KÜLTÜR SANAT - 10 Mart 2026 Salı 11:50

Mersin’de kültür ve sanat ortak akılla şekilleniyor

A
A
A
Mersin’de kültür ve sanat ortak akılla şekilleniyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA), kentin kültür, sanat ve sosyal projelerinin ortak akılla planlanmasına katkı sunuyor.


Mersin ve Tarsus’un kültürel birikimini geliştirmek, kentsel belleği güçlendirmek ve kente değer katan kişi ile üretimleri desteklemek amacıyla oluşturulan kurullarda, farklı disiplinlerden uzmanlar yer alıyor. Bu yapı sayesinde kültür ve sanat alanındaki projeler daha geniş bir paydaş katılımıyla şekilleniyor. Sanatçılar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, meslek odaları ve gönüllü kent paydaşları, kurullar aracılığıyla yerel yönetim süreçlerine katkı sunuyor. Böylece kültürel ve sosyal çalışmalar ortak akıl doğrultusunda planlanıyor.


MEDEKA ve TADEKA ile kentin kültür sanat politikalarında katılımcılık öne çıktı


MEDEKA bünyesinde 9 kurulda toplam 171 gönüllü yer alıyor. MEDEKA, Edebiyat, Turizm-Arkeoloji-Spor, Plastik Sanatlar, Fotoğraf, Sinema, Kent Elçileri, Müzik ve Sahne Sanatları, Kent Tarihi Araştırmaları ve Kent Belleği ile Gastronomi kurullarıyla çalışmalar yürütüyor. TADEKA bünyesinde ise 8 kurulda toplam 91 gönüllü görev alıyor. TADEKA, Turizm ve Gastronomi, Plastik Sanatlar, Müzik ve Sahne Sanatları, Sinema-Fotoğraf-Karikatür, Kent Tarihi Araştırmaları ve Kent Belleği, Edebiyat, Spor ile Felsefe ve Arkeoloji kurullarıyla faaliyet gösteriyor.


Kurulların çalışmaları kapsamında kentte, ulusal ve uluslararası festivaller, edebiyat ve sanat atölyeleri, ödül programları, sergiler, sempozyumlar ve sözlü tarih projeleri hayata geçiriliyor. Ayrıca sinema ve oluşturucu endüstriler alanında yürütülen projelerle kentin kültürel hafızasının güçlendirilmesine katkı sağlanıyor. Model, gönüllülük temelli katılım mekanizmasını kurumsal bir yapıya dönüştürmesi bakımından yerel yönetimlerde dikkat çeken iyi uygulamalar arasında yer alıyor.


"MEDEKA ve TADEKA, sivil katılımı kurumsallaştırma amacıyla geliştirdiğimiz bir modeldir"


Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, MEDEKA ve TADEKA kurullarının, yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi anlayışlarını güçlendirmek, kent politikalarının yalnızca idari kararlarla değil toplumsal ortak akılla şekillenmesini sağlamak amacıyla oluşturulan özgün bir kent katılımı modeli olduğunu belirterek, "Bu yapımızda kentimizde yaşayan sanatçılarımız, akademisyenlerimiz, sivil toplum kuruluşu ve meslek odası temsilcilerimiz, kültür üreticilerimiz ve gönüllü kent paydaşlarımız, yerel yönetim süreçlerimize doğrudan bizlerle beraber dahil olmaktadır. MEDEKA ve TADEKA, belediye ve vatandaş ilişkisinin tek yönlü bir hizmet anlayışından çıkarılarak kentin kültürel, sosyal ve oluşturucu potansiyelinin kolektif biçimde yönetilmesi amacıyla karar süreçlerinde sivil katılımı kurumsallaştırma amacıyla geliştirdiğimiz bir modeldir" dedi.


