MAGAZİN - 27 Ekim 2020 Salı 19:26

Sertap Erener, Bodrum’da isyan etti: “Utanıyorum insan olmaktan”

A
A
A
Sertap Erener, Bodrum’da isyan etti: “Utanıyorum insan olmaktan”

Ünlü sanatçı Sertap Erener, Bodrum’da eline aldığı poşetlerle çöp topladı.

Ünlü sanatçı Sertap Erener, Bodrum’da eline aldığı poşetlerle çöp topladı. Sahil boyunca çöp toplayan Erener, “Burada herkesin bıraktığı pisliği toplamaya çalışıyorum. Bu çok büyük bir ayıptır. Utanıyorum insan olmaktan” diyerek isyan etti.



Ünlü sanatçı Sertap Erener ve Yonca Evcimik, Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri ve Çevre Koruma Kontrol Müdürlüğü, Miss Gibi 1 Bodrum grup üyeleri ile birlikte Gümbet sahilinde yapılan çevre temizliğine katıldı. Erener ve Evcimik ellerine aldıkları çöp poşetleriyle sahildeki çöpleri teker teker topladı. Sertap Erener sahilde yaptığı temizlikte gördüğü çöpler karşısında şoke oldu. Sinirlenen Erener ellerine taktığı eldivenlerle Gümbet sahilini temizledi. Yerdeki izmaritlerden, ay çekirdeği kabuklarına kadar bulduğu bütün çöpleri toplayan Erener, insan olmaktan utandığını söyledi. Yonca Evcimik ise sahil boyunca yerde gördüğü tüm çöpleri eksiksiz toplayarak çevreyi temiz tutmanın bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Gurup üyelerinin ve ünlü sanatçıların yanı sıra Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz’da çöp topladı.



Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz, Bodrum’un bin 392 belediye içerisinde çöp çıkarma sıralamasında 52’nci sırada olduğuna aktararak, “Tüm Yarımada’da bu çıkan çöpü toplamaya yönelik 350 emekçimiz gece gündüz çalışıyor. Bizimle beraber hareket eden en önemli inisiyatiflerden Miss Gibi 1 Bodrum Grubu da bize çok ciddi katkılar sunuyor. Çok önemli misafirlerimiz var. Sertab Erener ile Yonca Evcimik de bu ekibe katılarak bizleri gururlandırdı. Dün Bodrum’da 410 ton civarında çöp çıktı. Bunun matematiğini ortaya koyduğumuzda yaklaşık 400 bin nüfus hala Bodrum’da. Geçen sene 320 ton civarındaydı. 350 personelimiz 24 saat esasına göre sahada ama takdir edersiniz ki ne kadar sahada olursak olalım 5 metrede bir nöbetçi koyamadığımız için burada halka ciddi bir duyarlılık düşüyor.” dedi.



"İnsan olmaktan utanıyorum"


Erener, "Herkesin bıraktığı pisliği topluyorum" diyerek açtı ağzını yumdu gözünü. Ünlü sanatçı insanların değişmesi gerektiğini ifade ederek “Temizlik yapmamız şartta tabi ki de. Bu çevrenin bu halle gelmesi ile ilgili ciddi problemlerimiz var. İnsan dediğin bu kadar pis ve sorumsuz olamaz. Utanıyorum insan olmamızdan. Çünkü hayvanlar bile kendi pisliklerini topluyorlar, üzerini kapatıyorlar. Biz onu bile yapmıyoruz. Bu çok büyük bir ayıptır. Bu ayıp için yaptırımlar gerekiyor. Biz toplarız ama burası yarın yine aynı böyle çöplük olacak. Bu yaptırımlarda devlet eliyle olması lazım. Tek başımızı sivil toplumlarla birlikte uralar temizlenir ama insanların bilinçlenmesi için gereken her şey küçük yaşta aileden başlayıp doğayı nasıl korumalıyız, dünya nasıl kirleniyor, onlara nasıl bir dünya bırakmalıyız tadından dersler gerekiyor. Bu Türkiye için değil dünya için geçerli. Para burada çok büyük bir etken dünyayı kirletmemizde, herkesin cebine girecek para çok daha önemli. Bir tek dünya var, burası çöplük değil, burada gelip geçiciyiz. Biz misafiriz bu dünyada. Buranın sahibi değiliz kavramını insan denilen şeyin anlaması gerekiyor. Bunları doğru yapamazsak, yaptırım uygulayamazsak bizden hiç bir şey olmaz. Ben çok umutlu değilim ama gönüllüyüm geldim burada herkesin bıraktığı pisliği toplamaya çalışıyorum” diye konuştu.



