Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
POLİTİKA
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması
30 Mart 2026 Pazartesi - 23:48:29
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."
30 Mart 2026 Pazartesi - 23:12
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 22:39
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishaq Dar ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishaq Dar ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 20:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Mart 2026 Pazartesi- 11:14
Etimesgut Belediyesi’ne operasyon: 4 gözaltı
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5G’ye geçişini ilan edecek
3
30 Mart 2026 Pazartesi- 17:34
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
4
29 Mart 2026 Pazar- 00:25
Kırkağaç Şoförler Odası’nda yeni başkan Talha Küçük
5
29 Mart 2026 Pazar- 23:01
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 08:52
Trump’ın Venezuela hamlesi küresel ticareti geriyor
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Donald Trump yönetiminin Venezuela’ya uyguladığı baskılar, Karayip Havzası’nda tansiyonu yükseltirken, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, yaşananların bölgesel bir gerginliği küresel krize dönüştürebileceğini belirterek, ülkelerin güvenlik ve ticaret planlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağını söyledi. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Trump yönetimi Aralık 2025’te Venezuela’nın petrol ticaretine karşı baskıyı sertleştirerek, yaptırımlı petrol tankerlerinin Venezuela’ya giriş-çıkışına ‘tam ve eksiksiz abluka’ emri verdiğini açıkladı. Bu kapsamda ABD’nin, Venezuela açıklarında uluslararası sularda bir tankeri durdurup denetlediği ve bunun "gölge filo" üzerinden yaptırımları delmeye karşı bir hamle olduğu aktarıldı; Venezuela ise adımı "uluslararası korsanlık" diye niteledi. Bölgede ABD’nin sadece Venezuela değil Karayip Havzası’ndaki birçok ülkede de yaptırımları arttırıyor. Ayrıca Trump, Venezuela petrolü ithal eden ülkelere yüzde 25’e kadar ek tarife uygulanabilmesini öngören kararnameyi de devreye alarak üçüncü ülkeler üzerinden ticareti caydırmayı amaçladı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. "Bölgesel kriz, küresel krize dönüşüyor" Doç. Dr. Akıncı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler’e üye olan bir ülkeye dahi tehditler savurduğunu belirterek, "Trump’ın Amerikan dış politikasında Venezuela ile yaşadığı gerginlik, bölgesel gerginlik ortamından çıkarak küresel bir boyut kazandı. Artık Amerika’nın dış politikası, Trump’ın baş aktör olarak bu dış politikayı güç ekseninde değerlendirmesi ve Amerika’nın hegemonik gücünü diğer ülkelere baskılamasıyla bölgesel bir krizi küresel bir krize dönüştürme evresindeyiz" dedi. "Ülkeler ticaret ve güvenlik planlarını yeniden gözden geçiriyor" Trump’ın son dönemde içerik ve kullanılan ifadeler açısından bağımsız, Birleşmiş Milletler üyesi bir ülkeye müdahale niteliği taşıyan bir yaklaşım sergilediğini anlatan Akıncı, "Küresel olarak düşünüldüğünde ülkelerin kendi güvenlik ve kendi ticaret altyapılarını, ikili ticaret ilişkilerini yeniden baştan dikkate alacağı konuma eviriliyoruz. Bütün ülkeler artık Amerika Birleşik Devletleri’nin istemediği, onların kendi çıkarlarına uygun olmayan durumda biz ikili ticaret ilişkilerimizi nasıl dengeye oturacağız. Bu şu an ciddi anlamda belirsizlik oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Venezuela’nın rezervi büyük, payı sınırlı" Venezuela’nın küresel ölçekte en büyük petrol rezervlerine sahip ülkeler arasında yer aldığını, ancak istikrarsızlık nedeniyle pazardan sınırlı pay aldığını söyleyen Akıncı, "Her ne kadar Venezuela, küresel anlamda petrol ihracatçısı olmasa da aslında en büyük rezervlere sahip. Ancak bölgenin istikrarsızlaştırılması sonucu Venezuela minimize bir pay alıyor" diye konuştu. "Ticaret anlayışı ‘haydut devlet’ çizgisine evriliyor" Trump’ın "kural tanımayan ve belirsiz" dış politika anlayışının hem bölgesel hem de küresel ticareti sorgulattığını kaydeden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Uluslararası ticaret hukukunu ve ulus devletlerinin bağımsız ticaret yapabilme özgürlüğünü de sınırlayan bir hale dönüştü. Burada özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin ticaret anlayışını ‘haydut devlet’ üzerine kurduğu bir noktaya eviriliyoruz. Bu aslında Birleşmiş Milletlere üye bütün ulus devletlerinin sorunu haline geliyor. Şu anda Latin Amerika’da, Karayip Denizi’nde veya bize uzak gibi gözüken bölgesel krizler, bir bakışa uluslararası ticaret hükümlerini yeniden dizayn eden bir noktaya evriliyor" dedi. "Kısa vadede petrol fiyatlarında sert etki yok" Bölgeye yönelik yaptırımların şimdiye kadar petrol fiyatlarında ciddi bir sıçrama üretmediğine işaret eden Akıncı, "Bu bölgeye yönelik yapılan yaptırımların çok etkisini görmedik. Petrol fiyatlarının çok artmadığını görüyoruz. OPEC üyelerinin bu tür şoklara karşı üretimi arttırma kapasitesi var. Venezuela’nın rezervi çok ama bunları işleyip satma noktasında küresel pazardan çok pay alamıyor. Özellikle petrol rezervlerinin talebi karşılamasından dolayı şu anda bölgede oluşan savaş tehdidi fiyatları etkilemiyor. Kısa vadede böyle ama orta ve uzun vadede OPEC üyeleri petrol rezervlerini arttırma kapasitesine sahip. Tedbir alacaklardır" şeklinde konuştu. "Küresel sistem belirsizlik dönemine giriyor" Uluslararası ortamda ülkelerin ardı ardına yaşanan krizlerden yorulduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akıncı, daha sonra şunları söyledi: "Orta Doğu’daki gelişmeler, Ukrayna-Rusya savaşı ve son yaşanan bu olaylar ulus devletlerinin istemediği durumlar. Ticaretin önündeki engellerin kaldırılması konuşulması lazımken küresel sistemin oyuncusu olan Amerika Birleşik Devletleri’nin ulus devletlerinin serbestçe yapabileceği ticareti de kendi çıkarları doğrultusunda evrimleştirilebildiği ve küresel ticaret anlamında bir belirsizlik dönemine ilerliyoruz."
