POLİTİKA - 21 Eylül 2025 Pazar 21:08

Seçim günü aday oldu seçimi kazandı

A
A
A
Seçim günü aday oldu seçimi kazandı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Manisa’daki ilçe kongreleri devam ediyor. Selendi’de bugün yapılan ve tek aday olması beklenen kongrede yaşanan yönetim kurulu listesi krizi üzerine adaylığını açıklayan Cemil Kurt başkanlığı kazandı.


Geçtiğimiz haftalarda delege seçimlerini tamamlayan CHP Selendi İlçe Teşkilatının binasında gerçekleşen kongrede 2 aday yarıştı. Mevcut Başkan Selim Kurt’un aday olmadığı kongrede daha önce tek aday ile gidileceği belirtilen Selendi Kongresinde İlçe Yönetim Kurulu üye isimlerinin anlaşmazlığa düşmesi sonucu adaylığını açıklayan Cemil Kurt ile diğer başkan adayı Yiğit Ertuğrul başkanlık için yarıştı. Seçimi kazanan ise kongre sabahı aday olan Cemil Kurt oldu.


İl Başkan vekili İsmail Çoker’in divan başkanlığını yaptığı kongre saygı duruşunda bululması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Kongrede gelir giderler okunup oylandı. Ardından adaylar konuşma yaptı. Konuşmaların ardından yapılan oylamada çarşaf liste ile seçime gildmesine karar verildi. Partiye kayıtlı 83 delegeden 78 delegenin oy kullandığı seçimde 1 oy geçersiz, 3 oy boş çıktı. Geri kalan 74 oydan 54’ünü Cemil Kurt alırken, diğer aday Yiğit Ertuğrul ise 19 oy aldı. Alınan bu sonuçla kongre günü anlaşmazlık çıkması üzerine aday olan Selim Kurt farkla başkanlığı kazandı.


Selendi ilçe Başkanı seçilen Cemil Kurt, "Sen ben yok bizim tek derdimiz CHP. Birlik ve beraberlik içerisinde gururumuz Genel Başkanımız Özgür Özel’in arkasında durarak kendisini desteklemek." diyerek delegelere teşekkür etti.


Kongreye İl Başkan yardımcıları Mehmet Çorlu, Muhittin Arslan, İsmail Çoker, Evren Taşçı, Selendi Belediye Meclis üyesi Rüştü Eroğlu ile partililer katıldı.


Cemil Kurt başkanlığında oluşan Selendi İlçe Yönetimi şu isimlerden oluştu: "Coşkun Gürbüz, Uğur Sağ, Zafer Derviş Eroğlu, Ozan Özçayır, Nadir Yiğit, Mehmet Ustacı, Şule Uzunkavak, Dilek Özdemir, Zeki Özkan ve Cemil Kaya, İl delegeleri ise Ozan Özçayır, Nurullah Metin, Mehmet Gürbüz, Zeki Özkan, Zafer derviş Eroğlu, Ramazan Harmandalı."



Seçim günü aday oldu seçimi kazandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.