"Eğitimsiz insanlar yapmış bunları"


Yonca Evcimik ise artık tamamen Bodrumlu olduğunu ifade ederek “Bol miktarda ay çekirdeği topladım. Sigara izmariti topladım. Naylon atık topladım. Şu ana kadar bu atıklardan bolca vardı onları topladım. Çöp atmayı şöyle düşünüyorum ben. Eğitimsiz insanların bunu yaptığını düşünüyorum. Eğitimli bir insanın böyle bir şey yapacağını düşünmüyorum. Doğaya saygılı insanlarında bunu yapacağını düşünmüyorum. Ben şahsen biri yere tükürse bile koşup arkasından bardon bir şeyinizi düşürdünüz diyorum. Bu noktaya geldim artık. Hep birlikte bunu yapmamız lazım ki bunu öğretelim." ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Depremde iş yerini kaybeden kadınlar yeniden üretime başladı Adıyaman’da kurulan ‘Geleneksel El Sanatlarının Yeniden Canlandırılması Merkezi’ ile depremde iş yerlerini kaybeden kadınlar unutulmaya yüz tutmuş meslek ürünlerini üretmeye yeniden başladı. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin, UNDP işbirliği ile Depremden en çok etkilenen illerde iş sürekliliği destek programı kapsamında hayata geçirdiği projeye Fransa Hükümeti ve TESK katkı sağlıyor. Adıyaman Yeni Mahalle’de 2 bin 560 metrekare üzerine kurulan merkezde Adıyaman’ın yöresel kıyafetleriyle yapılan Besi Bebekler, baskılı yazmalar, bakır işlemeciliği, ahşap oymacılığı, Nemrut heykellerinin yapıldığı atölyeler kuruldu. 6 Şubat Depremlerinde iş yerlerini kaybetmiş dezavantajlı kadınlar ve unutulmaya yüz tutmuş meslek ustaları için açılan merkezde, el emeği göz nuru olan birbirinden değerli eserler ortaya çıkartılıyor. Çalışmalarla ilgili bilgi veren Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Ziya Duranay, "Burada dezavantajlı, işini kaybeden kadınlarımıza fiziki anlamda yer tahsis ettik. Adıyaman’da unutulmaya yüz tutmuş meslekleri tanıtmak için, Adıyaman’ımızın o kültürünü, o mesleklerin icra etmek için bayan arkadaşlarımız mesleklerini burada icra etmekteler" dedi. Bakır İşlemeciliği Ustası, Eğitmen Pınar Çelik ise konuşmasında, "Depremden önce Adıyaman’da kendi evimde, vergi muafiyet belgem vardı. Evimde üretim yapıyordum yani ürün satışını yapıyordum. 6 Şubat depreminde ev yıkıldı. Bütün eşyalarım hepsi enkaz altında kaldı. Depremden sonra esnaf odası birliği ile UNDP’nin yaptığı bir projede unutulmaya yüz tutmuş meslekleri bir araya getirip burada biz şimdi işlerimizi devam ettiriyoruz. Onlarla beraber çalışıyoruz yani" şeklinde konuştu. Kültür Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Ustası ve Besi Bebek Üreticisi Zahide Durmaz Akar ise, "Besi, benim anneannemin ismidir. Anneannem geleneksel giyinirdi. Beni o büyüttü. O öldükten sonra onun adını da bebeklerime vererek bütün dünyaya tanıtmaya başladım. Besi Bebekler birçok dünya ülkesinde Türkiye’yi ve Adıyaman’ı tanıttı. Yok olmaya yüz tutmuş geleneksel kıyafetlerimizi geleceğe taşıyarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurmaya çalışıyorum. 6 Şubat depreminde iş yerimiz, atölyemiz enkaz oldu maalesef. Ürün üretimini durdurduk. Hiçbir şeyimiz yoktu. Makine ekipmanımız hiç kalmadı. Ham maddemiz sıfırlandı. Ancak esnaf odalar birliğinin deprem sonrası yapmış olduğu bir proje ile bize bu merkez yapıldı. Tekrar üretime başladık. Makine ekipmanı edindik. Üretimimiz şu an bir arada devam ediyor" diye konuştu.
