POLİTİKA
20 Mart 2026 Cuma - 21:25 AK Parti İstanbul İl Başkanlığında bayramlaşma programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığında bayramlaşma programı gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı düzenlediği bayramlaşma programı, bakanların katılımıyla yapıldı. İl Başkanlığı binasında düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, İl Başkanı Abdullah Özdemir, MKYK üyeleri, milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda teşkilat mensubu ve vatandaş katıldı. Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan Bayramı mesajı katılımcılara dinletildi. Bayramlaşma programının açılışında AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ile İl Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce selamlama konuşması yaptı. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Ramazan ayı boyunca İstanbul’un 39 ilçesi ve 961 mahallesinde yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Teşkilatın tüm kademeleriyle sahada olduğunu belirten Özdemir, yüz binlerce haneye ulaşıldığını, yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara bayramlık desteği sağlandığını ifade etti. Ramazan süresince meydanlarda ve hastanelerde iftar saatlerinde ikramlarda bulunulduğunu, 3 bin 600 camide teravih sonrası vatandaşlarla bir araya gelindiğini belirten Özdemir, kadın ve gençlik kollarının da üniversite iftarları, hane ziyaretleri ve çeşitli etkinliklerle sahada aktif rol aldığını kaydetti. Özdemir, İstanbul’da Ramazan’ın güçlü bir şekilde yaşandığını belirterek, bu birlik ve beraberlik ikliminin yılın tamamına yayılması temennisinde bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada zorlu bir dönemden geçtiğini ancak birlik ve beraberlik sayesinde Ramazan Bayramı’nın huzur içinde idrak edildiğini söyledi. Kacır, Türkiye’nin her alanda daha güçlü hale geldiğini belirterek, bu gücün en önemli unsurunun birlik ve beraberlik olduğunu ifade etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir ise, partinin kuruluşundan bu yana güçlü bir teşkilat yapısıyla yoluna devam ettiğini belirtti. Demir, Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada huzur içinde olmasında liderlik ve teşkilat yapısının önemli rol oynadığını dile getirdi. Konuşmaların ardından teşkilat mensupları bayramlaşırken, program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
20 Mart 2026 Cuma - 21:24 Dünya liderleri ve uzmanlar, İstanbul’da ’STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek Dünya liderleri, diplomatlar ve uzmanlar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenecek STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek. Zirve, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve küresel krizlerin hızla geliştiği bir dönemde, 27-28 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen iki gün sürecek etkinlik, devlet başkanları, bakanlar, politika yapıcılar ve önde gelen akademisyenleri bir araya getirerek uluslararası düzenin geleceği, stratejik iletişim ve küresel krizlerin yönetimi konularını ele almayı amaçlıyor. Zirve, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra çok sayıda üst düzey diplomatın katılacağı açılış oturumuyla başlayacak. İlk gün, stratejik iletişimin değişen küresel düzeni nasıl şekillendirdiğine odaklanacak. ‘Küresel Düzenin Yeni Çerçevesi’ başlıklı paneli Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yönetecek. Oturumda Azerbaycan, Suriye, Bangladeş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden temsilciler, değişen güç dengeleri ve uluslararası anlatıların şekillenmesinde iletişimin rolünü tartışacak. Zirvenin diğer oturumlarında liderlik diplomasisi ve arabuluculuk konuları ele alınacak; Katar, Libya ve Mısır’dan katılımcılar çatışma çözümü ve bölgesel diplomasi deneyimlerini paylaşacak. Etkinlik kapsamında iklim diplomasisi ve kamuoyunun dijital dönüşümü de gündeme gelecek. Navarra Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ramon Salaverra, küresel iklim yönetişimi ve iletişim stratejilerini değerlendirecek. Zirvenin ilk günü, uluslararası kurumlarda artan güven ve meşruiyet krizleri ile kadın, göç ve sosyal politikaların kesişim noktalarını ele alan panelle sona erecek. İkinci gün ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasıyla başlayacak; ardından İran odaklı bir panel ve katılımcıların küresel yönetişimde "yeni normal" olarak nitelendirdiği sürekli krizler ile istikrarsızlık ortamını tartışacakları oturumlar gerçekleştirilecek. STRATCOM Zirvesi, jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, küresel krizlerin yönetimi ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesinde iletişimin rolünü ele alacak önemli bir platform olması bekleniyor. Zirveye katılmak isteyenler, en geç 24 Mart saat 18.00’e kadar kayıt yaptırabilecek.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey"
