POLİTİKA
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:41 Pakistan Milli Günü Ankara’da düzenlenen programla kutlandı Ankara’da Pakistan Büyükelçiliği tarafından 23 Mart Pakistan Milli Günü sebebiyle program gerçekleştirildi. Pakistan Büyükelçiliği tarafından 23 Mart Pakistan Milli Günü dolayısıyla program düzenlendi. Program, bayrak çekme töreni ve Pakistan Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende elçilik personelinden Saeed Anwar tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Program kapsamında Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zerdari ve Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif’in Milli Gün mesajları diplomatlar tarafından okundu. Programda konuşan Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid, Pakistan’ın kuruluş sürecine ve verilen mücadelelere değinerek, ülkenin zorluklara rağmen güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini vurguladı. Son zamanlarda küresel ölçekte önemli sınamalar yaşandığını belirten Junaid, bu süreçte daha fazla çalışmanın ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun gücüne de işaret eden Junaid, birlik ve kararlılık mesajı verdi. Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Asif Ali Zardari’nin mesajı ise şöyle: "Pakistan Günü münasebetiyle tüm Pakistan milletine en içten dileklerimi ve dualarımı iletiyorum. Tam da bugün, 1940 yılında, alt kıtanın Müslümanları Pakistan Kararı’nı kabul ederek, İslami prensiplere uygun şekilde özgürce yaşayabilecekleri ayrı bir vatan kurulması fikrini ortaya koymuşlardır. Bugün, Pakistan’ın kurulmasına giden yolda mücadele eden ve fedakârlıklar gösteren büyüklerimizi saygıyla anıyoruz. Pakistan Günü bize, milli kararlılığı gerçeğe dönüştürmede birlik ve dayanışmanın en önemli unsurlar olduğunu hatırlatmaktadır. Pakistan’ın 1947’de kurulması sırasında pek çok zorlukla karşı karşıya kaldık. Tarih göstermektedir ki karşılıklı iş birliği, sıkı çalışma ve yetkinlik sayesinde bu zorlukların üstesinden geldik ve her alanda kayda değer başarılar elde ettik. Devlet kurumlarımızı kurduk, savunma kapasitemizi aşılmaz hale getirdik, nükleer caydırıcılık kazandık, terörizme karşı uzun ve başarılı bir gayri nizami mücadele yürüttük ve ulusal felaketler sırasında fedakârlık ve dayanışmanın parlak örneklerini sergiledik. Pakistan Günü vesilesiyle hukukun üstünlüğünü sağlamayı, demokratik kurumları güçlendirmeyi, eşitsizliği azaltmayı, kadınları güçlendirmeyi, siyasi ve ekonomik istikrarı teşvik etmeyi ve terörizm ile aşırılığın belasını ortadan kaldırmayı kararlılıkla hedeflemeliyiz. Geçmişte hedeflerimize ulaştık ve inanıyorum ki bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukların üstesinden gelme kapasitesine tamamen sahibiz; birlik, iman ve disiplin, Pakistan’ı daha da güçlü ve müreffeh kılmamızda bize yol gösterecek temel ilkelerdir. Ulusal kahramanlarımızı ve Pakistan’ın kurulması ve istikrarı için fedakârlık yapan, vatanın güvenliği, istikrarı ve refahı uğruna hayatlarını adayan şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıyla analım. Yüce Allah koruyucumuz ve destekçimiz olsun. Amin. Pakistan çok yaşa." Tören, Pakistan’ın sürekli ilerlemesi, güvenliği ve refahı için edilen dualarla sona erdi.
