EĞİTİM - 31 Aralık 2025 Çarşamba 11:53

Muğla’da Avrupa Birliği SHORE projesi kapsamında su ve iklim odaklı söyleşi

A
A
A
Muğla’da Avrupa Birliği SHORE projesi kapsamında su ve iklim odaklı söyleşi

Avrupa Birliği Horizon Europe programı kapsamında desteklenen SHORE Projesi çerçevesinde, su kirliliği ve iklim krizinin toplumsal etkilerini ele alan bir söyleşi Muğla’da gerçekleştirildi.


Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde ve Muğla Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, SHORE Proje Koordinatörü, Sınıf Öğretmeni Aylin Bal moderatörlüğünde gerçekleşti. Söyleşide; su kirliliğinin ekosistemler, insan sağlığı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri, farklı disiplinlerden gelen konuşmacıların perspektifleriyle ele alındı.


Etkinlikte konuşan Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Hicran Karabıyık İbiş, çevrenin korunmasının yalnızca bir duyarlılık meselesi değil; bilimsel veriler, planlama ve kararlı uygulamalarla yürütülen kamusal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.


İklim elçisi Seren Anaçoğlu, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, temiz suya erişim ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı fikrinde bir insan hakları ihlali olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.


Sürdürülebilirlik savunucusu ve girişimci Arya Yurdacan, su kirliliğiyle mücadelenin aynı zamanda yenilikçi fikirler ve girişimcilik yoluyla çözüm üretilebilecek bir alan olduğunu örneklerle aktardı.


Serbest dalış sporcusu Toprak Toprak ise denizlerle birebir temas hâlindeki bir sporcu olarak, su kirliliğinin su sporları ve deniz yaşamı üzerindeki etkilerini saha deneyimleri üzerinden paylaştı.


Muğla’da Horizon Europe fonu alan ilk ve tek okul projesi olma özelliği taşıyan SHORE Projesi kapsamında düzenlenen söyleşi; yerel yönetimler, eğitim kurumları ve gençlerin iklim ve su okuryazarlığı konusunda birlikte hareket etmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.


Etkinlik, suya sadakat, sorumluluk ve ortak çözüm üretme çağrısıyla sona erdi.



Muğla’da Avrupa Birliği SHORE projesi kapsamında su ve iklim odaklı söyleşi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’daki köpek saldırısı davasında tarihi karar Manisa’nın Yunusemre ilçesinde sahipsiz köpeğin saldırısından kaçarken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan çocuk için açılan davada mahkeme kararını verdi. Mahkeme, Manisa Büyükşehir Belediyesi, Yunusemre Belediyesi ve Doğa Koruma Müdürlüğü’nün toplam 10 milyon 252 bin 74 TL tazminat ödemesine hükmetti. Karar sonrası açıklama yapan baba Yücel Kılınç, "O hayvanın sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır" dedi. Olay, 24 Ekim 2022’de Yunusemre ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ilkokul öğrencisi E.K., ekmek almak için çıktığı evinin önünde sahipsiz bir köpeğin saldırısına uğradı. Köpekten kaçmaya çalışan küçük çocuk, bu sırada yoldan geçen kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına yansıyan olayın ardından ağır yaralanan E.K., hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Uzun süre yaşam mücadelesi veren küçük çocuğun hayati tehlikeyi atlattığı ancak yürüme, konuşma ve uzuvlarını kullanmasında kalıcı hasar oluştuğu belirlendi. Olayın ardından aile tarafından açılan davayı karara bağlayan Manisa 2. İdare Mahkemesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda gerekli önlemleri almadığına hükmetti. Kararda, idarenin yürüttüğü hizmeti sürekli denetlemek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtilerek, oluşan zarardan idarenin sorumlu olduğu ifade edildi. Mahkeme, E.K. lehine 250 bin TL’si manevi, 6 milyon 808 bin 663 TL’si maddi tazminat kararı verirken, ceza miktarının faizlerle birlikte toplam 10 milyon 252 bin 74 TL olarak ödenmesine hükmetti. "58 gün yaşam mücadelesi verdi" Pazarcılık yaparak ailesinin geçimini sağlayan baba Yücel Kılınç, yaşanan olayın ardından oğlunun ağır bir travma geçirdiğini belirterek, "O zaman Eren oğluma köpeğin kovalama sonucu bir araba çarpması meydana geldi. Oğlum o zaman ağır bir travma geçirdi. 58 gün yaşam mücadelesi verdi. Oğlumda şu an bedensel sıkıntılar var. Tedavisi uzun sürebilir diyor doktorlar. Şu an tedavi görmekte. Biz de elimizden geleni yapmaktayız. Ama bu mahkemenin 4 yıl sürmesi çok uzun bir süre oldu. Tabii ki biz maddi nedenlerle yetersiz kaldığımız için çocuğumuza yapabileceğimiz tedaviyi tam anlamıyla yapamadık" dedi. "Çocuğum hala tedavi görüyor" "Allah kimsenin başına vermesin ama gerçekten de bu sokak hayvanları büyük tehlike oluşturuyor" diyen baba Kılınç, "Geçen haberlerde izledim. Ufacık çocuğu parçalamışlar. Buna bir an önce kesinlikle önlem alınması gerekiyor. Siz siz olun çocuklarınıza sahip çıkın. Biz yaşadık böyle bir durum. Çünkü sonuçta bu hayvan canlı. Ağzı, dili yok ki. Bizim başımıza da talihsiz bir olay geldi. O hayvanın ne kadar sokakta yaşamaya hakkı varsa benim çocuğumun da o kadar yaşamaya hakkı vardır diye düşünüyorum. Ama tabii ki hayvanseverler bu duruma çok tepki gösteriyor. Başlarına gelmediği için rahat bir şekilde konuşabiliyorlar, ifade edebiliyorlar. Biz demiyoruz hayvanlar katledilsin. Sonuçta onlar da Allah’ın vermiş olduğu bir canlıdır. Benim çocuğum şu an 11’ine girecek. Benim çocuğum hala tedavi görüyor. Benim çocuğumun bunda bir suçu var mıydı?" ifadelerini kullandı. Kılınç, davayı 4 yıl sonra kazandıklarını avukatı aracılığıyla öğrendiğini sözlerine ekledi.