POLİTİKA - 26 Aralık 2025 Cuma 14:28

Bakan Tekin, "Eğitim-öğretim, ayrım gözetmeksizin hepimizin ortak alanıdır"

A
A
A
Bakan Tekin, "Eğitim-öğretim, ayrım gözetmeksizin hepimizin ortak alanıdır"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Deprem bölgesinin tamamında 13 bin 321 dersliği eğitime almış durumdayız. Planladığımız dersliklerin bittiğinde 11 ilin tamamında bin 553 okulda 23 bin 860 dersliğin yapımı tamamlanmış olacak" dedi.


Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi inceleme, değerlendirme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Osmaniye’ye geldi. Bakan Tekin, kentteki ilk ziyaretini Osmaniye Valiliği’ne gerçekleştirdi. Valilik binasında şeref defterini imzalayan Bakan Tekin, daha sonra Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz ile makamında bir süre görüştü. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, valilik ziyaretinin ardından Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na başkanlık etti.


Eğitim Değerlendirme Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Her Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde de biz bakanlar, kendi alanlarımız kapsamında deprem bölgesinde yaraların sarılmasına yönelik yaptığımız çalışmaları ve katkıları Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu süreci bizzat ve yakından takip etmektedir. Tüm bakanlıklarda olduğu gibi Millî Eğitim Bakanlığı’na da verilen talimat açıktır.6 Şubat depremleri öncesindeki koşullardan daha iyi imkânları, depremden etkilenen 11 ilimizdeki vatandaşlarımıza sunmak zorundayız. Kuşkusuz depremin hem maddi hem de manevi yaraları bulunmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak bizler; bir yandan derslikler başta olmak üzere eğitim altyapısında yaşanan fiziki kayıpları telafi etmeye, diğer yandan ise psikolojik destek hizmetleri ve eğitim-öğretim altyapısının güçlendirilmesi yoluyla bu yaraları sarmaya gayret ediyoruz" diye konuştu.



"Deprem bölgesinin tamamında 13 bin 321 dersliği eğitime almış durumdayız"


6 Şubat depremleri öncesindeki derslik sayısının en az yüzde 15 fazlasına ulaşmış olacağız diyen Bakan Tekin, "Depremden etkilenen 11 ilimizde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı yaklaşık 9 bin 799 dersliğimiz kullanılamaz hâle gelmiştir. Biz deprem bölgesinin tamamında 13 bin 321 dersliği eğitime almış durumdayız. Planladığımız dersliklerin bittiğinde 11 ilin tamamında bin 553 okulda 23 bin 860 dersliğin yapımı tamamlanmış olacak. Bu rakamlar ilk bakışta kafa karıştırıcı olabiliyor. O nedenle şunu özellikle ifade etmek isterim. Tüm illerimizin tamamında, 6 Şubat depremleri öncesindeki derslik sayısının en az yüzde 15 fazlasına ulaşmış olacağız. Osmaniye de bu illerimizden biridir. Tamamlanan ve yapımı biten dersliklerle birlikte, 2026 yılı Eylül ayı itibarıyla Osmaniye’de, 6 Şubat öncesine kıyasla yüzde 15’lik artış hedefine ulaşılmış olacak. Bu durum, eğitim-öğretim altyapısı açısından ciddi bir rahatlama sağlayacaktır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak biz yürütmüyoruz. Belediyelerimizin katkıları, valiliklerimizin yönlendirdiği hayırseverlerin destekleri bu süreçte çok kıymetlidir. Emeği geçen herkese, hem Osmaniye’deki çocuklarımız ve gençlerimiz adına hem de ülkemizdeki tüm öğrenciler adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Eğitim-öğretim, ayrım gözetmeksizin hepimizin ortak alanıdır"


