POLİTİKA
20 Mart 2026 Cuma - 21:25 AK Parti İstanbul İl Başkanlığında bayramlaşma programı AK Parti İstanbul İl Başkanlığında bayramlaşma programı gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı düzenlediği bayramlaşma programı, bakanların katılımıyla yapıldı. İl Başkanlığı binasında düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, İl Başkanı Abdullah Özdemir, MKYK üyeleri, milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda teşkilat mensubu ve vatandaş katıldı. Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan Bayramı mesajı katılımcılara dinletildi. Bayramlaşma programının açılışında AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer ile İl Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce selamlama konuşması yaptı. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Ramazan ayı boyunca İstanbul’un 39 ilçesi ve 961 mahallesinde yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Teşkilatın tüm kademeleriyle sahada olduğunu belirten Özdemir, yüz binlerce haneye ulaşıldığını, yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara bayramlık desteği sağlandığını ifade etti. Ramazan süresince meydanlarda ve hastanelerde iftar saatlerinde ikramlarda bulunulduğunu, 3 bin 600 camide teravih sonrası vatandaşlarla bir araya gelindiğini belirten Özdemir, kadın ve gençlik kollarının da üniversite iftarları, hane ziyaretleri ve çeşitli etkinliklerle sahada aktif rol aldığını kaydetti. Özdemir, İstanbul’da Ramazan’ın güçlü bir şekilde yaşandığını belirterek, bu birlik ve beraberlik ikliminin yılın tamamına yayılması temennisinde bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada zorlu bir dönemden geçtiğini ancak birlik ve beraberlik sayesinde Ramazan Bayramı’nın huzur içinde idrak edildiğini söyledi. Kacır, Türkiye’nin her alanda daha güçlü hale geldiğini belirterek, bu gücün en önemli unsurunun birlik ve beraberlik olduğunu ifade etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir ise, partinin kuruluşundan bu yana güçlü bir teşkilat yapısıyla yoluna devam ettiğini belirtti. Demir, Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada huzur içinde olmasında liderlik ve teşkilat yapısının önemli rol oynadığını dile getirdi. Konuşmaların ardından teşkilat mensupları bayramlaşırken, program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
20 Mart 2026 Cuma - 21:24 Dünya liderleri ve uzmanlar, İstanbul’da ’STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek Dünya liderleri, diplomatlar ve uzmanlar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenecek STRATCOM Zirvesi’nde bir araya gelecek. Zirve, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve küresel krizlerin hızla geliştiği bir dönemde, 27-28 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen iki gün sürecek etkinlik, devlet başkanları, bakanlar, politika yapıcılar ve önde gelen akademisyenleri bir araya getirerek uluslararası düzenin geleceği, stratejik iletişim ve küresel krizlerin yönetimi konularını ele almayı amaçlıyor. Zirve, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra çok sayıda üst düzey diplomatın katılacağı açılış oturumuyla başlayacak. İlk gün, stratejik iletişimin değişen küresel düzeni nasıl şekillendirdiğine odaklanacak. ‘Küresel Düzenin Yeni Çerçevesi’ başlıklı paneli Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yönetecek. Oturumda Azerbaycan, Suriye, Bangladeş ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden temsilciler, değişen güç dengeleri ve uluslararası anlatıların şekillenmesinde iletişimin rolünü tartışacak. Zirvenin diğer oturumlarında liderlik diplomasisi ve arabuluculuk konuları ele alınacak; Katar, Libya ve Mısır’dan katılımcılar çatışma çözümü ve bölgesel diplomasi deneyimlerini paylaşacak. Etkinlik kapsamında iklim diplomasisi ve kamuoyunun dijital dönüşümü de gündeme gelecek. Navarra Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ramon Salaverra, küresel iklim yönetişimi ve iletişim stratejilerini değerlendirecek. Zirvenin ilk günü, uluslararası kurumlarda artan güven ve meşruiyet krizleri ile kadın, göç ve sosyal politikaların kesişim noktalarını ele alan panelle sona erecek. İkinci gün ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşmasıyla başlayacak; ardından İran odaklı bir panel ve katılımcıların küresel yönetişimde "yeni normal" olarak nitelendirdiği sürekli krizler ile istikrarsızlık ortamını tartışacakları oturumlar gerçekleştirilecek. STRATCOM Zirvesi, jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, küresel krizlerin yönetimi ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesinde iletişimin rolünü ele alacak önemli bir platform olması bekleniyor. Zirveye katılmak isteyenler, en geç 24 Mart saat 18.00’e kadar kayıt yaptırabilecek.
