SAĞLIK - 16 Nisan 2025 Çarşamba 15:16

Manisa’da ’Doğal doğum’ Sempozyumu gerçekleştirildi

A
A
A
Manisa’da ’Doğal doğum’ Sempozyumu gerçekleştirildi

Manisa Celal Bayar Üniversitesi ve İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimliği ve MCBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından ’Doğal Doğum Sempozyumu’ gerçekleştirildi.


MCBÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi Uncubozköy Sağlık Kampüsünde gerçekleştirilen ve 20 kişilik konusunda uzman düzenleme kurulu tarafından hazırlanan sempozyuma Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Manisa İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Fatih Zeren, MCBÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artuner Deveci, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Naci Kemal Kuşçu ile Manisa ve ilçelerinde görev yapan sağlık personelleri katıldı.


"Doğal Olan Normal Doğum" ve "Sağlıklı Doğumlar Sağlıklı Gelecek" sloganıyla gerçekleştirilen sempozyumun açılış konuşmasını yapan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, doğumun bir hayatın başlangıcı, bir ailenin dönüşüm noktası olduğunu belirterek, bu özel sürecin en sağlıklı, en doğal ve en güvenli şekilde gerçekleşmesi gerektiğine inandılarını vurguladı.



"Doğumun doğallığını yeniden hatırlamalıyız"


Rektör Prof. Dr. Kibar, "Bu yüzden de doğal doğum konusunu sadece tıbbi değil, aynı zamanda insani bir mesele olarak görüyoruz. Burada bir araya gelmemizin en temel sebebi de tam olarak bu farkındalığı artırmak: Doğum sürecine saygı duymak, kadını bu sürecin merkezine koymak ve doğumun doğallığını yeniden hatırlamak. Ayrıca biliyoruz ki, Sağlık Bakanlığımızın Ulusal Anne ve Bebek Sağlığı Eylem Planı kapsamında da doğal doğumun teşvik edilmesi, gereksiz sezaryen oranlarının azaltılması ve gebelere yönelik eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması önemli hedefler arasında yer almakta. Bu politika bizlere bir yol haritası sunarken, aynı zamanda bu alandaki çalışmalarımızı da daha anlamlı ve güçlü kılıyor." dedi.


Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi olarak bu sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Kibar, "Doğal doğumu destekleyen adımlar atıyoruz. Bu kapsamda hizmete açtığımız ’Gebe Okulumuz’, anne adaylarımızı doğum öncesinden başlayarak doğum ve doğum sonrası döneme kadar kapsamlı bir şekilde hazırlamayı amaçlıyor. Kadının bu sürece hem fiziksel hem duygusal açıdan güçlü bir şekilde katılmasını destekliyoruz. Ayrıca, doğal doğumun desteklenmesi, normal doğumun yaygınlaştırılması ve kadınlara daha nitelikli sağlık hizmeti sunulması amacıyla, hastanemiz bünyesinde Gebe Polikliniğimizi de hayata geçirdik. Bu polikliniğimizde kadınlarımıza, özellikle gebelik sürecinde birebir destek veriyor; doğuma hazırlık, bilgilendirme ve takip hizmetlerini sürdürüyoruz. Üniversitemizin sağlık alanındaki akademik birikimiyle, topluma yönelik çalışmalarımızı birleştirerek doğal doğum konusunda öncü bir duruş sergilemeye devam edeceğiz. Bu sempozyumun da, bu anlayışı daha da yaygınlaştırmak adına çok değerli katkılar sunacağına inanıyorum." şeklinde konuştu.


Rektör Prof. Dr. Kibar, konuşmasını sempozyuma katkı sunan tüm kurumlara, emeği geçen tüm akademisyen ve sağlık profesyonellerine teşekkür ederek tamamladı.


Törende konuşan Manisa İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Fatih Zeren, 2002 yılında başlamış olan sağlıkta dönüşüm politikası ile beraber çok büyük aşamalarını kaydedildiğini belirtti.


İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Zeren, "Başlangıçta yapısal reformların ardından kaliteye ilgili reformlar gerçekleşti ve ardından da son yıllarda birinci basamak sağlık hizmetleri ve koruyucu hekim üzerinde yoğun bir çalışmalar yapılmakta. Bundan dolayı da halk sağlığını en üst seviyede taşımak sonraki nesillerimize de sağlıklı bir Türkiye bırakmak için en büyük önceliğimiz oldu. Son yıllarda artan sezeryan oranları ülkemiz, bölgemiz hatta bütün dünyayı için büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Bundan dolayı da 3 Kasım 2024 tarihine Bakanlığımız tarafından normal doğum eylem planı açıklandı. Halk Sağlığı Başkanlığı tarafından sunumu yapılacak ancak 40 maddeden, 40 hedeften oluşan, 14 eylem başlığı altında olan ve 40 hafta sürecek olan bu çalışmayı adım adım en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Burada benim kanaatim göre en önemli unsurlardan bir tanesi ebelik hizmetlerinin normal doğum süreçlerinde daha etkili bir şekilde kullanılabilmesi ve hastanelerimizde anne dostu hastane kriterlerini taşıyan hastanelerin artırılması. Manisa ili olarak 5 tanesi kamuda olmak üzere 6 tane hastanemizde bu şekilde devam ediyoruz. Yıl sonuna kadar en az 2 tane daha hastanemizi Anne Dostu hastanemiz statüsüne koyacağız. Böylece sayımızı arttırmış olacağız. Yaklaşık 4 aydan beri bu süreci yürüten ve buradaki memnuniyet verici kalabalığı oluşturan başta üniversitemiz olmak üzere hazırlama Komitesi ne teşekkür ediyorum." dedi.


Sempozyum öncesinde konuşan MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, doğal olanın normal doğum planının sadece kadın hastalıklarının değil, aynı zamanda anne ve çocuk sağlığını korumayı amaçlayan bir halk sağlığı konusu olduğunu vurguladı.


MCBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursen Bolsoy ise gelişen teknoloji ve artan medikalizasyon ile gereksiz müdahalelerin yapıldığını ve sezaryen oranlarının tüm dünyada arttığını, Türkiye’nin ilk sıralarda yer aldığını kaydetti.


Sağlık Bakanlığı’nın 2017 yılında anne dostu hastane projesini başlattığını ve projenin Türkiye’de ilk defa pilot olarak Manisa’da uyguladığını vurgulayan Doç. Dr. Bolsoy, "Türkiye’de şuan birçok hastane anne ve bebek dostudur. 3 Ekim 2024’te doğal olan normal doğum temasıyla düzenlenen normal doğum eylem planı tanıtım toplantısı yapılmış arkasından 3 Aralık 2024 de ilk defa ebelik yönetmeliği yayınlanmış, yönetmelikler peş peşe çıkmış ve 81 ilde aynı anda Sağlık Bakanlığı ve akademisyenlerin desteğiyle ebelerin bilgi güncellemesi ve güçlendirilmesi eğitimleri başlamıştır. Biz Manisa olarak ilk başlayan illerden bir tanesiyiz, yine güçlü işbirliğimizin bir örneği olarak 3 hastanemizde eğitimlerimizi tamamladık ve eğitimlerimiz hızlı bir şekilde devam ediyor. Haziran sonunda tamamlamış olacağız. Tabii ki hastayı koşullarının doğum ekibinin güçlendirilmesi koşulların iyileştirilmesi ve doğumun doğal fizyolojik sürecinin sürdürülmesi çok önemlidir ama gerekli olduğunu her durumda her müdahalenin yapılması sezaryen dahil tabii ki sağlığın bir parçasıdır ve birbirinden ayrılamaz. Normal doğum ve sezeryan birbirinin alternatifi değildir. Önemli olan bebeğin, annenin, ailenin ve toplumun sağlığıdır ve biz sağlık çalışanları bu süreçte çalışmalarımıza devam ettireceğiz." şeklinde konuştu.