İzmir Kasapoğlu: "Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır" Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, Şehit Ömer Halisdemir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ’Halisdemir Meclis Simülasyonu’nun açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kasapoğlu konuşmasında, "Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır" ifadelerini kullandı. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şehit Ömer Halisdemir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi koordinasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen Meclis Simülasyonu programı kapsamında İzmir’de gençlerle bir araya gelen Kasapoğlu, ’Halisdemir’ ismi ile ’Meclis’i bir arada düşündüğünde bir başka mana gördüğünü, değerli şehidimizin meydan okuduğu hain darbe girişiminin millete, devlete ve meclise karşı olduğunu, bu yüzden bu simülasyonun milli iradenin tecelligâhı meclisimizle bağdaştırılmasının özel bir anlam taşıdığını belirtti. Dr. Kasapoğlu konuşmasının devamında, "Bu yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünü idrak ettik. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, demokrasimizi bu günlere getiren tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Bizim binlerce yıllık devlet geleneğimizin, medeniyet kodlarımızın tam merkezinde her zaman ’istişare’ kültürü vardır. Bizler, ’danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış’ diyen köklü bir kültürü barındırıyoruz. Farklı fikirlerin bir araya gelmesinden doğan o muazzam güce, ortak aklın ışığına inanan bir milletiz. Faklı fikirlerden asla korkmayın. Unutmayın istişare bizi güçlendirir. Sizler burada 106 yıllık o büyük meclis geleneğinin sadece birer simülasyonunu yapmıyorsunuz. Sizler aslında bu milletin istişare kültürünü, o köklü demokrasi geleneğini yarına taşıyacağınızın, onu çok daha ileri noktalara götüreceğinizin provasını yapıyorsunuz. Peki, nedir demokrasi? Sadece sandığa gidip oy kullanmak ve o oyların sayıldığı bir matematik hesabı mıdır? Demokrasi her şeyden önce bir tahammül sanatıdır. Farklılığa, karşı görüşe tahammüldür. Demokrasi; fikrin, sözün ve düşüncenin ağırlığına duyulan saygıdır. Sizinle taban tabana zıt düşen, sizin doğrularınızı temelden sarsan bir fikri duyduğunuzda dahi, o fikrin dile getirilme hakkını sonuna kadar savunabilme erdemidir. İfade etmesine duyulan saygıdır. Bugün burada birazdan kendi komisyonlarınıza dağılacaksınız. Konuşacağınız konular bugün dünyada koskoca parlamentoların, uluslararası mahkemelerin, akademisyenlerin tartıştığı konulardır" dedi. Kasapoğlu konuşmasının son bölümünde, "Vakti iyi değerlendiren bireyler olarak zamanımızı çalmak isteyen pek çok tehdit var. En başta internet ve sanal alem. Onlara meydan okuyarak kitapla, ilimle, irfanla, sporla sanatla, kültürle kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bugün buradayız, yarın daha güçlü olmamız için vaktimizi bu unsurlarla değerlendirmeliyiz. Zamanımızı bir sanatçı ruhuyla düzenleyip, sanatla, kültürle, sporla, kitap, dostluklar ve arkadaşlıklarla yoğurmamız gerekiyor. Şehit Ömer Halisdemir’in adını taşıyan bu güzel okulda, o kahramanın vatanı için gözünü kırpmadan ortaya koyduğu iradenin gölgesinde birazdan ben de o meclis koridorlarına, komisyon odalarınıza geleceğim. Hepinize verimli, bol tartışmalı, ufku açık bir meclis simülasyonu diliyor; sizleri sevgiyle, saygıyla ve en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Yolunuz, bahtınız, zihniniz açık olsun" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Gümüşhane’de Kelkit Çayı üzerinde rafting heyecanı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Beldesi’nde düzenlenen rafting etkinliğiyle vatandaşlar 3 kilometrelik parkurda heyecan dolu anlar yaşadı. Kelkit Çayı üzerinde oluşturulan parkurda gerçekleştirilen etkinliğe köy halkı ve çok sayıda vatandaş katıldı. Profesyonel ekipler eşliğinde rafting yapan katılımcılar, adrenalin dolu anlar yaşarken ortaya renkli görüntüler çıktı. Türkiye Rafting Federasyonu ve Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürülüğü’nün de katkılarıyla düzenlenen etkinlik kapsamında düzenlenen okçuluk faaliyetleri de yoğun ilgi görürken, davul zurna