Bakan Fidan: "İran’a yönelik saldırıyı benimsememiz mümkün değil"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:14 Bakan Fidan: "İran’a yönelik saldırıyı benimsememiz mümkün değil" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi."PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir"İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi."Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta"Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu."İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir"İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi."Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir"İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi."Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta"Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.
İş adamı Bozkuş: ’’Olumlu havayla birlikte bölgeye güneş bir başka doğuyor’’
30 Ocak 2026 Cuma - 15:13 İş adamı Bozkuş: ’’Olumlu havayla birlikte bölgeye güneş bir başka doğuyor’’ Diyarbakırlı iş adamı Mehmet Bozkuş, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili yaptığı değerlendirmede, yatırımdan turizme, sosyal yaşamdan hayat tarzına kadar birçok şeyin değiştiğini belirterek güneşin bölgeye artık bir başka şekilde doğduğunu söyledi. İş adamı Bozkuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği ile başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinin yansımalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozkuş, son 40 yıldır doğan güneşin bölge halkı için doğmanın ötesine geçmediğini ışığının da ısısının da terör olayları nedeni ile bir anlam ifade etmediğini kaydetti. Memlekette inşa edilen huzur iklimi ve istikrarla artık bambaşka konulardan bahsettiklerini ifade eden Bozkuş, ’’Devlet Bahçeli’nin başlatmış olduğu ve Cumhurbaşkanımızın da destek verdiği Terörsüz Türkiye hamlesinden sonra bölgemizde yaklaşık 1 yıldır oluşan olumlu tablonun ardından doğudan doğan güneş artık bir başka güzel doğmaya başladı. Yatırım ve üretimde Organize Sanayi Bölgelerimizin artması, küçük sanayi sitelerinin fazlalaşması beraberinde istihdamı da getirdi. Turist sayısı yaklaşık 1 milyon 100 bin iken, 1 milyon 600 bin lire kadar çıktı. Otellerde ise neredeyse yer yok denecek kapasitelere ulaşılmış durumda. Bu veriler hem çok önemli hem de umut verici. Daha sürecin başındayız, 1’inci yılında yakalanan bu tablo çok şey ifade ediyor. Dolayısıyla süreç başarılı bir şekilde tamamlanınca oluşacak tablo bunun çok çok üzerinde olacaktır. Bu nedenle bölgeye artık güneş bir başka doğuyor diyoruz. Bizim ise yapmamız gereken süreci desteklemek, ortaya çıkacak nifakları engellemek olacak’’ dedi. ’’Kazanımlar tesadüf değil’’ Bozkuş, gelinen noktada elde edilen kazanımların tesadüf olmadığını vurgulayarak, bu sürecin korunmasının ve güçlendirilmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi. Bölge insanının artık umudu konuştuğunu, gençlerin geleceğini başka ülkelerde değil kendi memleketlerinde kurmak istediğini dile getiren Bozkuş, ’’Bugün atılan her yatırım adımı, açılan her iş kapısı, bölge halkının yıllardır özlemini çektiği normalleşmenin en somut göstergesidir. Huzur ve güven ortamı kalıcı hale geldikçe, ekonomik ve sosyal kalkınma da aynı hızla büyüyecektir. Bu nedenle bu süreci sadece izleyen değil, sahip çıkan bir duruş sergilemek zorundayız. Terörden arındırılmış bir Türkiye hedefi, artık sadece bir temenni değil, doğru adımlarla ilerleyen güçlü bir gerçektir" diye konuştu. ’’Bölgedeki güven ortamı yatırımcıya cesaret veriyor’’ Bölgedeki güven ortamının yatırımcıya cesaret verdiğini anlatan Bozkuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: ’’Sermaye artık korkmadan geliyor, yatırımcı önünü görebiliyor. Bu da hem esnafımıza hem de sanayicimize doğrudan yansıyor. Tarım, hayvancılık ve turizm gibi alanlarda da ciddi bir canlanma var. İnsanlarımız artık korkuyla değil, umutla yarına bakıyor. Anneler evlatlarını kaybetme endişesi taşımadan yaşıyor. Bu tablo her şeyin üzerindedir. Bu kazanımlar kolay elde edilmedi. Hep birlikte sahip çıkarsak, Türkiye bölgenin de parlayan yıldızı olacaktır."