Eski Aliağa Belediye Başkanı ve İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü hayatını kaybetti
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:28 Eski Aliağa Belediye Başkanı ve İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü hayatını kaybetti Aliağa’da üç dönem belediye başkanlığı ve 22. Dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekilliği görevlerinde bulunan deneyimli siyasetçi Hakkı Ülkü, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Uzun süredir rahatsızlığı sebebiyle tedavi gören Hakkı Ülkü’nün vefat haberi, ailesi, yakınları ve Aliağa halkını yasa boğdu. Siyasi hayatında önemli görevler üstlenen Ülkü’nün cenazesinin, yarın Karşıyaka Beşikçioğlu Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip defnedileceği öğrenildi. Hakkı Ülkü kimdir 1946 yılında Manisa’nın Salihli ilçesinde dünyaya gelen Hakkı Ülkü, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyal Bilimler ve Davranış Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Siyasete 1972 yılında CHP’de başlayan Ülkü, Gençlik Kolları yöneticiliği, 1977-1980 yılları arasında Belediye Meclis Üyeliği, 1983-1985 yılları arasında SODEP Aliağa İlçe Kurucu Üyeliği ve İlçe Başkanlığı, 1985-1988 yılları arasında ise SHP İlçe Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1989 yerel seçimlerinde SHP’den Aliağa Belediye Başkanı seçilen Ülkü, 1994 ve 1999 seçimlerini de kazanarak üç dönem üst üste belediye başkanlığı yaptı. 2002 yılında yapılan genel seçimlerde CHP İzmir 2. Bölge Milletvekili seçilerek parlamentoya giren Ülkü, TBMM İçişleri Komisyonu Üyeliği ve Grup Sözcülüğü görevlerini üstlendi. Siyasi kariyerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da aktif rol alan Hakkı Ülkü, Türk Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği, Ege ve Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanlığı, Çandarlı Körfezi Belediyeler Birliği Başkanlığı, Nazım Hikmet Vakfı ve Lozan Mübadilleri Vakfı üyelikleri ile Aliağa Spor Vakfı Başkanlığı gibi pek çok görevde bulundu. Orta derecede Fransızca bilen Ülkü, evli ve iki çocuk babasıydı.
Bakan Bayraktar: "Güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güç hedefimizin üçte birini yakaladık"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:41 Bakan Bayraktar: "Güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güç hedefimizin üçte birini yakaladık" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Güneş ve rüzgar kurulu gücümüzün toplamı 40 bin megavata yaklaştı. Böylece güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güç hedefimizin üçte birini yakaladık" dedi. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, aralık ayı sonu itibarıyla 122 bin 519 megavata yükseldi. 2025 yılında toplam tüketim 360 bin 929 gigavatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, yıllık bazda üretimde 362 bin 992 gigavatsaat ile rekor kırıldı. Yenilenebilir enerjinin kurulu güç içindeki payı da yükselişine devam etti. Toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 62,3’üne karşılık gelen 76 bin 281 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji oluşturdu. 2025 yılında toplam elektrik tüketimi 360 bin 929 gigavatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarken, bu tüketime 362 bin 992 gigavatsaatlik rekor üretimle karşılık verilmiş oldu. Rüzgar ve güneşin payı yüzde 32,6 Geçen yıl sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde güneşin payı 25 bin 109 megavat ile yüzde 20,5’e, rüzgarın payı da 14 bin 774 megavat ile yüzde 12,1’e ulaştı. Güneş ve rüzgar kurulu gücünün toplamı ise 2025’te yüzde 32,6 ile 39 bin 883 megavata çıkmış oldu. "Güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güç hedefimizin üçte birini yakaladık" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgar kurulu gücünü 2035’te 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini hatırlatarak, "Güneş ve rüzgar kurulu gücümüzün toplamı 40 bin megavata yaklaştı. Böylece güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güç hedefimizin üçte birini yakaladık" dedi. "Türkiye’nin enerjisini öz kaynaklarıyla yükseltmeye devam edeceğiz" 2025 yılında güneş kaynaklı elektrik üretim oranının yüzde 10,5, rüzgarın üretimdeki oranının da yüzde 10,7 ile tüm zamanların en yüksek yıllık seviyesine çıktığını kaydeden Bakan Bayraktar, "Buna göre 2025 yılında toplam elektrik üretimimizin beşte birinden fazlasını rüzgar ve güneşten karşıladık" ifadelerini kullandı. Toplam üretimin yüzde 56,7’sinin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye’nin enerjisini Türkiye’nin öz kaynaklarıyla yükseltmeye ve arz güvenliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi.