Eğitim-öğretim altyapısına bütçeden ayrılan pay, tüm bakanlıklar ve kamu kurumları arasında birinci sırada yer aldığını belirten Bakan Tekin, "Cumhurbaşkanımıza da ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Kısa süre önce bütçe sürecini tamamladık. 2003 yılından bu yana olduğu gibi, bu yıl da eğitim-öğretim altyapısına bütçeden ayrılan pay, tüm bakanlıklar ve kamu kurumları arasında birinci sırada yer almıştır. Bu, bizim açımızdan son derece önemli bir ayrıntıdır. Aynı şekilde Cumhur İttifakı siyasi partilerinin güçlü bir desteği söz konusudur. Bu siyasi destek olmadan yapılan çalışmaların sağlıklı şekilde yürütülmesi mümkün değildir. Bu süreçte emeği geçen, iktidar ve muhalefet milletvekilleri başta olmak üzere, tüm siyasetçilere, sivil toplum kuruluşlarına ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Eğitim-öğretim, ayrım gözetmeksizin hepimizin ortak alanıdır. Burada vereceğimiz her destek ve katkı, ülkemize daha büyük bir katma değer olarak geri dönecektir. Son olarak öğretmenlerimize özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Biz yatırımları yapıyoruz; ancak bu yatırımları hayata geçiren, anlamlı kılan ve çocuklarımızın geleceğine dokunan asıl güç öğretmenlerimizdir" dedi.



