GENEL - 10 Kasım 2021 Çarşamba 11:52

Mimar Arzu Kayaoğulları: "Yanan alanların imara açılması imkansız"

A
A
A
Mimar Arzu Kayaoğulları: "Yanan alanların imara açılması imkansız"

Marmaris Yapı’nın ortağı Mimar Arzu Kayaoğulları, Marmaris’te yanan alanların imara açılacağı iddiaları iddialarına ilişkin, "Böyle bir durum söz konusu değil.

Marmaris Yapı’nın ortağı Mimar Arzu Kayaoğulları, Marmaris’te yanan alanların imara açılacağı iddiaları iddialarına ilişkin, "Böyle bir durum söz konusu değil. Böyle bir şey olamaz, çünkü milli park alanı içinde siz orman vasfını yitirmiş alanları diğer alanlar gibi imara açamazsınız. Bu konu mevzuatı aşılması neredeyse imkansız olan planlama şeklidir. Orman vasfını geri döndürmek zorundadır" dedi.


Özellikle pandemi döneminde insanların büyükşehirlerden kasabalara, sahil kentlerine yerleşmek istemesi talep patlaması oluşturunca Marmaris’te ev ve arsa bulmak zorlaştı. Marmaris’in en büyük yapı firmalarından Marmaris Yapı’nın ortağı Mimar Arzu Kayaoğulları, ev ve arsalardaki fiyat artışları hakkında konuşarak, "Bu artık hepimizin sorunu oldu. Özellikle sektörün içinde olduğumuz için bu sorun ile çok sık karşılaşıyoruz. Marmaris enteresan bir planlama şekline sahiptir. Marmaris’in etrafının dörtte üçü milli parklarla çevrilidir. Milli parkların bir ucu özel çevre koruma alanına bağlanır. Bu ne demektir yani, yapısal anlamda planlı alanların çok daha kısıtlı olduğu anlamına gelir’’ ifadelerini kullandı.



"Yanan alanların imara açılması imkansız"


Mimar Kayaoğlulları, ’yanan alanlara konut, otel yapılacak’ söylentilerine, "Türkiye’deki sık sık duyduğumuz ’şu alan imara açıldı’ gibi söylemler, Marmaris için söz konusu değildir. Geçtiğimiz yaz döneminde çok acı bir olay yaşadık. Marmaris’teki orman yangınları sonrası halk arasında şöyle bir söylenti gündeme geldi, ‘işte bu alanlar imara açılacak, bu alanlar imar alanlarını açmak için mi yakıldı’ böyle bir durum söz konusu değil. Böyle bir şey olamaz, çünkü milli park alanı içinde siz orman vasfını yitirmiş alanları diğer alanlar gibi imara açamazsınız. Bu konu mevzuatı aşılması neredeyse imkansız olan planlama şeklidir. Orman vasfını geri döndürmek zorundadır’’ diye cevap verdi.



"Marmaris’te inşaat izni tek bir kuruma bağlı değil"


Kayaoğulları, "Marmaris’teki kat yüksekliği alanları tamamen yine sınırlandırılmış durumda, yani iki kat olan yerlerin üç kata çıkması mümkün değil. Çünkü plan ve plan notları bunu tamamen kısıtlayan niteliktedir. Marmaris’in diğer bölgelerden bir farklı özelliği daha var. Belediye mücavir alanları mevcut, turizm alanları mevcut, planlı alanlar ve plansız alanlar mevcut. Birçok alanda şöyle karşımıza çıkar, buradaki düzenlemeleri yapmak, bir tek kurumun elinde değildir, bir tek kurum yetkili değildir, bir çok kurumun ortak görüşüne ihtiyaç vardır. Bu sebepten haliyle nüfus oranına baktığımız zaman arazi ve alan çok az olduğu için mevcut mülkler ile mevcut araziler her geçen gün çok daha değer kazanacak" şeklinde konuştu.



"Marmaris’in planları düzenlenerek yerleşim alanları genişliyor"


Mimar Kayaoğulları, Marmaris’te yerleşim alanlarının genişlediğini ifade ederek, "Marmaris’in önündeki iki tane yerleşim yeri, Marmaris’in sıkışan bu yapılanmasının önünü açacaktır. Bunun biri Marmaris’in Muğla girişindeki Çetibeli bölgesi dediğimiz bölge, diğeri de Marmaris’in Datça yarımadasına giden konumdaki Değirmenyanı dediğimiz bölge. Marmaris’in imara açılması değil, plan eksikleri tamamlanarak ya da mevcut plan üzerinden yapılaşmanın çok daha böyle yaygın halde sürebileceği iki tane noktadır diyerek Marmaris’in iki ucundan yeni yapılanmalara gidilecek. Bunun dışındaki alanlar maalesef bu kapsamda değil. Yani özetlemek gerekirse, Marmaris’in şu anda kazanmış olduğu mülk değeri, bu fahiş artış aslında geçmişten gelen bir zorunluluktur. Çünkü konut azaldı, arazi azaldı ve her arazinin değeri o yüzden çok artış gösteriyor" dedi.



"İnşaat malzemelerindeki artış tabii ki konut fiyatlarında etkili oldu"


Mimar ve Müteahhit Arzu Kayaoğulları artan fiyatlarda malzemelere gelen zamların da etkisi olduğunu belirterek, "Geçen sene bu zamanlarda başlamış bir inşaat için almış olduğumuz demir 4 ila 4 bin beş yüz bandı arasındaydı. Demirde zaten günlük fiyatlandırma yapılıyor, bugün ise 7 ila 7 bin beş yüz bandı arasında gelip gidiyor. İnşaat maliyetlerindeki artış yüzde 50’nin üzerinde ve bunun tabii ki sektöre yansıması bir şekilde hızlı gerçekleşiyor. Çünkü vade süresi bile kısaldı. Eskiden vadeli yaptığınız inşaattaki o süreç bile daha çok daraldı" diye konuştu.



"En çok memurlar zorlanıyor"


Marmaris Yapı firmasının ortağı Mimar Arzu Kayaoğulları, dışarıdan gelen ve Marmaris’te çalışmak zorunda olanlar için ise, "Bugün yaşamını Marmaris’te sürdürmek zorunda olan kimdir? Memurumuz, polisimiz, öğretmenimizin yaşam giderleri kendi yaşam standartlarının çok daha üstünde. Çünkü sadece konut fiyatlarının artması neyi etkiliyor? Bugün kreş fiyatlarından tutun iş yerlerinin kiralarından tutun, bunların hepsine yansıyor. Onların hizmet verdiği sektörlere de yansıdığı için yaşam çok daha pahalı hale geliyor ve bunaltıyor. İnsanlar da ister istemez bir sıkıntıya sebep oluyor" ifadelerini kullandı.



"Firmalar eskisi gibi kâr etmiyor"


Hem ev yapan hem de yaptıkları evlerin satışını yapan Marmaris Yapı firmasının mimarı ve ortağı Kayaoğulları, "Kendi firmamız üzerinden bir değerlendirme yaparsam tabii ki bizim için de bazen maalesefe dönüşüyor bu fiyatlar. Vazgeçemediğimiz bir standardımız var, o standarda baktığımız zaman 2 artı 1 dairenin bizdeki metrekaresi 100 metrekare ile 130 metrekare arasında değişiyor. Bizim satış fiyatlarımız 1,5 milyon TL ile 2 milyon TL arasında değişmektedir. Ama piyasa şartlarına baktığınız zaman ikinci el evler de bunun arasında. Yaklaşık bir 250 bin TL’lik, 300 bin TL’lik bir fark var. O zaman ne demek oluyor? Bu aslında müteahhit burada çok kazanıyor anlamında görmemek lazım. Bunu yani maliyetin artık kâr etmeye çok da fazla izin vermediğinin göstergesidir. Çünkü o maliyet hem arsa fiyatlarında arttı, hem de ürünü yaptığımız malzeme anlamında arttı. Bu da ister istemez bizim sektörümüzdeki kâr oranını çok daralttı’’ diyerek kendi kazançlarının da azaldığını anlattı.



"Marmaris’te 1 milyon liraya da ev var, 10 milyon liraya da ev var"


