EKONOMİ - 07 Nisan 2026 Salı 12:27

Türklerin tatil anlayışı değişiyor: Öncelik konfor ve öngörülebilirlik

A
A
A
Türklerin tatil anlayışı değişiyor: Öncelik konfor ve öngörülebilirlik

Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, Türkiye’de tatil alışkanlıkları son yıllarda sessiz ama köklü bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Tatil yapmak isteyenlerin artık yalnızca şehirden uzaklaşmayı değil; zihinsel olarak dinlenmeyi, belirsizlikten uzak bir deneyim yaşamayı ve maliyetlerini önceden öngörebilmeyi istedikleri belirtildi.


Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, bu değişimin arkasında güven ihtiyacı ve sürdürülebilirlik arayışı bulunduğunu belirterek, "Araştırmalar tatilin ana motivasyonunun yüzde 70’in üzerinde ‘dinlenmek ve yenilenmek’ olduğunu gösteriyor. Tüketici artık sürpriz maliyet ya da organizasyon stresi istemiyor. Planlı, zahmetsiz ve öngörülebilir modellere yöneliyor" dedi.


"Aidiyet duygusu tatil kararlarını şekillendiriyor"


Yeni dönemde tatil tercihlerinin ekonomik sebeplerinin yanı sıra sosyolojik bir arka planı da bulunduğunu kaydeden Çelik, "Özellikle Türk aile yapısında güçlü olan aidiyet duygusu, konaklama modellerini doğrudan etkiliyor. Son dönemde tatil tercihleri değişti. Yapılan güncel araştırmalar, insanların tatilde de rutin arayışının güçlendiğini gösteriyor. Her yıl yeniden plan yapmak yerine, kendilerini ait hissettikleri, tanıdık ve zahmetsiz tatil modellerine yöneliyorlar. Türk aile yapısının dinamiklerine baktığımızda; aile ve arkadaşlarla aynı dönemlerde bir araya gelme, birlikte vakit geçirme ve bu buluşmaları sürdürülebilir bir düzene oturtma isteğinin çok güçlü olduğunu görüyoruz" ifadelerine yer verdi.


"Yazlık ev modeli artık ekonomik bulunmuyor"


Uzun yıllar Türkiye’de güçlü bir yatırım ve yaşam tercihi olan yazlık ev modelinin bugün farklı bir mali tabloyla karşı karşıya olduğunu ve artık ekonomik bulunmadığını kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Artan bakım giderleri, aidatlar, güvenlik masrafları ve vergiler ikinci bir mülkü yönetmeyi zorlaştırıyor. Bugün 5 milyon TL değerindeki bir yazlık konutun yıllık emlak vergisi, aidat, bakım ve sigorta giderleri toplamda ortalama 80-110 bin TL seviyesine ulaşıyor. Bu da mülk kullanılmasa dahi aylık 8-9 bin TL’lik sabit bir maliyet anlamına geliyor. Tüketici artık yalnızca satın alma bedeline değil, uzun vadeli gider yapısına da bakıyor. Klasik yazlık modeli bu nedenle güç kaybediyor" dedi.


"Yeni denge: Tatil evi modeli"


Bu nedenle ‘tatil evi’ yaklaşımının yeni bir alternatif olarak öne çıktığını ifade eden Çelik, "Yeni konseptimizle yazlığın sunduğu aidiyet hissini, profesyonel işletme ve otel konforuyla birleştirdik. Bu sistemde kullanıcılar bakım ve operasyon süreçleriyle uğraşmadan, yüksek hizmet standardında konaklama deneyimi yaşayabiliyor. Kızılbük GYO projelerine gösterilen ilgi de bu eğilimi doğruluyor. Satışların önemli bir bölümü ailelerin ve arkadaş gruplarının her yıl aynı zaman diliminde birlikte tatil yapabilmek amacıyla yaptığı tercihlerden oluşuyor. Bu tabloya göre tüketici yalnızca bir tatil satın almıyor; düzenli tekrar eden bir tatil alışkanlığı ve güvenli bir buluşma noktası edinmek istiyor" dedi.


"Her Şey Dahil" modeli hala gücünü koruyor


Konaklama tercihlerinde "her şey dahil" oteller hala ilk sırada yer aldığını ancak bu modelin çoğu zaman kişisel bağ kurma imkanı sunmadığını yeni nesil tatil evi modelinin ise otel konforunu korurken aidiyet ve süreklilik duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Çelik yeni oluşturdukları model ile dört mevsim turizme katkı sağladıklarını kaydetti.


Kızılbük GYO’nun hayata geçirdiği projelerin dört mevsim turizmi destekleyen uzun vadeli bir yatırım olarak kurgulandığını belirten Çelik, "Termal ve sağlık turizmi sezon bağımlılığını azaltan en önemli alanlardan biri oldu. Marmaris’te hayata geçirdiğimiz proje ile bölgede turizm hareketliliği dört mevsime yayılmaya başladı" diyerek Türk ve dünya turizminde tatil anlayışının hızla değiştiğini kaydetti.



Türklerin tatil anlayışı değişiyor: Öncelik konfor ve öngörülebilirlik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli GOSB Teknopark Ardahan Girişim Ofisi’nde girişimci kabul süreci başladı GOSB Teknopark tarafından Ardahan Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilen "Ardahan Girişim Ofisi" için girişimci kabul süreci başladı. GOSB Teknopark’tan yapılan açıklamaya göre, bölgede girişimcilik kültürünü güçlendirmek, gençlerin üretim ve yenilik odaklı fikirlerini desteklemek ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak amacıyla kurulan ofis, faaliyetlerine başladı. Sadece bir çalışma alanı değil; aynı zamanda gelişim, rehberlik ve işbirliği imkanları sunacak olan merkez, iş fikri olup nereden başlayacağını bilemeyenlerden projesini geliştirme aşamasındaki girişimcilere kadar geniş bir kitleye hitap edecek. Eğitim ve mentörlük desteği sağlanacak Fikirlerin değerlendirilip uygulamaya dönüştürüleceği aktif bir merkez olarak konumlanan ofiste; girişimcilik odaklı eğitim programları, mentörlük süreçleri, proje geliştirme destekleri ve yönlendirme mekanizmaları yer alacak. Bu sayede girişimcilerin projelerini olgunlaştırarak daha sağlam iş modelleri kurmaları sağlanacak. Özellikle yenilikçi düşünceye sahip, üretmek isteyen, bölgesine değer katmayı hedefleyen ve fikirlerini daha ileri taşımak isteyen bireylerin bu süreçten yararlanması bekleniyor. GOSB Teknopark Ardahan Girişim Ofisi, yerel potansiyeli açığa çıkararak bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yeni girişimlerin önünü açmayı hedefliyor. Sürece ilişkin GOSB Teknopark’tan yapılan açıklamada, girişimciliğin yalnızca büyük şehirlerde değil, Türkiye’nin her bölgesinde güçlenmesi gerektiğine dikkat çekilerek, Ardahan’da atılan bu adımın bu anlayışın önemli bir yansıması olduğu vurgulandı. Girişimcilik ekosisteminin yaygınlaşması, gençlerin iş fikirlerine yön verilmesi ve yenilikçi projelerin desteklenmesi açısından Ardahan Girişim Ofisi’nin önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Fikirlerini gerçeğe dönüştürmek ve bölgesine değer katmak isteyen girişimci adayları, başvurularını "www.gosbteknopark.com" internet sitesindeki "Başvurular" bölümünden yapabilecek.
Samsun Kanserde büyük kesiler yerine milimetrik dokunuşlar Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Bilgehan Poyrazoğlu, gelişmiş teknoloji sayesinde kanser tedavisinde ileri görüntüleme yöntemleri eşliğinde gerçekleştirilen laparoskopik ve minimal invaziv cerrahilerle, büyük kesiler yerine milimetrik girişlerle operasyonların tamamlandığını söyledi. Büyük Anadolu Hastanesi, her yıl binlerce kişinin hayatını etkileyen kansere karşı farkındalık çağrısında bulundu. Günümüzde görülme sıklığı artan bu hastalıkla mücadelede en güçlü silahın ‘bilinçli birey ve erken teşhis’ olduğu vurgulanırken, tıbbın sunduğu yeni nesil teknolojilerin tedavi başarısını yüzde 90’ların üzerine çıkardığı ifade edildi. Kanserle mücadelede zamanın en kritik faktör olduğunu belirten hastane uzmanları, vücuttaki olağan dışı değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Uzun süreli