GÜNDEM - 31 Mart 2026 Salı 10:41

25 bin liraya aldı, 1 milyon lira harcadı: Ordulu klasik tutkunu yarım asırlık aracı fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü

A
A
A
25 bin liraya aldı, 1 milyon lira harcadı: Ordulu klasik tutkunu yarım asırlık aracı fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü

Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan 41 yaşındaki otomobil tutkunu Salim Palabıyık, bir dostundan 25 bin liraya satın aldığı 1976 model klasik araca, satın aldığı fiyatın 40 katı fazlasını ödeyip 1 milyon liranın üzerinde harcama yaparak, adeta fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü.


Yüceler Mahallesi Samsun-Ordu Karayolu üzerinde faaliyet gösteren otomobil plazasının sahibi Salim Palabıyık, çocukluk hayallerini ve baba mesleğinden gelen tecrübesini yarım asırlık bir otomobilde hayata geçirdi. 20 yıldır babadan kalan mesleği kendisi devam ettirerek işini sürdüren Palabıyık, 2020 yılında şakayla karışık bir pazarlıkla devraldığı yarım asırlık klasik otomobili 6 yıl süren bakım ve onarımla adeta sıfır haline getirdi.



"Sacından vidasına kadar yeniden inşa edildi"


Restorasyon sürecinin göründüğünden çok daha zorlu olduğunu ve aracın tüm parçalarının en ince ayrıntısına kadar söküldüğünü söyleyen Salim Palabıyık, "Aracı teslim aldığımızda durumu aslında kötü değildi ancak kendi titizliğimiz gereği en küçük ayrıntısına kadar indik. Aracı sac aksamına kadar tamamen soydurarak profesyonel fırın boya süreciyle gövdesini yeniledik. İç döşemelerde hiçbir masraftan kaçınmayarak tamamen hakiki deri kullandık ve döneminin orijinal kemik direksiyonu aracımıza dâhil ettik. 1976 model olan bu klasik aracımızı vidasından torpidosuna, aydınlatma grubundan jantlarına kadar orijinal parçalarına sadık kalarak, ruhunu bozmadan adeta yeniden inşa ettik" dedi.



"25 bin liraya aldığımız araca bir milyonu aşkın masraf ettik"


Aracın 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle alındığını ve 1 milyon liranın üzerinde masrafın edildiğini söyleyen Salim Palabıyık, "Bu aracı 2020 yılında 25 bin lira gibi bir bedelle bünyemize katmıştık. Ancak yenileme sürecinde hiçbir detaydan kaçınmayarak 1 milyon liranın üzerinde bir harcama ile aracımızı adeta yeniden yaptık. Parça tedarik sürecinde önceliğimiz yurt içi olsa da, bulamadığımız eksikleri yurt dışından özel olarak getirttik. Sonuç olarak tüm parçalarını orijinalliğine sadık kalarak tamamladık ve şu an aracımızda en ufak bir eksik bulunmuyor" diye konuştu.



"Bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız"


Galerici olması sebebiyle satın alma teklifi aldığını ancak aracın "paha biçilemez" olduğunu söyleyen Palabıyık, "50 yaşındaki bir aracı bu hale getirmek; her şeyden önce sabır, sevgi ve yürek işidir. Klasik araç bizim için sadece bir ulaşım aracı değil, geçmişten günümüze taşınan kıymetli bir mirastır. Yollarda herkesin dikkatini çekiyor, insanlar fotoğraf çektirmek istiyor. Bu ilgi bizi gururlandırıyor. Sürekli ’satılık mı?’ Diye soruyorlar ancak biz bu nadide parçayı kesinlikle satmayı düşünmüyoruz. Onu bizden sonraki nesillere en değerli hatıramız olarak bırakacağız" şeklinde konuştu.



"Ben bu klasik aracıma aşığım"


Restorasyon sürecinde en büyük zorluğun usta bulmak olduğunu ve eski araçların zahmetli işçiliği nedeniyle birçok ustanın bu işe girmek istemediğini sözlerine ekleyen Palabıyık, "Klasik bir aracı yeniden hayata döndürmek tarifsiz bir zevk; ancak bu yolculuğun ciddi zorlukları var. Araç yaş aldıkça ustalar bu zahmetli işe girmek istemiyor, bu da süreci büyük bir sabır ve zaman sınavına dönüştürüyor. Elbette bu seviyede bir restorasyon ciddi maliyetler ve maddi imkan da gerektiriyor. Fakat tüm bu zorluklara rağmen, bugün önüme benzer bir klasik gelse ve ’yine yapar mısın?’ Diye sorsalar, gözümü kırpmadan evet derim. Ben bu klasiğe gerçekten aşığım" diyerek sözlerini tamamladı.



