POLİTİKA
DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere" 26 Mart 2026 Perşembe - 13:54:19 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yarın heyetimiz, DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Öcalan’la a istişarede bulunacaklar gündemlerinde böyle bir başlık var" dedi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, basın toplantısında konuştu. Doğan, Nevruz kutlamalarında DEM Parti’nin de yer aldığını belirterek, "Nevruz’un Kürt halkı açısından farklı bir anlamı var. Zulme karşı direnişi ve özgürlüğü simgeliyor aynı zamanda Nevruz, Kürt halkı açısından. Bu yılki Nevruz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu tabii ki Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu" diye konuştu. Nevruz kutlamalarında gözaltıların olduğunu dile getiren Doğan bunun bir suç olmadığını söyledi. Doğan, "Asıl suç hala Selahattin Demirtaş’ın içeride olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç" şeklinde konuştu. PKK’nın geçen yıl temmuz ayında silah bıraktığını hatırlatan Doğan, "Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar, hayata nasıl katılacaklar, demokratik siyasete nasıl katılacaklar diye sordular. Yetmedi, biz sorduk. Yapılan tüm görüşmelerin ana gündemi bu konu. Münfesih bir örgütten suç oluşturmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi, Kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, barış ve demokratik toplum sürecinden haberdar değilse, burada bir sorun var demektir" değerlendirmesinde bulundu. "Hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizerek "Tüm bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeveydi. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturulacak? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Daha önce de paylaştım. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden, silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
26 Mart 2026 Perşembe - 13:13 Tarım ve ormana yönelik düzenlemelerin de yer aldığı kanun teklifi komisyonda Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonun’da görüşülmeye başlandı. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişci başkanlığında toplandı. Komisyonun açılışında konuşan Kirişci, "Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi, tarım sektörünün farklı alanlarını doğrudan ilgilendiren oldukça kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Teklif kapsamında çeltik ekiminden ormanların korunmasına, su kaynaklarının yönetiminden veterinerlik hizmetlerine, kamulaştırma süreçlerinden şeker ve tütün piyasasına kadar pek çok başlıkta değişiklik öngörülmektedir. Bu yönüyle teklif, yalnızca belirli bir alanı değil, tarımın üretim, denetim, planlama ve sürdürülebilirlik boyutlarının tamamını kapsayan geniş bir çerçeve sunmaktadır" ifadelerini kullandı. "Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını talep ediyorum" CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal Kirişci’nin açılış konuşması sonrası söz istedi. Kanun teklifinin geri çekilmesini öneren Sarıbal, "Ortadoğu, dünya ve Türkiye çok ağır bir süreçten geçmektedir. Haydutların ve zalimlerin ortaya koymuş olduğu yeni bir dünya düzeni ne yazık ki etrafımızda kol gezmektedir. Bugün tarımın, çiftçinin ve ülkenin değişik sektörlerinin sorunlarının olduğunu hepimiz biliyoruz ve bu sorunları derinden yaşıyoruz. Ama bizim Tarım Komisyonu olarak temel sorumluluğumuz, toplumumuzun ve insanımızın önce gıda hakkını, gıda egemenliğini sağlayabilmek; ikincisi, üreticimizi koruyabilmek, elbette tarım alanlarımızı ve su kaynaklarımızı doğru kullanabilmek. Bu kanun metninin gündemden çıkarılmasını, bunun yerine mazot, gübre, tarım destekleri meselesi üzerinden tarımın, çiftçinin, köylünün yaşadığı sorunları elbette halkımızın yaşadığı gıda meselesinin gıda fiyatları üzerinden yeni bir paradigmayı oluşturma ihtiyacımızın olduğunu talep ediyorum" dedi. Komisyon Başkanı Kirişci Sarıbal’ın konuşması sonrası teklifin ilk imza sahibi Ak Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz’a söz