26 Aralık 2025 Cuma - 21:56
Üç ilde 68 markette 67 mevzuata aykırı ürüne idari işlem uygulandı
Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, Uşak, Muğla ve Aydın’da yapılan 68 market denetiminde 67 üründe mevzuata aykırılık tespit edilerek idari işlem uygulandığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Bekir Kaplan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Sadece Uşak, Muğla ve Aydın’da. Sadece bir günde. Sadece market denetimlerinde. 68 market denetlendi. Bin 624 ürün ve fiyat etiketi tek tek incelendi. 67 üründe mevzuata aykırılık tespit edilerek idari işlem süreci başlatıldı. Sahadayız" ifadelerini kullandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 21:06
Bakan Fidan, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdünlü mevkidaşları ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdünlü mevkidaşları ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Somali’yle ilgili gelişmeler ve Gazze’deki son durum ele alındı. Bakan Fidan’ın, ABD Başkanı Trump’ın Afrika’dan Sorumlu Danışmanı Massad Boulos ile yaptığı telefon görüşmesinde de Somali konusu değerlendirildi.
26 Aralık 2025 Cuma - 20:27
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "İsrail’in bu adımı, Somali’nin iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşımaktadır"
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İsrail’in, Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığı yönünde yaptığı açıklamanın, Netanyahu hükümetinin bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık oluşturmayı hedefleyen hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneğini teşkil ettiğini belirterek, "Yayılmacı politikalarını sürdüren ve Filistin Devleti’nin tanınmasını engellemek için her türlü çabayı gösteren İsrail’in bu adımı, Somali’nin iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşımaktadır" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, İsrail’in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanımasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Keçeli, İsrail’in, Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığı yönünde yaptığı açıklamanın, Netanyahu hükümetinin bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık oluşturmayı hedefleyen hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneğini teşkil ettiğini belirterek, "Yayılmacı politikalarını sürdüren ve Filistin Devleti’nin tanınmasını engellemek için her türlü çabayı gösteren İsrail’in bu adımı, Somali’nin iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşımaktadır. Somali Federal Cumhuriyeti ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin kararlar, tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde alınmalıdır. Afrika Boynuzu’nda barış ve güvenliğe önem veren ve Somali’nin toprak bütünlüğünü kararlılıkla destekleyen Türkiye, Somali halkının yanında olmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 18:04
ÜNİPERSEN Başkanı Güzel: "Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir"
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Hazine ve Maliye Bakanlığı’na buradan soruyoruz; memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz? Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir" dedi. ÜNİPERSEN Genel Başkanı Güzel ve beraberindeki sendika üyeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yaptı. 8. Dönem Toplu Sözleşme sonrasında alınan Hakem Heyeti kararlarının, kamu çalışanlarını yoksullaştırdığı düşüncesiyle gerçekleştirilen eylemde konuşan ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Daha ilk günden yanlış kurgulanmış, düğmesi baştan yanlış iliklenmiş bu toplu sözleşme; kamu çalışanlarının alım gücünü korumak bir yana, 2026 yılını memur için sefalet yılına dönüştürmüştür. Sorunun merkezinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın memuru yok sayan bütçe anlayışı vardır. Tam 3 buçuk aydır söylüyoruz. Bu toplu sözleşme memurun geçimini güvence altına almıyor. Bu nedenle ya ek protokol yapılmalı ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi devreye girerek adil bir düzenleme hayata geçirmelidir" ifadelerini kullandı. "Bu maaşlarla yaşamak mümkün değil" Bu çağrıyı yalnızca ÜNİPERSEN’in yapmadığını söyleyen Güzel, "Öğretmeninden akademisyenine, mühendisten sağlık çalışanına, din görevlisinden idari personele kadar tüm kamu çalışanları aynı noktada birleşiyor. Bu maaşlarla yaşamak mümkün değil. Meclis yaklaşık üç aydır çalışıyor. Ancak memurun alım gücünü koruyacak, maaş artışlarını gerçek enflasyon ve piyasa koşullarıyla uyumlu hale getirecek tek bir düzenleme dahi yok" şeklinde konuştu. "Ev kiraları ödenemiyor, faturalar birikiyor, mutfak masrafları karşılanamıyor" Sadece üst düzey bürokratlar ve kariyer uzmanlarına zam teklifleri olduğunu dile getiren Güzel, "TÜİK verilerine dayalı artışlarla bugün 4 milyon memur, 2 milyon memur emeklisi, maaşı yattığı gün dahi borç arar hale geldi. Ev kiraları ödenemiyor, faturalar birikiyor, mutfak masrafları karşılanamıyor. Ama çözüm üretmesi gereken Hazine ve Maliye Bakanlığı, yalnızca dar bir kesimi görmeyi tercih ediyor. Bu yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir. Kamuoyunda oluşan tepkiyle söz konusu teklif geri çekilmiş; ancak yerine tüm kamu çalışanlarını kapsayan adil ve kalıcı bir düzenleme hala getirilmemiştir" açıklamasında bulundu. "Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir" Güzel, tek taleplerinin insanca yaşayabilecek bir ücret olduğuna dikkati çekerek, "2023 seçimleri öncesinde kira yardımı sözü verildi; ortada bir çalışma var mı maalesef yok. 3600 ek gösterge sözü verildi; bütçede karşılığı yok. Kamuda mülakatlar her gün yeni adaletsizlikler üretmeye devam ediyor; kaldırılacağı söylendi, ancak somut bir adım hala yok. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na buradan soruyoruz; Memurun geçim krizine bugün çözüm üretmeyecekseniz, ne zaman üreteceksiniz? Tüm kamu çalışanları, Ocak maaş artışında refah payı beklemektedir. TÜİK’in açıkladığı oranlarla geçim sağlamak mümkün değildir. Bu nedenle buradan ilan ediyoruz: Memurlar için refah payı talebimiz karşılık bulana kadar, Bütçede kamu çalışanlarını gören adil bir düzenleme yapılana kadar, Her hafta, aynı gün, aynı saatte, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Güzel, eylemlerine 3 hafta daha devam edeceklerini belirterek, tüm sendikaları haklarını aramak adına eyleme davet etti.
