ÇEVRE - 27 Mart 2026 Cuma 12:19

Tarım Bilim Kafe’de lahana hastalıkları masaya yatırıldı

A
A
A
Tarım Bilim Kafe’de lahana hastalıkları masaya yatırıldı

Tarımda verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen bitki hastalıklarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen ’Tarım Bilim Kafe-Lahana Hastalıkları Etkinliği’, üreticiler ile akademiyi aynı platformda buluşturdu.


Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ayhan Şahenk Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte lahana yetiştiriciliğinde karşılaşılan hastalıklar bilimsel yönleriyle ele alındı. Alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Eminur Elçi’nin konuşmacı olarak yer aldığı programda, lahana hastalıkları başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda, üretimde sıklıkla karşılaşılan fungal, bakteriyel ve viral hastalıklar detaylı biçimde incelenirken, bu hastalıkların oluşumunda etkili olan çevresel faktörler, iklim şartları ve hatalı tarım uygulamalarına dikkat çekildi. Katılımcılara, hastalıkların erken teşhis edilmesinin üretim açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanırken yaprak, kök ve gövde üzerinde görülen belirtiler örneklerle anlatılarak, sahada karşılaşılan vakalar üzerinden değerlendirmeler yapıldı. Lahana hastalıklarının ürün verimi ve kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerine değinilirken, üreticilerin yaşayabileceği ekonomik kayıplar da gözler önüne serildi.


Programın devamında; hastalıklarla mücadelede uygulanabilecek yöntemler ayrıntılı şekilde aktarıldı. Kültürel mücadele kapsamında ekim nöbeti, dayanıklı çeşit kullanımı ve hijyen uygulamalarının önemi anlatılırken; biyolojik mücadele yöntemleri ve kimyasal mücadelede doğru ilaç kullanımına ilişkin kritik bilgiler paylaşıldı. Özellikle sürdürülebilir tarım anlayışı çerçevesinde çevre dostu uygulamaların ön plana çıkarılması gerektiği ifade edildi.



Tarım Bilim Kafe’de lahana hastalıkları masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Dr. Deniz Yılmaz: "Çocuk alerji hastalıklarında doğru tanı ve etkin tedavi önemli" Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Kliniği, kanıta dayalı yaklaşımlar doğrultusunda çocuk hastalara kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Deniz Yılmaz, klinikte yürütülen çalışmalar hakkında yaptığı açıklamada, çocukluk döneminde sık karşılaşılan alerjik ve bağışıklık sistemi hastalıklarının titizlikle ele alındığını belirtti. Yılmaz, 0-18 yaş aralığındaki çocuklarda astım ve tekrarlayan hışıltı, alerjik rinit, egzema, ürtiker, besin ve ilaç alerjileri ile arı alerjisi ve anafilaksi gibi pek çok hastalığın tanı ve tedavisinin başarıyla yürütüldüğünü, bunun yanı sıra bağışıklık sistemi hastalıklarına yönelik kapsamlı değerlendirmelerin de klinik bünyesinde gerçekleştirildiğini kaydetti. Klinikte tanı süreçlerinin ileri teknolojiyle desteklendiğini vurgulayan Yılmaz, solunum fonksiyon testleri, alerji deri testleri, gelişmiş laboratuvar tetkikleri ve provokasyon testleri sayesinde hastalara doğru ve hızlı tanı konulmasının hedeflendiğini dile getirdi. Tedavi sürecinde ise her hastaya özel planlama yapıldığını belirten Yılmaz, kişiye özel ilaç tedavilerinin yanı sıra alerjenlerden korunma yöntemlerinin anlatıldığını ve uygun hastalarda alerji aşısı uygulandığını söyledi. Gerekli görülen durumlarda ileri ve özel tedavi yaklaşımlarının da devreye alındığını ifade eden Yılmaz, tedavi sürecinin yalnızca hastayla sınırlı kalmadığını, ailelerin de sürece aktif şekilde dahil edildiğini vurguladı. Hasta ve aile eğitimine büyük önem verdiklerini belirten Yılmaz, doğru ilaç kullanımı, atak yönetimi ve korunma yöntemlerinin detaylı şekilde anlatıldığını, bu sayede tedavi sürecinin etkinliğinin artırıldığını kaydetti. Klinik olarak temel hedeflerinin çocukların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade eden Yılmaz, doğru tanı ve etkin tedavi yöntemleriyle sağlıklı bir gelecek için çalışmaya devam ettiklerini sözlerine ekledi.
Ankara Yazar Uğur Becerikli’nin yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’ okuyucularla buluştu Yazar Uğur Becerikli’nin yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’ okuyucularla buluştu. Daha çok romanları ile tanınan Uğur Becerikli, deneme/kişisel gelişim türündeki yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’nu yayınladı. Geçtiğimiz günlerde okuyucu ile buluşan kitapta, iyilik kavramı yanında, insanın neden iyi olması gerektiği ve bunun için neler yapabileceği anlatılıyor. Kitapta ayrıca, iyice yaşlanmadan önce yapılması gereken iyiliklerin bir listesi bulunuyor. "İyilik soyut değil hayatın içinde" Uğur Becerikli, iyiliği soyut bir kavram olmaktan çıkarıyor ve hayatın her anına uygulanabilir 40 somut ilke ile yeniden tanımlıyor. Bunu da "İyilik soyut bir kavram değil, hayatın içinde var olan bir durumdur" sözleriyle açıklıyor. Becerikli, Destek Yayınevi’nden okuyucu ile buluşan kitaba ilişkin şunları söyledi: "Artık ellili yaşlardayım ve yarım asrı aşan gözlem ve tecrübelerimi bir araya getirmek istedim. Nedense iyi olmayı bir çeşit romantizm gibi algılıyoruz. Sanki insan üstü bir durum gibi görmeye meyilliyiz. Oysa iyilik, her insanın doğuştan getirdiği bir haldir. Aslında iyiyiz ama yine kendi elimizle bunu bozuyor, sonra da iyi olmanın özlemeni çekiyoruz. Günlük yaşamda biraz daha bilinçli tercihler yaparak bile aslında iyi olma durumu korunabilir. Bu nedenle sık karşılaştığım durumlara ilişkin 40 başlık belirledim ve bunlar üzerinden iyi olmayı anlatmaya çalıştım." Becerikli, her şeyin başında tevazuun geldiğinin altını çizerek, "Toprak olduğumuzu ve yine toprağa dönüşeceğimizi unutmamak gerekiyor. Ömer Hayyam’ın dediği gibi bir gün en fazla bir testinin kulpu olacağız. Bu nedenle mütevazı olmak ve aşırı gitmemek, yani her konuda dengede kalmak, iyi olmayı da sağlıyor" dedi. Kitap, modern dünyanın hız, rekabet ve görünürlük baskısı altında unutulan temel değerleri yeniden gündeme getiriyor. "İyiler hep kaybeder" algısını ters yüz eden Becerikli, asıl kazancın insanın kendi vicdanıyla kurduğu barışta saklı olduğunu vurguluyor. İyiliğin bir zayıflık değil; insanı güçlendiren, huzur veren ve kalıcı iz bırakan bir duruş olduğunun altını çiziyor. Becerikli, "İyiliğin sonu olmaz. Hadi daha iyi olalım" diye de herkese çağrı yapıyor.
Ankara Ankaralılar geleneksel bayramlaşma buluşmasında bir araya geldi Ankaralılar ve Ankara’ya Hizmet Edenler Derneği tarafından düzenlenen geleneksel bayramlaşma programı, derneğin genel merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa; Ankara milletvekilleri Adnan Beker, İdris Şahin, Kurtcan Çelebi, Mevlüt Karakaya ve Mustafa Nedim Yamalı başta olmak üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Halil Tunçay, bürokratlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda dernek üyesi katıldı. "Dayanışma ve paylaşma kültürünü yaşatıyoruz" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren AHİD Genel Başkanı Hilmi Yaman, Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen faaliyetlere değinerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Yaman, Keçiören Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek katkı sunan herkese teşekkür etti. Ramazan ayı süresince ihtiyaç sahibi ailelere yönelik yapılan yardımlar hakkında da bilgi veren Yaman, market çekleri ve gıda kolileri aracılığıyla birçok haneye destek ulaştırıldığını belirtti. Dayanışma ve paylaşma kültürünün yılın her döneminde sürdürüldüğünü vurgulayan Yaman, bu anlayışın derneğin temel değerlerinden biri olduğunu ifade etti. Bayramların birlik ve beraberliği pekiştiren özel günler olduğuna dikkat çeken Yaman, bu güzel atmosferin daim olmasını temenni etti. "Bayramınız kutlu olsun" Programa katılan Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin yaptığı konuşmada, programda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bizleri burada bir araya getiren Başkanımıza teşekkür ediyorum. Tüm Ankaralı hemşehrilerimizin bayramını kutluyor, birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlara ulaşmayı temenni ediyorum. Ankaralıların sesi olmak için her zaman gayret gösterdiğimizi özellikle ifade etmek isterim" dedi. Milletvekili Adnan Beker de Ankara’nın ortak payda olduğuna vurgu yaparak, "Ankaralılar Derneği yönetiminin ve emeği geçen herkesin bayramını kutluyorum. Rabbim ülkemizin birlik ve beraberliğini daim kılsın. Bizler sizlerin seçtiği temsilciler olarak her zaman Ankara ve Ankaralılar için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "AHİD bizim evimiz" Milletvekili Kurtcan Çelebi ise AHİD’in birleştirici rolüne dikkat çekerek, "AHİD bizim evimizdir. Ramazan ayını dayanışma, paylaşma ve birlik içerisinde geçirdik. İhtiyaç sahiplerinin yanında olduğumuz bu mübarek ayın ardından, nice bayramlara hep birlikte ulaşmayı diliyorum" diye konuştu. Milletvekili Mustafa Nedim Yamalı da bayramlaşma kültürünün önemine vurgu yaparak, "Hemşehrilerimizin bayramını kutluyor, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara erişmeyi temenni ediyorum. Bu güzel geleneği yaşatan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Baba ocağı AHİD’e bayramlaşmaya geldik" Milletvekili Mevlüt Karakaya ise konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının önemine değinerek, "Ankaralılar Derneği kurulduğu günden bu yana önemli bir misyon üstlenmiştir. Günümüzde bu tür sivil toplum kuruluşları, hem hemşehrilik bağlarının güçlenmesi hem de toplumsal sorunlara çözüm üretilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Farklı görüşlerden insanların bir araya geldiği bu yapı, Ankara’ya aidiyet duygusunu güçlendirmektedir. Bizler de bugün baba ocağı, memleket ocağı olarak gördüğümüz AHİD’e he şehirlerimizle bayramlaşmaya geldik. Bu kültürü yaşayan dernek başkanı ve yönetimine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Tunceli Türkiye’nin en uzun parkurunda kürekler milli takım için çekiliyor Yeşilay Türkiye Rafting Şampiyonası’nın 1. ayağı ve milli takım seçmeleri Tunceli’de başladı. Türkiye’nin en uzun rafting parkuruna sahip Munzur’da yüzlerce sporcu kıyasıya mücadeleye çıktı. Yeşilay Türkiye Rafting Şampiyonası 1. Ayak ve Milli Takım Seçme Yarışları Tunceli’de başladı. Munzur Vadisi’nde gerçekleştirilen organizasyona 10 ilden 18 kulüp ve 49 takım katılırken, yaklaşık 300 sporcu parkurda yarışmaya başladı. Türkiye’nin en uzun rafting parkurlarından birine sahip olan Munzur Nehri, bu yıl da şampiyonanın ilk ayağına ev sahipliği yapıyor. Tunceli Valisi Şefik Aygöl, "Ülkemizin en güzel doğa alanlarından birindeyiz, Munzur’un kenarındayız, Munzur Vadisi’nde Munzur Nehrimizin yanındayız. Geçen sene Türkiye Rafting Şampiyonası’nı burada tamamlamıştık. Bu sene de yine bu şampiyonanın ilk ayağı ve milli takım seçmelerinin startını bugün verdik ve evlatlarımız yarışmaya başladı. 10 vilayetimizden 18 kulüp ve 49 takımla beraber yaklaşık 300 tane gencimiz, sporcumuz şu anda yarışmaya başladı. Çok güzel bir ortam var, hava çok güzel, alan çok güzel. Munzur’un tercih edilmesinde önemli bir needen var. Ülkmizin en önemli, en uzun rafting parkuru 36 kilometreyle şehrimizde yer alıyor. Ayrıca kapasitesiyle dünyanın en uzun ikinci parkuru olarak geçiyor. Hem ortam hem alan hem de doğa güzel. Sporcularımız güzel. Kazasız belasız güzel bir yarış olmasını temenni ediyoruz" dedi.
Manisa Manisa’da sanayiye ‘yeşil pusula’: MTSO Enerji Verimliliği Merkezi devrede Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) bünyesinde kurulan Enerji Verimliliği Merkezi, bölgedeki ilk ve tek yetkili EVD şirketi olarak sanayicinin yeşil dönüşüm sürecine rehberlik ediyor. Manisa, sanayide sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği alanında önemli bir adım attı. Manisa MTSO bünyesinde kurulan Enerji Verimliliği Merkezi (MTSOEVM), T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bölgedeki ilk ve tek Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD) şirketi olarak faaliyet göstermeye başladı. Türkiye genelinde bu yetkinliğe sahip sınırlı sayıdaki merkezlerden biri olan MTSOEVM, kuruluşundan bu yana 100’den fazla firmada saha çalışması yürütürken, 500’ün üzerinde profesyonele verdiği eğitimlerle enerji verimliliğini kurumsal bir kültüre dönüştürmeyi hedefliyor. Merkez, gıdadan otomotive, beyaz eşyadan metal sanayisine kadar birçok sektörde faaliyet gösteren firmaların enerji performansını ileri teknoloji ölçüm cihazlarıyla analiz ediyor. Yapılan çalışmalarla işletmelerin enerji tüketimi detaylı şekilde incelenirken, elde edilen veriler somut tasarruf ve verimlilik artışına dönüştürülüyor. Öte yandan Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında hayata geçirilen sınırda karbon düzenleme mekanizmasının Türk sanayisi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekildi. MTSO Enerji Verimliliği Merkezi’nin detaylı enerji etütleri, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi danışmanlığı ve karbon ayak izi hesaplamaları gibi hizmetlerle sanayicinin küresel pazarda rekabet gücünü artırmayı amaçladığı belirtildi. "Yeşil enerji, sürdürülebilir gelecek" anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren merkez, Manisa sanayisinin dönüşüm sürecine katkı sunarak işletmeleri yeşil dönüşüm yolculuğuna davet ediyor.