GÜNDEM - 06 Nisan 2026 Pazartesi 20:10

Niğde Barosu Başkanı Öztürk: "Mesleğin güçsüzleşmesi, doğrudan vatandaşların adalete erişimini zedeler"

A
A
A
Niğde Barosu Başkanı Öztürk: "Mesleğin güçsüzleşmesi, doğrudan vatandaşların adalete erişimini zedeler"

Niğde Barosu Başkanı Emin Alper Öztürk, avukatların yargının kurucu unsurlarından biri olduğunu belirterek, mesleğin güçsüzleşmesinin doğrudan vatandaşların adalete erişimini zedeleyeceğini ifade etti.


5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Törene Niğde Barosu Başkanı Emin Alper Öztürk, baro üyeleri ve çok sayıda avukat katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayan programda saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Baro Başkanı Öztürk, tüm meslektaşlarının Avukatlar Günü’nü kutlayarak, hukuk devleti ve adil yargılanma hakkının önemine dikkat çekti. Öztürk, avukatların yargının kurucu unsurlarından biri olduğunu belirterek, mesleğin güçsüzleşmesinin doğrudan vatandaşların adalete erişimini zedeleyeceğini ifade etti. Avukatlık mesleğinin yalnızca bireylerin haklarını temsil etmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Öztürk, hukukun üstünlüğünün korunması, adaletin sağlanması ve demokratik toplum düzeninin devamı için avukatların kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Konuşmasında hukuk eğitimi ve mesleğe giriş sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, geçmiş yıllarda dile getirdikleri hukuk fakültesi kontenjanlarının azaltılması, başarı sıralamasının yükseltilmesi ve mesleki kaliteyi artırmaya yönelik adımların önemine değindi. Bu kapsamda atılan bazı adımların umut verici olduğunu belirten Öztürk, hukuk eğitiminde kalite standartlarının belirlenmesi ve akreditasyon sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Öztürk ayrıca stajyer avukatların eğitim ve ekonomik hakları, kamu avukatlarının özlük hakları ile serbest avukatların CMK ve adli yardım ücretlerine ilişkin sorunların halen çözüme kavuşmadığını ifade etti. Avukatlara yönelik artan şiddet olaylarına da dikkat çeken Öztürk, meslektaşların görevlerini güvenli bir şekilde yapabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, avukatlık mesleğinin korunmasına yönelik uluslararası sözleşmelerin uygulanmasının önemine vurgu yaptı.


Meslektaşlarına dayanışma çağrısında bulunan Öztürk, "Bağımsız yargının özgür ve kararlı temsilcileri olarak görevimizin başındayız, sorumluluğumuzun farkındayız" ifadelerini kullandı.



