ASAYİŞ - 18 Eylül 2025 Perşembe 09:10

Pelin’in katiline ağırlaştırılmış müebbet

A
A
A
Pelin’in katiline ağırlaştırılmış müebbet

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde öldürülen Pelin Karaca’nın katili Ali Uysal, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Karar sonrası Karaca ailesi gözyaşları içinde, "Kızımızın kanı yerde kalmadı" dedi.


Manisa’nın Alaşehir ilçesinde geçtiğimiz yıl 17 Eylül’de kaybolduktan sonra öldürüldüğü ortaya çıkan Pelin Karaca’nın (22) katili Ali Uysal (38), Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Eski mahalleden komşularının oğlu olan Ali Uysal’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması sonrası Karaca ailesi, adaletin yerini bulduğunu belirterek buruk bir teselli yaşadı.



"Acımıza teselli oldu"


Mahkeme çıkışında baba Nuh Karaca, "Adalet yerini buldu, kızımın kanı yerde kalmadı. O gün yüzü görmesin. Kızım geri gelmeyecek ama hakim ağırlaştırılmış müebbet cezasını verdi. Bu bizim acımıza teselli oldu" dedi.



Kızının fotoğrafını öpüp ağıtlar yaktı


Anne Bihal Karaca ise gözyaşları içinde kızının fotoğrafını öperek ağıtlar yaktı. Anne Karaca, "Pelin’im, anneciğim, ben sana verdiğim sözü tuttum, kanını aldım. Devlet adaletini gösterdi, cezasını verdi ama sen geri gelmeyeceksin. Kızımın mezarında söz vermiştim, ‘kanın yerde kalmayacak’ demiştim. Artık gidip kızıma müjdeyi vereceğim. Sağ olsun devletimiz gereken cezayı verdi, Allah bin kere razı olsun" diye konuştu.


Pelin Karaca’nın teyzesi Zahide Kurt da gözyaşları içinde, "Pelin çok sevdiğim bir kızdı. Hiç günahı yoktu. Suçu neydi de bunu yaptı? Başka annelerin, başka kardeşlerin canı yanmasın. Allah ona gün yüzü göstermesin. ‘Seviyorum’ diyor, insan sevdiğine böyle yapar mı? İnsan sevdiğini korur, kollar, yanında olur" ifadelerini kullandı.


Sanık Ali Uysal, mahkemede cinayeti işlediğini kabul etti ancak olayın kaza sonucu gerçekleştiğini öne sürdü. Karaca’nın cansız bedeni, Uysal’ın itirafı sonrası Uşak’ın Eşme ilçesindeki ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu.



Erdoğan telefonla aileyle görüşmüştü


Dava sürecinde AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Karaca ailesine taziye ziyaretinde bulunmuştu. Bu ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da telefonla görüşerek aileye başsağlığı dilemiş, "Bizler de hukuken üzerimize düşen görev neyse tüm bunların üzerine devlet olarak gidiyoruz, gitmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.



Pelin’in katiline ağırlaştırılmış müebbet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kuzey Ege’de 9 günlük bayram dopingi: 1 milyon ziyaretçi bekleniyor Hükümetin 9 günlük tatil kararı turizm sektöründe memnuniyetle karşılanırken, Edremit Körfezi’nde hazırlıklar hız kazandı. Edremit Ticaret Odası (ETO) Başkanı Ahmet Çetin ve TÜRSAB Bölge Başkanı Fatih Ergün, bölgedeki doluluk oranlarının yüzde 90’lara ulaşmasını ve 1 milyon turistin ağırlanmasını beklediklerini açıkladı. Dokuz günlük tatil kararı, Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Kuzey Ege ve Edremit Körfezi’nde büyük heyecan oluşturdu. Bahar aylarıyla birlikte doğanın uyandığı Kazdağları ve Madra Dağları eteklerinde, gastronomi, termal ve butik otelcilik konseptleriyle misafirlerini bekleyen bölge, sezon öncesi en büyük hareketliliğine hazırlanıyor. Ahmet Çetin: "20 bin yatak kapasitesiyle hazırız" Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, tatilin ekonomik faaliyetleri canlandırmak adına kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Kuzey Ege’nin en güzel döneminin bahar ayları olduğunu ifade eden Çetin, "Bölgemiz, doğanın uyandığı harika bir dönemden geçiyor. Gastronomi etkinliklerimiz, butik ve termal otellerimizle tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz. Yaklaşık 20 bine yakın yatak kapasitesiyle hazırlıklar tamamlandı. İstanbul’a 3 saatlik mesafede olmamız büyük bir avantaj. 9 günlük süreçte 1 milyon kişinin Körfez bölgesine gelmesini tahmin ediyoruz. Ayrıca Almanya’nın Duesseldorf, Stuttgart ve Köln kentlerinden yapılacak uluslararası uçuşlarla yabancı turistleri de ağırlayacağız" dedi. Fatih Ergün: "Bilet satışlarında ve ek seferlerde patlama var" TÜRSAB Balıkesir-Çanakkale Bölge Başkanı Fatih Ergün ise kararın ardından turizm acenteleri ve otellerde hareketliliğin zirve yaptığını belirtti. Ergün, "Satışlarda, otobüs ve uçak bileti taleplerinde çok ciddi bir artış gözlemliyoruz. Otobüs firmaları şimdiden ilave seferler koymaya başladı. Bölgedeki otellerimizin hemen hemen yüzde 80-90 oranında doluluğa ulaşacağını öngörüyoruz. Doğa, termal ve kültür turları için bölgemiz büyük avantaj sunuyor. Bu bayram, bizim için sezon öncesi hazırlıklarımızı tamamlayacağımız erken bir sezon açılışı olacak" ifadelerini kullandı. Edremit’ten başlayarak Burhaniye, Ayvalık, Gömeç ve Asos hattındaki tesislerin misafirlerini ağırlamak için gün saydığı belirtilirken, sektör temsilcileri bölgenin büyükşehirlere yakınlığı ve sunduğu konforlu ve makul fiyatlı tatil imkanlarıyla bu dönemi en iyi şekilde değerlendireceğini kaydetti.
Gaziantep Yılmaz’dan yerinde hasar tespiti Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’te önceki gün etkili olan ve hayatı olumsuz etkileyen şiddetli fırtınanın ardından sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fırtınanın ilk anlarından itibaren ekipleriyle birlikte sahaya inen Yılmaz, mahalle mahalle dolaşarak hem hasar tespit çalışmalarını yerinde inceliyor hem de vatandaşlarla birebir görüşerek sorun ve talepleri dinliyor. Son olarak Bedirkent ve Suboğazı mahallelerini ziyaret eden Yılmaz, mahalle sakinleri ve muhtarlarla bir araya geldi. Yaşanan afetin izlerini yerinde inceleyen Yılmaz, özellikle devrilen ağaçlar, zarar gören altyapı ve risk oluşturan elektrik hatlarıyla ilgili ekiplerden detaylı bilgi aldı. Vatandaşlarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini ileten Yılmaz, belediye olarak tüm imkanların seferber edildiğini vurguladı. Şehitkamil’de seferberlik ilan edildi Yılmaz, Şehitkamil Belediyesi olarak adeta seferberlik ilan ettiklerini belirterek, "Acil durumlar dışında izinleri bir süreliğine askıya aldık. İlk andan itibaren sahada büyük bir özveriyle çalışan ekip arkadaşlarımızla birlikte hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ederek, ihtiyaç duyulan her noktada olacağız. Büyük bir fedakarlık örneği sergileyen tüm çalışma arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum" dedi. Fırtına ciddi hasarlara yol açtı Yılmaz, fırtınanın şehir genelinde ciddi hasarlara yol açtığını ifade ederek, "Mahalle mahalle dolaşarak hasar durumlarını yerinde inceliyoruz. Ağaçlar devrilmiş, bazı bölgelerde ağaçların arasında elektrik kabloları bulunuyor. Bu durum ciddi riskler oluşturuyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın özellikle bu alanlardan uzak durmalarını rica ediyoruz" dedi. İlk andan itibaren sahadayız Kurumlar arası koordinasyonun kesintisiz sürdüğünü ifade eden Yılmaz, "Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğümüz ve AFAD ile sürekli iletişim halindeyiz. Tüm kurumlarımızla birlikte koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Fen İşleri, Temizlik İşleri, Sosyal İşler ile Park ve Bahçeler Müdürlüklerimiz olayın ilk anından itibaren sahada aktif olarak görev yapıyor" diye konuştu. Kimse yalnız hissetmeyecek Gaziantep’in daha önce benzer ölçekte bir afetle karşılaşmadığını söyleyen Yılmaz, yaşananların ciddiyetine dikkat çekerek, "Gaziantep ilk defa bu denli etkili bir fırtına yaşadı. Ancak bizler tüm ekiplerimizle birlikte hızlı bir şekilde müdahale ediyor, yaraları sarmak için yoğun bir çaba ortaya koyuyoruz. Hemşehrilerimizden ricamız, devrilen ağaçların ve elektrik hatlarının bulunduğu alanlardan uzak durmalarıdır. Hemşehrilerimiz müsterih olsun. Tüm hasarları tek tek tespit ediyoruz. Gerekli çalışmaların ardından hiçbir vatandaşımız mağdur edilmeyecek. Her zaman olduğu gibi yine kimse kendini yalnız ve çaresiz hissetmeyecek" ifadelerini kullandı.
Kayseri Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, "Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor" dedi. Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabii terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak biliyoruz. Öncelikle bunu ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarib olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabii terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız" dedi. Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, "Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir" Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, "Terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz" dedi.