Açılış konuşmaları ardından 4 oturumda gün boyu süren sempozyumda, doğum yolculuğu, dünyada Türkiye’de ve Manisa’da normal doğum oranları ve doğal olan normal doğum eylem planından beklentiler, bir bebeğin doğumu, normal doğum ve bebek için yararları, Gebelik ve doğum yönetimi, Birinci basamakta riskli gebelerin takibi, doğumda kanıta dayalı uygulamalar, Ebelik, anne ve gelecek, Anne Dostu hastane felsefesi ve Gebe Okulu ve ebe Polikliniği ile deneyim paylaşımları anlatıldı.



Manisa’da ’Doğal doğum’ Sempozyumu gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Fırat, Tekman ve Karayazı’da halkla buluştu Erzurum’un güney ilçeleri olan Tekman ve Karayazı’da vatandaşlarla bir araya gelen AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, ziyaretlerde vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını dinleyerek not aldı. Fırat, gösterilen ilgiden memnun kalarak, ilçe sakinlerine teşekkürlerini iletti. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, hafta sonu Erzurum’un güney ilçeleri olan Tekman ve Karayazı’da, merkez ile kırsal mahalleleri ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. "Halk Buluşması" programı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde Fırat, vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını dinleyerek not aldı. Tekman ziyareti Cumartesi günü Tekman’da saha çalışmasına katılan Fırat’a, Tekman Kaymakamı Hüseyin Demirkol, AK Parti Erzurum İl Yönetim Kurulu Üyesi Şahin İncesu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Recep Yalçın ve AK Parti Tekman İlçe Başkanı Taner Özer eşlik etti. Vekil Fırat ve kendisine eşlik eden heyet, Düzyurt Mahallesi, Tazeköy Mezrası, Yalınca Mahallesi ve Kaya Mezrası’nda vatandaşlarla buluştu. Fırat taziyeye katıldı Fırat ile beraberindekiler ayrıca, bölgenin kanaat önderlerinden Molla Muhammed Çayırcı’nın Tazeköy Mezrası’ndaki taziyesine katılarak, acılı aileye başsağlığı dileklerini iletti. Fırat yine Düzyurt Mahallesi’nde vefat eden Mahmut Koç için iki ayrı yerde kurulan taziyeye katıldı. Karayazı ziyareti Pazar günü ise Karayazı ilçesinde saha çalışmalarını sürdüren Vekil Abdurrahim Fırat, AK Parti Erzurum İl Yönetim Kurulu Üyeleri Özlem Kaner, Şahin İncesu, AK Parti Karayazı İlçe Başkanı Adnan Atalay, AK Parti Karayazı İlçe Yöneticileri, AK Parti Karayazı İlçe Kadın Kolları Başkanı ve AK Parti Karayazı İlçe Gençlik Kolları Başkanı ile birlikte, Aşağı İncesu Mahallesi’ni, Karaağıl Mahallesi’ni, Karşıyaka Mahallesi’ni ve Çakmaközü Mahallesi’ni ziyaret etti. Karayazı ilçe merkezinde de çeşitli ziyaretlerde bulunan Fırat, önceki dönem AK Parti Karayazı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ertuğrul Koçak’ın annesinin taziyesine katılarak, aileye başsağlığı dileklerini iletti. Fırat, ardından AK Parti Karayazı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Serdar Tutkun’un yeni açtığı iş yerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Fırat, gösterilen ilgi için teşekkür etti Tekman ve Karayazı’da da vatandaşlarla samimi bir ortamda buluşan AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, gösterilen ilgi ve misafirperverlik için teşekkür ederek, iletilen taleplerin takipçisi olacağını ifade etti. Fırat’tan dikkat çeken mesajlar Vekil Abdurrahim Fırat, "Halk Buluşması" programları kapsamında Tekman ve Karayazı’da vatandaşlara hitap ederek, kararlılıkla sürdürülen "Terörsüz Türkiye" sürecinin bölgenin kalkınması, huzuru ve refahı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Erzurum’da hayvancılığı cazip hale getirecek projelerin hayata geçirileceğini belirten Fırat, bölgede göçün önlenmesi amacıyla ekonomik kalkınma hamlelerine öncelik verileceğini ifade etti.