Baki Ersoy: "Nusaybin sınırında Türk bayrağına yapılan saldırı bu manada büyük bir alçaklık olmuştur"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:37 Baki Ersoy: "Nusaybin sınırında Türk bayrağına yapılan saldırı bu manada büyük bir alçaklık olmuştur" Milliyeti Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Nusaybin sınır hattında Türk Bayrağına yönelik saldırıya tepki göstererek, "Nusaybin sınırında Türk bayrağına yapılan saldırı bu manada büyük bir alçaklık olmuştur" dedi. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, yaptığı açıklamada, bayrağın bir milletin namus, şeref ve bağımsızlık sembolü olduğunu söyleyerek, "Bir bayrağa ancak bu değerlerden yoksun olanlar saldırır. Nusaybin sınırında Türk bayrağına yapılan saldırı bu manada büyük bir alçaklık olmuştur. Türk bayrağı, milletimizin birliğinin ve beraberliğinin en büyük sembolü iken, onu hedef alan her alçaklık Türk milletinin her ferdine yapılmış bir saldırıdır. "Terörsüz Türkiye"nin ülkemizde ve bölgemizde adım adım hedefine ulaşmasını tüm dünya izlerken, sınırımızdaki bu provokasyonun hesabı mutlaka sorulmalıdır ve elbette sorulacaktır. Gönderde nazlı nazlı dalgalanan Türk bayrağını indiren hainlerin eli mutlaka kırılacaktır. Suriye’de arkasına bile bakmadan kaçan teröristlerin yalvaran hâli zaten bunun en net fotoğrafıdır" dedi. Ersoy, "Son terörist ortadan kalkana kadar bu milli mücadelemiz sürecektir. Türk milleti her şeyin farkındadır. Türk milletinin birliğini, beraberliğini ve kardeşlik hukukunu kimse bozamayacaktır. Türk bayrağı kıyamete kadar, Türk milletinin bağımsızlık, şeref ve namus timsali olarak dalgalanacak ve nice haini kahretmeye devam edecektir" diye konuştu.
Başkan Hallaç’tan bayrağa yapılan saygısızlığa sert tepki
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:21 Başkan Hallaç’tan bayrağa yapılan saygısızlığa sert tepki Mardin’in Nusaybin ilçesinde, polis barikatlarını aşan bir grubun Türkiye-Suriye sınır hattında dalgalanan Türk bayrağını indirmesi kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Yaşanan olaya ilişkin Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’tan sert bir açıklama geldi. Başkan Hallaç, söz konusu girişimin yalnızca bir güvenlik ihlali olmadığını, milletin ortak değerlerine, birlik ve beraberliğine yönelik açık bir provokasyon olduğunu ifade etti. Açıklamasında Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen eylemi en güçlü şekilde kınadığını belirten Başkan Hallaç, "Nusaybin’de Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen bu alçakça eylemi en güçlü şekilde kınıyorum. Bayrağımız, bu topraklar uğruna can veren aziz şehitlerimizin emanetidir. Ona uzanan her el, milletimizin birliğine ve devletimizin egemenliğine uzanmıştır. Bu tür provokasyonlar asla amacına ulaşamayacaktır. Birlik, beraberlik ve milletin huzurunu hedef alan bu tür menfur girişimlere asla izin verilmeyecek. "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefinin provokasyonlarla zedelenmesine müsaade edilmeyecektir" dedi. Sınır hattında yaşanan olayın arka planına da değinen Başkan Hallaç, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Suriye tarafında terör örgütü YPG yandaşları tarafından gerçekleştirilen saldırının, milletin huzurunu ve terörle mücadelede elde edilen kazanımları hedef alan açık bir provokasyon olduğunu dile getirdi. Devletin kararlılığına dikkat çeken Başkan Hallaç, "Bu tür eylemleri planlayan ve icra edenler şunu iyi bilmelidir ki; Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik her tehdit ve mukaddesatımıza uzanan her alçaklık, en kararlı şekilde karşılık bulacaktır. Olayın son derece hassas bir bölgede gerçekleştiğini unutmayalım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bayrağına ve sınırlarına uzanan hiçbir girişimi cevapsız bırakmaz. Hukuk çerçevesinde gereken yapılacak, sorumlular mutlaka adalet önünde hesap verecektir. Milletimiz bu tür tahriklere karşı sağduyusunu korumalı, birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmelidir" ifadelerine yer verdi. Başkan Hallaç, açıklamasının sonunda Türk bayrağının yalnızca bir sembol olmadığını; milletin onurunun, tarihinin ve ortak iradesinin en güçlü ifadesi olduğunu bir kez daha hatırlattı.