29 Ocak 2026 Perşembe - 18:27 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Size sular kesik dendiğinde, bunun bir belediyecilik sorunu olduğunu dahi anlayamayacak kadar meseleden uzaksınız. Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Oturduğunuz apartman da, apartmanın daire sayısı da, apartmanın su deposu da Ankaralıları değil sizi ilgilendirir. Ne güzel ne kadar şanslısınız sularınız kesilmiyormuş Mansur Yavaş. Anlaşılıyor ki belediye hizmetinden kesintisiz istifade ediyorsunuz. Fakat her Ankaralı vatandaşımız sizin kadar şanslı değil. Belediyecilik hizmeti alamıyor. Gençlerin haykırdığı gerçeği bir kez daha söyleyelim, belli ki hala farkında değilsiniz" ifadelerini kullandı. Ankara’da su kesintisi sorununa dikkati çeken Tuncer, "Size sular kesik dendiğinde, bunun bir belediyecilik sorunu olduğunu dahi anlayamayacak kadar meseleden uzaksınız. Sizin evde sular aksa da, Ankara’da su kesintisi var Mansur Bey. Açıklamanıza bakılırsa bunun da sorumlusu apartman yöneticileri galiba. Ey apartman yöneticileri, lütfen Mansur beyden özür dileyiniz. Belli ki su deposu olmayan ve planlı su kesintisi yaşayan apartmanların bir kastı var. Evlerin musluklarından sürekli suların akması için günde en az iki üç saat su kesintisi gerekiyormuş. Bu kadarcık fedakarlık da yapılmıyorsa kabahat da belediyenin olamaz ama değil mi? Bu anlayışa kalırsa o su depolarını dolduracak su da bulunamayacak" dedi.
2026 yılı yatırım programı: Erzincan’a 138 proje, 38 milyar TL ödenek
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:11 2026 yılı yatırım programı: Erzincan’a 138 proje, 38 milyar TL ödenek AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, 2026 yılı yatırım programı kapsamında Erzincan’a 138 proje için toplam 38 milyar 415 milyon TL tutarında yatırım ödeneği ayrıldığını açıkladı. Karaman, söz konusu projelerle birlikte toplam yatırım büyüklüğünün 12 milyar 252 milyon TL’ye ulaştığını söyledi. Erzincan Gazeteciler Cemiyeti’nde yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya gelen Karaman, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar’ın cuma günü Erzincan’da gerçekleştireceği Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı ve programları hakkında da bilgi verdi. Toplantıda, Erzincan genelinde 2025 yılında yapılan yatırımlar ile 2026 yılı yatırım programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karaman, yatırım programının tarım, ulaşım, eğitim, sanayi, sosyal hizmetler, enerji ve sağlık başta olmak üzere birçok sektörü kapsadığını belirtti. "Bazıları konuşur, AK Parti yapar" ifadesini kullanan Karaman, yatırımların Erzincan’ın kalkınmasına, istihdamına ve yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sağlayacağını vurguladı. 2026 Yılı Yatırım Programı’nda yer alan 138 projenin toplam tutarının 38 milyar 415 milyon TL olduğunu belirten Karaman, yıl başında ayrılan ödeneğin 5 milyar 355 milyon TL olduğunu kaydetti. Ayrıca Sivas-Divriği-Erzincan-Erzurum-Kars Konvansiyonel Demiryolu Hattı’nın rehabilitasyonu ile sinyalli ve elektrikli hale getirilmesi projesi için 6 milyar 896 milyon TL ödenek ayrıldığını ifade etti. Karaman, "Bu yatırımlarla birlikte Erzincan’daki toplam yatırım miktarı 12 milyar 252 milyon TL olmuştur. Tüm projelerin ilimize, ilçelerimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Adalet Bakanı Tunç: "Bugün terörsüz Türkiye’yi konuşuyorsak katettiğimiz mesafe sayesindedir"
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:09 Adalet Bakanı Tunç: "Bugün terörsüz Türkiye’yi konuşuyorsak katettiğimiz mesafe sayesindedir" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün terörsüz Türkiye’yi konuşuyorsak, bu 23 yılda katettiğimiz mesafe sayesindedir. Bu, binlerce şehidimiz ve gazimiz, güvenlik güçlerimizin başarısı ve temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ile mümkün olmuştur. Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen Karadeniz Günleri, düzenlenen resmi açılış töreniyle başladı. Törene Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende katılımcılara hitap eden Bakan Tunç, siyasetin merkezine birlik ve beraberliği koyduklarını vurguladı. Tunç, "Bölgesel ayrım yapmıyoruz. Bölgesel milliyetçiliğe de, dinsel milliyetçiliğe de, etnik milliyetçiliğe de ’hayır’ dedik. 