Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
POLİTİKA
İYİ Parti’den CHP’ye bayram ziyareti
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:36:52
İYİ Parti heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla CHP’yi ziyaret etti. Ramazan Bayramı dolayısıyla partiler arası bayram ziyareti sürüyor. Bu kapsamda İYİ Parti heyeti Ar-Ge ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, Genel İdare Kurulu Üyesi Sevim Elif Babaoğlu ve Kocaeli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Mutlu Sarı CHP’yi ziyaret etti. Heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Parti Meclisi Üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz, Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar karşıladı. Yavuzyılmaz, Türkiye’nin ekonomik kriz içinde olduğunu belirterek, "Gelecekten umudunu kesmiş toplum içindeki kitle kim derse gençler. Bir genç şu anda bir araba almayı hayal edemiyor. Bir ev almayı hayal edemiyor. Evlenmeyi hayal edemiyor. Evlenecek olsa çocuk yapmaya cesaret edecek durumda değil. Ekonomik krizin altında ezildikçe eziliyor. Diğer yandan bu gençlerin bahsettiğiniz gençlerin anneleri, babaları çalışıyorsa şanslıysa ve iş bulmuşsa çalışıyorsa ağırlıklı olarak ortalama bir asgari ücret seviyesinde çalışmak durumunda asgari ücret şu anda ortalama ücrete dönmüş vaziyette. Eğer emeklilerse zaten bu kez de bir bayramda bile yılda iki bayramda bile asgari ücretin 28 bin lira olduğu yerde 4 bin lira adı ikramiye yani desek ki harçlık desek harçlık değil. Bir aileyi geçindirmek bakımından dolayısıyla böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Bugün dün zordu ülke açısından çünkü AK Parti’nin yirmi üç yıllık kurduğu bir rant sistemi var. Bu rant sistemi tabii birilerini beslerken birilerinin lüks ve şatafat içinde yaşamasını sağlarken diğer yandan halkın kalanını büyük ölçüde fakirleştirdi" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz da, "Trafikte kesilen cezalar, işte bir yılda toplanması gereken veya bütçeye konulan cezanın bir ayda kesilmesi hatta iki üç katı yüksek oranda kesilmesi artık hükümette şöyle bir şey var, enerjileri yok. Türkiye’yi bu ekonomik krizden kurtaracak planları, programları yok. Üç yıldır yoğun bir program uygulanıyor. Ya da uygulandığını söylüyorlar ama enflasyon hala 30’lu rakamlarda. Önümüzdeki altı ayda bu ekonomi düzelmeyecek. Maalesef bu konuların üstüne gidilmesi lazım. Şartlar öyle ağır hale geldi ki şimdi bir emeklinin bir öğrenci okutması mümkün değil. Veya bir çalışanın çocuğunu okutması mümkün değil. Artık bunları konuşur hale geldik. Maalesef. Ama tabii ekonominin gölgenin olması için konuşulmaması için ülkede başka başka gündemler konuşturuyorlar. Üzüntü duyuyoruz" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:25
Milletvekili Şahin: "Türkiye güçlü liderlikle güvenli liman"
AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, "Cumhurbaşkanımız, uluslararası siyasi ve ekonomik krizlerde güçlü bir liderlik sergileyerek Türkiye’yi güvenli bir liman olarak muhafaza etmektedir" dedi. AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, Karabük’te düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada Türkiye’nin uluslararası konumu ve iç siyasete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın birçok bölgesinde çatışma ve zulümlerin yaşandığına dikkat çeken Şahin, Türkiye’deki huzur ve güven ortamının güçlü liderlik sayesinde sağlandığını belirtti. Şahin, "Bugün bizler huzur içerisinde bayramı idrak ederken dünyanın farklı coğrafyalarında acı ve zulüm yaşanıyor. Bu tablo, güçlü bir liderliğin bir ülke için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası krizlerde sergilediği liderliğe vurgu yapan Şahin, Türkiye’nin diplomasiyi etkin şekilde kullandığını ifade etti. Şahin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, uluslararası siyasi ve ekonomik