Mimar Kayaoğulları, ev fiyatları ile ilgili, "Evlerin bulunduğu lokasyona göre, bulunduğu şartlara göre ve yine bulunduğu metrekareye göre tabii ki çok üst düzeyde. Konutlar az sayıda da olsa mevcut. Bu da demek oluyor ki Marmaris’te 1 milyona da ev bulmak mümkün, 10 milyona da ev bulmak tabii ki mümkün’’ dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum AK Parti Milletvekili Fırat’ın, ‘laiklik’ tartışması yorumu AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan eleştirilere tepki göstererek, yürütülen kampanya, eylem ve söylemlerin İslamofobik saldırı niteliği taşıdığını söyledi. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan eleştirilere tepki gösterdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e destek veren Fırat, "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayında okullarda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenmesine yönelik yayımlanan genelgenin, laikliğe aykırı olduğu iddiasıyla yapılan mesnetsiz açıklama ve eylemleri hayretle takip ettiklerini" belirtti. Genelge, anayasa ve kanun gereği Ramazan ayının, toplumsal paylaşım ve dayanışma ruhunu güçlendiren önemli atmosfer olduğuna dikkat çeken Fırat, milli ve manevi değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğu bulunan Bakanlık tarafından hazırlanan genelgenin, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu doğrultusunda hazırlandığının altını çizdi. Etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Fırat, buna rağmen ortaya konan tepkilerin kabul edilemez olduğunu kaydetti. "İslamofobik saldırı niteliğindedir" Laikliği koruma iddiasıyla yürütülen kampanya, eylem ve söylemlerin İslamofobik saldırı niteliği taşıdığını belirten Fırat, şöyle ifade etti: "Tamamen gönüllülük esasına dayanan bu etkinliklerden rahatsızlık duyan bir avuç azınlığın, vatandaşın din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alan hukuki bir ilke niteliğindeki laikliği çarpıtarak, kendi ideolojik yaklaşımlarına göre yorumlamaları kabul edilemez. Kendi değerlerine yabancılaşarak İslami hassasiyetleri kamusal alandan dışlamaya çalışanlar, Müslüman çoğunluğa ‘gerici azınlık’ diyerek hakaret etme hakkına da sahip değildir. Laikliği koruma bahanesiyle kampanyaya dönüştürülen eylem ve söylemler, İslamofobik saldırı niteliğindedir." "Ramazan’ın ruhunu birlikte yaşayalım" çağrısı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, devamında "Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine karşı düşmanca tavırlar geliştirmek yerine, gelin Ramazan’ın birlik, dayanışma ve kardeşlik ruhunu hep birlikte yaşayalım" çağrısında bulundu.
Yalova Yalova’da komşu kavgasında 14 aylık bebeği hastanelik ettiler Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu, kucağındaki 14 aylık küçük kızın ise kafatası çatlamıştı. Olayla ilgili komşu Selvet E. suçlamaları reddederek, "Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık" dedi. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışmalar yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Selvet E., Muhammed Baca ile yaşadıkları husumeti anlattı. 7-8 ay önce Muhammed Baca’nın apartmanın alt katına taşındığını söyleyen Selvet E., "Muhammed Baca’yla ilk husumetimiz bir araba park yüzünden çıkmıştır. Muhammed Baca bu olay üzerine bizi takıntılı hale getirmiştir. Muhammed Baca bizi defalarca kolluk kuvvetlerine, jandarmaya, savcılıkta suç duyurusunda bulunmuştur ve hepsi de asılsız çıkmıştır. Bizim adımıza açılan dosyalar hepsi de takipsizlik almıştır" dedi. "Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır" Son yaşanan olayı anlatan Selvet E., "En son bu olayı yaşadığımız an, benim iki tane çocuğum var. Çocuklarım iftara on dakika kala geciktikleri için ben onları aramaya çıktım. Ben aşağı inerken Muhammed Baca denen şahıs arabasıyla karşıdan geliyordu. Ben onu geçtikten sonra bana geçerken camdan parmak sallayarak küfürler etti. Ben durdum ’hayırdır’ diye seslendim. ’Sana hayırdır’ diye bağırıp çağırdı. Ben Muhammed Baca’yı iyi kötü bildiğim için, biraz da takıntılı olduğu için ben bastım gittim. Ben gittikten sonra çocukları buldum. Eve dönerken baktım yine jandarmayı çağırmış. Orada bir şeyler anlatıyor. Yine bağırıyor, çağırıyor. Ben de jandarmaya sordum. Hayırdır? Bir sıkıntı mı var yine? Muhammed Baca onların yanında bana saldırdı ve kolluk kuvvetleri araya girdi. Sonra sesi duyan komşular, insanlar çıktı. Bu arada bayanlar birbirine girmeye başladılar. Birbirlerini itip kaktılar. Jandarma ve biz onları ayırmaya çalışırken Muhammed Baca benim kardeşim Şener E.’ye küfürler ederek saldırmıştır. Saldırırken birbirlerine vurmaya başladılar. Biz araya girdik, jandarmayla ayırdık bunları. Elinde küçük bir çocuk vardı. Çocuk öncesinden annesi B. Baca’nın ifadesi kolluk kuvvetlerinde vardır. Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır. Sonra çocuk B. Baca’nın kollarındayken olay esnasında yere düşmüştür. Yere düşerken Muhammed Baca’nın burnu kanadığı zaman çocuğu kucağına alıp, kanı çocuğun üzerine akıtarak çocuğumu darp ettiler diye bağırmaya başladı. Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık. Benim kardeşim kesinlikle çocuğa herhangi bir darp, bir şey yapmamıştır" diye konuştu. Mermi bırakılma olayıyla da alakaları olmadığını savunan Selvet E., tehdit mesajları aldığını söyleyerek, "Benim dünden beri iki gündür telefonum hiç susmuyor. Beni çocuklarımla, ailemle, kardeşimle tehdit ediyorlar. Ben bu durumu yaşayacak hiçbir şey yapmadım" dedi. Vali’den ziyaret Öte yandan, Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, olayda yaralanan baba ve kızını Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti. Konuyla ilgili Vali Usta yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımız müsterih olsun; ülkemiz bir hukuk devleti olup hiçbir suç ve suçlu cezasız kalmayacaktır. Yalova, memleketi, aidiyeti ve inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın barış ve huzur içinde yaşadığı bir ilimizdir. Bu anlaşmazlığa farklı bir anlam yüklemek Yalova’mıza yapılacak büyük bir haksızlık olur. Toplumsal barışımızı zedelemeye, huzur ve güven ortamını sarsmaya yönelik dezenformatif paylaşımlara itibar edilmemesini önemle rica ederiz" dedi.
Diyarbakır Şilbe Halk Kütüphanesi hizmete açıldı Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Belediyesi tarafından Yolaltı (Şilbe) Mahallesi’nde kadınlar, gençler ve çocukların eğitim ve sosyal çalışmalarını desteklemek amacıyla yapımı tamamlanan Şilbe Halk Kütüphanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Yenişehir Belediye Başkanı Safiye Akdağ, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Açılış töreninde konuşan başkan Akdağ, kütüphanenin açılmasının çok anlamlı olduğunu belirterek, "Bütün çalışma ve hizmetlerimiz, halkımız ve çocuklarımız içindir. Onlar için ne yapsak azdır. Arkadaşlarımız 2 aydır büyük emek vererek, kütüphaneyi bugüne getirdi. Burada sadece çocuk ve gençler için değil, kadınlar için atölye ve çalışmalar yapılacak" dedi. Konuşmaların ardından kütüphane binasının açılışı yapıldı. Kütüphaneyi gezen çocuklar eğlenceli anlar yaşadı. Aynı anda 60 kişinin faydalanabileceği Yenişehir Şilbe Halk Kütüphanesi, modern mimarisi ve işlevsel tasarımıyla kadınlar, öğrenciler ve gençler için bir çalışma ve yaşam alanı sunuyor. Kütüphanede ders çalışma ve okuma alanlarının yanı sıra ücretsiz internet erişimi, kafeterya bölümü ve açık hava kullanımına uygun bahçe yer alıyor. Kütüphane özellikle sınavlara hazırlanan ve evlerinde çalışma imkânı olmayan gençlere etüt ortamı sağlarken, belirli günlerde düzenlenecek atölye, seminer ve kurslarla kadınların bilgiye erişimini ve sosyal yaşama katılımını güçlendiren çok yönlü bir yaşam ve gelişim alanı olarak hizmet verecek.
Ankara CHP kurultay davasının görülmesine devam edildi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılanmasına Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Tanık ve avukat beyanlarının ardından ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen İBB yolsuzluk davası ile eldeki dava arasında hem sanıklar hem de suçlar bakımından doğrudan bağlantı olduğunu saptadı. Heyet, iki davanın tek elden yürütülmesi amacıyla dosyaların birleştirilmesi için üst mahkemeden onay istenmesine karar verdi. Onay gelmesi durumunda iki dava birlikte görülecek. Kararda ayrıca, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesine ve eksik bilirkişi raporlarının tamamlanmasına hükmedilirken, duruşma 1 Nisan’a ertelendi. Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, "Evet, kamuoyunda butlan davası olarak da bilinen 40. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayının organize bir şekilde sakatlandığını defalarca dile getirmiştik. Gelinen bu noktada bu talebimiz Ankara Cumhuriyet Savcılığı 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin savcısı ve mahkemesi tarafından da değerlendirerek dosyanın birleştirilmesi için İstanbul’a müzekkere yazılmasına karar verildi. Gerçekler elbette ki açığa çıkacaktır. Kamuoyuna saygıyla sunulur. Teşekkürler, sağ olun" ifadelerini kullandı.