780 bin kilometrekare vatan toprağımızda hiçbir ayrım yapmadan, ayrımcılığı ortadan kaldırarak Türkiye’nin son 23 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde fiziki kalkınmayı sağladık" ifadelerini kullandı. "Terörün kökünü kazıyıncaya kadar mücadele sürecek" Türkiye’nin hem ekonomik hem de demokratik kalkınma süreçlerini eş zamanlı yürüttüğünü belirten Bakan Tunç, "Bugün terörsüz Türkiye’yi konuşuyorsak, bu 23 yılda katettiğimiz mesafe sayesindedir. Bu, binlerce şehidimiz ve gazimiz, güvenlik güçlerimizin başarısı ve temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ile mümkün olmuştur. Terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu da ancak iç cephemizi güçlendirmekle, birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirmekle mümkün olacaktır" dedi. "Gençleri ve çocukları korumak devletin anayasal görevi" Konuşmasında küresel tehditlere ve sanal ortamlardaki tehlikelere de değinen Tunç, çocukların korunmasının devletin anayasal görevi olduğunu hatırlattı. Tunç, "Çocuklarımızı ve gençlerimizi uyuşturucu illetinden, yasa dışı bahisten ve internetin yol açtığı zararlardan korumak zorundayız. Bu konuda aldığımız tedbirler var ve bu tedbirleri daha da sıkılaştırarak yolumuza devam edeceğiz" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel’den İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’na ziyaret
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:04 CHP Genel Başkanı Özel’den İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’na ziyaret Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti’nin 4. Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye’de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu’nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti’nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Suç örgütü lideri olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş’ davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP’nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey’in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti’nin, Gelecek Partisi’nin, DEVA Partisi’nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından’ girdi. Sayın Erdoğan’ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş’ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş’ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş’ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri’ olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan’ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "Dengesizliğin giderilmesi lazım" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri’de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İstanbul seçimini yenileyelim, iddia ediyorum 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan’a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan’ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan’ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29’unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu’dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan’ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye’de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "Hükümeti, TBMM’de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM’de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP’nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul’dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i törenle karşıladı
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’i törenle karşıladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’i resmi törenle karşıladı. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Ankara’ya resmi ziyarette bulundu. Konuk Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in içinde bulunduğu makam aracını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önündeki caddede karşılayan 103 süvari, Mirziyoyev’e protokol kapısına kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mirziyoyev’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ana giriş kapısında karşıladı. Erdoğan ve Mirziyoyev’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin milli marşları çalındı. Mirziyoyev, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı ’Merhaba asker’ diyerek selamladı. Törende tarihte kurulan 16 Türk devletini temsil eden bayraklar ve askerler de yer aldı. Heyetlerini birbirine takdim eden Erdoğan ve Mirziyoyev, merdivenlerde Türkiye ve Özbekistan bayrakları önünde gazetecilere poz verdi. İkili ve heyetler arası görüşmelere geçen Erdoğan ve Mirziyoyev, daha sonra Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Dördündü Toplantısı’na katılacak. Yapılacak olan anlaşmaların imza töreni sonrasında iki lider ortak basın toplantısı düzenleyecek. Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, YÖK Başkanı Erol Özvar, Ankara Valisi Vasip Şahin ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da yer aldı.
BBP Genel Başkanı Destici: "O saç örgüsü Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz"
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:42 BBP Genel Başkanı Destici: "O saç örgüsü Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şimdi de binlerce yıllık savaşçı geleneğimize, atalarımızın saç örgüsüne mi göz diktiniz? O saç örgüsü, Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" dedi. BBP’nin 33’üncü kuruluş yıl dönümü nedeniyle Ankara’da bir otelde program düzenlendi. Programa BBP Genel Başkanı Destici, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Elitaş, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program, güne özel hazırlanan videonun seyredilmesi ile devam etti. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği mesaj okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Nazik davetinizden dolayı teşekkür ediyor, Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunun 33’üncü yıl dönümünü gönülden tebrik ediyorum. Bu vesileyle Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı, kıymetli siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu’nu bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Bin yıl önce bu toprakları fetheden ecdadımız, hangi hassasiyetleri gözettiyse, bugün de milletçe aynı istikamette yürüyor, bölgemizde yaşanan çalkantılara rağmen büyük ve güçlü Türkiye hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Söz konusu Türkiye olduğunda tüm farklılıklarımızı bir yana bırakıp 86 milyon tek yürek, tek bilek olacağımıza, inşallah 21’inci asra mührümüzü vuracağımıza, şanlı bayrağımızın dünyanın dört bir yanında gururla dalgalanması için canla, başla çalışacağımıza yürekten inanıyorum. Bu düşüncelerle partinizin 33’üncü kuruluş yıl dönümünü tekrar tebrik ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla." Programda konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP’nin 33 yıllık siyasi yolculuğunda yalnızca millete ve milli değerlere yaslandığını, Türk milletinin tarihi misyonu ile Türk-İslam birliği idealinden hiçbir zaman vazgeçmediklerini belirterek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. "Kim PKK-YPG-SDG’yi savunmak istiyorsa buyursun gitsin" Türk milletinin tüm köken, inanç ve düşünce farklılıklarıyla birlikte bir bütün ve kardeş olduğunu dile getiren Destici, "Yeni kurulmuş Suriye yönetiminin sınırları zorlayan hoşgörü ve tahammülüne rağmen, Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen, PKK’nın Suriye kolu SDG’nin anlaşmalara uymaması ve sivillere yönelik saldırılarının devam etmesi, Suriye’nin SDG’ye müdahalesiyle sonuçlandı. DEM’liler kanlarının son damlasına kadar savunacaklarını söylediler. Kim PKK-YPG-SDG’yi savunmak istiyorsa buyursun gitsin, kapı açık ama giderken geri dönmemek üzere, Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu ve kimliklerini bırakıp gidecekler. Türkiye’de ise devletimizin, hükümetin, Cumhur İttifakımızın kararlı duruşuna rağmen başta PKK uzantısı DEM sözcüleri olmak üzere ana muhalefetin grup başkan vekili DEM’lilerle yaptığı ortak basın toplantısında PKK-SGD’ye yapılan operasyonlara karşı çıktı. Bunun Türkiye’ye yansıması olacağını söylediler. Tehditkar cümleler kurdular. Sandılar ki dünkü düzen var. Artık dünkü düzen yok. Ya şartsız, müzakeresiz silahlarınızı bırakırsınız ya da boynunuza devletin ilmiği ve balyozu kafanıza geçer" ifadelerini kullandı. "Kazandıkları belediyelerde ilk iş olarak Türk bayrakları indirildi" Türk bayrağına yapılan saldırının Türk milletine, vatana ve cumhuriyete düşmanlığın ifadesi olduğunu söyleyen Destici, "Yıllar boyunca Türkiye’yi parçalamak için kurdurulup beslenmiş hain ve kahpe terör örgütünün işlediği cinayetlerinin yanı sıra, bazen doğrudan, bazen uzantıları aracılığıyla milletimizi ve değerlerimizi hedef alan hakaretlerine maruz kaldık. Kurdurdukları sözde partilerin