eşliğinde yapılan eğlenceler ve çeşitli ikramlarla katılımcılar keyifli bir gün geçirdi. Belde halkının da yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Söğütlü’nün doğa turizmi potansiyeline dikkat çekildi. Vatandaşların etkinliğe yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Söğütlü Belde Belediye Başkanı İsa Koç, "Bugün beldemizde adrenalin dolu güzel bir rafting organizasyonu yaptık. Parkurumuzu belirledik yaklaşık 3 kilometrelik bir parkurumuz var. Burada vatandaşlarımız, gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz çok güzel bir gün yaşıyorlar. Az önce ilk tura biz de katıldık, ilimizin zorlu coğrafyasını bu tarz spor etkinlikleriyle değerlendiriyoruz ve bizim ilimizde de yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Gençlerimizin bu spora çok yoğun ilgi gösterdiğini görüyoruz" dedi. İlk defa rafting yapacağını ifade eden Gümüşhane Üniversitesi öğrencisi Hilal Karagüdekoğlu, "Buraya ekibimizle birlikte geldik, çok eğleniyoruz. Daha önce hiç rafting yapmadım biraz korkuyorum ama arkadaşlarım beni cesaretlendirdi denemek istiyorum" diye konuştu. Gümüşhane Üniversitesi Öğrencisi Zeliha Yılmaz da, "Burada ilk olarak rafting yaptık. İlk defa bindim çok heyecanlıydım. Biraz aksilik yaşasak da çok eğlenceliydi. Böyle etkinlikler çoğalsın isterim" ifadelerini kullandı.
Ankara Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan genç sanatçılara destek Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gelenekselleştirdiği "Genç Sanat: Güncel Sanat Proje Yarışması" bu yıl 12’nci kez genç sanatçıların eserlerini buluşturacak. Toplam 1 milyon liralık ödül desteği sunacak olan yarışmaya başvurular 1 Haziran-1 Eylül tarihleri arasında ’e-Devlet’ bağlantılı sistem üzerinden çevrim içi olarak yapılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın güncel sanatı ve genç sanatçıları desteklemek amacıyla düzenlediği ’Genç Sanat: 12. Güncel Sanat Proje Yarışması’nın hazırlık süreci başladı. Yarışmada, 35 yaş ve altı uygulamalı sanat eğitimi alan genç sanatçılar projeleriyle yarışacak. Genç yeteneklerin resim, heykel, fotoğraf, video, yerleştirme, yeni medya ve karışık teknik gibi alanlarda üretimlerini sanat çevreleriyle buluşturmayı amaçlayan yarışma bu sene de günümüz sanatındaki öncü ve yeni eğilimlere odaklanacak. Yarışmada başarı ödülüne layık görülen 5 esere 80’er bin lira, mansiyon alan 5 esere 40’ar bin lira ve sergilemeye değer bulunan 20 esere 20’şer bin lira olmak üzere toplam 1 milyon lira para ödülü takdim edilecek. Yarışma sonunda farklı üniversitelerden genç sanatçıların birlikte yer alacağı karma bir sergiyle güncel sanatın son yıllardaki gelişimi de gözler önüne serilecek. Başvurular çevrim içi alınacak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın genç sanatçılara eser üretimine yönelik çağrı yaptığı yarışmanın başvuruları e-Devlet üzerinden çevrim içi olarak kabul edilecek. Serbest konulu olarak düzenlenen yarışmaya başvurular, 1 Haziran-1 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak. Genç sanatçılar https://gorselsanat.ktb.gov.tr/ internet adresi üzerinden e-Devlet bağlantılı sistem aracılığıyla yarışmaya başvuracak. Yarışma şartnamesine de aynı adresten erişilebilecek. Alanında uzman seçici kurul Yarışmanın seçici kurulunda Sabancı Müzesi Müdürü Prof. Dr. Ahu Antmen, Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, Iğdır Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadık Arslan, Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Yıldız Doyran, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tansel Türkdoğan ile Bakanlık temsilcileri olarak Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı ile Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Seda Şentürk yer alacak.