26 Aralık 2025 Cuma - 17:54
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Humus vilayetinde camiye gerçekleştirilen terör saldırısını lanetliyoruz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Suriye’nin Humus vilayetinde bir camiye gerçekleştirilen terör saldırısını kınadı. AK Parti Sözcüsü Çelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Kardeş Suriye’nin Humus vilayetinde bir camiye gerçekleştirilen terör saldırısını lanetliyoruz. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Kardeş Suriye’ye başsağlığı diliyoruz" ifadelerini kullandı.
26 Aralık 2025 Cuma - 17:45
Bakan Tunç: "Adaleti sadece köhne binalardan kurtarmadık, darbecilerin ve vesayetçilerin kontrolünden kurtardık"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük Adalet Sarayı’nın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye genelinde 395 müstakil adalet binası inşa ettiklerini belirterek, adaletin sadece fiziki mekanlarla değil vesayetçi ve darbeci anlayışlardan arındırılarak milletin yargısı haline getirildiğini söyledi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük’te yapımı gerçekleştirilecek Adalet Sarayı’nın temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Tunç, AK Parti iktidarları döneminde Karabük’ün önemli yatırımlar aldığını belirtti. Bakan Tunç, Karabük’ün eğitimden sağlığa, ulaşımdan kamu hizmet binalarına, sanayi tesislerinden altyapı projelerine kadar birçok önemli esere kavuştuğunu ifade ederek, "AK Parti iktidarlarıyla Karabük’ümüz çok önemli yatırımlar aldı, birçok esere sahne oldu. Türkiye genelinde olduğu gibi eğitimden sağlığa, ulaşımdan kamu binalarına, kamu hizmet yapılarından sanayi tesislerine varıncaya kadar Karabük’ümüz çok büyük eserlere kavuştu. Bugün de bunun devamını sağlamış oluyoruz" dedi. Adalet sarayının Karabük için önemli bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Tunç, göreve geldikleri ilk günden itibaren çalışmaların başlatıldığını belirterek, "Kamu hizmet binalarımızdan bir eksiğimiz vardı. Adalet binamızın bir an önce yapılması noktasında valimiz ve milletvekillerimiz, Bakanlığımızın ilk günlerinde ‘hayırlı olsun’ ziyaretine gelir gelmez, memleketimize bir adalet binası kazandıralım dediler. Biz de ilk günden itibaren hemen proje çalışmalarına başladık" ifadelerini kullandı. Bakan Tunç, adalet sarayının yapım sürecine ilişkin ise şu bilgileri paylaştı: "Saraylı binamızın temelini attıktan sonra, inşallah 600 gün süresi olan bu projeyi müteahhit firma 2 yıldan önce bitirerek Karabük’ümüze bu güzel eseri kazandıracak. Böylece adalet hizmetlerinin daha uygun bir mekânda, adaletin makamına yakışır bir şekilde yürütülmesini sağlamış olacağız." Türkiye genelinde adalet altyapısına yönelik yatırımlara da değinen Tunç, "Biz bugüne kadar Türkiye genelinde 395 müstakil adalet binası yaptık. 78 olan sayı, üç yüz doksan beşe yükseldi" dedi. Sadece bina yapmakla yetinmediklerini dile getiren Tunç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Tabii bunu söylediğimizde ‘Sadece bina mı yaptınız? Bina yapmakla adalet gerçekleşir mi?’ deniliyor. Hayır, biz sadece adalet binaları yapmakla kalmadık. Eğitimden sağlığa, üniversitelerden tünellere, limanlardan altyapı ve üstyapı projelerine kadar Türkiye’nin fiziki kalkınmasını sağlarken, ekonomik ilerlemesini de destekledik. Kamu binalarımızı da yeniledik, adaleti köhne binalardan kurtardık." Adaletin vesayetçi anlayıştan kurtarıldığını vurgulayan Tunç, "Ama biz adaleti sadece köhne binalardan ya da merdiven altı duruşma salonlarından kurtarmadık. Adaleti birilerinin arka bahçesi olmaktan, darbecilerin ve vesayetçilerin kontrolünden kurtardık ve milletin yargısı haline getirdik" şeklinde konuştu. Anayasal reformlara değinen Tunç, "Anayasada ‘darbeciler yargılanamaz’ anlayışı vardı. Sizin oylarınızla bunlar değişti. 30-40 yıl sonra 12 Eylül darbecileri ve 28 Şubat postmodern darbecileri yargı huzuruna çıkarıldı ve millet önünde hesap vermeleri sağlandı" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin demokratikleşme sürecine dikkat çeken Tunç, terörle mücadele konusunda da kararlı olduklarını belirterek, "İnşallah terörsüz bir Türkiye’yi de hep birlikte inşa edeceğiz. Terörden kurtulacağız ve bu noktada kararlı bir çalışmamız var" dedi. Terörün sona erdirilmesine yönelik yürütülen sürece de değinen Tunç, "İnşallah terörün sona erdirilmesi ve terör örgütünün tasfiyesiyle ilgili süreci şu anda yürütüyoruz. Terör örgütü silah bırakma kararı aldı" ifadelerini kullandı. Sürecin Meclis ve devlet kurumlarının koordinasyonu içinde sürdüğünü vurgulayan Tunç, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına da değinerek, terörün kalıcı olarak Türkiye gündeminden çıkarılması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla butonlara basılarak adalet sarayının temeli atıldı.
