SAĞLIK - 14 Ocak 2026 Çarşamba 10:28

Uzmandan risk gruplarına erken başvuru uyarısı

A
A
A
Uzmandan risk gruplarına erken başvuru uyarısı

Kış aylarıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin artış yaşanırken, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Deniz Özer, özellikle risk grubundaki bireylerin gribi ve benzeri enfeksiyonları hafife almaması gerektiğini vurguladı.


Kış aylarının gelmesiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanırken, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Deniz Özer, özellikle risk grubundaki bireylerin enfeksiyonları "basit bir üşütme" olarak görmemesi gerektiğini belirtti. Dr. Özer, "Risk grubundaysanız, ‘bana bir şey olmaz’ demeden daha erken değerlendirilmek faydalıdır" dedi.


Kış aylarında boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, kırgınlık ve ateşle seyreden üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü ifade eden Dr. Deniz Özer, bunun nedenleri arasında soğuk havalarla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi, havalandırmanın azalması ve bazı virüslerin soğuk-kuru havada daha uzun süre canlı kalabilmesinin yer aldığını söyledi.


Bazı virüslerin soğuk ve kuru havada havada asılı kalma ve yüzeylerde tutunma sürelerinin uzadığına dikkat çeken Dr. Özer, "Grip virüsünün havada 30-60 dakika sonra bile bulaştırıcı düzeylerde kalabildiğini gösteren çalışmalar var. Kış şartları bu süreyi daha da uzatabiliyor" diye konuştu.



"Enfeksiyon herkeste aynı seyretmez"


Her enfeksiyonun herkeste aynı şekilde seyretmediğini vurgulayan Dr. Özer, bazı kişilerin bir haftada evde istirahatle iyileşebildiğini, bazı bireylerde ise tablonun ağırlaşabildiğini belirtti. Özellikle 65 yaş ve üzeri bireyler, gebeler, kalp-damar ve akciğer hastalığı olanlar, diyabet hastaları, kronik böbrek yetmezliği bulunanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ve 5 yaş altı çocukların risk grubunda yer aldığını kaydetti.


Bu dönemde özellikle İnfluenza (grip) ve COVID-19’un öne çıktığını belirten Dr. Özer, her iki hastalığın da benzer şikayetlerle başlayabildiğini ancak seyir ve komplikasyonlar açısından dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.



Grip ciddi sonuçlara yol açabiliyor


Türkiye’de solunum yolu virüslerinin haftalık sürveyans raporlarıyla izlendiğini aktaran Dr. Özer, 2025 yılının 51. haftasında influenza benzeri şikayetlerle başvuran kişilerden alınan örneklerin bir kısmında İnfluenza A (H3N2) ve İnfluenza A (H1N1) tespit edildiğini söyledi.


Gribin yalnızca ateşle sınırlı bir hastalık olmadığını vurgulayan Dr. Özer, "Grip, zatürre başta olmak üzere ciddi akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir. Ayrıca kalp kası iltihabı gibi ağır komplikasyonlar görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerde grip enfeksiyonunun ilk yedi gününde kalp krizi riskinin 6 kat arttığı bildirilmektedir" dedi.



Antibiyotik uyarısı ve aşı hatırlatması


Çoğu kişinin bir haftada tedavisiz iyileşebileceğini ancak risk grubundakiler için erken başvurunun önemli olduğunu belirten Dr. Özer, antibiyotiklerin grip ve soğuk algınlığında işe yaramadığını, çünkü bu hastalıkların etkeninin virüsler olduğunu hatırlattı.


Grip aşısının her yıl yaptırılması gerektiğini ifade eden Dr. Özer, "Aşının koruyuculuğu yaklaşık 2 hafta sonra başlar ve 6-8 ay sürer. Bunun yanında el hijyeni, havalandırma, kalabalık ortamlarda maske kullanımı gibi günlük önlemler de en az aşı kadar önemlidir" diye konuştu.



"COVID-19 bitmedi"


COVID-19’un tamamen ortadan kalkmadığını ancak takip şeklinin değiştiğini belirten Dr. Özer, son sürveyans raporlarının virüsün hâlâ dolaşımda olduğuna işaret ettiğini söyledi. Risk grubundaki bireylerin COVID-19 açısından da dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dr. Özer, kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için alarm belirtilerinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.



Uzmandan risk gruplarına erken başvuru uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Teleferik kazası davasında adli kontroller kalktı Antalya’da 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasıyla ilgili davanın altıncı duruşmasında sanıklar suçlamaları reddederek beraat istedi. Mahkeme heyeti, bilirkişi ek raporunun beklenmesine hükmederek duruşmayı erteledi. Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına devam edildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen altıncı duruşmada, tutuksuz sanıklar Ahmet Buğra S., Serkan Y., Serdar T., Suphi K., Okan E., Aziz A., Hüseyin A., Özgür E., Kazım K., Edip Kemal B. ve Orhan K. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılma şartı bulunmayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, duruşmaya katılmadı. Duruşmada savunmalarını yapan sanıklar, kazanın meydana gelmesinde sorumluluklarının bulunmadığını belirterek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıklar Suphi K., Okan E., Hüseyin A. ve Özgür E. için uygulanmakta olan adli kontrol tedbirlerini ve duruşmalara katılma zorunluluklarını kaldırdı. Kararla birlikte davada adli kontrol şartıyla takip edilen sanık kalmadı. Kazadan sağ kurtulan ve iyileşme süreci devam eden bazı vatandaşların duruşmaya katılma ve beyan verme talepleri mahkeme tarafından kabul edildi. Mahkeme, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünce hazırlanacak ek bilirkişi raporunun dava dosyasına sunulmasını beklemek üzere duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen bir kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi, yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de bulunduğu 112 sanığın "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ve "trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçlarından 27 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti.
Bursa Mesire alanındaki hasarlı köprü tehlike saçıyor Mustafakemalpaşa’nın Yamanlı Mahallesi’nde mesire alanına geçişi sağlayan köprüdeki hasar, üzerinden geçenleri tedirgin ediyor. Yamanlı Mahalle Muhtarı Necati Eren, köprünün mevcut durumu hakkında ilgili kurumlara dilekçe vererek başvuruda bulundu. Dilekçesinde köprünün alt kısmında aşınmalar meydana geldiğini ve acil müdahale edilmesi gerektiğini belirten Eren, uzun süredir herhangi bir çalışma yapılmadığını ifade etti. Son günlerde Mustafakemalpaşa’yı etkisi altına alan yoğun yağışların ardından su seviyesinin yükselmesiyle birlikte köprü daha da zarar gördü. Artan suyun etkisiyle köprünün üst bölümünde bulunan bir parçanın tamamen koptuğu görüldü. Şu an itibarıyla köprü, vatandaşlar için ciddi tehlike oluşturuyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Muhtar Necati Eren, göreve geldikten sonra bu sorunla ilgili gerekli bildirimleri yaptığını belirterek, "Geçtiğimiz dönemlerde köprünün durumu hakkında ilgili yerlere başvuruda bulundum ancak herhangi bir müdahale yapılmadı. Köprü şu an insan ve hayvan sağlığı açısından ciddi risk taşıyor. Bu nedenle kullanılmaması gerekiyor" dedi. Su seviyesinin yüksek olması nedeniyle köprünün alt kısmındaki hasar net olarak görülemezken, daha önce suyun çekildiği dönemlerde alt bölümdeki aşınmaların açıkça görüldüğü öğrenildi. Köprünün, su büzleri üzerine yapılan çalışma ile oluşturulduğu ve bu nedenle dayanıklılığının zayıfladığı da ifade edildi. Mahalle sakinleri, köprünün bir an önce onarılması veya yeniden güvenli şekilde yapılmasını talep ediyor.
İstanbul ING Türkiye’den dijital altyapı dönüşümü ING Türkiye, dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda altyapı dönüşümünü daha da ileriye taşıdı. Mühendislik yetkinliklerini ING Grubu’nun uluslararası deneyimi ile birleştiren banka, mikro servis tabanlı modern mimariler ve disiplinli yazılım süreçleriyle geliştirdiği yeni bankacılık platformunu yaygınlaştırarak dijital altyapısını güçlendirdi ve yeni sistemlerini daha hızlı, esnek ve güvenilir hale getirdi. ING Türkiye, dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda altyapı dönüşümünü daha da ileriye taşıdı. Yapılan açıklamaya göre, mikro servis mimarisi üzerine kurulu olan yeni teknoloji platformunu devreye alarak teknoloji altyapısında önemli bir dönüşüm gerçekleştiren banka, mühendislik yetkinliklerini ING Grubu’nun uluslararası deneyimi ile birleştirdiği yeni bankacılık platformunu daha da yaygınlaştırdı. Modern mimariler ve disiplinli yazılım süreçleriyle dijital altyapısını güçlendiren banka, yeni sistemlerini daha hızlı, esnek ve güvenilir hale getirdi. Müşteri ihtiyaçlarına özel dijital çözümleri çok daha hızlı ve etkin biçimde hayata geçiren banka, yazılım geliştirme yaşam döngüsünde kurulan güçlü disiplin sayesinde yazılım teslimat hızını yüzde 27 oranında artırdı. Ayrıca geliştirilen projeler, yapılan iyileştirmeler ve son dönemde uygulama ortamının sağlığını artırmaya yönelik yoğun çalışmalar, bankanın net tavsiye skorunu (NPS) daha da yukarıya taşımaya katkı sağladı. Kesintisiz hizmet için aktif-aktif mimari Açıklamaya göre, altyapısal dönüşümün önemli adımlarından biri olan Aktif-Aktif Mimari Dönüşüm Projesi kapsamında, ING Türkiye’nin İstanbul ve İzmir’de bulunan veri merkezleri arasında kritik uygulamaların eşzamanlı çalışması sağlandı. Bu sayede tek veri merkezine bağımlılık ortadan kaldırılırken, gerçek zamanlı yük paylaşımı ve otomatik devralma yetkinlikleri güçlendirildi. Operasyonel dayanıklılığı ve kesintisiz hizmet sunmayı güçlendiren bu dönüşüm, bankanın dijital bankacılıkta süreklilik ve güvenilirlik odağını daha da pekiştirdi. "Bankacılığın geleceğini şekillendiren modern mimarileri hayata geçiriyoruz" ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İltemir Carino, altyapı dönüşümüne ilişkin şunları söyledi: "Teknolojik altyapımıza yaptığımız yatırımlarla, bankacılığın geleceğini şekillendiren modern mimarileri hayata geçiriyoruz. Mikro servis mimarilerinden aktif-aktif veri merkezi yapısına kadar attığımız her adım, müşterilerimize yeni nesil bankacılık platformumuzla kesintisiz ve güvenilir bir müşteri deneyimi sunma hedefimizin bir parçası. Yeni altyapımız ile ürün ve hizmetleri çevik bir şekilde geliştirirken; halihazırda yüksek seviyede olan hizmet erişilebilirlik oranlarımızı da korumaktan mutluluk duyuyoruz. Güçlü dijital altyapımız ve global deneyimimizle teknolojide öncü adımlar atmaya devam edeceğiz."