krizlerde güçlü bir liderlik sergileyerek Türkiye’yi güvenli bir liman olarak muhafaza etmektedir. Ortaya koyduğu söylemler ve diplomatik hamleler, ülkemizi dünya siyasetinde sayılı aktörlerden biri haline getirmiştir" diye konuştu. Muhalefetin tutumunu da eleştiren Şahin, "Türkiye böylesine kritik bir süreçten geçerken muhalefetin yapay polemiklerle siyasi rant peşinde olması kabul edilemez. Milli meselelerde ortak bir duruş sergilenmesi gerekirken ne yazık ki bu sorumluluk yerine getirilmemektedir" ifadelerini kullandı. Geçmişte gündeme gelen "beka meselesi" tartışmalarına da değinen Şahin, yaşanan gelişmelerin bu kavramın önemini ortaya koyduğunu belirtti. Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda kaydettiği ilerlemelere dikkat çeken Şahin, bu adımların stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Türkiye’nin "Terörsüz Türkiye" ve "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda ilerlediğini dile getiren Şahin, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti emin ellerdedir. Hedeflerimiz nettir. Ülkemizin daha güçlü, daha müreffeh ve daha huzurlu bir geleceğe ulaşacağına olan inancımız tamdır" şeklinde konuştu. Uluslararası kurumların etkinliğinin giderek azaldığını ifade eden Şahin, bazı küresel yapıların krizler karşısında yetersiz kaldığını, Türkiye’nin ise bağımsız ve güçlü duruşunu sürdürdüğünü kaydetti. Şahin, Türkiye’nin her alanda daha güçlü bir geleceğe yürüdüğünü belirterek çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:17
İYİ Parti’den CHP’ye bayram ziyareti
İYİ Parti heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) ziyaret etti. Ramazan Bayramı dolayısıyla partiler arası bayram ziyareti sürüyor. Bu kapsamda İYİ Parti heyeti Ar-Ge ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, Genel İdare Kurulu Üyesi Sevim Elif Babaoğlu ve Kocaeli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Mutlu Sarı CHP’yi ziyaret etti. Heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Parti Meclisi Üyesi Elif Leyla Gümüş, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz, Gençlik Kolları MYK Üyesi Özlem Akpınar karşıladı. Burada konuşan Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye’nin derin bir ekonomik krizin içinde olduğunu vurgulayarak, "Gelecekten umudunu kesmiş toplum içindeki kitle kim derse gençler. Bir genç şu anda bir araba almayı hayal edemiyor. Bir ev almayı hayal edemiyor. Evlenmeyi hayal edemiyor. Evlenecek olsa çocuk yapmaya cesaret edecek durumda değil. Ekonomik krizin altında ezildikçe eziliyor. Diğer yandan bu gençlerin bahsettiğiniz gençlerin anneleri, babaları çalışıyorsa şanslıysa ve iş bulmuşsa çalışıyorsa ağırlıklı olarak ortalama bir asgari ücret seviyesinde çalışmak durumunda asgari ücret şu anda ortalama ücrete dönmüş vaziyette. Eğer emeklilerse zaten bu kez de bir bayramda bile yılda iki bayramda bile asgari ücretin 28 bin lira olduğu yerde 4 bin lira adı ikramiye yani desek ki harçlık desek harçlık değil. Bir aileyi geçindirmek bakımından dolayısıyla böyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Bugün dün zordu ülke açısından çünkü AK Parti’nin yirmi üç yıllık kurduğu bir rant sistemi var. Bu rant sistemi tabii birilerini beslerken birilerinin lüks ve şatafat içinde yaşamasını sağlarken diğer yandan halkın kalanını büyük ölçüde fakirleştirdi" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, "Trafikte kesilen cezalar, işte bir yılda toplanması gereken veya bütçeye konulan cezanın bir ayda kesilmesi hatta iki üç katı yüksek oranda kesilmesi artık hükümette şöyle bir şey var, enerjileri yok. Türkiye’yi bu ekonomik krizden kurtaracak planları, programları yok. Üç yıldır yoğun bir program uygulanıyor. Ya da uygulandığını söylüyorlar ama enflasyon hala 30’lu rakamlarda. Önümüzdeki altı ayda bu ekonomi düzelmeyecek. Maalesef bu konuların üstüne gidilmesi lazım. Şartlar öyle ağır hale geldi ki şimdi bir emeklinin bir öğrenci okutması mümkün değil. Veya bir çalışanın çocuğunu okutması mümkün değil. Artık bunları konuşur hale geldik. Maalesef. Ama tabii ekonominin gölgenin olması için konuşulmaması için ülkede başka başka gündemler konuşturuyorlar. Üzüntü duyuyoruz" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 20:05
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aşık Veysel’i vefatının 53. yıldönümünde andı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halk ozanı Aşık Veysel’in vefatının 53’üncü yıldönümünde anma mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Anadolu halk ozanımız Aşık Veysel’i ebediyete irtihalinin 53’üncü yılında rahmetle, hürmetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Mart 2026 Perşembe- 22:44
Bakan Çiftçi ve Bakan Tekin, Erzurum’da 4 bin kişiyle iftarda buluştu
2
21 Mart 2026 Cumartesi- 11:22
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
3
21 Mart 2026 Cumartesi- 18:04
Bakan Fidan: "Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil, İsrail’in barış istememesi"
4
19 Mart 2026 Perşembe- 23:41
Uşak protokolü bayramlaşma töreninde buluştu
5
21 Mart 2026 Cumartesi- 18:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı: "Bu anlamlı günün bölgemizdeki savaşların sona ermesine vesile olmasını diliyorum"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 20:10
CHP Genel Başkanı Özel: "(İBB’ye bağlı kreş) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Kreşteki görüntülere göre hiçbir temas yok ama buna rağmen İBB soruşturmayı derinleştirerek sürdürdü, sürdürmeye de devam ediyor. Görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok" dedi. CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 buçuk saat süren toplantının ardından bir açıklama yapan Özel, "Türkiye, ağır bir uyuşturucu sorunuyla karşı karşıyadır. Bu sorun hem sağlık hem de bir güvenlik sorunudur. Ancak gelinen noktada uyuşturucu çeteleriyle ve bağımlılıkla mücadelenin maalesef etkin sonuçlar vermediği görülmektedir. Türkiye artık uyuşturucu ticaretinde yalnızca bir transfer ülke değildir, aynı zamanda bir hedef ülkedir. Bu nedenle ciddi bir anlayış, politika değişikliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu sorun sadece birkaç torbacının yakalanması meselesi olmadığı gibi, bazı ünlü isimleri uyuşturucu testine götürüp getirerek, konuyu magazinleştirerek çözülebilecek bir mesele hiç değildir. Gençlerin hayranlık duyduğu 19 ismi sıraya dizip, teste götürüp, 11’i temiz çıkınca onlara ‘pardon’ demek, insanların itibarıyla oynamak hem mücadeleyi zayıflatan hem de bu kişileri toplum ve hayranları önünde zor duruma sokan, ayrıca bu kişilerin ailelerini, çocuklarını da yaşadıkları sosyal çevre içinde zor durumda bırakan uygulamalardır. Kimseye de bir faydası yoktur" ifadelerini kullandı. "Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok" İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı Eyüpsultan’daki bir kreşte çocukların darp ve istismar edildiği iddialarına değinen Özel, şunları söyledi: "Oradaki eğitmenimizin tespit ettiği ve aileye bildirdiği bir konu var. Bakanlar, ‘kreş’ diyorlar, çocuk etkinlik merkezi bunlar. Bu çocuk etkinlik merkezinde bir öğrenci üstü değiştirilirken göğsünde bir morluk, bir yara izine rastlıyor öğretmeni. Derhal anneyi arıyor ve diyor ki annesine ’Burasında bir morluk var, siz bunu gördünüz mü?’