26 Aralık 2025 Cuma - 16:24
Dışişleri Bakanlığı: "Suriye’de bir camiye yönelik gerçekleştirilen hain terör saldırısını kınıyoruz"
Dışişleri Bakanlığı, Suriye’de bir camiye yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını kınadı. Dışişleri Bakanlığı, Suriye’de bir camiye yönelik terör saldırısına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Suriye’nin Humus vilayetinde bugün (26 Aralık) bir camiye yönelik gerçekleştirilen hain terör saldırısını kınıyoruz. Saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, Suriye Hükümeti ve halkına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Türkiye, istikrarını, güvenliğini, birlik ve beraberliğini tahkim etme iradesini tüm tahriklere rağmen sürdüren Suriye’nin yanındadır."
26 Aralık 2025 Cuma - 15:55
Başkan Önür’den CHP’li Çifteler Belediyesi’ne kandil eleştirisi
AK Parti Çifteler İlçe Başkanı Yakup Önür, CHP’li Çifteler Belediyesi’nin kandili tebrik mesajı yayınlamayıp İsmet İnönü’yü anma mesajı yayınlamasını eleştirerek, "Bu toprakların ruhunu yok sayan hiçbir yaklaşım, halkın vicdanında karşılık bulamaz. Unutulmasın: Milletin değerleriyle kavga edenler, er ya da geç milletin vicdanında kaybeder" diye belirtti. Önür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Çifteler Belediyesi’nin, mübarek kandil gecelerinde tek bir tebrik mesajı dahi paylaşmaması, buna karşın bu milletin inancıyla yıllarca problem yaşamış bir ismi "saygı ve rahmetle" anmayı tercih etmesinin derin bir çelişkinin açık göstergesi olduğunu belirtti. İlçe Başkanı Yakup Önür, "Bu tutum, basit bir protokol tercihi değil; bir zihniyetin yansımasıdır. Bu ülke, nüfusunun ezici çoğunluğu Müslüman olan bir Türk yurdudur. Kandiller, bu milletin asırlardır yaşattığı manevi duraklardır. Kandil gecelerinde sessiz kalmak, milyonların inanç dünyasını yok saymak anlamına gelir. Buna karşılık, tek parti döneminde dini hayatın kamusal alandan silinmeye çalışıldığı, camilerin kapatıldığı, ezanın susturulduğu bir dönemin baş aktörlerinden birini övgüyle anmak, toplumsal hafızaya karşı ciddi bir saygısızlıktır. İsmet İnönü dönemi, müslüman Türk toplumu için sadece bir tarih başlığı değil; baskıların, yasakların ve inancın ötekileştirildiği yılların sembolüdür. Bu gerçeği görmezden gelerek yapılan "rahmet ve saygı" paylaşımları, bugün hâlâ aynı çizgide ısrar edildiğini göstermektedir. Türkiye, İsrail’i 28 Mart 1949 tarihinde devlet olarak tanıdı. Türkiye, İsrail’i tanıyan ilk Müslüman nüfuslu ülke olmuştur. Dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü’dür. Belediyeler ideolojik vitrinler değil, hizmet ve temsil makamlarıdır. Çifteler Belediyesi’nin, halkının inanç değerlerine bu denli mesafeli durup, toplumun büyük bir kesiminde karşılığı olmayan bir hassasiyeti ön plana çıkarması kabul edilemez. Bu tavır, ne çoğulculuktur ne de tarafsızlık; bu açık bir seçiciliktir. Biz Müslüman Türk toplumu olarak şunu net söylüyoruz: İnancımıza saygı talep etmek bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Kandilleri görmezden gelen, milletin değerleriyle bağı kopuk anlayışlara sessiz kalmayacağız. Bu toprakların ruhunu yok sayan hiçbir yaklaşım, halkın vicdanında karşılık bulamaz. Unutulmasın: Milletin değerleriyle kavga edenler, er ya da geç milletin vicdanında kaybeder" diye kaydetti.
26 Aralık 2025 Cuma - 15:49
Bakan Göktaş: "Kadınlarımız kalkınmanın asli faktörüdür"
Kadınların girişimcilik projelerini desteklemek, üretim güçlerini artırmak ve yeni iş fikirlerinin hayata geçmesini sağlamak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde yürütülen ’Yükselen Kadınlar: Kendi İşim Benim İşim’ projesinin tanıtımı Antalya’da gerçekleştirildi. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş "Bir ülkenin büyümesi, fikrin ürüne; emeğin gelire, üretimin pazara dönüşmesiyle mümkün olur" dedi. Bakan Göktaş: "Kadınlarımız kalkınmanın asli faktörüdür" Programda yaptığı konuşmada Antalya’nın, üreten kadınlarıyla Türkiye’nin yükselen şehirlerinden birisi olduğunu belirten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Serada alın teri döken kadından, turizmde emek veren, kooperatiflerde üreten ve istihdam sağlayan kadınlara kadar her biri bu şehrin kalkınmasının asli aktörüdür. Ekim ayında başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar Programı’nı yedi bölgede gerçekleştirerek, yerelden ulusala, hatta uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturacağız. Diğer yandan şehir şehir dolaşarak ‘Bir fikrim var’ diyen kadınları bilgiyle, mentorlukla ve rol modellerle buluşturuyoruz. Bir ülkenin büyümesi, fikrin ürüne; emeğin gelire, üretimin pazara dönüşmesiyle mümkün olur" dedi. "Kadın girişimcilerimiz olmazsa olmazımızdır" Şimdi hedefin daha fazla işletmeyi işverenliğe taşıyan ve pazara daha güçlü bağlayan adımları hızlandırmak olduğunu hatırlatan Bakan Göktaş, "Hedefimiz; kadınların ekonomik ve sosyal hayatta güçlenmesi çalışmalarımızı, merkezi ve yerel düzeyde bütüncül, etkin ve koordineli biçimde yürütmek. Kadın girişimciler, bu dönüşümün olmazsa olmaz aktörleridir. Kadınların girişimde güçlenmesi, ekonominin daha dayanıklı büyümesi demektir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. Vali Şahin: "Türk kadını devletin ve toplumun temel taşı olmuştur" Türk toplumunun kadın ve erkeğin birlikte devlet kurup yükselttiği bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Vali Hulusi Şahin, "Tarihin en önemli kadın figürlerinden biri olan, ilk kadın belediye başkanı Magna Plancia’nın ev sahipliği yaptığı topraklardayız. Heredot Tarihi, İskit Kraliçesi Tomris Hatun’un detaylı hikâyeleriyle doludur. Orhun Abideleri’nde Bilge Kağan, ‘Gök Tanrı Türk milleti yok olmasın diye babam İlteriş Kağan ile anam İlbilge Hatun’u yükseltti’ der. Bütün belgelerde ana ve baba beraber söylenir. Tuğrul Bey bir cepheye giderken, eşi Altuncan Hatun başka bir cephede ordunun başındadır. Kutluk devletinin başında Türkan Hatun vardır. Delhi Sultanlığının başında Raziye Begüm Hatun vardır" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından program, "Ben de Yapabilirim" temalı İlham Veren Kadınlar paneli ile devam etti. Serik ilçesi Belek bölgesinde düzenlenen programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse ve Prof. Dr. Serap Yazıcı Özbudun, Vali Yardımcısı Erol Tanrıkulu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Murat Yıldırım, akademisyenler ve girişimci kadınlar katıldı.