Bakan Fidan: "İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu buradan tekrar ediyoruz ve bunun işe yarayacağına inanmıyoruz"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:09 Bakan Fidan: "İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu buradan tekrar ediyoruz ve bunun işe yarayacağına inanmıyoruz" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi."PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir"İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi."Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta"Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu."İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir"İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi."Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir"İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi."Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta"Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Söke’de Modern Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği için çalışmalar başladı
30 Ocak 2026 Cuma - 15:03 Söke’de Modern Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği için çalışmalar başladı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun kent genelinde hayata geçirdiği sağlık yatırımlarına bir yenisi daha ekleniyor. Daha önce Çeltikçi Semt Evi olarak kullanılan bina, Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği yapımı için tahsis edilirken; proje Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Söke Belediyesi’nin ortak yatırımı olarak hayata geçirilecek. Modern donanımıyla dikkat çeken poliklinik projesinde; röntgen odası ve 5 adet ağız ve diş sağlığı ünitesi yer alacak. Uzman sağlık personellerinin görev yapacağı merkez, Söke halkına çağdaş ve nitelikli sağlık hizmetini ücretsiz şekilde sunarak önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Çalışmaların başladığı binada incelemelerde bulunan Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Aydın Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Müttalip Özsemerci ve Söke Belediyesi Fen İşleri Müdürü Aygün Keçeci, proje hakkında yetkililerden bilgi aldı. Söke’ye kazandırılacak olan Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nin kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması hedeflenirken, Başkan Arıkan; Aydın geneline yayılan diş polikliniklerinin sosyal belediyecilikte zirve olduğunu söyledi. Özlem Başkanımız halkımızın sağlığını da düşünüyor diyen Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan; "Aydın ve Söke Halkı için Büyükşehir ile birlikte yol alıyoruz. Bu da ortak bir proje. Daha önce farklı amaçla kullandığımız bu kıymetli yeri poliklinik için tahsis ettik. Diş Polikliniği yapıyoruz. Burada altını çizerek söylüyorum, ücretsiz hizmet verilecek. Muhteşem bir hizmet olduğunu düşünüyorum. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na, bürokratlarımız ve emeği geçen tüm işçi arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sökemize hayırlı olsun. Bizi izlemeye devam edin, az laf, çok iş" diye konuştu.
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:02 İletişim Başkanı Duran: "Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dünya krizlerle sarsılırken, Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" dedi. Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gazetede kaleme aldığı makaleye ilişkin açıklama yaptı. Duran, Erdoğan’ın makalesinde 2026 vizyonunu güçlü bir irade ve net hedeflerle ortaya koyduğunu aktardı. 2025 yılında Türkiye’nin ekonomiden dış politikaya, enerjiden savunma sanayiine kadar birçok alanda önemli başarılara imza attığını belirten Duran, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ’Türkiye için çalıştığımız, Türkiye için gece gündüz durmadan ve yorulmadan ter döktüğümüz, türlü sınamalardan geçip, güçlükleri milletimizin desteğiyle aştığımız ve ülkemizi büyüttüğümüz bir yılı daha geride bıraktık’ ifadesi, milletimizle birlikte verilen mücadelenin özeti niteliğindedir. Barış diplomasisi, Türkiye’nin küresel rolünü daha da güçlendirmiştir. Gazze, Suriye, Ukrayna-Rusya Savaşı, Somali-Etiyopya ihtilafı başta olmak üzere pek çok kriz alanında Türkiye, çözümün ve istikrarın adresi olmuştur. Dünya krizlerle sarsılırken, Türkiye barıştan yana tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür" ifadelerini kullandı. "Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamak temel önceliklerimiz arasındadır" Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamanın temel öncelikleri arasında olduğunu aktaran Duran, "Ekonomide elde edilen veriler, uygulanan politikaların somut karşılığını ortaya koymaktadır. Milli gelirin ilk kez 1,5 trilyon doları aşması, ihracatta Cumhuriyet tarihi rekorları ve güçlü rezervler, 2026 hedeflerine emin adımlarla ilerlediğimizi göstermektedir. Enflasyonla mücadele ve gelir dağılımında adaleti sağlamak temel önceliklerimiz arasındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere ‘2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, ekilen tohumların boy vereceği ve inşallah hasadını yapacağımız ve Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak’" açıklamasında bulundu. "Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük yürüyüşüne kararlılıkla devam edecek" Duran, Türkiye’nin savunma sanayiindeki çalışmalarına ilişkin ise, "Savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 80’in üzerine çıkması, enerjide dışa bağımlılığın azalması ve afet bölgelerinde verilen sözlerin tutulması, icraat siyasetinin açık göstergesidir. Türkiye, önümüzdeki süreçte de büyük yürüyüşüne kararlılıkla devam edecek, mega projeler ve eserler milletimizin hizmetine sunulacaktır. Cumhurbaşkanımızın vurguladığı gibi ‘2026 yılı Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı olacak ve Türkiye’nin büyük yürüyüşünün en görkemli adımlarına sahne olacak’" şeklinde konuştu. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinden şu bölüme yer verdi: "Terörsüz Türkiye sürecinde önemli eşikleri geride bıraktık. Cumhur İttifakı olarak bu süreçte her zaman yapıcı davrandık. Çözüme konsantre olduk ve yalnızca elimizi değil, tüm gövdemizi taşın altına koyduk. İlgili tarafları dikkatle dinleyen Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz, sürece yeni bir soluk kazandıracağını düşündüğümüz nihai raporunu inşallah yakında tekemmül ettirecek. Ülkemizi 40 yıllık bir musibetten kurtarmayı hedefleyen bu süreç, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmeyecek. Sürecin bir yol kazası yaşanmadan amacına ulaşması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız."
Samsun’un dört bir yanına Büyükşehir imzası
30 Ocak 2026 Cuma - 14:21 Samsun’un dört bir yanına Büyükşehir imzası Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Başkanı Halit Doğan, görev alanı dışında kalmasına rağmen ilçe belediyelerinin yetişemediği hizmetlere destek verdiklerini belirterek, "Siyasi parti ayrımı yapmadan Samsun’un ihtiyacı olan her noktada varız" dedi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 mali verilerine göre Samsun Büyükşehir Belediyesi, yüzde 118,99 bütçe yeterliliği oranıyla "mali şampiyonlar" arasında yer aldı. Mali disiplini ön planda tuttuklarını vurgulayan Başkan Doğan, bu güçlü yapıyla ilçe belediyelerine verilen desteğin 2026 yılında artarak süreceğini söyledi. Belediye imkânlarının dikkatli ve planlı şekilde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Doğan, ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olan yerel hizmetler konusunda da vatandaşlardan yoğun beklenti geldiğini ifade etti. Vatandaşların kendisine telefon, sosyal medya ve çağrı merkezi aracılığıyla ulaştığını dile getiren Doğan, şehir içindeki ara sokaklar ve kaldırımların durumunun farkında olduklarını söyledi. Personel alımında son derece hassas davrandıklarını belirten Doğan, "İmkânları doğru yönetmek zorundayız. Personel almaya kalksak belediyeyi doldururuz ama yarın maaşını veremeyiz. Çalışmayan personeli verimli hâle getirmeye, mümkün olmazsa başka alanlarda çözüm üretmeye çalışıyoruz. Kaynağı etkin ve verimli kullanmak hem bizim hem de diğer belediyelerin sorumluluğu. Sonrasında da hizmet geliyor" diye konuştu. "Dışarıdan gelen vatandaşlar, hangi yolun hangi belediyeye ait olduğunu bilmez" Amaçlarının Samsun’un daha güzel bir şehir olması olduğunu belirten Başkan Doğan, "Büyükşehir’in yol ağlarının bittiği yerlerde, ilçelerde zaten giriyoruz şu anda. Bu sene Atakum’da da, İlkadım’da da, merkezdeki ilçelerimizde de, çevre ilçelerimizde de çalışma yaptık. Tabii çok böyle gözle görülür olmamış olabilir. 2026’da bunu daha da artıracağız. Meclisten de bir karar aldık, ‘Samsun Büyükşehir Belediyesi ara sokaklarda da çalışma yapabilir’ diye. Görev alanı dışındaki çalışmalarda yüzde 10’u geçemiyoruz. Yüzde 10’a göre geçen yıl çalıştık. Bu yıl da çalışacağız. Olabildiğince biraz şu bizim de işte ana arterlerde yol sorunlarımız var. Yani yol konforumuz çok iyi değil. Dolmuş hat güzergâhlarımız kötü. Özellikle bu sene 100. Yıl Bulvarı’nı yenileyeceğiz. Atakum’da İsmet İnönü Bulvarı’nı yenileyeceğiz. Atatürk Bulvarı’yla ilgili bir proje çalışmamız var. Onu tam netleştireceğiz. Ondan sonra ilan etmeyi planlıyoruz. Çünkü orada orta refüjü kaydırmak, yan yolları daha stabil hâle getirmek gibi biraz zahmetli bir işimiz var. Biraz da uzun sürecek, 18 ayı bulabilecek bir iş. Bunları yaparken de ilçe belediyelerimizin üzerindeki yol ağlarına da destek vermeye devam edeceğiz. İnşallah imkânlarımız arttıkça bu destek artacak. Bu destek arttıkça insanlarımızın mutluluğu artacak. Çünkü Samsun’a gelen, Samsun’da yaşayan birisinin bu yol Büyükşehir’e mi ait, bu yolun ilçe belediyesine mi ait bilme durumu yok, bilme zorunluluğu da yok. Birbirimize destek olarak arkadaşlarla çalışacağız. Bütün belediye başkanlarımızla ilişkilerimiz çok iyi. Yani biz seçimi bitirdikten sonra artık iktidar, muhalefet vesaire olarak bakmıyoruz. Bütün herkes Samsun halkının iradesiyle seçilmiş, görevinin başında belediye başkanımızdır. Biz de ona göre bir ilişki kurarak yolumuza devam ediyoruz. Herkesin ne sıkıntısı varsa çözmek için gayret ediyoruz. Abi-kardeş ilişkisi içerisinde şehre hizmet etmeye çalışıyoruz. Olması gereken bütün talepleri buradan bir şekilde geçirmeye de gayret ediyoruz. Biz de fikirlerimizi söylüyoruz, istişare ediyoruz" diye konuştu. "Atakum’a benzinlik alanı oluşturduk, Tekkeköy’den arsa aldık, işçi maaşlarını ödediler" Personel maaşlarını ödemekte zorlanan belediyeler ve diğer ilçe belediyelerine yardım elini uzattıklarını ifade eden Başkan Doğan, "Yakın zamanda Atakum Belediyesi yetkilileri ile bir araya geldik. Tekkeköy’de bir arsa satın aldık. Tekkeköy Belediyesi’nin bir arsası. Biraz maaşı ödediler oradan. Destek veriyoruz, arkadaşlarımızın ne konuda bir destek talepleri olursa. Atakum’a bir tane benzin istasyonu yeri oluşturduk imarda. Satacak, oradan bir gelir elde edecekler. Yani tıkandıkları, önlerini açmamız gereken her noktada yardımcı oluyoruz. Olabilecek her işlerinde biz yanlarındayız. Samsun’un mutluluğu önemli. Benim de evim Atakum Belediyesi’nin yol ağı sorumluluğunda nihayetinde. Çöpümüzü Atakum Belediyesi topluyor. Atakum Belediyesi ne kadar güçlü olursa biz o kadar mutlu oluruz. Bizim buna ya güçlü olsun güçsüz olsun, seçilsin seçilemesin benim böyle bir derdim yok. Bu seçmen tercihidir. Siz ne istediğiniz değil, nasibin ne olduğu önemli. Dolayısıyla da biz arkadaşlarımızla beraber el birliğiyle çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Atakum, Tekkeköy ve her ilçede şu anda şantiye gibi Büyükşehir’in bir çalışması olduğunun altını çizen Doğan, "Yakakent’ten girin, Terme’den çıkın. Olmadığımız ilçe yok, olmadığımız yer yok. Hiçbir şey yapmıyorsak park yapıyoruz. Hiçbir şey yapmıyorsak yol yapıyoruz. Daha kalıcı işler yapmak isteyen arkadaşlarla kalıcı işler yapıyoruz. Terme’de kadınlar plajı yapıyoruz. Alaçam’da büyük bir millet bahçesi yapıyoruz. Yakakent’e şimdi gireceğiz. Bafra’da 20 dönümlük bir millet bahçesi yapıyoruz. 153 restoran yaptık. Çarşamba’da bir 153 restoran için yer oluşturduk. Yine bir tane Petek Kafe yapıyoruz, Çarşamba’da yerini oluşturduk. Bafra’da başladık, bir tane Petek Kafe yapıyoruz üniversite ve lise öğrencilerimiz için. Samsun Atakum’da bir tane daha Petek Kafe’ye başlayacağız. İlkadım’da balık restoranı yapıyoruz. Canik’te çalışıyoruz. Bir taraftan Şehir Hastanesi’ne tramvay hattımız gitmiş olacak. Canik’teki Ulus Caddesi, Mesut Birinci Caddesi’ni bu yıl yenileyeceğiz. 100. Yıl Bulvarı’nı Canik devamlılığına kadar bitirmiş olacağız. Her ilçede gayretle çalışıyoruz. Belediye başkanlarımız da gayretle çalışıyor. İnşallah hep beraber Samsun’umuza hizmet etmiş oluruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri bugün dünyaya satıyoruz"
30 Ocak 2026 Cuma - 14:20 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri bugün dünyaya satıyoruz" Antalya’da düzenlenen Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız" dedi. Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi’nde 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı başladı. Çok sayıda ihracatçının katılım sağladığı konferans, açılış konuşmalarıyla başladı. "Dünya yapısal bir dönüşüm sürecinden geçiyor" Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çekti. Dünyada güç dengelerinin değiştiğini vurgulayan Yılmaz, yaşanan gelişmelerin belli siyasi tercihlerden çok daha öte, yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ve yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik dönüşümün güvenlik alanını doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, NATO ve Avrupa Birliği’nin savunma harcamalarına yönelik hedeflerinin de bu dönüşümün somut göstergeleri olduğunu ifade etti. NATO’nun harcama hedeflerini artırdığını söyleyen Yılmaz, "Jeopolitik gerilimlerin, belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO’nun hedeflerinde görüyoruz. 2035’te milli gelire oranla yüksek oranda harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu yine Avrupa Birliği’nin tartışmalarında görüyoruz. Avrupa’nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD’nin ’Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum’ yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak" dedi. "Savunma sanayi güçlü siyasi irade olmadan gelişemez" Bir ülkenin güvenliğinin yalnızca silahlarla ölçülemeyeceğini dile getiren Yılmaz, ekonomik, kültürel, idari ve hukuki yapının da güçlü olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinde avantajlı bir konumda olduğunun altını çizen Yılmaz, bu avantajın erken dönemde ortaya konulan güçlü siyasi iradeden kaynaklandığını vurguladı. Yılmaz, savunma sanayinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu alana erken dönemde verdiği güçlü desteğin Türkiye’yi küresel ölçekte avantajlı bir noktaya taşıdığını ifade etti. "185 ülkeye ihracat yapan bir savunma sanayimiz var" Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktaya ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, 3 bin 500’ü aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini, bin 400’ün üzerinde projenin yürütüldüğünü ve yaklaşık 100 bin kişiye nitelikli istihdam sağlandığını belirtti. Yakın gelecekte istihdamın 150 bine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Savunma sanayisinde yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını kaydeden Yılmaz, Türkiye’nin 185 ülkeye ihracat yaptığını belirterek, "Ürün çeşitliliği artmış bir savunma sanayi söz konusu. Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün biz dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız. Aslında bu Türkiye’nin bence son çeyrek yüzyılını özetliyor" dedi. "10 milyar doları aşmak yeni sorumluluklar getiriyor" Savunma sanayi ihracatının 10 milyar doları aştığını hatırlatan Yılmaz, bu başarının yeni bir muhasebe yapılmasını zorunlu kıldığını belirtti. Türkiye’nin artık çift haneli ihracat yapan ülkeler arasında kalıcı bir şekilde yer alması gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Satın alma gücüne göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız. Yeni hedefler belirlememiz lazım. Artık bu yeni teknolojilerin, yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi gerekiyor. Ürün bazlı ortaklıkların daha fazla gelişmesi lazım. ABD dünyanın en zengin ülkesi, orada bile bir ürün geliştirirken birçok ülkeyi işin içine dahil ediyorlar. Başkalarının ürettiği sistemlerle ülkelerin nereye kadar yürüyebileceğini çevremizdeki bazı örneklerden görmüş olduk. Kendi ürünlerimizi geliştirmek durumundayız. Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor" diye konuştu. Savunma sanayisinin cari açığın düşmesine destek olduğunu belirten Yılmaz, "Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha belirgin bir şekilde görmüş olacağız. Nitelikli istihdamla, katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturmuş oluyoruz. Savunma sanayisinde gelişen teknolojiler bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Neden sağlık endüstrilerinde de savunma sanayiinde olduğu gibi yerli ve milli üretimi çok daha yükseklere taşımayalım" şeklinde konuştu. "Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ölçekte savunma, ekonomi ve ticaret alanlarında köklü bir dönüşüm yaşandığını belirterek, mevcut uluslararası düzenin ciddi şekilde aşındığını söyledi. "Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor" diyen Bolat, "İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan savunma, ekonomi, nakli ve ticaret rejimlerinde ciddi aşınmalar, hatta çatırdamalar var. Davos’ta yapılan Dünya Ekonomi Forumu’nda da dünya liderleri bunu açık şekilde itiraf etti. Gümrük vergisi savaşları başladı, ticaret savaşları başladı. Rekabetçilikte ve fiyatlama davranışlarında çok önemli değişiklikler yaşanıyor" dedi. Türkiye’nin Batı’daki karmaşa ile Doğu ve Uzak Doğu’daki hızlı ilerleme arasında bulunduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu tabloya göre stratejilerimizi çiziyoruz ve sürekli dinamik bir politika üretme süreci içinde hareket ediyoruz. Avrupa Birliği’nin Hindistan’la ve Mercosur ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmaları önemli gelişmeler. Ancak unutulmamalı ki Avrupa Birliği’nin zaten 75 serbest ticaret anlaşması var. Bizimle de 30 yıldır gümrük birliği mevcut ve bu süreçten çok iyi şekilde istifade ettik" ifadelerini kullandı. İhracatın Türkiye ekonomisindeki kritik rolüne dikkat çeken Bolat, "2025 yılında 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatıyla yılı kapattık. Mal ihracatında 11,7 milyar dolarlık net artış sağladık. İhracat, büyümemizin en önemli motorlarından biridir. Göreve geldiğimden bu yana savunma sanayi ihracatımız neredeyse yüzde 100 arttı ve 10 milyar 54 milyon dolara ulaştı. Türk savunma sanayi ürünleri gittiği her yerde kalite, teknoloji ve sağlamlıkla anılıyor" dedi. Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak savunma sanayii ihracatçılarını tüm destek mekanizmalarından faydalandırdıklarını vurgulayarak, "Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 43,5’e yükseldi. Bu tablo, başardıklarımızla iftihar etmemiz gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "2025’te ihracat yüzde 48 artışla 10,54 milyar dolara ulaştı" Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise "Savunma ve havacılık sanayii ihracatına genel bakış" başlıklı konuşmasında sektörün ihracat performansını ayrıntılı verilerle paylaştı. Görgün, bölgesel dağılıma ilişkin şu bilgileri verdi: "2025 yılında savunma ve havacılık sanayii ihracatımız 10,54 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 48’lik artış anlamına geliyor. Avrupa’ya 4,3 milyar dolar, Orta Doğu’ya 1,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Slovakya oldu." Savunma sanayiinin Türkiye’nin toplam mal ihracatı içindeki payının hızla arttığını belirten Görgün, "2022 yılında bu oran yüzde 1,7 iken, 2025 itibarıyla yüzde 3,6 seviyesine yükseldi. Uluslararası endeksler de Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişini teyit ediyor. Yayınlanmış verilere göre Türkiye, dünyada son 10 yılda bir önceki 10 yıla oranla ihracatını en çok artıran ülke olmuştur" diye konuştu. Hizmet ihracatına ilişkin ilk kez veri toplandığını da açıklayan Görgün, "2025 yılında mal ihracatına ek olarak 184 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğimizi tespit ettik. 2025 yılında sektörümüz, bir önceki yıla göre yüzde 79 artışla toplam 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin önümüzdeki yıllarda teslimata dönüşmesiyle yeni ihracat rekorları göreceğiz. 2021 yılında kişi başına düşen ihracat cirosu 45 bin dolar seviyesindeydi. 2025’te bu rakam 100 bin dolara ulaştı. Küresel ölçekte ihracat başarısı bulunan yabancı şirketlerde ise bu rakam, kişi başına yaklaşık 300 bin dolar civarındadır. Bizim de verimli bir ihracat için, sektör ortalamasında 300 bin dolar seviyesini yakalamamız gerekiyor" dedi. Sivil sektörlere açılımın önemine dikkat çeken Görgün, "Savunma sanayi firmalarının sivil alandaki satış oranları küresel ölçekte yüzde 50’ler seviyesinde. Biz de sektör olarak, sahip olduğumuz teknolojileri sivil pazarlara da çözüm üretecek şekilde ürünleştirmeye daha fazla kafa yormalı, strateji oluşturmalı ve kaynak ayırmalıyız" ifadelerini kullandı. İhracat şampiyonlarına ödül Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen Savunma ve Havacılıkta 2025 İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’nde başarılı ihracatçılara ödülleri takdim edildi. Programa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, Antalya milletvekilleri ve çok sayıda ihracatçı katıldı.
Bakan Işıkhan: "500 bin konut projesi Türkiye tarihinde şimdiye kadar atılmış en büyük adım"
30 Ocak 2026 Cuma - 14:04 Bakan Işıkhan: "500 bin konut projesi Türkiye tarihinde şimdiye kadar atılmış en büyük adım" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemiz için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım, hayata geçirilmiş en büyük sosyal devlet projelerinden birisidir" dedi. Bir dizi program için Ordu’ya gelen Bakan Işıkhan, ilk olarak valiliği ziyaret etti. Vali Muammer Erol ve ilgililerce karşılanan Bakan Işıkhan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Işıkhan, ardından Yüzyılın Konut Projesi’nde hak sahiplerinin belirleneceği Altınordu ilçesindeki Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen TOKİ kura çekim törenine katıldı. Işıkhan, burada yaptığı konuşmada 500 bin konut hedefiyle başlatılan proje kapsamında Ordu’da 3 bin 334 hak sahibinin belirleneceğini ifade etti. Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yapan Bakan Işıkhan, çeşitli alanlarda yürütülen çalışmaların bu vizyon doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara da değinen Bakan Işıkhan, 6-7 Şubat depremlerinin ardından şehirlerin kısa sürede yeniden inşa edilmeye başlandığını söyledi. "500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım" Sosyal konut projesi hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonuna Türkiye olarak artık tam anlamıyla kilitlenmiş durumdayız. Hamdolsun ki bu hedefi gerek iç politikada, gerekse dış politikada çalışma hayatından ekonomiye, sağlıktan eğitime, kültürden sosyal politikalara kadar her alanda kendimize mihenk olarak belirledik. Yüzyılın Konut Projesi, işte tam olarak böyle bir aklın, böyle bir anlayışın eseridir. Ülkemiz için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım, hayata geçirilmiş en büyük sosyal devlet projelerinden birisidir. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki, toplumumuzun huzuru, mutluluğu ve gücü, vatandaşlarımızın evlerinde, hanelerinde ve yuvalarında başlar" diye konuştu. "Depremin ardından 11 ilimizin tamamını dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek ayağa kaldırmaya başladık" Bakan Işıkhan, 2023’te yaşanan 6 Şubat depreminin ardından 11 ilde çok büyük çalışmalara imza atıldığını ve şehirlerin ayağa kaldırıldığını ifade ederek, "Devletimiz, sosyal devlet anlayışıyla, devlet-millet işbirliğine inanarak, geçmişten bugüne, barınma gibi en temel ihtiyaçlar hususunda hiçbir vatandaşımızı mağdur etmemiş, millete hizmet sevdasıyla çalışan kadrolar eliyle daima vatandaşımızın yanında olmuştur. Hükümetimizin çeyrek asra yaklaşan iktidarı boyunca, Cumhurbaşkanımız liderliğinde, aziz milletimizin ve ülkemizin menfaatleri için gece gündüz çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Bu çabayı, bu özveriyi, bu gayreti en iyi Ordulu kardeşlerim bilir. Ordu’nun geçmişini de bugününü de en iyi sizler bilirsiniz. Şehrimize hangi hizmetleri kazandırdığımıza en yakın şahit, sizlersiniz. Öte yandan, malum 6-7 Şubat depremlerinde 11 ilimizi adeta dümdüz eden büyük bir yıkımı ülkece hep birlikte yaşadık. Bize dediler ki ‘Bu facianın altından kalkamazlar’, ‘Devlet bu enkazın altında kalır, bu kadar büyük bir yıkımı ayağa kaldıramazlar.’ Peki biz ne yaptık? Daha birinci yılı dolmadan 11 ilimizin tamamını dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek, evlerimizi, iş yerlerimizi, binalarımızı bir bir ayağa kaldırmaya başladık. Şehirlerimizi eskisinden çok daha sağlam, çok daha modern, pırıl pırıl evlerle donattık. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kenetlenmeyle asrın felaketini asrın dayanışmasına ve yardımlaşmasına çevirdik. Hamdolsun Rabbimizin yardımı, milletimizin duası, Sayın Cumhurbaşkanımız ve millete hizmet sevdalısı yol arkadaşları sayesinde depremin izlerini yavaş yavaş silmeye başladık" şeklinde konuştu. "Hak sahipleri güvenli ve kolay şekilde ev sahibi olacak" Kurada belirlenecek hak sahiplerine de hayırlı olsun temennisinde bulunan Bakan Işıkhan, "İnşallah bugün kuralarını çekerek hak sahiplerini belirleyeceğimiz konut seferberliğiyle birlikte diğer bütün şehirlerimizin çehresi ve sosyal dokusu da yeni bir boyut kazanacak. Ev sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız hem güvenli hem de en uygun ödeme kolaylığıyla yeni hanelerine kavuşacak" ifadelerine yer verdi. "Cumhurbaşkanımız bu büyük projeler ile sözünün eri olduğunu gösteriyor" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler ise, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu çalışmaların mimarı ve aynı zamanda hareketin kurucusu. Kendisi burada sözünün eri olduğunu bu projeler ile bir defa daha göstermiştir. Ordu’muza kazandırdığı bu evler, sadece bir adım değil, bundan sonra devam edecek, ülkemizi dünyanın sayılı ülkelerinden birisi haline getirecek dünya lideri olarak da kendisine yakışanı yapmaktadır. Bunu dost-düşman herkes biliyor. Hepsi de onu güvenilir insan olarak görüyor" diye konuştu. Konuşmaların ardından yapılan dua sonrası protokol, şehit yakınları ve gazilerin katılımı ile kuralar çekildi. Kent genelinde ev sahibi olmak için 29 bin 497 kişinin başvuru yaptığı öğrenilirken, merkezde bin 500, Aybastı ilçesinde 76, Çamaş ilçesinde 39, Çatalpınar ilçesinde 77, Çaybaşı ilçesinde 31, Fatsa ilçesinde 750, Gölköy ilçesinde 100, Gülyalı ilçesinde 50, Gürgentepe ilçesinde 52, Kabadüz ilçesinde 79, Korgan ilçesinde 80 ve Ünye ilçesinde 500 sosyal konut inşa edilecek. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti Ordu Milletvekilleri İbrahim Ufuk Kaynak ve Mustafa Hamarat, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç ve vatandaşlar katıldı.