GÜNDEM - 23 Şubat 2026 Pazartesi 10:40

Menteşe’de çocuklar Ramazan ayında etkinliklerine devam ediyor

A
A
A
Menteşe’de çocuklar Ramazan ayında etkinliklerine devam ediyor

Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesindeki Uluslararası Gençlik Merkezi, kapılarını Ramazan ayının manevi iklimini çocuklara aşılamak için açtı. Merkezde düzenlenen etkinliklerle çocuklar, 11 ayın sultanını geleneksel sanatlarla tanıyor.



Muğla’nın Menteşe ilçesinde Ramazan ayı, sadece ibadetle değil, aynı zamanda kültürel mirasın genç nesillere aktarıldığı özel etkinliklerle yaşanıyor. Uluslararası Gençlik Merkezi tarafından hayata geçirilen programlar sayesinde çocuklar; paylaşma, yardımlaşma ve birlik beraberlik gibi değerleri sanatla harmanlayarak öğreniyor.



Ramazan ruhunu yansıtan atölye çalışmalarına katılan minikler, eğitmenler eşliğinde el becerilerini sergiliyor. Program kapsamında çocuklar; Geleneksel Ramazan davulcusu figürlü tasarımlar, Mahya yazıları ve Ramazan süslemeleri, ahşap ve seramik boyama etkinlikleri ile kültürel değerlerimizi adeta yeniden yorumluyor.



Etkinliklerde sadece sanatsal üretim yapılmıyor; aynı zamanda Ramazan ayının tarihi ve kültürel derinliği üzerine sohbetler gerçekleştiriliyor. Sabır, şükür ve paylaşmanın önemi vurgulanırken, çocuklar hazırladıkları eserlerle üretmenin mutluluğunu yaşıyor.



Uluslararası Gençlik Merkezi yetkilileri, etkinliklerin Ramazan ayı boyunca hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Çocukların sosyal ve manevi gelişimine büyük katkı sunan bu programlar, aileler tarafından da yoğun ilgiyle karşılanıyor. Menteşe’de Ramazan; sanatın, kültürel mirasın ve maneviyatın çocukların dünyasında hayat bulduğu bir döneme dönüşüyor.