. Annenin cevabı, ’Çocuktur bunlar, düşer kalkar, morarır’ oluyor. Tutanak altına alıyorlar hem morluğu gördüklerini hem anneye bildirdiklerini ve annenin yanıtını. Daha sonra bundan baba haberdar oluyor ve bir anda baba, spor eğitimi veren diğer eğitmeni suçluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hemen bu konuda bir soruşturma başlatıyor ve görüntüler inceleniyor. Şimdi bu konudaki bir kargaşaya son verelim; kreşte tam 35 kamera var ve kreşte kör nokta yok. Gitsinler, 35 kameranın görüntülerini saklama mecburiyeti 15 gün, İBB 3 ay saklıyor. Gitsinler 35 kamerayı incelesinler ve ’şurası kör noktadır’ desinler. Öyle bir nokta yok ve kurallar gereğince spor yaptıran öğretmenin öğrenciye temas etmesi yasak. Görüntülere göre de hiçbir temas yok ama buna rağmen İBB soruşturmayı derinleştirerek sürdürdü, sürdürmeye de devam ediyor. Görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok." "Varsa bir istismar yapan, onun canına okuyalım" Kendisinin ’Kabinede bir tane kadın bakan var. Erkeklerle yapılacak muhalefet yeter, kadın bakana özenli davranın’ dediğini hatırlatan Özel, "Bunu bu bakana özel değil, bütün kadın bakanlık yapan bakanlar bunu bilir; bütçelerinde titizlendiğimiz, doğru bir dil tercih ettiğimiz, polemikten uzak durduğumuzu. Çünkü yaptıkları görev ailedir, kadındır, çocuğun yüksek yararıdır dediğimiz, en özenli davrandığımız bakan, en özensiz dille çıkmış ortalıkta kendini yakıyor ’Kreşte istismar, kreşte istismar’ diye. Varsa bir istismar yapan, onun canına okuyalım. 780 kreşimiz var, git bakalım veli memnuniyetine bak. O kreşte suçladığın öğretmenlere bir bak; bir tanesi şehit eşi. Bir tanesi birkaç ay sonra bebeği olacak bir anne. Bir tanesi bir başka programdan yerleştirilmiş bir öğretmen. Ve diyorlar ki ’Efendim troller yazıyor.’ Güya 3 yaşındaki çocukla alay etmişler. Kamera kayıtları hepsini yalanladı. Biz yargıyı takip edeceğiz. Er ya da geç bu savcı gitmeyecek mi, 35 kamerayı almayacak mı? Kör nokta var mı yok mu diye bakmayacak mı? Doğru mu yanlış mı, bir yanlış varsa o yara orada mı, başka yerde mi oldu? Ne oluyor bu ortaya çıkmayacak mı? Çıkınca Mahinur Hanım nasıl gözümüzün içine bakacaksınız" şeklinde konuştu. "Genç Kiracı Yasası’ çıkaracağız" Dar gelirli gençler için ‘Kira Destek Fonu’ kuracaklarını söyleyen Özel, "25 yaş altı gençleri koruyan özel bir ‘Genç Kiracı Yasası’ çıkaracağız. Bölgesel ihtiyaçlara göre planlanmış, insani şartlara sahip yurtlar yapacağız. Cumhuriyet yurtlarını bir yıl içinde bitireceğiz. Eğitim kredilerini ihtiyaca göre yükselteceğiz. Geri ödemesiz bursların kapsamını genişleteceğiz. Yerel seçim gecesi şöyle seslenmiştim: Bavullarını toplayan gençler bir seçim daha beklemeye karar verdiler. İşte o seçim yaklaşıyor. Sakın umudunuzu kaybetmeyin. ’Bu ülkeden bir şey olmaz’ diyenlere de sakın kulak asmayın. Değişim istiyorsanız hep beraber mücadele edeceğiz. Sizden sadece oy vermenizi istemiyoruz, daha fazlasını istiyoruz. Biz gençlerin hayatta kalmak için değil, kendi ülkelerinde hayal kurmak için ve bu hayalleri gerçekleştirmek için yaşadığı bir Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz. Vizesiz Avrupa’yı, yasaksız Türkiye’yi gençlerimizin omuzlarında yükselteceğiz" açıklamasında bulundu. "İlk gireceğimiz genel seçimlerde de başaracağız" İlk seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olduklarını vurgulayan Özel, "Şimdi birileri seçimden korkup kaçabilir ama biz tarihte ilk kez yüzde 60’ı aşan erken seçim talebi için gayret göstermeye devam ediyoruz. Bizim safımız milletle birdir. Millet de bizimle beraberdir. İlk girdiğimiz seçimlerde başardık, ilk gireceğimiz genel seçimlerde de başaracağız. Ekrem İmamoğlu bugün hapiste olabilir ama mutlaka çıkacak, o seçime girecek ve bu milletin cumhurbaşkanı olacak" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 20:00
Bakan Göktaş: "Çocuklarımızı korumak için yeni sosyal medya düzenlememizi hayata geçiriyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Çocuklarımızı çevrim içi platformların bu görünmeyen ama derin izler bırakan risklerinden korumak için yeni sosyal medya düzenlememizi hayata geçiriyoruz" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 19:26
AK Parti Sözcüsü Çelik: "CHP’li belediyeler, yasal bir boşluktan faydalanarak bu yapıları “çocuk oyun evi” ya da “etkinlik alanı” adı altında Millî Eğitim Bakanlığı ve Aile Bakanlığı denetiminin dışına çıkarmıştır"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 19:17
MHP’li Akçay :"Biz iktidarı yıpratmak için değil, Türkiye’yi güçlendirmek için siyaset yapıyoruz"
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP’nin siyaset anlayışının temelinde "önce ülkem ve milletim" ilkesinin yer aldığını belirterek, "Biz iktidarı yıpratmak için değil, Türkiye’yi güçlendirmek için siyaset yapıyoruz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu. Akçay’a ziyaretlerinde MHP MYK Üyesi Ali Uçak ile MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner eşlik etti. Akçay ve beraberindeki heyet, MHP Alaşehir İlçe Başkanlığı lokali önünde İlçe Başkanı Tahsin Atılgan tarafından çiçeklerle karşılandı. Atılgan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, misafirlere teşekkür etti. Parti lokalinde partililere hitap eden MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP’nin "önce ülkem ve milletim, sonra partim, sonra ben" anlayışıyla hareket eden bir parti olduğunu belirterek, bu ilkenin MHP’yi diğer siyasi partilerden ayıran en temel özellik olduğunu söyledi. Cumhur İttifakı’nın kuruluş gerekçilerine değinen Akçay, ittifakın temelinde Türkiye’nin istikrarı, birliği ve güçlü bir devlet yapısının korunması idealinin bulunduğunu ifade etti. MHP’nin muhalefet anlayışının yıkıcı değil, yapıcı olduğuna dikkat çeken Akçay, "Bizim siyaset anlayışımızda önemli olan muktedir olabilmektir. Ülkeye zarar verecek tutum ve davranışlardan uzak dururuz" dedi. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı siyasi istikrarsızlıklara da değinen Akçay, 15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişiminin ardından MHP’nin tavrını net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yıllar öncesinden yaptığı uyarıların bugün ne kadar isabetli olduğunun görüldüğünü ifade eden Akçay, Bahçeli’nin yüksek siyasi öngörüye sahip bir lider olduğunu söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akçay, uygulanan sıkı para politikalar ve mali disiplin sayesinde enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini, Türkiye’nin son 50 aydır kesintisiz büyüme gösterdiğini belirtti. 2025 yılı büyüme oranının en az yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Akçay, Merkez Bankası rezervlerinin de 205 milyar dolarla tarihi seviyelere ulaştığını kaydetti. Akçay, bu gelişmelerin kısa vadede vatandaşların alım gücüne olumlu yansıyacağını dile getirdi. Erkan Akçay ve beraberindeki heyet, ayrıca AK Parti Alaşehir İlçe Başkanlığı, Ziraat Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Örencik Mahallesi’ni ziyaret ederek istişarelerde bulundu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 19:04
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:50
Bakan Bayraktar: "Türkiye, dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye, 6 derin deniz sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisi ile dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:39
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bugün ise “Kürtlere sahip çıkıyorum” söylemi altında, esas ajandası terör örgütlerine sahip çıkmak olanların Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Devlet Bahçeli’yi bu ifadelerle hedef alması, en büyük Kürt düşmanlığıdı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:56
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:49
AK Parti Sözcüsü Çelik: "İran konusunu çok yakından ve endişeyle takip ediyoruz. İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısındayız"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:30
AK Parti Sözcüsü Çelik: "PKK tüm unsurlarıyla silah bırakmalı"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:38
AK Parti MKYK toplantısında; Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut, Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül Ak Parti’ye katıld