Bakan Tekin, "Eğitim-öğretim, ayrım gözetmeksizin hepimizin ortak alanıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Yüksek sesle kulaklık kullanımı işitme sağlığını olumsuz etkiliyor Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Dr .Öğr. Üyesi Halil İbrahim Altıner, günümüzde yüksek sesle kulaklık kullanımı ve gürültülü ortamlarda uzun süre bulunmanın işitme sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Altıner, kulak ve işitme sağlığına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl Mart ayı boyunca çeşitli bilgilendirme çalışmaları yapılmakta olduğunu söyledi. Altıner, "İşitme, insan yaşamındaki en temel duyulardan biridir. İnsanların iletişim kurmasını, çevreden gelen uyarıları almasıyla tehlikelerden korunmasını, sosyal hayata katılımını ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok önemli bir duyudur.İşitme kaybı her yaş grubunda görülebilmekle birlikte; yaşlanma, gürültüye uzun süre maruz kalma, kulak enfeksiyonları ve bazı ilaçların kullanımı gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Özellikle günümüzde yüksek sesle kulaklık kullanımı ve gürültülü ortamlarda uzun süre bulunmak işitme sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir" dedi. İşitme kaybının erken belirtileri Dr .Öğr. Üyesi Halil İbrahim Altıner, açıklamasının devamında, "Televizyonun sesini normalden fazla açma, konuşmaları sık tekrar ettirme, kalabalık ortamlarda konuşmaları anlamada zorlanma gibi durumlar işitme kaybının erken belirtileri olabilir. Bu tür durumlarda bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmak ve gerekli işitme testlerini yaptırmak önemlidir.İşitme kaybının erken dönemde fark edilmesi büyük önem taşımaktadır. Doğru bilgi, erken teşhis ve tedavi, bireylerin yaşam kalitesini artırmada büyük bir fark oluşturabilir. Bu kapsamda ülkemizde Sağlık Bakanlığımız tarafından yıllardır başarı ile uygulanan tarama programları mevcuttur. Şikayetlerini söyleyemeyen bebeklerin erken tanı ve tedavisi için ulusal yeni doğan işitme taramalarımız var ve ayrıca okul çağındaki çocuklarımıza da işitme taramaları yapılmaktadır" dedi. "Kulaklarımızı temiz tutmalı ancak kurcalamamalıyız" Altıner, son olarak, "İşitme sağlığımızı korumak için yapacağımız en temel şey yüksek ses ve gürültüden kaçınmaktır. Bu gürültü sokakta, işte, okulda olabileceği gibi, kulaklıklarımızda da olabilir. Kulaklık kullanırken ses seviyesine dikkat etmeliyiz. Kulak sağlığımız içinse kulaklarımızı temiz tutmalı ancak kurcalamamalıyız. Temennimiz herkesin sağlıklı olmasıdır. Ancak işitme kaybı durumunda hasta ve hastalığa bağlı olarak çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bu tedavi bazen ilaçlarla, bazen ameliyatla bazen de işitme cihazları ile olabilir ama günümüzde hiç duyamayan kişilerin bile biyonik kulak denilen cihazlarla tedavisi mümkündür. Bu kapsamda, kulak ve işitme sağlığı konusunda farkındalığın artırılması ve bireylerin erken dönemde gerekli önlemleri alması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.
Edirne 54 milyon değerinde uyuşturucu ele geçirildi Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı’nda düzenlenen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 54 milyon lira olan 60 kilogram esrar ele geçirildi. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul ve Tekirdağ’a uzanan operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı. Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, yürüttükleri risk analizleri çerçevesinde şüpheli görülen bir tır aracını takibe aldı. 28 Mart 2026 tarihinde Kapıkule Gümrük Kapısı’na giriş yapan araç, x-ray taramasına sevk edildi. Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine arama hangarına alınan araçta, narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla yapılan detaylı aramada, vakumlu poşetler içerisine gizlenmiş 31 kilo 422 gram esrar ele geçirildi. Analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen ikinci bir tırı daha sistem üzerinden takibe aldı. Aynı gün yurda giriş yapan bu araçta yapılan aramada ise 28 kilo 714 gram esrar daha bulundu. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında operasyonun düğmesine basıldı. Uyuşturucu maddeyi teslim almak üzere Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bekleyen 2 organizatör yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın devamında, organizasyonu yönettiği belirlenen bir şüpheli ise İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalanarak Edirne’ye getirildi. Başarıyla tamamlanan operasyonlar neticesinde toplam 60 kilogram uyuşturucu maddeye el konulurken, uyuşturucunun piyasa değerinin 54 milyon 122 bin 400 TL olduğu açıklandı. Operasyon kapsamında 2 tır ve 1 binek otomobil ile şüphelilere ait dijital materyallere el konuldu. Olayla ilgili 5 şüphelinin gözaltındaki işlemleri sürerken, soruşturma Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde titizlikle devam ediyor.
Ankara Bozulmuş etleri piyasaya süren 30 şüpheli gözaltına alındı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine hastalıklı hayvanların kesilmesi ve bozulmuş etlerin piyasaya sürüldüğü yönünde yapılan tespitler neticesinde, 30 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cimer başvuruları, sosyal medya paylaşımları ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine yapılan tespitlerde, karkas et fiyatlarında bazı besici gruplar tarafından et ve et ürünlerinin fiyatlarının manipüle edilmek suretiyle olağanüstü bir şekilde yükseltildiğini, karkas et tedarikçisi firmalar tarafından arz kısıtlamasına gidilerek elde mal olmadığı ya da kesime hayvan gelmediği gibi gerekçelerle karkas et arzını fiilen durdurduklarını, hastalıklı hayvanların kesilmesi ve bozulmuş etlerin piyasaya sürüldüğü yönünde bulgulara varıldığını belirtti. Savcılık, Ankara merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda toplam 33 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, bu kişilerden 30’unun gözaltına alındığını ifade etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, ’nitelikli dolandırıcılık, fiyatları etkileme, mal ve hizmet satımından kaçınma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçlarını yapılan operasyonlara ilişkin şu ifadelere yer verildi: "Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız Genel Soruşturma Bürosunca, Cimer başvuruları ve sosyal medya paylaşımları doğrultusunda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın suç duyurusu üzerine, ülke genelinde 2025 yılı Ekim ayı sonuna kadar istikrarlı bir şekilde devam eden karkas et fiyatlarında bazı besici gruplar tarafından et ve et ürünlerinin fiyatlarının manipüle edilmek suretiyle olağanüstü bir şekilde yükseltildiği, karkas et tedarikçisi firmalar tarafından arz kısıtlamasına gidilerek elde mal olmadığı ya da kesime hayvan gelmediği gibi gerekçelerle karkas et arzını fiilen durdurdukları, hastalıklı hayvanların kesilmesi ile bozulmuş etlerin piyasaya sürüldüğü yönünde yapılan tespitler neticesinde, değişik illerde faaliyette bulunan büyük ölçekli besici ve karkas et tedarikçilerinin örgütsel faaliyet kapsamında ’nitelikli dolandırıcılık, fiyatları etkileme, mal ve hizmet satımından kaçınma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçlarını işlediklerine dair iletişimin dinlenmesi, beyanlar vb şekilde somut delillerin tespit edilmesi üzerine, Ankara merkezli Kırşehir, Kayseri, Konya, Bursa, Balıkesir, İstanbul ve Sakarya olmak üzere 8 ilde bulunan 28 şüpheli ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak denetimleri önceden haber veren 5 kamu görevlisi de dahil olmak üzere toplamda 33 şüpheli hakkında 31 Mart tarihinde eş zamanlı gözaltı ile suç delilerine yönelik arama/el koyma talimatı verilmiş olup, bu işlemler Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yerine getirilmekle, 30 şüpheli gözaltına alınmış, diğer şüphelilerin yakalama işlemleri devam etmektedir. Soruşturma tüm şüpheliler ve yine halkımızın sağlığıyla oynadığı tespit edilen/edilecek tüm kişiler yönüyle titizlikle devam etmektedir."