak, büyüklerin ifadesiyle "fehmetmek" isteyeceğini kaydetti.Erdoğan, "Doğanın, tarihin, eşyanın, kâinatın; kısacası eskilerin "Tekevvünat" dediği "Oluşların" anlamını kavramak, Esbabımucibelerin peşine düşmek, insan olmanın ayırıcı vasfıdır. Bilimin en temel özelliği ise, birikim ve evrenselliğe dayalı olmasıdır. Dünyanın farklı yerlerinde üretilen bilimsel bilgi, hem mukayeseli hem de etkileşimli bir şekilde sürekli gelişir ve güncellenir. Astronomiden tıbba, matematikten mimariye, dünyaya sayısız değerler kazandırmış bir medeniyetin devamı ve mensubu olarak; bu alanda hamdolsun, önde gelen ülkeler arasındayız" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, astronomiye ilişkin çalışmalar; kendi zamanının çok ötesinde bir tasarım ve işleve sahip olan usturlaplarla, takvimlerle, su saatleri ve daha pek çok araçla, bizde bin yıl öncesine uzanmakta olduğuna dikkat çekerek" Batıda kurulan ilk üniversiteler, bizim eğitim metotlarımızın ve müfredatımızın örnek alınması suretiyle faaliyetlerine başlamıştır. Asırlar boyunca ilim erbabımız, kültür ve sanat erbabımız, gerek bu topraklara, gerek Batı’ya, gerekse tüm insanlığa çok değerli eserler hediye etmiştir. Hekimlerimiz, âlimlerimiz, mütefekkirlerimiz, mimarlarımız, şairlerimiz; hülasa zihin ve gönül dünyamızı yoğuran yüzlerce, binlerce mahir el; bugünkü medeniyetin temellerini atmıştır" değerlendirmesini yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihte iz bırakan medeniyetlerin, insanlığa yön veren şahsiyetler üzerine inşa edildiğini belirterek, "Burası, yani en geniş anlamıyla Anadolu coğrafyası, büyük şahsiyetlerin adeta yetişme ve olgunlaşma merkezidir. Bu hakikati, merhum Nurettin Topçu üstadımız, şöyle dile getiriyor: "Büyük mezarların üstünde, büyük vatanlar vardır. Büyük ölüleri olmayan milletler, ebedi olamazlar. Büyük ruhu vatan toprağına karıştıranlar; milletleri ebedi yapan mezarlarda ebediyetle kucak kucağa yatanlar; peygamberler, veliler, filozoflar ve sanatkarlardır. Anadolu toprağının altında, bize bin yıllık maziden emanet olan büyük mezarlar, ebedi ruhlarını bizim varlığımıza karıştırdıkça, ruhlarımıza düşman olan sefillerin zehirli tesirleri bizi imha edemez. "Evet Biz, yalnızca hayatta olan ilim ve gönül erbabımızla değil; toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz. Eserlerimizle, fikirlerimizle, bu topraklarda yetişen âlimlerimizle bilime ve insanlığa geçmişte çok önemli katkılar yaptık. Elbette bunu söylerken, "geçmişin parıltılı günleriyle kendimizi avutalım" demiyorum. Ecdadımızla daima iftihar edecek, ama geçmişe de takılıp kalmayacağız" ifadelerini kullandı.Her alanda yenilikleri takip etmenin önemine vurgu yapan Erdoğan, "Meşhur ifadeyle "Geleneğin küllerle oyalanmak değil, ateşi geleceğe taşımak" olduğunu unutmayacağız. Maziden aldığımız birikimi, heybemizi daha da doldurarak, büyüterek, yenileyerek, güçlendirerek ve elbette zenginleştirerek atiye taşıyacağız. İnsanlığın istifadesine sunulmuş bilgiye sırtımızı dönmeyecek; bununla birlikte kendi kavramlarımızı üretip, kendi lügatimizle düşüneceğiz. Bilgiye giden yolları yalnızca aklımızla değil; sezgimizle, kalbimizle, vicdan ve merhametimizle inşa edeceğiz. Aksi takdirde bilime patenti bize ait, yani, orijinal katkılar yapamayız. Hem bilimdeki güncel gelişmeleri anbean takip etmek, bunları özümsemek ve içselleştirmek; hem de millî kimliğimize münhasır fikir ve eserlerle geleceğimizi inşa etmek zorundayız. Bizim temel prensibimiz, işte budur; çalışmalarımızı da bu anlayışla devam ettiriyoruz. İnşallah sonraki kuşaklar da, sizlerden ve