AK Parti MKYK toplantısında; Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut, Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül Ak Parti’ye katıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:29
Konya’nın gelişen raylı sistem yolculuğunda önemli bir yatırımın daha temeli atıldı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ikinci etap çalışmaları kapsamında hayata geçecek Tümosan Köprülü Kavşağı için temel atma töreni düzenlendi. Törende konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte Konya tarihi açısından önemli raylı sistem yatırımları gerçekleştirdiklerini ifade etti. "2027’ye kadar 21.1 kilometrelik raylı sistem hattımızı tamamlamayı planlıyoruz" 21.1 kilometrelik Şehir Hastanesi- Stadyum Tramvay Hattı’nda Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) ile birlikte yoğun şekilde çalıştıklarını kaydeden Başkan Altay, "Büyükşehir Belediyemizin yaptığı ilk etapta inşa işlerinin büyük bir kısmını tamamladık. İnşallah işi tamamlamakla ilgili sürece devam ediyoruz. AYGM ile ilgili kısımda da yoğun bir çalışma yürütülüyor. Şu an itibariyle en kısa sürede Şehir Hastanesi’ne kadar olan ilk etabın açılması, sonra Yeni Sanayi alanına kadar olan 10 kilometrelik ikinci etap hattın açılması ve bugün de hat üzerinde temel atacağımız alandaki çalışmaların da 2026 sonu, 2027 başında tamamlanarak Konya’mıza hizmet edecek 21.1 kilometrelik raylı sistem hattımızı tamamlamayı planlıyoruz" dedi. "Konya 58 kilometrelik bir raylı sistem hattını inşa etme çalışmalarını tamamlamak üzere" Konya’nın 26.7 kilometre raylı sistem hattıyla 1985’lerde başladığı yolculukta Anadolu’da ilk raylı sistemi kullanan şehir olduğunu hatırlatan Başkan Altay, konuşmasına şöyle devam etti: "Şu anda Konya 58 kilometrelik bir raylı sistem hattını inşa etme çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. 21.1 kilometrelik Stadyum-Şehir Hastanesi Hattı’mızda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Yine Meram Gar’dan başlayıp Pınarbaşı’na kadar TCDD ile 23 kilometrelik banliyö projemiz var. Genel Müdürümüz Veysi Kurt’a teşekkür ediyorum. Pınarbaşı’na kadar olan hattın yapımını TCDD’de üstlenmiş durumda; araç alımını da Konya Büyükşehir Belediyesi olarak biz yürütüyoruz." 13.8 kilometrelik Barış Caddesi Tramvay Hattı’nın da Dünya Bankası ile kredilendirildiğini, ihalesini yaptıklarını ve bahar ayında yapımına başlayacaklarına değinen Başkan Altay, "Böylelikle 58 kilometre yeni hattı Konya’mıza kazandırmış olacağız. Bununla birlikte bu yıl yatırım programına giren Fetih Caddesi-Ahmet Özcan Caddesi Tramvay Hattı işini yine Genel Müdürümüzle takip ediyoruz. Selçuk Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, Alaaddin ve Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında yapılacak 29 kilometrelik metroyla ilgili proje çalışmalarını inşallah Nisan ayı itibariyle tamamlayıp onun yapım süreciyle ilgili görüşmelere ve çalışmalara devam ediyoruz. Bunlar tamamlandığında Konya’mız yaklaşık 116 kilometrelik yeni bir raylı sistem hattına ve 29 kilometrelik bir metro hattına kavuşmuş olacak. Böylece şehir içindeki günlük trafiği azaltmayı, insanların ulaşabildiği bir şehir oluşturmaya gayret ediyoruz. Özellikle bu hatlarımız tamamlandığında havaalanı, yeni otogarımız ve Hızlı Tren Garlarımız birbirine bağlanmış olacak. Böylece Konya’ya nereden gelmiş olursanız olun hem şehrin raylı sistemine dahil olacağınız hem de diğer ulaşım araçlarının terminallerine ulaşabileceğiniz bir raylı sistem hattına kavuşmuş oluyoruz. Yine, Şehir Hastanesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, NEÜ Tıp Fakültesi, Selçuk Üniversitesi olmak üzere bütün hastanelere raylı sistemle ulaşabilecek bir ağ oluşturuyoruz" değerlendirmesini yaptı. "Araçlar için 293 metrelik bir üst geçit inşa ediyoruz" Aslım Caddesi ile Aksaray Çevre Yolu’nun kesiştiği noktada temeli atılan köprülü kavşakla ilgili de bilgi veren Başkan Altay, "Şehir Hastanesi- Stadyum Tramvayı kapsamında buraya araçlar için 293 metrelik bir üst geçit inşa ediyoruz. Transit geçen araçlar, Aksaray Yolu’ndan gelip şehre gelen araçlarımız bu üstgeçidi kullanırken, Aslım Caddesinden gelip Ankara Yolu’na ya da şehir merkezine gidenler alttan, hemzeminden kullanacaklar. Ayrıca tramvayımız da burada hemzeminden geçerek yoluna devam etmiş olacak. Milyarlık bir yatırımı şehrimize kazandırmış oluyoruz. Bu kapsamda yapacağımız işler bununla sınırlı değil. İnşallah hemen az ileride bulunan Aksaray Köprülü Kavşağı’nın yenilenmesi, hızlı tren üstgeçidinin yenilenmesiyle ilgili bir planlama yaptık. Ona da en kısa sürede başlayacağız. Yine Otogar Kavşağı’nda Doktor Sadık Ahmet Caddesi’nden gelip Halil Ürün Caddesi’ne geçenlerin üstten geçtiği, tramvayın yukarıdan geçtiği bir sistemin inşaatına hızla devam ediyoruz. İnşallah çok kısa bir sürede orada birlikte temel atma programımızı yapmayı hedefliyoruz" dedi. Yeni 2 köprülü kavşak yapılacak, 2 köprülü kavşak yenilenecek, 3 de yaya üst geçidi yapılacak Raylı sistem çalışmaları kapsamında yaya üstgeçitleri ile yenilenecek ve sıfırdan yapılacak köprülü kavşak çalışmalarından da bahseden Başkan Altay, şunları söyledi: "Aksaray Yolu - Ankara Yolu Kavşağı’nda yapacağımız yeni otogarın bulunduğu yerde bir yaya üstgeçidi, mevcut otogarımızın bulunduğu yerde bir yaya üstgeçidi ve Selçuklu Belediyesi’nin bulunduğu yerde de bir yaya üstgeçidi yaparak, toplamda 2 köprülü kavşağın sıfırdan yapılması, 2 köprülü kavşağın yenilenmesi, 3 yaya üst geçidinin yapılması gibi şehrimize yeni eserleri de bu kapsam da kazandırmış olacağız. İnşallah en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Burada özellikle sanayide çalışan kardeşlerimizin toplu ulaşımla iş yerlerine ulaşmasını sağlamış olacağız." "Türkiye’de en ucuz ulaşımı yapan şehirlerden birisiyiz" Konforlu bir toplu ulaşım kazandırmak adına geçtiğimiz yıl 180 hibrit otobüsü Konya’ya kazandırdıklarını da hatırlatan Başkan Altay, "İnşallah bu yıl yine 100 otobüsle şehrimizin otobüs filosunu da yenileme çalışmalarımıza kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. Bu hizmetleri yürütürken Türkiye’de en ucuz ulaşımı yapan şehirlerden birisiyiz. Öğrenci ulaşımında Türkiye’nin en ucuzu olarak, 9 lirayla öğrencilerimize hizmet veriyoruz. Yine sivil ulaşımda da Türkiye’nin en ucuz ulaşımlarından birisini en konforlu şekilde Konyalılara sunma gayretimiz kesintisiz bir şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Yerel yönetim, merkezi hükümet iş birliğiyle Konya’mızı adeta demir ağlarla örüyoruz" Tümosan Köprülü Kavşağı’nın hayırlı olmasını temenni eden Başkan Altay, "Yerel yönetim, merkezi hükümet iş birliğiyle Konya’mızı adeta demir ağlarla örüyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na, bugün bizleri yalnız bırakmayan Altyapı Genel Müdürümüz Yalçın Eyigün’e çok teşekkür ediyorum. Müteahhit firmamıza teşekkür ediyorum, kesintisiz bir şekilde kar kış demeden yoğun bir şekilde gayret ediyorlar. İşçi kardeşlerimize teşekkür ediyoruz, bu soğukta herkes sıcacık evinde otururken onlar Konya için üretmeye devam ediyor. Bugün bizi yalnız bırakmayan başta Valimiz, Milletvekilimiz, İl Başkanımız olmak üzere tüm protokol üyelerimize teşekkür ediyorum" sözleriyle konuşmasını bitirdi. "Yapılan bu hizmet Konya’mızın trafiğini rahatlatacak" AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "24 yılda hamdolsun ülkemizde olduğu gibi Konya’mızda da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük katkı sağlanıyor. Bu noktada hem Büyükşehir Belediye Başkanımız hem ilçelerimizin değerli belediye başkanları çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yapılan bu hizmet inşallah Konya’mızın trafiğini de rahatlatacaktır" ifadelerini kullandı. Konya raylı