Niğde Barosu Başkanı Öztürk: "Mesleğin güçsüzleşmesi, doğrudan vatandaşların adalete erişimini zedeler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyası İBB dosyası ile birleştirildi Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında ‘dolandırıcılık’ ve ‘suç örgütüne yardım’ iddiasıyla hazırlanan ve 35 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ dosyası ile birleştirildi. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve diğer 6 kişiye yönelik ‘dolandırıcılık’ ve ‘suç örgütüne yardım’ suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ dosyası ile birleştirildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ile Veysel Eren Güven ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, İnan Güney’in Serkan Ö. ve Rauf Cem I.’nın yetkilisi olduğu bir şirkete resmi olmasa da fiiliyatta ortağı olduğu, bu şirkete usulsüz ihaleler ve doğrudan işler bağladığı, bu işleri BELTAŞ Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemlerinde Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla suç örgütü üyesi Kağan S. üzerinden gerçekleştirdiği ve gayriresmi ortağı olduğu şirketin yetkilisi olan Serkan Ö. ile İnan Güney’in üniversiteden samimi sınıf arkadaşı olduğu aktarılmıştı. Açık hava reklam mecralarında faaliyet gösteren birçok şirket ve şahıs tarafından şüpheli İnan Güney’in söz konusu şirketin gayriresmi ortağı olduğunun bilindiğinin aktarıldığı iddianamede, Güney’in elde ettiği haksız kazancı suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu ve kendi illegal siyasi emellerine harcadığı kaydedilmişti. Hazırlanan iddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ve Veysel Eren Güven’in ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek’ suçlarından toplamda ayrı ayrı 14 yıldan 35 yıla kadar hapis cezalandırılması istenmişti. İddianamenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin dava ile birleştirilmesi talep edilmişti.
İstanbul İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumunda rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve ’İstanbul Senin’ uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel, "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır" ifadelerini kullandı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. İddianamede örgüte aktarılacak paraları toplamakla görevlendirildiği iddia edilen ve rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan Zafer Keleş duruşmada savunma yaptı. "Burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır, Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır" İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş savunmasında, "Benden 2 ay önce kardeşim Fatih Keleş tutuklandı, benden 1 ay sonra oğlum ve yeğenim tutuklandı. Ben genç yaşımdan beri ekmeğimi taştan çıkaran biri oldum. Bizim ufak bir birikimimiz var. Devlet memurluğu yapıp bıraktım, fabrikada çalıştım, atölyecilik yaptım, inşaat işleriyle uğraştım. Bizim bahsi geçen suçlamalarla alakamız yoktur. Baba, yeğen, kardeş buradayız. Böyle bir hayat yaşamışken tutuklandık. Hiçbir zaman bir örgütle alakam olmamıştır. Benim İBB veya başka bir kamu kurumunda hiçbir işim ve pozisyonum kesinlikle yoktur. 11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda bir beyan vardı. O beyanda benim Bakırköy Belediye binasından Florya’ya kardeşime para taşıdığım söyleniyor. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım, bankadan para bile çeksem yanıma üç adam çağırıyorum. 3-5 milyonla ben İstanbul’un içinde mi dolaşacağım? Benim ne işim olur para taşımakla? Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Bu suçlamalarla 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben tutukluyuz. Bir suç örgütü var diyorlar. Ben bu suç örgütünü içeride 3 ay kaldıktan sonra öğrendim, korktum. Ben kim olursa olsun hiçbir örgütün yanından geçmedim, işim olmaz. Asılsız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Ardından İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel hakkında iddianamede verilerin İBB Hanem uygulaması içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı belirtilmişti. "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da yaydığım ortaya konulamamıştır" Yüksel, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına yazılımcı olduğunu söyleyerek başladı. Sanık Yüksel, "İstanbul Senin ve İBB Hanem hakkında savunma yapacağım. Bu iki uygulama sıklıkla birbirine karıştırılmış iddianamede. Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. İstanbul Senin uygulamasını ben geliştirmedim. Bana ‘İstanbul Senin’in akış şemasını sen çiz denilmemiş, şu bilgiler isteniyor’ denilmemiş. Yokum çünkü İstanbul Senin uygulamasında. İstanbul Senin konusunda yetkim ve sorumluluğum yok" diye konuştu. "Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir" İBB Hanem projesi hakkında da savunma yapan sanık, "Bu projenin temel amacı, İBB’den hizmet alan vatandaşların aldıkları hizmetin kurum içi sorgulanmasıdır. Bu uygulamanın tüm süreçleri İBB’nin resmi e-postası üzerinden yapılmıştır. İBB Hanem uygulaması vatandaş kullanımına yönelik bir uygulama değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır faaliyete geçmemiştir. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Hizmetler klasörünün içindeki veriler vardır. Söz konusu veri akışında benim hiçbir rolüm yoktur. Benim test kullanıcımın olduğu uygulamaya girdiğinizde burada sandık verilerini görmüyorsunuz. Bu iddianameyi yazanlar bize çok büyük kötülük yaptılar" dedi. Emrah Yüksel’in savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.