kendi tarihlerinden tevarüs ettikleri bu zengin mirası daha da geliştirecek; insanlığa yön veren fikir ve eserler kazandıracaktır" açıklamasını yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim, kültür ve sanatın gelişiminin güçlü destek ve himayeyle mümkün olduğunu belirterek, hükümet olarak bilimsel çalışmaları her aşamada desteklediklerini söyledi. Bilim ve teknoloji alanındaki faaliyetlerin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Erdoğan, "Nasıl "bal bal demekle ağız tatlanmazsa", destek ve himaye olmadan da ilim, kültür, sanat gelişmez. Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarda da bu durum geçerlidir. Hükümet olarak, bilimsel faaliyetleri, araştırma-geliştirme aşamasından sahadaki somut çıktılarına kadar, her alanda destekliyoruz. Özellikle gençlerimizi bilimsel üretim yapmaya teşvik ediyor; geliştirdikleri projelere önemli destekler sunuyoruz. Burada sizlerle ve ekranları başında şu an bizleri izleyen genç araştırmacılarımızla bazı rakamları paylaşmak arzusundayım: Sadece TÜBİTAK bünyesindeki akademik AR-GE Destek Programlarıyla, son 23 yılda 36 bini aşkın projeye 153 milyar lira kaynak tahsis ettik" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim insanlarına sağlanan desteklerin kapsamına ilişkin de bilgi verdi. Erdoğan, Bilim İnsanı Destekleri kapsamında aynı dönemde 415 bin 119 bilim insanına 46,5 milyar lira destek sağlandığını belirterek, "Özel sektörde 28 bin 493 projeyi 134 milyar liralık güçlü bir kaynakla destekledik. Bilim kültürünü ülkemizin her köşesine yaymak amacıyla, 2007’den bu yana 53 bin 394 projeye güncel rakamlarla 8,22 milyar liralık destek verdik. TEKNOPARK’larımızın sayısını 2’den 113’eİlk kez bizim hayata geçirdiğimiz AR-GE merkezlerinin sayısını sıfırdan bin 360’aTEKNOPARK’ı olan illerimizin sayısını 2’den 64’e yükselttik. Milli Uzay Programımızla Ulusal ve Uluslararası Lider Araştırmacılar Programımızla farklı düzeylerdeki burs, staj, eğitim ve atölye programlarımızla; öğrenen, öğreten, üreten ve ülkemize katkı vermek isteyen tüm gençlerimizin yanında oluyoruz" dedi.Millî Teknoloji Hamlesiyle büyük bir ivme yakaladıklarını kaydeden Erdoğan, "Geçtiğimiz Eylül ayında 13’üncüsünü düzenlediğimiz TEKNOFEST’le milyonlarca gencimizi bilimle, teknolojiyle, inovasyonla buluşturduk. Türkiye’nin 81 ilini üniversitelerimizin yanı sıra kütüphanelerle; bilim, eğitim ve gençlik merkezleriyle donattık.7 yıl içinde kütüphane kullanım alanını 325 bin metrekareden bugün 800 bin metrekareye çıkardık. Yeni açılacaklarla birlikte, 2026’da toplam kütüphane kullanım alanımızı 1 milyon metrekarenin, oturma kapasitemizi ise 200 bin kişinin üzerine taşımayı hedefliyoruz.300 milyon elektronik kaynağın yanı sıra 141 milyon 700 bin kaynak ile dünyanın 3’üncü büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesini öğrenci ve akademisyenlerimizin istifadesine sunduk" değerlendirmesini yaptı.İnsana ve bilgiye yapılan bu yatırımların semeresinin geniş bir yelpazede toplanmaya başlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir dönem yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayii alanında geldiğimiz noktayı, hepiniz biliyor, hepiniz görüyorsunuz. Yapay zekadan otonom sistemlere, veri depolama ve işleme merkezlerinden insansız teknolojilere, pek çok ülkenin imrenerek baktığı çalışmalara imza atıyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kısa süre önce Türkiye’de ilk kez "hiper ölçekli bir bulut bölgesinin" kurulmasına yönelik stratejik bir mutabakat imzalandığını kaydetti. Erdoğan, "2028-2029 yıllarında faaliyete geçmesi