MEDEKA ve TADEKA’nın klasik danışma kurullarından farklı olarak proje üreten, politikalar öneren ve gönüllü kent aklı oluşturan aktif ve organik bir yapıya sahip olduğunu ve bünyesinde kültür ve sanatın farklı disiplinlerinden oluşan gönüllü kurulların yer aldığını kaydeden Akça, "Bu kurullarımız, belediyemizin Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyetlerine devam etmektedir. Bu faaliyetlerle üretilen katma değerler, kurullarımız aracılığıyla kentte ulusal ve uluslararası festivaller, edebiyat ve sanat atölyeleri, ödüller, sergiler, sempozyumlar ve yerel hafızayı güçlendirecek sözlü tarih çalışmalarının yanı sıra sinema ve oluşturucu endüstriler projelerinde de çok sayıda etkinliği hayata geçirmiştir ve bundan sonraki çalışma planımızda da bu modeller ve kurullar çalışmalarına devam edecektir" diye konuştu.


MEDEKA ve TADEKA modeli sayesinde Büyükşehir Belediyesinin yalnızca hizmet sunan değil, kültürel yönetimi kolaylaştıran, kent kimliğini ortak akılla inşa eden bir yapıya dönüştüğünü sözlerine ekleyen Akça, "Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerine devam eden Mersin’e Değer Katanlar Kurulu ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu modeli, yerel yönetimlerde sürdürülebilir katılım mekanizmasının oluşturulması, gönüllülük temelli kent yönetişiminin kurumsallaştırılması ve kültür politikalarımızın da paydaşlarla birlikte üretilmesi nedeniyle gerçekten de ülkemizde örnek gösterilen yerel katılım uygulamalarından biri olarak da değerlendirilmektedir" ifadelerine yer verdi.



Mersin’de kültür ve sanat ortak akılla şekilleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da Nevruz’un simgesi semeniler hazırlanmaya başlandı Iğdır’da baharın ve bereketin simgesi olan, Nevruz Bayramı geleneğinin önemli unsurlarından semeni hazırlıkları başladı. Buğday, mısır veya arpa gibi tahılların çimlendirilmesiyle elde edilen semeniler, Nevruz sofralarını süslemek için yetiştiriliyor. Iğdır’da Nevruz Bayramı öncesinde geleneksel hazırlıklar başladı. Azerbaycan ve Türk halk kültüründe baharın, bereketin ve yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilen semeni için tahıllar çimlendirilmeye başlandı. Genellikle buğday, mısır veya arpa tanelerinin ıslatılıp birkaç gün boyunca filizlendirilmesiyle hazırlanan semeni, Nevruz sofralarının vazgeçilmez sembolleri arasında yer alıyor. Yeşeren tahıllar, baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanmasını temsil ediyor. Iğdır’da her yıl Nevruz öncesi evlerde ve bazı işletmelerde hazırlanan semeniler, bayram günü sofraların ortasına konularak kutlamalara renk katıyor. Bölgedeki birçok kişi, bu geleneği yaşatmak amacıyla Nevruz’a günler kala semeni yetiştirmeye başlıyor. Baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı yaklaşırken, Iğdır’da hazırlanan semeniler de yeşererek bayram sofralarını süslemeye hazırlanıyor. Iğdır’da çay ocağı işleten Harun Cengiz’de baharın, bereketin ve yeniden doğuşun sembolü olan semeni için buğdayları özenle hazırladı. Kaplara toprak ve buğday bırakan Cengiz, Nevruz öncesi yapılan bu hazırlığın eski bir gelenek olduğunu söyleyerek, "Semeni, bölgemizde baharın gelişini, bereketi ve yeniden dirilişi simgeleyen çok eski bir gelenektir. Özellikle Nevruz öncesi buğday taneleri ıslatılıp kaplara yerleştirilerek ekilir. Demin benim yaptığım gibi hazırlanır ve yeşermesi beklenir. Yeşeren semeni, doğanın uyanışını ve yeniden başlangıcı temsil eder. Iğdır’da aileler bu geleneği yaşatmaya devam ediyor. Biz de bu geleneği yaşatıyoruz. Semeni bazen evlerde hazırlanır, bazen de bizim demin hazırladığımız gibi hazırlanır. Bahar bayramında sofralara konulur ve baharın müjdesi olarak görülür. Bu gelenek hem kültürümüzü yaşatıyor hem de birlik ve paylaşma duygumuzu güçlendiriyor" dedi. Semenin bereket ve paylaşmanın sembolü olduğunu söyleyen Cengiz, "Semeni hazırlanırken önce toprağımızı ayarlıyoruz. Daha sonra buğdayı ıslatıp birkaç gün bekletiyoruz. Bekledikten sonra kapları hazırlıyoruz. İlk önce kapların içine belli bir seviyeye kadar toprak dolduruyoruz. Ardından buğdayları yerleştiriyoruz. Buğdayların üzerine hafifçe toprak ekleyip suluyoruz ve güneşe bırakıyoruz. Zaten birkaç gün içinde hemen yeşermeye başlıyor. Biz semeniyi birkaç tane fazla hazırlıyoruz. Genelde her eve bir tane bırakıyoruz, kendi evimize koyuyoruz ve eşe dosta da hediye ediyoruz. Onların evine de birlik, bereket ve bolluk gitsin diye bu şekilde hediye olarak veriyoruz" dedi.
Antalya Teknik Direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı Lübnan Premier Lig ekibi Nejmeh’i çalıştıran ve ülkesine döndüğü sırada İstanbul Havalimanı’nda geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Teknik Direktör Engin Fırat, baba ocağı Antalya’nın Kemer ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Hem Türkiye’de hem de yurt dışında çok sayıda takım çalıştıran tecrübeli teknik direktör Engin Fırat, 55 yaşında yaşamını yitirdi. Son olarak Lübnan Premier Lig ekibi Nejmeh’te görev alan Fırat, geçtiğimiz gün Lübnan’dan ülkesine döndüğü sırada İstanbul Havalimanı’nda geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Engin Fırat’ın cenazesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınarak Antalya’ya götürüldü. Baba Mehmet Fırat, annesi Nazmiye Fırat, ablası Filiz Fırat evlerine gelmesini bekledikleri Engin Fırat’ın ölüm haberiyle sarsıldı. Göynük mahallesinde ailesinin oturduğu evin önünde cenaze namazı kılınan Engin Fırat’ın son yolculuğunda, ailesi, görev yaptığı ülkelerden gelen futbol federasyonu yetkilileri, Türkiye’den futbol camiasındaki dostları, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş hazır bulundu. Kılınan cenaze namazının ardından Engin Fırat’ın cenazesi, Göynük Merkez Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kariyeri boyunca çok sayıda takımda görev aldı Engin Fırat’ın antrenörlük kariyeri, 2002 yılında Fenerbahçe’de Werner Lorant’ın yardımcılığını üstlenmesiyle başladı. Fenerbahçe’den sonra Almanya’nın yolunu tutan Fırat, LR Ahlen’de yine Lorant ile çalıştıktan sonra Güney Kore’de Incheon United ve Sivasspor gibi ekiplerde görev aldı. İran futbolunda Saipa FC ve Sepahan gibi kulüplerde çalışan Fırat, İran futbolunun efsane ismi Ali Daei’nin yardımcısı olarak İran Milli Takımı’nda da önemli roller üstlendi. 2019 yılında Moldova Milli Takımı’nın teknik direktörlüğüne getirilen Fırat, 2021-2024 yılları arasında Kenya Milli Takımı’nın başında 21 maça çıktı. Engin Fırat son olarak, 8 Şubat 2026’da Lübnan’ın en önemli kulüplerinden Nejmeh SC ile sözleşme imzalamıştı.
İzmir Aynı taksi durağında ikinci acı İzmir’in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer (52), dün gece aracına aldığı yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Cinayete kurban giden evli ve bir çocuk babası taksicinin, 2024 yılında aynı akıbete uğrayan meslektaşı Oğuz Erge (44) ile aynı durakta çalıştığı ortaya çıktı. Olay, dün gece saat 23.00 sıralarında Konak Hurşidiye Mahallesi 1308 sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.M. (24) adlı şüpheli, Deniz Örer’in (52) kullandığı ticari taksiye bindi. Yolculuk sırasında şoför ile yolcu arasında ücret konusunda tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine D.M., yanındaki tabancayla taksi şoförü Örer’e ateş etti. Başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Örer, ağır yaralandı. Şüpheli D.M., Örer’i araçtan indirip taksinin direksiyonuna geçerek kaçtı. Şüpheli bir süre sonra aracı terk edip yaya olarak uzaklaştı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, taksi şoförünün olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Örer’in cansız bedeni İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Şüpheli D.M., polis ekiplerinin çalışması sonucu suç aleti tabancayla birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Aynı durakta ikinci acı Öldürülen taksi şoförü Deniz Örer’in, 31 Ocak 2024 tarihinde Gaziemir ilçesinde aracına aldığı yolcu Delil Aysal (21) tarafından vurularak öldürülen Oğuz Erge (44) ile aynı durakta çalıştığı öğrenildi. Kahramanlar Taksi Durağı esnafı, yaşanan bu olayla birlikte ikinci kez meslektaşlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadı. Evli ve bir çocuk babası olan Örer’in, Bucaspor’da futbol oynayan oğlu için mücadele ettiği ve emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiği belirtildi. Kuzeni, tehlike nedeniyle taksiciliği bırakmış İzmir Adli Tıp Kurumunda otopsi işlemleri süren yakınlarını bekleyen Deniz Örer’in kuzeni Nahit Örer, "Çok üzgünüz. Bu işlerin suyu çıkmış. Zamanında benim de taksim vardı. Diyoruz ki arkaya bir şey yapsınlar, şoförle müşteri muhatap olmasın. Bütün dünyada öyle ama Türkiye’ye gelince bu işler düzelmiyor. 50 yaşında kuzenim gitti. Ben 2002’de sattım taksiyi. Demek ki bu işler bizim işimiz değil dedim. Satma sebebim o. Ama yeğenim ister istemez bu işi yaptı. Cenazeyi almaya geldik. Allah sabır versin hepimize. Kardeşimiz oğlu için mücadele eden bir arkadaşımızdı. Oğlu da Bucaspor’da futbolcu. Hayatını çocuğuna adamıştı. Bizim işin fıtratında var bu risk. Gecemiz çok kötü geçiyor. Saat 11.00 12.00’den sonra artık ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Psikopatı biniyor, serserisi biniyor, uyuşturucu kullananı biniyor" dedi. Aracı gasp edip kaçtı Deniz Örer’in taksi durağındaki bir mesai arkadaşı, "Gece aldık haberi. Anons ettik. Önce bir ulaşamadık çocuğa. Tersinden onu anons ettik Deniz’e. Ulaşamayınca ondan sonra araç sahibinden kötü haber geldi. Normal bir insan bunu yapmaz. Bu kafayla yapamaz. Ondan sonra çıkartıyor, ateş ediyor, başından vuruyor. Ölüyor çocuk orada. Deniz’i indiriyor arabadan aşağı. Arabayı alıyor. Bu sefer kaçıyor, ticari taksiyle gidiyor" ifadelerini kullandı. Emekli olmasına rağmen çalışıyordu Başka bir mesai arkadaşı ise, "Çok iyi, efendi, tertemiz bir insandı. İçkisi yok, uyuşturucuyla bir ilgisi yok. Çok üzüntülüyüz. Daha önce de bir arkadaşımızı Buca tarafında kaybettik. Bu ikinci oluyor. Buna nasıl bir çare bulunur bilmiyorum. Düzgün bir insan ama emekli olduğu halde çalışmak zorunda. Gayet düzgün bir arkadaşımız. Bir can güvenliğimiz yok. Binen müşteriyi seçiyoruz ama bazen de boşta bulunuluyor. Söylenecek bir şey yok" diye konuştu. Olayla ilgili şüphelinin ifade işlemleri sürerken, Deniz Örer’in yarın Bayraklı ilçesinde cenaze namazının ardından toprağa verilmesi bekleniyor.