verdi. "Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor" Görüşülmekte olan kanun teklifinin tarımsal üretimden ormanların durumuna, mülkiyet haklarından toplum sağlığına kadar problemlere gerçekçi çözümler üretmek amacıyla hazırlandığını ifade eden Korkmaz, "Özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Kanun yapmak sadece mevzuat metinlerini değiştirmek değil, değişen şartlara, gelişen durumlara, konjonktürel, teknolojiye ve vatandaşın beklentilerine zamanında ve doğru cevap verebilmektir. Bu teklifte de esas itibarıyla bu ihtiyacın bir ürünü olarak bu teklifimizi tartışacağız. Kıymetli milletvekilleri, ilk olarak çeltik üretimine ilişkin düzenlememizle tasarımız başlıyor. 1930’lu yılların şartlarında sıtmayla mücadele amacıyla getirilen mesafe kuralları bugün artık tam olarak saha gerçekliğini yansıtmıyor. Büyükşehir Yasası’ndan sonra da köylerin mahalleye dönüşmüş olması sebebiyle bu mesafelerle ilgili düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Bunun dışında, alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında tabii, gençlerimizi güçlü bir geleceğe hazırlamak için zararlı alışkanlıklardan, uyuşturucudur, alkoldür ve benzeri düzenlemelerden korumamız gerekiyor. Burada da özellikle alkol ve bağımlılıkla mücadele kapsamında daha güçlü ve açık bir çerçeve oluşturuluyor. Alkollü içkilerin doğrudan ya da dolaylı yollarla tanıtımının önüne geçiliyor. Marka çağrışımları üzerinden yapılan dolaylı reklamlar da bu kapsama alınıyor" diye konuştu. "Teklifle kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükler, kamu olarak üstlenerek mülkiyet sorunları çözülüyor" Kanun teklifinin Atatürk Orman Çiftliği mülkiyetinde olan, mülkiyetle ilgili ve daha çok satışlardaki emlak vergilerinde ortaya çıkan sorunları düzenlediğinin altını çizen Korkmaz, " Devlet Su İşleri tarafından yürütülen projelerde karşılaşılan sorunlara da çözümler getiriliyor. Su yapılarında can ve mal güvenliğini artırıyor, farklı kurumlar arasındaki sorumluluklar netleşiyor. Ayrıca, kamulaştırma ve tespiti süreçlerinde vatandaşın karşılaştığı mali yükleri kamu olarak üstlenerek hem mülkiyet sorunları çözülüyor. Hem de yatırımların gecikmesi önlenmiş oluyor. Yine, hukuk devleti ilkesinin gereği olarak veteriner hekimliği alanındaki disiplin hükümleri Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden düzenleniyor. Benzer sivil toplum kuruluşlarındaki bir perspektifle burada belirsizlikler ortadan kaldırılıyor ve daha öngörülebilir, adil bir sistemin kurulması söz konusu" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 12:25 Şeker-İş Ağrı Şube Başkanlığına Önder Doğan seçildi Ağrı’da Şeker-İş Sendikası 13. Olağan Genel Kurulu’nda 105 delegenin oyunu alan Önder Doğan, şube başkanlığına seçildi. Ağrı Şeker Fabrikasında düzenlenen genel kurula, Şeker İş Genel Başkanı İsa Gök, Şeker Fabrikası Müdürü Kürşat Erdoğan, delegeler ve sendika üyeleri katıldı. Genel kurulda konuşan Doğan, sendikanın hak arayan, yön belirleyen ve geleceği şekillendiren bir yapı olması gerektiğini belirtti. Dünyada çalışma hayatının hızla değiştiğini ifade eden Doğan, "Teknoloji, üretim modelleri ve ekonomik dengeler yeniden kuruluyor. Bu değişimin dışında kalanlar geride kalır. Bu nedenle görevimiz mevcut hakları korumak ve geleceğin çalışma hayatına bugünden hazırlanmaktır." dedi. Önümüzdeki döneme ilişkin üç temel stratejik hedef belirlediklerini aktaran Doğan, "Birincisi güçlü ve sürdürülebilir kazanımlar. Üyelerimizin alım gücünü koruyan, refahını artıran çözümler üretmek zorundayız. İkincisi örgütlü gücümüzü büyütmek. Daha kapsayıcı ve etkili bir sendikal yapı inşa etmek önceliğimizdir. Üçüncüsü değişime liderlik etmek. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında yön veren bir sendika olacağız." ifadelerini kullandı. Doğan, kalıcı kazanımların güçlü strateji ve birliktelikle sağlanabileceğini vurgulayarak genel kurulun yeni dönem açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Seçimde Fuat Aktaş ile yarışan Doğan, 105 oy alarak başkan seçildi. Aktaş 24 oyda kaldı.
AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 19:48 AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü: "Yalova’yı bu hale tedbirsizlik getirdi" AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, Yalova Belediyesi’nin ihmali ve yönetim zafiyetinden kaynaklandığını söyledi. AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su sorunu, DSİ tarafından açılıp Yalova Belediyesi’ne devredilen kuyular, baraj projeleri ve Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in açıklamalarıyla ilgili açıklamada bulundu. Belediye Başkanı Gürel’i eleştiren Güçlü, "Mehmet Başkanın durumlardan haberi yok. Belediye başkanlığı yapıyor ama DSİ’nin Yalova Belediyesi’ne devrettiği kuyularla alakalı hiçbir bilgisi yok. Ben o kuyuların nerede olduğunu biliyorum ama şu an Yalova Belediyesi’ne DSİ tarafından 2014 yılında teslim edilmiş kuyuların kendi nerede olduğunu biliyor mu acaba? Ben o kuyuların hangisinin nerede olduğunu çok iyi biliyorum. 2014 yılında hep birlikte bir kuraklık yaşadık. O süreçte DSİ, Yalova genelinde kuyular açmıştı. 2014 yılında yaşadığımız kuraklık ciddi bir kuraklıktı. Şu an dip suyu için kullanılan motorlar da 2014 yılında alınmıştı. Mehmet Başkan genelde her zaman yaptığı gibi bir hizmet yapamadığı zaman ‘Benim önüm mü açık?’ diyerek topu taca atıyor. Hizmet yaparak değil, gündem oluşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Yalova’yı ilgilendiren, kentsel dönüşüm dahil kitleyi ilgilendiren her konuda elimizden geleni yaparız. Mehmet Başkan ‘Bu iş için siyaset yapılmasın’ diyor ama her zaman siyaseti yapan taraf kendisi oluyor. 2014 yılında DSİ Yalova’da bu kuyuları açtı. Açtıktan sonra da bir protokolle bu kuyuların tamamını Yalova Belediyesi’ne devretti. Dolayısıyla kuyularla ilgili DSİ’ye soru sormasının da bir anlamı yok. Kendi bünyesinde olan bir şey için neden DSİ’ye soruyor?" dedi. "Hizmetle alakalı bir şey sorulduğunda ‘önüme engel çıkıyor’ diyor. Yalova’da iki yıl genel olarak böyle geçti. Yapılanı da yapılmayanı da vatandaş görüyor" diyen Güçlü, "Ne yazık ki kalan yıllar da böyle geçecek. Yapacak bir şey yok. Mehmet Bey seçimden önce videolar paylaşıyordu. Derenin kenarına geçip burnunu tutuyordu. Bu yaz dere ağzından denize nelerin aktığını hepimiz gördük. ‘İşin ehliyim’ diye ortaya çıktı ama kendi ehli olduğu durumda bile Yalova’ya hiçbir şey yapmadığını gördük. Kalan yılları da izlemek zorundayız. DSİ bu konuyla ilgili de bir açıklama yaptı. Kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini söyledi. İddia edildiği gibi ortada 6 yıldır hazır bekleyen bir proje, Ankara’da onaylanmış bir yatırım ya da raflarda tozlanan bir dosya yok. Bir baraj ya da içme suyu tesisi, hazır bir kararla, tek bir proje denilerek yapılamaz. Böyle büyük yatırımlar kanunlarla ve bilimsel kurullarla ilerlemek zorundadır. Bu süreç aşamalardan oluşur. Önce master planlama yapılır. Yalova havzasında ne kadar su var bakılır. Hangi alanların baraj yapımına uygun olduğu tespit edilir. Planlama aşaması yapılır, ÇED süreci yürütülür, zemin etütleri yapılır. Türkiye’de bir barajın yapılma süresi ortalama 12 yıldır. Mehmet Bey barajlarla ilgili konuşuyor ama yanlış konuşuyor. Yalova’da baraj yapımıyla alakalı aşamalardan biri bile eksikse, o projeye ‘hazır’ demek yanlıştır. Şu an Yalova’da Şenköy ve Kurtköy projeleri master plan aşamasındadır. Çağlayan ve Esenköy barajlarında ilk aşamalar tamamlandı, planlama aşamasına geçildi. Kınalı Barajı proje aşamasındadır. Karadere Göleti ise şu an inşaat halindedir. Yalova’da DSİ’nin yaptığı yatırımlar bunlardır. Yalova’da her şeyi bitmiş, Ankara’da bekleyen bir proje yoktur. Altınova’daki barajımız da 2026 yılında yapılması planlanan projelerden biridir. Altınova için de her şey bitmiştir, sadece stratejiden ödenek beklenmektedir" ifadelerine yer verdi. Yalova’da yaşanan kuraklığın tedbirsizlik yüzünden olduğunu söyleyen Güçlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkan Bey aylar öncesinden ‘Yağış olacağını biz mi öngörecektik’ gibi açıklamalar yapıyor ve yaşanan süreci doğal bir süreç gibi göstermeye çalışıyor. Gerçek şudur: Bu bir kuraklık meselesi değil, Yalova’yı bu hale getiren tedbirsizliktir. DSİ, 11 Nisan’da bir yazı gönderdi. 27 Mart’ta DSİ’den bilgi istemiştik. Başkan Gürel’in bahsettiği 15 adet kuyu, Yalova’ya ilave su kaynağı olsun diye DSİ tarafından açılmış ve ardından protokol ile Yalova Belediyesi’ne devredilmiştir. Bu kuyuların bakımı, onarımı, çalışır halde tutulması ve gerektiğinde devreye alınması, ayrıca nerede olduklarının bilgisi tamamen Yalova Belediye Başkanı’nın sorumluluğundadır. Yalova Belediyesi, kuyuların akıbetiyle ilgili DSİ’den bilgi talep ediyor. Ama kuyular belediyenin kendi bünyesinde. Bunun mantığı nedir? Bu, başkanın konuya vakıf olmadığını gösteriyor. Kuyularla ilgili DSİ’ye bilgi sorması tamamen bir yönetim zafiyetidir. DSİ zamanında uyarısını yapmıştır. Olası bir kuraklık durumunda kuyuların acilen bakım ve onarımdan geçirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak Yalova Belediyesi bu yazıyı ciddiye almamıştır. Yalova Belediye Başkanı, Yeşil Körfez Su Birliği’ne yazı yazıyor. Yeşil Körfez Su Birliği, Yalova Belediyesi’ne yazı yazıyor. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı da Mehmet Gürel. Hıdırlar bize, biz Hıdırlar’a." Güçlü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yapılması gereken çok açıktı. Kasım-aralık ayları gelmeden, protokolle belediyeye devredilen kuyular çalışır hale getirilecekti. Bu kuyulardan alınan su içme ve sanayi suyuna verilerek, Gökçe Barajı üzerindeki yük azaltılacaktı. ‘Ben o kuyuları Yalova’ya mı aktarayım’ diyor. Teknik olarak işin farkında olmadığı buradan belli. Oradan buraya aktarmaktan bahsetmiyoruz. Kuyuları mevcut şebekeye bağlayacaksın. Şebekeden giden su miktarı azalacak. Suyun bir kısmı kuyulardan karşılandığında barajdaki su daha sakin bir şekilde korunur. Ama her şeyi çarpıtıyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Acil durum önlemi, acil durum gelmeden alınır. Bu kuyulardan alınan su doğrudan şebekeye verilmek zorunda da değildir. Gerekli teknik düzenlemelerle bu sular depolara aktarılabilir, depolardan arıtmalara, oradan da içme suyuna dönüştürülebilir. Mehmet Gürel’in Kurtköy hattında yaşanan bir sabotaj nedeniyle 35 günlük su kaybı olduğu yönündeki açıklaması da gerçeği yansıtmıyor. Yalova’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık 100 bin metreküptür. 35 günlük kayıp denildiğinde bu 3 milyon 500 bin metreküp su demektir. Bu kadar büyük bir kayıp için sistemin çok uzun süre devre dışı kalması gerekir. Oysa arıza 2-3 gün içinde giderilmiştir. Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Kurtköy hattından neden su alınmaya devam edilmedi?" AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova’da yaşanan su krizinin yanlış yönetim ve ihmal sonucu olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaymakam Soysal, basın mensuplarıyla bir araya geldi
10 Ocak 2026 Cumartesi - 16:26 Kaymakam Soysal, basın mensuplarıyla bir araya geldi Adıyaman Kahta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yerel ve ulusal basın temsilcileriyle Kahta Öğretmenevi’nde düzenlenen programda bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda konuşan Kaymakam Muhammed Üsame Soysal, basın mensuplarının toplumun doğru, hızlı ve tarafsız bilgilendirilmesinde hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. Gazeteciliğin büyük bir sorumluluk ve fedakârlık gerektiren bir meslek olduğunu ifade eden Soysal, "Basın mensuplarımız, her türlü zorluğa rağmen kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için gece gündüz demeden önemli bir kamu görevini yerine getirmektedir. Demokrasinin güçlenmesi, toplumsal farkındalığın artması ve şeffaf yönetim anlayışının yerleşmesi noktasında basının çok büyük katkısı var. Bu anlamlı günde, ilçemizde ve ülkemizde görev yapan tüm gazetecilerimize emekleri için teşekkür ediyor, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu. Programda söz alan Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri ise gazeteciler adına düzenlenen buluşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan İşeri, "Gazeteciler, halkın sesi ve gözü olarak önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Zaman zaman zor şartlar altında görev yapan basın mensuplarının hatırlanması ve değer görmesi bizler için son derece kıymetlidir. Sayın Kaymakamımızın bu anlamlı günde bizlerle bir araya gelmesi, basına verilen değerin açık bir göstergesidir. Kendilerine tüm gazeteciler adına teşekkür ediyoruz" dedi. Program, basın mensupları ile Kaymakam Soysal arasında gerçekleşen karşılıklı sohbet, görüş alışverişi ve iyi dilek temennileriyle sona erdi.