26 Aralık 2025 Cuma - 15:47
Adalet Bakanı Tunç: Suça sürüklenen çocuklarda caydırıcılığı artırmaya yönelik ayrı bir çalışma da şu anda yapılıyor"
11. Yargı Paketleri ile ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik yapılan düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Çocukların korunmasıyla ilgili suça sürüklenen çocuklarda caydırıcılığı artırmaya yönelik ayrı bir çalışma da şu anda yapılıyor. Meclisimizde meclis araştırma komisyonu kuruldu bu konuda" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük Valiliği’nde yaptığı açıklamada, 11. Yargı Paketleri ile ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik yapılan düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni yılın başında kamuoyuna duyurulmasının ardından ceza adaletinin etkinliğinin attırılmasına yönelik yargı paketleri ve kanun çalışmalarının gerçekleştirildiğini ifade eden Bakan Tunç, toplumu suçtan korumaya yönelik ve caydırıcılığı artırmaya yönelik çok önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Tunç, "Yargı Reformu Strateji Belgesi 2025’in hemen başında yaklaşık bir yıl oldu. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı. Ve o strateji belgesinde özellikle beş ana hedeften birisi, amaçtan birisi ceza adaletinin etkinliğinin arttırılmasına yönelik hedeflerdi. Ve bu anlamda da meclisimizde ceza adaletinin etkinliğinin arttırılmasına yönelik yargı paketleri, kanun çalışmaları gerçekleştirildi. Tabi ceza adaletinin etkinliğini artırmaya yönelik özellikle toplumu suçtan korumaya yönelik ve caydırıcılığı artırmaya yönelik çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Gerek idari uygulamalar gerekse de yasal düzenlemeleri meclisimiz gerçekleştiriyor" dedi. "Cezasızlık algısı ortadan kaldırıldı" Bakan Tunç, 10. Yargı Paketi ile denetimli serbestlikten kaynaklanan cezasızlık algısının ortadan kaldırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu kapsamda 10. Yargı Paketi geçtiğimiz aylarda yasalaşmıştı. 10. yargı paketinde özellikle denetimli serbestlik uygulamalarından kaynaklanan cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapılmıştı. İki yılın altındaki suçlar bakımından cezaevinde hiç kalmama gibi bir eleştiri söz konusuydu. Bunlar çözülmüştü 10. yargı paketinde. İki yılın altındaki suçlarda da yine cezaevinde belli bir süre kalma durumu sağlanmış oldu ve böylece toplumdaki ‘iki yılın altında ceza aldı, hiç cezaevine girmeden yapanın yanına kar kaldı’ gibi bir düşünce artık söz konusu değil 10. yargı paketiyle. Tabii o pakette aynı zamanda özel infaz usulleriyle ilgili gerek kadınlar gerek yaşlılarla ilgili cezaevi şartlarıyla ilgili birtakım düzenlemeler yapılmıştı hafta sonu ve konutta infaz şeklinde" 11. Yargı Paketi’nin bu hafta itibarıyla yasalaştığını belirten Tunç, paketin kapsamını şu sözlerle anlattı: "Yasalaşan bu hafta itibariyle meclisimizde çarşamba günü görüşülüp milletvekillerimiz tarafından kabul edilen ve Resmi Gazetede yayınlanan 11. yargı paketiyle de yine ceza adaleti sisteminin etkinliğine yönelik önemli düzenlemeler var. Burada tabii 40 maddeden oluşuyor bu kanun teklifi, yasalaşan kanun. 13 farklı kanunda düzenlemeler içeriyor. Başta Türk Ceza Kanunu olmak üzere ceza infaz kanunumuz ve ceza güvenlik tedbirleri infazı kanunu yanı sıra ceza usul kanunumuzda da farklı kanunlarda önemli düzenlemeler içeriyor." Örgütlü suçlarda cezalar arttırıldı Örgütlü suçlara yönelik cezaların artırıldığını vurgulayan Tunç, şöyle devam etti: "Tabii başta toplumsal huzur ve güvenliğin daha da sağlanması ve güçlendirilmesiyle ilgili önemli maddeler var. Örgütlü suçlar, örgüt suçları, örgüt üyeliği, örgüt yöneticiliğinin cezaları bu yargı paketiyle artırılmış oldu. Daha öncesinde 4 yıldan 8 yıla olan örgüt kurma ve yönetme cezası 5 yıldan 10 yıla çıkarıldı. Hem alt sınır hem üst sınır yükseltildi. Üyeliğin cezası da üst sınır 4 yıldan 5 yıla yükseltilmiş oldu." Çocukların korunmasına yönelik yeni düzenlemelere de değinen Tunç, şunları söyledi: "Tabii burada önemli bir husus çocukların korunması. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmamasını sağlamak maksadıyla burada önemli bir düzenleme var. Çocukların örgüt faaliyetinde kullanılması, örgütlü suçlar kapsamında çocukların suçta kullanılması, suça itilmesini önlemek için özellikle bu suçlar bakımından artırım sebebi sayıldı. Bu da ceza kanunumuza ilk kez giren bir husus oldu. Çocukların korunmasıyla ilgili suça sürüklenen çocuklarda caydırıcılığı artırmaya yönelik ayrı bir çalışma da şu anda yapılıyor. Meclisimizde meclis araştırma komisyonu kuruldu bu konuda. Özellikle 18 yaşın altındaki çocukların suçtan uzak tutulması bakımından hem suç mağduru çocuklar hem de suça sürüklenen çocuklar bakımından Meclis Araştırma Komisyonumuzun çizeceği yol haritası çerçevesi içerisinde yeni yasal düzenlemeler de önümüzdeki günlerde yapılacak. Ama bu pakette çocukların örgüt suçları kapsamında kullanılmasının önüne geçmek için önemli bir caydırıcılık getiren bir madde hayata geçmiş oldu, yürürlüğe girdi. Tabii örgüt silahlı olursa artırım sebebi daha da yükseltilmiş oldu. Burada da yarı oranında artırım şeklinde bir düzenleme gerçekleşmiş oldu." Meskûn mahalde silah atana hapis cezası Meskûn mahallede silah kullanımına ilişkin cezaların artırıldığını belirten Tunç, "Tabii örgütlü suçlardaki yaptırımın arttırılmasının yanı sıra bir de meskûn mahallede silah atma. Bu önemli bir problemdi. Özellikle düğünlerde, nişanlarda, kutlama günlerinde o sevinç günlerimizi mateme dönüştüren maalesef tatsız olaylara meydan veriliyordu. Bu anlamda meskûn mahallede silah atmanın cezası zaten mevzuatımızda vardı ama bunu artırmış olduk. 6 aydan 3 yıla kadarken 1 yıldan 5 yıla çıkarılmış oldu. Yani meskûn mahallede silah atan bir kişi yaralamaya ya da ölüme sebebiyet vermese bile zaten ondan ayrıca ceza alır sadece silah attığı için 5 yıla kadar ceza alabilir. Ama bu düğünlerde ve nişanlarda ve kutlama günlerinde ise burada artırım söz konusu olacak yarı oranında ve dolayısıyla 7,5 yıla kadar ceza, yaralama ya da ölüm olmasa bile bu tabii önemli bir caydırıcılığı meydana getirecek. Burada yeni bir durum. Ses ve gaz fişe atabilen silahlar, kuru sıkılar da dahil onların da üç yıla kadar kullanılması durumunda ceza mümkün olabilecek" dedi. "Trafikte yol kesme ceza kanunumuzda müstakil bir suç haline getirildi" Trafikte yol keserek başkasının aracını durduranlara hapis cezasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Tunç, "Trafikte yol kesme konusu sürekli karşılaştığımız ve vatandaşlarımızı sıkıntıya sokan bir durumdu. Hoş hadiseler değildi. Ve bu anlamda da trafikte yol kesmenin ceza kanunumuzda müstakil bir suç haline getirilmesi sağlanmış oldu. Eğer trafikte yol kesip aracı durdurursa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek. Yine eğer aracın hareketini farklı yöne çevirmişse aracı başka bir tarafa yönlendiriyorsa bu durumda da ceza daha ağır olacak. İki yıldan beş yıla kadar ceza alabilecek" ifadelerine yer verdi. Taksirle yaralamaya ilişkin cezaları da anlatan Bakan Tunç, "Yine 11. Yargı Paketi’nde ceza hukukuyla ilgili taksirle yaralamaya sebebiyet vermenin cezaları arttırıldı. Orada da basit yaralamada üst sınır 1 yılda 2 yıla çıkmış oldu. Yine birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermişse 3 yıla kadar ceza alırken artık 5 yıla kadar ceza alabilecek taksirle yaralama suçlarında" şeklinde konuştu. Bilişim suçlarında banka hesaplarına hızlı müdahale dönemi Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 11. Yargı Paketi kapsamında bilişim suçları, banka hesaplarına yönelik yeni yetkiler ve güveni kötüye kullanma suçlarına ilişkin düzenlemeleri anlattı. Tunç, şöyle dedi: "Yine görevi kötüye kullanma suçunda bir değişiklik oldu. Özellikle güveni kötüye kullanma araç kiralamalardan kaynaklanan o kiralanan aracın suçta kullanılması, kaçırılması ve bu anlamda da caydırıcılığı artıran önemli bir düzenleme hayata geçmiş oldu. Tabii bir yandan toplumsal huzur ve güvenliği sağlamaya yönelik önemli düzenlemeler yapılırken diğer yandan da bilişim suçlarıyla mücadele önemli. Özellikle artık dijital çağda teknolojinin gelişmesiyle beraber suçların büyük çoğunluğu sanal ortamda işleniyor. Dolayısıyla gerçek hayatta bir suçsa, gerçek hayatta bir dolandırıcılık nasıl cezalandırılıyorsa, gerçek hayatta kumar için yer temini nasıl cezalandırılıyorsa aynı şekilde sanal ortamda da bunlar yapılırsa bunların cezalandırılması ve bu suçlarla özellikle suçluların tespiti ve suçun tespiti teknolojik imkanlar bakımından daha da zorlaştı ve bu suçların çoğalması toplumda sadece bizim ülkemiz için değil, bütün dünyada bir problem ama bu anlamda mevzuatımızı da bu suçların önlenmesine yönelik hazırlamamız gerekiyor. Özellikle bilişim suçları kullanılarak suç işlenmişse banka hesaplarının 48 saatte kadar askıya alınabilmesiyle ilgili olarak bankalara bir yükümlülük getiriliyor. Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 128. maddesindeki rapor şartı aranmadan, vatandaş mağduriyet edilmeden hesaba el koyma bu noktada birtakım mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bu önemli bir düzenleme. Yine cumhuriyet savcılarının ve mahkemelerinin bilgi belge istediğinde bankalara yükümlülükler belli bir sürede cevap verme zorunluluğu, vermezse buna ilişkin yaptırımlar getiriliyor. Yine biyometrik yöntemlerle hesap açma, çipli kimliklerle banka hesabı ya da ödeme kuruluşlarında hesap açma GSM aboneliklerinde de yine telefon hatları, telefon aboneliğinde çiftli kimlik kartı, biyometrik doğrulamayla abonelik mümkün olsun şeklinde düzenlemeler getirildi." BTK’ya yeni yetki Bilişim suçlarıyla mücadeleye yönelik düzenlemeleri de aktaran Tunç, şöyle konuştu: "Tabii Bilgi Teknoloji Kurumu’na da bazı yetkiler verildi bu anlamda. Hat sayısını sınırlama. Çünkü özellikle patates hat dediğimiz, telefon hatlarıyla dolandırıcılık, yabancı hatlarla dolandırıcılığı önlemeye yönelik önemli düzenlemeler var. Bilgi Teknoloji Kurumu’na bu anlamda hat sayısını sınırlama yetkisi veriliyor. Yabancılara özgü telefon hattıyla ilgili onlara özgü bir numara tahsisi çünkü vatandaşımız o numaranın yabancıdan geldiğini görebilsin, bilsin ve bu anlamda kendi tedbirini alsın diye. Yine GSM aboneliklerinin güncellenmesi lazım. Yani ölen şahıslara ait hatlar var. Bunların suçta kullanılması var. Bu anlamda bu güncellemelerin yapılması ile ilgili olarak özellikle GSM şirketlerine birtakım yükümlülükler yükleniyor. Yine bu yükümlülükleri eğer yerine getirmezlerse bu anlamdaki yaptırım ve sorumluluklarla ilgili düzenlemeler de bu kanun çerçevesinde yapıldı." Dolandırıcılık suçları Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen dolandırıcılık suçlarının Asliye Ceza Mahkemelerine alındığını böylelikle ağır ceza mahkemelerindeki davaların nitelikli görülebilmesi için önünün açıldığını söyleyen Tunç şöyle devam etti: "Burada özellikle dolandırıcılık suçlarıyla ilgili olarak ağır ceza mahkemelerinde görülen dolandırıcılık suçlarının Asliye Ceza Mahkemelerine alınarak burada yargının daha hızlı bir şekilde işlemesi ve ağır ceza mahkemelerindeki davaların daha nitelikli görülebilmesi anlamında önemli bir yol açılmış oldu. Tabii başka düzenlemeler de var. Yani 40’a yakın madde var burada. Hakaret suçları sosyal medyada hakaret suçlarının çoğalması artması ve giderek de bir sorun haline gelmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştı, ön ödeme kapsamına alınmıştı. Özellikle bu bir sektör haline getirilmişti. Maalesef birtakım kişiler özellikle sosyal medyada yaptıkları açıklamalar, konuşmalarla birtakım halkı özellikle kendilerine hakaret edecek noktaya getirerek bir takım tavır ve davranışlar gerçekten çoğalmıştı. Bir sektör haline gelmişti. Sosyal medyada hakaretin uzlaştırma kapsamından ön ödeme kapsamına alınmasıyla beraber bu suçlarda bir azalma olduğunu gördük. Yine uzlaştırmacıya ödenecek maliyet azalmış oldu. Ön ödeme kapsamında bir caydırıcılık artmış oldu. Yine hakarete uğrayan vatandaşlarımız da yine eğer tazminat davası açmak istiyorsa hukuk mahkemelerinde haklarını takip edebiliyorlar. Tabii sosyal medyada bu düzenleme yapılınca Anayasa Mahkemesi özellikle yüze karşı ya da gıyapta yapılan hakaretler bakımından da bu düzenlemenin yapılması gerektiği yönde bir karar vermişti. Bu düzenleme yapıldı. Şu andan itibaren artık gıyapta, yüze yüze, yüz yüze ya da sosyal medya aracılığıyla yapılan hakaret suçları ön ödeme kapsamına alınmış oldu." Suç işleyen akıl hastalarına 1 yıllık rehabilitasyon Avukatların disiplin hükümlerinin yanı sıra suç işleyen akıl hastalarına yönelik rehabilitasyon uygulamalarına dikkat çeken Tunç, "Bir yandan avukatların disiplin hükümleriyle ilişkili düzenlemeler var. Yine önemli özellikle toplumda da hepimizin karşılaştığı suç işleyen akıl hastalarının rehabilitasyonu. Suç işleyen akıl hastalarına yönelik tedbirler var mevzuatımızda. Bunlar hastanelerde tedavi olmak durumunda akıl hastanelerine özellikle tedavi altına alınıyorlar orada. Kısmi akıl hastalığına özgü tedbirler yönünden de birtakım düzenlemeler var. Bunların ceza infaz kurumlarında kalmalarına yönelik. Tam akıl hastaları bakımından da eğer müebbet hapis cezasına ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmışsa en az bir yıl tedavi edilmesi lazım. Yani bir yıldan önce hastaneden taburcu edilmemesi lazım. Buna yönelik bir düzenleme yapıldı. Yine üst sınırı 10 yıldan fazlaysa aldığı ceza bunun da en az 6 ay sağlık kurumunda tedavi edilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme yapıldı. Burada özellikle istinaf mahkemelerindeki süreci hızlandırmaya yönelik bazı düzenlemeler var. Yine usule ilişkin istinaf ve temyiz parasal sınırlarının dava açıldığı tarihte olabilmesine yönelik usulü düzenlemeler var. Yine icrada ihalenin feshini kötüye kullananların kötüye kullanmasını engellemeye yönelik önemli düzenlemeler var. Bir de tabii vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan ön alım davasıyla ilgili önemli bir düzenleme yapıldı. Burada da özellikle vatandaşlarımız bu davalarda mağdur oluyorlardı. Tapudaki değer dikkate alınıyordu ve tapudaki değer de düşük kaldığı için burada bir mağduriyet söz konusu oluyordu. Burada da rayiç bedel neyse onun dikkate alınması yönünde bir düzenleme yapıldı. Süre de burada şufa davalarında iki yıldan bir yıla düşürülmüş oldu" ifadelerini kullandı. Covid düzenlemesine de değinen Tunç, bunun bir af olmadığını vurgulayarak, "Covid düzenlemesi de bunun içerisinde. Covid düzenlemesi bir af değil. Covid düzenlemesi 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle, tarihinden önce suç işleyen, kararı kesinleşen ve cezaevinde bulunanlar Covid izninden yararlandı. Covid döneminde 3 yıl daha sonra Covid bittikten sonra da 31 Temmuz 2023’te çıkan kanunla 5 yıl şartlı salıvermesine 5 yıl kala cezaevine girmemesiyle ilgili bir düzenleme yapılmıştı. Tabii burada özellikle uzun süredir kamuoyunda da tartışılan 31 Temmuz 2023 tarihi öncesinde suç işlemiş ama kararı kesinleşmemiş. 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle kararı kesinleşen ve cezaevinde bulunan kişilerden önce suç işleyenlerin faydalanamadığı aynı tarihte suç işlemiş, aynı durumda ama faydalanamamış çünkü mahkemesi uzun sürdüğü için. Burada ceza adaleti bakımından bir düzenleme yapılması gerekti. Meclisimize bu yönde talepler çok iletildi ve meclisimiz de bunu yeniden düzenlemiş oldu. 31 Temmuz 2023 öncesinde suç işleyenler bakımından şartlı salıvermesine üç yıl kalanlar bundan yararlanmış olacak. Kapalı cezaevinden 3 yıl erken açık cezaevine çıkabilmesi yine açık cezaevinden de 3 yıl erken tahliye olabilmesiyle ilgili bir düzenleme. Bu tamamen ceza adaletini sağlamaya yönelik, eşitliği sağlamaya yönelik bir düzenleme. Burada tabii bazı suçlar istisna tutuldu meclisimiz tarafından. Özellikle kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, çocuk cinayetleri bunlar kapsam dışı tutuldu. Yine burada kapsam dışı tutulan terör suçları örgütlü suçlar kapsam dışı tutuldu. Yine deprem nedeniyle, depremde ölüme neden olanlarla ilgili olarak kapsam dışı tutulmuş oldu. Tabii kapsam dışında tutulan suçlar suçlular bundan yararlanamayacak" dedi. "Uçağın hangi arızadan kaynaklandığına ilişkin teknik incelemeler ve adli soruşturmalar titizlikle devam ediyor" Tunç, açıklamasının sonunda Libya heyetini taşıyan uçak kazasına da değinerek şunları söyledi: "Libya Genelkurmay Başkanı, yanındaki yardımcılarının ve mürettebatının vefatıyla sonuçlanan uçak kazası ülkemizi, milletimizi bizleri de derinden sarstı. Dost ve kardeş Libya halkına bir kez daha baş sağlığı diliyoruz. Tabii hızlı bir şekilde hem idari hem adli soruşturmalar başlamıştı kaza anından itibaren. Burada özellikle şu anda adli tıp süreci devam ediyor. Özellikle naaşların DNA tespitleri Libya’dan gelen akrabalarından alınan örneklerle beraber eşleştirme yapılıyor. Tabii çok acı verici bir kaza. Bu kaza sonucunda özellikle naaşların durumu biraz vakit alıyor adli tıp tespitleri bakımından. Hem İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı hem de Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nda DNA örnekleri, naaş parçalarından alınan örnekler ve bu anlamda da süreç devam ediyor. Diğer yandan adli soruşturma da devam ediyor. Tabii uçağın gelişinde, gidişinde, kalkışında, inişinde hem mürettebat bakımından, görevliler bakımından tüm detaylı bir şekilde titizlikle bütün soruşturma, adli soruşturma devam ediyor. Tabii kara kutusu bulunmuştu uçağın kara kutusunun da tarafsız bir ülkede tespiti gerekiyor. Bu anlamda Almanya ile irtibat kuruldu ve bu anlamda da kara kutu özellikle ses kayıtları da var. Uçağın hangi arızadan kaynaklandığına ilişkin teknik incelemeler ve adli soruşturmalar titizlikle devam ediyor. Bir kez daha Libya halkına baş sağlığı diliyoruz."
26 Aralık 2025 Cuma - 15:38
AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı yılı değerlendirip, vizyonlarını anlattı
AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlene toplantıda 2025 yılında yapılan icraatlar ve gelecek yılın planlamasının sunumu gerçekleştirildi. AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı yeni yıla sayılı günler kala geriye dönük kapsamlı bir değerlendirme yapmak ve 2026 yılı vizyonlarını anlatmak üzere 2025 yılının son 26’sında bir otelin konferans salonunda toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya; Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti MKYK üyeleri, il ve ilçe teşkilatları, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile basın mensupları katıldı. Toplantıda konuşmaların ardından kürsüye çıkan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, slaytlar eşliğinde yapılan hizmetleri ve çalışmalar hakkında verileri aktardı. Sunumun ardından 2026 yılında yapılacaklar ve vizyon AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak tarafından aktarıldı. Öte yandan 2026 yılına özel tasarlanan logo salonda tanıtıldı. Gazetecilerden alınan soru ve görüşlerle toplantı sonlanmış oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder