POLİTİKA
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:36 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ramazan Bayramı’nı birlik ve beraberlik içinde kutlayalım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nı geçirmek üzere geldiği baba ocağı Rize’de birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nı geçirmek üzere bugün havayolu ile Rize’ye geldi. Rize Artvin Havalimanından helikopter yerine karayolu ile Güneysu ilçesine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada ilçe merkezinde hemşehrileri tarafından karşılandı. Hemşehrilerine otobüsten kısa bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Saygıdeğer hemşehrilerim, sizleri başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedî azaptan kurtuluş olan Ramazan ayı öncesinde en kalbi duygularla selamlıyorum. Öncelikle Rabbim bizleri Ramazan’a kavuşturduğu gibi inşallah Ramazan Bayramı’na da kavuştursun. Artık fazla bir şey kalmadı; inşallah Rabbim bizleri Ramazan Bayramı’na da kavuşturur ve böylece Ramazan’a kavuşturduğu gibi bayramıyla da bizleri müşerref kılar. Sizleri bu duygular içerisinde, inşallah Ramazan Bayramı’nı burada kutlamak için, sizlerle beraber olmak için şu anda aranızdayım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Hep birlikte bir olalım, beraber olalım, iri olalım, kardeş olalım ve Ramazan Bayramı’nı da inşallah burada birlik ve beraberlik içerisinde kutlayalım. Sizleri bu duygular içerisinde selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Sağ olun, var olun" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından otobüsten inerek makam aracıyla evine geçti. Bayram süresince kentte çeşitli ziyaretler gerçekleştirmesi öngörülen Erdoğan’ın, bayram namazını Güneysu ilçesinde kılacağı ve merhum annesinin ismini taşıyan Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi’nin de açılışını yapacağı öğrenildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:29 HSK Kararnamesi yayımlandı: 12 hakim ve savcının görev yeri değişti Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayımlanan kararname ile 12 hakim ve savcının görev yeri değişti. Karara göre, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı ise Fatih Kocaman oldu. HSK tarafından yayımlanan kararnameye göre, Pınar Şafak, İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanlığından Bakırköy Hakimliğine; Sadullah Güler, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine; Mesut Bilen, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. Gökberk Sunal ise, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine; Semra Tekin Doğan, İstanbul Hakimliğinden İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanlığına; Ramazan Yılmaz Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığından Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine; İdris Arda Aygün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğinden İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. Faruk Kaynak, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığından Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına; Çağlayan Çakmak Kocaman ise Amasya Hakimliğinden Antalya Hakimliğine; Fatih Kocaman Amasya Cumhuriyet Başsavcılığından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına; Yakup Ali Kahveci, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine; Mehmet Akif Katırcı ise Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinden Antalya Bölge Adliyesi Cumhuriyet Savcılığına atandı.
Niğde ve AKsaray arasında gönül köprüsü
03 Şubat 2026 Salı - 16:08 Niğde ve AKsaray arasında gönül köprüsü Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir; Aksaray’da gerçekleştirdiği ziyaretlerle iki şehir arasındaki gönül köprülerini güçlendirdi. Vali Murat Duru ve Belediye Başkanı Evren Dinçer ile bir araya gelen Özdemir, ’Birlikte gelişecek, bölge olarak büyüyeceğiz’ mesajı verdi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir; bir dizi temaslarda bulunmak üzere gittiği Aksaray’da, ziyaretin ilk durağı, son valiler kararnamesi ile Aksaray Valiliği görevine atanan Niğdeli mülki idare amiri Murat Duru oldu. Niğde’nin yetiştirdiği bürokratlardan biri olan Vali Murat Duru’yu makamında ziyaret eden Başkan Özdemir, yeni görev yerinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Özdemir; "Kıymetli hemşehrimiz Murat Duru’nun Aksaray’da göreve başlaması, bölge koordinasyonu açısından büyük bir şanstır. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum; Niğde ve Aksaray arasındaki bürokratik ve kültürel ilişkilerin bu dönemde çok daha ivme kazanacağına inanıyorum" dedi. Valilik ziyaretinin ardından Aksaray Belediye Başkanı Dr. Evren Dinçer ile bir araya gelen Başkan Özdemir, yerel yönetim projeleri üzerinde kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. İki belediye başkanı, özellikle akıllı şehir uygulamaları, sürdürülebilir çevre projeleri ve Kapadokya bölgesinin turizm potansiyelinin ortak pazarlanması gibi stratejik konularda fikir teatisinde bulundu. Başkan Özdemir, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede; "Aksaray ve Niğde, İç Anadolu’nun parlayan yıldızlarıdır. Sayın Evren Dinçer ile belediyelerimiz arasındaki iş birliği imkanlarını görüştük. Tecrübe paylaşımı noktasında verimli bir toplantı oldu" ifadelerini kullandı.