25 bin liraya aldı, 1 milyon lira harcadı: Ordulu klasik tutkunu yarım asırlık aracı fabrikadan çıktığı ilk günkü haline döndürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Turgutlu’da kent bilinci için Turgut ve Lulu projesi hayata geçirildi Turgutlu’da kentlilik bilincini artırmak amacıyla çocuklara yönelik hazırlanan "Turgut ve Lulu" eğitim seferberliği projesi tanıtıldı. Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, sorunların kalıcı çözümünün ceza yazmaktan değil zihniyet dönüşümünden geçtiğini belirtti. Ekrem Gürel Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Turgutlu Belediyesinin hizmetlerini içeren video gösteriminin ardından Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın açılış konuşmasını yaptı. Bir şehri asıl ayakta tutan unsurun kentlilik bilinci ve kurallara uyma kültürü olduğunu vurgulayan Çetin Akın, yerel yöneticiler olarak altyapı ve üstyapıyı iyileştirmek için çalıştıklarını ancak bir şehri yaşanabilir kılan unsurun sadece dökülen asfalt veya yapılan binalar olmadığını söyledi. Akın, "Turgutlu’muzun hepimizin ortak şikayeti olan kronik sorunları bulunuyor. Kaldırımların işgal edilmesi, daracık sokaklara gelişigüzel park edilen araçlar yüzünden hayatın felç olması, su ve enerji kaynaklarımızın bilinçsizce israf edilmesi, sokak hayvanlarına karşı duyarsız kalınması, kadına yönelik şiddet, parkların kirletilmesi ve bölgemizin en acı gerçeği olan deprem gibi meseleleri zabıta ekiplerimizle takip ediyoruz. Ancak kalıcı çözümün sadece ceza yazmaktan değil, zihniyet dönüşümünden geçtiğinin çok iyi bilincindeyiz" dedi. Eğitim seferberliği çocuklarla başlıyor Yetişkinlerin yıllardır süren alışkanlıklarını değiştirmenin zor olduğunu ifade eden Akın, bu dönüşümü başlatmak için rotayı çocuklara çevirdiklerini dile getirdi. Akın, "Çünkü biliyoruz ki bir çocuğa doğruyu öğretirseniz o çocuk evde anne babasını, sokakta komşusunu uyarır. Arabasını yanlış yere park eden bir babaya, suyunu boşa akıtan bir anneye ve çöp atan bir yetişkine en utandırıcı dersi kendi evladı verir. İşte kent kültürünü tabandan inşa etmek için başlattığımız bu büyük eğitim seferberliğinin ilk adımı olan Turgut ve Lulu projesiyle, Turgutlu’nun yeni fahri çevre müfettişlerini ve kent elçilerini hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. Turgut ve Lulu karakterleri Projeye ismini veren karakterlerin özelliklerine de değinen Akın, yuvarlak hatları ve parlak renkleriyle dikkat çeken bu iki karakterin projenin enerjisini temsil ettiğini anlattı. Daha sıcak ve keyifli bir iletişim dili kurmayı amaçladıklarını belirten Akın, "Turgut; sakinliği ve dikkatli bakışlarıyla etrafında olup biteni anında fark eden, yanlışı gördüğünde kimseyi kırmadan net bir şekilde hatırlatan, gücünü sesini yükseltmekten değil sözünün yerini bulmasından alan bir karakter olarak hayatımızı düzenleyen şeyin biraz daha dikkat etmek olduğunu gösteriyor. Lulu ise hızlı düşünen, pratik zekasıyla her duruma çözüm üreten, ortamı germek yerine esprilerle havayı yumuşatan enerjik bir yapıda olup, yanlışı eleştirmek yerine zekice bir dokunuşla hep birlikte düzeltmemizi sağlayarak bazen bir sorunu çözmek için sadece biraz pratiklik ve gülümsemenin yeterli olduğunu bizlere hatırlatıyor" şeklinde konuştu. Açılış konuşmasının ardından programda Turgut karakteri ile ilgili bir tiyatro oyunu sergilendi. Etkinliğin sonunda Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Programa, belediye başkanlarının yanı sıra il ve ilçe başkanları, vatandaşlar ve çok sayıda basın mensubu katıldı.
Aydın Koçarlı için ’afet bölgesi’ çağrısı Aydın’ın Koçarlı ilçesinde yaşanan taşkınların ardından Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı ve Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş bir araya gelerek bölgenin afet bölgesine alınması için ortak çağrı yaptı. Aydın’da son günlerde artan şiddetli yağışlar bölgede hayat şartını olumsuz etkiledi. Koçarlı ilçesinde de Büyük Menderes Nehri yataklarında taşkınlar yaşandı. Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı ve Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş bir araya gelerek konuyu değerlendirdi. Başkan Güneş, şiddetli yağışlardan meydana gelen taşkının çiftçinin belini büktüğünü belirterek bölgenin acilen Afet Bölgesi ilan edilmesi ve çiftçinin yaralarının sarılması için dün çağrıda bulunmuştu. Başkan Arıcı da felaketin ciddi boyutlara ulaştığını ifade ederek Koçarlı için acil eylem planın oluşturması gerektiğini vurguladı. "Koçarlı’nın ’Afet Bölgesi’ ilan edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir" Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, açıklamasında felaketin boyutunun dikkat çekerek, Koçarlı’nın Afet Bölgesi olarak ilan edilmesi gerektiğini dile getirdi. Arıcı, "İlk taşkının çiftçimiz üzerindeki olumsuz etkileri devam ederken ikinci bir taşkınla birlikte durum daha vahim bir hal almıştır. Buğday ürünleri ziyan olan çiftçi yağmurların ay sonuna kadar devam etmesi halinde pamuk ekimi konusunda da önlenemeyecek zararlar oluşacağı tahmin edilmektedir. Bu sebeple çiftçi ve üreticilerimiz için Koçarlı’nın ’Afet Bölgesi’ ilan edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Aksi bir karar ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde üreticilerimizi içinden çıkılmaz bir darboğaza sokacağı bilinmelidir. Bakanlığımız ve yetkili kurumlarımızın Koçarlı’mız için acil eylem planın oluşturması gerekliliğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İkinci kez aynı durumla karşı karşıyayız" Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş ise "Önceki afette buğdaylarımızın neredeyse yarıya yakını zarar görmüştü. Çiftçimiz büyük bir kayıp yaşamıştı. Şimdi ikinci kez aynı durumla karşı karşıyayız. Bu ikinci taşkından sonra işimiz çok daha zorlaştı. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız başta olmak üzere devletimizin tüm yetkililerine sesleniyoruz. Bölgemizin bir an önce afet bölgesi ilan edilmesini istiyoruz" dedi.