KÜLTÜR SANAT - 24 Eylül 2025 Çarşamba 13:53

Yılın ahisinden esnaflara ’Sabır’ tavsiyesi

A
A
A
Yılın ahisinden esnaflara ’Sabır’ tavsiyesi

Askerdeyken geçirdiği bir kaza sonucu sağ bacağını kalçadan itibaren kaybeden 94 yaşındaki bakkal Abdül Balolsun Manisa’da yılın ahisi seçildi. 11 yaşında başladığı esnaflık hayatının son 34 yılını bakkal olarak devam ettiren ve engeline rağmen çalışma hayatına devam eden Balolsun, esnaflara sabırlı olmaları tavsiyesinde bulundu.


Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) tarafından 38. Ahilik Haftası kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk sunma töreni düzenlendi. MESOB Başkanı Hasan Geriter anıta çelenk sunmasının ardından yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Manisa Valisi Vahdettin Özkan’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Cumhuriyet Meydanından törenin yapılacağı tarihi Rum Mehmet Paşa Bedestenine mehter takımı eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleştirildi.


Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bedestendeki programın açılış konuşmasını yapan MESOB Başkanı Hasan Geriter, "Önemli olan toplumun sosyal, ekonomik dokusu ile son derece uyumlu olan esnaf ve sanatkarın varlığını koruyacak tedbirler almak zorundayız. O nedenle bizler de esnaf ve sanatkar camiası olarak işyerlerimizde çalışanımızla ve teşkilatımızla kendimizi yeni süreçlere ve gelişmelere de uyarlamak zorundayız." dedi.


Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu da yaptıkları konuşmalarda esnafların sorunlarına değindi.


Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise ahilik geleneğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Kadimden beri en geleneksel en sürdürülebilir, en vazgeçilemez bir mesleği icra ediyorsunuz. Toplumumuzun adeta iskelesini oluşturuyorsunuz ve toplumumuzun ortalamalarını taşıyorsunuz. Toplumumuzun, Türk milletinin, şehrimizin hissiyatının tercümanlarısınız sizler. Dolayısıyla tarihten sudur edip gelen bu hissiyatın mümessili olmak, temsilcisi olmak, taşıyıcısı olmak ayrı bir kıymettir, ayrı bir değerdir. Bu aynı zamanda milli değerlerimizi, manevi değerlerimizi, kültürel değerlerimizi en berrak bir şekilde, en saf bir şekilde taşıyıp gelecek nesillere aktaran bir mecradır. Bu ahilik kültürü."


Bedestende düzenlenen törende Şehzadeler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından temsili Şed kuşanma töreni gerçekleştirildi. Tiyatro oyununun ardından ödül törenine geçildi.



Yılın enlerinde ilk kez onur ödülleri verildi


Manisa’da yılın çırağı Bilgisayarlı Makine İmalatı mesleğiyle uğraşan 16 yaşındaki Muhammet Can Yaşar oldu. Yılın çırağı onur ödülüne Soma Mesleki Eğitim Merkezi’nden 17 yaşındaki Eşref Eren Sevil ile Salihli Mesleki Eğitim Merkezi’nden 16 yaşındaki kadın kuaförlüğü yapan Eylül Çakmak layık görüldü.


Yılın kalfası Soma Esnaf ve Sanatkarlar Odası üyesi 20 yaşındaki Oto döşemeciliği yapan Yunus Emre Çıplak oldu. Yılın kalfası onur ödülüne Manisa Madeni Sanatkarlar Esnaf Odası üyesi ve MOSTEM öğrencisi CNC Tornacı 19 yaşındaki İsmail Özdil ile Salih Mesleki Eğitim Merkezi’nden Moda Tasarım Teknolojileri mesleğiyle uğraşan 18 yaşındaki Asilcan Yıldırım layık görüldü.


Yılın ahisi onur ödülüne Manisa Ayakkabıcılar Esnaf Odası üyesi 30 yıllık ayakkabı tamircisi 55 yaşındaki Salih Zeki Ömürlü ile Manisa Madeni Sanatkarlar Esnaf Odası üyesi 68 yıllık tenekeci 81 yaşındaki Doğan Özmen layık görüldü.


Ahilik Haftasında ’Yılın ahisi’ ise Akhisar ilçesinde Akhisar Bakkallar ve Benzerleri Esnaf Odası üyesi 94 yaşındaki Abdül Balolsun oldu. Balolsun’a ödülü Manisa Valisi Vahdettin Özkan tarafından verildi. Ödülünü alan Balolsun, "Özürlüyüm diye kimse üzülmesin, kimse çalışmamazlık yapmasın. Çalışana Allah yardımcı olur, Allah arkasında olur. Çalışır, kazanır, paranın bereketini görür. Yani insanlar her şeyi dürüst çalışmakla kazanır. Dürüst çalışan insan hayatta muvaffak olur. Ben özürlüyüm. Her şeyimi aldım. Dükkanımı aldım, evimi aldım, çoluğuma, çocuğuma baktım. Her şeyimi yaptım. Allah’ıma binlerce şükür olsun." dedi.



"İşin sırrı sabır ve paylaşmak"


Programda İHA muhabirine özel açıklamalarda bulunan Balolsun, "Buraya geldik. Bin şükür Allah’ımıza böyle bir şeyler gösterdi bize. 95 yaşındayım. At arabacılığı yaptım. At arabacılığına kota gelince bakkallığı geçtik. 91’den beri bakkallık yapıyorum. Yani işler olmuyor da vakit geçirmek için gün geçiriyorum. Her gün gelip gidiyorum, gelip gidiyorum. Evde var büyük şarjlı bir tekerlekli sandalyem. Ondan her gün sabah dükkanıma, akşam evime canım isterse dolaşıyorum, geliyorum. Vaktimi geçiriyorum. Bundan sonra ne yapacağız? Vakit geçireceğiz. Yoksa evde oturmakla bir şey çıkmaz. Esnaflar sabırlı olmaları lazım. Neden? Bugün olmaz, yarın olur. Gün gelir, günü besler. Gün gelir, ayı besler. Gün gelir diyor büyüklerimiz, yılı besler. Yani her şeye sabır. Sabır için dürüstlüğe elden bırakmayacaksın. Yani yılını çalışmadan para kazanmaya kalktın mı senin sonun gelir. Her şeyin bir yolu yordamı var. Şimdiki insanlar kaptırmış kendini paraya. Para da para, para da para para. Öteye yatırım yapmak lazım. Hep dünyaya değil. Dünyayı zaten kazandıysan kazandın. Biraz da öteyi düşün. Allah’ın huzuruna nasıl çıkacaksın? Karşı tarafa dürüst olacaksın, şerefini koruyacaksın. Daha insanlara yardımcı olmaya çalışacağım elimden geldiğince. Allah sana veriyorsa sen de onlara vereceksin. Fedakarlıktan zarar gelmez."



Yılın ahisinden esnaflara ’Sabır’ tavsiyesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."