sistemde örnek şehirlerden olacak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı AYGM Genel Müdürü Yalçın Eyigün, dünyadaki raylı sistemi gelişmiş metropollerden örnekler vererek, Konya’nın Tokyo, Paris ve New York gibi raylı sistem entegrasyonlarıyla kuşatılan bir şehir olma yolunda hızla ilerlediğine değindi. "Başkanımızın Konya sevdalılığı bu yatırımları kazandırıyor" Konya Büyükşehir Belediyesi ile beraber güzel bir çalışma düzeni oturttuklarını kaydeden Eyigün, "Konya’yı her defasında masaya yatırıyoruz, her defasında farklı bir konuyu irdeliyoruz. Bu iyi iş birliği güzel sonuçlar doğuruyor. Başkanımızın Konya’ya vakıflığı, Konya sevdalılığı bu yatırımları kazandırıyor. Burada kendilerinin emeklerini takdir ediyorum. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine özel olarak teşekkür ediyorum. Adeta aynı bir bünyeymişçesine uyumlu, koordinasyonlu çalıştığımızı, Konya’nın her derdi için onlarca defa Ankara’ya geldiklerini bunun da ürünler, eserler ortaya çıkardığını söyleyebilirim" dedi. Kavşakların yapım amacına dikkati çeken Eyigün, "Biz bu kavşaklarla neden uğraşıyoruz? Çünkü bu kavşaklar yapıldığında raylı sistemin akışkanlığı sağlanacak, ortalama hızı yükselecek, konfor artacak, kara yolu trafiğinin güvenliği artacak, dur-kalk azalacak, kesintisiz sürüş artacak, zaman kazancımız artacak, akaryakıt tasarrufumuz artacak, kazalar azalacak ve en önemlisi can güvenliğimiz artacak. Dolayısıyla bu kavşakların her birisi yatırım bedeli itibariyle ciddi bir külfet. İnşa süresince de tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederiz. Bittiği zaman inşallah en az yüz yıl insanımıza, şehre hizmet edecek" şeklinde konuştu. "Temel atmama törenlerinin yapılıp, yaprakların dahi alkış tuttuğu bir ülkede işte belediyecilik budur" AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, "Temel atmama törenlerinin yapılıp, yaprakların dahi alkış tuttuğu bir ülkede işte belediyecilik budur. İşte ülke sevdası budur. İşte işini bilmek, yaşamak budur. Büyükşehir Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Konya’mızı Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki yatırımlar ile gergef gibi dokuyan tüm Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı mensuplarımıza Konyalılar adına teşekkürü, şükran borcunu ifade etmek istiyorum. Zira bu yatırımlar, bu çalışmalar el birliği ile yapılıyor, iş birliği ile yapılıyor. Yerelde yapılsa bile proje anlamında destekler üretiliyor. Belki isimler hatırlanmayacak ama yapıp gidenin anası, atası nurda yatsın duasıyla bu işte emeği olan herkes bu dualardan nasiplenecek inşallah" diye konuştu. "Konya’mız ulaşımda bugünü ve geleceği planlayan bir anlayışla her geçen gün daha da gelişmektedir" Konya Valisi İbrahim Akın ise, Tümosan Köprülü Kavşağı Projesi’nin Konya’nın trafik, sanayi, sağlık ve şehir merkezi akslarını birbirine entegre eden stratejik bir ulaşım hamlesi olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Bu proje çok seviyeli kavşak sistemi, kesintisiz trafik akışı, raylı sistem entegrasyonu ve yüksek taşıma kapasitesiyle Konya’mızın ulaşım ağını daha modern, daha verimli ve daha güvenli bir yapıya kavuşturacaktır. Konya’mız ulaşımda bugünü ve geleceği planlayan bir anlayışla her geçen gün daha da gelişmektedir. Günbegün daha iyiye giden, altyapısını sürekli güçlendiren ve insan odaklı şehircilik yaklaşımını önceleyen bu hizmetlerin şehrimize kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese şükranlarımı ifade ediyorum." Konuşmaların ardından yapılan duayla TümosanKöprülü Kavşağı’nın temeli atıldı. Programa; 3. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Mete Kuş, Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Büyük Birlik Partisi İl Başkan Yardımcısı Mehmet Atasağun, ilçe belediye başkanları, rektörler ve davetliler katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder