EKONOMİ - 15 Şubat 2026 Pazar 16:12

Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı

A
A
A
Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurlanan ’Çağrı Bey’ sondaj gemisi töreninde yaptığı konuşmada, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor" dedi.


Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar’a, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Muhammed ile Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur da eşlik etti.


Bakan Bayraktar, brifingin ardından limanda düzenelenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında tarihi bir ana şahitlik edildiğini belirterek, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor. Filomuza yeni katılan Çağrı Bey’i, buradan Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı.


Türkiye - Somali ilişkilerinin köklerinin Osmanlı’ya uzandığını söyleyen Bayraktar, "Bu dostluk ve kardeşliğin bir nişanesi olarak Cumhurbaşkanımız, 2011’de yaşanan büyük felaketin ardından, tüm uluslararası toplumun adeta terk ettiği Somali’ye dayanışmamızı göstermek amacıyla çok önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu tarihi adım ile büyük bir farkındalık oluştu ve uluslararası yardımların önü açılmış oldu. Bizler de Türkiye olarak Somali’nin istikrarını sağlayacak, kardeş Somali halkının huzuruna, refahına katkıda bulunacak bir çok projeyi hayata geçirdik. Somali özellikle son yıllarda kaydettiği gelişmelerle artık Türkiye’nin önemli bir stratejik ortağı konumundadır. Enerji alanındaki ilişkilerimiz, bu stratejik ortaklığın en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında büyük hedeflerimiz ve somut projelerimiz var" diye konuştu.


Bu çerçevede, 7 Mart 2024’te Somali’nin kara ve açık deniz bloklarında petrol ve doğal gaz alanında iş birliğini geliştirmek üzere bir hükümetler arası anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatan Bayraktar, aynı yıl temmuz ayında da Somali deniz alanlarında yer alan 3 ayrı blok için üretim paylaşım anlaşmalarının imza altına alındığını belirtti.


2024 yılında Somali açık denizlerinde petrol ve doğal gaz aramaya yönelik projenin hukuki metinlerden fiili uygulamaya geçtiğini ifade eden Bayraktar, "Cumhurbaşkanımız, 5 Ekim 2024’te ülkemizin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisini, İstanbul Boğazı’ndan Somali’ye uğurladı. Oruç Reis, Somali açıklarında ruhsatı alınmış 3 deniz yetki alanında üç boyutlu sismik çalışmalar yürüttü. Yaklaşık 9 aylık bir çalışmanın ardından Temmuz 2025’te Mavi Vatan’a dönerek ilk kıtalar arası görevini başarıyla tamamladı" şeklinde konuştu.


Oruç Reis’in 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 465 kilometrekarelik alanda topladığı verilerin, büyük bir titizlikle analiz edildiğini kaydeden Bayraktar, "Yapılan sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda; ruhsat sahibi olduğumuz bir blokta çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta, su derinliği yaklaşık 3 bin 500 metre olan, toplamda 7 bin 500 metre derinlikte bir sondaj yapmaya karar verdik" dedi.



"Filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı"


Enerji filosuna 2025 yılında iki yeni gemi eklendiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:


"7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olarak nitelenen gemilerimizin uzunluğu 228, genişliği 42, yüksekliği 114 metredir. Gemilerimizle, 12 bin metre derinliğe kadar sondaj yapabiliyoruz. Cumhurbaşkanımız gemilerimizin isimlerini Çağrı Bey ve Yıldırım olarak açıklamıştı. Çağrı Bey ve Yıldırım ile birlikte filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı. Böylece Türkiye, sismik gemilerimiz Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü denizlerde arama filosuna sahip ülkesi konumuna geldi."


Bayraktar, Çağrı Bey’in 30 Eylül’de, Yıldırım’ın da 4 Aralık’ta Mersin Taşucu Limanına ulaştığını, hatırlatarak, "Yıldırım gemimiz, 26 Ocak’ta boğazları geçerek Filyos Limanına demirledi.


Yıldırım’ın operasyonel hazırlıkları devam ediyor. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından nisan ayı içerisinde Karadeniz’deki arama ve üretim faaliyetlerine katılacak. Halihazırda limanda bulunan, arkamda gördüğünüz Çağrı Bey’i ise bugün Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı.



"Nisan aynda Curad-1 noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlayacak"


Çağrı Bey’in uzun bir yolculuğa çıkacağını anlatan Bayraktar, "Kule yüksekliği sebebiyle seyrini Süveyş Kanalı üzerinden yapamayacak. Akdeniz’i baştan sona geçtikten sonra Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusuna açılacak. Batı Afrika kıyılarını takip ederek Ümit Burnunu geçerek 45 günlük bir süre sonunda Somali’ye ulaşacak. Çağrı Bey Sondaj Gemimizin nisan ayında Curad-1 olarak adlandırdığımız kuyu noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlamasını öngörüyoruz" dedi.


Gemide yaklaşık 180 personelin görev alacağını belirten Bayraktar, "Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimizin Somali görevinde olduğu gibi Çağrı Bey’i de planlanan sondaj operasyonunda donanmamıza ait firkateynler yalnız bırakmayacak. TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız güvenli bir şekilde çalışabilmesi için Çağrı Bey’e destek verecek. Destekleri için Milli Savunma Bakanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bu kritik operasyonda enerji filomuzda yer alan Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemilerimiz de sondaj faaliyetlerinin kesintisiz, emniyetli ve verimli şekilde yürütülmesini temin edecek. Destek gemilerimiz; malzeme, yakıt ve personelin operasyon alanına sevki, atıkların ve geri dönüşümün tahliyesi, demirleme ve konumlandırma operasyonları, acil durum müdahaleleri gibi destek faaliyetleri icra edecek" diye konuştu.



"Yeni bir döneme geçiyoruz"


Uluslararası ve kıtalararası operasyonla yeni bir döneme geçildiğini vurgulayan Bayraktar, "2016 yılında milli enerji ve maden politikamızın en önemli adımlarından biri olan denizlerde kendi gemileri ve personeli ile arama yapan bir ülke olma hedefini bir adım ileri götürüyor ve yurtdışında da gerek ortaklıklar gerekse münferiden yoğun bir arama ve inşallah keşif dönemine giriyoruz" dedi.


Pakistan ile anlaşmalar doğrultusunda bu yıl Pakistan deniz sahalarında sismik çalışma yapılacağını aktaran Bayraktar, "Oruç Reis veya Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemilerimizden biri bu faaliyeti hayata geçirecek. Yine aynı şekilde Libya’da hem yeni sahalar hem de mevcut projeler üzerinde gerek operatör gerekse ortaklıklar yoluyla iş birliği fırsatlarını değerlendiriyoruz. Geçen hafta çarşamba günü Libya’da düzenlenen yeni lisanslama ihalesi turu kapsamında biri denizde biri karada olmak üzere iki sahada petrol ve doğal gaz arama hakkı elde ettik. Türkiye Petrolleri olarak İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte arama faaliyetlerinde bulunacağız. Her iki sahada da yüzde 40 ortaklığımız olacak. Tüm bu adımlarımız, dışarıda büyüme stratejimizin bir parçasını oluşturuyor" ifadelerini kullandı.


2026 yılı başından bu yana üç önemli adım atıldığını belirten Bayraktar, "8 Ocak’ta Exxonmobil, 5 Şubat’ta Chevron ve geçen perşembe günü de BP ile stratejik anlaşmalar imzaladık. Önümüzdeki hafta yine küresel bir şirket ile yurtdışında bir arama ortaklığı için imzaları atmayı planlıyoruz. Mevcut projeksiyonumuz ile 2028 yılında yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten Türkiye Petrollerini bu yeni stratejimiz ile inşallah önümüzdeki yıllarda 1 milyon varillik bir üretim kapasitesine ulaştıracağız" dedi.


Bayraktar, konuşmasının sonunda, "İlk kez karasularımız dışında petrol aramakla görevlendirilen Çağrı Bey’in iki ülke ilişkilerini bir üst seviyeye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Ortaya koyduğu sarsılmaz iradeyle yolumuzu açan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı sunuyorum. Bu önemli görevde vazife üstlenen kaptanımız başta olmak üzere tüm mürettebatımıza başarılar diliyorum. Çağrı Bey’in güvenliğini temin edecek olan bahriyemize, lojistik destek gemilerimize teşekkür ediyorum. Ve son olarak Ekim 2024’te Mogadişu limanında Oruç Reis’i karşılarken bizlere, ’Gerçek Dostluk’ şarkısını seslendiren Somalili kardeşlerimize Mersin’den selamlarımı gönderiyorum" diyerek gemi mürettebatına başarılar diledi.


Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed ise Çağrı Bey Gemisi’nin Somali’de arama yapmasının çok önemli ve değerli olduğunu belirtti. Bakan Mohamed, emeği geçenlere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a teşekkür etti.


Konuşmaların ardından gemi törenle Somali’ye uğurlandı.



Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yurtta hava durumu Yurt genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, Batı Karadeniz’in batısı ile Konya, Eskişehir, Ankara, Kırşehir, Yozgat, Samsun, Amasya ve Tokat çevrelerinin yağmur ve sağanak, kıyı kesimlerin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kıyı Ege’de yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu ile Karadeniz’in iç kesimlerinin kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Sabah saatlerinde doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis hadisesi bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunuyor. İç bölgelerde toz taşınımı bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre; hava sıcaklığı batı bölgelerde 3 ila 5 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın genellikle güneyli yönlerden, hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu ile Karadeniz’in iç kesimlerinin kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak yağışlı 19 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 17 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19 Adana: Parçalı bulutlu 23 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra yerel sağanak yağışlı 20 Samsun: Parçalı bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak yağışlı 18 Trabzon: Parçalı bulutlu 21 Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 9
Erzincan Hurma alırken bunlara dikkat edin! Ramazan ayının en çok tüketilen yiyeceklerinden biri olan hurma hakkında uzmanlar uyardı. Genelde Ramazan ayında Medine hurmalarının daha çok tercih edildiğini belirten Mücahit Çakmak, "Medine hurmaları daha faydalıdır, sağlık açısından iyidir. Medine hurması dışında Filistin’den, Mısır’dan bizim tercihimiz genelde Medine hurmaları oluyor. Daha çok onlar tercih ediliyor. Hurmaların boyutlarına bakarsak; genelde Filistin’den gelen hurmalar iri ve büyük oluyor, lezzet açısından Medine hurmalarını tercih ediyoruz. Çünkü lif oranı yüksek hem de Ramazanda insanın şekeri düzenleyip açlığı gideriyor" dedi. Hurma fiyatlarının 100 ila 600 lira arasında değiştiğini belirten Çakmak, "Hurmaların fiyatı boyut ve kalitesine göre değişiyor. Daha iri ve büyük hurmaların fiyatı biraz daha pahalı, ufak olanlarınki de uygun oluyor" diye bilgi verdi. Hurma alırken nelere dikkat edilmeli? İçi koyu renk olmamalı Hurma almadan önce eğer imkanınız varsa ortadan ikiye bölün ve içinin ne renk olduğuna dikkat edin. Eğer içi koyu bir renkse bu hurmanın bozulmaya başladığının bir göstergesidir. Dışı yapış yağış olmamalı Bazı hurmaları elinize aldığınız zaman dışı yapış yapış olur ve elinizde sanki şerbetli bir tatlıya dokunmuş gibi bir his bırakır. İşte bu tarz hurmaların dış kısmı tatlı olsun diye işlem görmüştür. Bu sebeple dışı yapış yapış olan hurmalardan uzak durmanız gerekir. Dışı parlak olmamalı Doğada yetişen hiçbir meyvenin kabuğu parıl parıl parlamadığı gibi hurmanın da parlamaz. Ancak maalesef satıcılar ürünlerini satmak adına bazı tekniklerle hurmanın daha iştah açıcı durması için dış yüzeyini parlatıyor. Bu sebeple dışı parıl parıl parlayan hurmadan da uzak durulması gerekiyor. Glikoz içermemeli Açıkta satın aldığınız hurmalarda bu durumu tespit edebilmeniz oldukça zor olsa da pakette aldığınız ürünlerin ambalajında mutlaka neler içerdiği yazmak zorunda. Bu sebeple eğer ambalajlı hurma tercih ediyorsanız glikozla tatlandırılmadığından emin olmalısınız. Aksi halde hurma size faydadan çok zarar verecektir. Soğuk ortamda saklanmış olmalı Her ne kadar sıcak iklim şartlarına alışkın bir meyve olsa da uzun yollardan geldiğinden dolayı ve kurtlanma ihtimalinden dolayı hurmanın soğuk ortamda muhafaza edilmesi çok önemli. Bu sebeple aldığınız hurmanın hangi şartlarda saklandığına dikkat ederseniz bozuk gıda alma ihtimali düşecektir.
Hatay Son 65 yılın en kurak yılıyla yok olma noktasına gelen Asi Nehri’nde yağışlarla birlikte debi yükseldi Hatay’da geçtiğimiz yıl yaşanan tarihi kuraklıkla yok olma seviyesine gelen Asi Nehri’nde, aşırı yağışlarla birlikte debi yükseldi. Yağışlı havasıyla bilinen ve Amanos Dağı’nın eteklerinde olmasıyla su bereketinin yaşandığı Hatay’da 2025 yılı kurak geçmiş ve kentteki barajlar alarm vermişti. Meteoroloji verilerine göre son 65 yılın en kurak dönemini yaşayan kentte 2026 yılı bereketli başladı. Yılın ilk 45 gününün yağışlı geçtiği kentte, aşırı yağışlar Asi Nehri’nde etkisini hissettirdi. Kuraklıkla yok olma noktasına gelen ve balıkların öldüğü Asi Nehri’nde yağışlı havayla birlikte suyun debisi arttı. Yağışlı hava nehirde yaşayan canlılara yaşam verirken, bereketiyle bölgede yaşayan vatandaşların yüzünü güldürdü. "Şu anda Asi Nehri’nde su seviyesi yüksek, doluluk oranı süper" Geçtiğimiz yıl yaşanan tarihi kuraklıkla balıkların Asi Nehri’nde öldüğünü ifade eden Ali Peynirci, "Geçen sene hava çok kurak geçti, göllerimiz dolmadı. Bu yıl çok şükür çok iyi geçti. Şu anda Asi Nehri’nde su seviyesi yüksek, doluluk oranı süper. Asi Nehri geçtiğimiz yıl kuraktı, göl göl olmuştu ve balıklar ölüyordu. Bu sene gayet güzel" dedi. "Bu sene yağışlar iyi çok şükür, şu anda Antakya özüne döndü" 2025 yılının kurak geçtiğini belirten Cemal Gürpınar, yılın ilk 45 gününde etkili olan yağıştan memnun olduğunu ifade ederek, "2025 yılı çok kurak geçmişti. Bu sene yağışlar iyi çok şükür, şu anda Antakya özüne döndü. Memleketimiz yağmur memleketi ama geçen yıl çok kurak geçmişti. Bu sene çok şükür yağışlar iyi" dedi. Tarihi kuraklıkla birlikte Asi Nehri’nde su seviyesinin yok olma noktasına geldiğini belirten Savaş Başlıoğlu, 2026 yılında kendini gösteren yağışlı havanın nehirde su seviyesini yükselttiğini ifade ederek, "Geçen sene 2025 yılı çok kurak geçmişti ve Asi Nehri’nde balıklar ölmüştü. Herkes balık tutmaya geliyordu, balıklar yüzeydeydi. Bu sene 2026 yılı çok bereketli başladı. Asi Nehri bayağı doldu" şeklinde konuştu.
Bayburt Ramazan’ın bakır geleneği sessizliğe büründü Ramazan ayına sayılı günler kala geçmişte evlerin vazgeçilmez hazırlıkları arasında yer alan bakır kap, tencere ve kazanların kalaylanması geleneği artık unutulmaya yüz tuttu. Bir zamanlar Ramazan’dan haftalar önce bakırcıların yolunu tutan vatandaşlar, bakır eşyalarını kalaylatarak iftar sofralarına hazırlık yapardı. Ancak son yıllarda hem maliyetlerin artması hem de modern mutfak ürünlerinin yaygınlaşmasıyla bu gelenek neredeyse tamamen ortadan kalktı. Bayburt’ta yıllardır bakırcılık yapan Yusuf Öztürk, mesleğin yok olma noktasına geldiğini söyledi. Bakır kapta pişen yemeğin lezzetinin farklı olduğunu vurgulayan Öztürk, "Eskiden Ramazan’a bir ay kala ciddi bir hareketlilik olurdu. Şimdi ise kalay için gelen neredeyse yok. Bakır ve kalayın pahalı olması nedeniyle vatandaş artık tercih etmiyor" dedi. Mesleğin teknolojiye yenik düştüğünü ifade eden Öztürk, birçok ustanın farklı iş kollarına yöneldiğini belirterek, "Bir zamanlar bulunduğumuz bölgede çoğunlukla bakırcı dükkânları vardı. Şimdi imalat neredeyse bitti. Yeni nesil bu işi tercih etmiyor" diye konuştu. Anadolu’nun yüzlerce yıllık el sanatlarından biri olan bakırcılığın yaşatılması gerektiğini dile getiren Öztürk, dedesinden babasına, babasından kendisine miras kalan mesleğin son temsilcilerinden biri olduğunu belirterek, "Ben son kalem olacağım gibi. Artık işin erbabı yetişmiyor" ifadelerini kullandı. Uzun yıllar Ramazan hazırlıklarının simgesi olan bakır kapların kalaylanması geleneği, ustaların ifadesine göre bugün geçmişte kalan bir hatıra haline geldi.