kongrelerinde, toplantılarında Türk bayrakları yerlere atıldı. Kazandıkları belediyelerde ilk iş olarak gönderden, duvarlardan Türk bayrakları indirildi. Bazı partiler diyor ki kayyum atamasına son verilsin. Ne olacak, adamlarda en ufak bir değişiklik var mı? Tüm Anadolu’yu geziyoruz. Orada vatandaşa, yöneticilere soruyoruz. ‘Bu hainlerde en ufak bir geri adım var mı?’ diyoruz. ‘Yok’ diyorlar. Yine aynısını yapacaklar. Siyasi bölücülük tüm hızıyla maalesef devam ediyor. Sözde partilerin temsilcileri, katıldıkları toplantılarda her dönemde ve buldukları her fırsatta İstiklal Marşımıza saygısızlık yaptılar. TBMM kürsüsünden defalarca milletimize, devletimize, tarihimize, inançlarımıza ve değerlerimize hakaret ettiler" dedi. "O saç örgüsü, Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" Bugün sadece sınırlara değil, Türk tarihi ve töresine saldırıldığını vurgulayan Destici, "Sınırın ötesindeki YPG’li çapulcular ile Meclis’teki kravatlı uzantıları, ağız birliği etmişçesine yeni bir propaganda başlatmışlar. Neymiş? ’Saç örgüsü’ üzerinden kendilerine bir efsane uydurmaya çalışıyorlar. Buradan o kültür fukaralarına, o tarih yoksunlarına sesleniyorum. Siz kim, Türk’ün kadim töresi kim? Siz kim, binlerce yıllık devlet geleneğinin sembollerini ağzınıza almak kim? O, sizin propaganda malzemesi yapmaya çalıştığınız saç örgüsü; dağdaki teröristin süsü değil, Mete Han’ın, Tomris Han’ın rüzgarda savrulan yelesidir. O örgü Sultan Alparslan’ın Malazgirt ovasına girerken miğferinin altına gizlediği, kefen niyetine ördüğü saçlarıdır. O örgü Göktürk hakanlarının, Selçuklu yiğitlerinin, ’Ölürsem saçım mezarımda kefenim olsun’ diyen Türkmen beylerinin şeref nişanesidir. Türk’ün ’börk’ünü taklit ettiniz, yutmadık. Türk’ün bayramı, Ergenekon’dan çıkış günü olan Nevruz’u çalmaya kalktınız, ’bizimdir’ dediniz, o kirli ellerinizle ateşimizi kirletmeye çalıştınız, çaldırmadık. Şimdi de binlerce yıllık savaşçı geleneğimize, atalarımızın saç örgüsüne mi göz diktiniz? O saç örgüsü, Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz" dedi. "Evlilikleri ve çocuk sahibi olmayı desteklemeliyiz" Verilere göre dünya üzerinde ‘nüfusunu kaybetme tehlikesi’ yaşayan ilk 5 ülke arasında Türkiye’nin de yer aldığını belirten Destici, "Evlilikler azalıyor, doğum oranları düşüyor, aile kurumunu ayakta tutmakta zorluklar yaşıyoruz. Bu konuyla ilgili yakın dönemde milletimizi ve devletten siyasete, sivil toplum kuruluşlarından basına, karar alma noktasında olanları bilgilendirdik, uyarılarda bulunduk, teklifler sunduk. Evlilikleri ve çocuk sahibi olmayı desteklemeliyiz. Evlenen çiftlere faizsiz kredi kullandırılmalı, evlenen çiftlerin ev ve araç sahibi olmaları için vergi ve faiz indirimleri sağlanmalıdır. 3 çocuk sahibi olan aileler için ayrı ve özel bir destekleme programı hayata geçirilmelidir. Kadınlarımıza yönelen şiddet konusunda sert ve radikal adımlar atılmalıdır. Daha doğrusu şiddetin her türlüsüne karşı daha fazla caydırıcı tedbirler ve hukuki düzenlemeler yapılmalıdır. Sokak çeteleri diye bir şey ortada bırakılmamalı, kökleri kazınmalı, yeni Ahmetler ve Atlaslar kaybedilmemelidir" şeklinde konuştu. "Milletin vicdanında ’idam’ çoktan onaylanmıştır" Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletin vicdanında ’idam’ çoktan onaylanmıştır. Gelin, bundan kaçmayın. Gelin, bu kararı milletimiz versin. Teklifimiz şudur; terör suçları, çocuk katilleri, tecavüzcü sapıklar için Narin’in, Sıla bebeğin, Aybüke Yalçın öğretmenin katilleri için idam cezası referandumu yapılmasını öneriyoruz. Sandığı milletin önüne koyalım. Bakalım millet bebek katilleri için ’yaşam hakkı’ mı diyor, yoksa ’ip’ mi istiyor? Bunu hep birlikte görelim. Biz diyoruz ki; adalet mağdurun yüreğini soğutmaktır. Caniye merhamet, mazluma ihanettir. Biz bu ihanete ortak olmadık, olmayacağız. O ip o sandıktan çıkacak ve adalet yerini bulacaktır."