EKONOMİ - 02 Mart 2026 Pazartesi 12:44

Ahiler Kalkınma Ajansı’ndan gastronomi sektörüne 6 milyon TL’lik destek programı

A
A
A
Ahiler Kalkınma Ajansı’ndan gastronomi sektörüne 6 milyon TL’lik destek programı

Ahiler Kalkınma Ajansı tarafından TR71 Bölgesi’nde faaliyet gösteren restoran ve konaklama işletmelerine yönelik hazırlanan 2026 Yılı Anadoludakiler-Gastronomi Danışmanlığı Teknik Destek Programı ilan edildi.


Toplam 6 milyon TL bütçeye sahip, bölgenin gastronomi turizmi alanındaki rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiği program, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir ve Nevşehir illerini kapsıyor. Program kapsamında, yerel gastronomik kimliğin uluslararası standartlarda yorumlanabilmesi, sürdürülebilirlik ilkesinin işletme süreçlerine entegre edilmesi, teknik yeterliliğin artırılması ve uluslararası gastronomi rehberlerinin değerlendirme kriterlerine uyum sağlanması amaçlanıyor. Bu doğrultuda işletmelere kurumsal kapasitelerini geliştirmeye yönelik danışmanlık temelli teknik destek sunulacak. Destek programı çerçevesinde yerel gastronomi mirasının korunması ve menülere yansıtılması, sürdürülebilir süreç planlaması, gastronomi turizminde nitelik ve ayırt edicilik, yenilikçi mutfak ve deneyim odaklı sunum teknikleri, uluslararası gastronomi rehberlerine uyum ile dijital görünürlük ve marka algısının güçlendirilmesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Program kapsamında proje başına 750 bin TL’ye kadar yüzde 100 oranında destek sağlanacak. Destekler işletmelere nakdi olarak verilmeyecek, talep edilen danışmanlık hizmeti Ajans tarafından doğrudan ya da hizmet alımı yoluyla karşılanacak. Programa TR71 Bölgesi’nde restoran ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’ler başvurabilecek. Başvurular 31 Ağustos 2026 tarihine kadar üç dönem halinde değerlendirilecek.