Menteşe’de çocuklar Ramazan ayında etkinliklerine devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin Şehir Hastanesi’nde ilk kornea nakli başarıyla yapıldı Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen kornea nakli (keratoplasti) ameliyatı başarıyla tamamlandı. Yapılan operasyonla hastanın görme melekesini yeniden kazanması hedeflendi. Hastanenin Göz Kliniği hekimleri Doç. Dr. Erman Bozalı ve Doç. Dr. Emin Serbülent Güçlü tarafından gerçekleştirilen ameliyatın planlandığı şekilde başarıyla sonuçlandığı bildirildi. Operasyonun, bölge açısından ileri düzey göz cerrahisinin ulaştığı noktayı göstermesi bakımından önemli olduğu belirtildi. Bölge için önemli bir cerrahi adım Doç. Dr. Erman Bozalı, korneanın gözün en ön kısmında yer alan ve görmenin temelini oluşturan saydam bir doku olduğunu ifade ederek, "Kornea saydamlığını kaybettiğinde ciddi görme kayıpları ortaya çıkabilir. Gerçekleştirdiğimiz nakil ameliyatı ile hastamızın yeniden görme potansiyelini kazanmasını hedefledik. Operasyon planladığımız şekilde başarıyla tamamlandı" dedi. Bu ameliyatın bölge için önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Bozalı, kornea hastalıkları nedeniyle başka illere sevk edilen birçok hastanın artık Mersin’de tedavi edilebileceğini kaydetti. Kornea hastalıklarında yüksek başarı oranı Doç. Dr. Emin Serbülent Güçlü ise kornea naklinin birçok göz hastalığında uygulanan etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti. Güçlü, "Keratokonus, enfeksiyon sonrası oluşan kornea lekeleri, travmaya bağlı doku kayıpları ve endotel yetmezliği gibi durumlarda kornea nakli uygulanmaktadır. Gelişen cerrahi tekniklerle yalnızca hastalıklı tabakanın değiştirildiği yöntemler sayesinde başarı oranı oldukça yüksektir" diye konuştu. Doğru takiple görme kalitesi artıyor Ameliyat sonrası sürecin önemine dikkat çeken Güçlü, "Nakil sonrası düzenli takip ve damla tedavilerinin doğru kullanılması büyük önem taşımaktadır. Uygun takip ile hastalar günlük yaşamlarına dönebilmekte ve görme kaliteleri belirgin şekilde artmaktadır" ifadelerini kullandı. İleri cerrahi uygulamalar artacak Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı da operasyonun, hastanenin sağlık hizmetlerindeki gelişimini gösterdiğini belirterek, "Göz hastalıkları alanında yapılan ilk kornea nakli ameliyatının başarıyla tamamlanması, hastanemizin nitelikli sağlık hizmeti sunma hedefinin önemli bir göstergesidir. Amacımız, hastalarımızın tanı ve tedavi süreçlerini kendi şehirlerinde tamamlayabilmelerini sağlamaktır. Önümüzdeki süreçte ileri cerrahi uygulamaları artırarak vatandaşlarımıza daha kapsamlı sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz" dedi. Gerçekleştirilen ilk kornea nakliyle birlikte, kornea hastalıkları nedeniyle başka illere yapılan sevklerin azalmasının beklendiği bildirildi.
Antalya Büyükşehir Diyetisyeni İpek Öztaş’tan sağlıklı beslenme önerileri Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı. Ramazan ayının başlamasıyla günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi. "Sahurda yediklerimiz önemli" Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, "Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar" dedi. ’’10-15 dakika beklenmeli’’ İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli" diye konuştu. "Kontrollü yemeye özen gösterin" Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, "Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Antalya Eski eşini eşarpla boğarak öldürmüştü, cinayeti nasıl işlediğini anlattı Antalya’da eski eşini eşarbıyla boğularak öldüren sanığın dosyasında savcılık iddianameyi tamamladı. Tutuklu sanığın, ’kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ ile ’kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından yargılanması talep edildi. Olay, 11 Eylül 2025 Perşembe gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hızır Çelik (32), boşandığı eşi Hanım Biçer’i evine götürdü. İkili arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Hızır Çelik, genç kadını eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak öldürdü. Evden yaklaşık 3 saat sonra ayrılan zanlı, yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak, "Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun" dedi. Çelik’in daha sonra Yeniköy Polis Amirliği’ne giderek teslim olduğu öğrenildi. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer’in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından genç kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Tasarlanmış bir cinayet" Cenazeyi almak için morga gelen ağabeylerden Resul Biçer, kardeşinin boşandıktan sonra çocuklarını göremediğini, bu durumu fırsat bilen eski eşinin, Hanım Biçer’i kandırarak eve götürdüğünü ileri sürdü. Recep Biçer ise kardeşinin planlı bir cinayete kurban gittiğini öne sürerek, "Yıllarca evli kaldılar, yapamadılar ve ayrıldılar. Ardından kardeşime iftiralar attı. Madem ihanet ettiğini düşünüyordu, gidip karşı tarafla hesaplaşacağına gelip kardeşimi öldürdü. Kardeşimi kandırdı, ev ayarladı ve planlı bir şekilde götürüp canına kıydı. Adaletin en kısa sürede tecelli etmesini ve en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunu planlayarak yaptı, tasarlayarak programladı. Önceden öldürmek için plan kurmuş. Bilinçli ve isteyerek işledi" ifadelerini kullandı. Emniyette ifadesi alınan Hızır Çelik ise işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının ilk ifadesinde, "Eve beraber gittik, eski konuları açtı, o esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti" dediği öğrenildi. Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi. Cinayet öncesi ve sonrası kamerada Öte yandan, talihsiz kadının son anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik’in birlikte siteye girdikleri, kadının kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği anlar yer aldı. Bir süre sonra zanlının elinde poşetle tek başına evden çıktığı, merdivenden indikten sonra eve doğru baktığı ve ardından siteden ayrıldığı görüldü. Savcılık iddianameyi tamamladı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Hızır Çelik’in, maktul Hanım Biçer’i ikametinde eşarp ile boğarak öldürdüğü ve ardından maktule ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin eylemine ilişkin olarak ’kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ ve ’kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından cezalandırılması talep edildi. Şüphelinin ifadesi iddianamede yer aldı İddianamede şüpheli Hızır Çelik’in savunmasına da yer verildi. Şüpheli Çelik ifadesinde, eski eşiyle yeniden görüşmeye başladıklarını, olay günü evde aralarında tartışma çıktığını belirterek şu beyanlarda bulundu: "11.09.2025 günü eski eşim olan Hanım bana Whatsapp üzerinden, "Şu karanlık denizde ölmek her gün ölmekten iyidir" şeklinde video gönderdi. Ben de bunun üzerine aradım. Fakat cevap vermedi. Bu sırada sevgilim olan S.’nin evinde çocuklarımla bulunmaktaydım. Kız arkadaşıma çocukları onda kalmasını söyleyerek eski eşimin daha önce gittiği burada tacize uğradığından bahsettiği ve yolunu tarif ettiği yer olan denize kenarına gittim. Orada ne için bu şekilde video gönderdiğini ne olduğunu sordum. Bana ailesi ve çocuklarla ilgili sıkıntılardan bahsetti. Ben de her şeyin düzeleceğine dair konuşmalar yaptım. Ve daha önce emlakçıdan onun ve çocuklarımın kalması için kiraladığım eve götürmeye ikna ettim. Eve götürdüm. Olay günü eve davet ettiğimde evde olduğumuz sırada kız arkadaşım S.’nin bana çocuklarla fotoğraf atması üzerine eski eşim tartışma çıkarttı. ’Sen beni kandırıyorsun’ dedi. Yarım saat onu sakinleştirmeye çalıştım. Sakinleşmedi. Erkekliğime ve onuruma laf söyledi. Yarım saat onu sakinleştirme çabası göstersem de sakinleşmeyerek üzerime saldırdı. Nasıl olduğunu anlamadım. Bir halde ellerimle boğazına sarıldım. Sonrasını hatırlamıyorum. Ondan sonra yatağın üzerinde olan eşarbı boğazına sardım. Eski eşime ait telefonu alarak evden ayrıldım. Sabah 09.00 gibi evden kalkarak eski eşimle benim düğünümüze ait fotoğrafları ve evlilik cüzdanını yakmak için inşaata gittim. Abim Rıdvan’a eski eşimi öldürdüğümü söyleyerek oradan ayrıldım. Ve Yeniköy Polis Amirliği’ne giderek suçumu itiraf ettim. Öldürme kastım yoktu. Pişmanım." Savcılık, dosya kapsamındaki otopsi raporu, olay yeri inceleme keşifleri, kamera kayıtları ve tanık beyanlarını birlikte değerlendirerek şüphelinin cezalandırılmasını talep etti.