planlanan bu projeyle Türkiye; Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında dijital bir köprü kuracak; ülkemiz, bölgesinin veri üssü konumuna gelecektir. Daha burada sayamayacağım pek çok sahada, emin adımlarla hedeflerimize yürüyor; dünyanın en iyileri arasında yer alacağımız bir lige yükseliyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim ve teknoloji alanında elde edilen başarıların, çeşitli engellemelere ve eleştirilere rağmen hayata geçirildiğini belirterek, özellikle savunma ve uzay çalışmalarına yönelik muhalefetin yaklaşımını eleştirdi. Sinop’taki füze denemelerine yönelik eleştirileri hatırlatan Erdoğan, bu süreçlerin "balıklar tedirgin oluyor" gibi gerekçelerle engellenmek istendiğini ifade etti. "Bütün bunları, önümüze çıkartılan çeşitli engellere rağmen, Sinop’taki füze denemelerimize "balıklar tedirgin oluyor" diyerek karşı çıkan muhalefetin sığlığına rağmen başarıyoruz. "diyen Erdoğan," Çünkü biz, muhalefet halen bir türlü anlayamasa da, milletimizin bilgisine, birikimine, çalışkanlığına, zekasına ve keşif kabiliyetine inanıyoruz. Biz, işte bu salonda bulunan bilim insanlarımızın zorlukları aşma iradesine, Türkiye’ye hizmet etme şevkine sonuna kadar güveniyoruz. Son 23 yılda elde ettiğimiz kazanımlar, gelecek adına bize ümit veriyor, heyecan veriyor; bizi daha büyük hedeflere koşmak için yüreklendiriyor. "Balıklar ürküyor" tarzı absürt argümanlarla önümüzü kesmek isteyenlere aldırmadan üretmeye, geliştirmeye, yeni buluşlara imza atmaya inşallah devam edeceğiz. Şundan bir defa kimsenin şüphesi olmasın.Ülke ve millet olarak, biz, evelallah, daha fazlasını yapabiliriz" dedi.Konuşmasında Türkiye’nin bilim tarihinden önemli isimlere de atıfta bulunan Erdoğan, Nobel ödüllü bilim insanı Aziz Sancar, İslam bilim tarihinin öncü isimlerinden Fuat Sezgin, "Yüzyılın En İyi Beyin Cerrahı" olarak anılan Gazi Yaşargil, dünyaca ünlü matematikçi Cahit Arf ve "Tarihçilerin Piri" olarak bilinen Halil İnalcık’ı örnek gösterdi. Erdoğan, bu isimlerin her birinin gençler için ilham kaynağı olan başarı hikayeleri sunduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, genç bilim insanlarına seslenerek, geçmişten devralınan bilim ve medeniyet mirasının geleceğe taşınacağına inandığını söyledi. Erdoğan, "İnşallah onların gururla taşıdığı bu bayrağı sizler devralacaksınız. İnanıyorum ki, bugün sizin yaptığınız bilimsel çalışmalar da bir kartopu misali büyüyecek, yarın başkalarına ilham ve cesaret verecek, rehberlik edecek, Türkiye’nin zirveye ulaşmasını kolaylaştıracaktır. Yeter ki, siz çalışın, araştırın, şevkinizi kırmayın, iştiyakınızı kaybetmeyin. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir; ben bundan asla kuşku duymuyorum. Burada şunu da tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum: Semerkant’tan Kurtuba’ya, Bağdat’tan İstanbul’a, Şam’dan Kahire’ye kadar asırlarca dünyanın en önemli bilim, sanat ve kültür merkezlerine ev sahipliği yapan medeniyetimizin inkişafı, hiç olmadığı kadar yakındır" değerlendirmesini yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarih ve medeniyetinden devraldığı zengin birikimle bilgi ve bilim üretiminde yeni bir döneme girdiğini söyledi. Erdoğan, bu süreçte en büyük ihtiyacın Batı karşısında kompleksli bir tutum sergilemek değil, tarih ve ecdattan miras kalan özgüvene sıkı sıkıya sarılmak olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Tarih ve medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz zengin birikimle, bilgi ve bilim üretme noktasında da yeni bir yola girmiş bulunuyoruz. Bu yolculukta en büyük ihtiyacımız; Batı karşısında kompleksli davranmak değil; tam tersine tarihimizden ve ecdadımızdan miras kalan özgüvene sıkı sıkıya sarılmaktır. Nitekim üniversitelerimiz ve bilim camiamız; ideolojik dayatmalardan, kerameti kendinden menkul tiplerin baskısından ve hizipçilikten arındıkça, tıpkı kendi yatağında akan bir nehir gibi, kendi mecrasına doğru akıyor" ifadelerini kullandı.Ödül listemizdeki isimleri bunun bir ispatı olarak görüyor, inşallah sizlerden kıvanç kaynağımız olacak daha nice başarılar bekliyorum. Bu düşüncelerle ödül sahiplerimizi bir kez daha yürekten tebrik ediyor; her birinize ayrı ayrı muvaffakiyetler diliyorum" dedi.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kurumları olan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilim dünyasının en prestijli ödülleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat takdim edilen ödüller, Türkiye’nin bilimde ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.Törende, ulusal ve uluslararası alanda çığır açan çalışmalara imza atan toplam 47 bilim insanı ve 8 eser onurlandırıldı.Bakan Kacır’dan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne El Yazması Eser HediyesiSanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mühendishane-İ Berri-İ Hümayun, bugünkü Adıyla İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 4. Rektörü ve İTÜ tarihinin en değerli hocalarının başında gelen Hacı Hafız Hoca İshak Efendinin kendi el yazısı ile yazmış olduğu son kitabı olan Kavaid-İ Ressamiye Kitabını takdim etti. Eser, 1834 Yılında Kaleme alındı. Osmanlı Devleti 2. Mahmut Devrinde yeni kurulan orduda genç subayları mimari bilgiyle donatmak üzere hazırlanan; aynı zamanda topoğrafya, arazi ölçümü, peyzaj ve binalara ait ölçü alma teknikleri ve mühendislik tarihimizin ayrıntılı olarak çizim tekniğini öğreten ilk ve tek kitap sayılıyor.Bu kitap yazılmadan önce mimari ve harita çizimleri gerçek standartlarında topoğrafya ve mimari kurallara uygun değildi. Kavaid-i Ressamiye kitabından sonra Mühendishane’nin Talebe ve Mezunları tarafından harita, ve planlar gerçeğe yakın olarak çizildi. 587 başlık altında 350 sayfayı aşkın geometrik mimari ve çizim teknikleri hakkında ayrıntılı bilgiler içeren bu özel kitap Cumhurbaşkanı Erdoğan Himayelerinde, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesine arz edildi.-Türk Bilim Tarihinde Bir İlk: "İlk Türk Antarktika Denizcilik Haritası" Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edildi2025 TÜBA - TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni, tarihi bir ana tanıklık etti. Tören kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel varlığının bir sembolü olan "İlk Türk Antarktika Denizcilik Haritası" takdim edildi.2017 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sorumluluğunda yürütülen Ulusal Kutup Araştırmaları, meyvelerini vermeye devam ediyor. TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) ile Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı’nın (SHODB) 2018 yılından bu yana yürüttüğü titiz ölçüm ve saha çalışmaları sonucunda hazırlanan harita, Türk denizcilik ve bilim tarihi için bir milat niteliği taşıyor. Bu haritanın sol tarafında Piri Reis’in çizdiği dünya haritası, sağ tarafında ise büyük denizcilerden ilham alan haritacıların ortaya koyduğu lystad körfezi haritası yer alıyor. Her iki harita, bir kompozisyon içerisinde birleştirilerek harita geleneğinin tarihsel sürekliliği vurguluyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan sahneye annesiyle gelen bir bebeğe altın hediye etti. Çocuklarla sohbet etti.
"Kabine dönemimizde 58 farklı ülkeden kırmızı bültenle aranan 588 suçlu Türkiye’ye getirildi"
23 Aralık 2025 Salı - 14:53 "Kabine dönemimizde 58 farklı ülkeden kırmızı bültenle aranan 588 suçlu Türkiye’ye getirildi" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ‘’Kabine dönemimizde Türkiye’ye getirilen 588 suçludan 243’ü Gürcistan’dan ülkemize getirilmiştir. Tiflis ziyaretimden sonra ise Gürcistan’dan ülkemize 54 şahsın teslimi gerçekleşmiştir. Bu sayılar, Gürcistan’la olan stratejik ortaklığımızın, suç ve suçluyla olan mücadeledeki kararlılığımızın en güçlü göstergesidir. Bugüne kadar suç ve suçluya sınırlarımız içerisinde nasıl alan bırakmadıysak, sınırı aşan suçlulara da asla nefes aldırmayacağız’’ dedi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Beşiktaş’ta bulunan Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Gürcistanlı mevkidaşı Gela Geladze ile bir araya geldi. Programa ayrıca iki ülkeden temsilciler ve bazı davetliler katıldı. Toplantıda iki ülke arası ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Gürcistan’la komşu olmanın ötesinde tarihi, kültürel ve stratejik ortaklık konusuna önem verdiklerini belirtti. Bakan Yerlikaya, Gürcistan’ın da yine aynı iradeyi ve samimi duruşu sergilediğine dikkat çekti. Gürcistanlı mevkidaşının iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunduğunu belirten Bakan Yerlikaya, ’’Bilhassa geçtiğimiz ay, askeri kargo uçağımızın Gürcistan topraklarında yaşadığı elim kazanın ardından Bakan, kaza mahalline arama-kurtarma ekiplerini süratle sevk etmiştir. Ayrıca kendisi, bizzat orada bulunarak süreci yönetmiş ve eş zamanlı olarak bizleri bilgilendirmiştir. Sayın Geladze ve tüm Gürcistan makamlarına da bu zor zamanda gösterdikleri samimi ve dostane yaklaşım için tekrardan şahsım ve milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, şehitlerimize bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet diliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘’Türkiye Interpol, Europol ve dost ülkelerin emniyet birimleriyle birlikte çalışan dünyadaki en etkin ülkelerden biridir’’ Konuşmasına geçtiğimiz eylül ayında Tiflis’e yaptığı ziyaretle devam eden Bakan Yerlikaya, ‘’Bugün yaptığımız toplantılarda, ülkelerimizin huzur ve güvenliğini tehdit her türlü suç ve suçluyla mücadele ana gündem maddemizdi. Biliyoruz ki, sınır aşan suçlarla mücadele ancak sınır aşan bir iş birliği iradesiyle nihai sonuca ulaşabilir. Bu doğrultuda, bütçe görüşmelerinde ifade ettiğim gibi Türkiye Interpol, Europol ve dost ülkelerin emniyet birimleriyle birlikte çalışan dünyadaki en etkin ülkelerden biridir. Kabine dönemimizde 58 farklı ülkeden kırmızı bültenle aranan 588 suçlunun Türkiye’ye getirilmesi bunun en somut örneğidir. Gürcistan da bu iş birliğimizin en verimli seyrettiği dost ülkelerdendir’’ dedi. ‘’Kabine dönemimizde Türkiye’ye getirilen 588 suçludan 243’ü Gürcistan’dan ülkemize getirilmiştir’’ Gürcistanlı makamlarla, suç ve suçluları yakalamaya yönelik yapılan ortak çalışmaların önemine değinen Bakan Yerlikaya, ’’Nitekim, kabine dönemimizde Türkiye’ye getirilen 588 suçludan 243’ü Gürcistan’dan ülkemize getirilmiştir. Tiflis ziyaretimden sonra ise Gürcistan’dan ülkemize 54 şahsın teslimi gerçekleşmiştir. Bu sayılar, Gürcistan’la olan stratejik otaklığımızın, suç ve suçluyla olan mücadeledeki kararlılığımızın en güçlü göstergesidir. Bugüne kadar suç ve suçluya sınırlarımız içerisinde nasıl alan bırakmadıysak, sınırı aşan suçlulara da asla nefes aldırmayacağız. Er ya da geç; tıpkı diğer suçlularda olduğu gibi hepsini yakalayıp, adalete teslim edeceğiz. Bugün kıymetli dostum Geladze ile suçla mücadelede ve suçluların iadesi noktasında ortak irademizi daha da güçlendirerek yolumuza devam edeceğimizi ifade etmek isterim‘’ diye konuştu.
Bakan Tunç’tan DEM Parti ziyaretine ilişkin açıklama
23 Aralık 2025 Salı - 13:32 Bakan Tunç’tan DEM Parti ziyaretine ilişkin açıklama Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti İmralı Heyeti üyelerinin gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin, "Ülkemizin ve milletimizin geleceği için büyük bir öneme sahip olan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk" dedi. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u ziyaret etti. "‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk" Bakan Tunç, ziyaretin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını aktararak, "Ülkemizin ve milletimizin geleceği için büyük bir öneme sahip olan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Devletimizin ilgili kurumları tarafından büyük bir koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalar ile TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortaya koyacağı yol haritası kapsamında atılacak adımları konuştuk" ifadelerini kullandı. "Türkiye Yüzyılını terör olmadan daha güçlü bir şekilde inşa edeceğiz" Huzurlu ve güvenli bir geleceğe kavuşmanın herkesin arzusu olduğunu belirten Tunç, "Millet olarak hepimize büyük acılar yaşatan, ülkemizin kalkınmasının ve daha da güçlenmesinin önündeki en büyük engellerden biri olan terörün tamamen sona ermesi; gençlerimizin, çocuklarımızın, milletimizin daha huzurlu ve güvenli bir geleceğe kavuşması hepimizin ortak arzusudur. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine daima sahip çıkacak, süreci hassasiyetle yürütmeye devam edeceğiz. Ülkemizi geleceğe emin adımlarla taşıyacak, Türkiye Yüzyılını terör olmadan daha güçlü bir şekilde inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu.
DEM Parti’den, Adalet Bakanı Tunç’a ziyaret
23 Aralık 2025 Salı - 13:18 DEM Parti’den, Adalet Bakanı Tunç’a ziyaret Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u ziyaret etti. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u ziyaret etti. Adalet Bakanlığında gerçekleşen görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Görüşmenin ardından açıklama yapan DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, gündemdeki adalet ve hukuk sorunlarını ele aldıklarını belirterek, "Yürümekte olan süreçle ilgili hukuksal düzenlemeler konusunda da fikir alışverişinde bulunduk. Hem onların hazırlıklarıyla ilgili bilgiler aldık. Hem de önerilerimizi sunduk. Biliyorsunuz barış ancak adalet zemininde ve hukuksal güvencelerle kalıcı hale gelebilir. Bu açıdan Adalet Bakanlığı’na da önemli bir rol ve görev düştüğünü yine bakan ve ekibi de söylüyorlar" dedi. "11. yargı paketi dahil hukuksal zeminin barış için güçlü hale getirilmesi konusunu ele aldık" Sancar, pek çok konuda çalışmaların devam ettiğini söyleyerek, "Şu an mecliste görüşülmekte olan 11. yargı paketi dahil hukuksal zeminin barış için güçlü hale getirilmesi konusunu ele aldık. İnfazda eşitlik adalet de konuşmalarımızın ve görüşmemizin bir konusuydu. Süreçle ilgili düzenlemelerin çeşitli boyutlarda ele alınması da yine bu görüşmede söz konusu oldu. Biz Adalet Bakanlığı’nda yoğun bir çalışma olduğunu gördük. Verilen bilgilerden de Adalet Bakanlığı’nın kapsamlı hazırlıklar yaptığını öğrendik. Kendi önerilerimizi de sunduk. Hedefimiz, amacımız barışı hukukla güvence altına almak ve adalet zemininde kalıcı hale getirmektir. Bu konuda çalışmalar devam edecek, temaslar devam edecek, görüşmeler devam edecek" ifadelerini kullandı. "Barış süreciyle ilgili çıkarılacak olan yasada nasıl bir hazırlık yapıldığına dair görüşmemiz oldu" DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ise "Barış süreciyle ilgili çıkarılacak olan yasada nasıl bir hazırlık yapıldığına dair görüşmemiz oldu. Ama bunun dışında cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri başta olmak üzere yaşlı ve hasta tutuklular yine infazı yakılan tutuklularda gündem haline geldi. Bunlarla ilgili biliyorsunuz çok sayıda yaşlı ve hasta tutuklu var cezaevlerinde ve gözlem kurullarında idari gözlem kurullarında yaşanan sorunlardan kaynaklı tahliyeler gerçekleşmiyor. Bununla ilgili de görüşlerimizi ve önerilerimizi bakana yaptık. Adalet Bakanı’nın da bu konudaki gerçekten yapıcı yaklaşımından dolayı hem kendisine teşekkür ediyoruz hem de hazırlıkların en kısa zamanda bitmesi konusunda kendisi de bizimle aynı fikirde. Biz takip edeceğiz, istişare halinde olacağız, diyalog halinde olacağız ve sürecin selamete uğraması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.