Programın tanıtım toplantısı ise 9 Mart 2026 tarihinde saat 14.00’te çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Toplantıda programın kapsamı, başvuru süreci ve değerlendirme kriterlerine ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacak. Program rehberi ve başvuru detaylarına Ajansın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gençlik ve Spor Bakanı Bak’tan Sultanbeylili gençlere müjde Sultanbeyli’de düzenlenen iftar programında genç sporcularla bir araya gelen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Sultanbeyli için çok önemli bir spor tesisi inşaatını ziyaret ettik. Yarı olimpik yüzme havuzu, 2 bin kişilik kapalı spor salonu, 300 kişilik konferans salonu, boks, kick boks ve güreş salonları ile fitness alanlarının yer aldığı güzel bir tesisi gençlerimize kazandıracağız. Sultanbeyli’nin gençleri için her şeyi yapmaya hazırız" dedi. Sultanbeyli Belediyesi ev sahipliğinde sporcularla iftar programında buluşan Bakan Osman Aşkın Bak, başarılı sporculara ödülleri takdim ederken, ilçede yapımı süren Sultanbeyli Belediyesi Mehmet Akif Spor Kompleksi’nde de incelemelerde bulundu. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak Sultanbeyli’de spor alanında önemli yatırımlar yapıldığını belirterek, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın en önemli yollarından birinin spor olduğunu söyledi. Başarılı takımlar için tesis müjdesi veren Bak, "Atletizm için tesis yapacağız. Mahallelerimize futbol sahaları, basketbol sahaları yapıyoruz. Başkana dedim sen yeter ki yer bul. Biz gerekeni yaparız. Sultanbeyli’nin gençleri için her şey hazır. Evet başkan sen devam et. Siz de devam edin çalışmalara. Geçen sefer de geldik sizin yanınıza. Ödüllerinizi verirken gerçekten gururlandırdım. Bu ülkenin gençleri, liselerdeki gençleri, okul takımları başarılar elde ediyorlar. Onun için onların bu başarılarını ödüllendirmekte Bizim görevimiz belediye başkanımıza teşekkür ediyoruz. Gençler sizleri kötü alışkanlıklardan dijital bağımlılıktan, uyuşturucudan içkiden, kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için bu tesisleri bu yatırımları yapıyoruz. Yine obeziteden uzak tutmak için gençlerimizin ailelerin, herkesin spor yapmasını istiyoruz. Bir yüzme havuzu daha kazandırıyoruz. Yüzme bilmeyen kalmasın projesiyle yaklaşık 12 milyon çocuğumuza yüzme öğrettik. Çocuklarımızın yetenek taramasıyla beraber spora yönlendiriyoruz. Bu noktada Sultanbeyli çok güzel işler yapıyor" dedi Programda konuşan Tombaş ise, Sultanbeyli’nin genç nüfusunun oldukça fazla olduğunu belirterek gençleri spora yönlendirmek için önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi. Tombaş, ilçede yapımı devam eden spor kompleksinin yaklaşık 26 bin metrekare alana sahip olduğunu belirterek, "Yarı olimpik yüzme havuzu, amfi tiyatro ve çok amaçlı spor salonlarının yer aldığı büyük bir projeyi başlattık. Şu anda inşaat yüzde 50 seviyesine geldi. İnşallah 2027 yılının Ocak-Şubat aylarında gençlerimizin hizmetine sunacağız. Amacımız çocuklarımızı sokaktan çekip spor alanlarına kazandırmak ve enerjilerini sporla buluşturmak" diye konuştu. İlçede amatör kulüpler için antrenman sahaları ve spor salonları da yaptıklarını belirten Tombaş, bireysel sporlarda 500’den fazla gencin ulusal ve uluslararası alanda başarı elde ettiğini ifade etti.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, rektörlerle iftar yemeğinde bir araya geldi TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörlerini iftar yemeğinde ağırladı. Kurtulmuş, "Türkiye’nin Terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörleriyle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, gelecek dönemde çok daha güçlü atılımların yapılabilmesi Türkiye’nin geleceği bakımından hayati önemde olduğuna işaret ederek, "Altyapısı tamamlanmış olan bir yüksek öğrenim kurumuna sahibiz. Ama sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor. Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, üç noktaya değinerek, "Yüksek öğrenimdeki uluslararası meselesi özellikle üzerinde durduğumuz hususlardan birisi. Sadece misafir öğrencilerimizi burada okutmak değil, yeryüzünün farklı taraflarından yerlerinden gençlerimize ev sahibi yapıp onlara burada eğitim vermek değil. Aynı zamanda Türk Yüksek Öğrenim Sistemi’nin de dünyanın birçok üniversitesinde üniversitenin saygın bölümlerinde oralarda üretim yeri yapabilecek. Araştırmalara, oradaki faaliyetlere katılabilecek yetkinlikte yetiştirilmesi, bizim güçlü üniversitelerimizle, yurt dışındaki güçlü üniversiteler arasında işbirliklerin arttırılması ve böylece kendi ürettiğimiz bilimsel bilginin sadece burayla sınırlı değil, bütün dünyanın malı olacak, bütün dünyanın ortak çabası olacak hale dönüştürmemiz lazım. Biz burada hem çok sayıda öğrencinin okutulması ama ondan da öte dünya üzerinde rekabet edebilecek nitelikli öğrencinin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye doğru taşımak mecburiyetindeyiz. Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ve dünyada öncü olabilen ülkeler ise bilimi, kültürünü üretebilen ve bu anlamda öncülük yapan ülkeler olacak. Türkiye olarak artık bizim bilimde taklitçilik, kültürde taklitçilik dönemini zaten geride bıraktık. Ama artık taklit edilen bilimde, kültürde teknolojide taklit edilen bir ülke durumuna çıkmak mecburiyetimiz vardır. Bunun yolunda hiç şüphesiz Yüksek Öğrenim kurumlarımızın niteliklerinin arttırılmasından geçiyor. Ayrıca şunu da altına çizmek isterim ki eğitim kurumlarımızın özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması da zorunludur. Diploma veren ve insanlara sadece titr ve bir takım mesleklerin ünvanlarını veren kurumlar deyip insanların elinin iş tutmasını sağlayacak ve beceri kazandıracak yerler haline dönmesi şarttır" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır" Kurtulmuş, İran’da saldırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni toplandığını belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Kuralları yerle bir oluyor. Terminoloji hepsi beraber oluyor. Kural bazı uluslararası sistem diye yıllardır konuşulan sistem kuralı değil gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline uluslararası sistemi döndürüyor. Bu çerçevede uluslararası sistemde hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha kestirmede ifade edemiyorum. Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız dersek herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür. Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar belki asırlar boyunca geliyormuş. Dolayısıyla bu süreci öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur. Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek, omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu dünya bu düzensiz bu kuralsız dünya düşenin ayağa kalkamayacağı bir dünya haline gelmektedir. Onun için eskiler der ya bir kere düşmeyelim. Biz Türk milleti olarak düşmeyeceğiz, ayakta kalacağız, hep beraber Allah’ın izniyle dünyanın en büyük milletlerinden birisi olacağız" şeklinde konuştu. "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz" Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na atıf yaparak, "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz. Asırlarca olduğu gibi bu topraklarda farklı etnik yapılarda yaşayan insanların hiçbirisinin zaten birbiriyle kalması husumeti yok. Bu topraklarda yaşayan hiçbir farklı mezhep ve meşrep sahibinin birbiriyle herhangi bir husumeti, düşmanlığı yok. Bunu araya koymak isteyenlerin de elinden bu fırsatı alacağız ve oynamak istedikleri oyunları bir daha oynayamayacak şekilde ters yüz edeceğiz. Allah’ın izniyle bunun için de Türkiye’de halkımızın büyük bir destek verdiğini görüyoruz. Bunun için bu bölgedeki bütün unsurlar, Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin ne kadar farklı etnik mezhebi yapı varsa Sünnilerin, Alevilerin, Şiilerin bütün bu unsurların hep beraber aynı coğrafyanın insanları aynı ülkenin aynı bölgenin vatandaşları ve aynı kaderin kaderdaşları olarak bir arada birlikte yürümeleri herhalde bölgemizin de huzurunu sağlayacaktır. Bu amaçla özellikle sizlerden de Türkiye’nin terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi.