ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 10:41

Muş’ta 5 metrelik karla zorlu mücadele

A
A
A
Muş’ta 5 metrelik karla zorlu mücadele

Muş’ta yüksek kesimlerde etkisini sürdüren yoğun kar yağışına rağmen il özel idaresi ekipleri, yer yer 5 metreyi aşan kar kalınlığına rağmen köy ve yayla yollarını ulaşıma açmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.


Muş’ta bahar aylarına rağmen yüksek kesimlerde etkili olan kar, ulaşımı olumsuz etkilemeye devam ediyor. İl özel idaresi ekipleri, kapanan köy ve yayla yollarını yeniden ulaşıma açmak için yoğun bir çalışma yürütüyor. Özellikle merkeze bağlı Sağlık köyü başta olmak üzere birçok köy ve yayla yolunda çalışmalarını sürdüren ekipler, yer yer 5 metreyi aşan kar kalınlığına rağmen iş makineleriyle yol açma faaliyetlerini aralıksız devam ettiriyor. Zorlu coğrafya ve kar kalınlığına rağmen ekipler, vatandaşların ulaşımda mağduriyet yaşamaması için alternatif güzergâhları da tek tek ulaşıma açıyor.


Sağlık Köyü Muhtarı Adil Karadağ, "Nisan ayında olmamıza rağmen köyümüzün yolu hâlâ kapalı. Muş İl Özel İdaresi ekipleri şu an yollarımızı açmak için çalışma yürütüyor. İmkânlarımız olmadığı için il özel idaresinden destek istedik, ekipler de gelerek yol açma çalışmalarına başladı. Köyümüz yeniden ulaşımına kavuşuyor. Nisan ayında yağan karı görüyorsunuz. Yer yer 4-5 metreyi bulan kar kütleleri bulunuyor. Ekipler 24 saat boyunca bizim için çalışıyor. Tüm dertlerimizle ve sıkıntılarımızla yakından ilgileniyorlar. Her zaman telefonları bize açık. Bütün sorunlarımızı çözmek için büyük çaba gösteriyorlar" dedi.



Muş’ta 5 metrelik karla zorlu mücadele

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Dijital oyunlara denetim talebi Samsun’da öğretmenler, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek ve dijital oyunlara yönelik denetim çağrısında bulunmak için yürüyüş düzenledi. Eğitimciler, "çocuklar için uygundur" sertifikası bulunmayan dijital oyunların erişime kapatılması gerektiğini belirterek daha güçlü önlemler talep etti. Samsun’da öğretmenler, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylara tepki göstermek amacıyla yürüyüş düzenledi. İstiklal Caddesi 23 Nisan Ortaokulu önünden başlayan yürüyüş, Osmaniye ve Lise Caddeleri güzergâhını takip ederek İlkadım ilçesindeki Site Camisi’nde sona erdi. Eğitim-Bir-Sen ve Türk-Eğitim-Sen adına basın açıklamasını yapan Fikret Bostan, "Siverek’te yaşanan şiddetin şokunu henüz atlatamamışken, Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’na düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden öğretmenimiz ve öğrencilerimizin acısı yüreğimize bir kez daha kor ateş düşürmüştür. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan, kötü emellerine alet eden kirli şebekelerin farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Dijital oyunlar zorunlu içerik denetiminden geçirilmeli; ’çocuklar için uygundur’ sertifikası bulunmayan oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir. Okul polisi uygulaması zorunlu olmalı. Aileler, çocuklarının dijital ortam kullanımını daha yakından takip etme konusunda bilinçlendirilmelidir. Öğrenci disiplin yönetmeliği, değişen şartlar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli ve mevcut normlar artırılmalıdır. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri güçlendirilmelidir. İlgili kurumların çocuklara yönelik suçlar konusunda ihtisaslaşması sağlanmalıdır" dedi. Basın açıklaması toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.
Van AFAD, Bahçesaray yolunda çığ incelemesi yaptı Van’ın Bahçesaray ilçesine ulaşımı sağlayan ve kış şartları nedeniyle zaman zaman ulaşıma kapanan yolda, çığ tehlikesine karşı inceleme yapıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, riskli bölgelerde saha çalışması gerçekleştirdi. Çetin kış şartlarından dolayı 27 Aralık’ta ulaşıma kapanan Van-Bahçesaray kara yolunda, AFAD ekipleri tarafından çığ incelemesi gerçekleştirildi. Son dönemdeki yoğun kar yağışı ve ani sıcaklık değişimlerinin ardından, bölgedeki can ve mal güvenliğini korumak amacıyla harekete geçen uzman ekipler, güzergah üzerindeki kritik noktaları tek tek taradı. Yoğun kar yağışı ve yüksek rakım nedeniyle çığ tehlikesinin sıkça yaşandığı güzergâhta incelemelerde bulunan ekipler, özellikle daha önce çığ düşen noktaları mercek altına aldı. Kar kalınlığı, eğim durumu ve zemin yapısını değerlendiren ekipler, muhtemel risklere karşı raporlama yaptı. "Karabet Geçidin’de kar kalınlığı 3 metre 75 santim" Doğu Anadolu’nun zorlu kış şartlarının yaşandığı bölgede, ilkbahara girilmesine rağmen yüksek kesimlerde kış etkisini sürdürüyor. Türkiye’nin en yüksek geçitlerinden biri olan Karabet’te, nisan ayına gelinmesine rağmen kar kalınlığı 3 metre 75 santime ulaşmış durumda. Kar yağışı ve düşen çığlar nedeniyle 27 Aralık’ta ulaşıma kapanan 3 bin rakımlı Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 3 metre 75 santime ulaşırken Bahçesaraylılar yolun kapalı olmasından dolayı Van’a ulaşımlarını 250 kilometrelik mesafedeki Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden sağlıyor. (EKİP-ŞAK-
İzmir Hemofilide yeni nesil tedaviler dikkat çekiyor Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Çocuk Hematoloji Uzmanı Uz. Dr. Şebnem Önen Göktepe, son yıllarda hemofili tedavisinde büyük bir dönüşüm yaşandığını belirterek, "Eskiden tedavi yalnızca damar yoluyla verilen faktörlerle sınırlıydı. Şimdi ise daha uzun etkili faktörler ve cilt altından uygulanabilen ilaçlar sayesinde hastaların yaşamı çok daha kolay hale geldi." dedi. 17 Nisan’ın, tüm dünyada Dünya Hemofili Günü olarak anıldığını hatırlatan Uz. Dr. Şebnem Önen Göktepe, hemofili hastalığına yönelik farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Dünya Hemofili Federasyonu’nun kuruluş yıl dönümüne denk gelen bu özel günde düzenlenen etkinliklerin, erken tanı oranlarını artırdığını ve hasta ailelerine önemli destek sağladığını belirtti. "Basit morluklar göz ardı edilmemeli" Hastalığın belirtilerine dikkat çeken Göktepe, özellikle çocukluk çağında görülen bulguların erken tanı açısından kritik olduğunu vurgulayarak, "Kolay morarma, eklem içi kanamalar, kas içi kanamalar ya da küçük cerrahi işlemler sonrası uzun süren kanamalar mutlaka ciddiye alınmalıdır. Yenidoğan döneminde göbek bağı veya sünnet sonrası kanamalar ilk ipucu olabilir." dedi. Tekrarlayan eklem kanamalarının tedavi edilmediğinde kalıcı hasara yol açabileceğini belirten Göktepe, erken müdahalenin sakatlık riskini ciddi ölçüde azalttığını ifade etti. "Tedavide devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor" Son yıllarda hemofili tedavisinde büyük bir dönüşüm yaşandığını belirten Göktepe, özellikle yeni nesil tedavilere dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Eskiden tedavi yalnızca damar yoluyla verilen faktörlerle sınırlıydı. Şimdi ise daha uzun etkili faktörler ve cilt altından uygulanabilen ilaçlar sayesinde hastaların yaşamı çok daha kolay hale geldi." Özellikle emicizumab gibi bispesifik antikorların tedavi anlayışını değiştirdiğini vurgulayan Göktepe, "Haftada bir ya da ayda bir yapılan enjeksiyonlarla kanama riski ciddi şekilde azaltılabiliyor. Bu özellikle küçük çocuklar için büyük bir avantaj" diye konuştu. "Kişiye özel tedavi dönemi başladı" Günümüzde hemofili tedavisinin tamamen bireyselleştirildiğini belirten Göktepe, her hastaya aynı yaklaşımın artık geçerli olmadığını söyleyerek, "Hastanın yaşam tarzı, kanama sıklığı ve ilaç yanıtına göre özel tedavi planları oluşturuyoruz. Amaç, hastaların günlük hayatlarını kısıtlamadan yaşamlarını sürdürebilmeleri" dedi. Gen tedavisinin de umut vadettiğini ifade eden Göktepe, "Tek seferlik uygulamalarla uzun süreli hatta kalıcı çözümler hedefleniyor. Bu alanda çalışmalar hızla ilerliyor" diye konuştu. "Doğru bilgi hayat kurtarır" Hemofilili bireylerin bilinçli olmasının tedavinin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Göktepe, şu uyarılarda bulundu: "Uygun sporların seçilmesi, riskli ilaçlardan kaçınılması ve düzenli doktor takibi büyük önem taşıyor. Ayrıca genetik danışmanlık sayesinde hastalığın gelecek nesillere aktarımı da önlenebilir." Son söz: "Farkındalık, erken tanı demek" Dünya Hemofili Günü’nün önemine dikkat çeken Göktepe, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün hemofili, doğru tedavi ve takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalık. Ancak hâlâ tanı almamış çok sayıda hasta var. Farkındalık arttıkça, hayatlar kurtuluyor."
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Gençlerimizde gördüğüm umut ve kararlılık, ülkemizin geleceğine dair en büyük güvencemizdir" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, gençlerin kararlılığı ve taşıdığı umudun Türkiye’nin geleceği için en güçlü güvence olduğunu vurgulayarak, "Gençlerimizde gördüğüm umut ve kararlılık, ülkemizin geleceğine dair en büyük güvencemizdir" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Gaziantep Üniversitesi İslahiye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlenen ’İş Hayatı, Girişimcilik ve Kariyer’ söyleşisinde üniversite öğrencileriyle buluştu. 6 Şubat depremlerinin en ağır etkilerinin hissedildiği bölgelerden biri olan İslahiye’de gençlerle buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Ardıç, zorlu süreçlere rağmen gençlerin ortaya koyduğu azim ve kararlılığın geleceğe dair umutları güçlendirdiğini belirtti. Konuşmasında kendi iş hayatı tecrübelerinden de örnekler paylaşan Ardıç, başarının temelinde erken yaşta üstlenilen sorumluluk, azim ve kararlılığın bulunduğunu ifade etti. Girişimciliğin yalnızca bir iş kurmak olmadığını vurgulayan Ardıç, ihtiyaçları doğru okuyarak çözüm üretmenin ve cesaretle adım atmanın önemine dikkat çekti. Sanayinin bir ülkenin bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması açısından kritik bir rol oynadığına dikkat çeken Ardıç, üretim gücünün artırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından hayati önemde olduğunu söyledi. Dünyada hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Ardıç, teknolojinin ve yapay zekanın iş hayatını köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayarak, bu yeni dönemde kendini geliştiren ve değişime uyum sağlayan bireylerin öne çıkacağını ifade etti. Ardıç, "Yapay zeka hazırlıklı olanlar için büyük bir fırsat, hazırlıksız olanlar için ise ciddi bir tehdittir" ifadelerinde bulundu. Küresel rekabette fark oluşturmanın yolunun katma değerli üretim ve markalaşmadan geçtiğini dile getiren Ardıç, "Ürün üretmek sizi ayakta tutar, ama marka üretmek sizi dünyaya taşır" diye konuştu. "Herkesin yaptığı şeyi yaparsanız, herkes kadar olursunuz" Ardıç, gençlere kendilerini sürekli geliştirmeleri, değişime açık olmaları ve farklı düşünerek değer üretmeleri yönünde tavsiyelerde bulunarak, şunları söyledi: "Herkesin yaptığı şeyi yaparsanız, herkes kadar olursunuz. Fark oluşturmak için farklı düşünmek zorundasınız. Kendinizi sürekli geliştirin, değişime açık olun. Çünkü bu yeni dönemde öne çıkacak olanlar öğrenen, kendini yenileyen ve cesaretle adım atanlar olacaktır." Ardıç, iş hayatında güvenilir olmanın, bir alanda derinleşmenin, cesaretle risk alabilmenin ve hatalardan ders çıkarmanın önemine de değindi. Başarıya giden yolda sabır, disiplin ve azmin belirleyici olduğunu kaydeden Ardıç, "Kendinize yatırım yapın. Güvenilir olun. Her şeyi biraz bilin ama bir şeyi çok iyi bilin. Başarısızlık sizi bitirmez, başarısızlıktan hiçbir şey öğrenmemek sizi bitirir. Bu ülkenin en büyük sermayesi sizlersiniz" şeklinde konuştu. 6 Şubat depremlerinden en çok etkilenen bölgelerden olan İslahiye’de gençlerle bir araya gelmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Ardıç, yaşanan büyük felaketin ardından ortaya çıkan dayanışma ruhuna dikkat çekti. "Gençlerimizde gördüğüm umut ve kararlılık, ülkemizin geleceğine dair en büyük güvencemizdir" Ardıç, gençlerin Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek en önemli güç olduğunu belirterek, "Bu toprakların en büyük gücü, her zorluktan sonra yeniden ayağa kalkabilen insanıdır. Bugün burada gençlerimizde gördüğüm umut ve kararlılık, ülkemizin geleceğine dair en büyük güvencemizdir" diye konuştu. Programın sonunda öğrencilerden gelen soruları yanıtlayan Ardıç, gençlerle bir araya gelmenin kendisine büyük motivasyon verdiğini belirtti.