ses kısıklığı, iyileşmeyen yaralar, açıklanamayan kilo kaybı veya vücuttaki şişlikler gibi belirtilerin erken dönemde yakalanması, hastalığın yayılmadan kontrol altına alınmasını sağlıyor. Bu noktada düzenli sağlık taramaları ve kişiye özel hazırlanan check-up programları, henüz belirti vermeyen riskleri dahi gün yüzüne çıkararak hayati bir koruma kalkanı oluşturuyor. Cerrahi müdahaledeki teknolojik dönüşüme dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Bilgehan Poyrazoğlu, gelişen yöntemlerin hasta konforunu en üst seviyeye taşıdığını ifade ederek, "Kanser cerrahisinde artık sadece tümörü temizlemeyi değil, hastanın yaşam kalitesini korumayı da hedefliyoruz. Gelişmiş görüntüleme eşliğinde gerçekleştirdiğimiz laparoskopik ve minimal invaziv cerrahiler sayesinde büyük kesiler yerine milimetrik girişlerle operasyonlarımızı tamamlıyoruz. Bu durum enfeksiyon riskini minimize ederken hastalarımızın sosyal hayata çok daha hızlı dönmesine imkan tanıyor. Doğru tedavi ancak kusursuz bir teşhisle mümkündür. Hastanemizde kanser hastaları onkoloji konseyinde branş hekimleri tarafından multidisipliner şekilde değerlendirilerek en doğru tedaviye karar veriliyor. Bu önemli bir konu. Ayrıca hastane bünyesinde kullandığımız yüksek çözünürlüklü radyolojik cihazlar ve patolojik inceleme teknikleri ile kanserin haritasını henüz başlangıç aşamasında çıkarabiliyoruz. Özellikle cerrahi sınırların belirlenmesinde ve tümörün temizlenmesinde kullanılan sistemler sayesinde operasyonel başarımız uluslararası standartlara taşınıyor" dedi. Kanserin bir yazgı olmadığını, yönetilebilir bir süreç olduğunu hatırlatan Poyrazoğlu, toplumun her kesimini tarama programlarına dahil olmaya davet etti. Genetik yatkınlığı olan veya belirli bir yaş sınırını aşmış bireylerin hiçbir şikâyeti olmasa dahi uzman kontrolünden geçmesinin önemine değindi. Kanserle mücadelede multidisipliner bir yaklaşımın esas olduğunu vurgulayan Poyrazoğlu, onkoloji, cerrahi ve radyoloji birimlerinin koordineli çalışmasıyla pek çok hastanın sağlığına kavuştuğunu ifade etti.
İzmir Ödemiş’te minik öğrencilere kitap kurdu madalyası İzmir’in Ödemiş ilçesinde Kütüphaneler Haftası ve Orman Haftası çerçevesinde anaokulu öğrencileri tarafından çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan ilçe protokolü, en çok kitap okuyan öğrencileri madalya ile ödüllendirdi. Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Sunullah Desticioğlu, Ödemiş Anaokulu’nu ziyaret etti. Protokol üyeleri, ziyaret sırasında 3 yaş A sınıfı öğrencilerinin hazırladığı tiyatro gösterisini izledi. Öğretmen Sevilay Tekin Şafak rehberliğinde sahnelenen, "Orman Gelecektir" adlı oyun sergilendi. Gösterinin ardından Kaymakam Erdoğan, kütüphaneyi en çok ziyaret eden ve ödünç kitap alan öğrencilere, "Kitap Kurdu" madalyası takdim etti. Ödemiş Halk Kütüphanesi ile Ödemiş Anaokulu iş birliğinde 2025 yılının Ocak ayında hayata geçirilen, "Kütüphane Dostu Okul" projesiyle çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırılıyor. Kütüphane sevgisini küçük yaşlarda aşılamayı hedefleyen proje kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Anaokulundaki tüm sınıflar kütüphaneye gezi düzenledi. Süreç içerisinde öğrenciler ve veliler kütüphaneye üye olarak düzenli şekilde emanet kitap aldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde kütüphaneye 600 yeni üye kaydı yapıldı. Bu dönemde 4 bine yakın çocuk ve yetişkin kitabının okunduğu kaydedildi. Proje çerçevesinde kütüphaneye üye olan tüm çocuklara madalyaları verildi.