Yalova Yalova’da "Orman Benim" etkinliği Yalova’da "Orman Benim" etkinliğinde Vali Ahmet Hamdi Usta, öğrencilerle ormanlık alana atılan ve yangın tehlikesi oluşturan atıkları topladı. Türkiye’de 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen etkinlik çerçevesinde Yalova merkeze bağlı Paşakent Mahallesi’ndeki ormanlık alanda katı atık toplama etkinliği düzenlendi. Yalova Orman İşletme Müdürlüğü himayesindeki etkinliğe katılan Ahmet Hamdi Usta, burada yaptığı açıklamada, "Bu kampanya Gençlik Spor Bakanlığı ile Tarım Orman Bakanı Orman Genel Müdürü’nün birlikte yürüttüğü bir proje. Biliyorsunuz Türkiye’deki orman yangınlarının yüzde 92’si insan hatası kaynaklı orman yangınları. Dolayısıyla bu etkinlik en büyük amacımız orman yangına sebep olacak yanıcı maddeleri ortadan kaldırmak amacıyla bunu yapıyoruz. Özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle beraber ormanlar için yangın büyük bir tehdit oluşturmaya başladı ki bu anlamda en kırılgan şehirlerden birisi Yalova, yüzde 60’ı ormana kaplı olan bir yer. Dolayısıyla bugün burada gençlerimizle beraber, çocuklarımızla beraber yanıcı ortama sebep olabilecek yanıcı maddeleri ortadan kaldırmaya yönelik bir çalışma yapacağız. Ve bunu tüm Yalova genelinde de çocuklarımızla beraber yaygınlaştırmaya çalışıyoruz" dedi. Ormanlara sonraki nesillerin bize emaneti olarak bakmamız gerektiğini söyleyen Usta, şöyle konuştu: "Dolayısıyla bu emaneti, aldığımız bir emaneti bizden sonraki çocuklarımıza, gençlerimize en güzel şekilde teslim etmemiz lazım. Bu anlamda bu etkinlikten dolayı Orman Genel Müdürlüğümüzden gelen Spor Bakanlarımıza teşekkür ediyorum. Katılan Milli Eğitim camiamıza, çocuklarımıza, Orman İşletme Müdürlüğü’nüze de çok çok teşekkür ediyorum. Çocuklarımdaki duyarlılığım en büyükleriyle yaygınlaşması istiyorum. İnşallah yeşil ve güzel bir Yalova’yı korumak konusunda bu yaz döneminde hep beraber çalışalım diyoruz. Geçen yıllarda çok başarılı geçmişti. Orman yangınları çok azdı. Aynı duyarlılığı bu sene de bekliyoruz. Özellikle yaz mevsimiyle beraber piknik yapılması, yangın, ateşli piknik yapılması konusunda da bütün vatandaşlarımı uyarıyorum."
Ankara 9 milyon engelli yolcu demiryolu ile ücretsiz seyahat etti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15. Dönem Engelli ve Gazi Bireyler Eğitim Semineri’nde konuştu. Bakan Uraloğlu, "Demiryolunda 2017 yılından bu yana yaklaşık 9 milyon engelli yolcumuza ücretsiz hizmet verdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15. Dönem Engelli ve Gazi Bireyler Eğitim Semineri’ne video konferans yöntemiyle katıldı. Bakan Uraloğlu, açılış konuşmasında "Engelli ve gazi bireylerimizin motivasyonunu zirveye taşımak, mesleki gelişimlerine güçlü katkılar sunmak ve daha kapsayıcı, daha adil bir çalışma iklimi tesis etmek amacıyla düzenlediğimiz bu seminer, hepimiz için bir ilham vesilesidir." ifadelerini kullandı. Engelli ve gazilerin azminin, fedakârlığının ve kararlılığının, bütün toplum için gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu seminer, onların karşılaştığı zorluklara daha duyarlı yaklaşmamızı ve potansiyellerini en üst düzeyde değerlendirebilmeleri için gereken adımları atmamızı sağlayacak önemli bir platformdur" dedi. Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve eşit bir çalışma ortamı oluşturma sorumluluğunu gönülden benimsediklerini kaydederek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yeryüzündeki tüm insanların aslında bir engelli adayı olarak yaşamını sürdürdüğünü unutmamalıyız. 2002 yılından bu yana, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, engelli ve gazi vatandaşlarımızın hayatlarını kolaylaştırmak, toplumsal ve ekonomik hayata tam ve eşit katılımlarını sağlamak için önemli adımlar attık. 2005 yılında çıkarılan Türkiye’nin ilk engelliler kanunu, 2007’de imzaladığımız Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ve 2013’te resmi tanımlamalarda ‘engelli’ ibaresinin kullanımına yönelik düzenlemeler, bu alandaki farkındalığı ve kapsayıcılığı güçlendiren dönüm noktalarıdır. Yine, 2010 Anayasa değişikliğiyle engellilere yönelik pozitif ayrımcılık anayasal güvence altına alınmış, kamudaki engelli memur sayısı 2002’de yaklaşık 6 bin iken 15 kattan fazla artarak bugün 83 bine yaklaşmıştır. Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatları ile birlikte bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarında da yaklaşık 2.400 engelli kardeşimiz görev yapıyor ve Bakanlığımızın her alanda daha güçlü ve etkili hizmet sunmasına büyük destek oluyorlar." "Engelsiz Türkiye" Vizyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde "Engelsiz Türkiye" vizyonuyla erişilebilirlik, istihdam, eğitim ve sosyal destek alanlarında çok önemli reformların hayata geçirildiğini bir kez daha vurgulayan Uraloğlu, bu dönemde engelli vatandaşlara ‘yardım’ değil ‘hak’ eksenli bir anlayışla yaklaşıldığınız, Engelsiz Türkiye Yüzyılı Programı ve ulusal eylem planlarıyla kapsamlı bir vizyon ortaya koyulduğunu söyledi. Uraloğlu, engelli olmanın bir kusur olmadığını, asıl kusurun engelli bireylerin önüne çıkarılan bariyerler olduğunu bildiklerini söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu noktada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı vatandaşlarımızın günlük hayata katılımlarını teşvik etmek için önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bakanlığımızın ‘Her adımda farklılıkları ortadan kaldıran bir ulaşım ağı oluşturmak’ vizyonu doğrultusunda, 2026-2030 Erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planı hazırlık çalışmalarımız da yoğun bir şekilde devam ediyor. Önümüzdeki dönemde Cumhurbaşkanlığı onayına sunacağız." "27 YHT Garımızda Turuncu Masa ile Bugüne Kadar 87 Bin 795 Yolcumuza Destek Olduk" Turuncu Masa Erişilebilir Ulaşım Hizmet Noktası uygulamasının da engelli vatandaşların Yüksek Hızlı Tren garlarında güvenli ve destekli yolculuk yapmalarını sağladığını dile getiren Bakan Uraloğlu, "27 YHT garımızda Turuncu Masa ile bugüne kadar 87 bin 795 yolcumuza destek olduk. Ayrıca gar, istasyon ve peronlarda kapsamlı bir erişilebilirlik dönüşümü gerçekleştirdik. Erişilebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda sürdürülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 130 adet istasyona ilişkin proje çalışmalarını tamamladık ve 119 adet istasyonda erişilebilirlik uygulamalarını fiilen tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk." diye konuştu. Havalimanlarında da erişilebilirlik standartlarını yaygınlaştırdıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Turuncu Masa hizmetimizi Rize-Artvin, Ordu-Giresun ve Tokat olmak üzere 3 havalimanımızda da başlattık. 38 havalimanımız Engelsiz Havalimanı Kuruluşu unvanına, 42 havalimanımız ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan Erişilebilirlik Belgesi’ne sahip. İstanbul Havalimanımız, engelli otoparkları, kılavuz yollar, dijital danışma kioskları gibi hizmetlerle erişilebilirlikte uluslararası ödüller kazandı." bilgisini paylaştı. Demiryolunda Yaklaşık 9 Milyon Yolcuya Ücretsiz Hizmet Verildi Demiryolunda 2017 yılından bu yana yaklaşık 9 milyon engelli yolcuya ücretsiz hizmet verdiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Karayolu ulaşımında da 2025’te 1 milyon 784 bin 410, 2026 yılının ilk dört ayında ise 356 bin 771 engelli vatandaşımız şehirlerarası otobüslerde yüzde 40’a varan indirimlerden faydalandı. Ayrıca, yaya geçitlerinde hissedilebilir yüzeyler, rampalar ve butonlu sinyalizasyon gibi düzenlemelerle erişilebilirliği güçlendirdik." dedi. Uraloğlu ayrıca, Herkes İçin Hareketlilik Mobil Uygulaması ile engelli bireylerin ulaşım süreçlerini kolaylaştıracak dijital çözümler de geliştirdiklerini de söyledi. Uraloğlu, "Metro ve tramvay hatlarımızda asansörler, yürüyen merdivenler, sesli-görsel yönlendirmeler ve engelli yolcular için özel tasarlanmış araçlarla erişilebilirliği sağlıyoruz. Denizcilik sektöründe de Engelsiz Denizler Projesi ile yolcu gemilerinde rampalı girişler, asansörler ve engelli tuvaletleri zorunlu hale getirdik." şeklinde konuştu. PTT Eliyle Engelli Vatandaşlarımız Aylıklarını Evlerinde Teslim Alabiliyor e-Devlet Kapısı’nda işaret diliyle destek sunan Engelsiz Çağrı Merkezini hayata geçirdiklerini hatırlatan Uraloğlu, "e-Devlet İletişim Merkezimizden, bugüne kadar web üzerinden toplam 43 bin 871 mobil üzerinden de 10 bin 375 olmak üzere toplam 54 bin 246 işitme engelli vatandaşımıza hizmet sunduk. PTT eliyle de engelli vatandaşlarımız aylıklarını evlerinde teslim alabiliyor. Türkiye Kart ile de engelli ve gazi vatandaşlarımıza ulaşımda yeni imtiyazlar sağlıyoruz" dedi. Hizmet anlayışlarının temelinde "Önce İnsan" ilkesi yattığını vurgulayan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Evrensel erişilebilirlik standartlarını merkeze alarak, herkesin hareket özgürlüğünü tam anlamıyla değerlendirebileceği kapsayıcı bir gelecek inşasına kararlılıkla devam edeceğiz. Bu seminer, engelli ve gazi personelimizin mesleki donanımını güçlendirmenin ötesinde, onların motivasyonlarını yükseltmek, içlerindeki potansiyeli açığa çıkarmak ve daha güçlü bir aidiyet ve kapsayıcılık kültürü oluşturmak bakımından büyük önem taşımaktadır. Engelli ya da gazi olmak asla bir eksiklik değildir; bu, Yüce Allah’ın kullarına verdiği özel bir imtihandır. Önemli olan, bu imtihanı sabırla, güzel ahlakla, yüksek sorumluluk duygusuyla ve birbirimize kenetlenerek onurla tamamlamaktır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, engelli ve gazi kardeşlerimizin her zaman yanında olduğumuzu, onların yanında dimdik duracağımızı bir kez daha vurgulamak isterim."