Canik’te burslar hesapta, Meşe Tesisleri yenileniyor
03 Şubat 2026 Salı - 13:54 Canik’te burslar hesapta, Meşe Tesisleri yenileniyor Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede üniversiteyi kazanan tüm öğrencilere verilen bursların düzenli olarak hesaplara yatırıldığını, Canik Meşe Tesisleri’nde ise yenileme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Canik Belediye Meclisi Şubat Ayı Açılış Toplantısı, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı’nın başkanlığında gerçekleşti. Canik’te yeni projeleri ve yatırımları vatandaşların hizmetine sunmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, toplantıda ilçede yapımı tamamlanan ve çalışmaları devam eden projeler ile ilgili bilgiler paylaştı. Canik’in çehresine değer katan yatırımları ilçeye kazandırmaya devam ederken, aile bütçesine katkılar sunan projelere ve gönüllere dokunan sosyal çalışmalara imza atmaya devam ettiklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imiz için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Burslar hesapta Canik’ten üniversiteyi kazanan öğrencilerin tamamına burs desteği sağladıklarını ve öğrencilerin burs ödemelerini düzenli olarak gerçekleştirmeyi sürdürdüklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizden üniversiteyi kazanan öğrencilerimizin tamamına burs desteği sağlamaya devam ediyoruz. Burs desteğimizi hayata geçirirken hem öğrencilerimizin hem de ailelerimizin eğitim harcamalarına bir nebze olsun katkılar sunmak istedik. Hamdolsun, 3 yılı aşkın bir süredir ilçemizden üniversiteyi kazanan öğrencilerimizin tamamına hiçbir özel koşul olmaksızın burs desteği sağlamaya devam ediyoruz. Burs desteğimizi her ay düzenli olarak öğrencilerimizin hesaplarına yatırmayı sürdürüyoruz" ifadelerinde bulundu. Meşe Tesisleri yenileniyor Canik Meşe Tesisleri’nde yenileme çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, yenileme çalışmalarını kısa süre içerisinde tamamlayacaklarını söyledi. Canik Meşe Tesisleri’ni yenilenen yüzü, modern ve nezih ortamıyla vatandaşların hizmetine sunacaklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, toplantıda ayrıca ilçede devam eden kentsel dönüşüm ile Canik 2. Yeni Bulvar Yolu ve yeni sosyal yaşam alanlarının yapım çalışmalarında gelinen son aşamalar ile ilgili meclis üyelerine bilgiler aktardı. Başkan Sandıkçı, "Projeler ve yatırımlarla ilçemize değer katmaya devam ediyoruz. Canik’te eser ve hizmet seferberliğimizi sürdürüyoruz. Her bir projemizin yapım çalışmasını titizlikle tamamlıyor, hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. Her alanda daha güçlü bir Canik için sahada gayretle çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve komisyonlara havale edilmesinin ardından son buldu.
Başkan Er: "Yeni bir Malatya ortaya çıkıyor"
03 Şubat 2026 Salı - 13:09 Başkan Er: "Yeni bir Malatya ortaya çıkıyor" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem yaralarını saran kentin eskisinden daha güzel olacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı personellerle bir araya geldi. Kırsalda karla etkin bir mücadele yürüten personellere çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Er, "En büyük emektarlar sizlersiniz. Aylardır dağda karla mücadele ediyorsunuz. Hepiniz büyük fedakarlıkla çalıştınız. Karla mücadelede Malatyalıların gönüllerine dokunup, yolları açtınız. Yazın da yol yapacaksınız. Başarılı çalışmalarınız ve emeklerinizden dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Malatya’nın yeniden inşa sürecinde son aşamaya geldiğini dile getiren Başkan Sami Er, "Malatya sıkıntılı bir süreçten geçiyor ama ufuk göründü. Malatya yaralarını sarıyor, çok güzel şeyler oluyor. Yeni bir Malatya ortaya çıkıyor. 121 bin yapı yükseliyor. 35 milyar liralık altyapı yatırımı yapıyoruz. Bu bir ekip işi, herkesin emeği var. Tarih bugünleri yazacak" ifadelerini kullandı. Başkan Er, Malatya’da bir yılda hummalı bir çalışma yürütüldüğüne dikkat çekerek, "Malatya çok kısa bir süre içinde yaralarını sardı. Eskisinden daha güzel bir Malatya olacak. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde bu işleri yapıyoruz. Bakanlıklarımız, ödenek desteği sunuyor. Devletin duruşu, bizim çalışmalarımız, kentte oluşan sinerji ve iş birliğiyle bu işler oldu" diye konuştu.
MHP lideri Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir"
03 Şubat 2026 Salı - 12:27 MHP lideri Bahçeli: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle ’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz Bölge’ hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" diye konuştu. "Sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir" Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır" dedi. "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur" Milli birlik ve kardeşlik duygusunu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanların tarihin uçuruma yakın yerinde durduğunu söyleyen Bahçeli, "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. "Bize düşen, PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir" 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrının 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığı bulduğunu ve çok önemli bir etabın böylelikle geçildiğinin altını çizen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır" diye konuştu. "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulmasını, Ahmet Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olarak niteleyen Bahçeli, "Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTŞ’ye kravat takmakla olmaz’ demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi. "ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır" ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahalelerinin sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz taleplerinin bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar geldiğini ifade eden Bahçeli, "Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir" şeklinde konuştu. "Epstein belgelerinin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur" Epstein belgeleri hakkında konuşan Bahçeli, "Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır" ifadelerini kullandı. "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, "Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.